İhtiyati Haciz ve Şartları
İhtiyati haciz, alacaklının alacağını güvence altına almak için borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasını sağlayan hukuki tedbirdir. Alacaklı, borcunu tahsil edemediği durumlarda icra takibi başlatma hakkına sahiptir. Takip öncesinde veya takip sürerken borçlunun mal kaçırma riski varsa ihtiyati haciz talep edilebilir. İcra ve İflas Kanunu, bu tedbiri 257 ile 268. maddeler arasında düzenler.
Şartları, hangi alacaklarda uygulanacağı, teminat ve itiraz süreci ile ilgili bilgiler bu yazıda detaylı olarak belirtilmiştir.
İhtiyati Haciz Kavramı ve Hukuki Niteliği
İhtiyaten sözcüğü hukuk dilinde önlem amaçlı ve geçici anlamına gelir. İcra ve iflas kanunu para ve teminat alacaklarını güvence altına almak ve alacaklının haklarını korumak için 257 ile 268. Maddeler arasında ihtiyati haciz kavramını her yönüyle ele almıştır.
Haciz işlemleri başlamadan önce alacaklının borçlunun yaptığı veya yapacağı kötü niyetli işlemlerden yana şüphesi olması halinde mahkemeden talep ederek koydurduğu tedbire ihtiyati haciz denmektedir.
Bu hacizle beraber borçlunun alacaklıdan mal kaçırmasının önüne geçilmektedir. Bu tedbir ile açılacak veya kesinleşecek icra takibinde para ve teminat alacaklarını güvence altına almaktır.
Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz bir dava değil tedbir kararıdır. Geçici olarak verilmekte olup sürekliliği yoktur. Alacaklı icra takibi başlatmaz veya borcun esası hakkında dava açmazsa tedbirden beklenen hukuki yarar kalmaz. Bu durumda tedbir kalkar. Ayrıca alacaklıya diğer alacaklılar karşısında öncelik tanımaz.[1] Kesin hacze dönüşene kadar alacaklı, sıra cetvelinde diğer alacaklılarla eşit konumdadır.

İhtiyati Haciz Nedir?
İhtiyati Haczin Amacı Nedir?
İhtiyati haciz bir dava değil tedbirdir. Yani düzenleniş biçimi itibariyle bir esas davası değil esas hakkında açılacak bir davaya veya başlatılacak takibe güvence amacıyla düzenlenmiş bir kavramdır. Buradan anlatılmak istenen ihtiyati haciz bir durumu güvence altına almaktadır.
Borcunu ödemeyen borçlu alacaklıdan mal kaçırmak için takip veya kesin haciz öncesinde alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla tasarruf işlemleri yapabilmektedir. Böyle bir durumdan şüphelenen alacaklı alacağını güvence altına almak ve süreci bu güvence altına yönetebilmek için borçlunun mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunma hakkını sınırlandırabilmektedir. Bu sınırlandırma ihtiyati haciz kararı ile yapılmaktadır.
Mahkeme tarafından verilecek ve icra dairesi aracılığıyla uygulanacak ihtiyati haciz kararının amacı yukarıda anlatıldığı gibi para ve teminat alacaklarını güvence altına alarak alacaklının hak kaybının önüne geçmektir.
İhtiyati Haciz Talep Edilebilecek Alacak Türleri Nelerdir
İhtiyati haciz talep edilebilecek alacak türleri İcra ve İflas Kanunu 257. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir.[2]
İhtiyati haciz şartları: Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Para Alacakları
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için mevcut olması gereken borç türlerinden biri para alacağı borçlarıdır. Para alacağı borçlarının ihtiyati hacze konu olabileceği İcra Ve Kanunu 257. Maddede düzenlenmiştir. Madde ‘…vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı,’ düzenlemesine yer vererek para alacaklarının ihtiyati hacizle güvence altına alınabileceğini belirtmiştir.
Öyle ki para borcu dışında yapma yapmama borcu gibi borçlar ihtiyati hacze konu olmayacaktır. Şüpheli tasarruf işleminin gerçekleşmesi ile risk altına girebilecek bir borca ihtiyaç vardır ve bu da para alacaklarıdır.
Rehinli Alacaklar
İhtiyati haciz alacaklının alacağını ulaşmasını güvence altına almaktadır. Yani bir tedbir kararıdır. Rehinli alacakların ihtiyati hacze konu olup olamayacağını belirtmek için önce rehinli alacak kavramını bilmek gerekmektedir.
Rehinli alacak, borcun alacaklıya ödenmemesi halinde alacaklının hakkını koruyarak alacağını tahsil etmesi amacıyla güvence oluşturmak için bir malın rehin verildiği alacak türüdür. Yani rehinli alacakta ihtiyati haciz kararı gibi bir alacağı koruma ve güvence altına alma amacı mevcuttur.
Bir alacak hakkında verilecek iki ayrı koruma tedbirinden birinde hukuki yarar yoktur. Yani zaten rehinle güvence altına alınmış bir alacak söz konusuyken bu alacağı yeniden güvence altına almak için verilecek ihtiyati haciz kararından beklenen hukuki bir menfaat söz konusu değildir. Zira zaten rehinli alacak ile alacaklının hakkı güvence altına almış vaziyettedir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus rehinli alacağın alacaklının alacağını güvence altına alması şartıdır. Eğer ki rehinli alacak alacağın alacağının tamamını karşılayabilir nitelikte değilse kalan kısım için ihtiyati haciz istemi mümkün olacaktır. Çünkü artık bu noktada korunan hukuki bir menfaat söz konusudur.
Vadesi Gelmemiş Alacaklar
Kanunumuz vadesi gelmemiş alacaklar içinde ihtiyati haciz istenebileceğini açıkça düzenlemiştir ancak bunu bazı şartlara ve durumlara tabi tutmuştur. Bu düzenleme İİK 257/2’yer almaktadır. Buna göre;
- Borçlunun sabit bir yerleşim yerinin olmaması
- Borçlunun mal kaçırma veya gizlemeye yönelik işlemleri ve davranışları
- Borçlunun borcu ödememek için kaçmaya çalışması veya kaçması
- Borçlunun hileli işlemler gerçekleştirmesi (muvazaalı işlemler gibi)
Yukarıda belirlenen hallerin mevcut olması halinde henüz borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebilecektir. Bu durumlar kanun maddesinde açıkça düzenlenmiş durumlardır. Bu madde ile de düzenlemelerin amacının alacağı güvence altına almak olduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır.

İhtiyati Haciz Şartları
İhtiyati Haciz Şartları Nelerdir?
İhtiyati haciz tedbiri her alacak için uygulanan bir tedbir değildir. Kanun bu tedbir hakkında çok detaylı düzenlemelere yer vermiştir. Dolayısıyla belli şartların gerçekleşmesi halinde ihtiyati haciz tedbirinin uygulanması söz konusu olacaktır. Buna göre;
- Alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisi para alacağına dayanmalıdır. Para borcu dışındaki borç türlerinde ihtiyati haciz istemi olmamaktadır. Yapma yapmama borcu gibi borç türlerinde borçluyu kısıtlayacak ihtiyati haciz kararı almak mümkün değildir.
- Alacak rehinle güvence altına alınmamış olmalıdır. Yani rehinli bir alacak olmamalıdır. Zira bu düzenlemenin amacı alacağı güvence altına almaktır. Rehinli alacak da bu amaca hizmet etmektedir. Bu sebeple zaten güvence altına alınmış bir alacak için ekstra ihtiyati haciz kararı vermekte hukuki yarar yoktur.
- Kural olarak vadesi gelmiş bir alacak olmalıdır. Vadesi gelmemiş alacak hakkında bu tedbir kararı verilemez. Ancak yukarıda ayrıntılı olarak ele aldığımız gibi olağan dışı olarak borçlunun mal kaçırma iradesi gözlemlenebiliyorsa veya alacağın hakkını sekteye uğratacak başkaca davranışlar sergiliyorsa bu noktada artık vadesi gelmemiş alacaklar için de ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.
Yukarıda yazılı şartların varlığı halinde alacağı güvence altına almak için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.
İhtiyati Hacizde Görevli ve Yetkili Mahkeme
İhtiyati haciz bir tedbir kararıdır. Bu yüzden özel olarak şu mahkeme görevlidir veya yetkilidir diye kural koymak mümkün değildir. Hangi mahkemenin görevli veya yetkili olacağını taraflar arasındaki borç ilişkisinin dayanağı belirleyecektir. Yani bu borç ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir uyuşmazlıkta hangi mahkeme görevli ve yetkili ise ihtiyati haciz kararı vermekte görevli ve yetkili mahkeme de o olacaktır. Örneğin ticaret hukukundan kaynaklı bir uyuşmazlıkta görevli ve yetkili mahkeme bu uyuşmazlığa göre belirlenecektir.
İhtiyati haciz, dava açılmadan önce istenebileceği gibi dava sürerken de istenebilir. Dava açıldıktan sonra talep, davaya bakan mahkemeden yapılır. Ayrı bir yetki incelemesi gerekmez.
İhtiyati Haciz Talep Süreci ve İhtiyati Haciz Talep Ederken Dikkat Edilmesi Gerekenler
İhtiyati haciz her ne kadar bir tedbir kararı olsa da talep edilirken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır zira bu tedbir borçlunun mal varlığı üzerindeki yetkisi kısıtlayıcı sonuçlar doğurmaktadır.
Öncelikle haciz talebi bir dilekçe ile yapılmaktadır bu dilekçe ile tedbir talep edilme nedenleri detaylı olarak belirtilmelidir. Dilekçede şu hususların bulunması gerekmektedir;
- Taraflar arasındaki borç ilişkisinden doğan alacak miktarı ve dayanağı
- Tedbir konulma istemine sebep olan davranışlar (borçlunun kaçma şüphesi vb.)
- Alacağın muaccel olduğu tarih
- Haciz istenen mallar
- Teminat miktarı
- Delil listesi
Talep dilekçesinde yukarıdaki hususların açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Delil listesi noktasına gelirsek bu konu en önemli noktadır zira mahkeme tedbir konulmasına kesin bir kanaat getiremez şüpheleri haklı bulmazsa tedbir kararı vermeyecektir. İhtiyati haciz talebinde bulunurken kullanılabilecek deliller şunlardır;
- İcra takibi varsa dayanak belgeler
- Varsa borcu gösteren mahkeme ilamı
- Borcu destekler nitelikte sözleşme ve faturalar
- Alacağın tehlike altında olduğunu gösterir yazışmalar vb.
Bu sayılanlar kesin olarak aranan şeyler olmayıp alacağı, alacağın muaccel olduğunu, tedbir koyulma gereksinimini kanıtlayan her belge delil olarak kullanılabilecektir.

İhtiyati Haciz Nasıl İstenir?
İhtiyati Hacizde Teminat Zorunluluğu ve Oranı
İhtiyati haciz alacaklının borçlunun mal kaçırma ya kaçma kastı ile yapacağı işlemlerden duyduğu şüphe sebebiyle talep ettiği bir tedbirdir. Yani bir şüphe üzerine kurulu tedbir kararıdır. Dolayısıyla bu süreçte alacaklının haksız çıkma ihtimali de vardır. Böyle bir durumda borçlunun kısıtlandığı süreçte zarara uğraması ihtimali de göz önüne alınmalıdır. Bu zararların karşılanabilmesi için alacaklının tedbir talep ederken teminat göstermesi şarttır.
İhtiyati haciz talebinde teminat zorunluluğu İİK 259. Maddede detaylı olarak düzenlenmiştir.[3] Bu düzenleme hangi şartlarda teminatın kesin şart olduğuna, hangi durumlarda teminat aranmayacağına ve hangi durumlarda mahkemenin kararına bırakılacağına yer vermektedir. Buna göre;
- Teminatın Kesin Olarak Arandığı Haller; alacak herhangi bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanmıyorsa teminat kesin olarak aranacaktır. (Fatura, sözleşme vb)
- Teminatın Aranmadığı Haller; alacak bir mahkeme ilamına dayanıyorsa artık ortada kanıtlanmış bir borç vardır bu hallerde borçlunun zararı güvence altına alınmayacak olup teminat aranmayacaktır.
- Teminatın Mahkeme Kararına Bırakıldığı Haller; alacağın ilama dayanması halinde teminat aranmayacaktır ancak ilam niteliğindeki bir belgeye dayanması halinde teminat alınıp alınmayacağına mahkeme karar verecektir. (Noter senedi vb.)
Yukarıda ihtiyati hacizde teminatın arandığı ve aranmadığı halleri inceledik. Aranması ihtimalinde bu teminat oranının ne kadar olacağı da önemli bir husustur.
İcra ve iflas kanunu 259. Maddesinde teminat zorunluluğunu açıkça düzenlemiş ise de teminat oranı hakkında net bir düzenleme yoktur. Bu da bu oranın mahkeme tarafından belirleneceği anlamına gelmektedir. Bu sebeple kesin olarak şu oranda teminat istenir demek mümkün olmasa da uygulamaya bakıldığında alacak miktarının %10-15’i oranında teminat alındığını söylemek mümkündür. Bu teminat borçlunun, alacağın ve riskin durumuna göre artıp azalabilmektedir.
Alacaklının yatırdığı teminat, haciz kesinleştiğinde ve alacaklının haklı çıktığı anlaşıldığında kendisine iade edilir. İade, mahkeme kararına bağlıdır ve kendiliğinden gerçekleşmez.

İhtiyati Hacizde Teminat Oranı
İhtiyati Haciz Kararı Nasıl Uygulanır?
İhtiyati haciz kararının verilmiş olması tek başına uygulanması için yeterli değildir. İhtiyati haciz kararı icra dairesi eliyle uygulanmaktadır bu kararın icra dairesinin eline geçmesi için ise alacaklının kararın verildiği tarihten itibaren 10 günlük süresi vardır. Bu süre İİK 261. Maddede düzenlenmiştir. Kararın icra dairesine götürülmediği hallerde karar hükümsüz kalacaktır.
Karar kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine götürülecek infazı da buradan istenecektir.
İhtiyati haciz kararı bir tedbir kararı olup geçici niteliklidir. Alacaklıya belli işlemleri yapma konusunda süre verir. Bu şart İİK 264. Maddede düzenlenmiştir. Buna göre alacaklı ihtiyati haczin uygulanmasından itibaren 7 gün içerisinde ya icra takibi başlatmalı ya da asıl alacak davasını açmalıdır. Bu süre haczin uygulanmasından itibaren başlayacak olsa da alacaklının haciz anında orada olmaması halinde haciz tutanağının alacaklıya tebliği ile 7 günlük süre başlayacaktır.
İhtiyati haciz kararının uygulanması bu şekilde olup oldukça kural ve şart barındıran teknik bir konudur. Bu sebeple sürelere, şartlara özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir.
Araçta ve Tapuda İhtiyati Haciz Nasıl Uygulanır?
İhtiyati haciz, malın türüne göre farklı sicillere işlenir. Araçlarda haciz şerhi trafik tescil kaydına, taşınmazlarda ise tapu kütüğüne düşülür. Şerh, malın devrini engellemez ama alıcıyı bilgilendirir ve devri zorlaştırır. Haciz kalktığında şerh de terkin edilir. Terkin şartları, yukarıda anlatılan kaldırma kurallarıyla aynıdır.
Borçlunun İhtiyati Hacze İtiraz Hakkı
Borçlunun itiraz hakkı İİK m.265‘te düzenlenmiştir.[4] Borçlu, mahkemenin yetkisine, teminat miktarına veya haczin dayandığı sebeplere itiraz edebilir. Süre, haczin uygulanmasından itibaren 7 gündür ve hak düşürücü niteliktedir. İtiraz sebepleri ve süreç detayları için İhtiyati Haciz Kararına İtiraz ve Süresi yazımıza bakabilirsiniz.
İhtiyati Haczin Süresi ve Geçerliliği
İhtiyati haciz kararı bir tedbir kararı olup mahkeme kararları gibi geniş çaplı ve uzun süreli bir karar değildir. Talep eden alacaklıya riskli durumlara karşı güvence vererek alacağını korumayı amaçlar. Bu nitelikli bir karar olması sebebiyle kanunda alacaklıya işlemde bulunması için süre sınırı getirilmiştir.
Alacaklı için İİK 261 ve 264’te süre düzenlemesi yapılmıştır. İhtiyati haciz kararı icra dairesi eliyle uygulanmaktadır bu kararın icra dairesinin eline geçmesi için ise alacaklının kararın verildiği tarihten itibaren 10 günlük süresi vardır. Kararın bu süre içerisinde icra dairesine götürülmediği hallerde karar hükümsüz kalacaktır.
Karar götürülüp ihtiyati haciz uygulandıktan sonra ise alacaklı 7 gün içerisinde ya icra takibi başlatmalı ya da asıl alacak davasını açmalıdır. Aksi halde yine karar hükümsüz kalacaktır.
İhtiyati haczin süreleri ve geçerlilik durumu bu şekilde olup alacaklıya uzun ve sınırsız haklar tanıyan bir tedbir değildir aksine kısa süreli ve alacaklıya işlemde bulunma zorunluluğu veren bir tedbir. Bu sebeple sürelere mutlaka uyulmalıdır.
İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılması
İhtiyati haciz kararının nasıl kaldırılacağı İİK 266 da detaylı olarak düzenlenmiştir.[5] Haciz kararı kendiliğinden kalkmaz. Kaldırılması için şartlar mevcuttur.
Borçlu, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmişse, bu haczin kaldırılması mahkemeden istenebilecektir ancak bu kararın verilebilmesi için karar alınırken olduğu gibi karar verilirken de güvence gerekmektedir. Borçlu tarafından mahkemeye sunulabilecek güvenceler kanunda sırayla sayılmıştır buna göre;
- Mahkemeye para yatırmak: en sık rastlanan güvence türlerinden biridir. Borçlu, alacak miktarını ya da mahkemenin belirlediği tutarı nakit olarak mahkeme veznesine yatırır.
- Rehin vermek: borçlu alacağı güvence altına almak için mahkemenin kabul edeceği bir malı rehin olarak gösterebilir.
- Hisse senedi (esham): Borçlu, değerli ve devredilebilir hisse senetlerini güvence olarak depo eder.
- Tahvil: Borçlu, devlet veya güvenilir kurumlara ait tahvilleri teminat olarak sunar.
- Taşınmaz rehini: Borçlu, kendisine ait bir taşınmaz üzerine ipotek tesis ederek alacağı güvence altına alır.
- Güvenilir bir bankanın kefaleti: Borçlu adına güvenilir bir banka, borcun ödenmemesi hâlinde sorumluluğu üstlendiğini yazılı olarak taahhüt eder. Bu uygulamada pek rastlanmayan bir türdür.
Borçlu bu güvencelerden birini sağlarsa ihtiyati haczin kaldırılması mümkündür. Borçlu ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyecektir. Bu noktada yetkili mahkemede kanunda düzenlenmiştir. Takip başlamadan önce talep edilecek bir kaldırma var ise yetkili yer mahkemedir. Takip başladıysa yani icra takibi açıldıysa Bu talebi inceleme yetkisi icra mahkemesine geçmektedir.

İhtiyati Haciz Nasıl Kaldırılır?
Haksız İhtiyati Haciz Durumu ve Tazminat Sorumluluğu
İhtiyati haczin haksız yere karar verilmesi halinde zarara uğrayan borçlunun veya üçüncü kişilerin verilen bu karara karşı alacaklıya tazminat davası açma hakkı vardır. Bu hak İİK 259. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesuldür. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede görülür.
Hangi hallerde alacaklının çıktığı ve tazminat isteme hakkının gündeme geleceği durumları da aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz;
- Alacaklı, gerçek olmayan bir borca dayanarak ihtiyati haciz almışsa.
- Vadesi gelmemiş bir borç için haciz talep edilmişse.
- Haciz talep edilen neden ispatlanamamışsa
- Alacaklı açtığı davayı kaybeder ya da icra takibi iptal edilirse.
- Hukuka aykırı verilen ihtiyati haciz kararı uygulanmışsa.
- Alacaklı, borçluyu zor durumda bırakmak amacıyla ihtiyati haciz talep etmişse.
- Kanuni süre içinde icra takibi başlatılmadığı hâlde haciz uygulanmaya devam etmişse.
Yukarıda yazılı hallerden birinin gerçekleşmesi halinde alacaklıya karşı tazminat davası açılabilecektir. Bu dava ihtiyati haciz kararının kaldırılmasından itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Peki tazminat davasının şartları nelerdir?
Borçlunun Tazminat Talebinin Şartları
Yukarıda hangi hallerde tazminat davasının açılabileceğini sıraladık. Bu davanın açılabilmesi için gerçekleşmesi gereken bazı şartlar vardır. Bunları inceleyelim.
- Mahkemece verilmiş ve uygulanmış bir ihtiyati haciz kararı bulunmalıdır.
- Yukarıda sayılan hallerden biri yani ihtiyati haczin haksız olduğu anlaşılmalıdır.
- Borçlu karar nedeniyle bir zarara uğramış olmalıdır.
- Zarar ile ihtiyati haciz arasında illiyet bağı bulunmalıdır
- Alacaklının yatırdığı teminat bulunmalıdır.
Yukarıdaki şartların gerçekleşmesi halinde kararın kaldırılmasından itibaren 2 yıl içinde tazminat davası açılabilecektir. Görüldüğü üzere şartlar arasında kötü niyet ve ağır kusur hali düzenlenmemiştir. Çünkü yukarıdaki şartlar maddi tazminat davası için geçerli olup bu davada kötü niyet ve ağır kusur hali aranmamaktadır. Peki kötü niyet ve ağır kusur halinin arandığı davalar var mı bunu inceleyelim.
Manevi Tazminat Mümkün Mü?
Haksız verilen ihtiyati haciz kararı hakkında maddi tazminat açılabilmesi için gerekli şartlar yukarıda sıralanmıştır. Kural olarak haksız tedbir kararı için maddi tazminat davası açılmakta ise de manevi tazminat davasının da açılabilmesi söz konusu olacaktır ancak bu çok istisnai bir hal olup belli şartları vardır bunlar;
- İhtiyati haczin yukarıda belirtilen durumlardan birini doğurması sebebiyle açıkça haksız olması,
- Alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu davranması,
- Borçlunun tedbir kararı sebebiyle kişilik haklarının zedelenmesi
(örneğin ticari itibarın ciddi şekilde sarsılması, toplum içinde küçük düşürülmesi)
Yukarıda belirlenen şartların mevcut olması halinde haksız tedbir kararına karşı manevi tazminat davası açılabilecektir.

Haksız İhtiyati Hacizde Tazminat Hakkı
İhtiyati Haciz Masrafları ve Harçlar
İhtiyati haczin masrafları ve harçları noktasında net bir şey söylemek mümkün değildir. Zira bu bedeller davanın içeriğine talebin mahiyetine ve riskin araştırılmasına göre değişiklik gösterebilir. Öncelikle bilinmelidir ki başlangıçta masraflar her hukuk davasında olduğu gibi alacaklı tarafından karşılanır. İhtiyati haciz haklı çıkarsa, bu masraflar borçludan tahsil edilir. Haksız çıkarsa, borçlunun zararları teminattan karşılanır Birkaç alt başlık hakinde bunları inceleyelim;
Mahkeme Masrafları
İhtiyati haciz davası açılırken her davada olduğu gibi başvuru harcı, karar harcı, dosya giderleri, tebligat giderleri ve gerekli görülmesi halinde bilirkişi ve keşif giderleri masrafı alınmaktadır. Bu masraflar ortama olarak 2.000 – 3.000 TL arası olabilir. Ancak bilirkişi görevlendirilmesi yapılır ise bu bedel artar.
İcra Masrafları
Burada da yine dosya açılış masrafı, haciz işlemi masrafı: tebligat giderleri, muhafaza giderleri mevcuttur. Bu da yine dosyanın durumuna teminat durumuna göre değişiklik göstermektedir ancak ortalama masrafın Basit bir dosyada genelde 1.000 – 3.000 TL olduğunu söylemek mümkündür.
Yaklaşık Maliyet
Yukarıda teker teker dava ve icra masraflarının hangi kalemler altında alınacağını ve ortalama maliyetlerini belirttik. İhtiyati haciz kararının dava ve icra birlikte değerlendirilmesi gereken bir düzenleme olduğu düşünüldüğünde toplu bir maaliyet değerlendirilmesi yapılmalıdır. İhtiyati haczin 2026 itibarıyla yaklaşık maliyeti, mahkeme ve icra masrafları ile tebligat, bilirkişi ve muhafaza giderleri toplamından oluşur ve genellikle 2.000 – 5.000 TL arasında değişir.

İhtiyati Haciz Süreci Masrafları
İhtiyati Haciz ile Haciz Arasındaki Fark
İhtiyati haciz, dava veya takip başlamadan önce ya da sürerken alacağı güvence altına alan geçici bir tedbirdir. Haciz ise kesinleşmiş bir icra takibinin sonucudur ve doğrudan mal satışına kadar gidebilir. İhtiyati haciz mülkiyeti değiştirmez, yalnızca tasarruf yetkisini sınırlar.
Alacaklı, ihtiyati haciz sonrası icra takibi başlatırsa borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu süresinde itiraz etmez veya itirazı kesin olarak kaldırılırsa, haciz kendiliğinden kesin hacze dönüşür.[6] Bu dönüşüm, alacaklının önceki sürelere (7 günlük takip başlatma, itiraz halinde kaldırma başvurusu) uymuş olmasına bağlıdır.
İhtiyati Haciz – İhtiyati Tedbir Farkı Nedir?
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarına bakıldığında dava veya takip öncesi alacağı güvence altına almak amacıyla düzenlenmiş tedbir kararları olsalar da uygulama alanı, şart ve sonuç bakımından birbirinden ayrılmaktadırlar. Bu başlık altına ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının farklarını inceleyeceğiz. Ancak öncesinde kısaca ihtiyati tedbirin ne olduğunu hatırlayalım;
Para dışındaki alacakların dava süresince zarara uğramasını veya imkânsız hale gelmesini önleyen geçici koruma tedbirine ihtiyati tedbir denmektedir. Tanım iki tedbir arasındaki fark konusunda ipucu veriyor olsa da detayını aşağıda inceleyelim;
Uygulama Farkları
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının nasıl uygulandığını, hangi mahkemeden bu kararın alındığını, talep ederken nelerin gerekli olduğunu bir tablo halinde inceleyelim;
| İHTİYATİ HACİZ | İHTİYATİ TEDBİR |
| Başvuru Yapılan Merci İcra takibinin doğurduğu sonuçlarda davaya bakacak mahkeme inceler. | Başvuru Yapılan Merci Esas davaya bakan mahkeme inceler. |
| Uygulamayı Yapan Kurum Karar alındıktan sonra alacaklı icra dairesine kararı götürür icra dairesi kararı fiilen uygular. | Uygulamayı Yapan Kurum Kararı veren mahkeme doğrudan uygular. |
| Uygulama Süresi Karardan sonra 10 gün içinde icra takibi veya dava açılmalıdır, aksi halde kendiliğinden kalkar. | Uygulama Süresi Süre hâkimin belirlemesine bağlıdır; dava açılmazsa tedbir kaldırılır. |
| Teminat Zorunluluğu Teminat kuraldır, istisna nadirdir. | Teminat Zorunluluğu Zorunlu değil, hâkimin takdirine bağlıdır. |
| Uygulama Alanı Para alacaklarını da kapsar. | Uygulama Alanı Para alacaklarını kapsamaz |
| Karara İtiraz Borçlu 7 gün içinde itiraz edebilir. | Karara İtiraz İtiraz süresi ve şekli dosyayı bakan mahkemeye göre belirlenir. |
Yukarıda ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulamadaki farklarını inceledik. Görüldüğü üzere her ne kadar ikisi de tedbir kararı olsa da uygulama bakımından farkları mevcuttur.
Şartları Açısından Farkları
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının şartları uygulamada olduğu gibi farklılık göstermektedir. Akılda kalıcı olması için bunu da tablo halinde inceleyelim;
| İHTİYATİ HACİZİN ŞARTLARI | İHTİYATİ TEDBİRİN ŞARTLARI |
| Alacak para alacağı olmalıdır. | Telafisi güç veya imkânsız somut zarar riski |
| Kural olarak vadesi gelmiş alacak olmalıdır. | Alacaklı, alacağını yaklaşık ispat etmelidir |
| Alacaklı, alacağını yaklaşık ispat etmelidir | Tedbir, hakkı koruyacak kadar olmalı |
| Borçlunun mal Kaçırma riski olmalıdır. | Teminat zorunlu değildir. |
| Teminat gösterilmesi lazımdır. | Muacceli yet aranmaz. |
| Alacağın tahsil riski olmalıdır. |
Görüldüğü gibi iki tedbir kararı verilirken aranacak şartlar da farklılık göstermektedir.
Sonuçları Açısından Farkları
Uygulama alanı ve şartları farklı olan iki tedbir kararının sonuçlarının da farklı olacağı tahmin edilebilirdir. Bu sonuçları inceleyelim;
| İHTİYATİ HACZİN SONUÇLARI | İHTİYATİ TEDBİRİN SONUÇLARI |
| Borçlunun mal üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılır. Mülkiyette değişiklik olmaz. | Dava sonuçlanana kadar hak kaybı ve telafisi güç zararlar önlenir. |
| Alacaklı 10 gün içinde icra takibi veya dava açmazsa ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar. | Tedbir tapuya şerh edilirse, kurumlara bildirilirse üçüncü kişiler bakımından da bağlayıcı olur. |
| Alacaklı haksız çıkarsa borçlunun uğradığı zararları teminat üzerinden tazmin eder. | Tedbir esas dava sonuçlanınca, kararın kesinleşmesiyle kendiliğinden kalkar. |
| Üçüncü kişi haczi bilerek malı devralırsa iyi niyet iddiasında bulunamaz. | Tedbir talep eden haksız çıkarsa karşı tarafın zararlarını tazmin etmekle yükümlüdür. |
Yukarıda ihtiyati haciz ve tedbir kararlarının uygulama, şart ve sonuç bakımından farklarını inceledik. Görüldüğü üzere iki tedbir kararı da bir hakkı güvence altına alıp korumayı amaçlasa da birçok yönden farklılık göstermektedir. Uygulamada hak kaygına uğramamak için somut olayda hangi kararın talep edilmesi gerektiği hakkında muhakkak avukatınıza danışınız.
İhtiyati Haciz İle İlgili Sorular
İhtiyati haciz ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.