Kapanan icra dosyası süreci, alacaklının icra müdürlüğüne sunacağı yazılı bir yenileme talebi ve gerekli yasal harçların yatırılmasıyla yeniden başlatılır. İcra ve İflas Kanunu m. 78 uyarınca, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan dosyaların canlandırılabilmesi için alacaklı tarafın takibi sürdürme iradesini beyan etmesi şarttır. Bu aşamada, dosyanın kapanma tarihinden itibaren bir yıl geçmişse, güncel tarifeler üzerinden yenileme harcı ödenir ve dosya sistem üzerinde “derdest” (aktif) statüsüne getirilir.
Dosyanın aktifleşmesiyle birlikte, borçlunun savunma hakkının korunması amacıyla bir yenileme emri düzenlenerek tebliğe çıkarılır. Hukuk tekniği açısından dosyanın sadece dijital ortamda açılması yeterli değildir; borçluya yapılan bu tebligatla takibin kaldığı yerden devam edeceği resmiyet kazanır. Yenileme emri tebliğ edilmeden yapılacak herhangi bir haciz veya muhafaza işlemi, usule aykırı sayılacağı için şikâyet yoluyla iptal edilme riski taşır.
Sürecin en kritik aşaması ise mevcut hacizlerin durumudur. Dosya kapandığında İİK m. 110 gereğince mevcut hacizler kendiliğinden düştüğü için, dosya yeniden açıldıktan sonra alacaklının tüm mal varlığı sorgulamalarını tekrarlayarak yeniden haciz talebinde bulunması gerekir. Bu durum, alacaklının haciz sırasını kaybetmesine neden olsa da zamanaşımı dolmadığı sürece takibin ihyası ve alacağın devlet gücüyle tahsiline devam edilmesi için izlenmesi gereken yegâne yoldur.
İÇİNDEKİLER
- KAPANAN İCRA DOSYASI NEDİR?
- İCRA DOSYASI HANGİ HALLERDE KAPANIR?
- KAPANAN İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILABİLİR Mİ?
- BORÇ ÖDENDİKTEN SONRA İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILIR MI?
- TAKİBİ İPTAL EDİLEN İCRA DOSYASI YENİDEN AÇILABİLİR Mİ?
- TAKİBİ DÜŞEN İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILIR MI?
- ZAMANAŞIMINA UĞRAYAN İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILABİLİR Mİ?
- KAPANAN İCRA DOSYASININ YENİDEN AÇILMA ŞARTLARI NELERDİR?
- KAPANAN İCRA DOSYASI YENİDEN AÇILIRKEN İZLENECEK YOL
- KAPANAN İCRA DOSYASINDA FAİZ VE ZAMANAŞIMI
- KAPANAN İCRA DOSYASINDA TEMİNAT, HACİZ VE REHİNLERİN DURUMU
- KAPANAN İCRA DOSYASINDA ALACAKLININ HAKLARI
- KAPANAN İCRA DOSYASINDA BORÇLUNUN HAKLARI
- KAPANAN İCRA DOSYASI YENİDEN AÇILIRSA NE OLUR?
- YENİDEN AÇILAN İCRA DOSYASINDA HACİZ KONULABİLİR Mİ?
- SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
- Kapanan icra dosyası kendiliğinden tekrar açılır mı?
- İcra dosyası kapandıktan sonra aynı borç için tekrar takip yapılabilir mi?
- Borcu ödedim, icra dosyası yeniden açılabilir mi?
- Takibi düşen icra dosyası tekrar açılır mı?
- Zamanaşımına uğrayan icra dosyası yeniden açılabilir mi?
- Kapanan icra dosyasında eski hacizler geçerli olur mu?
- Kapanan icra dosyası tekrar açıldığında faiz işler mi?
- Kapanan icra dosyası yeniden açılırken harç ödenir mi?
KAPANAN İCRA DOSYASI NEDİR?
İcra hukukunda “dosyanın kapanması” kavramı, teknik anlamda icra takibinin derdestlik (görülmekte olma) vasfını yitirerek, icra dairesinin o dosya üzerindeki aktif takip işlemlerini sonlandırmasıdır. Dosyanın kapanması, alacağın akıbeti ile takibin usuli akıbeti arasındaki ince çizgide tanımlanmalıdır. Türk icra sisteminde dosyanın kapanması iki temel eksende gerçekleşir: Maddi Hukuk Bakımından Kapanma ve Takip Hukuku Bakımından Kapanma.
Maddi Hukuk Bakımından Kapanma (Kesin Kapanma): Bu durumda borç, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde sona ermiştir. Borçlu; asıl alacağı, takip tarihinden itibaren biriken temerrüt faizini, icra vekalet ücretini, yargılama giderlerini ve devletin alacağı olan tahsil harcını tamamen ödemiştir (İnfaz). Ya da alacaklı, alacağından feragat ederek (İİK m. 23) takibi sonlandırmıştır. Bu tür kapanmalarda dosya “nihai” olarak kapanır; zira takip edilecek bir “hak” kalmamıştır. Bu dosyaların yeniden açılması, kural olarak hukuken mümkün değildir; zira alacak ortadan kalkmıştır.
Takip Hukuku Bakımından Kapanma (Usuli Kapanma / İşlemden Kaldırma): Uygulamada en çok kafa karışıklığı yaratan ve makalemizin ana eksenini oluşturan kapanma türü budur. Burada alacak sona ermemiş, ancak alacaklının hareketsizliği nedeniyle “takip” durmuştur. İcra ve İflas Kanunu, alacaklıya belirli süreler içerisinde işlem yapma yükümlülüğü yükler. Eğer alacaklı, örneğin İİK m. 78 uyarınca bir yıllık haciz isteme süresini geçirirse, icra müdürü dosyayı işlemden kaldırır ve UYAP sistemi üzerinden “Kapalı” statüsüne getirir. Hukuki doktrinde bu duruma “dosyanın uyku hali” de denir. Dosya kapalıdır çünkü icra müdürlüğü kendiliğinden (re’sen) bir işlem yapamaz; ancak alacaklının hakkı (maddi hukuk anlamında) halen devam etmektedir.
İCRA DOSYASI HANGİ HALLERDE KAPANIR?
Kapanan bir icra dosyasının tekrar açılması, hukuk tekniği açısından “takibin yenilenmesi” (ihya edilmesi) olarak adlandırılır. İcra ve İflas Hukuku’nun dinamik yapısı gereği, bir dosyanın kapanmış olması alacaklının alacak hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez; bu durum çoğu zaman takibin usuli bir duraksamaya girdiğini gösterir.
Süreç, alacaklının veya vekilinin ilgili icra müdürlüğüne sunacağı bir “Yenileme Talebi” ile başlar. Bu talep, dijitalleşen yargı sistemiyle birlikte artık ağırlıklı olarak UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesi uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren belirli bir süre geçmişse, alacaklı yeniden “başvuru harcı” ödemekle mükelleftir.
Ancak dosyanın sadece sistem üzerinde “açık” hale getirilmesi yeterli değildir; takibin borçlu yönünden de tekrar işlerlik kazanabilmesi için borçluya bir “Yenileme Emri” (Yenileme Muhtırası) gönderilmesi zorunludur. Hukuk genel ilkeleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, borçluya yenileme emri tebliğ edilmeden yapılacak haciz ve muhafaza işlemleri, borçlunun savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle şikâyet konusu edilebilir.
1. BORCUN ÖDENMESİ NEDENİYLE KAPANMA
İcra takibinin asli ve nihai amacı, alacaklının maddi hukuktan kaynaklanan alacağına devlet gücü aracılığıyla kavuşmasıdır. Borcun ödenmesi, hukuk tekniği açısından bir “itfa” (borcun sona ermesi) sebebidir ve dosyanın infazen kapatılması sonucunu doğurur. Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde borçlu, takip konusu olan asıl alacağı, bu alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen temerrüt faizini, yargılama giderlerini ve avukatlık ücretini ödediğinde borç yükünden kurtulur. Ancak icra hukukunda dosyanın “infazen” kapanabilmesi için sadece alacaklıya yapılan ödeme yeterli değildir; aynı zamanda devletin bu takip faaliyeti nedeniyle hak kazandığı “Tahsil Harcı” nın da tam olarak yatırılması gerekir.
Uygulamada borcun ödenmesi iki şekilde gerçekleşebilir: Borçlu parayı doğrudan icra dairesinin banka hesabına yatırabilir veya alacaklıya haricen (icra dairesi dışında) ödeme yapabilir. Haricen ödeme durumunda, alacaklının icra dairesine başvurarak tahsilat bildiriminde bulunması ve gerekli harçları yatırmasıyla dosya kapatılır. Borcun ödenmesi nedeniyle kapanan bir dosya, hukuken “kesin olarak” sonlanmış sayılır.
Bu aşamadan sonra alacaklının aynı dosya üzerinden yeniden işlem yapması veya dosyayı yenilemesi mümkün değildir. Zira takibin dayanağı olan maddi hak, ödeme ile ortadan kalkmıştır. Borçlu, ödeme yaptığı halde dosya kapatılmamışsa, İcra ve İflas Kanunu madde 16 kapsamında icra müdürünün işlemine karşı şikâyet yoluna başvurarak dosyanın kapatılmasını talep etme hakkına sahiptir.
2. TAKİBİN İPTALİ NEDENİYLE KAPANMA
Takibin iptali, icra takibinin usulüne uygun başlatılmaması veya takibe dayanak teşkil eden belgenin yasal şartları taşımaması gibi durumlarda icra mahkemesi tarafından verilen bir kararla dosyanın kapatılmasıdır. Bu durum, takibin esasına yönelik bir sona erme değil, usuli bir eksiklikten kaynaklanan bir durdurma ve ortadan kaldırma işlemidir. Örneğin; bir bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda, bononun “kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi” içermemesi veya vadesinin bulunmaması gibi unsurlar, takibin iptali sebebidir.
İcra mahkemesi takibin iptaline karar verdiğinde, o ana kadar yapılmış olan tüm icra işlemleri (hacizler, muhafaza tedbirleri vb.) geriye etkili olarak hükümsüz kalır. Takibin iptali kararı kesinleştiğinde icra müdürlüğü dosyayı sistem üzerinden kapatır. Ancak bu kapanma türünde, alacaklının maddi hakkı (alacağı) halen devam ediyor olabilir. Alacaklı, mahkemenin iptal gerekçesini dikkate alarak, örneğin genel haciz yoluyla yeni bir takip başlatabilir veya usule aykırı tebligatı düzelterek süreci en baştan başlatabilir.
3. TAKİBİN DÜŞMESİ NEDENİYLE KAPANMA
Takibin düşmesi, icra hukukunda “takipsizlik” olarak da adlandırılan ve İİK’nın 78/2. maddesinde düzenlenen bir müessesedir. İcra sistemi, alacaklıya takibi canlı tutma yükümlülüğü yükler. Kanun uyarınca alacaklı, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz talebinde bulunmak zorundadır. Eğer bu süre zarfında haciz talebinde bulunulmazsa veya haciz talebi yapılıp da geri alındıktan sonra yine bir yıl içinde yenilenmezse, dosya işlemden kaldırılır ve hukuken “düşmüş” sayılır.
Bu kapanma türü, dosyanın nihai olarak sonlanması değil, alacaklının pasif kalması nedeniyle takibin askıya alınmasıdır. UYAP sisteminde bu dosyalar “Kapalı” statüsünde görülür ancak bu bir aldatıcı görüntüdür; zira alacaklı zamanaşımı süresi içinde her zaman bir yenileme dilekçesi vererek dosyayı canlandırabilir.
Dikkat etmekte fayda vardır ki takibin düşmesi nedeniyle dosyanın kapanmasının en ağır sonucu, mevcut hacizlerin ortadan kalkmasıdır. İİK 106 ve 110. maddeleri uyarınca, takipsiz bırakılan dosyadaki hacizler kendiliğinden hükümsüz hale gelir. Bu durum, alacaklının haciz sırasını kaybetmesine ve borçlunun malları üzerinde başka alacaklıların öncelik kazanmasına neden olur.
4. ZAMANAŞIMI NEDENİYLE KAPANMA
İcra takibinde zamanaşımı nedeniyle kapanma, alacağın tabi olduğu maddi hukuk zamanaşımı süresinin, takip devam ederken veya takip kesinleştikten sonra dolması halidir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca genel zamanaşımı süresi 10 yıl iken, çek ve bono gibi kambiyo senetlerinde bu süreler çok daha kısadır. İcra takibinin başlatılması, alacağın tabi olduğu maddi hukuk zamanaşımını keser. Takibin kesinleşmesinden sonra ise alacak, Türk Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımı rejiminden çıkarak İcra ve İflas Kanunu m. 39’da düzenlenen icra zamanaşımına tabi olur.
İcra zamanaşımı, yalnızca icra dairesince gerçekleştirilen icrai nitelikteki işlemler (haciz, satış, paraya çevirme gibi) ile kesilir. Alacaklının her dilekçesi veya her talebi zamanaşımını kesici etki doğurmaz.
Eğer alacaklı, alacağın türüne göre belirlenen yasal süre boyunca dosyada hiçbir takip işlemi yapmazsa, borçlu icra mahkemesine başvurarak İİK m. 71 yollaması ile İİK m. 33/a uyarınca “icranın geri bırakılmasını” talep edebilir. Mahkeme, zamanaşımı oluştuğuna kanaat getirirse takibin durdurulmasına ve dosyanın kapatılmasına karar verir. Bu kapanma türünde dosyanın tekrar açılması kural olarak mümkün değildir; zira zamanaşımı borcu ortadan kaldırmasa da eksik bir borç haline getirir ve devlet zoruyla tahsil edilmesini engeller. Borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürmediği sürece icra dairesi dosyayı resen zamanaşımından kapatamaz.

KAPANAN İCRA DOSYASI TEKRAR NASIL AÇILIR
KAPANAN İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILABİLİR Mİ?
Kapanan bir icra dosyasının tekrar açılması, icra hukuku sistematiğinde “takibin yenilenmesi” olarak tanımlanır. İcra ve İflas Kanunu, alacaklının alacağına kavuşması için takibi canlı tutma yükümlülüğünü alacaklıya yüklemiş, ancak belirli şartlar altında takibin durmasını veya dosyanın kapanmasını da düzenlemiştir. Bir dosyanın tekrar açılıp açılamayacağı, dosyanın kapanmasına neden olan hukuki vakıanın niteliğine göre belirlenir.
Hukuk pratiğinde “her kapanan dosya açılır” algısı yanlıştır. Dosyanın tekrar ihyası (canlandırılması) için alacağın maddi hukuk bakımından hala varlığını koruyor olması ve kapanma nedeninin takibi nihai olarak sonlandıran bir işlem olmaması gerekir.
- Yeniden Açılması Mümkün Olan Dosyalar
Yeniden açılabilen dosyaların temelini, İİK m. 78 uyarınca takipsizlik (haciz isteme süresinin geçmesi) nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalar oluşturur. Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz istemezse veya haciz talebini geri alıp süresi içinde yenilemezse dosya arşive kaldırılır. Bu durum, alacağın sona erdiği anlamına gelmez; sadece takibin usuli bir duraklamaya girdiğini gösterir.
- Şartı: Alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi dolmamış olmalıdır.
- Yöntem: Alacaklı veya vekili, zamanaşımı süresi içinde her zaman bir yenileme talebi vererek dosyayı aktif hale getirebilir.
- Yeniden Açılması Mümkün Olmayan Dosyalar
Bazı kapanma halleri takibi kökten sonlandırır ve aynı dosya üzerinden tekrar işlem yapılmasına izin vermez:
- İnfazen Kapanma (Borcun Ödenmesi): Borç, faizi ve tüm masraflarıyla birlikte ödendiğinde maddi hukuk anlamında “itfa” gerçekleşmiş olur. Sona eren bir borç için icra takibi yeniden başlatılamaz.
- Feragat Nedeniyle Kapanma: Alacaklı, icra dairesine başvurarak hakkından veya takibinden feragat ettiğini beyan ederse, bu beyan kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragat edilen bir takip dosyasının yeniden açılması hukuken imkansızdır.
- Takibin Esastan İptali: İcra mahkemesi, borcun hiç doğmadığına veya sahteliğe dayalı olarak takibin iptaline karar vermişse ve bu karar kesinleşmişse, o dosya bir daha açılamaz.
- Yeniden Açılması Şarta Bağlı Olan Dosyalar
Zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalar teknik olarak alacaklının talebiyle “açılabilir” gibi görünse de hukuki ömürleri borçlunun iradesine bağlıdır. Alacaklı yenileme talebi gönderdiğinde, icra müdürü bunu kabul edip borçluya yenileme emri gönderir. Ancak borçlu, İİK m. 71 uyarınca “zamanaşımı def’i” (itirazı) ileri sürerse ve bu durum mahkemece tespit edilirse, dosya açıldığı gibi tekrar ve bu kez kesin olarak kapatılır.
Sonuç olarak; dosyanın tekrar açılma imkanının olması, kapanma gerekçesinin “usuli bir ihmal” mi yoksa “maddi bir sonlanma” mı olduğuna göre tayin edilir. Usuli ihmaller (takipsizlik) her zaman telafi edilebilirken, maddi sonlanmalar (ödeme, feragat) takibi geri dönülemez şekilde bitirir.
İCRA DOSYASI YENİLEME DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE
DOSYA NO :
ALACAKLI :
BORÇLU :
KONU : Yenileme İstemi.
AÇIKLAMALAR :
- Yukarıda …/…esas numarası ve müdürlüğü belirtilen icra takibimiz, takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırılmıştı. Borçlu aleyhine yaptığımız takibi yeniliyoruz. Yenileme dilekçemizin borçluya tebliğine karar verilmesini talep ederiz. …/…/…
Alacaklı Vekili
Av. HAŞİM ELMAS
BORÇ ÖDENDİKTEN SONRA İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILIR MI?
Hukuk sistemimizde icra takibinin temel dayanağı, ortada tahsil edilmemiş bir alacağın mevcudiyetidir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde “ödeme”, borcu sona erdirip borçluyu borç yükünden kurtaran kesin bir işlemdir. Bu nedenle, borcun aslı, işlemiş faizi, icra vekalet ücreti, masraflar ve devletin hakkı olan tahsil harcı tamamen ödenerek “infazen” kapatılmış bir icra dosyasının tekrar açılması kural olarak hukuken mümkün değildir.
Borç ödendiğinde takibin konusu olan maddi hak (alacak) ortadan kalkmış sayılır. Olmayan bir alacak için cebri icra gücü kullanılamaz. Ancak uygulamada, bazen maddi hatalar veya sehven yapılan işlemler neticesinde kapatılan bir dosyanın tekrar canlandırılmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu durum, borçlu açısından ağır bir hak ihlali teşkil eder.
Borç Ödenmesine Rağmen Dosya Tekrar Açılırsa Ne Olur?
Alacaklı veya vekili, borcun ödendiğini bilmesine rağmen (veya ihmal sonucu) dosyayı yeniden açıp borçluya karşı haciz veya muhafaza işlemleri başlatırsa, borçlu için şu hukuki yollar devreye girer:
- İcra Mahkemesine Şikâyet: Borçlu, İİK m. 16 kapsamında icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini talep eder. Borcun ödendiğine dair banka dekontu veya icra dairesi makbuzu sunulduğunda, mahkeme takibi derhal durdurur ve usulsüz açılan dosyayı kapatır.
- Menfi Tespit ve İstirdat Davası: Eğer alacaklı, borcun ödendiğini kabul etmeyip dosyayı açmışsa borçlu “borçlu olmadığını” tespit ettirmek için dava açabilir. Eğer dosyanın tekrar açılması sonucunda borçludan ikinci kez tahsilat yapılmışsa, borçlu “İstirdat Davası” (Geri alma davası) açarak haksız tahsil edilen paranın iadesini talep eder.
- Hacizlerin Kaldırılması: Usulsüz açılan dosya üzerinden konulan banka blokesi, maaş haczi veya araç haczi gibi işlemler, ödeme belgesinin ibrazıyla birlikte icra müdürlüğü veya mahkeme kararıyla ivedilikle kaldırılır.
Alacaklı Hakkındaki Yaptırımlar Nelerdir?
Borcu ödenmiş bir dosyayı haksız yere tekrar açan ve bu yolla borçluyu mağdur eden alacaklı aleyhine ciddi hukuki ve cezai yaptırımlar öngörülmüştür:
- Kötüniyet Tazminatı: Eğer borçlu bir menfi tespit davası açar ve kazanırsa, alacaklı haksız ve kötüniyetli takip başlattığı için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilir.
- Maddi ve Manevi Tazminat: Borçlunun ticari itibarı zedelenmişse, haksız haciz nedeniyle işleri aksamışsa veya psikolojik bir yıpranma söz konusuysa, genel mahkemelerde alacaklıya karşı tazminat davası açılabilir.
- Cezai Sorumluluk (Dolandırıcılık veya Görevi Kötüye Kullanma): Alacaklı, borcun ödendiğini bilerek ve kasten icra dairesini yanıltıp haksız menfaat sağlamaya çalışıyorsa, Türk Ceza Kanunu kapsamında “Dolandırıcılık” suçu gündeme gelebilir. Eğer bir avukat bu süreci bilerek yürütüyorsa, hem baro disiplin cezası hem de görevi kötüye kullanma suçlamasıyla karşı karşıya kalabilir.
- Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti: Haksız açılan dosya nedeniyle oluşan tüm mahkeme masrafları ve karşı tarafın avukatlık ücreti alacaklı üzerine bırakılır.
TAKİBİ İPTAL EDİLEN İCRA DOSYASI YENİDEN AÇILABİLİR Mİ?
İcra hukukunda “takibin iptali”, icra mahkemesi tarafından verilen ve mevcut takibin usuli bir sakatlık, hukuki bir engel veya takibe dayanak belgenin niteliği nedeniyle ortadan kaldırılması sonucunu doğuran bir karardır. Takibi iptal edilen bir dosyanın durumu, iptal kararının kapsamına göre şekillenir. Ancak genel kural şudur: İptal edilen bir icra dosyası, aynı esas numarası üzerinden tekrar canlandırılarak (yenilenerek) açılamaz.
Takibin iptali kararı kesinleştiğinde, o dosya üzerinden yapılan hacizler, satış talepleri ve diğer tüm cebri icra işlemleri geriye etkili olarak hükümsüz kalır. İcra dairesi, mahkeme ilamına dayanarak dosyayı kapatır ve arşive kaldırır. Fakat burada alacaklı için “hak kaybı” ile “usul hatası” arasındaki ayrım hayati önem taşır.
- Dosyanın Kapanması ve Alacak Hakkının Devamı
Takibin iptali, alacağın kendisini (maddi hakkı) her zaman ortadan kaldırmaz. Mahkeme takibi iptal ederken genellikle “usuli” bir eksikliğe parmak basar. Örneğin; borçluya gönderilen ödeme emrinin yasada öngörülen şartları taşımaması, yetkisiz icra dairesinde takip açılması veya takip talebinin kanuna aykırı düzenlenmesi takibin iptali nedenidir. Bu durumlarda, dosya kapansa dahi alacaklı, iptal gerekçesini düzelterek yeni bir takip başlatma hakkına sahiptir. Ancak bu süreç, eski dosyanın “açılması” değil, yeni bir “esas numarası” ile sıfırdan bir takip talebi doldurulmasıdır.
- Kısmi İptal ve Dosyanın Açık Kalması
Bazen mahkeme takibin tamamını değil, sadece belirli bir işlemin (örneğin sadece ödeme emrinin) iptaline karar verir. Bu durumda dosya tamamen kapanmaz; sadece iptal edilen işlemden önceki aşamaya geri dönülür. İcra müdürlüğü, mahkeme kararındaki eksikliği gidererek (örneğin usulüne uygun yeni bir ödeme emri göndererek) aynı dosya üzerinden takibe devam eder. Bu senaryoda dosya zaten hiç “kapanmamış” kabul edilir, sadece süreç başa sarmıştır.
- Yeniden Açılmanın Mümkün Olmadığı Durumlar
Bazı iptal kararları takibin “esasına” ilişkindir. Eğer icra mahkemesi, borcun hiç doğmadığına, sahteliğe veya kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanarak takibin iptaline karar vermişse, bu durum alacağın maddi hukuk bakımından da geçersiz olduğunu tespit eder. Böyle bir durumda alacaklı ne aynı dosyayı canlandırabilir ne de aynı alacak için yeni bir takip başlatabilir. Bu tür bir girişim, borçlunun “kesin hüküm” itirazı ile karşılaşacak ve derhal reddedilecektir.
- Süreler ve Hak Kayıpları
Takibi iptal edilen ve bu nedenle kapanan bir dosyanın en ağır sonucu, hacizlerin düşmesi ve sıra cetvelindeki önceliğin kaybedilmesidir. Dosya iptal edildiği an, alacaklının o mal üzerindeki haciz hakkı sona erer. Alacaklı yeni bir takip başlatsa dahi, aradaki boşlukta başka alacaklılar haciz koymuşsa, iptal edilen dosyanın sahibi olan alacaklı artık son sıraya yerleşir.
Özetle; takibi iptal edilen dosya teknik olarak aynı numarayla “açılamaz”. Alacaklı ancak usul hatalarını gidererek yeni bir takip yoluna başvurabilir. Bu süreç, yeni harçlar, yeni tebligat masrafları ve en önemlisi yeni bir zamanaşımı hesabı anlamına gelmektedir.
TAKİBİ DÜŞEN İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILIR MI?
İcra hukukunda takibin düşmesi, alacaklının yasal süreler içerisinde gerekli işlemleri yapmaması sonucunda dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. İcra ve İflas Kanunu madde 78 uyarınca, işlemden kaldırılan bir dosyanın tekrar canlandırılması, alacaklının sunacağı bir yenileme talebine bağlıdır. Bu süreçte dosyanın aktifleşmesi için alacaklının takibi sürdürme iradesini beyan etmesi ve eğer dosyanın kapanmasının üzerinden bir yıl geçmişse, Harçlar Kanunu gereğince yenileme harcını yatırması gerekir.
Takibin yeniden işlerlik kazanması, borçluya gönderilecek bir yenileme emri ile resmiyet kazanır. Bu tebligat, borçlunun savunma haklarını korumak adına zorunlu bir usul işlemidir. Dosyanın yeniden açılmasıyla takip kaldığı yerden devam etse de, İİK madde 110 uyarınca dosya kapalıyken düşmüş olan hacizler kendiliğinden geri gelmez; alacaklının mal varlığı sorgulamalarını tekrarlayarak yeniden haciz talebinde bulunması gerekmektedir.
ZAMANAŞIMINA UĞRAYAN İCRA DOSYASI TEKRAR AÇILABİLİR Mİ?
Zamanaşımına uğramış bir icra dosyasının tekrar işleme konulması, icra dairesinin görev alanı ile borçlunun savunma hakları arasındaki dengeye dayanır. İcra müdürlükleri, zamanaşımı olgusunu kendiliğinden (re’sen) gözetme yetkisine sahip değildir; zira zamanaşımı hukuki niteliği itibarıyla borçluya tanınmış bir “def’i” (savunma hakkı) niteliğindedir. Bu durum, alacaklının talebi üzerine dosyanın teknik olarak sistemde açılmasına engel teşkil etmez.
Ancak dosyanın açılması, alacağın tahsil edileceği anlamına gelmez. İİK madde 71 ve madde 33/a hükümleri uyarınca, zamanaşımı süresi dolmuş bir takipte borçlu, icra mahkemesine başvurarak “icranın geri bırakılmasını” talep edebilir. Mahkemenin, son takip işlemi ile yenileme talebi arasında yasal sürenin geçtiğini tespit etmesi durumunda takip nihai olarak durdurulur. Dolayısıyla zamanaşımına uğrayan bir dosya, alacaklının girişimiyle şeklen açılabilse de, borçlunun yasal haklarını kullanması durumunda maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz.
KAPANAN İCRA DOSYASININ YENİDEN AÇILMA ŞARTLARI NELERDİR?
İcra ve İflas Hukukunda, alacaklının başlattığı takibi belirli aralıklarla takip etmesi ve işlemi canlı tutması bir zorunluluktur. İcra ve İflas Kanunu, alacaklıya tanınan hakların sonsuza kadar askıda kalmasına izin vermez. Bu durum, hukuk güvenliği ilkesinin bir gereğidir.
- İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Dosyanın İşlemden Kaldırılması ve Yenileme
İcra takibi, talep üzerine yürüyen bir süreçtir. İcra ve İflas Kanunu madde 78, alacaklıya haciz isteme hakkı için belirli bir süre sınırı çizmiştir. İlgili madde uyarınca, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz talebinde bulunulması zorunludur. Eğer alacaklı bu süre zarfında haciz talebinde bulunmazsa veya daha önce talep ettiği haczi geri alıp da bir yıllık süre içinde yenilemezse, dosya icra müdürü tarafından işlemden kaldırılır. Uygulamada buna “dosyanın düşmesi” denilmektedir
İşlemden kaldırılan bir dosyanın tekrar aktif bir icra takibi haline gelebilmesi için alacaklının “yenileme talebinde” bulunması gerekir. Yenileme süreci şu şekilde yapılmalıdır:
- Yenileme Dilekçesi ve Harç Yükümlülüğü: İcra ve İflas Kanunu Madde 78 uyarınca, işlemden kaldırılan bir takibin yeniden işleme konulabilmesi için alacaklı bir yenileme dilekçesi sunmalı ve yeniden başvurma harcı ödemelidir. Bu harç, devletin icra mekanizmasını yeniden harekete geçirmesinin bir maliyetidir. Ancak, kanun koyucu mahkeme ilamına dayalı takip yapan alacaklıyı korumuş; İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca ilamlı takiplerde yenileme harcı alınmayacağını hükme bağlamıştır.
- Yenileme Emrinin Tebliği Zorunluluğu: Dosya yenilendiğinde, takibin kaldığı yerden devam edebilmesi için borçluya mutlaka bir “yenileme emri” gönderilmelidir. Bu emrin borçluya tebliği, savunma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir. Yenileme emri borçluya tebliğ edilmeden, alacaklı borçlunun malları üzerinde haciz veya muhafaza gibi icra işlemlerini gerçekleştiremez. Eğer tebligat yapılmadan haciz uygulanırsa, borçlu bu işlemi şikâyet yoluyla iptal ettirme hakkına sahiptir.
- Örneğin; bir alacaklı, borçlu hakkında başlattığı genel haciz yoluyla takipte 14 ay boyunca hiçbir işlem yapmamışsa, dosya otomatik olarak işlemden kaldırılır. Alacaklı 15. ayda dosyayı canlandırmak isterse, güncel harçları yatırıp borçluya tebligat çıkarttırmak zorundadır.
- Yenileme Sürecinde Zamanaşımı Engeli ve Mevcut Hacizlerin Akıbeti
Kapanan bir dosyanın yeniden açılmasındaki en büyük risk, dosyanın kapalı kaldığı süre zarfında alacağın zamanaşımına uğramasıdır. İcra takibi başlatmak zamanaşımını kesse de dosya işlemden kaldırıldığı andan itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.
- Zamanaşımı Def’i: Eğer dosyanın işlemden kaldırılması ile yenileme talebi arasında geçen süre, alacağın bağlı olduğu temel hukuki ilişkinin (örneğin kira sözleşmesi, haksız fiil veya kıymetli evrak) zamanaşımı süresini doldurmuşsa, borçlu icra mahkemesine başvurarak İİK m. 33/a uyarınca “zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını” talep edebilir. Bu durumda dosya teknik olarak açılsa bile, borçluya karşı herhangi bir tahsilat işlemi yapılamaz.
- Hacizlerin Düşmesi ve Sıra Kaybı: İcra ve İflas Kanunu Madde 106 ve Madde 110 hükümleri, hacizli malın satışının istenmesi için belirli süreler öngörmüştür. Dosya işlemden kaldırıldığında, genellikle bu satış isteme süreleri de geçmiş olduğundan mevcut hacizler kendiliğinden düşer. Dosyanın yeniden açılması, düşen hacizleri kendiliğinden canlandırmaz. Alacaklı, yenileme emri tebliğ edildikten sonra yeniden haciz talep etmelidir.
- Örneğin; alacaklı, borçlunun evi üzerine 2023 yılında haciz koymuş ancak dosyayı takip etmediği için dosya kapanmıştır. 2025 yılında dosya yenilendiğinde, 2023 yılındaki o haciz artık yoktur. Eğer bu arada borçlunun başka bir alacaklısı aynı ev üzerine haciz koymuşsa, dosyayı yenileyen ilk alacaklı artık ikinci sıraya düşer. Bu durum, alacağın tahsil edilme ihtimalini ciddi şekilde zayıflatır.
Sonuç olarak; kapanan bir icra dosyasının yeniden açılması sadece bir dilekçeden ibaret değildir. İcra ve İflas Kanunu’nun öngördüğü harç, tebligat ve süre kurallarına titizlikle uyulması gerekir. Alacaklıların, özellikle zamanaşımı ve hacizlerin düşmesi riskine karşı profesyonel bir hukuki destek almaları, maddi kayıpların önüne geçilmesi adına elzemdir.
KAPANAN İCRA DOSYASI YENİDEN AÇILIRKEN İZLENECEK YOL
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde, icra dosyalarının belirli sebeplerle “kapalı” hale gelmesi, takibin durması anlamına gelir. Ancak bu durum, alacak hakkının ortadan kalktığına dair nihai bir sonuç doğurmaz. Kapanan bir icra dosyasının yeniden işlerlik kazanması, yani hukuki tabiriyle “ihya edilmesi”, belirli usuli basamakların hatasız bir şekilde takip edilmesine bağlıdır.
İzlenecek yolun temel stratejisi, dosyanın neden kapandığının doğru tespit edilmesiyle başlar. Uygulamada en sık karşılaşılan durum, alacaklının yasal bir yıllık süre içerisinde hiçbir işlem yapmaması (haciz talep etmemesi) nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Bu aşamada izlenecek yol, sadece teknik bir dilekçe verme işlemi değil; zamanaşımı sürelerinin kontrolü, güncel harçların hesaplanması ve borçluya karşı yeni hak iddialarının hukuki zeminini hazırlama sürecidir.
Alacaklı, dosyayı yeniden açarken sadece mevcut borcu tahsil etmeyi değil, aynı zamanda dosya kapalıyken düşen hacizlerin (taşınmaz şerhleri, araç hacizleri gibi) yerini alacak yeni muhafaza işlemlerini de planlamalıdır. Bu yol haritası, icra müdürlüğüne yapılacak usulüne uygun bir başvuru, gerekli mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve borçlunun hukuki durumunun yeniden netleştirilmesini içeren kapsamlı bir süreci ifade eder. Aşağıdaki alt başlıklarda bu sürecin kritik yol ayrımları ve dikkat edilmesi gereken yasal zorunluluklar detaylandırılmaktadır.
1. YENİ TAKİP Mİ BAŞLATILIR, ESKİ DOSYA MI CANLANDIRILIR?
Bir icra dosyasının kapanması durumunda alacaklıların düştüğü en büyük hatalardan biri, doğrudan yeni bir icra takibi başlatmaya çalışmaktır. Ancak İcra İflas hukuku, mükerrer (tekrarlanan) takipleri engelleyen sert kurallara sahiptir.
İcra ve İflas Kanunu Madde 78 kapsamında işlemden kaldırılan bir dosya, hukuken hala “derdest” (görülmekte olan) sayılmasa da tamamen ortadan kalkmış da değildir. Bu nedenle, aynı borç için ikinci bir takip başlatmak, borçluya “derdestlik itirazı” hakkı tanır. Borçlu, bu itirazı öne sürerek yeni başlatılan takibi iptal ettirebilir. Bu sebeple izlenecek doğru yol, her zaman eski dosyanın canlandırılmasıdır. Eski dosya üzerinden devam etmek, alacaklıya şu avantajları sağlar:
- Ödeme emrinin kesinleşmesi için gereken bekleme süreleri tekrar yaşamaz.
- Takibin en başındaki tebligat masraflarından tasarruf edilir.
- Zamanaşımını kesen ilk işlem tarihlerinden faydalanmaya devam edilir.
Ancak istisnai olarak; eğer dosya feragat nedeniyle veya usuli bir imkânsızlık sebebiyle tamamen ortadan kalkmışsa, o takdirde yeni bir takip başlatma yolu düşünülebilir.
2. YENİDEN TAKİP BAŞLATMA DİLEKÇESİ
İcra dairesi, kapalı bir dosyayı kendiliğinden (re ‘sen) açamaz. Dosyanın canlanması için alacaklı tarafın yazılı talebi şarttır. Bu talep, İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde hazırlanan bir “Yenileme Dilekçesi” ile sunulur.
Yenileme dilekçesi basit bir form olmaktan öte, takibin sonraki adımlarını belirleyen bir belgedir. Dilekçede mutlaka şu hususlar yer almalıdır:
- Esas Numarası: Dosyanın hangi icra dairesinde ve hangi numarayla kayıtlı olduğu.
- Tebligat Talebi: Borçluya “Yenileme Emri” gönderilmesi talebi. Unutulmamalıdır ki; yenileme emri borçluya tebliğ edilmeden yapılacak her türlü haciz işlemi usulsüzdür ve şikâyet yoluyla iptal edilebilir.
- Adres Güncellemesi: Eğer dosya uzun süredir kapalıysa, borçlunun MERNİS adresinin sorgulanması ve yenileme emrinin güncel adrese gönderilmesi sürecin hızlanması için önem arz eder.
YENİLEME DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ;
……………….. İCRA DAİRESİNE
DOSYA NO : 202… / ……… E.
ALACAKLI : (Ad Soyad / Unvan ve T.C. Kimlik No / Vergi No)
VEKİLİ : Av. Bahadır AĞOLDAY- Ankara Barosu (Sicil No:…….)
BORÇLU : (Ad Soyad / Unvan ve T.C. Kimlik No)
KONU : İşlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi ve yenileme emri tebliği talebimizdir.
AÇIKLAMALAR :
Yukarıda esas numarası belirtilen müdürlüğünüz dosyasında, yasal süreler içerisinde haciz talebinde bulunulmaması/ son işlem tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle dosya, İcra ve İflas Kanunu Madde 78 uyarınca işlemden kaldırılmıştır.
Söz konusu takip dosyasındaki alacağımız henüz tahsil edilememiş olup, takibe kaldığı yerden devam edilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan ve müdürlüğünüzce re’sen dikkate alınacak nedenlerle;
- Müdürlüğünüzce işlemden kaldırılan (takipsiz bırakılan) dosyanın YENİLENMESİNİ,
- Gereken yenileme harç ve masraflarının tarafımızca karşılanması kaydıyla dosyanın derhal açılmasını,
- Dosyanın yenilendiğine dair hazırlanacak olan “Yenileme Emri”nin borçlunun sistemde kayıtlı güncel adresine tebliğe çıkarılmasını,
Saygılarımızla arz ve talep ederiz. (Tarih: ../../2025)
Alacaklı Vekili
Av. Bahadır AĞOLDAY
3. HARÇ VE MASRAFLAR
Dosyanın yeniden açılabilmesi için devletin öngördüğü mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, sürecin “yürürlüğe girmesi” için bir ön şarttır. Bu masraflar iki ana kalemde toplanır:
- Yenileme Harcı: İcra ve İflas Kanunu Madde 78 uyarınca, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan bir ilamsız icra dosyasının yenilenmesi için “başvurma harcı” tutarında bir yenileme harcı ödenir. Mahkeme kararına dayalı ilamlı takiplerde ise bu harç ödenmez. Bu harç, dosyanın kapanmasına sebebiyet veren alacaklıya bir külfet olarak yüklenir ve kural olarak borçludan tahsil edilemez.
- Tebligat Masrafları: Yenileme emrinin borçluya tebliğ edilmesi için gereken posta gideridir. Bu gider peşin olarak yatırılmadığı sürece icra dairesi yenileme emrini borçluya gönderemez ve dosya kâğıt üzerinde açık görünse bile fiilen haciz yapılamaz durumda kalır.
Bu masrafların yatırılmasıyla birlikte dosya “yenilenmiş” sayılır ve alacaklı, borçlunun malvarlığı üzerinde tekrar haciz yetkisine sahip olur. Ancak dosya kapalıyken geçen sürede başka alacaklıların sıraya girmiş olabileceği veya borcun zamanaşımına uğramış olabileceği ihtimali her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.
KAPANAN İCRA DOSYASINDA FAİZ VE ZAMANAŞIMI
İcra takibinin, alacaklının hareketsizliği sebebiyle işlemden kaldırılması (takipten düşmesi), maddi hukuk bakımından alacağın mevcudiyetini etkilememekle birlikte, takip hukuku ve borçlar hukuku ekseninde çok katmanlı sonuçlar doğurur. Bu süreçte en kritik iki parametre; alacağın ferisi niteliğindeki faizin kümülatif artışı ve hakkın ileri sürülebilirliğini sekteye uğratan zamanaşımı kurumudur.
- Takibin Durmasının Faiz Tahakkuku Üzerindeki Etkisi
Türk Borçlar Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu sistematiğinde, asıl alacağa bağlı feri haklar, borç tamamen ifa edilinceye kadar varlığını sürdürür. Dosyanın takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılması, borçlunun temerrüt halini sona erdirmez.
- Temerrüt Faizi ve Süreklilik: Alacaklı, icra takibini başlattığı tarih itibarıyla borçluyu mütemerrit (borcu ödemekte geciken) kılmıştır. İcra ve İflas Kanunu Madde 78 uyarınca dosyanın arşive alınması, bu temerrüt halini askıya almaz. Dolayısıyla, dosyanın kapalı kaldığı süre zarfında, takip talebinde belirtilen faiz oranı (yasal, avans veya ticari faiz) üzerinden faiz tahakkuk etmeye devam eder.
- İnfaz ve Kapak Hesabı: Dosya yenilendiğinde, icra müdürlüğü tarafından yapılacak olan “dosya kapak hesabı” (borç dökümü), dosyanın kapalı kaldığı dönemi de kapsayacak şekilde güncellenir.
- Bileşik Faiz Yasağı: Yenileme sürecinde dikkat edilmesi gereken husus, işlemiş faize tekrar faiz yürütülmesi yasağıdır. Dosya yenilenirken biriken faiz anaparaya eklenerek yeniden faiz işletilemez; faiz sadece asıl alacak üzerinden hesaplanmaya devam eder.
- Takipsizlik Süresinde Zamanaşımının İşleyişi ve İcranın Geri Bırakılması
Zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyen ancak borçluya “borcu ödemekten kaçınma” imkânı tanıyan bir defi yoludur. İcra takibi başlatılmasıyla kesilen zamanaşımı, dosyanın kapalı kaldığı her gün alacaklı aleyhine işlemeye devam eder.
- Zamanaşımının Kesilmesi ve Yeniden Başlaması: Türk Borçlar Kanunu m. 157 uyarınca, bir dava veya icra takibiyle kesilen zamanaşımı, “dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra” yeniden işlemeye başlar. İcra dosyasının işlemden kaldırılması durumunda, son yapılan “geçerli takip işlemi” (haciz talebi, kıymet takdiri vb.) anından itibaren zamanaşımı süresi sıfırdan başlar.
- Özel Zamanaşımı Sürelerinin Riski: Türk Borçlar Kanunu uyarınca genel zamanaşımı süresi 10 yıl olsa da Türk Ticaret Kanunu uyarınca çeklerde 3 yıllık, bonolarda ise lehtar ve hamil ilişkisine göre değişkenlik gösteren kısa zamanaşımı süreleri mevcuttur. Dosyanın yenilenmeden kapalı tutulduğu süre bu yasal sınırları aşarsa, takip hukuken “âtıl” hale gelir.
- İcra ve İflas Kanunu m. 33/a uyarınca İtiraz: Zamanaşımı süresi dolduktan sonra alacaklı dosyayı yenilerse, borçlu icra mahkemesine başvurarak “takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının dolduğu” iddiasıyla icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Mahkeme, dosyanın kapalı kaldığı süreyi tetkik ederek zamanaşımının dolduğuna kanaat getirirse, takibin devamını süresiz olarak durdurur.
- Yenileme Talebinin Maddi ve Şekli Hukuk Bakımından Sonuçları
İcra ve İflas Kanunu m.150 ve 78 delaletiyle yapılan yenileme işlemi, sadece usuli bir canlandırma değil, aynı zamanda zamanaşımını kesen bir “iradi takip işlemi”dir.
- Yenileme dilekçesinin icra dairesi kaydına girmesi ve yenileme harcının yatırılmasıyla birlikte, işlemeye devam eden zamanaşımı süresi bir kez daha kesilir. Bu işlemle birlikte süre, takibin başladığı andaki orijinal uzunluğuyla tekrar işlemeye başlar.
- Yenileme emrinin borçluya tebliği, borçluya dosyanın güncel ferileri (faiz, vekalet ücreti, masraflar) hakkında bilgi sahibi olma ve zamanaşımı def’inde bulunma hakkı tanır. Borçlu, tebliğden itibaren zamanaşımının dolduğunu veya faiz hesaplamasının hatalı olduğunu ileri sürerek hukuki yollara başvurabilir.
Netice itibarıyla; kapanan bir icra dosyasında faiz, alacaklının ekonomik kaybını telafi ederken; zamanaşımı, borçluyu belirsiz süreli bir tehdit altında kalmaktan koruyan bir denge unsurudur. Alacaklıların, feri haklarını korumak ve zamanaşımı def’i ile karşılaşmamak adına dosyanın kapalı kaldığı süreleri titizlikle takip etmeleri gerekmektedir.
KAPANAN İCRA DOSYASINDA TEMİNAT, HACİZ VE REHİNLERİN DURUMU
İcra takibinin alacaklı tarafından takipsiz bırakılması, takip hukukunda dosyanın işlemden kaldırılması sonucunu doğururken; maddi hukukta alacağın tahsil kabiliyetini sağlayan güvence mekanizmalarını doğrudan etkiler. Dosyanın “kapalı” statüsüne geçmesi, alacaklıya tanınan imtiyazların ve koruma tedbirlerinin akıbeti konusunda üç temel başlık altında incelenmesi gereken hukuki sonuçlar doğurur.
1.Dosyaya Sunulan Teminatların Hukuki Durumu
İcra dosyasında yer alan teminatlar, genellikle bir mahkeme ilamının icrasını durdurmak (tehir-i icra) veya bir ihtiyati haczi teminata bağlamak amacıyla sunulur. Dosyanın takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılması, bu teminatların kendiliğinden iade edileceği anlamına gelmez.
- Dosyaya sunulan nakdi teminat veya teminat mektupları, alacaklı lehine bir nevi “hukuki blokaj” oluşturur. Dosya işlemden kaldırıldığında, alacaklının bu teminata müracaat ederek paraya çevirme hakkı, dosya yenilenene kadar askıda kalır.
- Borçlu, dosyanın kapanmış olmasını gerekçe göstererek teminatın iadesini talep edemez. İcra ve İflas Kanunu prensipleri uyarınca teminatın iadesi için ya takibin esastan iptali ya da alacaklının feragati gerekir. Ancak alacaklı, dosyayı yasal zamanaşımı süreleri içinde yenilemezse, borçlu “alacağın zamanaşımına uğradığı” gerekçesiyle icra mahkemesinden teminatın iadesini talep etme hakkı kazanabilir.
2. Takipsizlik Sebebiyle Hacizlerin Kalkması
İcra hukukunda haciz, alacaklıya malın bedelinden öncelikle yararlanma hakkı veren bir tasarruf kısıtlamasıdır. Dosyanın kapanması, bu kısıtlamanın hukuki zeminini sarsmaktadır.
- Haczin Kendiliğinden Kalkması: İcra ve İflas Kanunu Madde 106 ve Madde 110 uyarınca, hacizli malın satışı kanuni süreler içinde talep edilmezse haciz düşer. Dosyanın işlemden kaldırılması süreci, genellikle bu satış isteme sürelerinin geçirilmesiyle paralellik gösterir. Haciz düştüğü anda, borçlu üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlaması kalkar.
- Sıra Cetveli ve Derece Hakları: Haczin düşmesinin en ağır sonucu, alacaklının “haciz sırasını” Dosya daha sonra yenilense dahi, eski hacizler kendiliğinden canlanmaz. Yenileme sonrası yapılacak yeni hacizler, o tarihteki güncel sıraya girer. Eğer dosya kapalıyken başka alacaklılar haciz koymuşsa, dosyayı yenileyen alacaklı bu kişilerin arkasına düşer ve bu durum “bedelin paylaştırılması” aşamasında alacağın tahsil edilememesi riskini doğurur.
3. Rehinle Temin Edilmiş Alacaklarda “Öncelik Hakkı”nın Korunması
Rehin (İpotek veya Taşınır Rehni), hacizden farklı olarak takipten önce tesis edilen ve ayni hak niteliği taşıyan bir güvencedir. Bu nedenle dosyanın kapanması, rehin hakkı üzerinde haciz kadar yıkıcı bir etki yaratmaz.
- Rehnin Bakiliği: Türk Medeni Kanunu uyarınca tesis edilen rehin hakkı, icra dosyasının işlemden kaldırılmasıyla sona ermez. Tapu sicilindeki ipotek veya rehin şerhi varlığını korur. Alacaklı dosyayı yenilediğinde, rehinli malın paraya çevrilmesini talep etme hakkını, rehnin kurulduğu tarihteki öncelik sırasıyla kullanmaya devam eder.
- Takip Yetkisinin Askıya Alınması: Rehin hakkı devam etse de o rehne dayalı “takip süreci” durmuş sayılır. Alacaklı dosyayı yenileyip yenileme emrini borçluya tebliğ etmeden satış aşamasına geçemez. Dolayısıyla rehin, alacaklıya “sıra kaybı” yaşatmasa da dosyanın kapanması tahsilat süresinin belirsiz bir şekilde uzamasına neden olur.
KAPANAN İCRA DOSYASINDA ALACAKLININ HAKLARI
Kapanan bir icra dosyasında alacaklının hakları, dosyanın kapanma türüne (infaz mı yoksa takipsizlik mi) göre temelden değişmektedir. Şayet dosya, alacağın tahsil edilememesi ve işlemsizlik nedeniyle “takipsizlikten” kapanmışsa, alacaklı açısından haklar sona ermemiş, yalnızca askıya alınmıştır.
İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde, kapanan bir dosyada alacaklının sahip olduğu temel haklar ve bu hakların korunma yolları aşağıda üç ana başlık altında incelenmiştir.
- Takibi Yenileme ve Canlandırma Hakkı
Alacaklının kapanan dosyadaki en temel ve öncelikli hakkı, İcra ve İflas Kanunu Madde 78 uyarınca dosyayı yenileme hakkıdır. Dosya takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmış olsa bile, alacaklı her zaman bir yenileme dilekçesi vererek süreci kaldığı yerden devam ettirebilir.
- Ekonomik Hakların Korunması: Yenileme işlemi ile alacaklı, asıl alacağın yanı sıra dosya kapalıyken işlemeye devam eden faizleri, vekalet ücretini ve yargılama giderlerini de talep etme hakkını sürdürür.
- İlamlı Takiplerde Avantaj: Eğer alacaklı bir mahkeme ilamına dayanarak takip yapıyorsa, yenileme harcı ödemeden bu hakkını kullanabilir. İlamsız takiplerde ise maktu bir harç ödeyerek takibi canlandırma hakkına sahiptir.
- Zamanaşımını Kesme ve Süreyi Koruma Hakkı
İcra dosyasının kapanması, alacağın zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez. Alacaklı, dosya kapalı olsa dahi zamanaşımı süresi dolmadan yapacağı her yenileme işlemiyle bu süreyi sıfırlama hakkına sahiptir.
- Takip İşlemi Yapma Yetkisi: Yenileme emri borçluya tebliğ edildikten sonra alacaklı, borçlunun malvarlığı üzerinde yeniden sorgulama yapma, haciz uygulama ve muhafaza işlemleri talep etme haklarını yeniden kazanır.
- Zamanaşımı Def’ine Karşı Savunma: Alacaklı, borçlunun olası bir zamanaşımı itirazına karşı, dosyadaki son işlem tarihini ve yasal süreleri ileri sürerek takibin devamını sağlama hakkına sahiptir.
- Rehin ve Teminatlardan Yararlanma Hakkı
Dosyanın kapanması, alacağın asli güvencelerini (rehin, ipotek) her zaman ortadan kaldırmaz. Alacaklı, bu ayni haklarını koruma ve paraya çevirme hakkını saklı tutar.
- Rüçhan (Öncelik) Hakkı: Eğer alacak rehin veya ipotekle temin edilmişse, dosya kapansa dahi alacaklının o mal üzerindeki öncelik hakkı baki kalır. Alacaklı dosyayı yenilediğinde, rehne konu malın satışını isteyerek bedelini alma konusunda diğer alacaklılara göre önceliğini korur.
- Haricen Tahsilatı Bildirme Hakkı: Dosya kapalıyken borçlu alacaklıya doğrudan ödeme yaparsa, alacaklı bu tahsilatı icra dosyasına bildirerek dosyanın “infazen” (ödenerek) kapatılmasını ve varsa üzerindeki diğer yükümlülüklerin (örneğin rehinlerin) usulüne uygun kaldırılmasını sağlama hakkına sahiptir.
KAPANAN İCRA DOSYASINDA BORÇLUNUN HAKLARI
Kapanan bir icra dosyasında süreç sadece alacaklı lehine işlemez; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, takibin sürüncemede kalmasını engellemek ve hukuk güvenliğini sağlamak amacıyla borçluya da bir dizi mühim hak tanımıştır. Dosyanın takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılması, borçluya üzerindeki hukuki baskıyı hafifletme ve bazı durumlarda takibi tamamen iptal ettirme imkânı verir.
- Zamanaşımı Def’i ve Takibin İptalini Talep Etme Hakkı
İcra dosyasının kapanmasına neden olan takipsizlik süreci, borçlu için en güçlü savunma mekanizması olan “zamanaşımı” hakkını doğurabilir.
- İcranın Geri Bırakılması Talebi: İcra ve İflas Kanunu m. 33/a uyarınca; takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi dolmuşsa, borçlu icra mahkemesine başvurarak takibin geri bırakılmasını isteyebilir. Dosyanın kapalı kaldığı süre, zamanaşımının işlediği bir dönemdir.
- Hukuki Sonuç: Eğer mahkeme zamanaşımının dolduğuna hükmederse, alacaklı dosyayı yenilese dahi borçlu bu dosyadan kaynaklı borcu ödemekten süresiz olarak kaçınabilir. Bu, borçlunun “borçtan kurtulma” noktasındaki en önemli hakkıdır.
- Taşınır ve Taşınmaz Mallar Üzerindeki Hacizlerin Kaldırılmasını İsteme Hakkı
Borçlunun en somut haklarından biri, dosya kapandığında geçerliliğini yitiren hacizlerin sicillerden terkin edilmesini (silinmesini) sağlama hakkıdır.
- Haczin Kalkması: İcra ve İflas Kanunu m. 106 ve 110 uyarınca, yasal süreler (taşınmazlarda 1 yıl) içinde satış istenmemesi durumunda haciz kendiliğinden düşer. Dosyanın takipsizlikten kapanması durumunda borçlu, icra dairesine başvurarak; aracındaki haciz şerhinin veya taşınmazı üzerindeki ipotek dışı haciz şerhlerinin kaldırılmasını talep etme hakkına sahiptir.
- Tasarruf Yetkisinin İadesi: Hacizlerin kaldırılmasıyla birlikte borçlu, malvarlığı üzerinde yeniden tam tasarruf yetkisi kazanır. Bu durum, borçlunun malını satabilmesine veya üzerinde yeni hukuki işlemler yapabilmesine olanak tanır.
- Yenileme Emrine Karşı İtiraz ve Şikâyet Hakları
Alacaklı dosyayı yenilemeye karar verdiğinde, borçlunun bu “yeni” sürece karşı denetim yapma hakkı başlar.
- Usulsüz Yenilemeye Şikâyet: Alacaklı, yenileme harcını yatırmadan veya borçluya yenileme emri tebliğ ettirmeden haciz işlemlerine devam ederse; borçlu, İcra ve İflas Kanunu m. 16 uyarınca icra mahkemesine “şikâyet” yoluna başvurarak yapılan işlemleri iptal ettirme hakkına sahiptir.
- Hesap Tablosuna (Kapak Hesabı) İtiraz: Dosya yeniden açıldığında icra müdürlüğü tarafından yapılan faiz ve masraf hesaplamaları (kapak hesabı) hatalı olabilir. Borçlu, dosya kapalıyken işlemiş olan faizlerin oranına veya miktarına karşı itiraz ederek borcun yasal sınırlara çekilmesini talep edebilir.
KAPANAN İCRA DOSYASI YENİDEN AÇILIRSA NE OLUR?
İcra hukukunda takibin “işlemden kaldırılması” veya halk arasındaki tabiriyle “dosyanın düşmesi”, alacağın sona erdiği anlamına gelmemekte; yalnızca takibin derdestlik halinin askıya alınmasını ifade etmektedir. Alacaklının süreci canlandırma iradesini ortaya koyarak dosyayı yeniden açması (yenilemesi), hem usul hukuku hem de maddi hukuk bakımından bir dizi kritik sonucu beraberinde getirir.
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte meydana gelen ilk ve en önemli değişim, borcun kümülatif olarak artmasıdır. Dosyanın kapalı kaldığı (işlemsiz bırakıldığı) süre zarfında faiz işlemeye devam eder. Yenileme talebi sonrası icra müdürlüğü tarafından hazırlanan “dosya kapak hesabında”, asıl alacağa takipsizlik süresince tahakkuk eden faizler ve feriler eklenir. Ancak bu aşamada, İcra ve İflas Kanunu m.78 uyarınca ödenen yenileme harçları ve tebligat masrafları, kural olarak alacaklının kendi ihmalinden kaynaklandığı için borçluya yükletilemez ve alacaklının üzerinde kalır.
Takip hukuku açısından ise, dosyanın açılmasıyla birlikte alacaklı borçlunun malvarlığı üzerinde tekrar tasarruf kısıtlaması uygulama yetkisini kazanır. Lakin burada “geçmişe etkililik” ilkesi işlemez. Dosyanın kapanmasıyla birlikte, İcra ve İflas Kanunu m.106 ve 110 gereğince yasal süresi içinde satış istenmeyen tüm hacizler münfesih olmuş (düşmüş) sayılır. Dolayısıyla dosya yeniden açıldığında, düşen hacizler kendiliğinden canlanmaz; alacaklının yeniden haciz talebinde bulunması gerekir. Bu durum, alacaklının “haciz sırasını” kaybetmesine ve dosya kapalıyken başka alacaklıların koyduğu hacizlerin gerisine düşmesine yol açabilir. Eğer bu süreçte borçlu malını üçüncü bir kişiye devretmişse, dosya yeniden açılsa dahi o mal üzerine haciz konulması artık mümkün olmayacaktır.
Son olarak, dosyanın yeniden açılmasının en hayati sonucu zamanaşımının kesilmesidir. Türk Borçlar Kanunu m. 157 uyarınca, icra takibiyle kesilen zamanaşımı, tarafların her bir takip işleminden sonra yeniden işlemeye başlar. Yenileme talebi, hukuken bir “takip işlemi” niteliğinde olduğundan, işlemeye devam eden zamanaşımı süresini sıfırlar ve süreyi yeniden başlatır. Borçlu açısından ise bu durum, bir “yenileme emri” tebliği ile somutlaşır. Borçlu, tebliğ edilen bu yenileme emrine karşı, dosyanın kapalı kaldığı süre zarfında alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek İcra ve İflas Kanunu m.33/a kapsamında “icranın geri bırakılmasını” talep etme hakkına sahip olur.
YENİDEN AÇILAN İCRA DOSYASINDA HACİZ KONULABİLİR Mİ?
Dosyanın “takipsizlik” nedeniyle kapanmış olması, alacaklının haciz isteme hakkını tamamen ortadan kaldırmaz; sadece bu hakkın kullanımını geçici olarak durdurur. Dosya usulüne uygun şekilde yenilendikten sonra alacaklı, borçlunun banka hesaplarına, araçlarına, taşınmazlarına veya maaşına tekrar haciz konulmasını talep edebilir.
Ancak burada kritik olan şudur: Dosya açıldığında eski hacizler kendiliğinden geri gelmez; alacaklının icra dairesinden sil baştan, yeniden haciz kararı alması gerekir. Yani dosya açıldığı an haciz yetkisi de hukuken geri dönmüş olur.
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Kapanan icra dosyası kendiliğinden tekrar açılır mı?
İcra dosyaları, icra müdürlüğü tarafından kendiliğinden (re’sen) yeniden açılması hukuken mümkün olmayan dosyalardır. Dosyanın tekrar aktif hale gelmesi için alacaklının mutlaka yazılı bir yenileme talebinde bulunması yasal bir zorunluluğu temsil eder.
İcra dosyası kapandıktan sonra aynı borç için tekrar takip yapılabilir mi?
Aynı borç için yeni bir dosya üzerinden takip başlatılması, borçluya “derdestlik itirazı” hakkı tanıdığı için usulen hatalı bir işlemdir. Hukuki süreçte izlenmesi gereken doğru yöntem, yeni bir takip açmak yerine işlemden kaldırılan mevcut dosyanın yenilenmesidir.
Borcu ödedim, icra dosyası yeniden açılabilir mi?
Borcun tamamı icra dairesine veya alacaklıya ödenmiş ve dosya “infaz” nedeniyle kapatılmışsa, bu dosyanın tekrar açılması mümkün değildir. Ancak haricen yapılan ödemeler icra dosyasına bildirilmemişse, alacaklı kötü niyetli olarak dosyayı yenileme yoluna giderek süreci tekrar başlatabilir.
Takibi düşen icra dosyası tekrar açılır mı?
Takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan (düşen) icra dosyaları, alacaklının yenileme talebiyle her zaman tekrar açılabilir. Bu işlem için alacaklının bir yenileme dilekçesi vermesi ve gerekli masrafları icra dairesine yatırması yeterlidir.
Zamanaşımına uğrayan icra dosyası yeniden açılabilir mi?
Zamanaşımına uğramış bir dosya teknik olarak alacaklının talebiyle yeniden açılabilir ancak bu durum borçluya güçlü bir savunma hakkı verir. Borçlu, yenileme emrini tebliğ aldıktan sonra icra mahkemesine başvurarak zamanaşımı nedeniyle “icranın geri bırakılmasını” talep edebilir.
Kapanan icra dosyasında eski hacizler geçerli olur mu?
Dosyanın kapanmasıyla birlikte, yasal süresi içinde satışı istenmemiş olan tüm eski hacizler kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosya yeniden açıldığında bu hacizler otomatik olarak canlanmaz.
Kapanan icra dosyası tekrar açıldığında faiz işler mi?
İcra dosyasının işlemden kaldırılmış olması, asıl alacağa işleyen temerrüt faizini hukuken durduran bir durum değildir.
Kapanan icra dosyası yeniden açılırken harç ödenir mi?
İlamsız icra takiplerinde dosyanın yenilenebilmesi için alacaklının güncel başvurma harcı tutarında bir “yenileme harcı” ödemesi kanuni bir şarttır. Ancak mahkeme kararına dayanan ilamlı takiplerde, dosyanın yenilenmesi için herhangi bir harç ödenmesi gerekmez.


