Kıdem tazminatı zamanında ödenmezse işçi faiz isteyebilir. İş Kanunu’na göre, işçinin hak ettiği kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren en geç ödenmesi gerekir; aksi halde işçi yalnızca ana parayı değil, ayrıca ödenmeyen süre için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz talep etme hakkına sahiptir. Bu düzenleme, işçinin mağduriyetini önlemeyi ve işverenin ödemeyi geciktirmesini caydırmayı…
Kıdem tazminatı, bir işçinin belirli şartlar altında işten ayrılması halinde hak ettiği önemli bir toplu ödemedir. İş Kanunu’na göre kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği işten çıkış gününde peşin olarak ve tek seferde işçiye ödenmelidir. Bu yasal zorunluluk, işçinin yıllarca emek vererek hak kazandığı tazminatı bekletilmeden almasını sağlamak amacını taşır. Kural olarak işveren, işçi onay…
İş yaşamında özellikle kasiyer, veznedar gibi kasa ile haşır neşir çalışanların karşılaşabileceği problemlerden biri kasa açığıdır. Kasa açığı, kasada olması gereken para ile fiilen bulunan tutar arasındaki eksikliği ifade eder. Peki işveren, kasada ortaya çıkan bu nakit eksikliğini doğrudan işçinin maaşından tahsil edebilir mi? Bu sorunun yanıtı, işçi hakları ve iş hukukunun temel prensipleri açısından…
İhtarname, bir kişi veya kurumun karşı tarafa resmi bir uyarı veya talep niteliğinde gönderdiği yazılı bildirime verilen addır. Günlük dilde bazen ihbarname olarak da anılır. Bu belge ile gönderen taraf, kanundan veya sözleşmeden doğan haklarını kullanacağını bildirir, karşı tarafı belirli bir konuda uyarmış veya talepte bulunmuş olur. İhtarname noter aracılığıyla gönderildiğinde resmi belge niteliği kazanır…
Borçlar hukukunda müteselsil kefil, diğer adıyla zincirleme kefil, bir borcun ödenmesini güvence altına almak için borçlu ile birlikte aynı borcun tamamından sorumlu olan kişidir. Müteselsil kefil, alacaklıya borcun ödenmemesi halinde borcun tamamını doğrudan talep etme hakkı verir. Yani borçlu borcunu vadesinde ödemezse, alacaklı önce borçluya dava açmak zorunda kalmadan müteselsil kefilden borcu ödemesini isteyebilir. Bu…
Boşanma davalarında sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, düğünde takılan ziynet eşyalarının (düğün takıları) hangi eşe ait olacağı ve bu eşyaların kime iade edileceğidir. “Düğün takıları” kavramı; düğün töreninde, gelin ve damada akraba, yakın dost ve davetliler tarafından takı merasiminde takılan altın, bilezik, kolye, küpe, takı seti, para ve döviz gibi parasal değeri olan her türlü hediyeyi…
Boşanma sonrası ekonomik dengeyi sağlamak amacıyla mahkeme tarafından hükmedilen nafaka, belirli koşulların oluşması halinde kaldırılabilir mi? Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka, boşanma nedeniyle ekonomik olarak zor duruma düşen tarafa verilen maddi destektir. Ancak nafaka yükümlülüğü süresiz ve mutlak bir hak değildir. Zamanla tarafların mali durumlarının değişmesi, nafaka alacaklısının (nafaka alanın) ekonomik bağımsızlık kazanması veya özel…
Türkiye’de evliliklerin büyük bir kısmı resmî nikâh ile gerçekleştirilse de, “imam nikâhı” adı verilen dinî nikâh uygulaması da oldukça yaygın durumda. Ancak, resmî nikâh olmadan sadece imam nikâhıyla evlenmek hukuken geçerli bir evlilik bağı oluşturmaz. Bu durum özellikle kadınlar açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Geleneksel ve dinî inançlara dayanarak kıyılan imam nikâhı, kadına miras…
Evliliğin iptali, Türk Medeni Kanunu’na göre belirli koşullar altında evlilik birliğinin başından beri geçersiz sayılması için açılan bir davadır. Bu dava, hukuki niteliği bakımından boşanma davasından farklıdır. Boşanmada mevcut ve geçerli bir evlilik, eşlerin belli sebeplerle ayrılmak istemesi üzerine sona erdirilir. Oysa evliliğin iptalinde, aslında kanuna uygun şekilde kurulmamış ve en baştan itibaren geçerli olmaması…
Eşlerden birinin sadakatsizliği (aldatma, zina) evlilik birliğini temelden sarsan en ciddi boşanma sebeplerindendir. Aldatan kadın nafaka alır mı? sorusu, boşanma aşamasındaki taraflar için önemli bir merak konusudur. Türk hukukunda aldatma fiili artık bir suç olmasa da (Türk Ceza Kanunu’nda zina suçu olarak düzenlenmemiştir), boşanma davasında ağır kusur olarak kabul edilir ve hukuki sonuçları çok ciddi…