Banka haczi̇ kaldırma işlemi, borçlu aleyhine yürütülen icra takipleri sonucunda, borçlunun banka hesaplarındaki mevduatına konulan blokenin hukuki yollarla sonlandırılması sürecidir. Uygulamada en sık karşılaşılan cebri icra yöntemlerinden biri olan banka haczinde, alacaklı tarafın talebiyle icra dairesi tarafından bankalara haciz ihbarnameleri gönderilir. Bu süreçte borçlunun finansal özgürlüğünün kısıtlanması, ticari ve kişisel yaşamını felce uğratabilir. Dolayısıyla, banka haczini kaldırmak için izlenecek yol haritası hem borcun niteliğine hem de haciz işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığına göre titizlikle belirlenmelidir
Uygulamada en sık yapılan hata, borcun ödenmesiyle haczin kendiliğinden kalkacağının düşünülmesidir. Oysa borç tamamen ödense dahi, icra müdürlüğü tarafından haczin fekki yönünde işlem tesis edilmedikçe banka nezdindeki bloke devam edebilir. Aynı şekilde alacaklı ile yapılan sözlü anlaşmalar, yazılı muvafakat veya dosyaya sunulmuş resmi bir belgeye dönüşmediği sürece sonuç doğurmaz. Banka haczi kaldırma süreci, bu yönüyle şekle ve usule sıkı sıkıya bağlıdır.
Makalemizin devamında, banka haczinin hukuki mahiyetinden başlayarak; hangi hesapların bu kapsama girdiğini, maaş ve sosyal yardım hesaplarına konulan haksız hacizlerin nasıl iptal edileceğini ve blokenin en hızlı şekilde nasıl çözüleceğini tüm ayrıntılarıyla ele alacağız. İcra ve İflas Kanunu hükümleri ve güncel Yargıtay içtihatları ışığında hazırladığımız bu rehber, banka haczine maruz kalan borçlular için kapsamlı bir yol gösterici niteliğindedir.
İÇİNDEKİLER
- BANKA HACZİ NEDİR?
- BANKA HESABINA HACİZ NEDEN KONULUR?
- BANKA HACZİ HANGİ HESAPLARI KAPSAR?
- BANKA HACZİ NASIL KALDIRILIR?
- BORCUN ÖDENMESİ HALİNDE BANKA HACZİNİN DURUMU
- ÖDEME TAAHHÜDÜ İLE BANKA HACZİ KALDIRMA
- ALACAKLI MUVAFAKATİ İLE HACZİN KALDIRILMASI
- HUKUKA AYKIRI BANKA HACZİ VE ŞİKÂYET YOLU VE İŞLEYİŞİ
- MAAŞ HESABINA KONULAN BANKA HACZİ
- SOSYAL YARDIM VE NAFAKA HESAPLARINA HACİZ
- BANKA HACZİ NE ZAMAN KALKAR?
- BLOKE EDİLEN PARANIN SERBEST BIRAKILMASI
- BANKA HACZİ KENDİLİĞİNDEN KALKAR MI?
- BANKA HACZİ ZAMANAŞIMI NEDİR?
- İCRA DOSYASI KAPANINCA BANKA HACZİNİN DURUMU NE OLUR?
- E-DEVLET ÜZERİNDEN BANKA HACZİ GÖRÜNTÜLEME
- BANKA HACZİ KALDIRMA DİLEKÇESİ
- SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
- Banka haczi nedir?
- Banka hesabına haciz neden konulur?
- Banka haczi hangi hesaplara uygulanır?
- Maaş hesabına banka haczi konulabilir mi?
- Sosyal yardım ve nafaka hesaplarına haciz konulur mu?
- Banka haczi nasıl kaldırılır?
- Borç ödendiğinde banka haczi otomatik olarak kalkar mı?
- Banka haczi ne kadar sürede kaldırılır?
- Bloke edilen para ne zaman serbest bırakılır?
- Hukuka aykırı banka haczi nasıl kaldırılır?
- Banka haczi için icra mahkemesine başvurulabilir mi?
- Banka haczi zamanaşımına uğrar mı?
- İcra dosyası kapandığında banka haczi kalkar mı?
- Banka haczi e-Devlet üzerinden kaldırılabilir mi?
- Banka haczi kaldırma dilekçesi nasıl verilir?
- Birden fazla icra dosyası varsa banka haczi nasıl uygulanır?
- Banka haczi kaldırılırken avukat tutmak zorunlu mudur?
- Banka haczi kaldırmada avukat desteğinin önemi
- Bankadaki paranın tamamına el konulabilir mi?
BANKA HACZİ NEDİR?
Banka haczi, genel anlamıyla borçlunun üçüncü kişilerdeki (bankalar) hak ve alacaklarının haczedilmesini ifade eden, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi ve devamı hükümlerine dayanan bir takip işlemidir. Hukuki niteliği itibarıyla bu işlem, borçlunun banka nezdinde sahip olduğu mevduat, katılım hesabı, vadeli veya vadesiz her türlü alacak üzerinde alacaklı lehine bir tasarruf kısıtlaması oluşturur. İcra müdürlüğü, alacaklının talebi doğrultusunda bankaya bir “Haciz İhbarnamesi” gönderir. Bu ihbarname bankaya ulaştığı andan itibaren, borçlu artık hesabındaki para üzerinde herhangi bir çekim veya transfer işlemi gerçekleştiremez; banka ise bu tutarı icra dairesi adına muhafaza etmekle yükümlü hale gelir.
Önemle belirtmek gerekir ki; uygulamada banka haczi çoğu zaman “hesabın tamamen kapatılması” şeklinde algılansa da hukuken yapılan işlem hesabın kapatılması değil, paranın tasarrufa kapatılmasıdır. Hesap teknik olarak açık kalmaya devam eder; ancak borçlu bu hesaptaki parayı kullanamaz. Bu ayrım özellikle maaş, sosyal yardım ve nafaka gibi özel nitelikli ödemelerin yattığı hesaplar bakımından önemlidir. Zira kanun koyucu, bu tür gelirlerin tamamının haczini yasaklamış veya ciddi sınırlamalara bağlamıştır. Bu sınırlara aykırı olarak uygulanan banka hacizleri, hukuka aykırı sayılır ve şikâyet yoluyla kaldırılabilir.
Uygulamada banka haczi iki ana yöntemle gerçekleşir. Birincisi, fiziksel veya UYAP üzerinden gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi; ikincisi ise özellikle kamu alacakları (vergi, trafik cezası vb.) için kullanılan elektronik haciz (e-haciz) yöntemidir. Banka haczi sadece hesapta o an bulunan parayı değil, bankaya gönderilen haciz yazısının içeriğine göre borç miktarını karşılayana kadar hesaba gelecek olan tutarları da etkileyebilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, haczin sadece borçluya ait “mevcut” hak ve alacaklar üzerine konulabileceğidir. Henüz doğmamış, ileride doğması muhtemel alacaklar üzerine (gelecekteki tüm para girişleri gibi) genel bir bloke konulması, Yargıtay kararları ışığında tartışmalı bir konu olup, sıklıkla şikâyet konusu yapılmaktadır.
Banka haczinin temel amacı, alacaklının alacağına en hızlı ve likit yoldan kavuşmasını sağlamaktır. Menkul veya gayrimenkul malların satışı ile uğraşmak istemeyen alacaklılar, ilk etapta borçlunun banka hesaplarını hedef alırlar. Bu durum borçlu açısından, ticari itibarın sarsılması, ödemelerin aksaması ve gündelik ihtiyaçların karşılanamaması gibi ağır sonuçlar doğurur. Dolayısıyla banka haczinin hukuki sınırlarını bilmek, borçlunun mülkiyet hakkını koruması açısından hayati önem taşır. Hangi miktarın bloke edileceği, hangi hesapların kapsam dışı bırakılacağı ve haczin süresi gibi teknik detaylar, banka haczinin çerçevesini belirleyen yasal sınırları oluşturur.
BANKA HESABINA HACİZ NEDEN KONULUR?
Banka hesabına haciz konulmasının temel sebebi, borçlunun para borcunu süresinde ve rızasıyla yerine getirmemesi nedeniyle alacaklının cebrî icra yoluna başvurmasıdır. Alacaklı, elinde hukuken geçerli bir alacak bulunduğunu ve bu alacağın borçlu tarafından ödenmediğini icra takibi yoluyla ortaya koyduğunda, icra hukukunun tanıdığı yetkiler çerçevesinde borçlunun malvarlığına yönelme hakkı kazanır. Banka hesapları, paraya en hızlı ulaşılabilen değerler olması sebebiyle bu noktada ilk başvurulan haciz araçlarından biridir.
Ancak bir banka hesabına haciz konulabilmesi için sadece bir borcun varlığı yeterli değildir; bu borcun belirli bir hukuki süreci tamamlamış ve “takibin kesinleşmesi” aşamasına gelmiş olması zorunludur. Alacaklı, mahkeme ilamına dayanarak veya ilamsız icra yoluyla bir takip başlattığında, borçluya bir ödeme emri tebliğ edilir. Borçlu, yasal süresi içinde bu borca itiraz etmezse veya yaptığı itiraz mahkemece iptal edilirse, takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesiyle birlikte alacaklı, borçlunun malvarlığına yönelik haciz isteme hakkı kazanır.
Haciz işleminin banka hesaplarına yöneltilmesinin en yaygın sebepleri arasında özel hukuk borçları (şahıslar arası borçlar, senetler, çekler, kira alacakları) ve kamu borçları yer almaktadır. Bankalar, günümüzde para akışının merkezi olduğu için alacaklılar açısından “tahsili en kolay” hedef olarak görülür. Bir banka hesabına haciz konulmasına sebebiyet veren başlıca durumları şu şekilde kategorize edebiliriz:
- Kredi ve Kredi Kartı Borçları: Bankaların kendi alacakları için başlattığı takipler sonucunda, borçlunun diğer bankalardaki hesaplarına haciz konulması en sık rastlanan senaryodur.
- Ticari İlişkilerden Doğan Borçlar: Karşılıksız çekler, protestolu senetler veya fatura alacakları nedeniyle başlatılan icra takipleri.
- Kamu Alacakları (6183 Sayılı Kanun): Vergi borçları, SGK prim borçları, idari para cezaları ve KYK borçları gibi devlet alacakları için vergi daireleri tarafından doğrudan e-haciz uygulanması.
- Nafaka Alacakları: Aile hukukundan doğan nafaka borçlarının ödenmemesi durumunda, alacaklı tarafın talebiyle birikmiş ve cari nafaka borçları için banka hesaplarına kısıtlama getirilmesi.
Burada kritik olan husus, icra müdürlüğünün kendiliğinden (re’sen) banka hesabı araştırması yapmamasıdır. Haciz işlemi, mutlaka alacaklının talebi üzerine gerçekleşir. Alacaklı, borçlunun hangi bankalarda hesabı olduğunu bilmek zorunda değildir; genel bir taleple Türkiye’deki tüm bankalara veya belirli bankalara haciz ihbarnamesi gönderilmesini isteyebilir.
Bu noktada bir diğer önemli sebep ise ihtiyati haciz kararlarıdır. Henüz kesinleşmiş bir takip olmasa bile, alacaklı borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı mahkemeden ihtiyati haciz kararı alabilir. Bu durumda borçluya önceden haber verilmeden banka hesapları bloke edilir. İhtiyati haciz, borçlunun savunma hakkından önce alacaklının alacağını garanti altına almayı amaçlar ve banka hacizleri içinde en hızlı uygulanan türdür.
BANKA HACZİ HANGİ HESAPLARI KAPSAR?
Banka haczi, kural olarak borçlunun bankalar nezdindeki para, mevduat ve alacaklarını kapsar. Bu kapsam, yalnızca haciz anında hesapta bulunan mevcut bakiyeyle sınırlı olmayıp, haciz müzekkeresinin içeriğine göre hesaba sonradan yatırılan paraları da içine alabilir. İcra müdürlüğü tarafından bankaya gönderilen haciz talimatında, borçlunun bankadaki tüm hesapları hedef alınabileceği gibi, belirli bir hesap veya alacak türü de hacze konu edilebilir. Bu noktada haczin kapsamı, icra dosyasındaki talep ve talimatın içeriğiyle belirlenir.
Uygulamada banka haczi en sık vadesiz mevduat hesapları üzerinde uygulanır. Bununla birlikte vadeli mevduat hesapları, katılım bankalarındaki kâr payı hesapları ve döviz hesapları da banka haczinin kapsamına girer. Banka haczi yalnızca bireysel hesaplarla sınırlı değildir. Borçlunun ticari faaliyeti kapsamında kullandığı şirket hesapları da borcun şirket borcu olması hâlinde hacze konu edilebilir. Ancak burada borcun kime ait olduğu büyük önem taşır. Şahsi borç nedeniyle, tüzel kişiliğe sahip bir şirketin banka hesabına haciz konulması kural olarak mümkün değildir.
Banka haczinin kapsamı bakımından en çok uyuşmazlık doğuran alan, özel nitelikli hesaplardır. Maaş, emekli aylığı, sosyal yardım ve nafaka ödemelerinin yattığı hesaplar bu gruba girer. Bu tür hesaplar tamamen haciz dışı değildir; ancak kanun koyucu, borçlunun asgari geçimini korumak amacıyla ciddi sınırlamalar getirmiştir. Örneğin maaş hesabında yalnızca belirli bir oran haczedilebilirken, sosyal yardım ve nafaka ödemeleri kural olarak hacze konu edilemez. Bu nedenle banka haczinin hangi hesapları kapsadığı değerlendirilirken, hesabın gelir kaynağı ve kullanım amacı mutlaka dikkate alınmalıdır.
Haciz kapsamına giren başlıca hesap türlerini ve varlıkları şu şekilde detaylandırabiliriz:
- Vadesiz Mevduat Hesapları: Borçlunun günlük finansal işlemlerini yürüttüğü, ATM’den para çekebildiği veya transfer yapabildiği vadesiz TL, Dolar, Euro gibi tüm döviz hesapları haczin ilk sırasındaki hedefidir. Bu hesaplardaki bakiyenin, borç tutarını karşılayan kısmı anında bloke edilir.
- Vadeli Mevduat Hesapları: Belirli bir getiri karşılığında bankaya yatırılan vadeli hesaplar da haciz kapsamındadır. Banka, haciz ihbarnamesini aldığında bu hesaba bloke koyar.
- Yatırım ve Hisse Senedi Hesapları: Borçlunun borsa işlemleri yaptığı, hisse senedi, yatırım fonu, hazine bonosu veya devlet tahvili gibi menkul kıymetleri barındıran hesapları da banka haczi kapsamındadır.
- Altın ve Kıymetli Maden Hesapları: Bankaların sunduğu altın, gümüş veya platin depo hesapları da hacze tabidir.
- Ortak Hesaplar: Borçlunun üçüncü bir kişiyle (eş, ortak, kardeş vb.) paylaştığı ortak hesaplar en tartışmalı alanlardan biridir. Hukuken, ortak hesaplardaki paranın aksi ispatlanmadıkça yarı yarıya ait olduğu kabul edilir. İcra dairesi borçlunun payına düşen kısma haciz koyabilir; ancak bu durum diğer hesap sahibinin istihkak iddiasında bulunma hakkını doğurur.
Önemle belirtmek gerekir ki, banka haczinin kapsamı sadece ihbarnamenin bankaya ulaştığı andaki bakiyeyi kapsar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, “gelecekte doğacak alacaklar” için yapılan genel hacizler usulsüzdür.
BANKA HACZİ NASIL KALDIRILIR?
Banka haczinin kaldırılması, tek başına borçlunun talebiyle veya zamanın geçmesiyle gerçekleşen bir işlem değildir. Haczin kaldırılabilmesi için mutlaka hukuken geçerli bir nedenin bulunması ve bu nedenin icra dosyasına usulüne uygun şekilde yansıtılması gerekir. Haczinin kaldırılabilmesi için temel kural, haczi koyan icra müdürlüğünden bir “haciz fek (kaldırma) yazısı” alınmasıdır. Bu yazının alınabilmesi için ise hacze neden olan sebeplerin ortadan kalkmış olması veya haczin usulsüzlüğünün tespit edilmesi gerekir.
- Borcun Ferileriyle Birlikte Kapatılması: Banka haczinin kaldırılmasında en sık karşılaşılan durum, borcun fer’ileriyle birlikte tamamen ödenmesidir. Dosya borcu; asıl alacak, işlemiş faiz, vekalet ücreti, icra harç ve masrafları ile tamamen ödendiğinde icra müdürü dosyayı infaz eder ve ilgili bankalara hacizlerin kaldırılması için UYAP üzerinden elektronik müzekkere gönderir. Ancak bu noktada önemli bir ayrım yapılmalıdır. Borcun ödenmiş olması, haczin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ödeme mutlaka icra dosyasına işlenmeli, dosya kapatılmalı ve icra müdürlüğü tarafından haczin fekki yönünde işlem tesis edilmelidir. Aksi hâlde banka nezdindeki bloke devam eder.
- Alacaklı ile Uzlaşma ve Feragat: Borçlu, alacaklı veya avukatı ile bir araya gelerek borcun bir kısmının ödenmesi veya yeni bir ödeme planı oluşturulması konusunda anlaşabilir. Borcun henüz tamamen ödenmediği hâllerde banka haczi, alacaklının yazılı muvafakati ile de kaldırılabilir. Alacaklı, borçlunun ödeme iradesini yeterli görerek haczin kaldırılmasına rıza gösterebilir. Ancak bu muvafakatin mutlaka yazılı olması ve icra müdürlüğüne sunulması gerekir. Dosya dışı anlaşmalar, sözlü beyanlar veya bankaya yapılan bireysel başvurular banka haczinin kaldırılması bakımından hukuki sonuç doğurmaz.
- İstihkak İddiası ve Şikâyet Yolu: Banka haczinin kaldırılmasının bir diğer yolu, haczin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesidir. Eğer bankadaki para borçluya ait değilse veya hesap yasalar gereği haczedilemez (maaşın tamamı, sosyal yardım vb.) bir nitelik taşıyorsa, İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurulur. Kanunen haczi mümkün olmayan hesaplara konulan veya yasal sınırları aşan işbu banka hacizleri, icra mahkemesine yapılacak şikâyet üzerine kaldırılabilir.
- Teminat Gösterilmesi: Borçlu, bankadaki paranın serbest bırakılması karşılığında borcu karşılayacak değerde başka bir teminat (başka bir taşınmaz şerhi veya kesin banka teminat mektubu) sunabilir. İcra müdürü bu teminatı yeterli bulursa banka haczini kaldırabilir.
Sürecin teknik işleyişinde, icra müdürlüğünün yazdığı “Haciz Fek Müzekkeresi” kritik bir öneme sahiptir. Günümüzde bu yazılar genellikle UYAP üzerinden bankaların genel müdürlüklerine saniyeler içinde iletilmektedir. Özellikle banka haczini kaldırma dilekçesi verilirken, talebin yasal dayanaklarının net bir şekilde belirtilmesi ve dosya hesabının hatasız yapılması, talebin reddedilme riskini ortadan kaldıracaktır.
BORCUN ÖDENMESİ HALİNDE BANKA HACZİNİN DURUMU
Borcun ödenmesi, banka haczini sona erdirmenin en doğal ve hukuki olarak en kesin yoludur. Ancak “borcu ödedim, haciz bitti” düşüncesi uygulamada bazı teknik detaylara takılabilir. İcra hukuku prensiplerine göre, bankadaki blokajın kalkması için borcun sadece ana parasının değil, “dosya kapak hesabı” olarak adlandırılan tüm ferilerinin (işlemiş faiz, icra harçları, vekalet ücreti ve masraflar) sıfırlanması zorunludur. Borçlu, alacaklıya haricen tahsil yapmışsa ve bu durum icra dosyasına bildirilmemişse, icra müdürlüğü haczi kendiliğinden kaldırmayacaktır. Bu nedenle, ödeme yapıldığı an itibarıyla bu bilginin icra dosyasına resmi olarak girmesi ve infaz işlemlerinin başlatılması gerekir.
Borcun ödenmesi durumunda banka haczinin durumunu ve işleyişini şu aşamalarla açıklayabiliriz:
- Dosya Hesabı ve Ödeme: Borçlu, icra dairesinden güncel kapak hesabını talep etmeli ve belirlenen tutarı icra dairesinin banka hesabına yatırmalıdır. Borcun tamamı ödendiğinde, dosya “İnfaz” statüsüne geçer.
- Tahsil Harcı ve Masraflar: Borç miktarının tamamı yatırılsa dahi, devletin alacağı olan tahsil harcı yatırılmadan hacizlerin kaldırılması mümkün değildir. Ödeme doğrudan alacaklıya yapılmışsa, alacaklının dosyaya “haricen tahsil bildirimi” yapması ve harcın yatırılması şarttır. Belirtmek gerekir ki tahsil harcını borçlu ödemek zorundadır. Diğer yandan uygulamada sıkça karşılaşılan haricen tahsil harcını da borçlu ödemek zorundadır.
Bu hususta Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2015 T., 2015/14210 E. ve 2015/27809 K. sayılı ilamı:
“İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir. Bu durumda icra dosyasına bildirilen haricen ödemelerle ilgili olarak borçluya muhtıra çıkartılarak tahsil harcına talep edilmesi gerekirken hem borçlu hem alacaklıya tahsil harcı için icra müdürlüğünce müzekkere yazılması isabetsizdir.” şeklindedir.
- Hacizlerin Kaldırılması (Fek) Talebi: Dosya kapandığında icra müdürü, borçlunun tüm malvarlığı üzerindeki hacizleri kaldırmakla yükümlüdür. Ancak yoğunluk nedeniyle bu işlem gecikebilir. Borçlunun veya avukatının, “Borç ödenmiş olduğundan banka hesaplarındaki hacizlerin fekkine” dair bir talebi icra dairesine göndermesi süreci hızlandırır.
- Bankaya Bildirim: İcra dairesi, UYAP sistemi üzerinden ilgili bankaların genel müdürlüklerine elektronik bir yazı (müzekkere) gönderir. Bu yazıda dosyanın kapandığı ve borçlunun hesaplarındaki blokajların kaldırılması gerektiği açıkça belirtilir.
Ödemenin yapılmasından sonra banka haczinin durumu “hukuken hükümsüz” hale gelse de bankanın sistemi üzerinde bu işlem görünene kadar borçlu parasını kullanamaz. Özellikle birden fazla bankada haciz varsa, her bir bankaya ayrı ayrı bildirim gitmesi gerekmektedir.

BANKA HACZİ KALDIRMA VE SÜRECİ
ÖDEME TAAHHÜDÜ İLE BANKA HACZİ KALDIRMA
Ödeme taahhüdü, borçlunun icra dosyasındaki borcunu belirli bir plan dahilinde taksitler halinde ödemeyi kabul ettiği, hukuki sonuçları oldukça ağır ve usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı bir işlemdir. Banka hesaplarına haciz konulan bir borçlu, nakit akışını sağlamak ve blokajı kaldırmak amacıyla icra dairesine giderek borcunu yapılandırabilir. İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 111 uyarınca, borçluya borcunu taksitle ödeme imkânı tanınmıştır. Ancak bu yöntemle banka haczini kaldırmak için ya yasal şartların (İİK 111) oluşması ya da alacaklının açık rızasının (muvafakat) alınması gerekir.
Bir ödeme taahhüdü yoluyla banka haczinin kaldırılması süreci şu iki şekilde işler:
- Kanuni Taksitlendirme (İİK 111): Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra ancak malların satışından önce başvurarak; borcun en az 1/4’ünü peşin ödemeyi, kalanını ise en fazla 3 taksitte (aylık) ödemeyi taahhüt ederse, alacaklının rızasına bakılmaksızın taksitlendirme yapılır. Ancak bu durumda banka haczi kendiliğinden kalkmaz, sadece “satış süreci” durur. Bankadaki blokenin tamamen kalkması için genellikle alacaklı ile ayrıca bir mutabakat sağlanması veya borcun bu takvimle bitirilmesi beklenir.
- Alacaklı ile Anlaşmalı Taahhüt: Borçlu ve alacaklı taraf, icra dairesi huzurunda bir araya gelerek yasal sınırların dışına da çıkabilen (örneğin 12 taksit gibi) bir ödeme planı oluşturabilirler. Eğer yapılan bu protokolde “ödeme taahhüdü verildiği anda banka hacizlerinin kaldırılacağı” maddesi yer alıyorsa, icra müdürü taahhüdün alınması ve ilk taksitin (veya kararlaştırılan peşinatın) ödenmesi ile bankalara fek yazısı yazar.
Ödeme taahhüdü verirken borçlunun çok dikkatli olması gereken hayati bir nokta vardır: Taahhüdü İhlal Suçu. Borçlu, icra dairesi huzurunda verdiği ve şartları yasaya uygun olan bu sözleşmeye uymazsa, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir. Bu nedenle, sadece banka haczini kaldırmak amacıyla, ödeme gücünü aşan taahhütlerde bulunmak borçluyu özgürlüğünden mahrum bırakma riskiyle karşı karşıya getirir.
ALACAKLI MUVAFAKATİ İLE HACZİN KALDIRILMASI
Banka haczinin kaldırılmasında uygulamada en sık karşılaşılan yollardan biri, alacaklının yazılı muvafakatidir. Alacaklı, borcun tamamı ödenmeden de banka haczinin kaldırılmasına rıza gösterebilir. Ancak bu rıza, borçlu ile alacaklı arasında yapılan sözlü bir anlaşma ile değil; icra dosyasına sunulmuş açık, yazılı ve tereddüde yer bırakmayan bir muvafakat beyanı ile hukuki sonuç doğurur.
Hukuki süreçte alacaklı muvafakatinin geçerli olabilmesi için, alacaklının veya yetkili vekilinin icra dairesine giderek tutanağa imza atması ya da UYAP üzerinden e-imzalı bir feragat dilekçesi göndermesi gerekir. Bu noktada kritik bir husus tahsil harcıdır. Alacaklı hacizden feragat etse bile, icra dairesi devletin tahsil hakkını korumak adına, haczi kaldırmadan önce borçlunun (veya anlaşmaya göre alacaklının) ilgili harçları yatırmasını isteyebilir.
Alacaklının muvafakati üzerine icra müdürlüğü tarafından haczin fekki yazısı düzenlenir ve ilgili bankaya gönderilir. Banka, ancak bu resmi yazının kendisine ulaşmasıyla birlikte blokeyi kaldırır. Dolayısıyla alacaklı muvafakati tek başına yeterli olmayıp, mutlaka icra müdürlüğü aracılığıyla işlem tesis edilmesi gerekir. Bankaların, doğrudan alacaklının beyanına dayanarak haczi kaldırma yetkisi bulunmamaktadır.
HUKUKA AYKIRI BANKA HACZİ VE ŞİKÂYET YOLU VE İŞLEYİŞİ
İcra müdürlükleri tarafından tesis edilen her banka haczi işlemi her zaman hukuka uygun olmayabilir. İcra memurlarının yaptıkları işlemlerin kanuna, usule veya olaya aykırı olması durumunda borçlunun başvurabileceği en temel yasal denetim mekanizması “İcra Şikâyet Yolu” dur. Banka hesaplarına konulan hacizlerin hukuka aykırı olması durumu; borçluya ait olmayan bir hesaba haciz konulması, kesinleşmemiş bir takibe dayalı haciz uygulanması veya kanunen haczi yasak olan hesapların bloke edilmesi şeklinde tezahür edebilir.
İİK m. 16 uyarınca, icra memurunun takdir yetkisini yanlış kullanması veya doğrudan kanunu ihlal etmesi durumunda borçluya yargısal bir koruma sağlar. Ayrıca İİK m. 17 uyarınca, şikâyet icra mahkemesince süratle incelenir ve karara bağlanır. Eğer ortada bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması varsa, şikâyet süresiz olarak yapılabilir.
Uygulamada en çok karşılaşılan hukuka aykırılık, İİK 89/1 ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi veya borçlunun bankadan olan alacağının miktarını aşan genel blokajlardır. Mahkeme, yaptığı inceleme sonucunda icra müdürünün işlemini kanuna aykırı bulursa, haciz işleminin iptaline karar verir. Bu karar icra dairesine sunulduğunda, müdürlük derhal bankaya yazı yazarak hukuka aykırı haczi kaldırmakla yükümlüdür.
Şikâyet mekanizması şu esaslara göre işler:
- Şikâyet Süresi: Kural olarak şikâyet süresi, usulsüz işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gündür. Örneğin, banka hesabına bloke konulduğunu bankadan gelen bir SMS veya mobil uygulama üzerinden öğrenen borçlu, bu tarihten itibaren 7 gün içinde davasını açmalıdır. Ancak işlemin kamu düzenine aykırı olduğu durumlarda şikâyet süresizdir.
- Yetkili ve Görevli Mahkeme: Şikâyet, haciz işlemini tesis eden icra dairesinin bağlı olduğu yerdeki İcra Hukuk Mahkemesi’ne yapılır.
- Yürütmenin Durdurulması: İİK m. 22 uyarınca, şikâyet yoluna başvurmak kendiliğinden icra işlemlerini durdurmaz. Borçlu, mahkemeden bankadaki paranın alacaklıya ödenmemesi veya blokajın tedbiren kaldırılması için “takibin durdurulması” yönünde bir ara karar talep etmelidir.
MAAŞ HESABINA KONULAN BANKA HACZİ
Maaş hesabına konulan banka haczi, uygulamada en çok karşılaşılan ve en fazla uyuşmazlığa konu olan haciz türlerinden biridir. Bunun temel sebebi, maaşın borçlunun geçimini sağlayan temel gelir olması ve kanun koyucunun bu geliri özel olarak koruma altına almış olmasıdır. İcra ve İflas Kanunu uyarınca maaş, ücret, emekli aylığı ve benzeri gelirler kural olarak tamamen haczedilemez; yalnızca kanunun izin verdiği oran ve koşullar dâhilinde hacze konu edilebilir.
Bu başlık altındaki en kritik hukuki unsurları şöyle özetleyebiliriz:
- Yasal Sınırı: İİK m. 83’ün ilk cümlesi; maaş ve ücretlerin haczedilmesini, borçlunun ve ailesinin asgari geçimi için zorunlu olan miktarın icra memuru tarafından belirlenip ayrılması (tenzil edilmesi) şartına bağlayarak borçlunun yaşam hakkını alacaklının hakkından öncelikli kılmıştır. İİK m. 83/2’de yer alan “Haczolunacak miktar bunların dörtte birinden (1/4) az olamaz” hükmü, icra memuru için bir alt sınırdır. Bu, alacaklının haklarını korumak adına kesintinin %25’ten aşağı düşemeyeceğini emreder.
- İşçi Alacakları: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesi, işçinin emeğini ve ücretini koruma altına alarak, aylık ücretlerin dörtte birinden (1/4) fazlasının haczedilemeyeceğini emredici bir hükümle düzenlemiştir. Bu kapsamda işçi maaşlarının yalnızca 1/4’ü haczedilebilecektir.
Önemli Not: Eğer işyeriniz maaşınızdan zaten 1/4 oranında kesinti yapıyorsa, geri kalan 3/4’lük kısmın yattığı banka hesabına bloke konulması mükerrer haciz teşkil eder. Bu durumda, bankadan alınacak maaş dökümü ile icra dairesine başvurularak blokajın derhal kaldırılması istenmelidir.
İcra müdürlüğü talebinizi reddederse, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikâyet yoluna başvurulması gerekir.
SOSYAL YARDIM VE NAFAKA HESAPLARINA HACİZ
Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesi gereği, bireyin en temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olan belirli ödemeler mutlak haczedilemezlik koruması altındadır. İcra daireleri genel bir haciz ihbarnamesiyle banka hesaplarını bloke ettiğinde bu hesapların niteliğine bakmadığı için hukuka aykırı şekilde sosyal yardımlara ve nafaka paralarına da el koymaktadır. Oysa bu tür ödemelerin haczedilmesi kanunen yasaktır.
Nafaka Alacakları: İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi, nafaka alacaklarını “kısmen haczi caiz olan şeyler” başlığı altında düzenlemiş olsa da borçlunun yaşamını idame ettirmesi için kendisine ödenen nafakalar mutlak bir koruma alanına sahiptir. İlgili kanun hükmüne göre, ilama (mahkeme kararına) müstenit olan nafakalar, borçlunun ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu görülen miktar ayrılmadan haczedilemez. Banka hesabına yatan paranın mahkeme kararıyla belirlenmiş bir tedbir, yoksulluk veya iştirak nafakası olduğu ispatlandığı anda, bu tutar üzerindeki blokajın kaldırılması yasal bir zorunluluktur.
Sosyal Yardımlar: Sosyal yardımların haczedilemezliği, hem İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinin 11. bendi hem de özel kanunlarla güvence altına alınmıştır. 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan 65 yaş aylığı ve engelli maaşları, niteliği gereği haczedilemez ve üzerine devir-temlik işlemi yapılamaz. Aynı şekilde, 5510 sayılı Kanun kapsamında sağlanan sosyal yardım ödemeleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ödenen nakdi yardımlar (SED yardımları gibi), borçlunun sosyal hayatta kalmasını hedeflediği için haciz baskısından muaftır. Bu tür hesaplara konulan hacizler “bir hakkın yerine getirilmemesi” kapsamında değerlendirildiği için, İİK m. 16/2 uyarınca herhangi bir süre şartına tabi olmaksızın, icra mahkemesi nezdinde süresiz şikâyet yoluyla her zaman iptal edilebilir.
BANKA HACZİ NE ZAMAN KALKAR?
Banka haczinin kalkma süresi, haczini kaldırılma gerekçesine ve başvurulan yöntemin hızına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Hukuken haczin kalktığı an, icra dairesinin bankaya “Haciz Fek Müzekkeresini” (kaldırma yazısını) gönderdiği ve bankanın bu yazıyı sistemine işlediği andır. Günümüzde bu işlemlerin büyük çoğunluğu UYAP üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir.
Borcun tamamen ödenmesi, mahkeme kararı ile haczin iptali veya yasal sürelerin dolması nedeniyle haczin düşmesi senaryolarının her birinde süreç; icra müdürünün UYAP sistemi üzerinden bankaya dijital bir talimat göndermesiyle başlar. Borç kapandığında veya mahkeme iptal kararı verdiğinde, icra dairesi genellikle aynı iş günü içinde kaldırma yazısını oluşturur; bankanın genel müdürlük sistemleri bu emri aldığında blokaj genellikle birkaç saat içinde, teknik bir aksaklık yoksa en geç 24 saatte kalkar.
BLOKE EDİLEN PARANIN SERBEST BIRAKILMASI
Banka hesabına konulan blokajın kaldırılması ve paranın üzerindeki tasarruf yetkisinin iadesi, hukuki dayanağın ortadan kalkmasıyla gerçekleşir. Uygulamada paranın serbest kalması şu temel nedenlere dayanmaktadır:
Borcun İtfası (Ödeme): İcra dosya alacağının tamamı ferileriyle birlikte ödendiğinde, haciz koymak için yasal bir gerekçe kalmaz. İcra müdürlüğü, borcun kapandığını tespit ettiği an bankaya yazacağı müzekkere ile paranın tamamını serbest bırakır.
Hukuka Aykırılığın Tespiti (Usulsüzlük): Maaşın 1/4’ünden fazlasına, nafaka alacaklarına veya sosyal yardımlara konulan blokajlar kanuna aykırıdır. Bu durumda yapılan şikâyet üzerine, paranın haczi yasak olan kısmı (veya tamamı) borçluya iade edilir.
Alacaklının Vazgeçmesi ve Haczin Düşmesi: Alacaklı tarafın haciz talebinden feragat etmesi veya kanuni süreler içerisinde paranın icra dosyasına aktarılmasını istememesi durumunda haciz teknik olarak düşer. Bu hallerde icra dairesi, talebiniz üzerine bankadaki blokajı kaldırmakla yükümlüdür.
İcra dairesi tarafından UYAP üzerinden gönderilen “Haciz Fek Müzekkeresi” banka sistemine ulaştığı anda, söz konusu tutarlar üzerindeki bloke kaldırılarak para tekrar borçlunun kullanımına açılır.
BANKA HACZİ KENDİLİĞİNDEN KALKAR MI?
Hukuki terminolojide haczin “kendiliğinden kalkması”, alacaklının yasal süreler içinde gerekli işlemleri yapmaması nedeniyle haczin teknik olarak düşmesi anlamına gelir. Banka hesaplarındaki haciz süreciyle ilgili en çok merak edilen süre sınırı ise şöyledir:
İcra ve İflas Kanunu uyarınca alacaklı, banka hesabına haciz konulduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde o paranın icra dosyasına gönderilmesini (paraya çevrilmesini) talep etmek zorundadır. Bankadaki para nakit hükmünde olduğu için, 1 yıl boyunca alacaklı tarafından dosyaya istenmeyen paranın üzerindeki haciz kanunen düşer. (İİK m. 106 ve 110)
Haciz 1 yılın sonunda kanunen düşse bile, banka sistemleri bu süreyi otomatik olarak takip edip blokajı kendiliğinden kaldırmaz. Haciz teknik olarak düşmüş olsa dahi, borçlunun icra dairesine başvurarak “haczin yasal süresinde talep edilmemesi nedeniyle düşürülmesini” istemesi gerekir.
BANKA HACZİ ZAMANAŞIMI NEDİR?
Banka haczi özelinde zamanaşımı kavramı, alacaklının hareketsiz kalması sonucu haciz yetkisini kaybetmesini ifade eder. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, banka hesabına haciz konulduğu tarihten itibaren 1 yıllık yasal bir süre başlar; alacaklı bu süre içerisinde bankadaki paranın dosyaya gönderilmesini talep etmezse, haciz hukuken düşer.
İCRA DOSYASI KAPANINCA BANKA HACZİNİN DURUMU NE OLUR?
İcra dosyasının borcun ödenmesi, alacaklının vazgeçmesi veya haricen tahsil gibi nedenlerle kapatılması durumunda, dosya üzerindeki tüm hacizlerin kaldırılması yasal bir zorunluluktur. Dosya “infaz” (ödeme) ile kapandığında icra müdürü, dosya kapak hesabını yaparak varsa tahsil harçlarını alır ve ardından sistem üzerinden bankalara elektronik ortamda haciz kaldırma müzekkeresi gönderir. Dosya kapandığı andan itibaren banka haczinin devam etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
E-DEVLET ÜZERİNDEN BANKA HACZİ GÖRÜNTÜLEME
Banka hesapları üzerine konulan hacizler ve bloke durumları, e-Devlet kapısı üzerinden “Adalet Bakanlığı / UYAP Vatandaş Portalı” aracılığıyla detaylı bir şekilde görüntülenebilir. Bu platforma giriş yapıldıktan sonra “Dosya Sorgulama” sekmesinden ilgili icra dosyası seçilerek “Evrak” bölümlerine girildiğinde, hangi bankalara hangi tarihte haciz ihbarnamesi gönderildiği ve hangi hesaplara bloke konulduğu net bir şekilde görülebilir.
BANKA HACZİ KALDIRMA DİLEKÇESİ
T.C. ……………….. İCRA DAİRESİNE
DOSYA NO : 202… / …….. E.
BORÇLU : (Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres)
ALACAKLI : (Ad Soyad / Unvan)
KONU : Banka hesaplarım üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebi hakkındadır.
AÇIKLAMALAR :
- Yukarıda esas numarası belirtilen daireniz dosyasından, borcum nedeniyle ……………….. Bankası nezdindeki hesaplarıma haciz/bloke konulmuştur.
- (Ödeme Yapıldıysa): Söz konusu icra dosyasına ait tüm borç, ferileriyle (faiz, vekalet ücreti, harçlar) birlikte ……………….. tarihinde tarafımca icra dairesi hesabına ödenerek dosya kapatılmıştır. Borcun tamamen ifa edilmiş olması nedeniyle, banka hesaplarım üzerindeki hacizlerin devam etmesi için yasal bir gerekçe kalmamıştır.
- (Nafaka/Sosyal Yardım İse): Haciz uygulanan banka hesabımdaki tutar; İİK m. 82/11 ve 83 uyarınca haczi kabil olmayan (Nafaka / Sosyal Yardım / Engelli Maaşı) ödemelerinden oluşmaktadır. Paranın niteliği ekteki dökümle sabittir ve blokenin ivedilikle kaldırılması gerekmektedir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda belirtilen nedenlerle (Ödeme/ Usulsüzlük), ……………….. Bankası nezdindeki hesaplarımdaki haczinin kaldırılmasına ve ilgili bankaya haciz fek müzekkeresinin gönderilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim. (Tarih)
Borçlu (İmza)
EKLER:
- Ödeme dekontu veya banka hesap dökümü

SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Banka haczi nedir?
Banka haczi, bir borçlunun banka hesaplarında bulunan nakit varlıklarına, icra dairesi aracılığıyla el konulması işlemidir. Alacaklının talebiyle başlatılan bu işlemde, borçlunun bankadaki parası üzerine bloke konularak borcun tahsil edilmesi amaçlanır.
Banka hesabına haciz neden konulur?
Haciz, kesinleşmiş bir icra takibi neticesinde borcun ödenmemesi durumunda alacaklının haklarını korumak için konulur. Mahkeme kararı veya takibi kesinleşen bir borç söz konusu olduğunda, devlet gücüyle borçlunun mal varlığından tahsilat yapılır. Banka hesapları, nakit paraya en hızlı ulaşılan araç olduğu için alacaklılar tarafından ilk tercih edilen yöntemdir.
Banka haczi hangi hesaplara uygulanır?
Banka haczi, kural olarak borçlunun banka nezdindeki vadesiz ve vadeli mevduat hesaplarını, katılım hesaplarını, döviz ve altın depo hesaplarını kapsar. Ayrıca borçlunun borsa işlemleri yaptığı yatırım hesapları, hisse senetleri ve repo gibi menkul kıymetleri de haczin doğrudan hedefidir.
Maaş hesabına banka haczi konulabilir mi?
İİK m. 83 uyarınca, memur maaşları ve diğer ücretler üzerinde icra memuru borçlunun geçim durumunu gözeterek bir miktar belirler; ancak haczedilecek kısım maaşın dörtte birinden (1/4) az olamaz, yani bu oran bir alt sınırdır. Öte yandan İş Kanunu m. 35, işçi ücretleri için kesin bir koruma sınırı getirerek maaşın dörtte birinden (1/4) fazlasının haczedilmesini yasaklamış ve açık bir üst sınır belirlemiştir.
Sosyal yardım ve nafaka hesaplarına haciz konulur mu?
Sosyal yardım ödemeleri, engelli maaşları ve nafaka alacakları kanunen “haczi caiz olmayan” kalemlerdir. Bu tür ödemelerin yattığı hesaplara bloke konulması hukuka aykırıdır. Eğer bu kalemlere haciz uygulanmışsa, paranın niteliğini gösteren banka dökümü ile icra müdürlüğüne veya mahkemeye başvurularak haciz derhal kaldırılmalıdır.
Banka haczi nasıl kaldırılır?
Banka haczi; borcun tamamen ödenmesi, alacaklının hacizden feragat etmesi veya haczin usulsüz olduğunun ispatlanması yoluyla kaldırılır. Bu durumlardan biri gerçekleştiğinde icra müdürlüğü bankaya bir “haciz fek müzekkeresi” gönderir. Bankanın bu elektronik talimatı sisteme işlemesiyle birlikte hesap üzerindeki kısıtlama sona erer.
Borç ödendiğinde banka haczi otomatik olarak kalkar mı?
Borcun ödenmesi haczi hukuken sona erdirse de banka sistemindeki bloke “kendiliğinden” kalkmaz. Ödeme yapıldıktan sonra icra dairesinin UYAP üzerinden bankaya haciz fek müzekkeresi göndermesi şarttır.
Banka haczi ne kadar sürede kaldırılır?
Haciz kaldırma talimatı icra dairesi tarafından sisteme yüklendiği an bankanın genel müdürlüğüne ulaşır. Bankaların bu emri uygulama süresi genellikle birkaç saat ile 1 iş günü arasında değişmektedir.
Bloke edilen para ne zaman serbest bırakılır?
İcra müdürlüğü tarafından gönderilen “haciz fek müzekkeresi” banka sistemine düştüğü ve onaylandığı an para serbest kalır. Eğer blokaj sadece belirli bir tutar üzerindeyse, borç ödendiği anda o tutar üzerindeki engel kalkar. Borçlu, hesabındaki bakiyeyi tekrar kullanmaya genellikle aynı iş günü içinde başlayabilir.
Hukuka aykırı banka haczi nasıl kaldırılır?
Hukuka aykırı banka haczi, İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca icra müdürlüğünün yaptığı işlemin yasaya aykırı olması nedeniyle “şikâyet” yoluyla kaldırılır. Borçlu, usulsüz haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak bu işlemin iptalini talep etmelidir.
Banka haczi için icra mahkemesine başvurulabilir mi?
Özellikle icra müdürünün haczi kaldırmayı reddettiği veya usulsüz bir işlem yapıldığı durumlarda icra mahkemesine başvurulabilir. Bu süreç “memur işlemini şikâyet” olarak adlandırılır. Mahkeme, dosya üzerinden veya duruşmalı olarak inceleme yaparak haczine kaldırılmasına hükmedebilir.
Banka haczi zamanaşımına uğrar mı?
Alacaklı, haciz tarihinden itibaren 1 yıl içinde bankadaki paranın dosyaya gönderilmesini talep etmezse haciz “teknik olarak” düşer. Bu süre aşımı bir nevi zamanaşımı işlevi görür ve borçlunun talebiyle haczin kaldırılmasını sağlar.
İcra dosyası kapandığında banka haczi kalkar mı?
İcra dosyası herhangi bir sebeple (ödeme, feragat, zamanaşımı) kapandığında, dosya üzerindeki tüm hacizlerin kaldırılması zorunludur. Dosyanın “infaz” edildiği sistemde göründüğü an, icra memuru açıkta kalan tüm banka hacizleri kaldırmakla yükümlüdür.
Banka haczi e-Devlet üzerinden kaldırılabilir mi?
E-Devlet üzerinden sadece haciz bilgilerini görüntüleyebilir ve icra dairesine gönderilmek üzere dilekçe/itiraz talebi oluşturabilirsiniz. Haczi doğrudan kaldıran bir buton veya menü bulunmamaktadır. Kaldırma işlemi ancak icra müdürünün UYAP üzerinden bankaya göndereceği haciz fek yazısı ile gerçekleşebilir.
Banka haczi kaldırma dilekçesi nasıl verilir?
Dilekçe, dosyanın bulunduğu icra müdürlüğüne elden veya e-imza ile UYAP Vatandaş Portalı üzerinden gönderilebilir. Dilekçede dosya numarası, banka bilgileri ve kaldırma gerekçesi (ödeme makbuzu veya yasal süre sonu gibi) net bir şekilde belirtilmelidir.
Birden fazla icra dosyası varsa banka haczi nasıl uygulanır?
Bankaya birden fazla haciz ihbarnamesi gelirse, banka bu talepleri “sıraya” koyar. İlk haczi koyan dosya alacağını tahsil etmeden, arkadan gelen hacizler için ödeme yapılmaz; ancak hesaba yatan para tüm borçları karşılayacak kadar çoksa sırasıyla ödeme yapılır.
Banka haczi kaldırılırken avukat tutmak zorunlu mudur?
Hukuken bir avukatla çalışma zorunluluğu yoktur; borçlu kendi adına dilekçe vererek süreci takip edebilir. Ancak sürelerin takibi, haczedilemezlik şikâyetlerinin usulüne uygun yapılması ve hak kayıplarının önlenmesi için profesyonel yardım almak tavsiye edilir. Özellikle karmaşık dosyalarda hata yapmamak adına avukat desteği önemlidir.
Banka haczi kaldırmada avukat desteğinin önemi
Avukatlar, icra dairesi ve mahkemelerdeki süreci hızlandırarak haksız hacizlerin bir an önce kaldırılmasını sağlar. Avukat bu süreçte tüm işlemleri UYAP üzerinden elektronik imza kullanmak suretiyle hızlıca çözebilir.
Bankadaki paranın tamamına el konulabilir mi?
Eğer borç miktarı bankadaki bakiyeden yüksekse, borca yetecek kadar olan kısmın tamamına el konulabilir. Ancak bu durum yukarıda belirtilen istisnalar (maaş, nafaka vb.) dışındaki genel mevduatlar için geçerlidir. Eğer banka hesabında borçtan çok daha fazla para varsa, banka sadece borç tutarı kadar olan kısmı haczetmeli, geri kalanını serbest bırakmalıdır.
Av. Bahadır AĞOLDAY

