Günümüz gelişen ticari ilişkilerinde çek vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir. Öyle ki çek, ticari hayatın en yaygın ödeme araçlarından biri olup bir kambiyo senedidir. Çeki kambiyo senedi yapan unsur Türk Ticaret Kanunu’nda ayrıntılı olarak düzenlenmiş olmasıdır. Bankaya hitaben yazılan çek, belirli bir bedelin lehtara veya hamiline ödenmesini içerir. Uygulamada borçlu (keşideci), bankadaki hesabına dayanarak çeki düzenler ve alacaklıya teslim eder; alacaklı ise çeki süresi içinde bankaya ibraz ederek bedelini tahsil eder ya da ciro yoluyla üçüncü kişilere devredebilir.
Uygulamada çekin rıza dışında elden çıkması, kaybolması, çalınması veya haksız şekilde doldurulması gibi durumlar taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmekte hatta hak kayıplarına bile sebep olabilmektedir. Bu gibi hâllerde hak sahibinin menfaatlerini koruyabilmesi için başvurabileceği en önemli hukuki yollardan biri çek iptal davasıdır.
Bu makalemizde çek iptal davasının hukuki niteliğini, şartlarını, görevli ve yetkili mahkemesi ile yargılama usulüne yönelik boyutlarını ele alacağız.
ÇEK NEDİR?
Çek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 780. Maddesi ve devamında düzenlenen bir kambiyo senedidir. Çek belirli bir bedelin kayıtsız ve şartsız olarak ödenmesi talimatını içeren, kıymetli evrak niteliğinde bir ödeme aracıdır. Kanunda yazılan şartlarıyla çek şu unsurları içermelidir.
- Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi,
- Ödeyecek kişinin, “muhatabın” ticaret unvanını,
- Ödeme yerini,
- Düzenlenme tarihini ve yerini,
- Düzenleyenin imzasını,
- Banka tarafından verilen seri numarasını,
Keşideci tarafından muhatap banka adına düzenlenen çek, belirlenen bedelin hamile ödenmesini veya onun emrine verilmesini amaçlamaktadır.
ÇEK İPTAL DAVASI NEDİR?
Mevzuatımızda borç ilişkilerinin neredeyse her türlüsüne ilişkin rıza dışı gerçekleşen durumlarda neler yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarette önemli yeri olan çeklerin de rıza dışı elden çıkması halinde neler yapılabileceği hukukumuzda ayrı bir dava konusunu oluşturmaktadır.
Çek iptal davası, zayi (kaybolma, çalınma, yanma vb.) olan ya da rıza dışında elden çıkan çekin hukuki varlığının ortadan kaldırılması ve kötüye kullanılmasının önlenmesi amacıyla açılan özel bir dava türüdür. Bu dava ile mahkemeden, çekin hükümsüz sayılmasına ve hak sahibinin korunmasına karar verilmesi talep edilir.
Açılan bu davanın sonucunda çekin iptaline karar verilmesi halinde çekin yabancı kişilerce ibraz edilmesi halinde ödeme yapılması engellenmiş olur böylece asıl alacaklı farklı yöntemlerle alacağına kavuşabilecektir.
ÇEK İPTAL DAVASININ HUKUKİ DAYANAKLARI NELERDİR?
Öncelikle belirtmek gerekir ki çek ticaret hukukuna konu bir kıymetli evraktır. Bu nedenle asıl düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nda çek iptal davasına dayanak oluşturan maddeler şunlardır;
- 651-652. Maddeler: Kıymetli evrakın zayi olduğu hallerde iptaline ilişkin genel hükümler içerir. Bono ve poliçe için de geçerli bir maddedir. Yani bu maddelerin çekin de içinde bulunduğu kıymetli evrakların iptali için genel hüküm olduğunu söylemek yerinde olacaktır.
- 780–818 arası maddeler:Bu geniş madde aralığında çeke ilişkin özel hükümler yer almaktadır. Kıymetli evrak olan çekin tanımından şartlarına kadar her türlü özel düzenleme bu maddeler arasında bulunmaktadır. Bu madde direk çeke ilişkin bir düzenleme olmayıp yine kıymetli evrak olan poliçeye ilişkin hükümlerin çekte de kıyasen uygulanabileceğini düzenler.
Yukarıda çek iptal davasının hukuki dayanaklarını maddeler halinde belirttik. Burada anlaşılacağı üzere çek iptal davası, hem kıymetli evraka ilişkin genel hükümler hem de çeklere özgü özel düzenlemeler çerçevesinde şekillenen, kanuni dayanağı açık bir dava türüdür.
ÇEK İPTAL DAVASI HANGİ DURUMLARDA AÇILIR?
Çek iptal davası, çekin hak sahibinin iradesi dışında zayi olması veya hukuken ileri sürülemeyecek hâle gelmesi durumlarında açılır. Bu noktada zayi olma örneklerinden ve bu davanın açılabileceği diğer örneklerden bahsetmek yerinde olacaktır. Çek iptal davası şu hallerde açılır;
- Kaybolma: Çekin düşürülmesi veya nerede olduğunun bilinmemesi.
- Çalınma: Çekin üçüncü kişiler tarafından hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi.
- Yanma, yırtılma, tahrip olma: Çekin fiziken kullanılamayacak hâle gelmesi.
- Rıza dışında elden çıkma: Çekin irade dışı şekilde üçüncü kişilerin eline geçmesi.
- Gaspa veya tehdide dayalı ciro: Hak sahibinin baskı altında çeki devretmiş olması.
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere çek iptal davasının açılabilmesi için çekin artık talep edilemeyecek halde olması gerekmektedir. Bu hâllerde amaç, çeki elinde bulunduran kötü niyetli kişinin bankadan tahsil yapmasını önlemek ve gerçek hak sahibinin menfaatini korumaktır.
ÇEK İPTAL DAVASI AÇMA KOŞULLARI VE SÜREÇLERİ
Çek iptal davası çekin bir kambiyo senedi olması, özel olarak düzenlenmesi ve ticari hayatta önem arz etmesi sebeplerinden dolayı ciddi koşullara ve ayrıntılara dayalı teknik bir konudur. Bu şartları ve süreçleri başlıklar altında daha detaylı inceleyelim;
-
ÇEK İPTAL DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?
Çek iptal davasında konusu itibariyle elindeki hakkı tehlikede olan bir alacaklı vardır bu nedenle çeke bağlı hakkın meşru hamili açabilir. Yani dava açma hakkı, çeki elinde bulundurma ve ondan doğan alacağı talep etme yetkisine sahip olan kişiye aittir. Alacağı talep etme hakkı da bu davayı açma hakkı sunduğu için çek iptal davasını açacak kişileri şöyle sıralayabiliriz;
- Lehtar: Çek üzerinde adı yazılı ilk hak sahibi açabilir.
- Yetkili hamil: Ciro silsilesiyle çeki devralmış ve hukuken hak sahibi olan kişi açabilir.
- Keşideci: Çek henüz tedavüle çıkmamışsa veya kendi elindeyken zayi olmuşsa açabilir.
Buradan da anlaşılacağı üzere çeki hukuka aykırı şekilde elinde bulunduran kişi iptal davası açamaz; dava hakkı yalnızca gerçek hak sahibine tanınmıştır.
-
ÇEK İPTAL DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME NASIL BELİRLENİR
Çek, ticari bir kambiyo senedi olduğundan çek iptal davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu görev, Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari davalara ilişkin düzenlemelerden kaynaklanır. Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise dava, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ticaret mahkemesi sıfatıyla görülür. Çek iptal davasında görevli mahkeme kamu düzenine ilişkim olduğu için mahkeme tarafından resen dikkate alınacaktır.
Yetki bakımından temel kural ise, çek borçlusunun (genellikle keşidecinin) yerleşim yeri mahkemesidir. Bununla birlikte uygulamada ve doktrinde ağırlıklı görüş; ödeme yeri olan banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu yönündedir. Yani kesin yetki kuralı çek iptal davalarında bulunmamaktadır. Bu yüzden itiraz üzerine değerlendirme yapılacaktır. Yetkiye itiraz edilmemesi halinde kesinleşecektir.
-
ÇEK İPTAL DAVASI AÇMAK GEREKLİ BELGELER VE DELİLLER NELERDİR
Çek iptal davasında amaç, mahkemeye çekin zayi olduğunu ve davacının meşru hamil sıfatını ispat etmektir. Bu nedenle sunulacak belge ve deliller hem hak sahipliğini hem de zayi olgusunu ortaya koymalı ve ispatlamalıdır. Bu nokta çek iptal davasının en önemli noktasıdır. Zira gerekli belge ve delillerin sunulmaması davanın reddi sonucunu dahi doğurabilecektir.
Çek iptal davasında sunulması gereken belge ve delilleri şu şekilde sıralamak mümkündür;
- Mevcutsa çek fotokopisi: Çekin seri numarası, keşide tarihi, bedeli ve banka bilgileri açısından önemlidir. Bu yüzden tedbiren düzenlenen her çekin fotokopisini bulundurmak yerinde olacaktır.
- Banka kayıtları: Çekin hangi şubeye ait olduğu ve ödeme yeri bilgileri.
- Ciro silsilesini gösterir belgeler: Davacının yetkili hamil olduğunu ispat için.
- Kayıp veya çalınma tutanağı: Polis tutanağı, savcılık başvurusu veya karakol müracaat belgesi (özellikle çalınma hâlinde).
- Tanık beyanları: Çekin kaybolma veya çalınma sürecine ilişkin.
Özellikle uygulamada mahkemeler, çekin seri numarası ve ayırt edici bilgilerinin açıkça belirtilmesini aramakta; soyut ve genel beyanlarla açılan davalarda iptal kararı verilmemektedir. Yani dava reddedilmektedir. Bu nedenle dava dilekçesinin teknik olarak ayrıntılı hazırlanması önem taşır. Bu noktada uzman destek almak yerinde olacaktır.
-
ÇEK İPTAL DAVASINDA İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN YERİ
Çek zayi olmuş olması kötü niyetli bir üçüncü kişi tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edilme riskini ortaya koymaktadır. Zira hala ortada mevcut bir çek vardır. Bu sebeple çek iptal davasında ihtiyati tedbir talebi, davanın en kritik aşamalarından biridir. Bu riski bertaraf etmek amacıyla davacı, dava dilekçesiyle birlikte veya dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbir talebinde bulunabilecek ve çekin kötü niyetli kişilerce kullanılmasını engelleyebilecektir.
İhtiyati tedbir kapsamında mahkemeden genellikle çek bedelinin bankaca ödenmemesi yönünde talimat verilmesi ya da ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak ödeme yasağı konulması talep edilecektir. Ancak tedbir kararı bazı hakların kullanılmasını yasaklayan bir karar olduğu için mahkeme, tedbir kararı verirken davacının haklılık ihtimalini ve telafisi güç zarar doğma riskini değerlendirecektir. Hatta çoğu durumda teminat yatırılması şartı da aranır.
-
ÇEK İPTAL DAVASINDA TEMİNAT USULÜ
Çek iptal davasında teminat yatırılması yukarıda da belirttiğimiz üzere ihtiyati tedbir talebi ile gündeme gelmektedir. Zira mahkeme, çek bedelinin bankaca ödenmemesi yönünde tedbir kararı verirken, karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararları güvence altına almak amacıyla davacıdan teminat yatırmasını isteyebilir. Bilindiği üzere ihtiyati tedbir belli hakların kullanılmasını engellediği için haksız çıkacak her ihtimale karşı tüm taraflar korunmalıdır.
Çek iptal davalarında ihtiyati tedbir isteyen taraf kural olarak teminat göstermek zorundadır; ancak mahkeme, somut olayın özelliklerine göre teminattan muafiyet kararı verebilir.
ÇEK İPTAL DAVASINDA TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Çek iptal davası şartları, süreci ve sonucu itibariyle davacıyı, alacaklıyı ve üçüncü kişileri etkilemektedir. Bu sebeple bunları ayrı başlık altında incelemek yerinde olacaktır.
DAVACI ALACAKLININ HAKLARI
| HAKLARI | YÜKÜMLÜLÜKLERİ |
| Çekin zayi olduğunu ileri sürerek iptal talebinde bulunabilir.
Dava sürecinde ihtiyati tedbir talep ederek çek bedelinin bankaca ödenmesini engelleyebilir. İlan süresi sonunda çek ibraz edilmezse iptal kararı verilmesini isteyebilir. |
Meşru hamil olduğunu ve çekin zayi olduğunu ispat etmelidir.
Çeke ait seri numarası, bedel, keşide tarihi gibi ayırt edici bilgileri sunmalıdır. Mahkemece gerekli görülürse teminat yatırmalıdır İlan giderleri ve yargılama masraflarını karşılamalıdır. |
Sonuç olarak çek iptal davasında temel yük ispat yüküdür. Davacı hem hak sahipliğini hem de zayi olgusunu ortaya koymakla yükümlüdür.
DAVALI BORÇLUNUN SAVUNMA HAKKI
Çek iptal davası kural olarak hasımsız açılan bir dava niteliği taşımaktadır. Zira ilk aşamada çeki hamilin rızası dışında elinden alan kişi belli değildir. İlan üzerine ortaya çıkan veya hak iddiasında bulunan kişiler davaya dahil olur ve bu noktada savunma hakkı büyük önem taşır.
Davalı bu noktada; çekin zayi olmadığı, davacının meşru hamil sıfatının bulunmadığı, çekin kendi elinde ve hukuka uygun şekilde bulunduğu, iptal şartlarının oluşmadığı yönünde itiraz ve savunmalar ileri sürebilir. İlan süresi içerisinde mahkemeye başvurarak çekin aslını ibraz eden kişi yani davalı, hak sahipliğini ispat ederse davacının iptal talebi reddedilir. Davacıya verilen bu hak ticari güvenlik, adil yargılanma ve savunma hakkı için önemlidir.
ÜÇÜNCÜ KİŞİLER VE CİRANTA SORUMLULUĞU
Çek iptal davasında üçüncü kişilerin ve cirantaların konumu, çekin tedavül kabiliyeti ve kambiyo senedi olma özelliği nedeniyle ayrı bir önem taşır. Çek, ciro ve teslim yoluyla devredilebildiğinden, zayi edilen bir çek üçüncü kişilerin eline geçmiş olabilir. Bu durumda hem iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması hem de gerçek hak sahibinin menfaatinin gözetilmesi gerekir.
Üçüncü kişiler bakımından değerlendirecek olursak; Çeki iyi niyetli ve usulüne uygun ciro silsilesiyle edindiğini ispat eden üçüncü kişinin talebi kabul edilirse iptal davası reddedilir. Kötü niyetli veya haksız zilyet konumundaki kişiler korunmaz. Çekin ciro edilmesi hakkında detaylı bilgi için ‘Çek ciro etmek nedir?’ konulu makalemize göz atabilirsiniz.
Cirantaların sorumluluğu bakımından iş biraz daha ciddidir. Zira cirantalar, çeki devreden kişiler olarak kambiyo hukuku çerçevesinde müteselsil sorumluluk taşırlar. Ancak çek iptal davası doğrudan bir alacak davası olmadığından, cirantaların sorumluluğu bu aşamada hak sahipliği ve ciro zincirinin geçerliliği bağlamında gündeme gelir. Eğer yargılama sonucunda çek iptal edilirse taraflar arasındaki temel borç ilişkisine dayalı talepler ayrıca ileri sürülebilir. Yani cirantalar kambiyo hukuku çerçevesinde sorumlu olmakla birlikte, iptal kararı sonrasında sorumluluk rejimi çekten değil, varsa temel ilişkiden kaynaklanacaktır.
ÇEK İPTAL DAVASINDA İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Çek iptal davasında ispat yükü kural olarak davacıya aittir. Zira yargılama başında davalı dahi olmayabilir. Davacı, hem çek üzerinde hak sahibi olduğunu (meşru hamil sıfatı) hem de çekin zayi olduğunu hem de çekin seri numarası, keşide tarihi gibi ayırt edici unsurlarını ispat etmekle yükümlüdür. Zira çekin ticari hayattı önemi göz önüne alındığında sadece soyut olgu ve beyanlarla bir karar verilmesi hukuken uygun olmayacaktır.
Yargılama sürecinde çeki ibraz eden üçüncü kişi ise çeki hukuka uygun şekilde edindiğini, yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu ispat etmekle yükümlüdür.
İspat yükümlülüğünün yerine getirilmemesi taraflar açısından taleplerinin reddi sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle dava dilekçesinin teknik ve delil yönünden güçlü hazırlanması büyük önem taşır.
ÇEK İPTAL DAVASINDA ZAMANAŞIMI VE SÜRELER
Her hukuk davasında olduğu gibi çek iptal davalarında da zamanaşımı süreleri büyük önem arz etmektedir. Zira bu sürelerin kaçırılması veya bilinmemesi halinde hak kaybı yaşanacaktır. Çek iptal davasında zamanaşımı ve süreler hem kıymetli evrakın niteliği hem de kambiyo hukukunun sürat ilkesi gereği önem taşır.
Kanunda çek iptal davası için açık bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak uygulamada dikkat edilen hususlar şunlardır;
- Çekin zayi olduğunun öğrenilmesinden sonra makul süre içinde dava açılması,
- Çekin ibraz süresi ve kambiyo zamanaşımı süreleri dikkate alınarak hareket edilmesi
Önem taşır. Bu noktada çekin ibraz sürelerine ve kambiyo zamanaşımlarına kısaca değinmek yerinde olacaktır. Çekin bankaya ibraz süresi Türk Ticaret Kanunu 796. maddeye göre:
- Keşide yeri ile ödeme yeri aynı ise 10 gün,
- Farklı yerlerde ise 1 ay,
- Farklı kıtalarda ise 3 aydır.
Bu süreler, çekin kambiyo senedi olarak ileri sürülebilmesi bakımından önemlidir; ancak iptal davası bu sürelerle sınırlı değildir. Çekte ibraz süreleri önemi mahiyetiyle detaylı bilinmesi gereken bir konudur daha detaylı bilgi için çekte vade ve ibraz süreleri konulu makalemize göz atabilirsiniz.
Kambiyo zaman aşımı süreleri bakımından ise; çekten doğan başvuru hakları bakımından hamilin cirantalara ve keşideciye karşı başvuru hakkı, ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu süreler, iptal davasını doğrudan engellemez; ancak çekten doğan kambiyo haklarının ileri sürülmesini etkiler.
Sonuç olarak çek iptal davasında doğrudan bir hak düşürücü süre bulunmamakla birlikte, ibraz ve kambiyo zamanaşımı süreleri dolmadan dava açılması hak kaybı riskini azaltır. Bu nedenle zayi öğrenildiği anda hızlı hareket edilmesi, ticari güvenlik ve hakların korunması bakımından büyük önem taşır. Bu noktada hak kaybına uğramadan davanın sonuçlanması için hukuki destek almakta fayda vardır.
ÇEK İPTAL DAVASI SONUÇLARI VE KARARLARIN NİTELİĞİ TARAFLARIN SORUMLULUĞU
Çek iptal davası sonunda verilen karar, çekin hukuki varlığını ortadan kaldırmaya yönelik inşai nitelikte bir karardır. Bu yüzden taraflar açısından sonuç ve sorumluluk doğurmaktadır bunları maddeler halinde inceleyelim.
-
MAHKEME İPTAL KARARI VERİRKEN NELERE DİKKAT EDER?
Çek iptal davasında mahkeme, çekin gerçekten zayi olup olmadığını ve davacının hak sahipliğini titizlikle inceler. Çünkü verilecek karar, çekin hukuki varlığını ortadan kaldıran kurucu nitelikte bir karardır. Mahkeme bu kararı verirken şunları inceler;
- Davacı, çekin lehtarı mı ve hak sahipliğini gösteren somut deliller mevcut mu?
- Çekin gerçekten kaybolduğu, çalındığı veya rıza dışında elden çıktığı ispat edilmiş mi?
- Soyut beyan mı, yoksa somut vakıa mı?
- Çekin ayırt edici unsurları yani seri numarası, keşide tarihi vs belli mi?
Görüldüğü üzere mahkeme öncelikle gelen vakanın ne derece gerçekçi ve somut delillere dayandığı incelemekte ardından çekin ayırt edici unsurlarının bulunup bulunmadığına bakmaktadır. Bu incelemeler sonucunda yeterli kanaate ulaşılırsa iptal kararı verilecektir.
-
KARARIN BAĞLAYICILIĞI VE UYGULANMASI
Mahkeme tarafından verilecek bir iptal kararı kesinleştiği anda hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Bu noktadan sonra çek artık kambiyo özelliğini kaybedecektir ve bu karar sadece taraflara değil herkese karşı ileri sürülebilecektir. Yani herkes için bağlayıcı bir karardır. Zayi olan çek sonradan ibraz edilse dahi hukuki değer taşımayacaktır.
Kararın kesinleşmesi ile beraber bu karar bankalara bildirilecektir. Bu aşamadan sonra banka artık ödeme yapamayacaktır. İptal kararına rağmen ödeme yapılması hâlinde bankanın sorumluluğu doğacaktır.
-
ÇEK İPTAL SONRASI ALACAKLININ TAHSİL İMKÂNI VAR MIDIR?
Çek iptal kararının verilmesi ile beraber artık çeke dayalı kambiyo takibi yapılamayacaktır. Ancak çekin dayandığı temel borç ilişkisi (örneğin satış, hizmet veya kira sözleşmesi) ortadan kalkmayacaktır. Taraflar genel hükümlere göre alacağını tahsil etmeye çalışacaklardır. İptal kararı ile alacak iptal olmamaktadır.
Alacaklı alacağına ulaşmak için temel borç ilişkisine dayanarak genel haciz yolu ile icra takibi başlatabilir, gerekirse alacak davası açabilir. Yani iptal, alacağı değil; yalnızca çekin sağladığı özel kambiyo avantajını ortadan kaldırır. Alacaklı sadece kambiyo takibinin sahip olduğu hızlı takip imkânını kaybetmiştir.
ÇEK İPTAL DAVASINDA ALTERNATİF ÇÖZÜMLER
Çek iptal davası her ne kadar en güçlü hukuki yol olsa da her somut olayda tek ve zorunlu çözüm değildir. Özellikle taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiği durumlarda, daha hızlı ve pratik alternatifler tercih edilebilmektedir. Bunları sırayla inceleyelim;
-
TAHSİLATIN SAĞLANMASI İÇİN DİĞER HUKUKİ YOLLAR
Çek iptal edilmiş olsa dahi alacak ortadan kalkmaz. Alacaklı, çekten doğan kambiyo avantajını kaybetse de farklı hukuki yollarla tahsil imkânına sahiptir. Örneğin;
- Alacaklı, temel borç ilişkisine dayanarak genel haciz yolu ile icra takibi başlatabilir. Bu yol kambiyo takiplerine göre daha uzundur.
- Alacaklı; Satış, hizmet, kira veya eser sözleşmesine dayanarak Asliye Ticaret veya Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açabilir.
- Borçlunun malvarlığına yönelik ihtiyati haciz talep edebilir.
-
ARABULUCULUK VE UZLAŞMA İMKÂNLARI
Çekin dayandığı temel borç ilişkisi ticari nitelikte ise, dava açmadan önce arabuluculuk çoğu zaman zorunlu bir aşamadır. Bu noktayı şöyle ayrıştırmak gerekir;
- Eğer uyuşmazlık çekten doğan bir ticari alacak niteliğindeyse, alacak davası açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir.
- Taraflar aralarında yeni çek düzenlenmesi, kısmi ödeme veya taksitlendirme ihtimali varsa çözümler için ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler.
Alacak boyutu bulunan uyuşmazlıklarda arabuluculuk ve sulh hem zaman hem de ticari ilişki açısından daha rasyonel bir çözüm sunabilir. Somut olayın niteliğine göre dava ve alternatif yollar birlikte değerlendirilmelidir.
-
CEZA VE TAZMİNAT DAVALARI
Çekin çalınması, sahtecilik yapılması veya kötü niyetli şekilde kullanılması hâllerinde hem ceza hukuku hem de özel hukuk yolları devreye girebilir.
Ceza hukuku bakımından şu suçlar doğabilir;
- Çekin çalınması durumunda Türk Ceza Kanunu kapsamında hırsızlık suçu oluşabilir.
- Çek üzerinde sahte imza atılması, bedelin değiştirilmesi veya tahrifat yapılması hâlinde resmî belgede sahtecilik suçu söz konusu olabilir.
Yani çek iptal davalarının durumuna göre cezai sorumluluk da gündeme gelebilecektir.
Çek nedeniyle haksız bir zarar doğmuşsa, zarar gören kişi tazminat talep edebilir. Bu sorumluluk genellikle haksız fiil sorumluluğu ve sözleşmeye aykırılık çerçevesinde gündeme gelecektir.
Çek iptal süreci yalnızca bir ticaret hukuku meselesi değildir. Somut olayın niteliğine göre ceza soruşturması ve tazminat davaları da gündeme gelebilir. Bu nedenle olayın hem kambiyo hukuku hem ceza hukuku hem de borçlar hukuku boyutuyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Çok boyutlu bir dava olması sebebiyle hukuki destek almakta fayda vardır.
ÇEK İPTAL DAVASINDA UZMAN HUKUKİ DESTEK ALMANIN ÖNEMİ
Yukarıda detayına yer verdiğimiz üzere çek iptal davası çok teknik ve boyutu olan bir dava türüdür. Bu dava sadece kambiyo hukukunu değil aynı zamanda ceza ve borçlar hukukunu da etkisi altına alabilmektedir. Bu yüzden herhangi bir usulü eksikliği hak kaybından cezai sorumluluğa kadar gidebilmektedir. Çek iptal davalarında hangi taraf olunursa olunsun hukuki destek almak bu olası kötü senaryoların önüne geçmek için önem arz etmektedir.
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Çek iptal davası kimler tarafından açılabilir?
Çek iptal davası, çeki elinde bulundururken zayi (kaybolma, çalınma, yanma vb.) nedeniyle ibraz edemeyen meşru hamil tarafından açılabilir. Ayrıca çekte hak sahibi olup zilyetliği kaybeden ciranta ya da lehtar da gerekli şartları taşıyorsa dava açma hakkına sahiptir.
Vadesi gelmeyen çek için iptal davası açılabilir mi?
Vadesi henüz gelmemiş çek için de zayi (kaybolma veya çalınma gibi) hâlinde iptal davası açılabilir. Hatta uygulamada, çek henüz ibraz süresi başlamadan dava açılması hak kaybını önlemek açısından daha güvenli olur.
Çek iptal davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Çek iptal davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir (ticari dava niteliğindedir). Yetkili mahkeme ise kural olarak çekte ödeme yeri olarak gösterilen yer mahkemesi; ödeme yeri belirtilmemişse muhatap bankanın bulunduğu yer mahkemesidir.
Çek iptal davasında teminat vermek zorunlu mudur?
Çek iptal davasında mahkeme genellikle teminat yatırılmasını ister. Bu teminat, olası hak sahibinin zararını güvence altına almak amacıyla alınır ve miktarı mahkeme tarafından somut olaya göre belirlenir.
Çek iptal davasının açılma şartları nelerdir?
Çek iptal davası açılabilmesi için çekin kaybolmuş, çalınmış ya da irade dışı şekilde zayi olmuş olması gerekir. Davayı, çek üzerinde hak sahibi olan ve meşru hamil sıfatını taşıyan kişi açabilir. Ayrıca çekin ibraz edilememesi ve iptal talebinde hukuki yararın bulunması şarttır.
Çek iptal davasında cirantanın sorumluluğu nedir?
Çek iptal davasında cirantanın doğrudan bir sorumluluğu bulunmaz; dava, çekin zayi olması nedeniyle senedin hükümsüz kılınmasına yöneliktir. Ancak çek ibraz edilip ödenmezse, ciranta kambiyo hukuku gereği müracaat borçlusu olarak sorumlu olabilir. Bu nedenle iptal süreci tamamlanmadan çekin kötü niyetli şekilde dolaşıma girmesi ciranta açısından risk doğurabilir.
Çek iptal davasında masraflar ne kadardır?
Çek iptal davasında masraflar; başvuru harcı, peşin harç, gider avansı, ilan masrafları ve tebligat giderlerinden oluşur. Zayi çek davalarında ilan zorunlu olduğu için özellikle ilan bedeli (Basın İlan Kurumu/yerel gazete ilanı) masrafı artırabilir. Çek bedeli de masrafı arttırmaktadır.
Çek iptal davası ne kadar sürer?
Çek iptal davası genellikle 3 ila 9 ay arasında sonuçlanır. Süre; mahkemenin iş yoğunluğuna, ilan sürecine ve itiraz olup olmamasına göre değişir. İlan süresinde itiraz gelmezse süreç daha hızlı tamamlanır; itiraz olursa dava uzayabilir.
Çek kaybolursa, çalınırsa veya kötüye kullanılırsa çek iptal davası açılabilir mi?
Çek kaybolur, çalınır veya irade dışı şekilde elden çıkıp kötüye kullanılma riski doğarsa zayi nedeniyle çek iptal davası açılabilir.
Çek iptal davasında ihtiyati tedbir talep edilebilir mi?
Çek iptal davasında ihtiyati tedbir talep edilebilir. Mahkemeden, çek bedelinin bankaca ödenmemesi ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı istenebilir. Uygulamada mahkeme, tedbir kararı verirken genellikle teminat yatırılmasını şart koşar.
Çek iptal davasında ispat yükü kime aittir?
Çek iptal davasında ispat yükü davacıya aittir. Davacı, çekin zayi olduğunu ve kendisinin meşru hamil sıfatını taşıdığını mahkemeye ispatlamak zorundadır.
Çek iptal davası ile ödeme yasağı kararı aynı şey midir?
Çek iptal davası ile ödeme yasağı kararı aynı şey değildir. Çek iptal davası, zayi olan çekin mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmasını sağlayan asıl davadır. Ödeme yasağı ise dava sürecinde, çek bedelinin bankaca ödenmemesi için verilen geçici nitelikte bir tedbir kararıdır.
Çek iptal davası açıldığında icra takibi durur mu?
Çek iptal davasının açılması tek başına icra takibini durdurmaz. İcra takibinin durması için ayrıca ihtiyati tedbir, menfi tespit davasında tedbir ya da icra mahkemesinden alınmış bir durdurma kararı gerekir; aksi halde takip işlemeye devam eder.
Sahte imza bulunan çek için iptal davası açılabilir mi?
Sahte imza bulunan çek için iptal davası açılabilir; ancak burada dava türü önemlidir. Eğer imza keşideciye ait değilse, imza sahibi olduğu iddia edilen kişi imza inkârı yoluna gider ve ayrıca menfi tespit veya borca itiraz süreci işletilir; klasik “zayi nedeniyle iptal” davası her zaman doğru yol olmayabilir. Bu nedenle sahte imza durumunda strateji, çekin dolaşımda olup olmadığına ve icra sürecine göre belirlenir.
Çek iptal davası reddedilirse ne olur?
Çek iptal davası reddedilirse, çek hukuken geçerliliğini korur ve dolaşımda kalmaya devam eder.
Çek iptal davası ile kambiyo takibi nasıl etkilenir?
Çek iptal davası açılması, kambiyo senetlerine özgü icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Takibin durması için ayrıca icra mahkemesinden durdurma kararı alınması ya da iptal davası kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Aksi hâlde kambiyo takibi işlemeye devam eder ve haciz aşamasına geçilebilir.
Kaybolan ya da çalınan çekin bulunması hâlinde dava düşer mi?
Kaybolan ya da çalınan çek dava devam ederken bulunursa ve mahkemeye ibraz edilirse, zayi hali ortadan kalktığı için dava konusuz kalabilir.
Çek iptal davasında zamanaşımı süresi nedir?
Çek iptal davası için kanunda özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Ancak uygulamada, çekten doğan müracaat haklarının zamanaşımı süresi dikkate alınır; bu süre kural olarak ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıldır.
Bankanın sorumluluğu çek iptal davasını etkiler mi?
Bankanın sorumluluğu, çek iptal davasının esasını doğrudan değiştirmez; çünkü iptal davası çekin zayi olup olmadığının tespitine yöneliktir. Ancak banka, ödeme yasağına rağmen ödeme yaparsa ya da gerekli özeni göstermezse ayrıca tazminat sorumluluğu doğabilir.