İcra dosyası ne zaman düşer ve düştüğünü nasıl sorgulayabiliriz? Bu soru vatandaşlar tarafından sıkça tarafımıza sorulmaktadır. İcra dosyası alacaklı tarafından icra dairesinde 1 yıl boyunca işlemsiz bırakılmaz ise düşer. Ancak icra dairesi tarafından bazen düşme kararı uygulanmayabilir. bu gibi durumlarda icra dairesine giderek dosyada bir yıllık süre içerisinde işlem yapılmadığı dolayısıyla dosyanın düşmesi gerektiği hatırlatılabilir. Dosyada düşme kararı alındığınd aalacaklı tarafından dosya genel zamanaşımı sürei içerisinde yenilenerek tekrar işleme konabilir.
Hukuk uygulamasında “dosyanın düşmesi” olarak bilinen durum, teknik olarak takibin işlemden kaldırılmasına tekabül eder. Bu mekanizma, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesinde “haciz talebini kanuni müddet içinde yapılmadığı veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmediği taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağını” düzenlemiş olup temelinde takibin sürüncemede bırakılmaması amacı yatmaktadır
Şayet alacaklı, ödeme emrinin tebliğini izleyen tarihten itibaren bir yıl içerisinde haciz girişiminde bulunmazsa veya dosya üzerindeki son işlem tarihinden itibaren bu bir yıllık süreyi geçirirse, takip dosyası takipsizlik gerekçesiyle işlemden kaldırılmaktadır. Bu aşamada dosya, icra dairesinin aktif işleyişinden çıkarılarak arşive nakledilir ve elektronik sistemde “kapalı” statüsüne alınır. Önemle belirtmek gerekir ki, dosyanın bu şekilde işlemden kaldırılmış olması borcu ortadan kaldıran veya borçluyu ibra eden bir mahiyet taşımaz; yalnızca icra takibinin mevcut safhada duraksamasına yol açar.
Dosyanın takipsiz bırakılması, alacaklı taraf için hem zamansal hem de finansal kayıpları beraberinde getirir. İşlemden kaldırılan bir dosyanın tekrar canlandırılabilmesi için alacaklının yenileme talebinde bulunması zaruridir. Eğer borçluya daha önce usulüne uygun bir ödeme emri gönderilmişse, yenileme aşamasında tekrar bir ödeme emri düzenlenmez; ancak yenileme talebinin borçluya tebliğ edilmesi kanuni bir gerekliliktir. Bu süreçte ortaya çıkan harçlar ve tebligat masrafları doğrudan alacaklının üzerine yüklenerek takip maliyetini artırır. Hazırladığımız bu çalışmada, icra dosyasının işlemden kaldırılma şartlarını, bu durumun hukuki neticelerini ve sürece dair en çok merak edilen teknik detayları kapsamlı bir şekilde inceledik.
İÇİNDEKİLER
- İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ NE ANLAMA GELİR?
- İCRA DOSYASI HANGİ HALLERDE DÜŞER?
- BORCUN TAMAMEN ÖDENMESİ HALİNDE İCRA DOSYASININ DURUMU
- ZAMANAŞIMI NEDENİYLE İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ
- TAKİPSİZLİK (İŞLEMDEN KALDIRMA) NEDENİYLE DOSYANIN DÜŞMESİ
- ALACAKLININ TAKİPTEN FERAGAT ETMESİ
- İCRA DOSYASININ YENİLENMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
- İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ HALİNDE HACİZLERİN DURUMU
- İCRA DOSYASI DÜŞERSE E-DEVLET KAYDI SİLİNİR Mİ?
- İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ İLE FAİZ VE MASRAFLAR
- İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ BORCU TAMAMEN ORTADAN KALDIRIR MI?
- İCRA DOSYASININ KAPANMASI İLE DOSYANIN DÜŞMESİ ARASINDAKİ FARK
- İCRA DOSYASI DÜŞMESİNE İLİŞKİN TALEP NASIL YAPILIR?
- İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ HALİNDE ALACAKLININ HAKLARI
- İCRA DOSYASI DÜŞMESİNE RAĞMEN YENİDEN TAKİP BAŞLATILABİLİR Mİ?
- İCRA DOSYASI DÜŞMESİ NASIL ENGELLENİR?
- BORÇLU NE ZAMAN İCRA DOSYASININ DÜŞMESİNİ TALEP EDEBİLİR?
- ALACAKLI İCRA TAKİBİNİN DÜŞMESİNİ NASIL ENGELLER?
- İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ DURUMUNDA NE OLUR?
- SIKÇA SORULAN SORULAR
- 1. İcra dosyası kaç yıl içinde düşer?
- 2. İcra dosyasının zamanaşımına uğraması ne anlama gelir?
- 3. İcra dosyası zamanaşımına uğradığında alacaklı yeniden icra takibi başlatabilir mi?
- 4. İcra takibi nasıl durdurulur?
- 5. Borç tamamen ödendiğinde icra dosyası hemen kapanır mı?
- 6. Zamanaşımına uğrayan icra dosyasını borçlu mahkemeye taşıyabilir mi?
- 7. İcra dosyası düştüğünde borç tamamen ortadan kalkar mı?
- Borç tamamen ödenirse icra dosyası otomatik olarak kapanır mı?
- İcra dosyası kaç yıl sonra zamanaşımına uğrar?
- Takipsizlik nedeniyle icra dosyası düşer mi?
- Alacaklının işlem yapmaması dosyanın düşmesine neden olur mu?
- İcra dosyası düştükten sonra yeniden açılabilir mi?
- İcra dosyası düştüğünde hacizler kendiliğinden kalkar mı?
- İcra dosyası düşerse e-Devlet ve UYAP kaydı silinir mi?
- İcra dosyasının düşmesi borcu tamamen ortadan kaldırır mı?
- Zamanaşımına uğrayan icra dosyası için yeniden takip yapılabilir mi?
- İcra dosyasının kapanması ile düşmesi arasında fark var mıdır?
- İcra dosyası düştükten sonra faiz işlemeye devam eder mi?
- İcra dosyasının düşmesi için borçlunun talepte bulunması gerekir mi?
- İcra dosyası düşmesine rağmen banka hesaplarındaki bloke devam eder mi?
- Eski icra dosyaları kredi notunu etkiler mi?
- İcra dosyası düşerse alacaklı alacağını tamamen kaybeder mi?
- İcra dosyasının düşmesi halinde borçlunun hukuki durumu ne olur?
- İcra dosyası düşmesiyle ilgili yapılan en yaygın hatalar nelerdir?
- İcra dosyası sürecinde avukat desteği almak neden önemlidir?
- Selin ERDUR
İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ NE ANLAMA GELİR?
İcra dosyasının düşmesi, borcun ortadan kalktığı veya icra takibinin sona erdiği anlamına gelir. İcra dosyasının düşmesi birkaç farklı nedenle olabilir:
1. Borcun Tamamen Ödenmesi: Eğer borçlu, icra takibi sürecinde borcunu tamamen öderse, icra dosyası borcun tahsil edilmesiyle birlikte kapanır. Bu durumda, alacaklı, icra dairesine borcun ödendiğini bildirir ve icra dosyası düşer.
2. Zamanaşımı Süresi Dolması: Belirli bir süre boyunca icra takibinin işlem görmemesi durumunda zamanaşımı devreye girebilir. Zamanaşımı süresi dolduğunda icra takibi durdurulabilir ve dosya düşebilir. İcra dosyasının zamanaşımına uğraması, alacaklının borç tahsil etme hakkının kaybolmasına yol açar.
3. İcra Takibinin Düşürülmesi: Alacaklı, icra takibinden vazgeçebilir veya icra takibini durdurabilir. Bu durumda, icra dairesi dosyayı kapatır ve icra takibi sonlanmış olur.
4. İcra Takibinin Hatalı Olması: Eğer icra takibi yasal hatalar veya usulsüzlükler içeriyorsa, borçlu mahkemeye başvurarak icra takibini iptal ettirebilir. Bu durumda, dosya düşmüş kabul edilir ve alacaklı borcunu tahsil edemez.
5. İcra dosyasının 1 Yıl boyunda işlemiz bırakılması durumundada icra dosyası düşer.
Hukuk sistemimizde icra takibinin pasifize edilmesi, alacaklıya tanınan yasal takip yetkisinin öngörülen süreler zarfında kullanılmamasının bir sonucu olarak karşımıza çıkar. İcra dosyasının düşmesi 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 78. maddesinde düzenlenmiştir. Haciz başlıklı madde, haciz talebinin ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşeceğini ve haciz talebinin kanuni süre içinde yapılmadığı veya geri alındıktan sonra bu süre içinde yenilenmediği taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağını ifade etmiştir. İcra müdürlüğü tarafından dosyanın arşivlenmesiyle sonuçlanan bu durum, kesinlikle borcun hukuken ortadan kalktığı veya borçlunun edim yükümlülüğünün sona erdiği şeklinde yorumlanamaz. Kanun koyucunun buradaki temel motivasyonu, icra dairelerindeki dosya yoğunluğunu kontrol altında tutmak ve fiilen takibi yapılmayan “derdest” dosyaların sistemi tıkamasını engellemek amacıyla alacaklıya belirli bir prosedürel hareketlilik yüklemektir. Bu doğrultuda, tebligatın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde haciz yoluna başvurulmaması ya da dosyadaki son işlem tarihinin üzerinden tam bir yılın geçmesi, takibin durdurularak işlemden kaldırılmasına sebebiyet verir.
Söz konusu süreler dolduğunda, ilgili dosya hem fiziki kayıtlarda hem de UYAP üzerinde “İşlemden Kaldırıldı” statüsüne geçer. Her ne kadar bu durum borçlu üzerindeki hukuki tazyiki kısa vadede azaltsa da alacaklının kanundan doğan yenileme yetkisi saklıdır. Alacaklı, gerekli harç ödemelerini ve tebligat giderlerini karşılamak suretiyle dosyayı dilediği zaman yeniden aktif hale getirebilir. Netice olarak, bir icra dosyasının işlemden kaldırılmış olması alacaklının hakkından feragat ettiği manasına gelmediği gibi, borçlu için de ilerleyen süreçte her an bir yenileme emri ile karşılaşma riskini devam ettirir.
İCRA DOSYASI HANGİ HALLERDE DÜŞER?
İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde bir takip dosyasının işlemden kaldırılması, temelde alacaklı tarafın kanuni süreler içerisinde gerekli usul işlemlerini ihmal etmesine dayanır. Takibin pasifize edilmesine sebebiyet veren temel durumları 78. Madde çerçevesinde şu şekilde açıklarız:
- Haciz Talep Etme Hak Düşürücü Süresinin Aşılması: Takip kesinleştikten, yani ödeme emri borçluya usulüne uygun tebliğ edildikten itibaren bir yıllık süre içerisinde borçlunun mal varlığına yönelik haciz talebi sunulmalıdır. Bu kritik sürenin geçirilmesi, dosyanın takipsizlik nedeniyle kapanmasına yol açar.
- İşlemsiz Geçen Bir Yıllık Periyot: Dosya üzerindeki son somut işlem tarihinden itibaren kesintisiz bir yıl boyunca hiçbir yeni talebin (sorgulama, tahsilat bildirimi vb.) açılmaması, icra müdürlüğü tarafından dosyanın “takipsiz” olarak nitelendirilmesine yol açar.
- Hacizli Malın Satış Sürecindeki İhmaller: Borçlunun malları üzerine haciz konulmuş olsa bile, alacaklının yasal süresi içinde satış talebinde bulunmaması veya gerekli gider avansını yatırmaması, haczin infisahına (ortadan kalkmasına) neden olur. Dosyada haczi devam eden başka bir mal varlığı kalmadığında, takip dosyası işlemden kaldırılma riskiyle karşı karşıya kalır.
- Yasal Giderlerin Karşılanmaması: İcra prosedürünün yürütülmesi için gereken tebligat bedelleri veya diğer işlem harçlarının, müdürlükçe tanınan sürelerde peşin olarak ödenmemesi, işlemlerin durmasına ve dolayısıyla dosyanın zamana bağlı olarak düşmesine sebebiyet verir.
- Yenileme Prosedüründeki Eksiklikler: İşlemden kaldırılmış bir takibin ihyası için sunulan yenileme talebinin, borçluya tebliğ edilmeksizin sonuç doğurması mümkün değildir. Bu aşamada tebligat masraflarının karşılanmaması, dosyanın yeniden aktif statü kazanmasını engeller.
BORCUN TAMAMEN ÖDENMESİ HALİNDE İCRA DOSYASININ DURUMU
İcra takibini nihai ve kesin olarak sona erdiren temel yöntem, borcun eksiksiz bir şekilde ödenmesidir. Bu senaryoda dosya, bir ihmal sonucu takipsizlikten değil, “infaz” nedeniyle usulüne uygun olarak kapatılır. Ödeme süreciyle birlikte dosyanın hukuki statüsünde meydana gelen değişimler şunlardır:
- Tahsil Harcı Yükümlülüğü: Borcun tamamı ödendiğinde, takibin sistem üzerinden resmen sonlandırılabilmesi için devletin belirlediği tahsil harcının ödenmesi bir ön koşuldur. Ödemenin icra veznesine yapıldığı durumlarda bu harç dosya hesabına otomatik yansıtılırken; alacaklıya yapılan haricen ödemelerde, takibin hukuken kapatılabilmesi için söz konusu harcın mutlaka icra dosyasına yatırılması gerekir.
- Hacizlerin Tasfiyesi: Borcun itfasıyla birlikte, borçluya ait menkul ve gayrimenkuller, banka mevduatları veya maaş hacizleri gibi tüm kısıtlamaların ivedilikle kaldırılması icap eder. İcra müdürlüğü, ödemenin tamamlandığını teyit ettikten sonra ilgili birimlere (Tapu Müdürlüğü, bankalar, işveren vb.) haciz fekki (kaldırma) yazılarını göndererek borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf engelini kaldırır.
- “İnfazen Kapalı” Statüsü: Tüm ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesiyle dosya UYAP sisteminde “İnfazen Kapalı” kaydıyla arşivlenir. Bu statü; borç aslı, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tamamen ödendiğini tevsik eder ve alacaklı tarafın takip konusu alacağa ilişkin tüm talep haklarının sona erdiğini resmileştirir.
- Teminat ve Rehinlerin İadesi: Takip süreciyle bağlantılı olarak dosyaya sunulan her türlü rehin, nakdi teminat veya teminat mektubu, borcun tamamen tahsil edilmesinin ardından hak sahibine iade edilir.
ZAMANAŞIMI NEDENİYLE İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ
Hukuk düzenimiz, alacak haklarının sonsuza dek takip edilebilir kalmasına izin vermeyerek belirli sürelerle sınırlandırmıştır. Zamanaşımı, borcu kökten yok etmese de borcun icrai yollarla talep edilebilirliğini zayıflatır ve borçluya “zamanaşımı def’i” yoluyla ödemeden kaçınma hakkı tanır. İcra prosedürü devam ederken yasal sürelerin aşılması, takibin kalıcı olarak durmasına ve alacağın “eksik borç” niteliğine bürünmesine yol açar.
1. GENEL ZAMANAŞIMI
Türk Borçlar Kanunu’nun temel prensibi gereği, özel bir düzenleme bulunmayan hallerde tüm alacaklar 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca, özel bir düzenleme bulunmayan alacaklar 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. İcra takibi sırasında alacaklının talebiyle yapılan takip talebi, ödeme emrinin tebliği, haciz veya tahsilat gibi işlemler zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar. Ancak dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra alacaklı tarafından 10 yıl boyunca takibin yenilenmemesi hâlinde alacak zamanaşımına uğrar. Bu durumda borçlu, icra mahkemesinde zamanaşımı def’inde bulunarak takibin iptalini talep edebilir; zamanaşımına uğramış alacak cebri icra yoluyla tahsil edilemez.
İLAMA DAYALI ALACAKLARDA ZAMANAŞIMI
Bir mahkeme hükmüne (ilama) dayalı olan takiplerde de kural olarak 10 yıllık süre geçerlidir. İlamın alınmasından itibaren veya takibe konulduktan sonra 10 yıllık bir hareketsizlik süreci, alacağın zamanaşımına uğraması sonucunu doğurur. Bu kuralın mutlak istisnaları mevcuttur: Taşınmaz malların aynına (mülkiyetine) ilişkin davalar, aile hukukundan doğan ilamlar ve şahsın hukukuna dair kararlar hiçbir şekilde zamanaşımına uğramaz. Bu tür ilamlara dayanan dosyalar, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin yeniden işleme konulabilir.
2. KİRA ALACAKLARINDA ZAMANAŞIMI
TBK MADDE 147- Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:
- Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.
- Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.
- Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.
- Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.
- Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.
- Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.
Kira bedelleri, dönemsel olarak tekrarlanan edimler olması sebebiyle Türk Borçlar Kanunu kapsamında 5 yıllık kısa zamanaşımına tabi tutulmuştur. Bu düzenlemenin amacı, kira borçlarının birikerek borçlu üzerinde orantısız bir mali yük oluşturmasını engellemek ve alacaklıyı hızlı hareket etmeye teşvik etmektir. Kira borcunun muaccel (ödenebilir) olduğu tarihten itibaren başlayan bu 5 yıllık süre zarfında takip başlatılmazsa veya takip sırasında 5 yıllık bir duraksama yaşanırsa, borçlunun zamanaşımı itirazında bulunma hakkı sübut bulur. Ancak kira alacağı dışında kira sözleşmesine dayanılarak açılan diğer alacak davaları ise 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
TAKİPSİZLİK (İŞLEMDEN KALDIRMA) NEDENİYLE DOSYANIN DÜŞMESİ
İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesi, alacaklıya takip sürecinde aktif bir rol yükler. Bu düzenleme gereğince; ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde haciz yoluna başvurulmaması veya dosyadaki son işlem tarihinden itibaren yine bir tam yılın hareketsiz geçirilmesi halinde, icra müdürü dosyayı res’en (kendiliğinden) işlemden kaldırmakla yükümlüdür. Bu hukuki durumun doğurduğu temel sonuçlar şunlardır:
- Mevcut Hacizlerin Durumu: Dosyanın işlemden kaldırılması, daha önce usulüne uygun şekilde konulmuş olan hacizleri kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Ancak alacaklı taraf, takip dosyasında yeni bir talep oluşturmak veya süreci ilerletmek istiyorsa öncelikle takibi ihya etmek (yenilemek) zorundadır.
- Yenileme Prosedürü ve Bildirim: Takipsizlik nedeniyle pasifize edilen bir dosyayı tekrar canlandırmak isteyen alacaklı, icra dairesine bir yenileme dilekçesi sunmalıdır. Bu aşamada borçluya yeniden bir ödeme emri tebliğ edilmez; fakat takibin tekrar aktif hale geldiğini bildiren bir “yenileme emri” gönderilmesi kanuni bir gerekliliktir.
- Mali Külfetler ve Harç Yükümlülüğü: İşlemden kaldırma tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra yapılacak yenileme taleplerinde, alacaklının yeniden başvurma harcı ve peşin harç yatırması gerekir. Bu durum, alacaklı için başlangıçtaki maliyetlerin tekerrür etmesi anlamına gelir.
- Zamanaşımı Riskleri: Dosyanın işlemden kaldırılması işlemi tek başına zamanaşımını kesmez. Ancak işlemden kaldırılmadan önce yapılmış olan haciz, satış talebi, tahsilat veya benzeri cebri icra işlemleri zamanaşımını kesmiş olabilir. Bu nedenle zamanaşımı değerlendirmesi her dosya özelinde yapılmalıdır. Dosyanın işlemden kalktığı andan itibaren yasal süreler işlemeye devam eder. Şayet alacaklı bu süreler dolmadan dosyayı yenileyerek kesici bir işlem yapmazsa, borçlu taraf zamanaşımı def’i ileri sürerek borcu ifa etmekten hukuken kaçınma hakkı kazanır.
ALACAKLININ TAKİPTEN FERAGAT ETMESİ
İcra prosedürünü iradi ve nihai olarak sonlandıran taraf takip işlemlerden biri takipten feragat kurumudur. Feragat; alacaklı tarafın, icra dosyasındaki takip yetkisinden ve bu takip vasıtasıyla talep ettiği alacak hakkından kendi serbest iradesiyle vazgeçmesini ifade eder. Dosyanın takipsizlik sonucu pasifize edilmesinden farklı olarak feragat, takibi alacaklının tek taraflı beyanıyla kesin olarak bitirir. Bu tasarruf işleminin doğurduğu hukuki sonuçlar şunlardır:
- Takibin Kesin Olarak Hitama Ermesi: Alacaklı, icra dairesine sunacağı yazılı bir dilekçe veya icra tutanağına geçirteceği şifahi beyanla feragat iradesini ortaya koyduğu an, icra süreci durur. Bu işlemle birlikte dosya sistem üzerinde “Feragat Nedeniyle Kapalı” statüsüne alınır.
- Maddi Hukuk Bakımından Alacağın Sona Ermesi: Feragat, kural olarak sadece takipten değil, alacağın aslından da vazgeçme anlamı taşıdığı için borcu maddi hukuk anlamında sona erdirir. Dolayısıyla, feragat eden bir alacaklının, aynı alacak kalemlerine dayanarak borçlu aleyhine tekrar bir takip başlatması hukuken mümkün değildir.
- Hacizlerin Tasfiyesi ve İvedilikle Kaldırılması: Feragat beyanının dosyaya girmesiyle beraber, borçlunun taşınır/taşınmaz malları, banka mevduatları veya maaşı üzerindeki tüm kısıtlamalar hukuki dayanağını yitirir. İcra müdürlüğü, alacaklının feragati doğrultusunda ilgili kurumlara (tapu dairesi, bankalar vb.) hacizlerin kaldırılması için gerekli bildirimleri derhal gerçekleştirir.
- Feragat Harcı Yükümlülüğü: Takipten vazgeçilmesi durumunda, İcra ve İflas Kanunu gereğince devlet tarafından “feragat harcı” tahsil edilir. Bu harcın oranı, takibin bulunduğu aşamaya (hacizden önce veya hacizden sonra olma durumuna) göre değişkenlik gösterir. Önemle belirtmek gerekir ki; söz konusu harç yatırılmadan dosyanın resmen kapatılması ve hacizlerin tamamen fek edilmesi (kaldırılması) mümkün olmayabilir.
İCRA DOSYASININ YENİLENMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
İcra dosyasının takipsizlik neticesinde işlemden kaldırılması, hukuki sürecin kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez. İcra İflas Kanunu’nun 78. Madde son fıkraya göre dosyanın yenilenmesi, yeniden haciz istemenin alacaklı tarafından vuku bulan yenileme talebinin borçluya tebliğine ve yenileme harç, masraflarının ödenmesi şartlarına bağlanmıştır. Kanun koyucu, alacaklıya belirli usuli şartları yerine getirmesi kaydıyla takibi tekrar canlandırma imkanı tanımıştır. Takipsizlik nedeniyle pasifize olan bir dosyanın yeniden ihyası (yenilenmesi) şu kriterlere bağlıdır:
- Yenileme Talebinin İletilmesi: Alacaklı, ilgili icra müdürlüğüne sunacağı bir yenileme dilekçesi ile dosyanın tekrar işleme konulmasını talep etmelidir. Bu irade beyanıyla birlikte dosya arşiv kayıtlarından çıkarılarak UYAP sisteminde yeniden “derdest” (aktif) statüsüne geçirilir.
- Mali Yükümlülükler ve Harç Tahsili: Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihin üzerinden bir yıl geçtikten sonra yapılacak yenileme işlemlerinde, alacaklıdan yeniden başvurma harcı ve peşin harç tahsil edilir. Bu ödemeler yapılmadan dosyanın aktif hale gelmesi mümkün değildir.
- Yenileme Emrinin Tebliği ve İşlem Şartı: Takibin canlandırılması aşamasında, borçluya sürecin devam ettiğini bildiren bir yenileme emri tebliğ edilmesi zorunludur. Borçluya bu tebligat ulaşmadan, dosya üzerinden yeni bir icrai işlem (maaş haczi, araç veya taşınmaz haczi vb.) tesis edilemez. Ancak, dosya işlemden kaldırılmadan önce konulmuş ve geçerliliğini koruyan mevcut hacizler varsa, yenileme ile birlikte bu hacizler üzerinden satış ve paraya çevirme işlemlerine devam edilebilir.
- Zamanaşımı: Yenileme hakkı mutlak bir hak olmayıp, alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresiyle sınırlıdır. Dosyanın pasif kaldığı süre zarfında yasal zamanaşımı (genel olarak 10 yıl) dolmuşsa, borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerek takibin devam etmesini engelleyebilir.
İcra hukukunda bir dosyanın kaç kez yenilenebileceğine dair yasal bir üst sınır tayin edilmemiştir. Alacaklı taraf, zamanaşımı sürelerini kesmek ve gerekli harç yükümlülüklerini yerine getirmek şartıyla, işlemden kalkan dosyayı dilediği kadar yenileyerek takip sürecini ayakta tutabilir.
İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ HALİNDE HACİZLERİN DURUMU
İcra takibinin takipsizlik nedeniyle düşmesi ile bu süreçte tesis edilen hacizlerin akıbeti, uygulamada en çok hak kaybına yol açan ve sıklıkla karıştırılan hususların başında gelir. Takip dosyasının işlemden kaldırılması, dosyada daha önce tatbik edilmiş olan hacizleri otomatik olarak veya kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Ancak hacizlerin hukuki varlığını koruyabilmesi için sadece konulmuş olmaları yeterli olmayıp, alacaklının kanuni satış isteme sürelerine de riayet etmesi zorunludur. İcra ve İflas Kanunu 78. Madde hacizlerin durumunu düzenlemiştir. “Dosyanın düşmesi halinde, yeniden haciz isteme hakkının, alacaklı tarafından yapılan yenileme talebinin borçluya tebliğine ve yenileme harcının ödenmesine bağlanmıştır.”
İcra ve İflas Kanunu’nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca, haczedilen malların satışının 1 yıl içinde istenmemesi hâlinde haciz düşer. Bu süreler dolmadıkça, dosyanın işlemden kaldırılması hacizleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar.
İcra ve İflas Kanunu uyarınca, bir mal varlığı unsuru üzerine haciz şerhi işlendikten itibaren bir yıl içerisinde satış talebinde bulunulması ve gerekli gider avansının yatırılması bir kanuni zorunluluktur. Şayet alacaklı, bu bir yıllık hak düşürücü süre zarfında satış aşamasına geçmezse, dosyanın genel durumu ne olursa olsun ilgili mal üzerindeki haciz münfesih olur (düşer). (“İcra Yoluyla Haczedilen Malın Satışı ve İhale Süreci” başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.)
Buradaki hassas denge şudur: Alacaklı satış talebini süresinde yapmış ve masrafları dosyaya depo etmişse, dosya başka bir teknik sebeple işlemden kalksa dahi hacizler geçerliliğini korumaya devam eder. Ancak satış sürelerinin geçirilmiş olması durumunda, borçlu taraf icra müdürlüğüne başvurarak “satış isteme sürelerinin dolduğu” gerekçesiyle hacizlerin sicilden terkinini (fekki) talep etme hakkına sahiptir.
Kural olarak, icra dosyası düştüğünde borçlunun mal varlığı üzerindeki kısıtlamalar sistemden otomatik olarak silinmez. Hacizler hukuken hükümsüz kalsa bile, borçlunun icra dairesinden bu durumun tespitini ve haciz kaldırma yazılarının ilgili kurumlara gönderilmesini istemesi gerekir. Alacaklı dosyayı daha sonra yenilese bile, süresi içinde satış istenmediği için düşen hacizler kendiliğinden canlanmaz; alacaklı tarafın tüm haciz prosedürünü en baştan işletmesi ve yeniden haciz talebinde bulunması zaruridir.
İCRA DOSYASI DÜŞERSE E-DEVLET KAYDI SİLİNİR Mİ?
Bir icra dosyasının takipsizlik neticesinde işlemden kaldırılması, söz konusu takibin e-Devlet veya UYAP gibi dijital sistemlerden tamamen silinmesi sonucunu doğurmaz. E-Devlet platformu, yargı birimlerindeki mevcut kayıtların bir yansıması niteliğindedir; dolayısıyla dosya fiziksel olarak imha edilmediği veya hukuki bir “infaz” süreciyle nihayete ermediği müddetçe sistem kayıtlarındaki yerini korur. Takip dosyası düştüğünde, e- devletteki durumu şu parametreler çerçevesinde şekillenir:
Sistem Üzerindeki Statü Güncellemesi: Dosyanın aktif durumu “Açık” statüsünden “İşlemden Kaldırıldı” veya “Kapalı” statüsüne evrilir. Ancak buradaki “Kapalı” ibaresi, borcun tamamen tasfiye edildiğini belgeleyen “İnfazen Kapalı” şerhinden hukuken tamamen farklıdır ve alacaklının haklarının devam ettiğine işaret eder.
Süregelen Görünürlük: Takipsizlik nedeniyle pasifize olan dosya, “Adli Yargı Dosya Sorgulama” ekranlarında izlenmeye devam edilebilir. Alacaklı taraf yenileme yoluna başvurmadığı sürece dosya pasif bir kayıt olarak kalır; ancak bir tür sicil kaydı gibi dijital arşivde yer işgal etmeyi sürdürür.
Arşivleme ve İmha Prosedürü: İcra dosyaları, işlemden kaldırılmalarını müteakip yasal saklama süreleri (genellikle 10 yıl) boyunca hem dijital hem de fiziksel arşivlerde muhafaza edilir. Dosya ancak kesin bir zamanaşımı veya idari bir imha kararıyla ortadan kaldırıldığında sistemden tamamen silinir.
Sık Karşılaşılan Yanılgılar: Borçlular nezdinde, e-Devlet üzerindeki “Kapalı” ibaresi genellikle borcun sona erdiği şeklinde yanılgıya yol açmaktadır. Oysa alacaklı tarafın yenileme harcını yatırmasıyla birlikte dosya, dijital sistemde anlık olarak tekrar “Açık/Derdest” statüsüne geri döner.
Sonuç olarak e-Devlet kaydının kalıcı olarak silinmesi; ancak ödeme (infaz), feragat veya kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla takibin maddi hukuk bakımından son bulması halinde mümkündür. Takipsizlik nedeniyle düşme işlemi, dosyayı sistemin arşivine itmekle birlikte hukuki varlığını ortadan kaldırmaz.
İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ İLE FAİZ VE MASRAFLAR
İcra takibinin takipsizlik nedeniyle düşmesi, borcun miktarını donduran bir işlem değildir. Aksine, dosyanın işlemden kaldırıldığı süre zarfında borç yükü ekonomik olarak ağırlaşmaya devam eder. Bu süreçte mali yükümlülüklerin seyri şu şekildedir:
- Temerrüt Faizinin Sürekliliği: Dosyanın düşmesiyle birlikte faizin de durduğu yönündeki algı, en yaygın hukuki yanılgılardan biridir. Takibin işlemden kaldırılması, borç aslına bağlı olan işlemiş ve işleyecek faizin akışını kesmez. Alacaklı dosyayı yıllar sonra ihya etse dahi, takibin kapalı kaldığı tüm o periyot için faiz işletilmeye devam edilir. Bu durum, borçlunun dosyayı yenilenmiş olarak gördüğünde başlangıçtaki tutardan çok daha yüksek bir borç bakiyesiyle karşılaşmasına neden olur.
- Yenileme Giderlerinin Nihai Sorumlusu: Takibi canlandırmak isteyen alacaklının ödediği yenileme harçları ve tebligat giderleri, başlangıçta alacaklı tarafından finanse edilir. Bu ödemeler yargılama gideri niteliğinde olduğundan, takip sonunda yine borç yüküne dahil edilir ve nihai olarak borçludan tahsil edilir.
- İcra Vekalet Ücretinin Statüsü: Dosyanın takipsiz bırakılması, alacaklı vekilinin hak kazandığı avukatlık ücretini geçersiz kılmaz. Takip kesinleştiği andan itibaren doğan icra vekalet ücreti, borç miktarının ayrılmaz bir parçası olarak kalmaya devam eder. Yenileme sonrasında güncel borç tutarı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti de borçlunun edim yükümlülüğü altındadır.
- Masrafların Zamanaşımı Üzerindeki Kesici Etkisi: Alacaklı tarafın takibi sürdürmek amacıyla yaptığı harcama ve harç ödemeleri, hukuken “takibin devamına yönelik işlemler” sayılır. Bu finansal işlemlerin icra dosyasına yansımasıyla birlikte hem takip zamanaşımı hem de borcun esasına ilişkin zamanaşımı süreleri kesilerek yeniden işlemeye başlar.
İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ BORCU TAMAMEN ORTADAN KALDIRIR MI?
İcra dosyasının düşmesi veya işlemden kaldırılması, yaygın olarak bilinenin aksine, borcu hukuken ortadan kaldıran bir durum değildir. Bu sürecin doğurduğu hukuki gerçeklik şu başlıklar altında incelenir:
Usul Hukuku ve Maddi Hukuk Ayrımı: Takibin işlemden kaldırılması, tamamen usul hukukuna ilişkin bir prosedürdür ve yalnızca o andaki icra mekanizmasının duraksamasına yol açar. Borcun bizzat kendisi ise maddi hukuk alanına girer. Bir borcun tamamen tasfiye edilebilmesi için; ödeme (itfa) yoluyla infaz edilmesi, alacaklının açık feragati veya hak düşürücü zamanaşımı sürelerinin dolması zaruridir.
Alacaklının Yenileme Yetkisi: Dosya takipsiz kalsa dahi, kanun alacaklıya süreci canlandırma hakkı tanımıştır. Alacaklı taraf, yasal zamanaşımı sınırları içinde kaldığı müddetçe, gerekli harçları yatırarak dosyayı dilediği an “derdest” (açık) statüsüne geri getirebilir ve cebri icra işlemlerini kaldığı yerden sürdürebilir.
Mali Yükümlülüklerin Devamlılığı: Dosyanın “düşmüş” statüsünde geçirdiği her gün, borcun faiz ve masraflar gibi fer’ileriyle büyümesine neden olur. Takibin durmuş olması temerrüt faizini dondurmaz. Yıllar sonra yenilenen bir dosyada borçlu, başlangıçtaki ana paranın katbekat üzerinde bir mali külfetle karşı karşıya kalabilir.
Zamanaşımı İstisnası: Takibin düşmesinin borcu fiilen sona erdirdiği tek senaryo, dosyanın pasifize edilmesinin ardından alacaklının 10 yıllık genel zamanaşımı süresince tamamen hareketsiz kalmasıdır. Bu süre aşıldığında borçlu, zamanaşımı def’inde bulunarak edimi yerine getirmekten kaçınabilir.
Netice itibarıyla, icra dosyasının işlemden kaldırılması borçluya yalnızca geçici bir nefes alma alanı sağlar ve üzerindeki hukuki tazyiki kısa süreliğine hafifletir. Borcun hukuken tam olarak tasfiyesi için dosyanın sistem üzerinde “İnfazen” veya “Feragat” nedeniyle kapatıldığının tevsik edilmesi şarttır.
İCRA DOSYASININ KAPANMASI İLE DOSYANIN DÜŞMESİ ARASINDAKİ FARK
Hukuki süreçte bir icra dosyasının “kapatılması” ile “düşmesi” (işlemden kaldırılması) kavramları sıklıkla birbirine karıştırılsa da doğurdukları sonuçlar bakımından farklılardır. Dosyanın kapanması takibin nihai amacına ulaştığını simgelerken, dosyanın düşmesi yalnızca prosedürel bir duraklamayı ifade eder.
1. Borcun Hukuki Statüsü ve Sona Erme Şekli
- Dosyanın Kapatılması (İnfaz/Feragat): Borcun ana para, fer’i alacaklar, vekalet ücreti ve masraflarıyla birlikte eksiksiz ödenmesi (itfa) veya alacaklının hakkından tamamen vazgeçmesi (feragat) durumunda dosya kesin olarak kapatılır. Bu senaryoda borç, maddi hukuk bakımından tamamen sona ermiş demek değildir. Zira icra dosyasının e-Devlet veya UYAP sisteminde “kapalı” ya da “işlemden kaldırılmış” olarak görünmesi, borcun sona erdiği anlamına gelmez. Bu durum yalnızca dosyada aktif bir icra işlemi bulunmadığını ifade eder.
- Dosyanın Düşmesi (Takipsizlik): Alacaklı tarafın kanuni sürelerde işlem tesis etmemesi neticesinde dosyanın pasifize edilerek arşive nakledilmesidir. Burada borç sona ermez, yalnızca cebri icra mekanizması geçici olarak durur. Zamanaşımı sınırları dahilinde yapılacak bir yenileme talebiyle süreç her an kaldığı yerden devam edebilir.
2. Takibin Yeniden Canlandırılma Kabiliyeti
- Kapanan bir dosyada edim yerine getirildiği için alacaklının aynı dosyayı ihya etme veya aynı alacak kalemine dayanarak mükerrer bir takip başlatma yetkisi yoktur.
- Düşen bir dosyada ise alacaklı, zamanaşımı def’i ile karşılaşmadığı sürece, gerekli harçları ikmal ederek dosyayı dilediği zaman yeniden aktif (derdest) hale getirebilir.
3. Hacizlerin Tasfiyesi ve Hukuki Akıbeti
- Dosya ödeme yoluyla kapatıldığında, borçlu üzerindeki tüm kısıtlamaların ve hacizlerin terkin edilmesi yasal bir zorunluluktur.
- Dosyanın düşmesi halinde hacizler sicilden kendiliğinden silinmeyebilir; ancak satış isteme süreleri aşılmışsa borçlunun talebi üzerine hükümsüz kılınabilir. Dosya yenilendiğinde alacaklı, borçlunun mal varlığı üzerinde yeniden haciz tesis etme hakkını kazanır.
4. Dijital Kayıtlardaki Statü Farkı (e-Devlet / UYAP)
- Kapanan dosya sistemde “İnfazen Kapalı” veya “Feragat Nedeniyle Kapalı” olarak şerh edilir; bu ibareler borçsuzluğun resmi kanıtıdır.
- Takipsizlik nedeniyle düşen dosya ise genellikle yalnızca “İşlemden Kaldırıldı” veya “Kapalı” şeklinde görünür. Bu ibare borcun bittiği yanılgısını doğursa da aslında sadece takibin o an yürütülmediğini belgeler; borç ise varlığını korumaya devam eder.
Dosyanın düşmesi alacaklı için geçici bir engel, borçlu için ise borcun baki kaldığı bir belirsizlik dönemidir. Gerçek hukuki koruma ve borçtan kesin kurtuluş, ancak dosyanın usulüne uygun şekilde nihai olarak kapatılmasıyla mümkündür.
İCRA DOSYASI DÜŞMESİNE İLİŞKİN TALEP NASIL YAPILIR?
İcra dosyasının takipsizlik nedeniyle pasifize edilmesi süreci, çoğu zaman icra müdürlüklerince kendiliğinden yürütülse de; borçlunun talebiyle bu sürecin hızlandırılması ve hacizlerin tasfiyesi mümkündür. Takibin düşürülmesine yönelik usuli adımlar şu şekildedir:
- İcra Müdürlüğüne Sunulacak Talep Dilekçesi: Borçlu veya vekili, takibin yürütüldüğü icra dairesine hitaben yazılı bir talep sunmalıdır. Bu dilekçede, İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesi ve ilgili yasal mevzuat uyarınca; alacaklı tarafın bir yıllık yasal hak düşürücü süre zarfında dosyada herhangi bir icrai işlem tesis etmediği somut verilerle ortaya konulmalıdır. Dilekçe içeriğinde, “dosyanın takipsizlik gerekçesiyle işlemden kaldırılması” ve süresi geçen “hükümsüz hacizlerin terkin edilmesi” net bir şekilde talep edilmelidir.
- Dosya Safahatının ve Sürelerin Denetimi: Sunulan talep üzerine icra memuru, dosya içeriğini ve işlem geçmişini tetkik eder. İncelemede, dosyada gerçekleştirilen son geçerli işlemin (tebligat, haciz talebi, fiili tahsilat vb.) üzerinden kesintisiz bir tam yılın geçip geçmediği kontrol edilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesi uyarınca, alacaklının haciz talebinden sonra bir yıl içinde dosyada herhangi bir takip işlemi yapmaması hâlinde dosya işlemden kaldırılabilir. Ancak uygulamada icra müdürlükleri çoğunlukla bu işlemi resen değil, borçlunun talebi üzerine gerçekleştirmektedir. Bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılması her olayda kendiliğinden ve otomatik olarak gerçekleşmez.
- Hacizlerin Tasfiyesi ve İlgili Kurumlara Bildirim: Takibin düşmesiyle paralel olarak, satış isteme süresi dolmuş hacizler hukuken hükümsüz hale gelir. Ancak bu haciz şerhlerinin sicil kayıtlarından (Tapu, Trafik, Banka vb.) fiilen silinmesi için icra dairesinin ilgili kurumlara “Haciz Fek Yazısı” göndermesi gerekir. Mağduriyet yaşanmaması adına, talep dilekçesinde bu yazıların ilgili kurumlara gönderilmesi hususu özellikle vurgulanmalıdır. Bu adım, e-Devlet ve banka kayıtlarındaki kısıtlamaların kaldırılması için kritik önem arz eder.
İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ HALİNDE ALACAKLININ HAKLARI
İcra takibinin takipsizlik nedeniyle düşmesi, alacaklı için takip hakkının yitirilmesi anlamına gelmez; ancak sürecin daha maliyetli, riskli ve prosedürel açıdan zahmetli bir evreye girmesine sebebiyet verir. Kanun koyucu, dosyasını takip etme ödevini ihmal eden alacaklıya bu durumu telafi etme imkânı tanımıştır. Takibi düşen bir alacaklının yasal hakları şu başlıklar altında özetlenebilir:
- Takibin İhyası (Yenileme) Hakkı: Alacaklı tarafın sahip olduğu en temel yetki, takibi yeniden canlandırma hakkıdır. İcra müdürlüğüne sunulacak tek taraflı bir yenileme dilekçesi ile sürecin kaldığı yerden devamı talep edilebilir; bu işlem için borçlunun muvafakati aranmaz.
- Zamanaşımı Sınırları Dahilinde Takip Yetkisi: Dosyanın işlemden kaldırılması alacağın özüne halel getirmediği için alacaklı, alacağın niteliğine göre belirlenen genel zamanaşımı süreleri (kural olarak 10 yıl) dolmadığı sürece bu yetkisini kullanabilir. Bu zaman zarfında dosya, yasal şartlar oluştuğu sürece defalarca kez yenilenebilir.
- Mevcut Hacizlerin Korunması Şartı: Eğer takibin düşmesinden önce tesis edilen bir haczin bir yıllık satış isteme süresi henüz dolmamışsa, alacaklı dosyayı ihya ettiği anda bu hacizler üzerinden paraya çevirme işlemlerine devam edebilir. Ancak satış süresi aşılmışsa, alacaklı eski haczin önceliğinden yararlanamaz ve yeniden haciz talebinde bulunması gerekir.
- Yeni Mal Varlığı Sorgulama ve Haciz Yetkisi: Yenileme emrinin borçluya tebliğinden itibaren alacaklı; borçlunun yeni edindiği veya daha önce tespit edilemeyen mal varlıklarına ivedilikle haciz şerhi işlenmesini isteyebilir.
- Fer’i Alacakların ve Masrafların Tahsili: Alacaklı, dosyanın pasif statüde beklediği dönem için hesaplanacak temerrüt faizini borçludan talep etme hakkını saklı tutar. Ayrıca, takibi canlandırmak adına ödenen yenileme harçları ve tebligat giderleri de borç bakiyesine eklenerek nihai olarak borçludan tahsil edilir.
Mal Kaçırma ve Sıra Cetveli Riski:
Alacaklı taraf için en kritik risk, dosyanın düştüğü tarih ile yenilendiği an arasında geçen “hukuki boşluk” dönemidir. Takip pasif durumdayken borçlu, üzerindeki haciz baskısı kalkan malları üçüncü kişilere devredebilir veya diğer alacaklılar daha erken hareket ederek ilgili mallar üzerinde haciz önceliği (sıra cetvelinde üst sıra) elde edebilir. Bu nedenle alacaklının, hukuki önceliğini ve rüçhan hakkını koruyabilmesi için dosyasını işlemden kaldırmadan dinamik bir şekilde takip etmesi hayati önem taşır. (“İcra Hukukunda Sıra Cetveli ve Sıra Cetveline İtiraz” ile ilgili buradan bilgi edinebilirsiniz.)
İCRA DOSYASI DÜŞMESİNE RAĞMEN YENİDEN TAKİP BAŞLATILABİLİR Mİ?
İcra hukukunda takibin düşmesi, alacak hakkının kaybı anlamına gelmediğinden, alacaklı taraf süreci telafi etmek adına iki farklı yola başvurabilir. Uygulamada en çok merak edilen husus, işlemin mevcut dosya üzerinden mi yürütüleceği yoksa sıfırdan bir başlangıç mı yapılacağıdır. Kanuni çerçevede bu iki yöntemin işleyişi ve sonuçları şöyledir:
- Mevcut Dosyanın İhyası (Aynı Esas Üzerinden Devam)
Alacaklı, takibin derdest olduğu icra dairesine sunacağı bir dilekçe ile dosyanın arşivden çıkarılmasını talep eder. Bu yöntemde süreç eski dosya numarası ile devam eder.
Prosedürel Avantajlar: Dosya içindeki mevcut bilgi, belge ve yasal süreleri dolmamış hacizlerin rüçhan hakları korunur. Takip daha önce kesinleştiği için borçlunun esasa ilişkin itiraz hakkı yeniden doğmaz.
Finansal Külfet: İşlemden kaldırılma tarihinin üzerinden bir tam yıl geçmişse, takibin ihyası için başvurma harcı ve peşin harç yükümlülüklerinin yeniden karşılanması zaruridir.
- Sıfırdan Yeni Bir İcra Takibi Başlatılması
Alacaklı, düşen dosyayı canlandırmak yerine aynı alacak iddiasıyla borçluya karşı tamamen bağımsız, yeni bir takip talebi oluşturabilir.
Zamanaşımı Engeli ve Riskler: Yeni bir takibin başlatılabilmesi için alacağın maddi hukuk bakımından zamanaşımına uğramamış olması şarttır. Dosyanın pasif kaldığı dönemde yasal süreler dolmuşsa, borçlu “zamanaşımı def’i” ile takibi kalıcı olarak durdurabilir.
Mükerrer Takip İtirazı: Alacaklı, aynı alacak için hem eski dosyayı yenileyip hem de yeni bir takip başlatamaz. Bu durumun tespiti halinde borçlu, “mükerrer takip” itirazında bulunarak sonradan açılan takibi iptal ettirebilir.
Alacaklılar Neden Genellikle “Yenileme” Yolunu Tercih Eder?
Stratejik açıdan bakıldığında yenileme işlemi alacaklı için çok daha güvenlidir. Yenileme yapıldığında takibin kesinleşmiş statüsü değişmez; borçluya sadece yenileme emrine karşı usuli itiraz hakkı tanınır. Sıfırdan açılan bir takipte borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesi yasal zorunluluktur. Bu durum, borçluya borca itiraz ederek takibi durdurma ve süreci aylar sürecek bir dava aşamasına (itirazın iptali/kaldırılması) taşıma fırsatı verir.
İCRA DOSYASI DÜŞMESİ NASIL ENGELLENİR?
İcra dosyasının düşmesini engellemek, alacaklı tarafın hem finansal kayıplarının önüne geçer hem de borçlu üzerindeki hukuki tazyikin kesintisiz sürmesini sağlar. Takibin semeresiz kalmaması ve dosyanın dinamik yapısını koruması için alacaklı veya vekilinin “özen yükümlülüğü” çerçevesinde şu adımları atması kritik önem arz eder:
- Periyodik Usuli İşlemlerin Tesisi: İcra ve İflas Kanunu’nun ruhu, alacaklının takibini diri tutmasını bekler. Bu bağlamda, her yıl en az bir kez dosyada esasa etkili bir takip işlemi yapılması zorunludur. Dosyanın takipsiz kalmasını önleyen en nitelikli işlem, borçlunun mal varlığına yönelik sunulan somut haciz talepleridir.
- Düzenli Mal Varlığı Sorgulamaları: Alacaklı, UYAP sistemi üzerinden borçluya ait araç, taşınmaz, posta çeki veya SGK kayıtlarını düzenli aralıklarla sorgulamalıdır. Bu sorgulamalar neticesinde elde edilen verilere dayanarak talep edilen haciz işlemleri, dosyadaki bir yıllık eylemsizlik süresini otomatik olarak keser ve takibi güncel tutar.
- Satış Prosedürünün İşletilmesi ve Gider Avansı: Haczedilen bir malın paraya çevrilmesi için yasal süreleri (1 yıl) geçirmeden satış talebinde bulunulması ve gerekli gider avansının dosyaya depo edilmesi gerekir. Bu işlem, takibi nihai amacına yaklaştırdığı gibi dosyanın takipsizlik gerekçesiyle arşivlenmesini de kesin olarak bertaraf eder.
- Tebligat ve Adres Araştırması: Ödeme emrinin tebliğ edilemeden dönmesi durumunda, vakit kaybetmeksizin MERNİS adres araştırması yapılmalı ve tebligatın yenilenmesi sağlanmalıdır. Akıbeti takip edilmeyen ve masrafı yatırılmayan tebligat süreçleri, takibin duraksamasına ve zamanla dosyanın düşmesine sebebiyet veren temel unsurlardır.
- Haricen Tahsilatların Bildirimi: Borçludan icra dairesi dışında (haricen) yapılan tahsilatların dosyaya beyan edilmesi ve ilgili harçların yatırılması, dosyada bir usuli hareketlilik yarattığı için takibin düşmesini engelleyen geçerli bir işlemdir.
Netice itibarıyla, bir icra dosyasının işlemden kaldırılmasını önlemenin mutlak yolu; bir yıllık eylemsizlik süresi dolmadan, alacağı tahsil etmeye yönelik aktif ve somut bir icra takip işlemi gerçekleştirmektir.
BORÇLU NE ZAMAN İCRA DOSYASININ DÜŞMESİNİ TALEP EDEBİLİR?
Borçlu, icra dosyasının zamanaşımına uğradığını düşündüğünde veya icra takibinin hatalı olduğunu iddia ettiğinde mahkemeye başvurarak dosyanın düşmesini talep edebilir. Zamanaşımı süresinin dolduğu ispatlanırsa, icra dairesi dosyayı kapatır. Ayrıca, borçlu, icra takibi sırasında usulsüzlük veya hukuka aykırılık olduğunu iddia ediyorsa, dosyanın düşmesi için itirazda bulunabilir.
Borçlu, borcunu ödediğinde de icra dosyasının düşmesini talep edebilir. Ödemenin tamamlandığı noter tasdikli bir belgeyle veya banka dekontlarıyla ispatlanmalıdır. Alacaklı, borcun ödendiğini kabul etmediğinde borçlu mahkemeye başvurarak bu durumu ispat edebilir.
ALACAKLI İCRA TAKİBİNİN DÜŞMESİNİ NASIL ENGELLER?
Alacaklı, icra dosyasının düşmesini engellemek için belirli aralıklarla dosya üzerinde işlem yapmalıdır. Örneğin, dosyanın zamanaşımına uğramaması için 10 yıllık süre boyunca her yıl icra takibiyle ilgili bir işlem gerçekleştirilmesi gerekir. İcra takibinde herhangi bir işlem yapılmazsa dosya zamanaşımına uğrar ve düşer.
Alacaklı, borçluya haciz uygulatarak veya borcun tahsili için farklı yollar deneyerek zamanaşımı süresini kesintiye uğratabilir. Ayrıca alacaklı, borçlu ile ödeme planı üzerinde anlaşmaya vararak süreci uzatabilir.
İCRA DOSYASININ DÜŞMESİ DURUMUNDA NE OLUR?
İcra dosyasının düşmesi durumunda, alacaklı, borcu tahsil etme hakkını kaybeder. Eğer dosya zamanaşımına uğradıysa, borç artık yasal olarak tahsil edilemez ve borçlu icra takibiyle karşı karşıya kalmaz. Ancak borç hala borçluya karşı varlığını koruyabilir, sadece icra yoluyla tahsil edilemez.
Dosyanın düşmesi, borçlunun haciz, maaş kesintisi gibi zorlayıcı tedbirlerden kurtulması anlamına gelir. Borçlu, düşen icra dosyası nedeniyle herhangi bir yeni yaptırımla karşılaşmaz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
1. İcra dosyası kaç yıl içinde düşer?
Genel olarak icra dosyaları 10 yıl içinde işlem yapılmazsa zamanaşımına uğrayarak düşer. Ancak kira alacakları ve düzenli ödemeler gibi borçlarda zamanaşımı süresi 5 yıl, karşılıksız çeklerde ise 3 yıldır.
2. İcra dosyasının zamanaşımına uğraması ne anlama gelir?
İcra dosyasının zamanaşımına uğraması, belirli bir süre boyunca alacaklı tarafından işlem yapılmaması durumunda dosyanın düşmesi ve borcun icra yoluyla tahsil edilemez hale gelmesi anlamına gelir. Zamanaşımına uğramış bir icra dosyası, alacaklının artık borçluya karşı icra takibi yapamayacağı anlamına gelir. Ancak, zamanaşımına uğrayan borçlar hukuki olarak varlıklarını sürdürse de icra yoluyla tahsil edilmesi mümkün olmaz.
3. İcra dosyası zamanaşımına uğradığında alacaklı yeniden icra takibi başlatabilir mi?
İcra dosyası zamanaşımına uğradığında, alacaklının yeniden aynı dosya üzerinden icra takibi başlatması mümkün değildir. Ancak alacaklı, yeni bir dava açarak borcun varlığını kanıtlamak suretiyle yeni bir icra takibi başlatabilir. Bu süreçte, borcun zamanaşımına uğradığına dair itirazlar yapılabilir ve mahkeme borcun zamanaşımına uğradığını tespit ederse alacaklı yeniden icra takibi yapamaz.
4. İcra takibi nasıl durdurulur?
İcra takibi borcun ödenmesi, alacaklının takibi durdurması veya borçlu tarafından itiraz edilmesi durumunda durdurulabilir. Borcun ödenmesi durumunda, icra takibi sonlanır ve icra dosyası kapanır. Alacaklı, kendi isteğiyle takibi durdurabilir, bu durumda da dosya düşer. Borçlu, icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasını sağlayabilir. İtirazın haklı bulunması durumunda icra dosyası kapatılır.
5. Borç tamamen ödendiğinde icra dosyası hemen kapanır mı?
Evet, borç tamamen ödendiğinde alacaklı icra dairesine borcun tahsil edildiğini bildirmek zorundadır ve bu bildirim yapıldıktan sonra icra dosyası kapatılır. Borçlunun, ödemenin tamamlandığını kanıtlayan belgeleri sunması ve icra dairesine başvurması durumunda da dosya kapanabilir. Alacaklı borcun ödendiğini bildirmekten kaçınırsa, borçlu mahkemeye başvurarak icra dosyasının kapanmasını talep edebilir.
6. Zamanaşımına uğrayan icra dosyasını borçlu mahkemeye taşıyabilir mi?
Evet, borçlu icra dosyasının zamanaşımına uğradığını düşünüyorsa mahkemeye başvurarak dosyanın düşmesini talep edebilir. Mahkeme, borcun zamanaşımına uğradığını tespit ederse icra dosyası kapatılır ve borç tahsil edilemez hale gelir.
7. İcra dosyası düştüğünde borç tamamen ortadan kalkar mı?
İcra dosyası düştüğünde borç, hukuki olarak varlığını sürdürebilir ancak icra yoluyla tahsil edilemez. Yani alacaklı, borcu tahsil etmek için icra takibi yapamaz, ancak borcun hala var olduğu kabul edilir. Alacaklı, borcun zamanaşımına uğramadığını kanıtlayarak yeni bir dava açabilir.
İcra dosyalarının düşmesi, borçlular açısından ciddi bir rahatlama sağlayan bir durumdur. Ancak zamanaşımı gibi süreçleri takip etmek ve icra dosyalarının ne zaman düşeceğini bilmek büyük önem taşır. Hem alacaklılar hem de borçlular için icra dosyası süreçlerinin yakından takip edilmesi ve yasal süreçlerin iyi anlaşılması gerekmektedir. İcra dosyasının düşmesi için borcun ödenmesi veya zamanaşımı süresinin dolması gibi şartlar yerine getirildiğinde, borçlu icra takibinden kurtulabilir.
Borç tamamen ödenirse icra dosyası otomatik olarak kapanır mı?
Borcun icra dairesi kanalıyla eksiksiz tahsil edilmesi durumunda dosya “infazen” kapatılır. Ödeme icra dairesi yerine haricen doğrudan alacaklıya yapılmışsa, dosyanın resmen kapanması için bu durumun bildirilmesi ve kanuni tahsil harcının dosyaya yatırılması zorunludur. Harç ve masraf kalemleri tamamen tasfiye edilmeden dosya sistemde “açık” kalmaya devam edebilir. Bu nedenle borcun bittiğini teyit etmek için güncel bir kapak hesabı yaptırılması tavsiye edilir.
İcra dosyası kaç yıl sonra zamanaşımına uğrar?
İcra takiplerinde zamanaşımı periyodu, alacağın dayanağı olan belgeye göre farklılık gösterse de kural olarak 10 yıldır. Genel alacaklarda ve ilamlı takiplerde bu süre, dosyada gerçekleştirilen her usuli işlemle kesilir ve sıfırdan başlar. Buna karşın, kira bedelleri gibi dönemsel edimlerde 5 yıllık özel zamanaşımı süreleri mevcuttur. Ancak kira alacağı dışında kira sözleşmesine dayanılarak açılan diğer alacak davalarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu unutulmamalıdır.
Takipsizlik nedeniyle icra dosyası düşer mi?
Alacaklının, kanunda öngörülen süreler zarfında dosyada herhangi bir icrai faaliyette bulunmaması durumunda dosya takipsizlik gerekçesiyle işlemden kaldırılır. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, 1 yıllık kesintisiz hareketsizlik hali dosyanın arşivlenmesine yol açar. Bu durum takibi durdursa da maddi hukuk bakımından borcu nihayete erdirmez; dosya sadece sistemde pasif statüye alınır.
Alacaklının işlem yapmaması dosyanın düşmesine neden olur mu?
Alacaklının, tebligat veya haciz talebi gibi esasa etkili işlemleri 1 yıl boyunca ihmal etmesi, dosyanın işlemden kaldırılmasının temel sebebidir. Kanun koyucu, alacaklıya takibini aktif bir şekilde sürdürme ödevi yüklemiştir. Bu yükümlülüğün ihlali halinde icra müdürlüğü dosyayı resen (kendiliğinden) kapatır. Bu mekanizma, icra dairelerindeki dosya yoğunluğunu dengelemek ve sistemi işlevsel tutmak amacıyla tasarlanmıştır.
İcra dosyası düştükten sonra yeniden açılabilir mi?
İşlemden kaldırılan bir dosya, alacaklının sunacağı bir yenileme dilekçesi ile her zaman tekrar canlandırılabilir. Alacaklı, alacağın zamanaşımına uğramadığı süre boyunca bu hakkını mükerrer defalar kullanabilir. Yenileme anında, dosyanın düşmesinin üzerinden bir yıl geçmişse harçların yeniden ödenmesi gerekir. Süreç, borçluya bir yenileme emri tebliğ edilmesiyle kaldığı yerden devam eder.
İcra dosyası düştüğünde hacizler kendiliğinden kalkar mı?
Takipsizlik nedeniyle dosyanın düşmesi hacizleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak satış isteme sürelerinin aşılmış olması hacizleri hükümsüz kılar. Hacizli malın satışı bir yıl içinde talep edilmemişse, takip devam etse bile haciz kanunen kalkmış sayılır. Sistemsel temizlik için borçlunun icra dairesinden “haciz fekki” talep etmesi gerekebilir. Yenileme yapılması, süresi geçmiş eski hacizlere hukuki geçerliliğini tekrar kazandırmaz.
İcra dosyası düşerse e-Devlet ve UYAP kaydı silinir mi?
Dosyanın işlemden kaldırılması, dijital kayıtların sistemden tamamen silineceği anlamına gelmez. e-Devlet ve UYAP üzerinde dosya statüsü “Açık” yerine “Kapalı” veya “İşlemden Kaldırıldı” olarak revize edilir. Dosya, zamanaşımı dolana veya ödeme ile infaz edilene kadar sorgulama ekranlarında pasif bir kayıt olarak varlığını sürdürür.
İcra dosyasının düşmesi borcu tamamen ortadan kaldırır mı?
Dosyanın düşmesi borcu maddi hukuk anlamında sona erdirmez; sadece cebri icra sürecini askıya alır. Borçlunun hukuki sorumluluğu, alacak zamanaşımına uğrayana veya ödeme yapılana dek bakidir. Alacaklının dosyayı yenileme hakkı saklıdır; bu nedenle dosyanın kapalı kalması borcun silindiği yanılgısına yol açmamalıdır.
Zamanaşımına uğrayan icra dosyası için yeniden takip yapılabilir mi?
Zamanaşımına uğramış bir alacak için de takip başlatılması mümkündür. Ancak borçlu taraf süresi içinde “zamanaşımı def’i” ileri sürerse takibi durdurabilir. Zamanaşımı bir itiraz hakkı olduğundan, borçlu tarafından dile getirilmediği sürece icra dairesi bunu kendiliğinden bir engel olarak göremez ve tahsilat süreci devam edebilir.
İcra dosyasının kapanması ile düşmesi arasında fark var mıdır?
Bu iki kavram birbirinden farklı durumları ifade eder. Kapanma (infaz), borcun ödendiğini ve takibin hukuken bittiğini gösterir. Düşme (işlemden kaldırma) ise sadece takibin eylemsizlik nedeniyle duraksamasıdır. Nihai olarak kapatılan bir dosya tekrar canlandırılamazken, düşen bir dosya alacaklı tarafından her zaman yenilenip canlandırılabilir.
İcra dosyası düştükten sonra faiz işlemeye devam eder mi?
Dosyanın işlemden kaldırılması faiz işleyişini kesmez. Alacaklı takibi yenilediğinde, dosyanın pasif kaldığı tüm dönem için hesaplanan temerrüt faizlerini de talep edebilir. Bu durum, borcun zamanla katlanarak büyümesine yol açar; dosyanın kapalı olması borç miktarını dondurmaz.
İcra dosyasının düşmesi için borçlunun talepte bulunması gerekir mi?
Normal şartlarda icra müdürlüğü 1 yıllık hareketsizliği tespit ettiğinde dosyayı re’sen (kendiliğinden) düşürür. Sistem yoğunluğu nedeniyle açık kalan dosyalar için borçlu, bir talep dilekçesi vererek dosyanın işlemden kaldırılmasını isteyebilir. Bu talep özellikle banka hesaplarındaki veya mal varlığındaki hacizlerin kaldırılması süreci için gereklidir. Borçlunun talebi süreci hızlandırır ve hak kaybını önler.
İcra dosyası düşmesine rağmen banka hesaplarındaki bloke devam eder mi?
Dosyanın sadece “işlemden kaldırılması” banka blokesini kendiliğinden kaldırmaz. Blokenin kalkması için icra dairesinin bankaya “haciz kaldırma yazısı” göndermesi şarttır. Borçlu, dosyanın takipsizlikten düştüğünü ve haciz sürelerinin geçtiğini belirterek bu yazının gönderilmesini talep etmelidir.
Eski icra dosyaları kredi notunu etkiler mi?
İcra dosyaları, ödenip “infazen kapatılmadığı” sürece kredi notunu ve bankalar nezdindeki sicili olumsuz etkilemeye devam eder. Dosyanın takipsizlikten düşmüş olması, bankalar için borcun hala ödenmediği ve bir risk teşkil ettiği anlamına gelir. Kredi notunun düzelmesi için dosyanın tamamen tasfiye edilmesi ve sistemde “infazen ödendi” olarak görünmesi gerekir. Bu süreç tamamlandıktan sonra dahi kredi notu sicilinin temizlenmesi belirli bir zaman alabilir.
İcra dosyası düşerse alacaklı alacağını tamamen kaybeder mi?
Alacaklı sadece o andaki takip yetkisini geçici olarak kaybeder, alacak hakkı ise devam eder. Alacaklı, zamanaşımı dolmadan yenileme yaptığı sürece tahsilat imkanını korur. Ancak dosya kapalıyken borçlunun mal kaçırması veya başka alacaklıların sıraya girmesi, tahsilat kabiliyetini fiilen zayıflatabilir.
İcra dosyasının düşmesi halinde borçlunun hukuki durumu ne olur?
Borçlunun üzerindeki doğrudan haciz baskısı ve takip işlemleri geçici olarak durur. e-Devlet üzerinden dosya kapalı göründüğü için borçlu üzerindeki psikolojik baskı azalabilir. Ancak hukuki olarak borçlu hala “borçlu” statüsündedir ve dosyanın her an yenilenebileceği riskiyle karşı karşıyadır. Borçlunun bu süreçte mal varlığı edinmesi durumunda, alacaklının dosyayı yenileyerek yeni mallara haciz koyma hakkı doğar.
İcra dosyası düşmesiyle ilgili yapılan en yaygın hatalar nelerdir?
En yaygın hata, dosya kapalı göründüğünde borcun tamamen silindiğinin sanılmasıdır. Bir diğer hata ise alacaklıların satış isteme sürelerini takip etmeyerek hacizlerinin önceliğini kaybetmeleridir. Borçluların ise dosya düştüğünde hacizlerin otomatik kalkacağını sanıp kurumlara başvuru yapmaması sıkça görülür. Düşme ile birlikte faiz işlemediğinin sanılması da borcun kontrolsüzce büyümesine neden olan büyük bir yanılgıdır.
İcra dosyası sürecinde avukat desteği almak neden önemlidir?
İcra hukuku, kaçırılan tek bir günün tüm alacağı veya haklı bir itiraz hakkını ortadan kaldırabilen sıkı şekil kurallarına tabi olduğu için uzmanlık gerektirir. Avukatlar, zamanaşımı ve haciz sürelerini profesyonelce takip ederek hak kayıplarının önüne geçer. Alacaklı için hızlı tahsilat yöntemlerini devreye sokarken, borçlu için haksız taleplere karşı yasal güvence oluşturur. Bu karmaşık ve usuli süreci hatasız yönetmek ve olası hak kayıplarının önüne geçmek için avukat desteği oldukça önemlidir.

