İhtiyati Haciz Kararına İtiraz ve Süresi
İhtiyati haciz kararına itiraz, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen haciz kararına karşı yedi gün içinde kararı veren mahkemeye başvurarak kaldırılmasını talep ettiği hukuki yoldur. İtiraz sebepleri İcra ve İflas Kanunu madde 265 ile sınırlı tutulmuştur. Bu kapsamın dışında kalan iddialar itiraz yoluyla değil, ayrı bir dava sürecinde ileri sürülebilmektedir.[1]
İtiraz hakkı yalnızca borçluya değil, haczin menfaatini etkileyen üçüncü kişilere de tanınmıştır. İhtiyati haciz kararına itiraz sebepleri ve yürütülmesi gereken tüm yasal süreçleri bu yazımızda detaylı olarak açıkladık.
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Nedir?
Alacaklı, borçlunun mallarını kaçırma tehlikesine karşı mahkemeden ihtiyati haciz kararı alır ve bu karar çoğunlukla borçlu dinlenmeden verilir. Borçluyu önceden haberdar etmek, haczin amacını boşa çıkarabileceğinden kanun koyucu mahkemeye bu serbestliği tanımıştır. Buna karşılık, haksız biçimde uygulanan bir hacze karşı borçlunun savunma yapabilmesi için aynı kanun, ihtiyati haciz kararına itiraz yolunu öngörmüştür.[2]
İhtiyati haciz müessesini daha ayrıntılı öğrenmek isteyenler için İhtiyati Haciz Nedir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
[notice]İtiraz hakkı, borçlunun kararı veren mahkemede dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasını gerektirir. Borçlu, karar alınmadan önce mahkemede dinlenmişse artık itiraz yoluna başvurulamaz. Bu durumda yalnızca İİK m. 266 çerçevesinde teminat göstererek kaldırma talep edilebilir.[/notice]
İhtiyati Hacze İtiraz Sebepleri (İİK Madde 265)
İhtiyati haciz kararına itiraz sebepleri kanunda sınırlı sayıda belirtilmiştir. Bu üç kategorinin dışında kalan iddialar, itiraz dilekçesinde ileri sürülse bile mahkemece dikkate alınamaz.
Haczin Dayandığı Sebeplere İtiraz
İhtiyati haciz kararı, alacağın mevcut olduğuna ve tahsilinin tehlikede bulunduğuna dair “yaklaşık ispat” ölçüsünde değerlendirme yapılarak verilir. Bu nedenle borçlu, alacağın gerçekte var olmadığını, alacağın rehinle güvence altında olduğunu ya da henüz muaccel olmayan bir borçtan dolayı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını itiraz sebebi olarak ileri sürebilir.[3]
Yargıtay, ihtiyati hacze dayanak gösterilen faturalara önceden noter ihtarıyla itiraz edildiğinin mahkemece bilinmediği bir davada, bu bilginin varlığı halinde alacağın mevcut olduğuna kanaat getirilmeyeceğini tespit ederek ihtiyati haczin kaldırılması kararını onamıştır. Bu karar, alacağın yaklaşık ispat aşamasında hakime sunulmayan belgelerin itiraz yoluyla mahkemeye taşınabileceğini göstermektedir.
Mahkemenin Yetkisine İtiraz
İhtiyati haciz kararı, alacak uyuşmazlığında görevli ve yetkili olan mahkemeden alınmalıdır. Hukuki ilişkinin niteliğine göre asliye hukuk ya da asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Borçlu, yetkisiz bir mahkemenin karar verdiğini itirazında ileri sürebilir.[4]
Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Dava açılmış olduğu durumlarda itirazı inceleme yetkisi kararı veren mahkemeye aittir. İtirazı incelemeye başlayan mahkeme, yetkisizlik ya da görevsizlik kararı veremez.
Teminata İtiraz
Alacağı bir mahkeme ilamına dayanmayan alacaklının ihtiyati haciz alabilmesi için teminat göstermesi kural olarak zorunludur. Alacaklının hiç teminat göstermemesi ya da gösterilen teminatın haczin doğurabileceği zararı karşılamaya yetmeyecek kadar düşük belirlenmesi, itiraz sebebi oluşturur. Mahkeme itirazı yerinde bulursa teminat miktarını artırabilir veya tür olarak değiştirilmesine karar verebilir.[5]
Geçerli Sayılmayan İhtiyati Hacze İtiraz Sebepleri
İtiraz sebeplerinin sınırlı sayıda olması, uygulamada ciddi bir filtreleme işlevi görmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre şu iddialar itiraz kapsamında incelenemez:
- Çekteki imzanın borçluya ait olmadığı: Bu iddia, ancak menfi tespit davası yoluyla ileri sürülebilir.
- Borcun ödendiği: Ödeme savunması da İİK m. 265’te sayılan sebeplerden değildir. Asıl yargılamada veya icra takibine itirazda ileri sürülür.[6]
- Rehinle güvence altındaki alacağın ispatı güç olan yönleri: Rehin belgesinin sahteliği gibi kapsamlı inceleme gerektiren iddialar, asıl davada karara bağlanır.
Bu çerçeve, ihtiyati hacze itiraz incelemesinin asıl alacak uyuşmazlığına dönüşmesini önlemeye yönelik bilinçli bir kanun koyucu tercihidir.[7]

İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Sebepleri
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Süresi
İhtiyati haciz kararına itiraz süresi yedi gündür ve hak düşürücü niteliktedir. Süre geçtikten sonra yapılan ihtiyati haciz itirazları usulden reddedilir. Yedi günlük sürenin başlangıcı, borçlunun haciz anında hazır bulunup bulunmamasına göre farklılaşır:[8]
- Borçlu haciz sırasında bizzat hazır ise: Süre, haczin uygulandığı anda başlar.
- Borçlu haciz sırasında yoksa: Süre, haciz tutanağının borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Mahkeme, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını resen inceler. Borçlunun süreyi kaçırdığı bir durumda haczi durdurmak için tek seçenek kalmaz. Ancak İİK m. 266 çerçevesinde teminat göstererek kaldırma talep edilebilir ya da haksız hacizden kaynaklanan tazminat davası açılabilir.
[notice]Üçüncü kişiler için süre farklı işler: üçüncü kişi ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde itiraz etmelidir.[/notice]
Malvarlığınız üzerinde ihtiyati haciz işlemi yapıldıysa ve itiraz etmek istiyorsanız doğru sebepler ve süresi içerisinde bir itiraz hayatidir. Bu konuda tecrübeli avukatlarımızdan destek almak için İletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?
İhtiyati haciz kararına itiraz, kararı veren mahkemeye dilekçeyle yapılır. Başka bir mahkemede veya icra dairesinde itirazda bulunulamaz.[9]
Dilekçeye, itirazın dayandığı tüm belgeler eklenmelidir. Borçlu belgeleri sonradan tamamlayamaz. İtiraz dilekçesiyle birlikte sunulmayan belgeler inceleme dışında kalır. Mahkeme, itiraz üzerine her iki tarafı duruşmaya davet eder ve gelenleri dinledikten sonra karar verir. Tarafların ikisinin de gelmediği durumda ise dosya üzerinden inceleme yapılır.
Yargıtay, taraflar davet edilmeden doğrudan dosya üzerinden itirazın karara bağlandığı bir davada kararı bozmuştur. Duruşmalı inceleme yapılmasının zorunluluğunu açıkça vurgulamıştır.[10]

İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Rehberi
Üçüncü Kişilerin İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Hakkı
Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati hacze itiraz edebilir. Ancak bu hak, borçlunun itiraz hakkından daha dardır. Üçüncü kişiler yalnızca haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkemenin yetkisine itiraz hakları yoktur.[11]
Uygulamada üçüncü kişi itirazına en sık rastlanan durum, ihtiyati hacze konu malın aslında borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğunun ileri sürülmesidir. Anayasa Mahkemesi’nin 2013/9748 numaralı bireysel başvuru kararında, üçüncü kişinin kendi adına tapuda tescil edilmiş bir taşınmaza haksız olarak ihtiyati haciz konulduğu iddiasıyla mahkemeye başvurduğu bir olay incelenmiştir. AYM, itiraz sürecinde taraflar dinlenmeden karar verilmesinin tek başına adil yargılanma hakkını ihlal etmediğine hükmetmiştir. Çünkü itiraz yargılaması yazılı belgelere dayalı, teknik nitelikte sınırlı bir incelemeyi kapsamaktadır.[12]
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Üzerine Verilen Karar
Mahkeme, itirazı yalnızca gösterilen sebeplerle sınırlı olarak inceler. İtiraz dilekçesinin dışına çıkarak resen araştırma yapamaz. İnceleme sonucunda iki sonuçtan biri ortaya çıkar:
İhtiyati Haciz Kararına İtirazın Kabulü
Mahkeme itirazı yerinde bulursa ihtiyati haciz kararını kaldırabilir ya da değiştirebilir. Örneğin teminata yönelik itirazı kabul ederse kararı kaldırmak yerine teminat miktarını artırarak ihtiyati haczi sürdürebilir. İtirazın tümden kabulü halinde borçlunun malları üzerindeki ihtiyati haciz kalkar.[13]
İhtiyati Haciz Kararına İtirazın Reddi
Mahkeme itirazı yerinde görmezse ihtiyati haczin devamına karar verir. Borçlunun bu karara karşı istinaf yoluna başvurma hakkı vardır.
İtiraz Kabulü Kararı Kesinleşmeden Uygulanabilir mi?
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir sorudur: Mahkeme itirazı kabul edip ihtiyati haczi kaldırdığında, alacaklı bu karara karşı istinaf yoluna giderse karar kesinleşmeden borçlu hacizden kurtulabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu soruyu 27.03.2013 tarihli E.2012/12-1128, K.2013/403 sayılı kararıyla yanıtlamıştır: İtirazın kabulü kararı kesinleşmesi beklenmeden uygulanır. İİK m. 265/son hükmünde yer alan “istinaf başvurusu ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz” ifadesi, hem ihtiyati haciz kararına karşı yapılan istinafı hem de itirazın kabulüne ilişkin karara karşı yapılan istinafı kapsar. Alacaklı itiraz üzerine verilen kaldırma kararına karşı istinaf başvurusunda bulunsa dahi ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.[14]
[notice]Bu karar, borçlular açısından kritik bir güvence içermektedir. İcra müdürünün, itirazın kabulü kararının “kesinleşme şerhli” olmasını beklemesi hukuka aykırıdır. Karşılaşılan böyle bir durumda icra mahkemesine şikayet yoluna gidilebilir.[/notice]

İhtiyati Hacze İtiraz Süreci
İhtiyati Hacze İtiraz Kararına Karşı İstinaf
İtiraz üzerine verilen karara karşı, kabul ya da ret kararı olsun, istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. BAM kararına karşı temyiz yoluna gidilemez.[15]
İstinaf başvurusu, ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz. Bu kural, itirazın reddiyle birlikte ihtiyati hacizden kurtulmaya çalışan borçlunun istinaf yolunu bir geciktirme aracı olarak kullanmasını engeller. Aynı zamanda itirazın kabulüne itiraz eden alacaklının başvurusunun haczin kalkmasını durduramayacağı anlamına da gelir.
Teminat Göstererek İhtiyati Haczi Kaldırma (İİK Madde 266)
İhtiyati haciz kararına itiraz yolu ile teminat göstererek haczi kaldırma, birbiriyle karıştırılan ama hukuken farklı iki yoldur. İtirazda borçlu, ihtiyati haciz kararının usul veya esastan hatalı olduğunu ileri sürer. Teminat yolunda ise kararın hatalı olduğu iddia edilmez. Borçlu, alacak miktarını ya da mahkemenin belirleyeceği tutarı güvence altına alarak hacizden kurtulmayı talep eder.[16]
Kanun, gösterilebilecek teminat türlerini şu şekilde saymaktadır:
- Nakit para (mahkeme veznesine yatırma)
- Taşınır rehin
- Hisse senetleri (esham)
- Devlet veya güvenilir kuruluş tahvilleri
- Taşınmaz rehini (ipotek)
- Güvenilir bir bankanın yazılı kefaleti
Teminat karşılığında kaldırma yolunun pratik avantajı şudur: Mahkeme itirazı reddedebilir ya da borçlu itiraz süresi içinde hızlı karar çıkaramayabilir. Bu durumlarda teminat gösterme, haczi derhal kaldırmak için alternatif bir çözüm sunar. Özellikle ticari işletmeler açısından banka ve kredi işlemlerini kilitlemeden çıkışın en hızlı yolu çoğunlukla bu olmaktadır.
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
İhtiyati haciz kararına itiraz dilekçesi, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye hitap eder. Dilekçede şu unsurlar bulunmalıdır:
- Dosya numarası
- İtiraz eden borçlunun kimlik bilgileri
- İtirazın hangi sebeplere dayandığı (sebepler, yetki veya teminat)
- İtirazı destekleyen tüm belgeler
- İhtiyati haczin kaldırılması ya da değiştirilmesi talebi
Aşağıda genel bir dilekçe iskeletine yer verilmiştir. Somut dosyaya göre mutlaka uyarlanması gerekir:
… ASLİYE TİCARET / HUKUK MAHKEMESİNEDOSYA NO : ……/…… D.İş
İTİRAZ EDEN
BORÇLU : [Ad Soyad / Ticaret Unvanı]
VEKİLİ : [Avukat Adı]ALACAKLI : [Ad Soyad / Ticaret Unvanı]
VEKİLİ : [Avukat Adı]KONU : Sayın Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına
itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.AÇIKLAMALAR :
1. Sayın Mahkemenizin …/…/…… tarihli kararıyla müvekkil
borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiş; karar
…/…/…… tarihinde uygulanmıştır.2. İhtiyati haciz kararı İİK m. 257’deki şartlar oluşmadan
verilmiştir; şöyle ki: [sebepler somut olarak açıklanır].3. İtirazımıza dayanak belgeler dilekçemize eklenmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : İşbu itirazımızın kabulü ile
hakkımızda verilen haksız ihtiyati haciz kararının
kaldırılmasını arz ve talep ederiz. …/…/……Borçlu Vekili
[İmza]
[notice]Dilekçenin tüm dayanak belgeleriyle birlikte sunulması yasal zorunluluktur. Eksik belgelerle yapılan itiraz, mahkemece mevcut belgeler üzerinden değerlendirilir. Sonradan ek belge sunulamaz.[/notice]
İhtiyati Haciz Kararına İtirazla İlgili Sorular
Mahkemelerin verdiği ihtiyati haciz kararlarına itiraz süreçlerine dair tüm soruları bu başlık altında derledik.
Kaynaklar
- İİK m. 265 — 09.06.1932 tarih, 2004 sayılı Kanun ↩
- İİK m. 258 ve m. 265 ↩
- Yargıtay 19. HD, 29.09.2010, E.2010/6817, K.2010/10455 ↩
- Yargıtay 20. HD., 2016/14438 E., 2017/524 K. ↩
- İİK m. 259 ↩
- Yargıtay 11. HD, 26.02.2009, E.2008/3081, K.2009/2240 ↩
- Doç.Dr. Nedim Meriç – Arş.Gör. Tuğçe Arslanpınar, MİHDER, Cilt 14, Sayı 40, 2018 ↩
- İİK m. 265/1 ↩
- Yargıtay 20. HD., 2016/14438 E., 2017/524 K. ↩
- Yargıtay 11. HD, E.2008/13846, K.2009/52 ↩
- İİK m. 265/2 ↩
- AYM, 2. Bölüm, Başvuru No. 2013/9748, Karar Tarihi: 07.01.2016 ↩
- İİK m. 265/4 ↩
- Yargıtay HGK, 27.03.2013, E.2012/12-1128, K.2013/403 ↩
- İİK m. 265/son ↩
- İİK m. 266 ↩
