Kayyum Ne Demek? Kayyum Atamak ve Atanması

Kayyum, bir malvarlığını yönetmek veya belirli bir işi yapmak üzere mahkeme tarafından geçici olarak görevlendirilen kişiye verilen addır.[1] Terim Arapça kökenli olup “icra eden, yöneten” anlamına gelir.

Kayyum ne demek sorusunun kısa cevabı budur. Kanun metninde terim kayyım olarak geçer, gündelik ve idari kullanımda ise kayyum yaygındır. İkisi aynı kurumu anlatır, aralarında anlam farkı yoktur.

Hukuki açıdan kayyum, vesayet makamı olan Türk Medeni Kanunu uyarınca sulh hukuk mahkemesince atanır. Başkasına ait belirli iş veya malların idaresini üstlenen yasal temsilci konumundadır.

Kayyum ataması, ilgili kişinin fiil ehliyetini genel olarak sınırlandırmaz. Sınırlama yalnızca kayyumun görevlendirildiği belirli iş veya malvarlığı konusundadır. Bu yönüyle kayyumluk, vesayet ile benzerlik göstermekle birlikte farklı amaç ve hükümlere sahiptir.

Mahkeme kararıyla atanan kayyum, belirli iş veya malvarlığının idaresini üstlenir. Kayyumluk, vesayet hukukunun bir parçası olup kamu yararı ve kişi menfaatlerini korumayı hedefler.

Kayyum Neden Atanır, Hangi Durumlarda Atanır?

Türk Medeni Kanunu’na göre kayyumluk üç farklı şekilde ortaya çıkabilir: temsil kayyumu, yönetim kayyumu ve isteğe bağlı (iradi) kayyum. Her bir kayyum türü için kanunda öngörülen belirli şartlar bulunmaktadır.

Kayyum ataması, kanunda sayılan zorunlu hallerde re’sen veya ilgililerin talebi üzerine yapılabilir. Aşağıda kanunda sayılan kayyum gerektiren durumlar özetlenmiştir:

  • Temsil Kayyumu Gerektiren Haller: Vesayet makamı tarafından, bir kişinin geçici veya özel bir temsilciye ihtiyaç duyduğu durumlarda temsil kayyumu atanır.[2] Örneğin: (1) Ergin bir kişi hastalığı veya başka bir yerde bulunması gibi sebeplerle ivedi bir işini bizzat görüp halledemeyecek ya da bir temsilci atayamayacak durumdaysa, (2) Bir işin yürütülmesinde yasal temsilci ile temsil olunan küçük veya kısıtlı arasında çıkar çatışması varsa, (3) Küçük veya kısıtlının yasal temsilcisi görevini yerine getiremez durumdaysa mahkeme bir temsil kayyumu atayabilir.
  • Yönetim Kayyumu Gerektiren Haller: Türk Medeni Kanunu m.427’de yönetim kayyumu atanmasını gerektiren haller tahdidi olarak sayılmıştır.[3] Buna göre: (1) Uzun süredir haber alınamayan, bulunamayan ve adresi bilinmeyen bir kimsenin malvarlığını idare etmek için, (2) Vesayet altına alınmasını gerektiren bir sebep bulunmamakla birlikte bir kimse kendi malvarlığını idare etmekten aciz durumda ise ve kendine temsilci de atayamıyorsa, (3) Bir tereke söz konusu olup mirasçılar veya miras hakları henüz belli değilse ya da ceninin menfaatini korumak gerekiyorsa, (4) Tüzel kişiliğe sahip bir kuruluşun zorunlu organlarından biri mevcut değilse veya faaliyet gösteremiyorsa ve yönetim başka şekilde sağlanamıyorsa, (5) Hayır amaçlı toplanan bir para veya yardımın yönetimi ve harcanması sağlanamamışsa mahkeme yönetim kayyumu atayabilir.
  • İsteğe Bağlı (İradi) Kayyum: Ergin bir kişi, kendi isteğiyle kendisine kayyum atanmasını da talep edebilir. İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa, ergin bir kişiye kendi isteği üzerine kayyum atanabilir.[4] Kişi ileri yaş, sağlık sorunu veya deneyimsizlik gibi bir sebep bulunduğunu düşünüyorsa sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Bu tür kayyum atamasına iradi kayyum denir.

Yukarıdaki durumlar kanun tarafından belirlenmiş zorunlu veya isteğe bağlı hallerdir. Bu şartlar gerçekleştiğinde kayyum tayini gündeme gelir.

Kayyum Nasıl Atanır, Kayyum Atamak Ne Demek?

Kayyum atamak, mahkemenin belirli bir işi görmesi veya bir malvarlığını yönetmesi için üçüncü bir kişiyi görevlendirmesidir. Karar münhasıran mahkemeye aittir. Taraflar kendi aralarında anlaşarak kayyum atayamaz.

Kayyum atama süreci genellikle mahkemeye yapılan başvuru ile başlar. Kayyum ihtiyacı olan durumlarda kişinin kendisi, aile üyeleri veya ilgililer bulundukları yer sulh hukuk mahkemesine bir dilekçe ile başvurabilir. Başvuru dilekçesinde kayyum atanmasını gerektiren durum ve buna ilişkin belgeler sunulur.

Mahkeme yapılan başvuruyu inceler ve kanunda belirtilen koşullar oluşmuşsa kayyum atanmasına karar verir. Bazı hallerde mahkeme re’sen de kayyum atayabilir. Örneğin kişinin uzun süredir gaip olduğunu öğrenirse, talep olmasa bile malvarlığını korumak için kayyum atayabilir.

Kayyumu Kim Atar, Kimler Kayyum Olabilir?

Kayyumu vesayet makamı sıfatıyla sulh hukuk mahkemesi atar. Temsil kayyımında yetkili mahkeme, kayyım atanacak kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yönetim kayyımında ise malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği yer mahkemesi yetkilidir.[5]

Kayyum olmak için ayrı bir sınav veya lisans aranmaz. Mahkeme, ayırt etme gücüne sahip ve görevi engelleyen bir hali bulunmayan ergin kişiler arasından seçim yapar. Uygulamada avukatlar, mali müşavirler ve işin niteliğine uygun uzmanlar tercih edilir.

Bazen kayyum olarak atanan bir kamu görevlisi olabilir. Örneğin gaiplik durumunda Hazine’nin menfaati söz konusuysa, yerel idarenin mal memuru yönetim kayyumu olarak atanabilir. Mahkeme, uygun gördüğü bir akrabayı, yakın bir tanıdığı ya da uzman bir üçüncü kişiyi de kayyum tayin edebilir.

Konu bir şirket veya ticari işletmeyle ilgiliyse uygulamada davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerekebilir. Bir sermaye şirketine kayyum atanması talebi, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine yapılır. Böyle bir mahkeme yoksa asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Kayyumun Görev ve Yetkileri Nelerdir?

Kayyum, atandığı andan itibaren mahkemenin belirlediği görev ve yetki sınırları içinde hareket etmek zorundadır. Temel görevi, kendisini atayan mahkemenin talimatlarına uygun şekilde görevlendirildiği işi yerine getirmek veya ilgili malvarlığını idare etmektir.

Kayyumun yetkileri genel değil, özeldir. Kayyum yalnızca atanma kararında belirtilen konularda temsil ve yönetim yetkisine sahiptir. Bu kapsam dışında kalan konularda ne ilgili kişiyi temsil edebilir ne de bağımsız karar alabilir.

Kayyumun uyması gereken bazı kurallar şunlardır:

  • Kayyum, kendini atayan mahkemenin talimatlarına aynen uymakla yükümlüdür. Mahkeme kararında kayyumun hangi işleri yapmaya yetkili olduğu belirtilir ve kayyum bu sınırlar dışında faaliyette bulunamaz.
  • Belirli bir malvarlığının yönetimi için atanan kayyum, sadece o malvarlığının korunması, gözetimi ve işletilmesi ile ilgili işlemleri yapar. Örneğin kayyum bir gayrimenkulü yönetmek üzere atanmışsa kira toplama, bakım ve gerektiğinde satma gibi işlemleri yapabilir. Malikin diğer malvarlığına ilişkin kararlar ise kayyumun yetkisi dışındadır.
  • Kayyum, görevi kapsamında olmayan bir işlemi yapmak isterse temsil ettiği kişinin rızasını almalı veya mahkemeden açık yetki edinmelidir. Aksi takdirde yetki aşımı yapmış olur.
  • Kayyumun görev süresi mahkeme kararında belirtilir ve genellikle sorunun niteliğine göre geçici bir süreyi kapsar. Mahkeme gerekli görürse bu süreyi uzatabilir veya kayyumu değiştirebilir.
  • Kayyumun alacağı ücret ve varsa masrafları mahkemece belirlenir. Uygulamada kayyumun ücreti çoğunlukla yönettiği malvarlığından veya ilgili taraflarca karşılanır.

Kayyum, yasalar gereği geçici bir yönetici olduğundan kalıcı bir idare kurumu değildir. Örneğin yönetim organı olmayan bir şirkete kayyum atandığında, kayyumun görevi şirketin genel kurulunu toplayarak yeni yönetim organının seçilmesini sağlamak olmalıdır. Kayyum, şirketin yönetim kurulu yerine geçip şirketi sürekli yönetemez.

Kayyumun hukuki statüsü: Kayyumlar yaptıkları görev nedeniyle hukuken sorumluluk taşırlar. Görevlerini kötüye kullanmaları halinde, tıpkı kamu görevlileri gibi hukuki ve cezai sorumlulukları doğabilir. Ceza soruşturmaları kapsamında atanan kayyumlar, Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisi sayılmaktadır.

Bu durum, kayyumun görevine ilişkin işlemlerinden dolayı devletin sorumlu tutulabileceği anlamına gelir. Devlet, ödediği zararları daha sonra kayyuma rücu edebilir.

Kayyum Atanınca Ne Olur?

Kayyum atandığında ilgili kişinin fiil ehliyeti bütünüyle ortadan kalkmaz. Sınırlama yalnızca mahkemenin kayyuma verdiği iş veya malvarlığı ile ilgilidir.[6]

Kişi, kayyumun görev alanı dışındaki işlemlerini kendisi yapmaya devam eder. Evlenme ve vasiyetname düzenleme gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar bu kapsamdadır.

Şirkete kayyım atandığında yönetim organının karar ve işlemleri, atama kararının içeriğine göre ya kayyımın onayına bağlanır ya da yönetim organının yetkileri tümüyle kayyıma geçer.[7]

Not: Kayyum ataması geçici bir tedbirdir, kalıcı bir statü değildir.

Kayyum Ücreti ve Görev Süresi Ne Kadardır?

Kayyumun görev süresini ve ücretini vesayet makamı belirler.[8] Kanunda sabit bir tarife veya maaş öngörülmemiştir. Bu nedenle kayyum maaşı diye standart bir rakamdan söz edilemez.

Ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri gözetilerek her hesap dönemi için ayrı ayrı takdir edilir.[9] Ödeme kural olarak vesayet altındaki kişinin malvarlığından yapılır, olanak yoksa Hazineden karşılanır.

Görev süresi bakımından kayyumluk türe göre ayrışır. Temsil kayyımlığı, kayyımın görevlendirildiği işin bitmesiyle kendiliğinden sona erer. Yönetim kayyımlığı ise atamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla biter.[10]

Kayyum atamasına sebep olan şart ortadan kalktığında kayyumun görevi son bulur. Gaip kişi döndüğünde, çıkar çatışması çözüldüğünde veya küçük ergin olduğunda mahkeme kayyumluğu kaldırır.

Kayyum ve Vasi Arasındaki Farklar

Hukuk sistemimizde hem vasi hem de kayyum kurumu vesayet hukukuna ait müesseselerdir. İkisi de sulh hukuk mahkemesi tarafından atanır ve bir kişinin menfaatini korumayı amaçlar. Ancak vasi ve kayyum arasında önemli farklar vardır:

  • Atanabilecek Kişiler: Vasi yalnızca gerçek kişiler için atanabilir. Kayyum ise gerçek kişiler yanında tüzel kişiler için de atanabilir. Örneğin bir şirketin organları görev yapamaz hale gelirse kayyum atanabilir, fakat vasi atanamaz.
  • Kapsam: Vasi, küçüğün veya kısıtlının tüm işlerini ve malvarlığını yönetme yetkisine sahiptir. Kayyum ise belli bir iş veya belirli malvarlığı konusunda yetkilidir. Vasi geniş kapsamlı ve sürekli bir temsil sağlar, kayyum sınırlı ve geçici bir temsil sağlar.
  • Fiil Ehliyeti: Vasi atanan kişi vesayet altına alınmış olur ve sınırlı ehliyetsiz statüsüne düşer. Bu kişinin çoğu hukuki işlemi vasi onayı olmadan geçerli olmaz. Kayyum atanan kişi ise fiil ehliyetini genel olarak korur, sadece kayyumun yetkisine verilen belirli işler konusunda tek başına işlem yapamaz.
  • Amaç: Vasi genellikle korunmaya muhtaç kişilerin hem şahsi hem maddi menfaatlerini gözetmek için atanır. Kayyum ise belirli bir hukuki sorunu çözmek veya malvarlığı yönetimini geçici olarak sağlamak için atanır.

Bazı durumlarda aynı kişi için farklı işlere ayrı ayrı olmak üzere hem vasi hem kayyum atanması gerekebilir. Bu istisnai bir durumdur.

Türkiye’de Kayyum Türleri ve Hukuki Dayanakları

Kamuoyunda tek bir kelimeyle anılan kayyum, üç ayrı hukuki rejimden doğar. Dayanak farklı olduğu için atayan makam, yetkinin kapsamı ve sona erme şartları da farklıdır.

Tür Dayanak Kim atar Tipik hal
Temsil kayyımı TMK m.426 Sulh hukuk mahkemesi Kişinin ivedi işini görememesi, menfaat çatışması
Yönetim kayyımı TMK m.427 Sulh hukuk mahkemesi Gaiplik, organsız tüzel kişi, mirasçısı belirsiz tereke
Şirket kayyımı CMK m.133 Hâkim veya mahkeme Suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiği şüphesi
Belediye görevlendirmesi 5393 sayılı Kanun m.45 İçişleri Bakanlığı Terör soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırma

Bilgi: Belediye görevlendirmesi teknik olarak kayyımlık değildir, vesayet hukukuyla ilgisi yoktur.

Şirketlere ve Kurumlara Kayyum Atanması (Tüzel Kişilerde Kayyum)

Kayyum kavramı sadece bireyler için değil, şirketler ve diğer tüzel kişiler için de geçerli olabilmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nda şirketlere kayyum atanmasına dair özel bir hüküm bulunmamaktadır.

Şirkete kayyım atanması, şirketin vesayet altına alınması demek değildir. Vesayet yalnızca gerçek kişiler için öngörülmüştür. Tüzel kişilerde iki ayrı yol vardır: organların oluşamadığı hallerde Türk Medeni Kanunu m.427/4 uyarınca yönetim kayyımı, suç şüphesi bulunan hallerde ise Ceza Muhakemesi Kanunu m.133 uyarınca şirket yönetimi için kayyım.

Mahkeme, şirket ortaklarının rızasına bakmaksızın şirkete kayyum atayabilir. Atadığı kayyumun görev ve yetkilerini, kapsamını ve süresini de kararında açıkça belirler.

Şirketlere kayyum atanmasını gerektiren durumlar büyük ölçüde Medeni Kanun’daki genel kayyumluk hallerine benzer. Uygulamada şirketlere özgü bazı nedenler de görülmektedir. Örneğin:

  • Şirket yönetiminin, ortaklar arasındaki ağır anlaşmazlıklar nedeniyle kilitlenmesi ve şirket organlarının oluşamaması. Genel kurulun toplanamaması veya yönetim kurulunun seçilememesi bu kapsamdadır. Mahkeme, şirketin faaliyetlerini sürdürmesi ve organların oluşturulması için kayyum atayabilir.
  • Şirket malvarlığının veya alacaklıların menfaatlerinin korunması amacıyla kayyum tayini. İflasın ertelenmesi kurumu 2018’de kaldırıldı, yerine konkordato geçti. Konkordatoda mahkeme kayyım değil konkordato komiseri görevlendirir, iki kurumun görev tanımı farklıdır.
  • Şirket sahibi veya önemli bir ortağın gaipliğine karar verilmesi. Şirket patronu uzun süre kayıpsa veya ölmüş fakat mirasçıları belirlenememişse şirketin yönetimi için kayyum atanması gerekebilir.

Ceza hukuku boyutunda şirketlere kayyum atanması bir koruma tedbiri olarak kullanılmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.133 bunun şartlarını belirler:

Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde, soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. — Ceza Muhakemesi Kanunu m.133/1

Madde iki şartı birlikte arar. Suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunmalı, ayrıca tedbir maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olmalıdır. Tedbirin uygulanabileceği katalog suçlar maddenin ayrı bir fıkrasında sayılmıştır.[11]

Katalogda örgütlü suçlar, terör suçları, uyuşturucu ticareti, kara para aklama, zimmet ve kaçakçılık gibi suçlar yer alır. Bu sayede şirket faaliyetlerinin suç teşkil eden kısmı durdurulurken, şirketin ekonomik varlığı tümüyle çökmeden işlemlerine sınırlı şekilde devam edebilir.

Ceza yargılamasında şirkete kayyum atanması bir tür el koyma tedbiri sayılmaktadır. Amaç, şirketin suçtan elde edilen gelirlerini engellemek ve delilleri korurken çalışanlar ile ortaklar dahil üçüncü kişilere zararı asgariye indirmektir.

Kayyum Atanan Şirketlerde TMSF Yetkisi

Terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu m.133 uyarınca kayyım atanan şirketlerde durum farklıdır. Bu şirketlerde kayyımların yetkileri hâkim veya mahkeme kararıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir. Devirle birlikte kayyımların görevi sona erer.[12]

Fon, devraldığı şirketlerde satış ve tasfiye yetkilerini de kullanabilir.[13] Bu yetkiler kullanılırken şirketin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde haciz bulunup bulunmadığına bakılmaz.

İş sözleşmeleri kayyım atamasıyla kendiliğinden sona ermez. İşçilik alacakları bakımından şirket tüzel kişiliği muhatap olmaya devam eder.

Vakıf Üniversitelerine ve Diğer Kurumlara Kayyum

Türkiye’de vakıf üniversiteleri ve dernekler gibi kurumlara da kayyum atanması uygulaması gündeme gelmiştir. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında terör örgütleriyle ilişkili olduğu iddia edilen bazı vakıf üniversitelerinin yönetimleri değiştirilmiştir.

YÖK’ün yaptığı düzenleme ile mali sorun yaşayan veya güvenlik tehdidi oluşturan vakıf üniversitelerinin yönetimi geçici olarak bir devlet üniversitesine devredilmiştir. Bu yöntem kayyum benzeri bir sonuç doğurur, ancak vesayet hukukundaki kayyımlıktan farklıdır.

Belediyeye Kayyum Atanması Ne Demek?

Belediyelere hukuken kayyum atanmaz. Kamuoyunda kayyum denilen işlem, Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesindeki görevlendirmedir.[14]

Terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları kapsamında yürütülen soruşturma nedeniyle görevden uzaklaştırma yapılabilir. Görevden uzaklaştırılan belediye başkanı, başkan vekili ve meclis üyelerinin yerine bu madde uyarınca görevlendirme yapılır.[15]

Görevlendirilen kişi vesayet hukukundaki kayyım değildir. Yetkisi Belediye Kanunu’ndan doğar, sulh hukuk mahkemesi kararından değil. Bu nedenle görev süresi, denetimi ve sona erme şartları da idare hukuku kurallarına tabidir.

Uyarı: Belediye görevlendirmesi ile Türk Medeni Kanunu’ndaki kayyımlık birbirinin yerine kullanılamaz. İki kurumun dayanağı, atayan makamı ve hukuki sonuçları ayrıdır.

Kayyum atanması talebi, kayyum kararına itiraz veya kayyumluğun kaldırılması süreçlerinde İstanbul avukat desteği almak hak kaybını önler.

Kayyum Nedir Türkiye’de Kayyum Atanması ve Mevzuatı

Kayyum Nedir Türkiye’de Kayyum Atanması ve Mevzuatı

Kayyum Atanması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kayyum atanması, kayyumun yetkileri ve kayyumluk süreci ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.

Kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.403
  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.426
  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.427
  4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.428
  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.430
  6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.457-458
  7. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.133
  8. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.458
  9. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.457
  10. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.477
  11. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.133
  12. 6758 sayılı Kanun m.19
  13. 6758 sayılı Kanun m.20
  14. 5393 sayılı Belediye Kanunu m.45
  15. 5393 sayılı Belediye Kanunu geçici m.9
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Tam burslu olarak eğitimini sürdürdüğü Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamlamıştır. Hukuk eğitimi sırasında birden fazla sertifika programını tamamlamış, kurgusal mahkemelerde sıkça rol almıştır. İş Hukukuna ilişkin alacaklar ve Tazmin...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap