Şirket hissesinin haczedilmesi, bir şirket ortağının alacaklısına olan borcunu ödememesi hâlinde, alacaklının icra hukuku hükümleri uyarınca borçluya ait şirket payı üzerinde haciz talebinde bulunarak alacağını tahsil etmesini ifade eder. Bu işlem, borçlunun şahsi malvarlığında bulunan şirket payına yöneliktir.
Uygulanan cebri icra işlemi sonrası, borçlunun şahsi malvarlığı kapsamında yer alan şirket hissesi ve buna ilişkin tasarruflar, yapılan haciz işlemiyle yasal olarak kısıtlanmaktadır. Şirket hissesi üzerine konulan haciz, alacaklının alacağını doğrudan tahsil etmesini değil; öncelikle borçlu ortağın pay üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını amaçlar. Haciz sonrasında payın satışı yoluyla alacağın tahsili mümkün olmakla birlikte, bu satış işlemi Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflâs Kanunu hükümleri çerçevesinde, şirket türüne ve payın niteliğine bağlı olarak belirli usul ve sınırlamalara tabidir. Bu yönüyle şirket hissesi haczi, ortaklık ilişkilerini de dolaylı biçimde etkileyebilen, özel nitelikli bir icra işlemidir.
Şirket hissesinin haczine ilişkin icra dairesi tarafından yapılan işlem doğrudan şirket tüzel kişiliğinin ya da diğer ortakların malvarlığına yönelmez. Borçlunun şahsi malvarlığı kapsamında bulunan ortaklık payı ve bu payın maddi getirileri üzerinde haciz işlemi uygulanır.
Alacaklının talebi doğrultusunda uygulanan haciz işlemi ile borçlu ortağın kendi payı üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılır ve payın devri, satışı veya temliki haciz kapsamında belirli hukuki kurallara göre gerçekleştirilir.
Şirket hissesi haczinin uygulanma şekli, şirket türüne ve payın niteliğine göre farklılık göstermektedir. Limited şirketlerde haciz, borçlu ortağa ait payın haczedilmesi ve bu durumun pay defterine şerh edilmesiyle hüküm ifade ederken anonim şirketlerde payın senede veya ilmühabere bağlanmış olması, kaydileştirilmiş bulunması ya da çıplak pay niteliği taşıması, haczin uygulanma usulünü belirleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır.
İÇİNDEKİLER
- HANGİ ŞİRKET TÜRLERİNDE HİSSE HACZİ YAPILABİLİR?
- LİMİTED ŞİRKET HİSSESİNİN HACZEDİLMESİ
- ANONİM ŞİRKET HİSSESİNİN HACZEDİLMESİ
- ŞAHIS ŞİRKETİNDE HİSSE HACZİ MÜMKÜN MÜ?
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ NASIL YAPILIR?
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ İÇİN TİCARET SİCİLİNE BİLDİRİM
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ ŞİRKETE BİLDİRİLİR Mİ?
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ ORTAKLIK HAKLARINI ETKİLER Mİ?
- HACZEDİLEN ŞİRKET HİSSESİNİN SATIŞI NASIL YAPILIR?
- HACZEDİLEN ŞİRKET HİSSESİNİN DEĞERİ NASIL BELİRLENİR?
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ İLE ŞİRKET YÖNETİMİNE ETKİ
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ HALİNDE KÂR PAYI (TEMETTÜ) NE OLUR?
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ HALİNDE ORTAKLIKTAN ÇIKMA
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ KALDIRILABİLİR Mİ?
- ŞİRKET HİSSESİ HACZİ NE ZAMAN DÜŞER?
- SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
- Şirket hissesi haczedilirse şirket faaliyetleri durur mu?
- Şirket hissesi haczedilince ortaklık sona erer mi?
- Haczedilen şirket hissesi borçlu tarafından satılabilir mi?
- Şirket hissesi haczinde diğer ortakların önalım hakkı var mı?
- Şirket hissesi haczi e-Devlet’te görünür mü?
- Şirket hissesi haczinde şirket borçlarından kim sorumludur?
- Şirket hissesi haczinde alacaklı doğrudan şirkete başvurabilir mi?
- Şirket hissesi haczedilince şirkete tebligat yapılır mı?
- Şirket hissesi haczinde ticaret siciline şerh zorunlu mudur?
- Limited şirkette hisse haczi diğer ortakların onayına bağlı mıdır?
- Anonim şirkette pay senedi varsa hisse haczi nasıl yapılır?
- Şirket hissesi haczedilen ortak şirketten çıkarılabilir mi?
- Şirket hissesi haczedilince oy hakkı kime ait olur?
- Şirket hissesi haczedilince kâr payı alacaklıya mı ödenir?
- Şirket hissesi haczinde şirket borçları borçlu ortağa yüklenir mi?
- Şirket hissesi haczinde satış zorunlu mudur?
- Haczedilen şirket hissesi açık artırma ile mi satılır?
- Şirket hissesi haczinde değer tespiti nasıl yapılır?
- Şirket hissesi haczi şirketin iflasına sebep olur mu?
- Şirket hissesi haczi bankalar tarafından görülebilir mi?
- Şirket hissesi haczinde zamanaşımı olur mu?
- Şirket hissesi haczi borç ödenirse kendiliğinden kalkar mı?
- Şirket hissesi haczi üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir mi?
- Şirket hissesi haczinde şirket defterleri incelenebilir mi?
- Şirket hissesi haczinde alacaklı şirkete ortak olur mu?
HANGİ ŞİRKET TÜRLERİNDE HİSSE HACZİ YAPILABİLİR?
Türk Ticaret Kanunu’nun 133. Maddesinde ‘’ortakların kişisel alacakları’’ başlığı artında borçlunun bir şirkette ortak sıfatıyla sahip olduğu payın, şahsi borçları nedeniyle icra takibine konu edilip edilemeyeceği hususunu düzenlemektedir. Birinci fıkrada ‘’ Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir.’’
Bu düzenleme, Türk Ticaret Kanunu’nun 124/2. maddesinde şahıs şirketi olarak kabul edilen kollektif ve komandit şirketlerde ortaklık ilişkisinin kişiye sıkı sıkıya bağlı olmasından hareketle şirketin devamlılığını ve ortaklık yapısını korumayı amaçlamıştır. Kanun şahıs şirketlerinde ortaklık payının doğrudan haczini engelleyerek alacaklının ancak borçlu ortağa düşen kâr payı veya tasfiye payı üzerinde haciz talep edebilmesine imkân tanımıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 133. Maddesinin 2. Fıkrasında ise şahıs şirketlerinden ayrı bir hükme yer verilerek anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yani sermaye şirketlerinde alacaklıların, borçlu ortağa düşen kâr veya tasfiye payının yanı sıra, borçluya ait senede bağlanmış veya bağlanmamış payları da İcra ve İflâs Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Şirket hissesinin haczedilmesi, uygulamada esas itibarıyla anonim şirketler, limited şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bakımından mümkündür. Alacaklı bu şirketlerde borçlu ortağın payını haczettirerek payın satışı neticesinde elde edilecek meblağ ile alacağını tahsil edebilir. Şahıs şirketlerinde ise ortaklık payının doğrudan haczi yasaklanmış olup; alacaklının hakkı, yalnızca kâr payı ve tasfiye payı gibi mali haklarla haciz talebinde bulunmakla sınırlandırılmıştır.
LİMİTED ŞİRKET HİSSESİNİN HACZEDİLMESİ
Limited şirket hissesinin haczedilmesi Türk Ticaret Kanunu’nun 133/2 hükmünde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını borçlu ortağa düşen kâr veya tasfiye payından alabileceklerdir. Limited şirketlerde paylar senede bağlanamaz. Bu nedenle limited şirkette pay haczi, pay defterine şerh verilmesi ve şirkete tebligat yapılması suretiyle gerçekleştirilir.
İlgili kanun hükmü limited şirket payı taşınır mal niteliğinde olmamakla birlikte, İcra ve İflâs Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümleri kıyasen uygulanarak haczedilebilir. Borçlu ortağın haciz işlemi icra dairesi tarafından şirkete haciz yazısının tebliğ edilmesi veya İcra ve İflâs Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesi suretiyle gerçekleştirilir. İcra dairesinin yapması gereken bildirimler usulüne uygun gerçekleştikten sonra haciz, borçlunun limited şirketteki payı üzerinde hüküm doğurur.
ANONİM ŞİRKET HİSSESİNİN HACZEDİLMESİ
Anonim şirket hissesinin haczinde, alacaklının talebi üzerine icra dairesi borçluya ait payın niteliğine göre işlem tesis eder. Haczin uygulanma usulü; payın senede veya ilmühabere bağlanmış olması, kaydileştirilmiş bulunması ya da çıplak pay niteliği taşımasına göre farklılık göstermektedir.
Pay senede veya ilmühabere bağlanmış ise;
Senet veya ilmühaber borçlunun elindeyse,
Senedin veya ilmühaberin borçlunun zilyetliğinde bulunması hâlinde, söz konusu belgeler nama ya da hamiline yazılı pay senetleri niteliğinde olabilir. Senedin türü ne olursa olsun, İcra ve İflâs Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca bu belgeler taşınır mal kabul edilmekte ve hacze konu edilebilmektedir.
Özellikle hamiline yazılı pay senetleri bakımından haciz, icra dairesi tarafından senede fiilen el konulması suretiyle gerçekleştirilir. Öte yandan anonim şirketlerde henüz pay senedi bastırılmamış olması hâlinde, ortağın şirketteki pay sahipliğini ve pay oranını geçici olarak belgeleyen ilmühaberler de haczedilebilir. İlmühaberler, pay senedi düzenleninceye kadar pay sahipliğini ispat eden belgeler olduğundan, hukuki niteliklerine uygun düştüğü ölçüde nama yazılı pay senetlerine ilişkin haciz usulüne tabi tutulur.
Senet veya ilmühaber üçüncü kişinin elindeyse,
Senedin veya ilmühaberin üçüncü kişinin elinde bulunması halinde, pay senedi veya ilmühaber borçluya ait olmakla birlikte rehin, vedia, emanet ya da vekâlet gibi mülkiyet devri sonucunu doğurmayan bir hukuki ilişki kapsamında üçüncü kişi zilyetliğinde bulunuyorsa, haciz İcra ve İflâs Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca gerçekleştirilir.
Bu durumda icra dairesi, söz konusu senedi veya ilmühaberi elinde bulunduran üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi göndermektedir. Haciz ihbarnamesinin işlevi üçüncü kişinin, haciz konusu malı borçluya iade etmesi, devretmesi veya üzerinde tasarrufta bulunması yasaklanmasıdır. Haciz, icra dairesinin haciz kararı vermesiyle hukuken tamamlanırken, haciz ihbarnamesi ile senedin korunmasına ve ileride paraya çevrilmesine yönelik gerekli tedbirler alınmış olur.
Kaydileştirilmiş pay senetlerinin haczi;
Kaydi sistem, sermaye piyasası araçlarına ilişkin hakların fiziki senetler yerine Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde tutulan elektronik kayıtlar üzerinden izlendiği merkezi saklama sistemidir. Halka açık anonim şirketlerde payların kayden izlenmesi esastır.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13/7. maddesi uyarınca, kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz ve benzeri adli veya idari talepler münhasıran MKK üyeleri tarafından yerine getirilir. Bu kapsamda icra dairesinin haciz talebini MKK’ya bildirmesi zorunludur ve haciz işlemi MKK kayıtları üzerinden tesis edilir.
Çıplak payın haczi;
Herhangi bir pay senedine ya da ilmühabere bağlanmamış paylara çıplak pay denilmektedir. Çıplak pay haczi İcra ve İflas Kanunu’nun Maddesine göre yapılmaktadır. İcra dairesi, haciz işlemini şirkete bildirir ve hacze ilişkin ihbarnamede işlemin detaylarına yer verir. İhbarnamenin şirkete tebliğiyle birlikte şirket, borçlu ortağa ait çıplak pay üzerindeki haczi pay defterine kaydetmekle yükümlüdür. Ancak haczin pay defterine henüz işlenmemiş olması, haczin geçerliliğini etkilemez; haciz, ihbarnamenin şirkete tebliğ edildiği anda hukuken gerçekleşmiş sayılır.
ŞAHIS ŞİRKETİNDE HİSSE HACZİ MÜMKÜN MÜ?
Şahıs şirketlerinde (kollektif ve komandit şirketlerde) ortağın şirket içindeki payı, sermaye şirketlerinden farklı olarak ortağın kişiliğine sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliği taşıdığından, bu payın doğrudan haczi kural olarak mümkün değildir. Türk Ticaret Kanunu’nda şahıs şirketlerinde ortaklık payının üçüncü kişilere devrine ilişkin sıkı sınırlamalar öngörülmüş olup, ortaklık yapısının korunması esas alınmıştır. Alacaklının, borçlu ortağın şirket payını bizzat haczettirerek satması ve bu yolla alacağını tahsil etmesi, anonim ve limited şirketlerde olduğu gibi doğrudan uygulanabilen bir yöntem değildir.
Bununla birlikte İcra ve İflâs Kanunu m. 94 uyarınca, şahıs şirketlerinde borçlu ortağın şahıs şirketindeki kâr payı, tasfiye payı ve şirkete karşı doğmuş veya doğacak alacakları haczedilebilir. Ayrıca şirketin feshi veya ortağın ayrılması hâlinde borçlunun alacağı parasal değer de hacze konu olabilir. Bu çerçevede şahıs şirketlerinde ortaklık payının kendisinin haczi değil, paydan doğan mali hakların haczi mümkün olacaktır.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR
Şirket hissesi haczi için gerekli şartlar hem icra hukuku hem de ticaret hukuku kapsamında yer alan şirketler hukuku hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Öncelikle alacaklının, borçlu aleyhine kesinleşmiş veya kesinleşmeden takibi mümkün bir alacağa ilişkin icra takibi başlatmış olması ve borcun vadesinin gelmiş olması gerekir.
Alacaklının başlattığı cebri icra sürecinde alacağını tahsil edemeyen alacaklı borçlunun malvarlığına yönelik haciz talebinde bulunacaktır. Hacze konu edilecek hissenin borçluya ait olması şart olup, payın türü tespit edilerek Türk Ticaret Kanunu ile İcra ve İflâs Kanunu’nda öngörülen usule uygun haciz talebinde bulunulmalıdır.
Süreç içerisinde, haczin yetkili icra dairesi tarafından yapılması, haciz kararının payın niteliğine göre borçluya, şirkete ve gerekirse üçüncü kişilere veya kurumlara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Pay senede bağlanmışsa senedin fiilen haczedilmesi veya üçüncü kişi elindeyse İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekir. Pay senede bağlanmamışsa haciz kararının şirkete tebliği ve pay defterine işlenmesiyle haciz tamamlanır. Kaydi paylarda ise haciz, MKK kayıtları üzerinden tesis edilir. Son olarak, haczin alacaklının alacağını karşılayabilecek nitelikte olması ve haciz sırasında ölçülülük ilkesine uyulması da şirket hissesi haczinin geçerli şekilde yapılabilmesi için aranan temel şartlardandır.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ NASIL YAPILIR?
İcra dairesi, alacaklının haciz talebi üzerine haciz kararı verdikten sonra, payın niteliğine uygun yöntemi belirler. Anonim şirketlerde pay senede veya ilmühabere bağlanmışsa haciz, senedin fiilen ele geçirilmesi suretiyle uygulanır. Senedin borçlu dışında üçüncü bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde ise icra dairesi, İİK m. 89 kapsamında üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi göndererek senet üzerindeki tasarrufları engeller.
Payın senede bağlanmamış olması hâlinde haciz, icra dairesinin haciz kararını şirkete tebliğ etmesiyle doğrudan hüküm doğurur. Bu bildirimle birlikte şirket, haczi pay defterine kaydeder. Kaydileştirilmiş paylarda ise haciz, fiziki işlemle değil, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki elektronik kayıtlar üzerinden tesis edilir ve haczin varlığı bu kayıtlarla belirlenir.
Limited şirketlerde haciz, şirket ve borçlu ortağa yapılan tebligatla uygulanır. Şahıs şirketlerinde ise icra dairesi, ortaklık payının kendisine yönelmez, yalnızca borçlu ortağa ait kâr payı, tasfiye payı ve şirket alacakları üzerinde haciz işlemi tesis eder. Haczin ardından pay veya paydan doğan mali haklar, İcra ve İflâs Kanunu’nun satışa ilişkin hükümleri çerçevesinde paraya çevrilir.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ İÇİN TİCARET SİCİLİNE BİLDİRİM
Şirket hissesi haczinde ticaret siciline bildirim, haczin geçerliliğini sağlayan kurucu bir işlem olmayıp, üçüncü kişiler bakımından aleniyet sağlama amacına hizmet eden tamamlayıcı nitelikte bir işlemdir. Haczin hukuken doğabilmesi için, İcra ve İflâs Kanunu’nda öngörülen usule uygun şekilde icra dairesince haciz kararı verilmesi ve bu kararın payın niteliğine göre borçluya, şirkete veya ilgili üçüncü kişilere tebliğ edilmesi yeterlidir. Haciz, ticaret siciline bildirilmese dahi hukuki varlığını ve geçerliliğini korur.
Anonim şirketlerde pay senede bağlanmamışsa haciz, haciz kararının şirkete tebliği ve pay defterine işlenmesiyle; pay senede bağlanmışsa senede fiilen el konulması veya üçüncü kişi nezdinde haciz ihbarnamesi gönderilmesiyle tamamlanır. Limited şirketlerde ise pay haczi, haciz kararının şirkete ve borçlu ortağa tebliğiyle hüküm doğurur. Ticaret siciline tescil veya bildirim zorunlu olmamakla birlikte, uygulamada icra daireleri tarafından sicile bilgi verilerek pay üzerinde haciz bulunduğunun üçüncü kişilerce de bilinmesi ve paya ilişkin devir işlemlerinin fiilen sınırlandırılması amaçlanmaktadır.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ ŞİRKETE BİLDİRİLİR Mİ?
Şirket hissesi haczinde bildirimin kime yapılacağı ve bildirimin hukuki sonucu, payın niteliğine ve şirket türüne göre değişmektedir. İcra ve İflâs Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu birlikte değerlendirildiğinde, özellikle senede bağlanmamış paylarda, haczin kurulabilmesi için icra dairesince verilen haciz kararının şirkete tebliği zorunludur.
Bu tebligatla birlikte şirket, borçlu ortağın payı üzerinde haciz bulunduğunu öğrenir ve paya bağlı kâr payı, tasfiye payı gibi mali hakları borçluya değil, icra dosyasına yönlendirmekle yükümlü hale gelir. Haczin pay defterine işlenmesi şirket açısından bir yükümlülük olmakla birlikte, kayıt yapılmamış olsa dahi haciz, şirkete tebliğ anından itibaren hukuken geçerli kabul edilir. Şirket hissesinin haczinde bildirim, her durumda şirkete yöneltilen bir işlem olmayıp, payın niteliğine göre değişiklik göstermektedir.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ ORTAKLIK HAKLARINI ETKİLER Mİ?
Şirket hissesi haczi, borçlu ortağın ortaklık sıfatını kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve kural olarak ortaklık haklarının tamamını askıya almaz. Haciz, payın mülkiyetinin icra hukuku kapsamında paraya çevrilmesini amaçlayan geçici bir tedbir niteliğindedir. Borçlu şirket ortağı olmasından kaynaklanan oy hakkı, genel kurula katılma ve bilgi alma gibi yönetsel haklarını kural olarak kullanmaya devam eder. Ancak bu hakların kullanımı, alacaklının alacağını zedeleyecek şekilde payın değerini düşürücü veya haczin amacını boşa çıkarıcı nitelikteyse, icra hukuku ve dürüstlük kuralı çerçevesinde sınırlamalara konu olabilir.
Buna karşılık şirket hissesi haczi, paya bağlı mali haklar üzerinde doğrudan etki doğurur. Hacizle birlikte borçlu ortağa düşen kâr payı, tasfiye payı ve paydan kaynaklanan diğer parasal menfaatler, borçluya değil icra dosyasına ödenir. Bunlar dışında şirket hissesi haczi ortaklık haklarını doğrudan etkileyebilecek niteliğe sahip değildir.
HACZEDİLEN ŞİRKET HİSSESİNİN SATIŞI NASIL YAPILIR?
Haczedilen şirket hissesinin satışı, İcra ve İflâs Kanunu’nun paraya çevirme hükümleri çerçevesinde ve hissenin ait olduğu şirket türüne göre farklı usuller izlenerek gerçekleştirilir. Haczin kesinleşmesinden sonra alacaklı, yasal süreler içinde icra dairesinden satış talebinde bulunur. Bu talep üzerine icra dairesi, hissenin niteliğini ve devrine ilişkin şirketler hukuku sınırlamalarını dikkate alarak satış sürecini başlatır. Satışın amacı, haczedilen payın ekonomik değerinin nakde çevrilerek alacaklının alacağına tahsis edilmesidir.
İcra yoluyla yapılan pay satışlarında anonim ve limited şirketler arasında temel bir rejim farkı bulunmaktadır: Anonim şirketlerde cebri icra yoluyla gerçekleşen satışlarda, esas sözleşmedeki devir engelleri kural olarak alıcıyı etkilemeyecektir. Mülkiyet ve ortaklık hakları satış anında alıcıya geçer, ancak şirket TTK m. 493/4 uyarınca payları gerçek değeri üzerinden satın almayı teklif ederek alıcının pay defterine kaydını engelleyebilir. Limited şirketlerde ise durum daha serttir.
Payın icra yoluyla satışı mümkün olsa da, ortaklık sıfatının tam olarak kazanılması için genel kurulun onayı gerekir ve şirket, satıştan itibaren üç ay içinde payları aynı şartlarla alacak başka bir kişiyi gösterme hakkına sahiptir. Haklı bir gerekçenin varlığı halinde onay verilmediği takdirde alıcı ortaklık haklarını kullanamayıp sadece mali haklara sahip olur. Şahıs şirketlerinde ise payın kendisi paraya çevrilemediğinden, alacaklı ancak borçlu ortağa ait mali haklar üzerinden tahsilat yoluna gidebilir.
HACZEDİLEN ŞİRKET HİSSESİNİN DEĞERİ NASIL BELİRLENİR?
Haczedilen şirket hissesinin değeri, İcra ve İflâs Kanunu’nun kıymet takdirine ilişkin hükümleri ile şirketler hukukuna özgü ilkeler birlikte dikkate alınarak belirlenir. Haczin ardından satış aşamasına geçilebilmesi için, icra dairesi tarafından hissenin rayiç değeri tespit edilir. Bu değer, payın nominal bedelinden ziyade şirketin gerçek ekonomik durumunu ve payın piyasadaki karşılığını yansıtmayı amaçlar. Kıymet takdiri, çoğu durumda bilirkişi marifetiyle yapılır ve şirketin mali tabloları, aktif–pasif durumu, kârlılığı, borçluluk oranı, sektördeki konumu ve geleceğe yönelik gelir potansiyeli gibi unsurlar değerlendirmeye alınır.
Halka açık anonim şirketlerde payın değeri, borsa fiyatları esas alınarak kolaylıkla belirlenebilirken; halka kapalı anonim ve limited şirketlerde payın değeri, şirketin özvarlığı, geçmiş kârları, düzenli gelirleri ve pay devrine ilişkin hukuki kısıtlamalar göz önünde bulundurularak hesaplanır. Belirlenen kıymet, taraflara tebliğ edilir ve süresi içinde itiraz edilmemesi hâlinde kesinleşir. Böylece haczedilen şirket hissesi, bu değer esas alınarak icra yoluyla satışa çıkarılır. Satış elektronik ortamda gerçekleştirilir ve taraflar pey sürerek alım işlemlerini tamamlar.

ŞİRKET HİSSESİNİN HACZEDİLMESİ
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ İLE ŞİRKET YÖNETİMİNE ETKİ
Haciz, kural olarak ortağın pay üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlar ancak ortağın şirket içindeki şahsi haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Şirket ortaklarına tanınan oy hakkı, genel kurula katılma ve bilgi alma gibi haklar, satış gerçekleşinceye kadar borçlu ortak tarafından kullanılmaya devam edebilir. Buna karşılık, mali nitelikteki haklar haczin kapsamına girer ve alacaklı bu haklar üzerinde öncelik hakkı kazanır. Özellikle limited şirketlerde pay devrinin sıkı şekil şartlarına tabi olması, haczin ortaklık ilişkisini doğrudan sona erdirmesini engeller.
Şirket hissesi haczinin şirket yönetimine etkisi sınırlıdır. Haciz, şirket tüzel kişiliğine değil, ortağın payına yöneldiğinden şirketin günlük faaliyetleri ve yönetim organlarının yetkileri kural olarak değişmez. Borçlu ortak, satış gerçekleşene kadar yönetimle ilgili haklarını kullanmayı sürdürebilir. Ancak payın satılmasıyla birlikte yeni pay sahibi, şirket sözleşmesi ve kanun çerçevesinde yönetimden kaynaklanan hakları da devralır. Bu aşamadan sonra şirket yönetiminde fiili bir değişiklik ortaya çıkabilir.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ HALİNDE KÂR PAYI (TEMETTÜ) NE OLUR?
Şirket hissesi haczedildiğinde, kâr payı (temettü) hakkı haczin doğrudan etkilediği mali haklar arasında yer alır. Haciz, ortağın paydan doğan kâr payı alacağına da sirayet ettiğinden, genel kurul tarafından kâr dağıtımına karar verilmesi hâlinde borçlu ortağa isabet eden temettü, artık serbestçe tasarruf edebileceği bir gelir olmaktan çıkar. Bu durumda kâr payı, icra dosyasına konu edilir ve öncelikle haczi koyan alacaklının alacağının tahsiline yönlendirilir.
Uygulamada, kâr dağıtım kararı alındığında şirketin, haczi bilen sıfatıyla temettüyü doğrudan borçlu ortağa ödemesi mümkün değildir. Şirket, kâr payını icra dairesine bildirmek ve ödeme talimatına göre hareket etmekle yükümlüdür. Aksi halde, hacze rağmen borçluya yapılan ödeme nedeniyle şirket alacaklıya karşı sorumlu tutulur. Bu kapsamda haciz, kâr payının kime ödeneceğini değiştirir; ancak kâr payının doğumunu engellemez.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ HALİNDE ORTAKLIKTAN ÇIKMA
Şirket hissesi haczedildiğinde, haciz işlemi tek başına ortağın ortaklıktan çıkarılması sonucunu doğurmaz. Haciz, borçlu ortağın payı üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlandıran bir cebri icra tedbiri olup, pay sahipliği sıfatını ortadan kaldırmaz. Borçlu, hisse hacizli olsa dahi şirket tüzel kişiliği nezdinde ortak sıfatını korumaya devam eder. Oy hakkı, genel kurula katılma ve bilgi alma gibi yönetimden kaynaklanan hakları kural olarak devam eder. Haciz, yalnızca payın ekonomik değerine yönelmiş olup ortaklığın sona ermesine yol açan bir işlem değildir.
Ancak ortaklıktan çıkma veya çıkarılma, şirket türüne ve ilgili mevzuata göre farklı şekilde gündeme gelebilir. Anonim şirketlerde, payın haczedilmiş olması başlı başına ne ortağa çıkma hakkı verir ne de şirketin ortağı çıkarma yetkisini doğurur. Ortaklıktan ayrılma ancak payın cebri icra yoluyla satılması ve payın üçüncü kişiye geçmesi hâlinde, pay sahipliği sıfatının fiilen sona ermesiyle gerçekleşir.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ KALDIRILABİLİR Mİ?
Şirket hissesi üzerine konulan haciz kaldırılabilir, ancak bu durum kendiliğinden değil, kanunda öngörülen sebeplerin gerçekleşmesiyle mümkündür. En temel yol, haczin dayanağı olan borcun tamamen ödenmesi veya alacaklının tatmin edilmesidir. Borcun aslı, faizleri ve icra masrafları ödendiğinde icra dosyası kapanır ve haciz hukuki dayanağını yitirir. Bu durumda icra dairesi tarafından haczin fekki kararı verilerek haciz, şirket nezdinde ve varsa ticaret sicilindeki kayıtlardan kaldırılır.
Bunun dışında haciz, hukuka aykırı veya usulsüz olarak konulmuşsa borçlu tarafından dava açmak suretiyle hacizler kaldırılabilir. Haczin kanuni şartları oluşmadan uygulanması, usulüne uygun tebliğ yapılmaması, yetkisiz icra dairesince işlem tesis edilmesi veya haczedilmezlik hükümlerinin ihlal edilmesi hâllerinde, borçlu haczin kaldırılmasını talep edebilir. Ayrıca haczedilen şirket hissesinin satış süresinde paraya çevrilmemesi ve kanuni sürelerin geçirilmesi hâlinde de haciz düşer.
ŞİRKET HİSSESİ HACZİ NE ZAMAN DÜŞER?
Şirket hissesi üzerine konulan haciz, haczin hukuki dayanağının ortadan kalkması veya kanunda öngörülen süre ve şartların gerçekleşmesi hâlinde düşer. Öncelikle, hacze konu borcun aslı, fer’ileri ve icra masraflarıyla birlikte tamamen ödenmesi durumunda icra takibi sona erer ve haciz kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Bu aşamada icra dairesi tarafından haczin fekki işlemi yapılır. Aynı şekilde alacaklının hacizden açıkça feragat etmesi veya taraflar arasında borcu sona erdiren bir sulh ya da ibra anlaşması yapılması hâlinde de haczin devamı mümkün değildir.
Bunun dışında haciz, paraya çevirme süresinin geçirilmesi sebebiyle düşebilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ve 110. maddeleri uyarınca, haczedilen malın kanuni süre içinde satışının istenmemesi hâlinde haciz kalkar. Ayrıca haczin usulsüz veya hukuka aykırı olarak uygulanması, haczedilmezlik hükümlerine aykırılık bulunması ya da yetkisiz icra dairesince işlem yapılması durumlarında, borçlunun gerekli merciilere başvurması üzerine haczin kaldırılmasına karar verilebilir.
Bu kapsamda en önemli husus hukuki prosedürün profesyonel şekilde yönetilmesini sağlayarak hak kayıplarının önüne geçmektir. İcra ve İflas Hukuku ile Ticaret Hukukunun iç içe geçtiği şirket hissesinin haczedilmesi sürecinde alanında uzman hukukçulardan destek almak büyüm önem arz etmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Şirket hissesi haczedilirse şirket faaliyetleri durur mu?
Şirket hissesi haczedildiğinde şirket faaliyetleri etkilenmez; haciz yalnızca borçlu ortağın payı üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlar. Şirket, sözleşme ve kanun çerçevesinde normal şekilde yönetilmeye ve faaliyet göstermeye devam eder. Haciz, borçlunun şirket hissesinde işlem yapılarak alacaklının menfaatini karşılamayı amaçlar ancak bu aşamada şirketin faaliyetlerine borçlu aynı şekilde katılım sağlamaya devam eder.
Şirket hissesi haczedilince ortaklık sona erer mi?
Şirket hissesi haczedildiğinde ortaklık sona ermez. Haciz, yalnızca borçlu ortağın payı üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlayan ve alacaklının alacağını güvence altına almayı amaçlayan bir cebri icra işlemidir. Haciz tek başına ortaklık ilişkisini sona erdirmez. Ortağın payı haczedilmiş olsa bile, payın mülkiyeti borçluya aittir ve oy hakkı, bilgi edinme hakkı gibi ortaklık hakları haciz süresince genel olarak borçluya aittir.
Ortaklık, ancak haczedilen pay icra yoluyla satılıp mülkiyet alacaklıya veya üçüncü kişiye geçtiğinde sona erer. Bu durumda, borçlu ortak artık pay sahibi olmadığı için ortaklık sıfatı da kendiliğinden sona erer. Haciz, ortaklık ilişkisinin sona ermesi için doğrudan bir sebep teşkil etmez; sonucun ortaya çıkması, payın resmî devri veya satış ile gerçekleşir.
Haczedilen şirket hissesi borçlu tarafından satılabilir mi?
Haczedilen şirket hissesi borçlu tarafından satılamaz. Haciz, borçlunun payı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan bir icra işlemidir. Borçlu, haciz konulmuş payı üçüncü kişilere devredemez veya satamaz. Haciz, alacaklının alacağını güvence altına almayı amaçladığı için, payın tasarrufu yalnızca icra dairesi ve mahkeme gözetiminde, kanunda öngörülen usullerle yapılabilir.
Borçlu tarafından yapılacak bir pay satışı, eğer haciz işlemi üçüncü kişilerin bilebileceği şekilde gerçekleştirilmiş ve satın alan kişi iyi niyetli bir yaklaşım sergilememiş ise geçersiz sayılır ve alacaklı icra yoluyla bu tasarrufu engelleyebilir. Borçlu, haciz süresince payı elinde tutabilir ancak bu payı kendiliğinden paraya çeviremez.
Şirket hissesi haczinde diğer ortakların önalım hakkı var mı?
Şirket hissesi haczinde gerek limited gerek anonim şirketlerde, haczedilen payın icra yoluyla satışı sırasında diğer ortakların önalım hakkı bulunduğundan söz edilemez. Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede öngörülmüş olsa dahi, önalım hakkı yalnızca iradi pay devirlerinde geçerli olup cebri icra yoluyla yapılan satışlara uygulanmaz. Aksi yöndeki bir uygulama, alacaklının alacağına kavuşmasını sekteye uğratma tehlikesi taşır.
Şirket hissesi haczi e-Devlet’te görünür mü?
Şirket hissesi haczi, genel olarak e-Devlet sisteminde otomatik olarak görünmez. Haciz işlemi, icra dairesi tarafından yürütülen hukuki bir işlemdir ve yalnızca ilgili icra dosyası ve şirket nezdindeki pay defteri veya MKK kayıtlarında takip edilir. Vatandaşlar Uyap Vatandaş Portal aracılığı ile dosya sorgulama sekmesine giriş sağlayarak icra dosyalarına erişim sağlayabilir ve dosya kapsamında gerçekleştirilen haciz işlemini tespit edebilirler.
Şirket hissesi haczinde şirket borçlarından kim sorumludur?
Şirket hissesi haczinde şirket borçlarından istisnai haller dışında borçlu ortak sorumlu olmaz. Haciz, ortağın payına yönelmiş kişisel bir cebri icra işlemidir. Şirketin tüzel kişiliği ve borçları bu işlemden bağımsızdır. Limited veya anonim şirketlerde, ortakların sorumluluğu esasen sermaye payları ile sınırlıdır ve pay haczi, şirketin kendi borçlarını artırmaz veya ortaklara bu borçlar yüklenemez.
Ancak kanunlarda bazı istisnalar öngörülmüştür. Sermaye şirketlerinde kamu alacakları bakımından ortaklar, sermaye payları oranında ilgili borçlardan sorumlu tutulabilir ancak bu sorumluluk, pay haczinden değil, 6183 sayılı Kanun ve ilgili mevzuattan kaynaklanır.
Şirket hissesi haczinde alacaklı doğrudan şirkete başvurabilir mi?
Şirket hissesi haczinde alacaklı doğrudan şirkete başvuramaz. Haciz, borçlu ortağın payına yönelmiş bir icra işlemidir ve alacaklıya şirkete doğrudan talepte bulunma hakkı vermez. Alacaklının talebiyle gerçekleştirilen haciz işleminde icra dairesi haciz işlemlerini yürütür ve şirketi ilgilendiren gerekli tebligatları yapar. Bu tebligat, şirketin pay defterine veya kaydi kayıtlarına haczin işlenmesini sağlar, ancak alacaklıya şirket üzerinde doğrudan yönetim veya tasarruf yetkisi vermez.
Alacaklı yalnızca haczedilen paydan doğan ekonomik hakları talep edebilir ve icra yoluyla payın satışını isteyebilir.
Şirket hissesi haczedilince şirkete tebligat yapılır mı?
Şirket hissesi haczedilince şirkete tebligat yapılması zorunludur. Haciz, yalnızca borçlu ortağın payına yönelmiş olsa da şirketin pay defterine haczin işlenmesi ve icra işleminin şirkete bildirilmesi, haczin şirkete karşı da hüküm doğurabilmesi için gereklidir. Bu tebligat sayesinde şirket, borçlu ortağın payı üzerinde alacaklının tasarruf hakkını bildiği için, kâr payı ödemeleri veya devri gibi işlemleri haciz kapsamına göre yeniden değerlendirir ve gerekli prosedürü uygular. Tebligat yapılmadan önce, alacaklı yalnızca icra dosyasında hak sahibi olur; şirket nezdinde ve üçüncü kişiler bakımından haczin etkisi doğmaz.
Şirket hissesi haczinde ticaret siciline şerh zorunlu mudur?
Şirket hissesi haczinde ticaret siciline şerh zorunlu değildir. Haciz kapsamında şerh kurucu değil bildirici nitelik arz etmektedir. Haciz işlemi icra dairesince yapılır ve şirkete tebliğ edilerek pay defterine işlenmesi haczin hüküm ve sonuç doğurması için yeterlidir. Ticaret siciline şerh verilmemiş olması haczi geçersiz kılmaz ancak uygulamada üçüncü kişilerin iyi niyet iddialarını önlemek ve alacaklının hakkını güçlendirmek amacıyla ticaret siciline bildirim yapılarak şerh düşülmektedir.
Limited şirkette hisse haczi diğer ortakların onayına bağlı mıdır?
Limited şirketlerde hisse haczi diğer ortakların onayına bağlı değildir. Limited şirkette bir ortağa ait pay, ortağın kişisel malvarlığının bir parçasıdır. Alacaklılar, İcra ve İflâs Kanunu hükümleri uyarınca, borçlu ortağın limited şirket payını doğrudan haczettirebilir. Payın haczedilebilmesi için diğer ortakların rızası, şirket genel kurulunun onayı veya şirketin kabulü aranmaz. Çünkü haciz, bir devir işlemi değil, cebrî icra yoluyla borçlunun tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasıdır.
Anonim şirkette pay senedi varsa hisse haczi nasıl yapılır?
Anonim şirkette pay senedine bağlanmış payların haczi, pay senedinin kıymetli evrak niteliği dikkate alınarak yapılır. Pay senedi borçlunun zilyetliğinde ise haciz, İcra ve İflâs Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca senede fiilen el konulması suretiyle gerçekleştirilir. Senet icra dairesince muhafaza altına alınır ve haczin şirkete bildirilmesiyle işlem şirket bakımından da hüküm doğurur.
Pay senedinin üçüncü bir kişinin elinde bulunması hâlinde haciz, İİK m. 89 uyarınca bu kişiye haciz ihbarnamesi gönderilerek uygulanır. Pay senedinin nama veya hamiline yazılı olması hacze engel değildir; hacizden sonra pay, icra yoluyla satılarak alacağın tahsili sağlanır.
Şirket hissesi haczedilen ortak şirketten çıkarılabilir mi?
Şirket hissesi haczedilen ortağın, sırf hissesinin haczedilmiş olması nedeniyle şirketten çıkarılması mümkün değildir. Pay haczi, ortağın kişisel borcuna ilişkin bir icra işlemi olup, ortaklık ilişkisinden bağımsızdır. Türk Ticaret Kanunu’nda gerek limited gerek anonim şirketler bakımından, ortağın kişisel borçları veya payı üzerindeki haciz, tek başına bir çıkarma sebebi olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle haciz, ortağın ortaklık sıfatını kendiliğinden sona erdirmez.
Bununla birlikte, şirket sözleşmesinde açıkça düzenlenmiş ve kanunda öngörülen haklı sebeplerin varlığı hâlinde ortağın çıkarılması gündeme gelebilir. Ancak bu hâlde çıkarma, pay haczine değil; ortaklık ilişkisini çekilmez kılan somut ve ağır nedenlere dayanmalıdır.
Şirket hissesi haczedilince oy hakkı kime ait olur?
Şirket hissesi haczedildiğinde oy hakkı borçluda kalmaya devam eder. Haciz, payın mülkiyetini alacaklıya devreden bir işlem olmayıp, yalnızca borçlu ortağın payı üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlandıran bir cebri icra yöntemidir. Haciz süresince borçlu ortak, genel kurul toplantılarına katılabilir ve payına bağlı oy hakkını kullanabilir.
Ancak haczedilen payın icra yoluyla satılması ve mülkiyetinin el değiştirmesi hâlinde işlem tamamlanıp pay yeni sahibine geçerse oy hakkı da payın yeni malikine intikal eder.
Şirket hissesi haczedilince kâr payı alacaklıya mı ödenir?
Şirket hissesi haczedildiğinde, haciz şirket nezdinde hüküm ifade ettiği andan itibaren borçlu ortağa ait paydan doğan kâr payları da haczin kapsamına girer. Bu aşamadan sonra şirket, borçlu ortağa kâr payı ödeyemez. Hacizden sonra doğan ve muaccel hâle gelen kâr payları icra dosyasına ödenerek alacaklının alacağına mahsup edilir.
Hacizden önce doğmuş kâr payları bakımından ise ödeme durumuna göre değerlendirme yapılır. Hacizden önce ödenmiş kâr paylarına alacaklı müdahale edemez ancak hacizden önce doğmuş olmasına rağmen henüz ödenmemiş kâr payları da hacze konu edilebilir. Bu nedenle kâr payının alacaklıya yöneltilmesi, haczin şirkete usulüne uygun olarak bildirildiği tarihten itibaren hüküm doğurur.
Şirket hissesi haczinde şirket borçları borçlu ortağa yüklenir mi?
Şirket hissesi haczi, borçlu ortağın kişisel borcu nedeniyle onun pay hakkına yöneliktir. Şirket borçları borçlu ortağa ayrıca yüklenemez. Haciz işlemi, şirketin tüzel kişiliğini ve borçlarını etkilemez. Sermaye şirketlerinde geçerli olan sınırlı sorumluluk ilkesi, hisse haczi hâlinde de korunur ve borçlu ortağın, şirketin mevcut veya doğacak borçlarından sırf hissesinin haczedilmiş olması nedeniyle şahsen sorumlu tutulması söz konusu değildir.
Bununla birlikte ortakların şirket borçları bakımından sorumluluğu, hacizden bağımsız olarak ve ancak kanuni istisnalar çerçevesinde gündeme gelebilir. Nitekim Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 2023/1724 E., 2024/531 K. sayılı kararında da kamu alacağının asıl borçlusunun limited şirket olduğu, şirket borcunu ödeyen ortağın ise ödediği tutar bakımından öncelikle şirkete rücu edebileceği vurgulanmıştır.
Şirket hissesi haczinde satış zorunlu mudur?
Şirket hissesi haczinde satış zorunlu bir yol değildir. Haciz, borçlunun payı üzerinde alacaklının alacağını güvence altına alan geçici bir icra işlemidir ve haczin amacı her zaman payın satılması değildir. Borçlu, borcunu hacizden sonra dahi ödeyebilir veya icra dosyasında alacaklı ile anlaşma sağlayarak haczin kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde payın satışına geçilmesine gerek kalmaz. Kaldı ki uygulamada payın satışı alacaklının başka çaresi bulunmayan hallerde son aşama olarak görülmektedir.
Buna karşılık borç ödenmez ve haciz devam ederse, alacaklı haczedilen payın paraya çevrilmesini talep etme hakkına sahiptir. Alacaklı, kanunda öngörülen süreler içinde satış talebinde bulunmazsa haciz düşer. Satış, haczin zorunlu bir sonucu değil; borcun ödenmemesi ve alacaklının satış talebinde bulunması hâlinde yürütülmesi gereken bir süreçtir.
Haczedilen şirket hissesi açık artırma ile mi satılır?
Haczedilen şirket hissesi, kural olarak icra dairesinin gözetiminde kanunda belirlenen usuller çerçevesinde açık artırma yoluyla satılır. İcra ve İflâs Kanunu uyarınca haczedilen malvarlığı unsurlarının paraya çevrilmesi, şeffaflık ve rekabet ilkeleri gereği açık artırma yoluyla gerçekleştirilir. Bu yöntem, payın gerçek piyasa değerine en yakın bedelle satılmasını ve alacaklının alacağını en etkin şekilde tahsil etmesini amaçlar.
Şirket hissesi haczinde değer tespiti nasıl yapılır?
Şirket hissesi haczinde değer tespiti, payın icra yoluyla satılabilmesi için icra dairesince bilirkişi marifetiyle yapılır. Bilirkişi; şirketin mali tablolarını, aktif-pasif yapısını, kârlılık durumunu, sermaye ve borç yapısını inceleyerek payın gerçek ekonomik değerini belirler. Nominal pay değeri tek başına satış değerine esas alınmaz şirketin fiilî mali durumu da dikkate alınır.
Değer tespitinde ayrıca şirketin faaliyet alanı, piyasa koşulları, haczedilen payın sağladığı haklar ile şirket türüne göre devir ve pay yapısına ilişkin sınırlamalar göz önünde bulundurulur. Düzenlenen bilirkişi raporu icra dosyasına sunulur. Taraflar gerekli görmeleri halinde rapora itiraz edebilirler ve gerekirse ek rapor talebinde bulunabilirler.
Şirket hissesi haczi şirketin iflasına sebep olur mu?
Şirket hissesi haczi, kural olarak şirketin iflasına yol açmaz. Zira haciz, şirketin malvarlığına veya borçlarına değil, yalnızca borçlu ortağa ait pay hakkına yöneliktir. Şirket hacze konu borcun tarafı değildir ve bu işlem şirket bakımından iflas şartlarını doğuran bir sonuç oluşturmaz.
Bununla birlikte, haczedilen payın şirket sermayesinde belirleyici olması ve icra yoluyla satış sonucunda ortaklık yapısının değişmesi, yönetim ve karar alma süreçlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak bu durum tek başına iflas sebebi değildir; iflas ancak şirketin kendi borçlarını ödeyemez hâle gelmesi gibi mali sebeplerin varlığı hâlinde gündeme gelir.
Şirket hissesi haczi bankalar tarafından görülebilir mi?
Şirket hissesi haczi, kural olarak bankalar tarafından doğrudan ve otomatik şekilde görülebilen bir kayıt sistemine sahip değildir. Bankalar, müşterilere ait şirket paylarını merkezi ve herkese açık bir sistem üzerinden izleme yetkisine sahip değildir. İcra dosyasında yer alan bir pay haczi, tek başına bankaların ekranlarına yansımaz. Özellikle limited şirket payları bakımından, haciz çoğunlukla yalnızca icra dosyasında ve şirket nezdindeki tutulan defter kayıtlarında yer alır.
Buna karşılık, kaydi sisteme tabi anonim şirket paylarında durum biraz farklıdır. Bu paylar Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde izlendiğinden, MKK üyesi olan bankalar ve aracı kurumlar, kendi yetki ve rolleri kapsamında haciz kaydını olarak görebilir. Ayrıca bankalar, kredi değerlendirmesi veya hukuki inceleme süreçlerinde ticaret sicili ve MKK kayıtları ile borçlunun beyanları üzerinden haciz bilgisine ulaşabilir.
Şirket hissesi haczinde zamanaşımı olur mu?
Şirket hissesi haczinde zamanaşımı haczin kendisine değil, alacağa ilişkindir. Haciz, alacak için başlatılmış icra takibinin bir parçası olup, alacak zamanaşımına uğramadığı sürece hukuken haciz varlığını sürdürür. Haczin zamanaşımına uğraması gibi bir durum söz konusu değildir. Alacağın zamanaşımına uğraması hâlinde ise haczin dayanağı ortadan kalkar ve haczin kaldırılması gerekir.
Bununla birlikte, haczedilen şirket hissesinin satışının süresinde talep edilmemesi hâlinde haciz hükmünü yitirir. İcra ve İflâs Kanunu uyarınca alacaklı, hacizden itibaren kanunda öngörülen süre içinde (İcra ve İflas Kanunu madde 106 hükmünde bu süre hacizden itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.) satış talebinde bulunmazsa haciz kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Şirket hissesi haczinde esasen haczin zamanaşımı değil; alacağın zamanaşımı ve haczedilen malların satışının süresinde talep edilmemesine bağlı olarak düşmesi söz konusudur.
Şirket hissesi haczi borç ödenirse kendiliğinden kalkar mı?
Şirket hissesi haczi, borcun tamamen ödenmesiyle dayanağını kaybeder. Borcun ödenmesi haczin kendiliğinden, otomatik olarak ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Borcun ifasıyla birlikte alacak sona erse de haczin fiilen ve hukuken kaldırılabilmesi için icra dosyasında haczin fekki yönünde işlem yapılması gerekir. Haczin ortadan kalkması için borcun ödendiğinin icra dairesine bildirilmesi ve gerekli belgelerin sunulması zorunludur.
İcra dairesi tarafından haczin fekki kararı verildikten sonra, bu kararın şirkete ve varsa ilgili kayıt mercilerine bildirilmesiyle haciz tüm hüküm ve sonuçlarını yitirir. Aksi hâlde, borç ödenmiş olsa bile kayıtlar üzerinde haciz görünmeye devam eder ve bu durum pay üzerinde tasarruf engeli yaratmayı sürdürür. Dolayısıyla şirket hissesi haczi, borcun ödenmesiyle kendiliğinden değil, ancak icra dairesinin fek işlemiyle kesin olarak ortadan kalkar. Haczin fekkine ilişkin işlemin gerçekleştirilebilmesi için icra dairesinden bu hususta talepte bulunulması gerekmektedir.
Şirket hissesi haczi üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir mi?
Şirket hissesi haczi, kural olarak şirkete ve ilgili kayıt mercilerine usulüne uygun şekilde bildirildiği andan itibaren üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder. Haczin yalnızca icra dosyasında bulunması yeterli olmayıp; limited şirketlerde şirkete tebligat yapılarak pay defterine işlenmesi, anonim şirketlerde ise pay defteri, zilyetlik veya kaydi paylarda Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtları üzerinden haczin görünür kılınması gerekmektedir. Bu bildirimle birlikte üçüncü kişiler, hacizli pay üzerinde borçlu ortağın tasarruf yetkisinin sınırlandığını biliyor kabul edilirler ve herhangi bir hukuki sorunda iyi niyet iddiasında bulunamazlar.
Şirket hissesi haczinde şirket defterleri incelenebilir mi?
Şirket hissesi haczinde alacaklı, şirkete ortak sıfatı kazanmadığından şirket defterlerini doğrudan ve sınırsız biçimde inceleme hakkına sahip değildir. Pay sahipliğinden doğan bilgi alma ve inceleme hakları haciz süresince borçlu ortağa ait olmaya devam eder. Alacaklı kendisine özel olarak izin verilmediği sürece yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, pay defteri veya yönetim kurulu karar defterlerini tek başına talep edemez.
Ancak haczedilen payın değerinin belirlenmesi amacıyla şirket defterlerinin incelenmesi gerekirse, bu inceleme alacaklı tarafından değil, icra dairesince görevlendirilen bilirkişi aracılığıyla ve yalnızca değer tespitine yetecek ölçüde yapılır. İnceleme sınırlı, amaçla bağlı ve yargısal denetim altında olup, ticari sırların korunması esastır.
Şirket hissesi haczinde alacaklı şirkete ortak olur mu?
Şirket hissesi haczinde alacaklı, yalnızca borçlu ortağa ait pay üzerinde cebrî icra yetkisini kullanan kişi konumundadır. Şirket payının haczedilmiş olması alacaklıya ortaklık sıfatı kazandırmaz. Haciz, ileride paraya çevrilecek payın korunmasını amaçlar. Bu süreçte alacaklıya oy hakkı, yönetime katılma veya pay sahipliğinden doğan başka haklar tanınmaz.
Alacaklının şirkete ortak olabilmesi, ancak haczedilen payın icra yoluyla satılması ve payın alacaklı tarafından ihale sonucu satın alınması ya da üçüncü bir kişiden devralınması hâlinde mümkündür.


