İcra inkar tazminatı borçlunun haksız itirazlarına karşı alacaklıyı koruma ve icra sisteminin etkinliğini temin etme amacına hizmet eden temel mekanizmalarından birini teşkil eder. Bu tazminat, ilamsız icra takibine konu bir alacağa karşı, borçlunun haksız bir şekilde itiraz ederek takibi durdurması neticesinde gündeme gelir.
İcra inkar tazminatına giden süreç, para alacağına ilişkin geçerli bir ilamsız icra takibinin başlatılmasıyla tetiklenir. Borçlunun, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde haksız bir itirazda bulunarak takibi durdurması, sürecin en kritik aşamasıdır. Bu haksız itiraz karşısında alacaklı, itirazın kaldırılması veya iptali için yetkili mahkemeye başvurur. Mahkemenin, yargılama neticesinde borçlunun itirazının haksız olduğuna karar vermesi ve alacaklının da dava dilekçesinde bu yönde açık bir talepte bulunması halinde, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir.
İÇİNDEKİLER
- İCRA İNKAR TAZMİNATI NEDİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATININ HUKUKİ DAYANAKLARI NELERDİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATI HANGİ HALLERDE TALEP EDİLEBİLİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATI İSTEME HAKKI KİMLERE AİTTİR?
- BORÇLUNUN HANGİ DAVRANIŞLARI İCRA İNKAR TAZMİNATINA SEBEP OLUR?
- BORÇLUNUN KISMEN ÖDEME YAPMASI İCRA İNKAR TAZMİNATINA ENGEL OLUR MU?
- BORÇLUNUN İTİRAZININ HAKSIZ OLDUĞU NASIL TESPİT EDİLİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLEBİLMESİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATININ ORANI NEDİR VE NASIL BELİRLENİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATI HESAPLAMASI NASIL YAPILIR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATI ALACAKLI TARAFINDAN NASIL TALEP EDİLİR?
- İCRA MAHKEMESİ İCRA İNKAR TAZMİNATINA NASIL KARAR VERİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATI ZAMANAŞIMINA TABİ MİDİR?
- HANGİ BELGELER VE DELİLLER İCRA İNKAR TAZMİNATI SÜRECİNDE ÖNEM TAŞIR?
- HAKSIZ İTİRAZIN SONUÇLARI NELERDİR?
- İCRA İNKAR TAZMİNATI İLE KÖTÜNİYET TAZMİNATI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
- SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
- İcra inkar tazminatı hangi durumlarda uygulanır?
- Haksız itiraz eden borçlu icra inkar tazminatı ödemek zorunda mıdır?
- İcra inkar tazminatı oranı yüzde kaçtır?
- Her alacak davasında icra inkar tazminatı talep edilebilir mi?
- Borçlu itiraz ederken hangi durumlarda haksız sayılır?
- Kısmi ödeme yapılmışsa icra inkar tazminatı çıkabilir mi?
- İcra inkar tazminatına kim başvurabilir?
- Mahkeme icra inkar tazminatına nasıl karar verir?
- Senetli alacaklarda icra inkar tazminatı istenebilir mi?
- İcra inkar tazminatı talebi dedilirse ne olur?
- İcra inkar tazminatı için gerekli belgeler nelerdir?
- İcra inkar tazminatı ile icra tazminatı arasındaki fark nedir?
- Borçlu itirazını sonradan geri çekerse icra inkar tazminatı alınabilir mi?
- İcra inkar tazminatının tahsil süresi ne kadardır?
- İcra mahkemesi tazminat miktarını nasıl belirler?
- İcra inkar tazminatı uygulanırken borçlunun kusuru nasıl değerlendirilir?
- Borçlu aleyhine birden fazla icra takibi varsa tazminat her bir takip için ayrı mı uygulanır?
İCRA İNKAR TAZMİNATI NEDİR?
İcra ve İflas Kanunu‘nun 67. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca icra inkar tazminatı borçlu tarafından takibe yapılan haksız itirazın iptali için, alacaklı tarafından genel mahkemede açılan dava sonunda; borçlunun haksızlığı tespit edildiğinde, borçlunun haksız itirazıyla sürüncemede kalan takibin neden olduğu zarar sebebiyle alacaklı lehine hükmedilecek tazminattır. Bu tazminat, borçlunun haksız itirazı ile takibi sürüncemede bırakmasının doğrudan bir yaptırımıdır ve itirazın iptali davasının en önemli sonuçlarından birini teşkil eder.
İCRA İNKAR TAZMİNATININ HUKUKİ DAYANAKLARI NELERDİR?
Türk hukuk sistemine özgü olan icra inkar tazminatı, hukukumuza ilk defa 16 Mart 1928 tarih ve 1215 sayılı “İcra Kanununa Bazı Mevad İlavesine Müteallik Kanun” ile girmiştir. Bu ilk düzenlemede tazminat, borcunu haksız yere inkar eden borçlu aleyhine ve alacaklı lehine hükmedilmekteydi. Günümüzde ise bu tazminatın ana yasal dayanağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinin ikinci fıkrasıdır.
İCRA İNKAR TAZMİNATI HANGİ HALLERDE TALEP EDİLEBİLİR?
İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde, icra inkar tazminatı temelde iki ana durumda talep edilebilir:
- İtirazın İptali Davası: Borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı itiraz üzerine, takibi duran alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde bu davayı açabilir. Mahkemenin, genel ispat kuralları çerçevesinde yapacağı yargılama sonucunda borçlunun itirazının haksız olduğuna karar vermesi halinde, alacaklının talebi üzerine icra inkar tazminatına hükmedilir.
- İtirazın Kaldırılması Yargılaması: Alacaklının elinde İİK m. 68’de sayılan nitelikli belgelerden biri varsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde İcra Mahkemesi’ne başvurarak itirazın kaldırılmasını talep edebilir. İcra Mahkemesi, dar yetkili bir inceleme ile sadece bu belgelere dayanarak borçlunun itirazının haksız olup olmadığına karar verir. İtirazın kaldırılmasına karar verilmesi durumunda, yine alacaklının talebiyle icra inkar tazminatına hükmedilir.
İCRA İNKAR TAZMİNATI İSTEME HAKKI KİMLERE AİTTİR?
İcra inkar tazminatı isteme hakkı, kanunun lafzı ve amacı gereği öncelikli ve münhasıran alacaklıya aittir. Alacaklı, borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağına zamanında kavuşamadığı ve bu itirazı bertaraf etmek için ek bir hukuki sürece (itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması) başvurmak zorunda kaldığı için bu tazminatı talep etme hakkına sahip olur. Bu hak, alacaklının uğradığı mağduriyetin bir karşılığı ve borçlunun haksız eyleminin bir yaptırımı olarak tasarlanmıştır.
Buna karşılık, borçlunun “icra inkar tazminatı” talep etme hakkı bulunmamaktadır. Borçlunun, alacaklıya karşı talep edebileceği tazminat türü, kanunda “kötü niyet tazminatı” olarak adlandırılan farklı bir yaptırımdır. Borçlunun bu tazminatı talep edebilmesi için, alacaklının başlattığı icra takibinin hem haksız olması hem de kötü niyetli bir şekilde başlatıldığının mahkeme tarafından tespit edilmesi gerekir.
BORÇLUNUN HANGİ DAVRANIŞLARI İCRA İNKAR TAZMİNATINA SEBEP OLUR?
İcra inkar tazminatına neden olan temel davranış, borçlunun ilamsız icra takibi kapsamında kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı haksız bir itirazda bulunmasıdır. Haksız itiraz, borçlunun borcun varlığını, miktarını veya muacceliyetini bilmesine veya bilebilecek durumda olmasına rağmen, sırf takibi geciktirme ve alacaklının alacağına kavuşma sürecini uzatma amacıyla yaptığı itiraz olarak tanımlanabilir. Borçlu, bu itirazı yaparak icra sürecinin doğal akışını kesintiye uğratmakta ve alacaklıya ek bir külfet yüklemektedir. Kanun koyucu, bu davranışı icra inkar tazminatı kavramı kapsamında yaptırıma tabi tutmuştur.
Bu noktada önemli bir ayrıntı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için genel kural olarak borçlunun kötü niyetli olmasının aranmamasıdır. Mahkemenin odaklandığı temel unsur, itirazın objektif olarak “haksız” olup olmadığıdır. Borçlunun iyi niyetli bir yanılgı içinde olması veya hukuki durumunu yanlış değerlendirmesi, itirazı haksız olmaktan çıkarmaz. Asıl olan, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olması ve alacaklının meşru takibini engellemesidir ki bu durum, temel icra inkar tazminatı şartları arasındadır.
BORÇLUNUN KISMEN ÖDEME YAPMASI İCRA İNKAR TAZMİNATINA ENGEL OLUR MU?
Alacak tahsil süreçlerinde, borçluların dava açılmadan önce veya dava sırasında kısmi ödemeler yapması sık karşılaşılan bir durumdur. Uygulamada, kısmi ödemenin yapıldığı zamana göre farklı sonuçlar doğmaktadır:
- Dava Açılmadan Önce Yapılan Kısmi Ödeme: Borçlunun, alacaklı itirazın iptali davası açmadan önce borcun bir kısmını ödemesi durumunda, alacaklının hukuki menfaati ödenmeyen kalan kısım için devam eder. Bu durumda alacaklı, dava açtığında sadece ödenmeyen bakiye alacak için itirazın iptalini talep edebilir. Dolayısıyla, mahkemece hükmedilecek icra inkar tazminatı da yalnızca bu ödenmeyen ve davaya konu edilen kısım üzerinden hesaplanacaktır.
- Dava Açıldıktan Sonra Yapılan Kısmi Ödeme: Borçlunun, itirazın iptali davası açıldıktan sonra borcun bir kısmını veya tamamını ödemesi, itiraz anındaki haksızlığını ortadan kaldırmaz. Zira icra inkar tazminatı, alacaklıyı dava açmaya mecbur bırakan haksız itiraz eyleminin kendisini yaptırıma bağlar. Dava açıldıktan sonra yapılan ödeme, bu ilk haksızlığın bir ikrarı niteliğindedir, onu ortadan kaldıran bir fiil değildir. Bu nedenle mahkeme, itiraz edilen toplam alacak tutarı üzerinden bir icra inkar tazminatı hesaplaması yapar. Ancak, hüküm kurulurken, dava sırasında yapılan ödemenin mahsup edilmesi ve tahsilde tekerrüre yol açılmaması gerektiği belirtilir. Dolayısıyla, doğru bir icra inkar tazminatı hesaplaması için davanın açıldığı andaki talep miktarı esas alınır.
BORÇLUNUN İTİRAZININ HAKSIZ OLDUĞU NASIL TESPİT EDİLİR?
İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin temel koşulu, borçlunun itirazının “haksız” bulunmasıdır. Ancak “haksızlık” kavramı sübjektif bir değerlendirmeye tabi değildir; aksine, Yargıtay içtihatları ve doktrin tarafından geliştirilmiş belirli hukuki kriterlere dayanır
Yargıtay ve doktrin tarafından kabul edilen iki ana kriter, bir itirazın haksız olup olmadığının belirlenmesinde kullanılır:
- Likit Alacak Kriteri: Bu, haksızlığın tespitindeki en temel ve yaygın kriterdir. Bir alacağın likit (belirlenebilir) olması, borçlu tarafından miktarının herhangi bir yargılamaya veya karmaşık bir muhasebe işlemine gerek kalmaksızın, basit bir hesapla belirlenebilir nitelikte olması anlamına gelir. Eğer alacağın varlığı ve miktarı borçlu tarafından biliniyor veya bilinmesi gerekiyorsa, bu alacağa yapılan itiraz haksız kabul edilir.
- Yargıtay Uygulamasına Göre Likit Kabul Edilen Alacaklar: Yargıtay içtihatlarına göre kıdem tazminatı, avukatlık ücreti, faturaya bağlanmış alacaklar ve kredi sözleşmelerinden doğan borçlar gibi alacaklar genellikle likit kabul edilir. Bu tür alacaklarda borçlunun borç miktarını objektif olarak hesaplayabileceği varsayılır.
- Yargıtay Uygulamasına Göre Likit Kabul Edilmeyen Alacaklar: Buna karşın, kaçak elektrik kullanımından doğan tazminat, eser sözleşmesindeki gecikmeden kaynaklanan cezai şart, haksız fiil tazminatı veya sigorta tazminatı gibi, miktarı ancak bir yargılama (kusur oranının tespiti, zararın hesaplanması vb.) sonucunda netleşecek olan alacaklar likit kabul edilmez. Bu tür alacaklara yapılan itirazlar genellikle icra inkar tazminatına yol açmaz.
- Dürüstlük Kuralı Kriteri: Bu kriter, özellikle likit alacak kriterinin tek başına yetersiz kaldığı veya adaletsiz sonuçlar doğurabileceği durumlarda tamamlayıcı bir rol oynar. Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst ve makul davranmasını gerektirir. Bu çerçevede, borçlunun, borcun varlığını ve miktarını kesin olarak bildiği halde, sırf alacaklıyı zarara uğratmak veya süreci uzatmak gibi kötü niyetli bir amaçla borcu inkar etmesi, dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak kabul edilir. Bu durumda, alacak teknik olarak likit olmasa bile, borçlunun itirazı haksız sayılabilir.
Uygulamada mahkemeler, öncelikli olarak alacağın likit olup olmadığını inceler. Alacağın likit olduğunun tespiti, genellikle itirazın haksızlığına karar vermek için yeterlidir.

İcra İnkar Tazminatı Nedir Şartları ve Hesaplanması
İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLEBİLMESİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR?
Alacaklının icra inkar tazminatını talep edebilmesi ve mahkemenin bu yönde bir karar verebilmesi için aşağıda sıralanan icra inkar tazminatı şartlarının kümülatif olarak gerçekleşmiş olması zorunludur. İcra inkar tazminatı şartları:
- Geçerli Bir İlamsız İcra Takibi Yapılmış Olması: Tazminat talebinin doğabilmesi için öncelikle konusu para olan geçerli bir ilamsız icra takibinin (genel haciz yolu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip) başlatılmış olması gerekir. İlamlı icra takiplerinde bu tazminat söz konusu olmaz.
- Borçlunun Ödeme Emrine Süresinde İtiraz Etmiş Olması: Borçlunun, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal süresi içinde icra dairesine itiraz etmiş olması ve bu itirazıyla icra takibini durdurmuş olması şarttır. Süresi geçmiş bir itiraz veya itiraz edilmemesi durumunda bu şart gerçekleşmez.
- Alacaklının Süresinde Dava veya Başvuru Yapmış Olması: Borçlunun itirazının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren alacaklının, hak düşürücü süreler içinde harekete geçmesi gerekir. Bu süreler; genel mahkemelerde “itirazın iptali davası” açmak için 1 yıl, İcra Mahkemesi’nde “itirazın kaldırılması” talebinde bulunmak için ise 6 aydır. Bu süreler içinde başvurulmazsa, icra inkar tazminatını talep etme hakkı da kaybolur.
- Alacaklının Açıkça Talepte Bulunmuş Olması: İcra inkar tazminatı, mahkeme tarafından re’sen (kendiliğinden) hükmedilen bir yaptırım değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki “taleple bağlılık ilkesi” gereği, alacaklının açtığı dava veya yaptığı başvuru dilekçesinde, asıl alacak talebinin yanında açıkça icra inkar tazminatı talep ettiğini belirtmesi zorunludur.
- Mahkemenin, Borçlunun İtirazının Haksızlığına Karar Vermesi: Yargılama sonucunda mahkemenin, borçlunun yaptığı itirazın haksız olduğuna kanaat getirmesi gerekir. Bu kararın verilmesinde, alacağın likit olması kriteri belirleyici rol oynar. Alacak likit değilse veya borçlunun itirazı haklı görülürse, tazminata hükmedilmez.
- Borçlunun Kötü Niyetinin Aranmaması : Tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunun ispatlanması genel bir şart değildir. İtirazın objektif olarak “haksız” olması yeterlidir.
İCRA İNKAR TAZMİNATININ ORANI NEDİR VE NASIL BELİRLENİR?
İcra inkar tazminatı şartlarının taşınıyor olmasından hareketle icra inkar tazminatının miktarının belirlenmesi kanunla net bir şekilde çerçevesi çizilmiş bir oran üzerinden hesaplanır. 6352 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan son değişiklikle, icra inkar tazminatı oranı, mahkemece reddedilen veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere belirlenir. Kanunda belirtilen bu oran asgari bir sınırdır. Mahkeme, belirli koşullar altında bu oranın üzerinde bir tazminata da hükmedebilir. Alacaklının, borçlunun haksız itirazı nedeniyle %20’lik oranın karşıladığından daha fazla bir zarara uğradığını somut delillerle ispatlaması halinde, hakim takdir yetkisini kullanarak daha yüksek bir orana karar verebilir. Bu takdir yetkisini kullanırken mahkeme; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, davanın niteliği, borçlunun itirazındaki tutumu gibi unsurları göz önünde bulundurur.
İCRA İNKAR TAZMİNATI HESAPLAMASI NASIL YAPILIR?
İcra inkar tazminatı oranının pratiğe dökülmesi, icra inkar tazminatı hesaplaması yönteminin doğru bir şekilde anlaşılmasıyla mümkündür. İcra inkar tazminatı hesaplaması, mahkemenin itirazın iptaline veya kaldırılmasına karar verdiği toplam alacak tutarı üzerinden yapılır. Bu tutar, genellikle hüküm altına alınan asıl alacak ve o ana kadar işlemiş faizlerin toplamından oluşur. İİK m. 67’nin son fıkrası uyarınca “takip talebi veya davadaki talep esas alınır” hükmü, bu geniş kapsamlı hesaplamanın yasal dayanağını oluşturur.
Hesaplama yöntemini basit bir örnekle açıklamak mümkündür:
- Bir alacaklının, 100.000 TL asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş 15.000 TL faiz olmak üzere toplam 115.000 TL’lik talebinin mahkemece kabul edildiğini varsayalım. Bu durumda, asgari icra inkar tazminatı hesaplaması, 115.000 TL’nin %20’si olan 23.000 TL olacaktır. Bu icra inkar tazminatı hesaplaması yöntemi, tazminatın sadece anaparayla sınırlı kalmadığını göstermektedir.
Mahkeme, borçlunun itirazını kısmen haksız bulursa, yani alacağın bir kısmını kabul edip bir kısmını reddederse, icra inkar tazminatı hesaplaması sadece mahkemenin kabul ettiği ve borçlunun haksız itirazda bulunduğu kısım üzerinden yapılır. Kısmi kabul halinde doğru bir icra inkar tazminatı hesaplaması için sadece kabul edilen tutarın esas alınması gerekir.
İCRA İNKAR TAZMİNATI ALACAKLI TARAFINDAN NASIL TALEP EDİLİR?
İcra inkar tazminatının en temel özelliklerinden biri, mahkeme tarafından re’sen (kendiliğinden) dikkate alınmamasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık ilkesi” gereği, bir davada hakim, tarafların talep ettiklerinden fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu ilke uyarınca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafından dava veya başvuru sürecinde açıkça talep edilmesi mutlak bir zorunluluktur.
Bu talebin yapılması gereken yer ve zaman şöyledir:
- İtirazın İptali Davasında: Alacaklı, genel mahkemede dava açarken hazırladığı dava dilekçesinde, asıl alacak talebinin yanı sıra borçlunun haksız itirazı nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini de açıkça istemelidir.
- İtirazın Kaldırılması Yargılamasında: Alacaklı, İcra Mahkemesi’ne başvururken hazırladığı başvuru dilekçesinde veya sözlü başvuru esnasında tutanağa geçirilmek suretiyle, itirazın kaldırılması talebiyle birlikte icra inkar tazminatı talebini de ileri sürmelidir.
Eğer alacaklı, dava veya başvuru dilekçesinde bu talebi belirtmeyi unutmuşsa, bu hakkını tamamen kaybetmiş sayılmaz. Yargılama sırasında, HMK m. 141’de düzenlenen iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağına takılmadığı sürece, sonradan bir dilekçe ile de talepte bulunabilir. Bu yasağın başladığı aşamadan sonra ise, ıslah yoluyla talep sonucunu genişleterek icra inkar tazminatını talep etmesi mümkündür.
İCRA MAHKEMESİ İCRA İNKAR TAZMİNATINA NASIL KARAR VERİR?
İcra Mahkemesi, icra inkar tazminatına genel bir alacak davası sonucunda değil, yalnızca itirazın kaldırılması yargılaması neticesinde karar verir. Bu, borçlunun ilamsız icra takibine itiraz etmesi ve alacaklının da bu itirazı İİK m. 68’de sayılan nitelikli belgelere dayanarak kaldırmak istemesi durumunda işleyen bir süreçtir.
İcra Mahkemesi’nin karar süreci temel olarak şu adımları içerir:
- Alacaklının Talebi: Alacaklı, elinde İİK m. 68’de sayılan belgelerden birinin bulunması halinde, borçlunun itirazının kaldırılması için İcra Mahkemesi’ne başvurur. Başvuru dilekçesinde, itirazın kaldırılmasıyla birlikte icra inkar tazminatını da açıkça talep etmelidir.
- İnceleme: İcra Mahkemesi, genel mahkemelerden farklı olarak tanık dinleme, yemin teklif etme veya geniş kapsamlı keşif ve bilirkişi incelemesi yapma gibi yetkilere sahip değildir. Yargılama, sadece alacaklının sunduğu İİK m. 68 kapsamındaki belgelere dayalı bir doküman incelemesi ile sınırlıdır.
- Karar ve Tazminat: Yapılan inceleme sonucunda mahkeme, borçlunun itirazını haksız bularak itirazın kaldırılmasına karar verirse, alacaklının talebi üzerine borçluyu icra inkar tazminatı ödemeye mahkum eder. Bu durumda mahkeme, kanunda belirtilen asgari icra inkar tazminatı oranı olan %20’yi esas alarak bir icra inkar tazminatı hesaplaması yapar ve hükmünü kurar. Bu icra inkar tazminatı hesaplaması sonucunda ortaya çıkan miktar, ilamın bir parçasını oluşturur.
İCRA İNKAR TAZMİNATI ZAMANAŞIMINA TABİ MİDİR?
İcra inkar tazminatının kendine özgü, bağımsız bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Bunun temel nedeni, icra inkar tazminatının bağımsız bir dava konusu olamamasıdır. Bu tazminat, ancak başka bir hukuki sürece bağlı olarak, o sürecin bir parçası şeklinde talep edilebilir. Dolayısıyla, tazminat talebi, bağlı olduğu ana hukuki süreçlerin kanunda öngörülen sürelerine tabidir.
Bu süreler, İcra ve İflas Kanunu’nda hak düşürücü süreler olarak düzenlenmiştir. Hak düşürücü süreler, zamanaşımından farklı olarak mahkeme tarafından re’sen (kendiliğinden) dikkate alınır ve durdurulması veya kesilmesi mümkün değildir. İcra inkar tazminatı talebini de doğrudan etkileyen bu süreler şunlardır:
- İtirazın İptali Davası İçin: Alacaklının, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması gerekir.
- İtirazın Kaldırılması Talebi İçin: Alacaklının, yine itirazın tebliğinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içinde İcra Mahkemesi’ne başvurarak itirazın kaldırılmasını talep etmesi gerekir.
Alacaklı, bu yasal süreler içinde açtığı davada veya yaptığı başvuruda icra inkar tazminatını talep etmelidir. Eğer bu süreler kaçırılırsa, alacaklı hem itirazı bertaraf etme hakkını hem de buna bağlı olarak icra inkar tazminatı talep etme hakkını kaybeder. Bu nedenle, alacaklıların bu sürelere titizlikle uyması büyük önem taşır.
HANGİ BELGELER VE DELİLLER İCRA İNKAR TAZMİNATI SÜRECİNDE ÖNEM TAŞIR?
İtirazın iptali davası, genel hükümlere tabi olarak görüldüğü için, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde kabul edilen her türlü delil kullanılabilir. Alacaklı, iddiasını ispatlamak için geniş bir delil yelpazesine sahiptir. Bu deliller arasında şunlar yer alır:
- Yazılı Belgeler: Sözleşmeler, faturalar, cari hesap ekstreleri, irsaliyeler, makbuzlar ve diğer ticari defterler.
- Diğer Deliller: Tanık beyanları, yemin, bilirkişi raporları, keşif ve uzman görüşü. Bu davada en kritik unsur, sunulan delillerin alacağın likit (belirlenebilir) olduğunu ortaya koymasıdır. Çünkü mahkeme, icra inkar tazminatına karar verirken büyük ölçüde bu kritere dayanacaktır.
İtirazın Kaldırılması yargılaması, İcra Mahkemesi’nde görülmekte ve ispat açısından çok daha sınırlıdır. Yargılama, tanık veya yemin gibi takdiri delillere değil, yalnızca kanunda sınırlı sayıda sayılmış olan kesin nitelikteki belgelere dayanır. Bu süreçte alacaklının sunması gereken belgeler, İİK m. 68’de sayılan nitelikli belgelerdir. Bu belgeler şunlardır:
- İmzası borçlu tarafından ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarını içeren senetler.
- Resmi dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdikleri belgeler veya makbuzlar.
- Kredi kurumları tarafından düzenlenen belgeler. Alacaklının elinde bu nitelikte bir belge yoksa, itirazın kaldırılması yoluna başvuramaz; genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir.
HAKSIZ İTİRAZIN SONUÇLARI NELERDİR?
Haksız itirazın sonuçları, icra inkar tazminatı ile sınırlı kalmayıp, borçlunun durumunu daha da ağırlaştıran bir dizi yaptırımı beraberinde getirir. Haksız itirazda bulunan borçlunun karşılaşacağı temel sonuçlar şunlardır:
- İcra İnkar Tazminatına Mahkum Edilme: Alacaklının talebi ve mahkemenin kararıyla, haksız bulunan alacak tutarının en az %20’si oranında icra inkar tazminatı ödeme yükümlülüğüdür. Bu, borçlunun haksız eyleminin birincil mali yaptırımıdır.
- Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti: İtirazın iptali davasını veya itirazın kaldırılması talebini kaybeden borçlu, alacaklının yaptığı tüm mahkeme masraflarını (harçlar, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri vb.) ve alacaklının avukatına ödenmesi gereken yasal vekalet ücretini karşılamak zorunda kalır.
- Takibin Devam Etmesi: Mahkemenin itirazın iptaline veya kaldırılmasına karar vermesiyle birlikte, borçlunun itirazı sayesinde durmuş olan icra takibi kaldığı yerden devam eder.
- İcra Mahkemesinde Para Cezası: Belirli özel durumlarda, tazminata ek olarak para cezası da gündeme gelebilir. Özellikle kambiyo senetlerine (bono, çek, poliçe) mahsus takiplerde veya takibe dayanak olan adi senetteki imzaya haksız yere itiraz edilmesi durumunda, borçlu aleyhine alacağın %10’u oranında bir para cezasına da hükmedilebilir.
İCRA İNKAR TAZMİNATI İLE KÖTÜNİYET TAZMİNATI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
| Özellik | İcra İnkar Tazminatı | Kötü Niyet Tazminatı |
| Kimin Lehine Hükmedilir? | Alacaklı | Borçlu |
| Kimin Aleyhine Hükmedilir? | Borçlu | Alacaklı |
| Temel Sebep | Borçlunun ödeme emrine haksız itiraz etmesi. | Alacaklının haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatması. |
| Aranan Şart | Borçlunun itirazının haksız olması yeterlidir, kötü niyet aranmaz. | Alacaklının takibinde hem haksız olması hem de kötü niyetli olması gerekir. |
| İspat Yükü | Alacaklı, borçlunun itirazının haksızlığını (alacağın varlığını ve likit olduğunu) ispatlar. | Borçlu, alacaklının takibi başlatırken kötü niyetli olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. |
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
İcra inkar tazminatı hangi durumlarda uygulanır?
İlamsız bir para alacağı takibine borçlunun haksız yere itiraz etmesi ve alacaklının açtığı itirazın iptali davasını veya itirazın kaldırılması talebini kazanması durumunda uygulanır. Tüm icra inkar tazminatı şartları kümülatif olarak sağlanmalıdır.
Haksız itiraz eden borçlu icra inkar tazminatı ödemek zorunda mıdır?
Evet, alacaklının talep etmesi ve mahkemenin borçlunun itirazının haksız olduğuna karar vermesi halinde ödemek zorundadır. Alacağın likit olması gibi icra inkar tazminatı şartları bu kararda kilit rol oynar.
İcra inkar tazminatı oranı yüzde kaçtır?
İcra inkar tazminatı oranı, mahkemece takdir edilen alacak miktarının %20’sinden az olamaz.
Her alacak davasında icra inkar tazminatı talep edilebilir mi?
Hayır, sadece haksız bir icra takibi itirazına dayanan “itirazın iptali” davası veya “itirazın kaldırılması” yargılamasında talep edilebilir.
Borçlu itiraz ederken hangi durumlarda haksız sayılır?
Genellikle, borç konusu alacak likit olduğunda (yani borcun miktarı borçlu tarafından bilinebilir veya kolayca hesaplanabilir olduğunda) yapılan itiraz haksız sayılır. Bu durum, temel icra inkar tazminatı şartları arasındadır.
Kısmi ödeme yapılmışsa icra inkar tazminatı çıkabilir mi?
Dava açıldıktan sonra yapılan kısmi ödeme, itirazın haksızlığını ortadan kaldırmaz ve mahkeme itiraz edilen toplam tutar üzerinden bir icra inkar tazminatı hesaplaması yaparak tazminata hükmedebilir.
İcra inkar tazminatına kim başvurabilir?
Aleyhine yapılan icra takibine haksız yere itiraz edilen alacaklı başvurabilir ve icra inkar tazminatı şartlarının sağlanması halinde bu tazminata hükmedilir.
Mahkeme icra inkar tazminatına nasıl karar verir?
Mahkeme, alacaklının talebini, borçlunun itirazının haksız olup olmadığını (özellikle alacağın likit olup olmadığını) ve diğer yasal icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirerek karar verir.
Senetli alacaklarda icra inkar tazminatı istenebilir mi?
Senetli alacaklar genellikle likit kabul edildiğinden, bu alacaklara dayalı takiplere yapılan haksız itirazlar sonucunda icra inkar tazminatı şartlarını taşıdığı takdirde istenebilir.
İcra inkar tazminatı talebi dedilirse ne olur?
Mahkeme talebi reddederse, alacaklı bu tazminatı alamaz. Ancak davanın esası kabul edildiyse, asıl alacağını icra yoluyla tahsil etmeye devam edebilir. Bu durumda icra inkar tazminatı hesaplaması yapılmaz.
İcra inkar tazminatı için gerekli belgeler nelerdir?
İtirazın iptali davasında alacağın varlığını ve likit olduğunu ispatlayan her türlü belge (sözleşme, fatura vb.); İtirazın kaldırılması yolunda ise İİK m. 68’de sayılan nitelikli belgeler (noter senedi vb.) gereklidir.
İcra inkar tazminatı ile icra tazminatı arasındaki fark nedir?
“İcra inkar tazminatı”, “icra tazminatı”nın özel bir türüdür. Genellikle haksız itiraz eden borçlu aleyhine hükmedilen tazminatı ifade etmek için kullanılır. İcra tazminatı ise kanundaki tüm benzer tazminatları (kötü niyet, istihkak vb.) kapsayan daha genel bir terimdir.
Borçlu itirazını sonradan geri çekerse icra inkar tazminatı alınabilir mi?
Borçlunun itirazını geri alması, itirazın haksızlığının bir kabulü sayılır ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği için, diğer şartlar da mevcutsa tazminata hükmedilebilir.
İcra inkar tazminatının tahsil süresi ne kadardır?
İcra inkar tazminatı, itirazın iptali davası sonunda verilen ilamın bir parçasıdır. Bu ilam, kesinleşmesi beklenmeden icraya konulabilir ve ilamların tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde tahsil edilebilir.
İcra mahkemesi tazminat miktarını nasıl belirler?
İcra mahkemesi, itirazın kaldırılmasına karar verdiği alacak miktarı üzerinden, kanunda belirtilen asgari icra inkar tazminatı oranı olan %20’yi uygulayarak bir icra inkar tazminatı hesaplaması yapar ve miktarı belirler.
İcra inkar tazminatı uygulanırken borçlunun kusuru nasıl değerlendirilir?
Tazminata hükmedilmesi için borçlunun kusurlu veya kötü niyetli olması aranmaz. İtirazının objektif olarak “haksız” olması yeterlidir.
Borçlu aleyhine birden fazla icra takibi varsa tazminat her bir takip için ayrı mı uygulanır?
İcra inkar tazminatı her bir icra takibi dosyası için ayrı bir hukuki süreçtir. Hangi takip dosyasına haksız itiraz edilmiş ve sonucunda dava kazanılmışsa, o dosyanın alacak miktarı üzerinden tazminata hükmedilir.

