Engelli Çalışanların İş Hukuku Kapsamındaki Hakları

Engelli çalışanların iş hukuku kapsamındaki hakları, Türkiye’de hem ulusal mevzuatla hem de uluslararası normlarla güvence altına alınmıştır. Engelli çalışanların hakları, 4857 sayılı İş Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gibi mevzuatlarla düzenlenmiştir.

Engelli çalışanların iş hukuku kapsamındaki hakları, engelli bireylerin iş gücüne katılımını desteklemek, çalışma hayatındaki eşitlikçi yaklaşımları güçlendirmek ve engelli bireylerin potansiyellerini en iyi şekilde kullanmalarına imkan tanımak için önemlidir.

Anayasa’nın 61. maddesinin ikinci fıkrasında, “Devlet, engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına uyum sağlamalarını temin edecek önlemleri alır.” şeklinde bir hüküm yer almaktadır. Bu düzenleme, engelli bireylerin topluma aktif katılımını desteklemeyi ve günlük yaşamlarındaki zorlukları aşmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Bu yazı, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi özel sektör engelli çalışanlarını konu almaktadır. Memur ve diğer kamu personelinin engelli hakları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabidir ve bu yazının kapsamı dışındadır.

Engelli Çalışanların İş Hukukundaki Yeri ve Tanımı

Türkiye’de engelli çalışanların hakları, özellikle Anayasa, 4857 sayılı İş Kanunu, 5378 sayılı “Engellilerin Çalışma Hayatına Katılımı Hakkında Kanun” ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gibi çeşitli yasal düzenlemelerle korunmaktadır. Bu yasalar, engelli bireylerin çalışma hayatında eşit haklar ve güvenli bir ortamda çalışma imkanı bulmalarını sağlamayı hedefler.

4857 sayılı İş Kanunu, engelli tanımına doğrudan yer vermemektedir. Ancak Kanunun 30. maddesi çerçevesinde, engellilerin çalışabileceği işlerin türü, hangi işlerde çalışabilecekleri, bu işlerdeki özel çalışma koşulları ve meslek seçimlerine ilişkin düzenlemeler, ayrı bir yönetmelik ile belirlenmiştir.[1]

25 Nisan 2009 tarihli ve 27210 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in 3. maddesinde engelli, doğuştan veya sonradan bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini belirli derecelerde kaybeden, bu nedenle toplumsal hayata uyum sağlamakta ve günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken kişiler olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, bu kişilerin %40 ve üzeri vücut fonksiyon kaybı olması ve durumlarını sağlık kurulu raporu ile belgelemesi gerekmektedir.

  • 4857 sayılı İş Kanunu

4857 sayılı İş Kanunu, işçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen temel kanun olup, engelli bireylerin çalışma hayatına dair özel düzenlemeler içerir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesi gereği, işverenler, özel sektörde elli veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az yüzde üç oranında engelli çalışan istihdam etmekle yükümlüdür. Kamu işyerlerinde ise bu oran yüzde dört olarak belirlenmiştir. Engelli çalışanlar, mesleklerine, beden ve ruhsal durumlarına uygun işlerde istihdam edilmelidir.

Buna karşılık, İş Kanunu’nun 4. maddesine göre, tarım ve orman sektöründeki işyerleri, 50 veya daha az işçi çalıştırıyorsa bu kanun kapsamına girmemektedir. Ancak bu işyerlerinde işçi sayısı 51 ve üzerine çıktığında, engelli çalışan istihdam etme zorunluluğu devreye girer.

Engelli Çalışanların İş Hukukundaki Yeri ve Tanımı

Engelli Çalışanların İş Hukukundaki Yeri ve Tanımı

  • 5378 Sayılı Engellilerin Çalışma Hayatına Katılımı Hakkında Kanun

5378 sayılı “Engellilerin Çalışma Hayatına Katılımı Hakkında Kanun”, engelli bireylerin iş gücüne katılımını artırmayı amaçlayan önemli düzenlemeler içermektedir. Kanun, işverenlere engelli istihdamı konusunda %3 oranında bir yükümlülük getirir ve buna uymayanlara cezai yaptırımlar uygulanır.

Ayrıca, devlet engelli bireylerin istihdamını teşvik etmek amacıyla çeşitli ekonomik destekler sunar. İşyerlerinde engelli çalışanların erişebilirliğini sağlamak için fiziksel düzenlemeler yapılması gerekmekte ve engelli bireylerin mesleki becerilerini artırmaya yönelik eğitimler de teşvik edilmektedir.

  • 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, tüm çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmasını sağlamak amacıyla çıkarılmıştır ve engelli çalışanların haklarını da güvence altına alır. Kanun, işverenlere engelli çalışanların özel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri almayı, işyerlerinde risk değerlendirmesi yapmayı, engelli çalışanları eğitmeyi ve işyerlerinde gerekli düzenlemeleri yapmayı yükler.

Bu düzenlemeler, engelli bireylerin fiziksel, kimyasal ve ergonomik risklerden korunmasını hedefler.

Engelli Çalışanların İstihdam Hakkı ve İşveren Yükümlülükleri

Engelli statüsünde kabul edilen vatandaşlar, vücut fonksiyonlarında en az %40 oranında kayıp yaşayan ve bu durumu yetkili sağlık kuruluşlarından alacakları engelli sağlık kurulu raporu ile belgeleyen kişilerdir. Bu kişiler, engelli olarak kaydedilmek üzere ilgili kurumlara başvuruda bulunabilirler. Türkiye’de engelli bireylerin iş gücüne katılımı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesinde yer alan kota uygulaması ile teşvik edilmektedir.

Bu sistem, işverenlerin belirli bir oranı engelli çalışanlardan karşılamasını amaçlamaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca, işverenlerin belirli bir işçi sayısına ulaşan işyerlerinde engelli ve eski hükümlü işçi istihdamı sağlaması gerekmektedir. Bu yükümlülükler şu şekilde özetlenebilir:

  • Özel sektör işyerleri için, 50 veya daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin en az %3 engelli işçi istihdam etmesi zorunludur.
  • Kamu sektöründeki işyerleri ise, 50 ve üzeri çalışanı bulunan işverenlerin %4 oranında engelli işçi, ayrıca %2 oranında eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi çalıştırmaları gerekmektedir.

İşveren, engelli çalışanların işyerine erişimini sağlamak için erişilebilirlik düzenlemeleri yapmalı, çalışma alanlarını ve araç gereçleri engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun hale getirmelidir. Ayrıca, engelli çalışanlar için esnek çalışma saatleri ve eğitim fırsatları sunulmalı, ayrımcılığa karşı koruma sağlanmalıdır.

İş sağlığı ve güvenliği açısından özel önlemler alınmalı ve engelli çalışanların sosyal güvenlik hakları güvence altına alınmalıdır. Aynı zamanda işveren, engelli çalışanı engeline uygun görevlerde kalabilmesi için desteklemelidir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Eşit Davranma İlkesi” başlıklı 5. maddesi, engelli çalışanların haklarını güvence altına almak için önemli bir düzenleme getirmiştir. Bu madde, iş yaşamında dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi farklı sebeplere dayalı ayrımcılığın yasak olduğunu belirtmektedir.[2]

Bu düzenleme ile engelli bireylerin iş yerlerinde herhangi bir ayrımcılığa tabi tutulması yasaklanmıştır. Ayrıca, ayrımcılık yasağı yalnızca engellilikle sınırlı kalmaz, cinsiyet, ırk, etnik köken, din, yaş, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği gibi diğer ayrımcılık türlerini de kapsar.

İş hayatında ayrımcılığa uğrayan bireyler, yasal haklarını kullanarak mahkemeye başvurabilir ve bu tür haksız uygulamalara karşı hukuki yollara başvurma hakkına sahiptir. Bu düzenlemeler, işyerlerinde eşitlik ve adaletin sağlanmasını amaçlamakta ve çalışanların her türlü ayrımcılığa karşı korunmasını hedeflemektedir.

Engelli Çalışanların İstihdam Hakkı ve İşveren Yükümlülükler

Engelli Çalışanların İstihdam Hakkı ve İşveren Yükümlülükler

Türkiye’de engelli bireylerin iş gücüne katılımını teşvik etmek amacıyla belirli işyerlerinde engelli çalışan istihdamı zorunlu hale getirilmiştir. Engelli kotasının yasal dayanağı, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve 4857 sayılı İş Kanunu’na dayanmaktadır.

Engelli kotası, işyerlerinde engelli bireylerin istihdamını teşvik etmek amacıyla belirlenen bir düzenlemedir. Türkiye’deki 50 ve üzeri çalışanı olan işyerlerinde, toplam çalışan sayısının %3’ü kadar engelli çalışan istihdam edilmesi zorunludur. Örneğin, 100 çalışanı olan bir işyerinde en az 3 engelli çalışan istihdam edilmelidir.

Bu yükümlülük, hem kamu sektöründe hem de özel sektörde geçerlidir. İşverenler, bu kotaya uymayıp yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde idari para cezalarıyla karşılaşabilirler. 50’den az çalışanı olan işyerleri ise engelli çalıştırma zorunluluğundan muaftır.

Engelli çalışan istihdam eden işverenlere, sigorta primi desteği ve vergi indirimi gibi teşvikler sağlanmaktadır. Ancak, engelli çalışan kotasına uymayan işyerlerine idari para cezası uygulanır. Cezalar, kotaya uymayan her engelli çalışan başına belirli bir miktar üzerinden hesaplanır.

Engelli bireylerin engelli istihdamında görev alabilmesi için, Yurt İçinde İşe Yerleştirme Yönetmeliği’nin 3. maddesinde belirtilen engelli tanımına uymaları gerekmektedir. Bu tanıma göre, kişinin sağlık kurulu raporuyla en az %40 vücut fonksiyonu kaybı olduğunun onaylanması gerekir. Engel oranı %40’ın altında olanlar ya da sadece tek hekim raporu ile engel durumu belirlenenler engelli kontenjanına dahil edilemez.

Ayrıca, 14 yaşını doldurmamış bireyler engelli olarak sayılmaz. Engelli bireyler, su altı ve yeraltı işlerinde çalıştırılamaz, ancak diğer tüm işyerlerinde görev alabilirler.

Engelli Kotasının İşyerlerinde Uygulanması ve Şartları

Engelli Kotasının İşyerlerinde Uygulanması ve Şartları

Engelli Çalışanların Çalışma Koşulları: İş Saatleri ve Esneklik

Engelli çalışanlar için haftalık çalışma süresinde ayrı bir kanuni azaltma yoktur. Engelli çalışanlar da diğer çalışanlar gibi haftada azami 45 saat çalıştırılabilir, günlük çalışma süresi ise 11 saati aşamaz. Bu konuda 4857 sayılı İş Kanunu’nda engelliye özel bir istisna bulunmamaktadır.

Buna karşılık işveren, engelli çalışanın sağlık durumuna ve iş koşullarına uyum ihtiyacına göre mesai saatlerinde esneklik sağlayabilir. Bu bir kanuni zorunluluk değil, işverenin takdirinde olan bir imkandır. Ağır ve tehlikeli işlerde ise engelli çalıştırma yasağı bulunduğundan, bu tür işlerde esneklik değil doğrudan çalıştırma sınırı söz konusudur.

Fazla mesai konusunda da engelli çalışanlara özgü genel bir yasak yoktur, engelli çalışan diğer çalışanlar gibi fazla çalışmaya yazılı onay vermesi halinde fazla mesai yapabilir. Sağlık durumu fazla mesaiye elverişli değilse, çalışan sağlık raporu sunarak fazla mesaiden muaf tutulmasını talep edebilir.

Gece çalışması bakımından da 4857 sayılı Kanun’da engelli çalışanlara yönelik ayrı bir yasak öngörülmemiştir. Kanundaki gece çalışması sınırlamaları esas olarak kadın çalışanlara ve 18 yaşından küçüklere yöneliktir. Engelli çalışanın gece vardiyasında çalıştırılıp çalıştırılamayacağı, işyeri hekiminin veya sağlık kurulunun raporuna göre değerlendirilir.

Engelli çalışanların iş saatleri, sağlık durumlarına bağlı olarak daha esnek hale getirilebilir. Uzun süreli çalışma saatleri, engelli bireyler için fiziksel ve zihinsel olarak zorlayıcı olabileceğinden, işverenler bu çalışanlar için uygun düzenlemeler yapmalıdır.

Engelli çalışanların sağlık durumlarına göre kısa çalışma süreleri uygulanabilir, böylece çalışanlar fazla yorulmadan görevlerini yerine getirebilir ve sağlıklarını koruyabilir. Ayrıca esnek çalışma saatleri de sunulabilir, bu sayede engelli çalışanlar işyerindeki standart saatlere bağlı kalmaksızın kendi ihtiyaçlarına göre çalışma saatlerini belirleyebilir.

Engelli Çalışanların Çalışma Koşulları İş Saatleri ve Esneklik

Engelli Çalışanların Çalışma Koşulları İş Saatleri ve Esneklik

Engelli Çalışanların Ücret ve Tazminat Hakları

Engelli çalışanların ücret ve tazminat hakları, Türkiye’deki iş kanunları çerçevesinde belirli düzenlemelere tabidir. Engelli çalışanlar, diğer çalışanlar gibi ücret alırlar ve ücretleri, yaptıkları işin türü, çalışma süresi ve şirket politikalarıyla uyumlu şekilde belirlenir. Ancak engelli çalışanların ücretleriyle ilgili belirli ayrımcılık yapılamaz.

  • Asgari Ücret: Engelli çalışanlar en az asgari ücretle çalıştırılmak zorundadır.
  • Eşit Ücret: Engelli bir çalışana aynı işi yapan fakat engelli olmayan bir çalışandan daha düşük ücret verilmesi yasal olarak yasaktır.
  • Vergi İndirimi: Engelli çalışanlar, Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergi indirimi hakkına sahiptir. Bu net maaşlarını artırabilecek niteliktedir.

Engelli çalışanlar, normal çalışanlar gibi işten çıkartılma veya işten ayrılma durumlarında tazminat haklarına sahiptir. Ancak, bazı özel durumlar engelli çalışanlar için geçerli olan tazminat haklarını etkileyebilir.

  • Kıdem Tazminatı: Engelli çalışanlar, kıdem tazminatı hakkına sahiptir. Eğer bir engelli çalışan, iş yerinde en az 1 yıl çalışmışsa ve işten kendi isteğiyle veya işverenin hatalı davranışları sonucu ayrılmışsa kıdem tazminatı alabilir.
  • İhbar Tazminatı: Engelli çalışanlar, ihbar süresi ihlal edilirse ihbar tazminatına hak kazanabilirler. İşten çıkartılmadan önce, işverenin işçiye belirli bir süre önceden bildirimde bulunması gerekmektedir.
  • İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminatları: Engelli çalışanlar, iş kazası ya da meslek hastalığına uğramaları durumunda, işverenin sorumluluğunda tazminat talep edebilirler.

Engelli Çalışanlarda Vergi İndirimi

Anayasa’nın 61. maddesi, engellilerin yaşam standartlarını iyileştirme ve geliştirme konusunda devletin sorumluluğunu güvence altına alır. Bu maddeye göre, devlet engellilerin korunması ve topluma uyum sağlamaları için gerekli önlemleri alacak ve bu amaçla gerekli organizasyonları kuracaktır.

Bu çerçevede engelli vatandaşların karşılaştığı zorlukların ortadan kaldırılmasına destek olmak, sosyal ve ekonomik hayata daha kolay katılmalarını sağlamak ve engelliler ile diğer bireyler arasındaki fırsat eşitsizliğini gidermek amacıyla vergi yasalarında çeşitli düzenlemeler yapılmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan engellilik indirimi, engelli bireylere yönelik vergi avantajlarından biridir.[3]

Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesine göre:

  • Çalışma gücünün en az %80‘ini kaybedenler birinci derece engelli,
  • Çalışma gücünün en az %60‘ını kaybedenler ikinci derece engelli,
  • Çalışma gücünün en az %40‘ını kaybedenler ise üçüncü derece engelli olarak kabul edilmektedir.

Bu çerçevede, engellilik indirimi, çalışma gücünü kaybeden bireylerin ücret ve/veya kazançlarına engellilik derecelerine göre belirlenen oranlarda yapılan bir indirimdir.

Vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklarca yetkili hastaneye sevk edilen ve GİB Merkez Sağlık Kurulu tarafından engellilik indirimi alması uygun görülen kişiler, rapor tarihinden itibaren indirimden faydalanır. Daha önce rapor almış olanlar ise, mevcut raporlarının aynı kurul tarafından onaylanması durumunda başvuru tarihinden itibaren engellilik indiriminden yararlanabilirler.

Gelir Vergisi Kanunu’na göre, engellilik indirimi uygulamasından şu kişiler faydalanabilmektedir:

  • Engelli olarak çalışan ücretli / hizmet erbabı,
  • Bakmakla yükümlü olduğu engelli birey bulunan ücretli,
  • Engelli serbest meslek erbabı,
  • Bakmakla yükümlü olduğu engelli birey bulunan serbest meslek erbabı.

2026 yılı engellilik indirimi tutarları şu şekildedir:

  • Birinci derece engelliler için 12.000 TL
  • İkinci derece engelliler için 7.000 TL
  • Üçüncü derece engelliler için 3.000 TL
Engelli Çalışanlarda Vergi İndirimi

Engelli Çalışanlarda Vergi İndirimi

İşyerinde Ayrımcılık Yasağı ve Engelli Çalışan Hakları

Ayrımcılık yasağı, Türkiye’de 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile güvence altına alınmıştır. Bu kanunlar, işyerlerinde eşit muamele ilkesini benimsemeyi ve ayrımcılığı engellemeyi amaçlar. Ayrıca, Anayasa’nın 10. maddesi de eşitlik ilkesini vurgulayarak, tüm bireylerin eşit haklara sahip olduğunu belirtir.

İşyeri ayrımcılık yasağı, işyerlerinde çalışanların eşit haklarla ve fırsatlarla çalışabilmesini sağlamak amacıyla, kişisel özelliklere dayalı ayrımcılığı yasaklayan bir düzenlemedir. Bu yasağın temel amacı, çalışanlar arasında cinsiyet, yaş, ırk, engellilik durumu, din, dil, mezhep, siyasi görüş gibi farklılıklar nedeniyle herhangi bir olumsuz muamele yapılmasının önlenmesidir.

Engelli çalışanlar, özellikle engellilik durumlarına dayanarak ayrımcılığa uğrayamazlar. İşverenler, engelli çalışanlarının işyerindeki erişilebilirlik ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.

Engelli çalışanlara, engelli olmayanlarla eşit haklar tanınmalıdır. Engelli bireyler, işe alımda, çalışma koşullarında ve terfilerde herhangi bir ayrımcılığa uğramamalıdır.

Mevzuata göre engelli bireylere tanınan bazı haklar şunlardır:

  • Erken emeklilik hakkı
  • Yetim maaşı alma
  • Özel izin hakları
  • Gelir vergisi indirimleri
  • Belirli durumlar için nöbet muafiyeti
  • Engel durumuna göre yer değiştirme hakkı
  • Tayin hakkı
İşyerinde Ayrımcılık Yasağı ve Engelli Çalışan Hakları

İşyerinde Ayrımcılık Yasağı ve Engelli Çalışan Hakları

Engelli Çalışanların İzin Hakları ve Yıllık İzin Düzenlemeleri

Engelli çalışanların izin hakları ve yıllık izin düzenlemeleri, Türkiye’de 4857 sayılı İş Kanunu’na ve ilgili yönetmeliklere dayanarak düzenlenmiştir.

Yıllık İzin Süresi: 4857 sayılı İş Kanunu’na göre yıllık izin süresi, çalışanın kıdemine göre değişir: 1 ila 5 yıl arası kıdemi olanlara 14 gün, 5 ila 15 yıl arası kıdemi olanlara 20 gün, 15 yıl ve üzeri kıdemi olanlara ise 26 gün yıllık izin verilir. Engelliliğe dayalı, kanunda öngörülmüş ayrı bir ek yıllık izin süresi bulunmamaktadır.

Bununla birlikte işveren, engelli çalışanın sağlık durumunu dikkate alarak kanuni asgari sürenin üzerinde izin kullandırabilir. Bu, bir kanuni zorunluluk değil, işverenin kendi takdirinde olan bir uygulamadır.

Engelli çalışanların, sağlık durumları nedeniyle daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyabilecekleri dikkate alınarak, işverenler, bu çalışanların izinlerini daha esnek bir şekilde kullanmalarına olanak tanıyabilir. Örneğin, engelli çalışanlar izinlerini daha kısa süreli periyotlar halinde de kullanabilirler.

Ücretsiz İzin Hakkı: Türkiye’de engelli çalışanların ücretsiz izin hakkı, sağlık durumları nedeniyle çalışamadıkları dönemlerde kullanılabilir. Bu izin süresi, çalışanın sağlık durumu ve tedavi ihtiyacına göre belirlenir ve genellikle tedavi sürecine uygun bir süre olarak değerlendirilir.

Ayrıca, engelli çalışanların ücretsiz izin süresi genellikle yıllık izin süresine dahil edilir. Bununla birlikte engelli çalışanların ücretsiz izin talebi konusunda işverenlerin makul bir sebep sunmaları gerekmektedir.

Engelli Çocuğu Bulunan Ebeveynler İçin Mazeret İzni: 4857 sayılı İş Kanunu Ek Madde 2 uyarınca, en az %70 oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisiyle ilgilenen ebeveynlerden birine, yılda toptan veya bölümler halinde kullanılmak üzere 10 güne kadar ücretli izin verilir. Bu izin, yalnızca ebeveynlerden biri tarafından kullanılabilir.[4]

Engelli Çalışanların Emeklilik Hakları ve Erken Emeklilik Şartları

Türkiye’de engelli çalışanların emeklilik hakları, sosyal güvenlik sistemine dahil olarak normal şartlarda emekli olma hakkına sahip olmalarını sağlar. Ancak engelli çalışanlar için, yaş şartı aranmaksızın erken emeklilik imkanı da tanınmıştır. Erken emeklilik için belirleyici olan, çalışma gücü kaybı oranı ile sigortalılık süresi ve prim gün sayısıdır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 28. maddesine göre erken emeklilik şartları şu şekildedir:[5]

  • Sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce malul sayılmayı gerektirecek derecede engelli veya hastalığı bulunanlar: en az 15 yıl sigortalılık süresi ve 3.960 gün prim ödeme şartıyla, yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanır.
  • Çalışma gücü kaybı %50-%59 arasında olanlar: en az 16 yıl sigortalılık süresi ve 4.320 gün prim ödeme şartıyla, yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanır.
  • Çalışma gücü kaybı %40-%49 arasında olanlar: en az 18 yıl sigortalılık süresi ve 4.680 gün prim ödeme şartıyla, yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanır.

Çalışma gücü kaybı oranı, Kurumca yetkilendirilen sağlık kuruluşlarının sağlık kurulu raporuyla tespit edilir ve SGK’ya bildirilir. Sigortalı, yukarıdaki prim gün sayısı ve sigortalılık süresi şartlarını tamamladığında, yaş beklemeksizin yaşlılık aylığı talebinde bulunabilir.

Bunun dışında, bir çalışan iş sırasında kaza ya da meslek hastalığı sonucu malul duruma düşer ve bakıma muhtaç hale gelirse, malullük aylığına ilişkin ayrı şartlar (5510 sayılı Kanun m.25-26) çerçevesinde değerlendirilir.

Engelli Çalışanların İş Hukuku Kapsamındaki Hakları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Engelli çalışanların iş hukuku kapsamındaki hakları ile ilgili en çok merak edilen soruları bu başlık altında cevapladık.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.30 – Sakatlık, eski hükümlü ve terör mağduru istihdamı
  2. 4857 sayılı İş Kanunu m.5 – Eşit davranma ilkesi
  3. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.31 – Sakatlık indirimi
  4. 4857 sayılı İş Kanunu Ek Madde 2 – Mazeret izni
  5. 5510 sayılı Kanun m.28 – Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
  6. 1475 sayılı İş Kanunu m.14 – Kıdem tazminatı
Av. Haşim Elmas
Av. Haşim Elmas
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Arabuluculuk, Uzlaştırmacılık ve Ceza alanlarında uzmanlık sertifikalarına sahiptir. Başta İş, T...
1 yorum
Yorum yap
  • ismet

    merhaba ben engelli olarak çalışıyorum ama maaşıma ekstra bir şey geçmiyor sebebi nedir


yorum yap