Av. Yusuf Emrehan Sucu – Harbiye Hukuk https://www.harbiyehukuk.com İstanbul Avukat - 0507 433 00 00 Fri, 23 Oct 2026 12:07:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.1.4 https://www.harbiyehukuk.com/wp-content/uploads/2026/05/cropped-harbiye-favicon-32x32.webp Av. Yusuf Emrehan Sucu – Harbiye Hukuk https://www.harbiyehukuk.com 32 32 Kasko Araçtaki Sel Hasarını Karşılar mı? https://www.harbiyehukuk.com/kasko-sel-hasarini-karsilar-mi/ https://www.harbiyehukuk.com/kasko-sel-hasarini-karsilar-mi/#respond Thu, 15 Oct 2026 15:46:18 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1007566 Kasko sel hasarı yalnızca sigorta poliçenizde sel ve su baskını teminatı da mevcutsa ödenir. Kara Araçları Kasko Genel Şartları bu riski temel teminatlar arasında saymaz, bu durumun güvenceye alınmasını ek sözleşmeye bağlar.[ref]Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.4.5[/ref] Kasko sel hasarında teminat olması her durumda bu zararın karşılanacağı anlamına da gelmeyebilir. Sigorta şirketi […]

Kasko Araçtaki Sel Hasarını Karşılar mı? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Kasko sel hasarı yalnızca sigorta poliçenizde sel ve su baskını teminatı da mevcutsa ödenir. Kara Araçları Kasko Genel Şartları bu riski temel teminatlar arasında saymaz, bu durumun güvenceye alınmasını ek sözleşmeye bağlar.[ref]Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.4.5[/ref]

Kasko sel hasarında teminat olması her durumda bu zararın karşılanacağı anlamına da gelmeyebilir. Sigorta şirketi motordaki zarara “arıza” ya da “kullanıcı hatası” diyebilir. Bunun yanında muafiyet kesintisi veya geç bildirim itirazı da gündeme gelebilir.

Ancak zarar görenin kusuru yoksa, poliçesinde sel zararlarına ilişkin kloz varsa bu durumda zararının tazminini isteyebilir.

Poliçede Kasko Sel Hasarı ve Su Baskını Teminatı Nasıl Anlaşılır?

Poliçedeki genel şartlar temel teminatları beş ana grupta toplar. Bunlar araçlarla çarpışma, ani ve harici etkiyle çarpma ya da devrilme, üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketi, yanma ve çalınmadır. Sel ve su baskını bu temel teminatlar arasında bulunmamaktadır. Daha dar kalıplı kaskolarda bu 5 temel teminatın tamamı da bulunmayabilir.

Kasko poliçesinin sel hasarını da dahil edip etmediği poliçe maddelerinden anlaşılabileceği gibi poliçe başlıklarından da anlaşılabilir. Sel teminatı ancak Genişletilmiş ya da Tam Kasko adını taşıyan kasko poliçelerinde olabilir.

Kasko poliçenizde hangi teminatların olduğunu aşağıdaki tabloda yazan bilgilere göre analiz edebilirsiniz.

Poliçede bakılacak yer Aranan ibare Anlamı
Poliçe başlığı Dar Kasko veya Kasko Sel ve su baskını kapsam dışıdır.
Poliçe başlığı Genişletilmiş Kasko Ek risklerden yalnızca bir kısmı eklenmiştir, sel listede yazıyor mu diye bakılır.
Poliçe başlığı Tam Kasko Ek sözleşmeyle eklenebilen bütün riskler, sel dahil, kapsamdadır.
Teminat listesi “Sel ve su baskını” Genel Şartlar A.4.5 teminatının yazılı karşılığıdır.
Teminat listesi “Doğal afet” gibi toplu ifade Selin dahil olup olmadığı belirsizdir, yazılı teyit gerekir.
Muafiyet bölümü Tutar veya oran A.6 gereği en az 14 punto yazılır, sel için ayrı satır olabilir.
Özel şartlar Belli gün, mesafe veya kişi sınırı A.7 gereği en az 14 punto yazılır, teminatı daraltabilir.

Fırtına, dolu, yıldırım ve deprem A.4.4’te, sel ve su baskını A.4.5’te ayrı bentler halinde sayılır. Poliçede yalnızca “doğal afet” yazıyorsa sel afetinin de bu kalıbın içinde olup olmadığı netleştirilmelidir.

Kasko poliçesi genel şartlarının güncel hali SEDDK sitesindeki Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları belgesinde yayımlıdır.

Kasko Poliçesinde Sel Teminatı Nasıl Bulunur

Poliçede Sel Teminatı Nasıl Bulunur?

Trafik Sigortası ve DASK Sel Zararını Karşılar mı?

Karayolları Trafik Kanunu m.91, işleten için zorunlu mali sorumluluk sigortası öngörür. Bu sigorta işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu karşılar (m.85). Kendi aracınızdaki sel hasarı bunun dışında kalır.

DASK da araç sigortası değildir, deprem sigortasıdır. 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu m.2/ğ, zorunlu deprem sigortasını binalardaki deprem zararıyla sınırlar. Depremden doğan yangın, infilak, tsunami ve yer kayması zararları da kapsamdadır.

Araç Hasarına Göre İspat ve Teminat Durumu

Araçlar yoğun yağış ve sel durumunda farklı şekillerde zarar görebilir. Bu zarar durumlarına göre ispat ve teminat durumlarında değişiklik olabilir.

Park Halindeki Araca Su Dolması

Teminat yazılıysa kasko sel hasarının en açık hali budur. Sigortalı olayın sel ya da su baskını olduğunu gösterir. Zararın teminat dışında kaldığını ise Türk Ticaret Kanunu m.1409/2 uyarınca sigortacı ispatlar.

Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. (Türk Ticaret Kanunu m.1409, ikinci fıkra)

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin değerlendirdiği bir dosyada araç park halindeydi. Aşırı yağışta mazgalın yeterli olmaması sebebiyle, suyun akış hızı aracın su almasına yol açmış, araç çalışamaz hale gelmişti. Şirket, camların açık bırakıldığını ya da sunroof gibi bölümlerden su girdiğini savundu.

İlk derece mahkemesi, camların açık bırakıldığına dair bulgu elde edilemediğini, sigortalının kusurunun ispatlanamadığını ve poliçede sel ve su baskını teminatı bulunduğunu belirterek şirketi sorumlu tuttu. Sonuç olarak da Yargıtay 17. Hukuk Dairesi hükmü onadı.[ref]Yargıtay 17. HD E.2014/8291 K.2014/8530 T.29.05.2014 (onama)[/ref]

Suya Kendi İradesiyle Giren Araç

Sürücü suya kendi iradesiyle girdiği için şirketler burada kusur savunmasına dayanır. Genel Şartların A.5.6 maddesi ise sigortalının fiilinden doğan zararı yalnızca kasten verilmişse teminat dışında sayar.

Bu konuya ilişkin olarak da Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bir traktör dosyasında, aracın çay geçişi sırasında ön kısmıyla suya gömüldüğü olayda sigortalının kasten hareket ettiğini kabul etmedi. Riziko teminat kapsamında görüldü ve ret kararı bozuldu. [ref]Yargıtay 17. HD E.2015/17519 K.2016/4201 T.04.04.2016 (bozma)[/ref]

Akıntıya Kapılan Araç

Akıntıyla sürüklenip duvara ya da başka araca çarpan aracın durumu tartışmalıdır. Genel Şartlar, sigortalının iradesi dışında gelişen çarpma ve devrilmeyi temel teminata alır (A.1/b) ama sel kaynaklı zararı ek sözleşmeye bağlar (A.4.5). Sel teminatı yoksa şirket A.4.5’e dayanabilir, çarpma ve devrilme kısmının ayrıca temel teminat kapsamında sayılıp sayılmayacağı ise olayın özelliğine ve sigortalının kasko poliçesindeki hükümlere bağlıdır.

Kasko Sel Hasarında Motoru Çalıştırmak Zararı Nasıl Etkiler?

Suda kalan araçta motoru yeniden çalıştırmak, zararın artıp artmadığı tartışmasını doğurur. Bunun hasara etkisini olayın özelliğine göre eksper ya da bilirkişi tespit eder.

Bir hak kaybı yaşamamak için aracın su almış olabileceğinden şüphelenildiğinde aracın motorunun çalıştırılmaması ve çekici çağrılması gerekmektedir.

Genel Şartların B.1.2 maddesi, sigortalının sigortası yokmuş gibi davranarak kurtarma ve koruma önlemlerini almasını ister. Türk Ticaret Kanunu m.1448 de zararın artmasını önleme yükümlülüğü koyar. Aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa tazminat kusurun ağırlığına göre indirilir.

Sigortalı ve/veya sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi halinde yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu zarar miktarında bir artış olursa, sigortacının ödeyeceği tazminattan sigortalı ve/veya sigorta ettirenin kusurunun ağırlığına göre indirim yapılır. (Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.3, birinci paragraf)

Kasko Sel Hasarı Sonrası İlk 24 Saatte Neler Yapılmalı?

Sırası önemli olan tek şey, aracı yerinden oynatmadan önce görüntülemektir. Gerisi aynı gün içinde tamamlanabilir.

  • Motoru çalıştırmayın, çekici çağırın. Zararı azaltmak için yapılan makul masrafları sigortacı öder.
  • Aracı yerinden oynatmadan önce dört yönden, su izinin seviyesini ve motor bölümünü ayrı ayrı fotoğraflayın. Kısa bir video ekleyin.
  • Şirketi arayıp hasarı bildirin, ihbar numarasını ve saatini not edin. Aynı bildirimi e-posta, uygulama veya acente üzerinden yazılı da gönderin.
  • Olayın sel olduğunu gösteren kaydı toplayın. Yağış uyarısı, itfaiye ya da belediye kaydı, komşu araçların hasarı ve tanık bilgisi işe yarar.
  • Eksper gelmeden onarım başlatmayın. Kendi eksperinizi tayin etme hakkınız da vardır.
  • Servise teslimde aracın çekiciyle ve çalıştırılmadan getirildiğini servis kaydına yazdırın.
Selde Kalan Araç İçin İlk 24 Saatte Yapılacaklar

Selde Kalan Araç İçin İlk 24 Saat

Kasko Sel Hasarında Sigortanın Reddine Karşı Belgeler

Ret yazısında öne çıkabilecek beş gerekçe var. Aşağıdaki tablo her birine karşı hangi dayanağın ve belgenin kullanılacağını gösterir.

Şirketin gerekçesi Karşı dayanak İşe yarayan belge
Sel teminatı yok Teminat dışılığı ispat yükü sigortacıdadır (TTK m.1409/2), önce poliçedeki teminat listesine bakılır Poliçe sayfaları, ürün bilgilendirme formu, acente yazışması
Arıza veya mekanik hasar A.4.15 yalnızca sigorta kapsamındaki olaydan doğmayan arızaları dışarıda tutar Olay günü fotoğrafları, servis teşhisi, bilirkişi raporu
Kullanıcı hatası, bilerek suya girdi A.5.6 yalnızca kasten verilen zararı dışarıda tutar, kusur en çok indirim sebebidir Yol ve hava durumu kaydı, tanık, su seviyesi görüntüsü
Geç bildirim B.1.1 beş iş günü ister, TTK m.1446 indirimi gecikmenin zararı artırdığı hale bağlar İhbar kaydı, çekici ve servis tarihleri
Çalıştırma sonrası motor hasarı B.3.3.3 kusur oranında indirim öngörür, hasarın ayrıştırılması istenir İlk teşhis kaydı, bilirkişi raporu

Ret yalnızca telefonda söylenmişse gerekçeyi yazılı isteyin. Tahkim başvurusunda talebin olumsuz sonuçlandığını belgelemek gerekir.

Hasar Bildirimi Süresi ve Ödeme Takvimi

Kasko sel hasarında Genel Şartlar, rizikoyu öğrendiğiniz tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde şirkete bildirim ister. Türk Ticaret Kanunu m.1446/1 ise bildirimin gecikmeksizin yapılmasını söyler, bu yüzden beş günün son gününü beklemek doğru değildir. Süre olay tarihinden değil öğrenme tarihinden işler.

Gecikme kural olarak reddedilme sebebi olmaz, tazminatta indirime yol açar. Geç bildirim tazminatta artışa neden olduysa kusurun ağırlığına göre indirim yapılır. Türk Ticaret Kanunu m.1446’ya göre şirket olayı daha önce fiilen öğrenmişse bu indirime dayanamaz.[ref]Türk Ticaret Kanunu m.1446/2 ve m.1446/3[/ref]

Beş iş günü geçmiş olsa da bildirimi yine yapın, çünkü Kanun geç bildirim nedeniyle indirimi yalnızca gecikmenin tazminatı artırdığı hallerde öngörür.

Bildirim şirket merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe ya da aracılık eden acenteye yapılabilir. Noter, taahhütlü mektup veya sözleşmede belirlenen elektronik yöntem kullanılır.

Genel Şartlara göre şirket, poliçede yazan belgeler dışında ek belge isteyecekse bunu ihbardan sonra üç iş günü içinde bildirmek zorundadır. Belgeler tamamsa ve eksper raporu verilmişse ödeme süresi rapordan itibaren on iş günüdür. Her durumda ödeme borcu ihbardan 45 gün geçince muaccel hale gelir.

Hasar ihbarından sonra üç ay içinde inceleme tamamlanamazsa şirket, tarafların uzlaşmasıyla ya da mahkemece yaptırılacak ön ekspertizle hızla belirlenen hasarın en az yüzde ellisini avans olarak ödemek zorundadır. Talepler muaccel oldukları tarihten itibaren iki yıl geçince zamanaşımına uğrar (C.10). Türk Ticaret Kanunu m.1420 ayrıca tazminat istemleri için rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıllık en geç süre koyar.

Kasko Sel Hasarı Bildirimi ve Ödeme Talebi Örneği

Kasko sel hasarı bildirimi telefonla yapılmışsa yazılı hale gelmedikçe zayıf bir kayıttır. Aşağıdaki örnek, teminat dışı iddiasına karşı gerekçe de isteyen kısa bir metindir. Sonraki aşamalar için sigorta şirketine başvuru süreci yazısı yol gösterir.

Sigorta Şirketine Sel Hasarı Bildirimi ve Ödeme Talebi

…… SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

Tarih …/…/……

KONU …… plakalı araçta sel ve su baskını nedeniyle oluşan hasarın bildirimi ve ödeme talebidir.

POLİÇE NO ……
PLAKA ……
HASAR TARİHİ VE YERİ ……

AÇIKLAMALAR

1. Şirketiniz nezdinde …… numaralı kasko poliçesiyle sigortalı …… plakalı aracım, …/…/…… tarihinde …… adresinde yağışa bağlı sel ve su baskını nedeniyle su altında kalmıştır.

2. Olayı …/…/…… tarihinde …… kanalıyla size bildirdim, hasar ihbar numarası ……’dır. Fotoğraf, video ve olayı gösteren kayıtlar ekte sunulmuştur.

3. Araç motoru çalıştırılmadan çekiciyle …… servisine götürülmüştür. Çekici ve nakil masrafına ilişkin belgeler ektedir.

4. Poliçemde sel ve su baskını teminatı bulunmaktadır. Hasarın teminat dışında kaldığı ileri sürülecekse bu iddianın ispat yükü Türk Ticaret Kanunu m.1409/2 uyarınca şirketinize aittir.

TALEP

Hasarın tespiti için eksper görevlendirilmesini, ek belge gerekiyorsa üç iş günü içinde yazılı bildirilmesini, hasar bedelinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.4.1 uyarınca süresinde ödenmesini, kabul edilmeyen kısım varsa gerekçenin dayanak maddelerle yazılı bildirilmesini saygılarımla talep ederim.

Sigortalı …… (ad soyad)
T.C. Kimlik No ……
Adres ve telefon ……
İmza

EKLER Poliçe sureti, fotoğraf ve videolar, çekici ve servis belgeleri.

Eksper Raporu, Onarım Yöntemi ve Pert Kararı

Kasko sel hasarının tutarı, sigortacı ile sigortalının anlaşmasıyla ya da tayin edilecek sigorta eksperinin raporuyla belirlenir. Sigortalı kendi eksperini de tayin edebilir ve Genel Şartlara göre şirket makul eksper giderlerini, sonuç vermese bile öder. Rapora karşı yollar için eksper raporuna itiraz yazısı ayrıca var.

Onarımın hangi serviste ve hangi parçayla yapılacağı poliçede açıkça yazılır. Yazılı değilse sigortalının tercihi esas alınır. Orijinal ya da eşdeğer parça seçimi de aynı kurala tabidir.

Onarımdan sonra araçta bariz kıymet artışı doğarsa tazminattan indirim yapılabilir. Ancak hangi parçaya hangi oranda indirim uygulanacağının poliçede yazılı olması gerekir.

Ağır Hasar ve Pert Hesabı

Onarım masrafı aracın hasar tarihindeki değerini aşar ve eksper aracın onarım kabul etmez hale geldiğini saptarsa araç tam hasarlı sayılır. O halde hurda tescil belgesi şirkete verilmeden ödeme yapılmaz. Ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğu eksper raporuyla belirlenmişse, bu kez “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi aranır.

Aracı hasarlı haliyle üzerinizde bırakmak isterseniz rayiç değer ile hasarlı hali arasındaki fark ödenebilir. Şirket bildirdiği sovtaj bedeline bildirimden itibaren bir ay bağlı kalır. Rayiç değer hasar tarihine göre ve poliçedeki referansla bulunur.

Ağır hasar kaydının satışa etkisi için araç ağır hasar kaydı yazısı ayrıntı verir.

Kasko Sel Hasarında Muafiyet ve Değer Kaybı

Muafiyet, kasko sel hasarının poliçede yazılı tutar ya da orana kadar olan kısmının sizde kalmasıdır. Ödeme, eksperin bulduğu hasardan bu kısım düşülerek hesaplanır. Sel için ayrı bir muafiyet satırı var mı diye poliçenin muafiyet bölümüne bakın.

Selden sonra aracın piyasa değeri düşer. Ancak Genel Şartlar sigortalının doğrudan uğradığı maddi zararı teminata alır ve değer kaybını saymaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, trafik kazasından doğan değer kaybı istemine ilişkin bir kasko dosyasında, ek teminat için ayrıca prim ödenmedikçe değer kaybını teminat dışı buldu.[ref]Yargıtay 17. HD E.2014/10891 K.2016/9161 T.20.10.2016 (bozma)[/ref]

Poliçenize değer kaybı için ek teminat yazılmışsa durum değişir. Araç değer kaybı hesabı ve şartlar için araç değer kaybının şartları yazısına bakabilirsiniz.

12 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de (sayı 33278) yayımlanan trafik sigortası genel şartları değişikliği değer kaybını sigorta eksperinin tespitine bağlıyor. Düzenleme 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi ve yalnızca zorunlu trafik sigortasını ilgilendirir. Bu durum kasko poliçenizi değiştirmez.

Kapalı Otopark, Bodrum Kat ve Elektrikli Araç Durumlarında Sel Hasarı

Kasko sel hasarı bakımından Genel Şartlarda kapalı otopark, bodrum kat ya da elektrikli ve hibrit araç için ayrı bir hüküm yoktur. Ölçüt yine A.4.5 kapsamındaki sel ve su baskınıdır. Bodrum otoparka giren suyun sele mi, bina içi bir arızaya mı dayandığı tartışma konusu olabilir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bir işyeri sigortası dosyasında sel ile bina içi su hasarını birbirinden ayırdı ve rizikonun hangisine girdiğinin her somut olayda ayrıca belirlenmesi gerektiğini belirtti.[ref]Yargıtay 17. HD E.2014/1139 K.2015/12766 T.26.11.2015 (bozma)[/ref]

Elektrikli ve hibrit araçlarda yüksek voltajlı batarya Genel Şartlarda ayrıca anılmaz. Bataryanın ve şarj ekipmanının kapsamı için poliçenin özel şartlarına ve ek teminat listesine bakılır. Orada hüküm yoksa soru şirkete yazılı olarak yöneltilmelidir.

Kasko Sel Hasarı Reddedilirse Sigorta Tahkim ve Dava Yolu

Kasko sel hasarı ödenmemişse önce şirkete yazılı başvuru gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 uyarınca talebin kısmen ya da tamamen reddini belgelemek şarttır. Şirket 15 iş günü içinde yazılı cevap vermezse de Komisyona gidilebilir.

Kasko Sel Hasarı Reddedilirse Yapılacaklar

Kasko Sel Hasarı Reddedilirse

Tahkim, şirketin sisteme üye olmasına bağlıdır ve üyelik bilgisi poliçede yer alır. Genel Şartların C.8 maddesi bunu ayrıca yazar.

Hakemler yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Eksper raporu ve olay fotoğrafları dosyaya baştan konmalıdır.

Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır, süre tarafların yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Belli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda karar kesindir, üstündekilere karar bildirildiğinden itibaren on gün içinde, bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Kanun tutarları artırma yetkisi verdiği için güncel eşiği Komisyonun sitesinden kontrol edin.

Başvurunun ayrıntıları için Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu yazısı kullanılabilir. Mahkeme yolunda Genel Şartlar C.8 yetkiyi şirket merkezine, aracılık eden acentenin yerleşim yerine veya rizikonun gerçekleştiği yere bağlar.

Kasko Poliçesinde Teminat Yoksa Sel Zararı Kimden İstenir?

Kasko sel hasarını ödeyen şirket, Türk Ticaret Kanunu m.1472 gereği sigortalının yerine geçer ve sorumlulara rücu eder. Genel Şartlar rücunun önce ilgili risk için teminat veren sigortacıya yöneltilmesini ister. Şirket zararı kısmen ödemişse kalan kısım için sorumlulara başvurma hakkı sigortalıda kalır.

Kasko sel hasarı karşılanmıyorsa, taşkında altyapı eksikliği veya bakım ihmali gibi idarenin hizmet kusuru aranır. Sel felaketinde idareden tazminat nasıl alınır ayrı bir yazıda ele alınıyor. Böyle bir kusur varsa idareye karşı tam yargı davası açılabilir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13 dava öncesinde idareye yazılı başvuru ister. Başvuru, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılır.

Kasko Sel Hasarı İle İlgili Sorular

Kasko sel hasarı dosyalarında teminat ve ret dışında en çok şu sorular geliyor.

Poliçe, eksper raporu ve ret yazısını tahkim başvurusundan önce bir sigorta hukuku avukatıyla birlikte okumak, eksik belgeyi baştan görmenizi sağlar.

Kasko Araçtaki Sel Hasarını Karşılar mı? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/kasko-sel-hasarini-karsilar-mi/feed/ 0
TikTok’tan İçerik Kaldırma https://www.harbiyehukuk.com/tiktoktan-icerik-kaldirma/ https://www.harbiyehukuk.com/tiktoktan-icerik-kaldirma/#respond Thu, 15 Oct 2026 14:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006914 TikTok’tan içerik kaldırma, platformda paylaşılan ve kişilik haklarını, özel hayatın gizliliğini ya da kişisel verileri ihlal eden bir video, fotoğraf, yorum veya profilin silinmesi ya da erişilemez hale getirilmesi sürecidir. Kısa video formatının hızla yayılabilmesi, TikTok’ta ortaya çıkan hak ihlallerinin etkisini de kısa sürede büyütebilmektedir. İzinsiz paylaşılan görüntü ve seslerden hakaret ve iftira içeren videolara, […]

TikTok’tan İçerik Kaldırma yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
TikTok’tan içerik kaldırma, platformda paylaşılan ve kişilik haklarını, özel hayatın gizliliğini ya da kişisel verileri ihlal eden bir video, fotoğraf, yorum veya profilin silinmesi ya da erişilemez hale getirilmesi sürecidir. Kısa video formatının hızla yayılabilmesi, TikTok’ta ortaya çıkan hak ihlallerinin etkisini de kısa sürede büyütebilmektedir.

İzinsiz paylaşılan görüntü ve seslerden hakaret ve iftira içeren videolara, sahte hesaplardan telif hakkı ihlallerine kadar birçok farklı sorun TikTok’tan içerik kaldırma başvurularının konusunu oluşturmaktadır. Her durum kendi hukuki dinamiğine sahip olduğundan, doğru başvuru yolunun belirlenmesi önem taşır.

Bu yazıda TikTok’ta hangi içeriklerin kaldırılabileceği, platformun bildirim mekanizmasının nasıl işlediği ve platform reddi durumunda hangi hukuki adımların değerlendirilebileceği ele alınmaktadır. Genel çerçeve için Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma sayfamıza göz atabilirsiniz.

TikTok’tan İçerik Kaldırma Nedir?

TikTok’tan içerik kaldırma, platformda yayımlanan ve hukuka aykırılık taşıyan bir video, görsel, ses, yorum veya profilin silinmesi ya da erişilemez hale getirilmesi anlamına gelir. Özellikle kişilik haklarını ihlal eden, özel hayatı zedeleyen veya kişisel verileri hukuka aykırı biçimde içeren paylaşımlar bu kapsamda değerlendirilir.

TikTok, kendi Topluluk Kuralları çerçevesinde bir içeriği kaldırabilir veya erişimini kısıtlayabilir. Ancak platformun kararı, içeriğin Türk hukuku bakımından hukuka uygun olduğu anlamına gelmez, bu iki değerlendirme birbirinden bağımsız yürür.

TikTok’ta Hangi İçerikler Kaldırılabilir?

Kişinin izni olmaksızın paylaşılan görüntü ve seslerden başlayarak, hakaret ve tehdit içeren paylaşımlara, kişisel verilerin hukuka aykırı yayımlanmasına, kimlik taklidi amacıyla açılan sahte hesaplara ve telif ya da marka hakkı ihlallerine kadar birçok içerik türü kaldırma talebine konu olabilir.

Bu kapsamda özellikle rıza dışı mahrem görüntüler, kişiyi küçük düşürmeye yönelik paylaşımlar ve çocukların haklarını ihlal eden içerikler, hem platform politikaları hem de Türk hukuku bakımından öncelikli olarak değerlendirilen ihlal türleridir.

Kaldırılabilir İçerik Türleri

Kaldırılabilir İçerik Türleri

TikTok’tan Video Kaldırma Nasıl Yapılır?

Hukuka aykırı olduğu düşünülen bir video için öncelikle TikTok’un “Bildir” mekanizması kullanılabilir. Uygulama üzerinden yapılan bu bildirimde videonun neden ihlal oluşturduğu açık şekilde belirtilmelidir.

Yalnızca platform içi bildirim, kişilik hakkı ihlali, özel hayatın gizliliğinin ihlali veya kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşımı gibi ciddi durumlarda her zaman yeterli olmayabilir. Bu nedenle sürecin başında videonun bağlantısı, kullanıcı adı, paylaşım tarihi ve ekran görüntüsü gibi delillerin muhafaza edilmesi önemlidir.

İpucu: Bildirimden önce videonun bağlantısını, paylaşan kullanıcı adını ve ekran görüntüsünü kaydetmeniz sonraki hukuki süreçler için önemlidir.

İçerik Kaldırmada 3 Adım

İçerik Kaldırmada 3 Adım

TikTok’ta Sahte Hesap ve Kimlik Taklidi Şikayeti

Bir kişinin adı, fotoğrafı veya kişisel bilgileri kullanılarak oluşturulan sahte hesaplar, kişilik haklarını ihlal edebilir. Bu tür hesaplar profil sayfasındaki bildirim mekanizması üzerinden TikTok’a şikayet edilebilir.

Hesapta kişinin fotoğrafı veya diğer kişisel verileri kullanılıyorsa[ref]4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24-25[/ref] kapsamında kişilik haklarının korunmasına yönelik dava açılabilir. Hesap üzerinden dolandırıcılık, hakaret veya tehdit gibi suç teşkil eden fiiller işleniyorsa adli makamlara başvurulması da gerekebilir.

TikTok’ta Hakaret ve İftira İçeren Videolar

Bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen ya da kişiye işlemediği bir fiili isnat eden videolar, somut olayın özelliklerine göre hukuka aykırı içerik niteliği taşıyabilir. Hakaret suçunun şartları oluşmuşsa[ref]5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.125[/ref], iftira suçunun şartları oluşmuşsa TCK m.267 gündeme gelir.

Bu durumda içerik kaldırma talebinin yanı sıra suç duyurusunda bulunulması da değerlendirilebilir. Ceza sürecinin yanında, kişilik hakkına saldırının önlenmesi amacıyla hukuk mahkemesinde dava açılması da mümkündür.

TikTok’ta Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Eden İçerikler

Kişilerin mahrem görüntülerinin, özel yazışmalarının veya konum bilgilerinin rıza dışında TikTok’ta paylaşılması, özel hayatın gizliliğinin ihlali anlamına gelebilir. Bu durum[ref]5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.134[/ref] kapsamında suç da oluşturabilir.

Bu tür içerikler bakımından[ref]5651 sayılı Kanun m.9/A[/ref] kapsamında sulh ceza hakimliğine özel hayatın gizliliğinin ihlali gerekçesiyle erişim engeli başvurusu yapılabilir. Başvuruda ihlale konu içeriğin tam URL adresinin belirtilmesi gerekir. Bu mekanizma, kişilik hakkı ihlaline dayanan 5651 m.9’un aksine, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından etkilenmemiştir.

Önemli: Erişim engeli başvurusunda ihlale konu içeriğin tam URL adresinin belirtilmesi zorunludur.

TikTok’ta Rızasız Paylaşılan Fotoğraf ve Videolar

Bir kişiye ait fotoğraf veya videonun rızası olmaksızın paylaşılması, kişilik haklarının veya özel hayatın gizliliğinin ihlali sonucunu doğurabilir. Bu durumda öncelikle TikTok’un bildirim mekanizması kullanılabilir.

Platforma yapılan bildirime rağmen içeriğin kaldırılmaması veya farklı hesaplar üzerinden yayılmaya devam etmesi halinde, delillerin gecikmeksizin güvence altına alınması ve hukuki yolların değerlendirilmesi önerilir. Konuyla ilgili detaylı bilgi için İnternetten Fotoğraf Kaldırma yazımıza bakabilirsiniz.

TikTok’ta Telif ve Marka Hakkı İhlalleri

Bir eserin hak sahibinin izni olmaksızın TikTok’ta kullanılması,[ref]5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu[/ref] kapsamında telif hakkı ihlali oluşturabilir. Hak sahibi, tecavüzün ref’i ve men’i ile şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Tescilli bir markanın izinsiz kullanılması ise[ref]6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu[/ref] kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil edebilir. Marka sahibi bu durumda ihlalin önlenmesi ve durdurulmasına yönelik hukuki taleplerde bulunabilir.

5651 Sayılı Kanun Kapsamında TikTok İçeriklerine Erişim Engeli

Özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği durumlarda 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi kapsamında özel bir başvuru mekanizması bulunmaktadır. Ancak kişilik haklarının ihlaline dayalı olarak aynı kanunun 9. maddesi kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurma imkanı, Anayasa Mahkemesi’nin 11/10/2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal hükmü 10/01/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu nedenle güncel hukuk bakımından kişilik hakkı ihlali niteliğindeki her TikTok içeriği için 5651 m.9’un mülga hükmüne dayanılarak erişim engeli talep edilemez, içeriğin niteliğine göre Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamındaki yollar değerlendirilmelidir.

Uyarı: Kişilik hakkı ihlaline dayalı 5651 sayılı Kanun m.9 başvuru yolu iptal edildiğinden bu yönteme artık başvurulamaz.

TikTok Videolarının Google Arama Sonuçlarından Kaldırılması

TikTok videosunun Google arama sonuçlarında görünmesi ile videonun platformdan silinmesi farklı işlemlerdir. Bir içerik TikTok’tan kaldırılsa dahi arama motoru sonuçlarından otomatik olarak çıkmayabilir, bu nedenle ayrıca Google’a başvuru yapılması gerekebilir. Eski veya güncelliğini yitirmiş içerikler için Unutulma Hakkı ve Şartları kapsamında değerlendirme de mümkündür.

TikTok’tan İçerik Kaldırma Sürecinde Avukat Desteğinin Önemi

İhlalin niteliğine göre uygulanacak hukuki dayanağın doğru belirlenmesi, sürecin sonuç vermesi açısından belirleyicidir. Kişilik hakları, özel hayatın gizliliği, kişisel veriler, telif veya marka hakları gibi farklı alanları ilgilendiren içeriklerde, avukat desteği hak kaybının önlenmesi bakımından önemlidir.

Not: Birden fazla hukuki alanı (kişilik hakları, özel hayat, telif, marka) ilgilendiren ihlallerde doğru dayanağın seçimi avukat desteğiyle netleştirilebilir.

Benzer sorunlarla X (Twitter)’dan İçerik Kaldırma ve Facebook’tan İçerik Kaldırma yazılarımızda ele alınan platformlarda da karşılaşılabilmektedir.

TikTok’tan İçerik Kaldırma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

TikTok’tan içerik kaldırma süreciyle ilgili sık sorulan soruları bu başlık altında yanıtladık.

TikTok’tan İçerik Kaldırma yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/tiktoktan-icerik-kaldirma/feed/ 0
Kişisel Verilerin Aktarılması https://www.harbiyehukuk.com/kisisel-verilerin-aktarilmasi/ https://www.harbiyehukuk.com/kisisel-verilerin-aktarilmasi/#respond Wed, 14 Oct 2026 10:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006894 Kişisel verilerin aktarılması, bir kişiye ait kimliği belirli veya belirlenebilir bilgilerin veri sorumlusu ya da veri işleyen tarafından başka bir gerçek veya tüzel kişinin erişimine sunulmasıdır. Bu paylaşım fiziki belge teslimiyle, e-posta yoluyla, ortak veri tabanları üzerinden veya bulut sistemlerine yükleme yapılarak gerçekleşebilir. Aktarımın hukuka uygun sayılabilmesi için belirli bir hukuki sebebe dayanması ve yalnızca […]

Kişisel Verilerin Aktarılması yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Kişisel verilerin aktarılması, bir kişiye ait kimliği belirli veya belirlenebilir bilgilerin veri sorumlusu ya da veri işleyen tarafından başka bir gerçek veya tüzel kişinin erişimine sunulmasıdır. Bu paylaşım fiziki belge teslimiyle, e-posta yoluyla, ortak veri tabanları üzerinden veya bulut sistemlerine yükleme yapılarak gerçekleşebilir. Aktarımın hukuka uygun sayılabilmesi için belirli bir hukuki sebebe dayanması ve yalnızca gerekli verilerle sınırlı tutulması gerekir.

Türk hukukunda konunun temel çerçevesi 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu‘nda çizilmiştir. Kanunun[ref]KVKK m.8[/ref] hükmü yurt içindeki veri aktarımlarını,[ref]KVKK m.9[/ref] hükmü ise yurt dışına yapılan aktarımları düzenler. Bu makale yurt içi aktarımın şartlarına odaklanır, sınır ötesi transferin ayrıntıları için Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılması yazısına bakılabilir.

Aktarım öncesinde veri sorumlusunun uygun bir hukuki sebep belirlemesi, amacı netleştirmesi ve yalnızca gerekli verileri paylaşması beklenir. Aksi halde idari yaptırımların yanı sıra tazminat sorumluluğu da gündeme gelebilir.

Kişisel Verilerin Aktarılması Kavramının Kapsamı

Aktarım, kişisel verilerin işlenmesi faaliyetinin bir uzantısı sayılır. Bu nedenle aktarım sürecinde de[ref]KVKK m.4[/ref] hükmünde yer alan hukuka uygunluk, belirli ve meşru amaç, ölçülülük ve veri minimizasyonu ilkelerine uyulması zorunludur.

Bir çalışanın maaşının ödenmesi için banka ile kimlik ve hesap bilgilerinin paylaşılması, bir siparişin teslimi için müşteri adresinin kargo şirketine iletilmesi ya da kanuni yükümlülük gereği bilgilerin yetkili kuruma sunulması aktarıma örnek gösterilebilir. Her durumda aktarımın somut bir hukuki dayanağı bulunmalı ve veri güvenliği sağlanmalıdır.

Kişisel Verilerin Aktarılmasında Hukuki Dayanaklar

Veri paylaşımı keyfi bir işlem değildir. Veri sorumlusu her aktarım öncesinde hangi hukuki sebebe dayandığını değerlendirmeli ve bu sebebin kanunda öngörülen şartları karşılayıp karşılamadığını tespit etmelidir. Bu aşamada hazırlanacak KVKK aydınlatma metni, sürecin şeffaf yürütülmesine katkı sağlar.

[ref]KVKK m.8[/ref] uyarınca kişisel veriler ilgili kişinin açık rızasıyla aktarılabileceği gibi,[ref]KVKK m.5[/ref] ve[ref]KVKK m.6[/ref] hükümlerinde sayılan işleme şartlarından birinin varlığı halinde açık rıza aranmaksızın da aktarılabilir. Kanunlarda açıkça öngörülme, bir sözleşmenin kurulması veya ifası için gereklilik, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirmesi ya da ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla meşru menfaat bu sebepler arasında sayılabilir.

Özel nitelikli kişisel veriler bakımından[ref]KVKK m.6[/ref] daha sıkı kurallar öngörür. Sağlık verileri ve biyometrik veriler gibi hassas bilgilerin aktarılabilmesi için maddede belirtilen ek şartların sağlanması ve koruma tedbirlerinin alınması gerekir.

Veri Aktarımında Hukuki Dayanaklar

Veri Aktarımında Hukuki Dayanaklar

İlgili Kişinin Açık Rızası ile Veri Aktarımı

[ref]KVKK m.3[/ref] açık rızayı, belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza olarak tanımlar. Veri sahibinin hangi verilerinin, kimlere, hangi amaçla aktarılacağı konusunda yeterince bilgilendirilmesi ve bu işleme özgür iradesiyle onay vermesi gerekir.

Geçerli bir açık rıza genel veya belirsiz ifadeler içermemelidir. “Verilerimin gerekli görülen herkesle paylaşılmasına izin veriyorum” tarzı soyut beyanlar yerine aktarımın amacını ve kapsamını açıkça ortaya koyan metinler tercih edilmelidir. İlgili kişi verdiği rızayı dilediği an geri alabilir, ancak bu geri alma önceki aktarımları geçmişe dönük hukuka aykırı hale getirmez.

Açık Rıza Aranmaksızın Veri Aktarımı Şartları

Hayatın olağan akışında zorunlu olan bazı paylaşımların her seferinde açık rızaya bağlanması pratik değildir. Bu nedenle kanun koyucu[ref]KVKK m.5[/ref] ve[ref]KVKK m.6[/ref] kapsamındaki işleme şartlarının varlığı halinde rıza aranmaksızın aktarıma izin vermiştir.

Not: Kanunda sayılan bir işleme şartı mevcutsa, aktarım için ilgili kişiden ayrıca açık rıza alınmasına gerek yoktur.

Bir çalışanın ücretinin ödenmesi için banka ile bilgi paylaşımı, bir siparişin teslimi için kargo şirketine adres bilgisi verilmesi veya mahkeme kararı gereği bilgi sunulması bu kapsamda örnek gösterilebilir. Rıza dışında ele geçirilen veya izinsiz paylaşılan kişisel bilgiler, bazı hallerde KVKK şikayeti ve suçları kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Kamu Kurumlarına ve Özel Şirketlere Veri Aktarımı

Kamu kurumlarına aktarım genellikle kanundan doğan yetki ve yükümlülükler çerçevesinde yürütülür. Mahkemelerin talep ettiği bilgi ve belgelerin sunulması, savcılık soruşturmalarında istenen kayıtların paylaşılması veya vergi mevzuatından doğan bildirimler bu türden aktarımlara örnektir. Ancak bir kamu kurumunun talebi tek başına sınırsız paylaşımı meşrulaştırmaz, talebin hukuki dayanağı ve kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Özel şirketler arasında da veri aktarımı mümkündür fakat ticari ilişkinin varlığı tek başına yeterli değildir. Muhasebe hizmeti alınması, bilgi teknolojileri altyapısının dış kaynaktan sağlanması veya kargo süreçlerinin yürütülmesi gibi nedenlerle gerçekleşen paylaşımlarda aktarılan veriler, yürütülen hizmetle sınırlı tutulmalıdır. Müşteri verilerinin pazarlama amacıyla hukuki dayanak olmaksızın başka şirketlerle paylaşılması Kanuna aykırılık oluşturur.

Kişisel Verilerin Yurt İçine Aktarılması Şartları

[ref]KVKK m.8[/ref] uyarınca yurt içi aktarımda temel kural ilgili kişinin açık rızasıdır, ancak kanunda öngörülen hukuki sebeplerin varlığı halinde rıza aranmaksızın da aktarım yapılabilir. Aktarılan veriler hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun işlenmeli, belirli ve meşru amaçlarla paylaşılmalı, amaçla bağlantılı ve ölçülü olmalıdır.

İhtiyaç duyulmayan veya aktarım amacıyla ilgisi bulunmayan verilerin paylaşılması hukuka aykırılık oluşturabilir. Veri sorumluları her somut olayda aktarımın hukuki dayanağını değerlendirmeli ve veri güvenliğini sağlayacak tedbirleri eksiksiz uygulamalıdır.

Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Aktarılmasında Dikkat Edilecek Hususlar

Sağlık bilgileri, biyometrik veriler ve genetik veriler gibi özel nitelikli kişisel veriler, hukuka aykırı açıklanmaları halinde ilgili kişinin ayrımcılığa uğramasına veya ciddi mağduriyete yol açabilir. Bu nedenle[ref]KVKK m.6[/ref] bu verilerin aktarımı için ek koruma mekanizmaları öngörür.

Uyarı: Özel nitelikli verilerin yetkisiz kişilerce ele geçirilmesi, ilgili kişi için ayrımcılık veya mağduriyet riski doğurabilir.

Bu verilerin aktarımı sırasında erişim yetkilerinin sınırlandırılması, şifreleme kullanılması ve güvenli iletişim kanallarının tercih edilmesi gerekir. Sağlık kuruluşları, sigorta şirketleri ve finans kuruluşları gibi yoğun şekilde özel nitelikli veri işleyen kurumların bu konuda daha fazla özen göstermesi beklenir.

Veri Sorumlusunun Aktarım Yükümlülükleri

Veri Sorumlusunun Aktarım Yükümlülükleri

Veri Sorumlusunun Aktarım Sürecindeki Yükümlülükleri

Aktarımdan hukuken sorumlu temel aktör veri sorumlusudur. Veri sorumlusu gerçekleştireceği her aktarımın[ref]KVKK m.5[/ref],[ref]KVKK m.6[/ref],[ref]KVKK m.8[/ref] ve gerektiğinde[ref]KVKK m.9[/ref] hükümlerinde öngörülen dayanaklardan birine uygun olup olmadığını değerlendirmelidir.

  • [ref]KVKK m.10[/ref] uyarınca ilgili kişileri aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek
  • [ref]KVKK m.12[/ref] gereğince veri güvenliğini sağlayacak teknik ve idari tedbirleri almak
  • Aktarılan verileri işleme amacıyla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü tutmak
  • Veri işleme faaliyetlerini VERBİS kaydı kapsamında şeffaf şekilde yürütmek

Önemli: Veri sorumlusu, her aktarım için ayrı bir hukuki dayanak değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür.

Bu yükümlülüklerin ihmal edilmesi, hem ilgili kişilerin haklarının ihlaline hem de veri sorumlusu için idari ve hukuki sorumluluğa yol açabilir.

Hukuka Aykırı Veri Aktarımının Sonuçları

[ref]KVKK m.18[/ref] uyarınca Kanunda düzenlenen yükümlülüklere aykırı hareket eden veri sorumluları hakkında idari para cezası uygulanabilir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, ihlalin niteliğine göre veri işleme faaliyetinin durdurulmasına da karar verebilir.

Zarara uğrayan kişiler önce veri sorumlusuna başvurabilir, ardından[ref]KVKK m.15[/ref] kapsamında Kurula şikayette bulunabilir ve genel hükümlere göre tazminat talep edebilir. Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, başkasına verilmesi veya ele geçirilmesi bakımından[ref]5237 sayılı TCK m.135-138[/ref] hükümlerinde cezai yaptırımlar da öngörülmüştür.

Kişisel Verilerin Aktarılması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kişisel verilerin aktarılması sürecine ilişkin sık karşılaşılan sorular aşağıda yanıtlanmıştır.

Kişisel Verilerin Aktarılması yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/kisisel-verilerin-aktarilmasi/feed/ 0
KVKK Aydınlatma Yükümlülüğü Nedir? https://www.harbiyehukuk.com/kvkk-aydinlatma-yukumlulugu-nedir/ https://www.harbiyehukuk.com/kvkk-aydinlatma-yukumlulugu-nedir/#respond Tue, 13 Oct 2026 06:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006874 Aydınlatma yükümlülüğü, veri sorumlusunun kişisel verileri elde ederken ilgili kişiyi kimliği, verilerin hangi amaçla işleneceği, kimlere aktarılabileceği, toplama yöntemi ve hukuki sebebi konusunda bilgilendirme zorunluluğudur ve [ref]KVKK m.10[/ref]‘da düzenlenir. Bu yükümlülük açık rızadan farklı olarak istisnasız her veri işleme faaliyetinde yerine getirilmesi gereken bir bilgilendirme görevidir, veri toplanmasının hukuki dayanağı ne olursa olsun aydınlatma yapılmak […]

KVKK Aydınlatma Yükümlülüğü Nedir? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Aydınlatma yükümlülüğü, veri sorumlusunun kişisel verileri elde ederken ilgili kişiyi kimliği, verilerin hangi amaçla işleneceği, kimlere aktarılabileceği, toplama yöntemi ve hukuki sebebi konusunda bilgilendirme zorunluluğudur ve [ref]KVKK m.10[/ref]‘da düzenlenir. Bu yükümlülük açık rızadan farklı olarak istisnasız her veri işleme faaliyetinde yerine getirilmesi gereken bir bilgilendirme görevidir, veri toplanmasının hukuki dayanağı ne olursa olsun aydınlatma yapılmak zorundadır. Aşağıda aydınlatma metninde bulunması gereken unsurlar, uygulama alanları ve sık karşılaşılan hatalar açıklanmıştır.

Aydınlatma Yükümlülüğünün Hukuki Dayanağı Nedir?

Aydınlatma yükümlülüğünün temel dayanağı 6698 sayılı Kanun’un 10. maddesidir, ancak kökeni Anayasa’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir” hükmüne kadar uzanır. Kanun koyucu bu güvenceyi somutlaştırarak veri sorumlusuna veya yetkilendirdiği kişiye, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişiyi bilgilendirme zorunluluğu yüklemiştir.

Aydınlatma Yükümlülüğünün Amacı Nedir?

Yükümlülüğün temel amacı veri işleme faaliyetlerinde şeffaflığı sağlamak ve hak kaybını önlemektir. Bireyler hangi verilerinin, hangi amaçla ve hangi hukuki gerekçeyle işlendiğini bilmeli, bu bilgiye dayanarak kendi verileri üzerinde tasarrufta bulunabilmelidir.

Aydınlatma aynı zamanda kötü niyetli veri toplama pratiklerinin önüne geçen bir denetim mekanizmasıdır. Bu nedenle aydınlatma metni hazırlayan veri sorumluları dürüstlük kuralına uygun, açık ve anlaşılır bir dil kullanmak zorundadır.

Aydınlatma Yükümlülüğü Kimin Sorumluluğundadır?

Aydınlatma yükümlülüğü veri sorumlusuna aittir, yani kişisel verilerin işleme amaçlarını ve yöntemlerini belirleyen, veri kayıt sisteminin yönetiminden sorumlu gerçek veya tüzel kişiye. Veri sorumlusu bu görevi bizzat yerine getirebileceği gibi yetkilendirdiği kişiler aracılığıyla da yapabilir, fakat yetkilendirme sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bir uyuşmazlık halinde aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü veri sorumlusuna aittir. Dijital ortamda log kayıtları, fiziki ortamda imzalı belgeler bu ispatın temel araçlarıdır.

Aydınlatma Yükümlülüğü Ne Zaman Yerine Getirilmelidir?

Kanun, aydınlatmanın “kişisel verilerin elde edilmesi sırasında” yapılmasını arar. Veri işleme faaliyeti başlamadan önce veya en geç başladığı anda bilgilendirmenin tamamlanmış olması gerekir, verilerin alınmasından günler sonra yapılan aydınlatmalar hukuken geçersiz kabul edilir.

Uyarı: Verilerin alınmasından sonra, geriye dönük yapılan aydınlatmalar hukuken geçersiz kabul edilir.

Yükümlülük, kişisel verisi işlenen gerçek kişilere karşı yerine getirilir. Ticaret unvanı veya vergi numarası gibi tüzel kişilere ait bilgiler kişisel veri niteliği taşımadığından tüzel kişilere aydınlatma yapılması zorunlu değildir.

Aydınlatma Metninde Hangi Bilgiler Yer Almalıdır?

Bir aydınlatma metninin hukuken geçerli sayılması için belirli unsurları eksiksiz içermesi gerekir:

  • Veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği ile iletişim bilgileri.
  • Kişisel verilerin hangi spesifik ve meşru amaçlarla işleneceği.
  • Verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği.
  • Verilerin toplanma yöntemi ve dayandığı hukuki sebep.
  • İlgili kişinin KVKK kapsamındaki hakları.

Toplama yöntemi açıklanırken “iletişim formu vasıtasıyla elektronik ortamda” gibi somut ifadeler kullanılmalı, belirsizliğe yol açan ucu açık tanımlardan kaçınılmalıdır. İşleme amaçları da aynı şekilde “faturalandırma süreçlerinin takibi” gibi net biçimde yazılmalı, veri ile amaç arasında ölçülü bir bağ kurulmalıdır.

Not: Toplama yöntemi ve işleme amacı ucu açık değil, somut ve net ifadelerle yazılmalıdır.

Aydınlatma Metninde Bulunması Gerekenler

Aydınlatma Metninde Bulunması Gerekenler

Aydınlatma Metni İle Açık Rıza Metni Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki kavram sıkça karıştırılsa da farklı hukuki niteliklere sahiptir, temel farklar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Kriter Aydınlatma Yükümlülüğü Açık Rıza
Niteliği Veri sorumlusunun tek taraflı bilgilendirme yükümlülüğü İlgili kişinin özgür iradesiyle verdiği onay beyanı
Zorunluluk Her veri işleme faaliyetinde istisnasız uygulanır Yalnızca başka bir hukuki sebep bulunmadığı hallerde aranır
Hukuki Dayanak KVKK m.10 KVKK m.5 ve m.6
Uygulama Sırası Her zaman önce yerine getirilir Gerekiyorsa aydınlatmadan sonra alınır

Aydınlatma yapılmadan alınan bir açık rıza, şeklen var olsa bile hukuken geçersiz sayılır.

Aydınlatma ile Açık Rıza Farkı

Aydınlatma ile Açık Rıza Farkı

İnternet Sitelerinde ve Çalışanlara Yönelik Aydınlatma Nasıl Yapılır?

İnternet sitelerinde aydınlatma, sitenin alt bilgi (footer) kısmında kolay erişilebilir bir “Gizlilik ve Aydınlatma Metni” bağlantısıyla sağlanır, ancak bu tek başına yeterli değildir. Verinin toplandığı her bir form veya alan için o alana özel aydınlatma yapılmalı, çerezlerle veri toplanıyorsa ayrıca bir çerez politikası hazırlanmalıdır.

Çalışanlar için hazırlanan aydınlatma metinleri iş sözleşmesinin bir maddesi olarak düzenlenemez, bağımsız bir belge olarak sunulmalıdır. İş yeri kamera kayıtları veya kurumsal araç takibi gibi konularda ayrıca aydınlatma yapılması gerekir, bu tür uygulamaların KVKK boyutu işveren işçiyi kamerayla izleyebilir mi yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir. Müşterilere yönelik aydınlatma ise çağrı merkezi sesli yanıt sistemleri, mağaza içi tabelalar veya fatura eki metinler aracılığıyla yerine getirilebilir.

Aydınlatma Yükümlülüğünde Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Uygulamada en sık görülen hata, aydınlatma metni onayı ile açık rıza onayının tek bir metin ve tek bir onay kutusunda birleştirilmesidir. Bu ikisi ayrı ayrı sunulmalı ve ayrı onaylanmalıdır.

Bir diğer hata, hizmetin sunulmasının aydınlatma metninin onaylanması şartına bağlanmasıdır, bu durum özgür iradeyi ortadan kaldırır. Web sitesinin en altına sadece “Gizlilik Politikası” bağlantısı koyarak aydınlatmanın yerine getirildiğini varsaymak da (battaniye aydınlatma) hukuka uygun değildir. Kanun maddesini metne olduğu gibi kopyalayıp somut duruma özgü açıklama yapmamak da benzer bir eksikliktir.

Aydınlatma Yükümlülüğünün İhlal Edilmesinin Sonuçları Nelerdir?

Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde veri sorumluları [ref]KVKK m.18[/ref] kapsamında idari para cezalarıyla karşılaşabilir. Bu cezalar her yıl yeniden değerleme oranına göre artmaktadır.

Örneğin Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 08.08.2024 tarihli ve 2024/1385 sayılı kararında, veri güvenliği tedbirlerini yeterince almayan bir e-ticaret platformuna 3.250.000 TL idari para cezası uygulanmıştır. İdari para cezalarına karşı açılacak davalar idare mahkemelerinde görülür, ayrıca hakkı ihlal edilen kişilerin tazminat talebinde bulunması da mümkündür.

Uyarı: Aydınlatma ve veri güvenliği yükümlülüklerinin ihlali, milyonlarca lirayı bulan idari para cezalarına yol açabilir.

Aydınlatma Yükümlülüğü Konusunda Kurul Kararlarının Yaklaşımı

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, [ref]KVKK m.15[/ref] uyarınca incelediği dosyalarda hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk, şeffaflık ve açıklık ilkelerini ön planda tutar. Kurul kararlarında, veri sorumlusunun 10. maddedeki aydınlatma yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmiş olmasının ihlal tespitlerinde belirleyici bir rol oynadığı görülür.

KVKK danışmanlığı ve aydınlatma metni hazırlığı konusunda destek almak isteyenler Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) eğitimi içeriğimizi, cezaların genel çerçevesi için ise KVKK Nedir? Cezalar ve Tüm Detaylar yazımızı inceleyebilir. 6698 sayılı Kanun’un tam metnine 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bağlantısından, Kurul kararlarına ise Kişisel Verileri Koruma Kurumu resmi sitesinden ulaşılabilir.

KVKK Aydınlatma Yükümlülüğü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin en sık sorulan sorular aşağıda yanıtlanmıştır.

KVKK Aydınlatma Yükümlülüğü Nedir? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/kvkk-aydinlatma-yukumlulugu-nedir/feed/ 0
İfşa ve Yetişkin İçerikli Sitelerden Video ve Fotoğraf Kaldırma https://www.harbiyehukuk.com/ifsa-sitelerinden-video-fotograf-kaldirma/ https://www.harbiyehukuk.com/ifsa-sitelerinden-video-fotograf-kaldirma/#respond Sun, 11 Oct 2026 14:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006854 İfşa, kişiye ait özel nitelikteki fotoğraf ve videoların rızası dışında internet ortamında yayımlanması ya da erişilebilir hale getirilmesidir. Eski partnerler tarafından paylaşılan özel görüntüler, gizlice kaydedilen videolar veya yalnızca belirli bir kişiyle paylaşılan içeriklerin yetişkin içerikli sitelere aktarılması ciddi bir hukuki ihlal oluşturur. Görüntünün kişinin rızasıyla daha önce çekilmiş veya belirli bir kişiye gönderilmiş olması, […]

İfşa ve Yetişkin İçerikli Sitelerden Video ve Fotoğraf Kaldırma yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
İfşa, kişiye ait özel nitelikteki fotoğraf ve videoların rızası dışında internet ortamında yayımlanması ya da erişilebilir hale getirilmesidir. Eski partnerler tarafından paylaşılan özel görüntüler, gizlice kaydedilen videolar veya yalnızca belirli bir kişiyle paylaşılan içeriklerin yetişkin içerikli sitelere aktarılması ciddi bir hukuki ihlal oluşturur.

Görüntünün kişinin rızasıyla daha önce çekilmiş veya belirli bir kişiye gönderilmiş olması, bu görüntünün internette sınırsız şekilde yayımlanabileceği anlamına gelmez. Görüntünün çekilmesine rıza göstermek ile internette yayımlanmasına rıza göstermek birbirinden tamamen farklı hukuki durumlardır.

İfşa içeriğinin kaldırılması için tek bir yöntem yoktur. Olayın niteliğine göre kişilik haklarının korunmasına yönelik hukuk yolları, KVKK mekanizmaları ve ceza hukuku yolları ayrı ayrı veya birlikte değerlendirilebilir.

İfşa Sitelerinden İçerik Kaldırma Süreci Nasıl İşler?

İfşa sitelerinden video ve fotoğraf kaldırma, kişiye ait mahrem görüntülerin rıza dışında yayımlanması halinde bu içeriklerin ilgili siteden çıkarılmasına yönelik hukuki ve teknik işlemlerin bütününü ifade eder. İçeriğin yurt içinde veya yurt dışında barındırılması izlenecek yöntemi doğrudan etkiler.

Görüntünün kişiyi belirlenebilir hale getirmesi durumunda 6698 sayılı KVKK bakımından da değerlendirme gerekebilir. Görüntünün özel hayat alanına ilişkin olması halinde ise[ref]TCK m.134[/ref] kapsamında özel hayatın gizliliğinin ihlali gündeme gelir. Amaç yalnızca tek bir sayfanın kapatılması değildir, aynı görüntünün farklı adreslere taşınma ihtimali nedeniyle yayılma zincirinin kesilmesi hedeflenmelidir.

İnternette Rızasız Paylaşılan Görüntüler Nasıl Kaldırılır?

Rızasız paylaşılan bir görüntünün tespit edilmesi halinde ilk olarak içeriğin bulunduğu sitenin bildirim mekanizmasına başvurulabilir. Başvuruda içeriğin bağlantısı, görüntüdeki kişinin kimliği, paylaşımın neden hukuka aykırı olduğu ve varsa destekleyici belgeler sunulmalıdır.

Platformun içeriği kaldırmaması halinde[ref]5651 sayılı Kanun m.9/A[/ref] kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) doğrudan başvurularak içeriğe erişimin engellenmesi talep edilebilir. Bu talep BTK tarafından derhal yerine getirilir ve yirmi dört saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulur.[ref]TMK m.24-25[/ref] kapsamında kişilik hakkına yönelik saldırının önlenmesi ve durdurulması talepleri de bu süreçte ileri sürülebilir. Erişimin engellenmesine ilişkin genel süreç için erişimin engellenmesi ve içerik kaldırma yazımız incelenebilir.

Yetişkin İçerikli Sitelerde Yer Alan Görüntüler Nasıl Silinir?

Yetişkin içerikli bir sitede bulunan fotoğraf veya videonun kaldırılması için öncelikle içeriğin yayımlandığı platforma doğrudan başvurulmalıdır. İçeriğin hangi URL’de bulunduğu açıkça belirtilerek, görüntüdeki kişinin kimliği ve paylaşımın hukuka aykırılık nedeni açıklanmalıdır.

Görüntünün daha önce bir kişiye özel olarak gönderilmiş veya başka bir platformda paylaşılmış olması, yeni sitenin bu içeriği herkese açık şekilde kullanmasına hukuki dayanak sağlamaz. İçerik sahibinin talebi reddetmesi halinde TMK m.24-25 ve 5651 sayılı Kanun m.9/A kapsamındaki yollar birlikte değerlendirilebilir.

Aynı görüntünün farklı hesap veya sitelerde tekrar yüklenmesi bu alanda sık karşılaşılan bir sorundur. Bu nedenle tek bir URL’nin kaldırılması her zaman sorunu tamamen çözmez ve her platform bakımından ayrı başvuru yapılması gerekebilir.

Rıza Dışı Yayınlanan Görüntüler İçin Hukuki Haklar

Kişinin özel görüntülerinin rızası dışında yayımlanması aynı olay kapsamında birden fazla hakkın ihlaline neden olabilir. Kişilik hakkı, özel hayatın gizliliği ve kişisel veriler üzerindeki hak ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

  • Kişilik hakkının korunması: TMK m.24-25 kapsamında saldırının önlenmesi ve durdurulması talep edilebilir
  • Ceza hukuku yolu: TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğinin ihlali nedeniyle suç duyurusunda bulunulabilir
  • Tazminat talebi: TBK m.49 ve TBK m.58 kapsamında maddi ve manevi tazminat istenebilir

Bu yolların kullanılması birbirini dışlamaz. Somut olayda hangi hakların ihlal edildiği tespit edilerek uygun başvurular birlikte değerlendirilmelidir.

İfşa İçin Kullanılabilecek Hukuki Yollar

İfşa İçin Kullanılabilecek Hukuki Yollar

BTK ve Sulh Ceza Hakimliği Kararı ile İçerik Kaldırma ve Erişim Engeli

5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi, internet ortamındaki yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliği ihlal edilen kişilere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na doğrudan başvurarak erişimin engellenmesini isteme imkanı tanır. Başvuruda ihlale konu içeriğin tam URL adreslerinin gösterilmesi ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilerin sunulması gerekir. Bu bilgilerde eksiklik olması halinde talep işleme konulmaz.

İçeriğin çıkarılması ile erişimin engellenmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz. İçeriğin çıkarılması yayının internet ortamından kaldırılmasına yönelikken, erişimin engellenmesi belirli bir adrese kullanıcıların erişememesini sağlar. Kararın teknik etkisi, hizmet sağlayıcının konumuna göre değişebileceğinden yurt dışında barındırılan siteler bakımından ayrıca değerlendirme gerekir.

Önemli: İçeriğin çıkarılması ile erişimin engellenmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz. Içerik çıkarma yayının kaldırılmasını, erişim engeli ise yalnızca o adrese ulaşımın kesilmesini sağlar.

KVKK Kapsamında Kişisel Verilerin Korunması

İfşa niteliğindeki görüntüler, kişinin kimliğinin belirlenebilir olması halinde 6698 sayılı KVKK bakımından kişisel veri niteliği taşıyabilir. Görüntünün cinsel hayata ilişkin bilgi ortaya koyması durumunda ise[ref]KVKK m.6[/ref] kapsamındaki özel nitelikli kişisel veri koruması devreye girer.

İlgili kişi öncelikle KVKK’nın 13. maddesi uyarınca veri sorumlusuna başvurabilir. Başvurunun reddi, yetersiz yanıt veya kanuni sürede cevap verilmemesi halinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikayet yoluna gidilebilir. KVKK süreciyle ilgili güncel bilgiye Kişisel Verileri Koruma Kurumu sitesinden ulaşılabilir.

Arama Motorlarından Sonuçların Kaldırılması

Belirli şartların oluşması halinde ifşa içeriklerine ilişkin arama sonuçlarının Google ve benzeri arama motorlarından kaldırılması mümkün olabilir. Ancak arama sonucunun kaldırılması, içeriğin kaynak sitedeki varlığının sona erdiği anlamına gelmez, çünkü sayfa doğrudan URL üzerinden erişilebilir kalabilir.

Avrupa hukukunda “unutulma hakkı” olarak anılan yaklaşım bu alanda önemli bir referans oluşturur. Ancak bu hak mutlak değildir, mahremiyet hakkı ile ifade özgürlüğü ve kamu yararı arasında somut olay temelinde denge kurulması gerekir. En etkili yaklaşım, kaynak sitedeki kaldırma işlemiyle arama motorundaki görünürlük azaltma başvurusunun birlikte yürütülmesidir.

Yurt Dışındaki Sitelerden İçerik Nasıl Kaldırılır?

İçeriğin yurt dışında faaliyet gösteren bir sitede yayımlanmış olması, kaldırılmasını hukuken imkansız hale getirmez. Sitenin faaliyet gösterdiği ülke, sunucunun bulunduğu yer ve Türkiye’de temsilcisinin olup olmadığı izlenecek yolu belirler.

Yurt dışındaki sitenin talebi reddetmesi halinde TMK m.24-25 ve olayın niteliğine göre 5651 sayılı Kanun m.9/A kapsamındaki mekanizmalar Türkiye’de de kullanılabilir. İçerik kaldırılmadan önce sayfanın bağlantısının, ekran görüntülerinin ve paylaşım tarihinin güvenilir şekilde kayıt altına alınması, ileride açılabilecek davalarda önemli bir delil niteliği taşır.

Sosyal Medyada Yayılmış İfşa İçerikleri Nasıl Silinir?

İfşa içeriğinin sosyal medyada yayılması halinde öncelikle paylaşımın bulunduğu platforma bildirim yapılabilir. Instagram, Facebook, X ve TikTok gibi platformlarda özel hayatın gizliliği ve rıza dışı mahrem görüntü paylaşımına yönelik bildirim kanalları bulunur.

Paylaşımın başka bir hesabın yeniden paylaşımı olması, ilk paylaşımı yapan kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Delillerin platforma bildirim yapılmadan önce kayıt altına alınması, ileride yapılacak suç duyurusu veya tazminat taleplerinde önem taşır.

İçerik Kaldırmada İzlenecek Adımlar

İçerik Kaldırmada İzlenecek Adımlar

Delil Tespiti Nasıl Yapılır?

İnternet ortamındaki içerikler her an silinebileceği veya değiştirilebileceği için içerik kaldırma başvurusundan önce delillerin güvence altına alınması önemlidir.[ref]HMK m.400[/ref] uyarınca ileride açılacak bir davada kullanılacak delilin hemen incelenmesinde hukuki yarar varsa delil tespiti istenebilir.

Türkiye Noterler Birliği tarafından sunulan e-Tespit hizmeti de internet üzerindeki içeriklerin tespitinde önemli bir araçtır. Delil tespitinin içerik kaldırılmadan önce yapılması, ilerideki hukuk veya ceza sürecinde ispat gücünü büyük ölçüde artırır.

İpucu: İçerik kaldırılmadan önce ekran görüntüsü, bağlantı adresi ve tarih bilgisini kaydetmek, ileride açılacak dava ve şikayetlerde ispat gücünü artırır.

Maddi ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?

İfşa niteliğindeki görüntülerin yayımlanması, içeriğin kaldırılmasının ötesinde maddi ve manevi tazminat sorumluluğuna da yol açabilir. Görüntünün yayılması nedeniyle iş kaybı veya ekonomik zarar oluşmuşsa, illiyet bağının kurulması şartıyla[ref]TBK m.49[/ref] kapsamında maddi tazminat talep edilebilir.

Manevi zarar bakımından[ref]TBK m.58[/ref] önem taşır. Kişilik hakkının zedelenmesi halinde uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesi talep edilebilir. İçeriğin kaldırılmış olması, daha önce meydana gelen zararların ayrıca talep edilmesine engel oluşturmaz.

Türk Ceza Kanunu Kapsamında Rızasız Görüntü Paylaşımının Cezası

TCK m.134’ün birinci fıkrası özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişinin cezalandırılmasını öngörür. İkinci fıkrasında ise özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi ayrıca düzenlenmiştir. Görüntünün elde edilmesi ile ifşa edilmesi birbirinden ayrı değerlendirilir ve tek bir olayda birden fazla fiil bir arada gerçekleşebilir.

“Görüntüyü kendisi göndermişti” savunması tek başına hukuka uygunluk sağlamaz, çünkü rızanın kapsamı görüntünün hangi amaçla ve kime gönderildiğine göre belirlenir.[ref]TCK m.139[/ref] uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kural olarak şikayete tabidir, bu nedenle mağdurun şikayet süresini kaçırmaması önemlidir.

Uyarı: Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu şikayete tabidir. Mağdurun makul sürede şikayette bulunmaması hak kaybına yol açabilir.

İfşa içeriklerine karşı başvurulabilecek yolların hangi merciye ve hangi hukuki dayanağa yöneldiği aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Başvuru Yolu Yetkili Merci Hukuki Dayanağı
Platforma doğrudan bildirim İçeriğin yayımlandığı site veya sosyal medya platformu Platformun kendi bildirim mekanizması
İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi BTK / Sulh ceza hakimliği 5651 sayılı Kanun m.9/A, TMK m.24-25
Kişisel veri şikayeti Kişisel Verileri Koruma Kurulu KVKK m.13-15
Suç duyurusu Cumhuriyet Başsavcılığı TCK m.134
Tazminat talebi Asliye Hukuk Mahkemesi TBK m.49, TBK m.58

İfşa İçeriklerinin Kaldırılmasında Avukat Desteğinin Önemi

İfşa içeriklerinin kaldırılması, yalnızca ilgili siteye bir mesaj göndermekten ibaret değildir. Olayın hangi hukuki hakkı ihlal ettiğinin, başvurunun muhatabının ve en uygun hukuki mekanizmanın doğru belirlenmesi gerekir. Avukat, delillerin korunmasından başvurunun hazırlanmasına kadar sürecin sistematik yürütülmesini sağlar. Benzer ihlallerle Fuhuş Sitelerine Erişimin Engellenmesi, TikTok’tan İçerik Kaldırma ve Facebook’tan İçerik Kaldırma yazılarımızda ele alınan platformlarda da karşılaşılabilmektedir.

İfşa Sitelerinden İçerik Kaldırma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İfşa ve yetişkin içerikli sitelerden içerik kaldırma sürecine ilişkin sık sorulan sorulara aşağıda yer verilmiştir.

İfşa ve Yetişkin İçerikli Sitelerden Video ve Fotoğraf Kaldırma yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/ifsa-sitelerinden-video-fotograf-kaldirma/feed/ 0
15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı: Hesaplara Ne Olacak? https://www.harbiyehukuk.com/15-yas-alti-sosyal-medya-yasagi/ https://www.harbiyehukuk.com/15-yas-alti-sosyal-medya-yasagi/#respond Sun, 11 Oct 2026 13:51:21 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1007403 15 yaş altı sosyal medya yasağı, 7578 sayılı Kanun‘la 5651 sayılı Kanun’a eklenen hükme dayanıyor ve 1 Kasım 2026‘da yürürlüğe giriyor. Sosyal ağ sağlayıcılar 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak, 15-18 yaş arasındaki çocuklara ise ayrıştırılmış bir hizmet sunacak.[ref]5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun ek m.4/7, 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve […]

15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı: Hesaplara Ne Olacak? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
15 yaş altı sosyal medya yasağı, 7578 sayılı Kanun‘la 5651 sayılı Kanun’a eklenen hükme dayanıyor ve 1 Kasım 2026‘da yürürlüğe giriyor. Sosyal ağ sağlayıcılar 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak, 15-18 yaş arasındaki çocuklara ise ayrıştırılmış bir hizmet sunacak.[ref]5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun ek m.4/7, 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m.22 ve m.27[/ref]

Kanun yalnızca ilkeyi koymuştu. Yaş doğrulamanın nasıl yapılacağı, mevcut hesapların akıbeti ve itiraz yolu 10 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmelikle belirlendi.[ref]Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, Resmi Gazete 10.10.2026, sayı 33396[/ref] Kanun ve yönetmelik metnini birlikte okuyarak hesap sahibinin ve ebeveynin karşılaşacağı sonuçları aşağıda sıraladık.

Haber sitelerinde dolaşan bilgilerin bir kısmı doğru, bir kısmı eksik.

15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Ne Zaman Başlıyor?

Yasak ve yönetmelik aynı gün, 1 Kasım 2026‘da yürürlüğe giriyor. Kanunun 22. ve 23. maddeleri yayımından altı ay sonra yürürlüğe girecek şekilde düzenlendi, yönetmeliğin 13. maddesi de aynı tarihi esas almıştır.[ref]7578 sayılı Kanun m.27/1-a ve Yönetmelik m.13[/ref] Önceden açılmış hesaplar için ise ayrı bir süre var.

Tarih Gelişme Dayanak
22 Nisan 2026 7578 sayılı Kanun TBMM’de kabul edildi Kanunun kabul tarihi
1 Mayıs 2026 Kanun Resmi Gazete’de yayımlandı (sayı 33240) Resmi Gazete
10 Ekim 2026 Yaş doğrulama ve ayrıştırılmış hizmet yönetmeliği yayımlandı (sayı 33396) Resmi Gazete
1 Kasım 2026 Yasak ve yönetmelik yürürlüğe giriyor Kanun m.27, Yönetmelik m.13
31 Mart 2027 Mevcut hesapların yaş doğrulamasının tamamlanması gereken son gün Yönetmelik geçici m.1

Mevcut bir hesabı olan kullanıcı için asıl tarih 1 Kasım değil, 31 Mart 2027. Yönetmelik sağlayıcılara eski hesapları doğrulamak için bu tarihe kadar süre tanımış.

15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Takvimi

15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Takvimi

Yasağın Muhatabı ve Kapsamı

15 yaş altı sosyal medya yasağı çocuğa veya ebeveyne değil, sosyal ağ sağlayıcıya yöneliyor. Kanun, sağlayıcının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacağını ve bunu sağlamak için yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu söylüyor. Yönetmelik aynı yükümlülüğü yineler, çocuk veya ebeveyn için ayrı bir yaptırım öngörmez.[ref]Yönetmelik m.5 ve m.6, 5651 sayılı Kanun ek m.4/7[/ref]

Kapsam geniş tutulmuş. Türkiye’den erişilebilen yurt içi veya yurt dışı kaynaklı tüm sosyal ağ sağlayıcılar yönetmeliğe tabi, günlük erişim sayısına bağlı bir eşik de yok.[ref]Yönetmelik m.2[/ref] Sosyal ağ sağlayıcının tanımı 5651 sayılı Kanun’un 2. maddesinde yer alıyor:

Sosyal ağ sağlayıcı: Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri,

Tanım işlev odaklı olduğu için mesajlaşma ve video paylaşım hizmetlerinin kapsama girip girmediği sağlayıcıdan sağlayıcıya değişebilir. Bu sınırı, Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yönetmelik uyarınca çıkaracağı rehber ve düzenlemeler çizecek.[ref]Yönetmelik m.12[/ref]

Yönetmeliğe göre çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişidir. Evlilik veya mahkeme kararıyla ergin kılınan 16-17 yaşındaki kullanıcı da ayrıştırılmış hizmet kapsamında kalır.[ref]Yönetmelik m.4/1-ç[/ref]

e-Devlet ile Yaş Doğrulama Belirteci

Yaş doğrulama e-Devlet Kapısı üzerinden, yaş doğrulama belirteci adı verilen bir teknik araçla yapılıyor. Yönetmelik belirteci, kullanıcının yaş eşiğini gösteren teknik bir doğrulama aracı olarak tanımlar. Süreç dört aşamadan oluşur.

  1. Kullanıcı, Başkanlığın sunduğu çevrim içi hizmete e-Devlet Kapısı üzerinden kimlik doğrulaması yaparak girer ve belirteç üretilmesini talep eder.
  2. Üretilen belirteci kullanıcı kendisi sosyal ağ sağlayıcının platformuna yükler.
  3. Platform, belirtecin Başkanlık tarafından e-Devlet üzerinden oluşturulduğunu teyit eder.
  4. Teyidin ardından belirtecten kullanıcının yaş grubunu tespit eder.
e-Devlet Yaş Doğrulama Belirteci Nasıl Alınır

e-Devlet Yaş Doğrulama Belirteci Nasıl Alınır

Belirteç yalnızca iki bilgi taşır. Biri kullanıcının 15 yaşını doldurup doldurmadığı, diğeri doldurmuşsa 18 yaşını doldurup doldurmadığı. Ad, kimlik numarası veya platformdaki kullanıcı adı gibi başka hiçbir veri içermez, sağlayıcı da belirteci yaş doğrulama dışında bir amaçla kullanamaz.[ref]Yönetmelik m.7/1-b ve m.7/1-ç[/ref]

Bu tasarım, yönetmeliğin 5. maddesindeki “kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin belirlenmesi” ilkesinin sonucudur. Kişisel verilerin korunması yönünden genel çerçeveyi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yazımızda anlattık.

Doğrulama bir kereyle bitmiyor. Hesap açılışında belirteç zorunlu, sonrasında ise sağlayıcı kendi belirleyeceği tekli veya katmanlı yöntemlerle kontrol sürdürür. Hesabın doğrulanan yaş aralığına aykırı kullanıldığına dair makul şüphe doğarsa hesap askıya alınır ve yeniden belirteçle doğrulama yapılana kadar açılmaz.[ref]Yönetmelik m.6/2 ve m.6/3[/ref]

Türkiye’de mukim olmayıp geçici olarak bulunan kullanıcılar bu kontrol mekanizmalarından muaf. Bu kullanıcılara hizmetten yararlanabilmeleri için, başvuru üzerine Başkanlık tarafından yalnızca pasaport bilgileriyle istisnai bir belirteç üretilir.[ref]Yönetmelik m.7/1-d[/ref]

Mevcut Hesaplar ve 31 Mart 2027 Süresi

Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce açılmış ve belirteçle doğrulanmamış her hesap için sağlayıcı, 31 Mart 2027‘ye kadar en az bir defa belirteçle doğrulama yapmak zorunda. Doğrulama sonucuna göre hesabın akıbeti ikiye ayrılır.[ref]Yönetmelik geçici m.1[/ref]

Doğrulama sonucu Hesaba ne olur?
15 yaşını doldurmadığı tespit edildi Hesap, kullanıcıya bilgi verilerek kapatılır
15 yaşını doldurdu, 18’den küçük Hesap ayrıştırılmış hizmet esaslarına tabi kılınır

Kapatılan hesabın verilerinin akıbeti de düzenlenmiş. İtiraz mekanizması işletilirse veriler itirazın sonuçlanmasından sonra, işletilmezse gecikmeksizin silinir.

Kapatılan hesaptaki veriler yalnızca itiraz mekanizması işletilirse sonuçlanana kadar korunur. İtiraz yapılmazsa gecikmeksizin silinir, bu yüzden kapatma bildirimi geldiğinde itiraz kararını geciktirmemek gerekir.

15-18 Yaş Arasındaki Hesaplarda Değişecekler

Peki 17 yaşındaki bir çocuğun hesabı da kapanacak mı? Kapanmayacak, çünkü 15 yaş altı sosyal medya yasağı bu yaş grubunu kapsamıyor, ancak hesabın yapısı değişecek.

Yönetmeliğin 8. maddesi sağlayıcıya, çocuğun yüksek yararını gözeterek bir dizi tedbir uygulama zorunluluğu getirir.[ref]Yönetmelik m.8/1 ve m.8/5[/ref]

  • Hesap varsayılan olarak gizli açılır, kamuya açık seçeneği sunulamaz.
  • Takipçi ve takip edilen listesi hesap sahibi dışındaki kullanıcılara gösterilmez.
  • Hesaba yalnızca çocuğun takip ettiği hesaplar mesaj gönderebilir, mesajlarda “görüldü” bilgisi yer almaz.
  • Canlı yayın açma özelliği sunulamaz.
  • Görsel içeriklerin kaydırmayla veya kendiliğinden ardışık gelmesini sağlayan arayüz sunulamaz.
  • Telefon rehberi ve benzeri kişi listeleriyle senkronizasyon yapılamaz, hesap başkalarına takip için önerilemez.
  • Davranışa göre özelleştirme, profilleme ve kişiselleştirilmiş reklam yapılamaz.
  • Bağımlılık geliştirme etkisi doğurabilecek hizmet sunulamaz.

Sağlayıcı ayrıca, çocuğun profil fotoğrafı, paylaşımları ve görsellerinin başkaları tarafından ekran görüntüsü alınamaması için gerekli teknik tedbirleri almak zorunda. Yüksek gizlilik ayarları varsayılan olarak uygulanır, sözleşme ve veri politikaları da çocuğun anlayacağı şekilde sunulur.

15-18 Yaş Sosyal Medya Hesaplarında Değişenler

15-18 Yaş Sosyal Medya Hesaplarında Değişenler

Ebeveyn Kontrol Araçları

Sosyal ağ sağlayıcı, anne, baba veya vasi gibi çocuk hakkında karar verme yetkisi bulunan kişilerin kullanacağı ebeveyn kontrol araçları sunmak zorunda. Bu araçların sunulması, 15-18 yaş grubuna ayrıştırılmış hizmet verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Araçlar asgari olarak hesap ve özellik ayarlarının kontrolünü, ücretli işlemlerin ebeveyn onayına bağlanmasını ve harcama limiti belirlenmesini, kullanım süresinin izlenmesini ve sınırlandırılmasını, konum paylaşımına ilişkin mekanizmayı içermeli.

Araçların niteliğine ilişkin koşullar da var. Türkçe dil seçeneği bulunmalı, kolay bulunup etkinleştirilebilmeli ve etkinleştirildiğinde çocuğa açıkça bildirilmeli.

Çocuk, ebeveynin yetkisini ve yaptığı değişiklikleri ebeveynin bilgisi ve aynı güvenlik doğrulaması olmadan kapatamamalı. Araçlar çocuğun mahremiyetini orantısız biçimde ortadan kaldırmamalı, gözetimden çok iletişim ve öğrenmeyi öne çıkaracak şekilde tasarlanmalı.[ref]Yönetmelik m.9/1-4[/ref] Çocukların çevrim içi ortamdaki temel güvenceleri için Çocuk Hakları Nelerdir? yazımıza da bakabilirsiniz.

Yaş Yanlış Tespit Edilirse İtiraz ve Şikayet Yolu

Yaş doğrulama sonucuna, hesabın askıya alınmasına veya kapatılmasına ve ayrıştırılmış hizmet kapsamındaki tedbirlere karşı itiraz mekanizması kurulması sağlayıcı için zorunlu. Mekanizma Türkçe dil seçeneği sunmalı, ücretsiz ve erişilebilir olmalı. Başvurular da hızla sonuçlandırılmalı.[ref]Yönetmelik m.10/1[/ref]

İtirazın niteliğine dair önemli güvenceler de öngörülmüş. İtiraz tamamen otomatik sistemlerle incelenemez, anlamlı bir insan incelemesi şart. İtiraz sonuçlanıncaya kadar hesaba ait içerik ve kişisel veriler silinmez.[ref]Yönetmelik m.10/3 ve m.10/4[/ref]

Sonuç bildiriminde, kararın aleyhine Siber Güvenlik Başkanlığı’na şikayette bulunulabileceği ve yargı yoluna başvurulabileceği belirtilmek zorunda. Sağlayıcı ayrıca başvuru sayısı, kabul oranı ve ortalama sonuçlandırma süresini her yıl Başkanlığa bildirir ve kendi internet sitesinde yayımlar.

Metin başvuru hakkını, hakkında işlem yapılan kişiye tanır. Ebeveynin çocuk adına yapacağı başvuruya ilişkin ayrı bir hüküm yok, bu konudaki ayrıntılar sağlayıcıların usulleriyle ve Başkanlığın rehberleriyle netleşecek.[ref]Yönetmelik m.10/2, m.10/5, m.10/6 ve m.12[/ref] Platformun uygulamasına ilişkin içerik şikayetleri için Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma sayfamıza bakabilirsiniz.

Platformlara Uygulanacak Yaptırımlar

15 yaş altı sosyal medya yasağı kapsamındaki yükümlülüklere uymayan sağlayıcıya önce aykırılık bildirilir ve niteliğine göre giderilmesi için makul bir süre verilir. Yaptırımın belirlenmesinde aykırılığın ağırlığı ve süresi, etkilenen çocuk sayısı ve sağlayıcının iyi niyetli uyum çabası dikkate alınır.[ref]Yönetmelik m.11/2 ve m.11/3[/ref]

Yaptırım basamakları 5651 sayılı Kanun’un ek 4. maddesinde yer alıyor. Yükümlülüğü yerine getirmeyen sağlayıcıya bir önceki takvim yılındaki küresel cirosunun yüzde üçüne kadar idari para cezası verilebiliyor, 7578 sayılı Kanun bu cezanın kapsamına yaş sınırı yükümlülüğünü de dahil etti.[ref]5651 sayılı Kanun ek m.4 ve 7578 sayılı Kanun m.22[/ref]

Para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yükümlülük yerine getirilmezse Türkiye’de mukim vergi mükelleflerinin ilgili sağlayıcıya yeni reklam vermesi yasaklanır. Reklam yasağından sonraki üç ay içinde de uyum sağlanmazsa, sulh ceza hakimliği kararıyla internet trafiği bant genişliği yüzde 50 oranında daraltılabilir. Ardından otuz gün içinde yükümlülük yerine getirilmezse bu oran yüzde 90‘a kadar çıkabilir.[ref]5651 sayılı Kanun ek m.4, 7578 sayılı Kanun m.22 ile eklenen cümleler[/ref]

Sosyal Ağ Sağlayıcılara Uygulanan Yaptırımlar

Sosyal Ağ Sağlayıcılara Uygulanan Yaptırımlar

Haberlerde Dolaşan Bilgiler Doğru mu?

Yönetmeliğin yayımıyla birlikte sosyal medyada çok sayıda özet paylaşıldı, bunların bir kısmı eksik veya yanlış. 15 yaş altı sosyal medya yasağı hakkında sık görülen iddiaları metindeki karşılıklarıyla birlikte aşağıdaki tabloya aldık.

İddia Durum Dayanak
15 yaşını doldurmayan çocuk hesap açamayacak Doğru Kanun ek m.4/7, Yönetmelik m.5 ve m.6
Yaş doğrulaması e-Devlet üzerinden yapılacak Doğru, belirteç yalnızca yaş eşiğini taşıyor Yönetmelik m.7
Mevcut hesaplar için son tarih 31 Mart 2027 Doğru Yönetmelik geçici m.1
15-18 yaş hesaplarında canlı yayın ve ardışık içerik akışı olmayacak Doğru Yönetmelik m.8/5-g ve ğ
Çocuğa veya ebeveyne para cezası kesilecek Metinde böyle bir hüküm yok, yaptırım sağlayıcıya yönelik Yönetmelik m.11, Kanun ek m.4
VPN kullanımı yasaklandı Kanun ve yönetmelikte VPN’e ilişkin bir hüküm yok Kanun m.22, Yönetmelik m.1-14
Oyun platformlarına da 15 yaş yasağı geldi Hayır, oyun platformları için derecelendirme ve ebeveyn araçları düzenlendi 5651 sayılı Kanun ek m.5

Kanunun kendisi yaş doğrulama yöntemini düzenlemiyor. e-Devlet doğrulaması, 31 Mart 2027 süresi ve 15-18 yaş kuralları yönetmelikten geliyor, uygulamaya yönelik usul ve esasları düzenleme yetkisi Siber Güvenlik Başkanlığı’nda. Bu nedenle ayrıntılar yeni düzenlemelerle değişebilir.

15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

15 yaş altı sosyal medya yasağı ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.



15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı: Hesaplara Ne Olacak? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/15-yas-alti-sosyal-medya-yasagi/feed/ 0
Forum Sitelerinden İçerik Kaldırma https://www.harbiyehukuk.com/forum-sitelerinden-icerik-kaldirma/ https://www.harbiyehukuk.com/forum-sitelerinden-icerik-kaldirma/#respond Sat, 10 Oct 2026 10:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006834 Forum sitelerinden içerik kaldırma, kullanıcıların paylaştığı mesaj veya başlıkların kişilik haklarını, özel hayatın gizliliğini ya da kişisel verileri ihlal etmesi durumunda bu içeriklerin silinmesi ya da erişime kapatılması için başvurulan hukuki sürecin adıdır. Forum siteleri, belirli bir konu başlığı altında kullanıcıların serbestçe görüş bildirdiği platformlar olduğundan, paylaşımların içeriğine ilişkin katı bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu serbestlik, […]

Forum Sitelerinden İçerik Kaldırma yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Forum sitelerinden içerik kaldırma, kullanıcıların paylaştığı mesaj veya başlıkların kişilik haklarını, özel hayatın gizliliğini ya da kişisel verileri ihlal etmesi durumunda bu içeriklerin silinmesi ya da erişime kapatılması için başvurulan hukuki sürecin adıdır. Forum siteleri, belirli bir konu başlığı altında kullanıcıların serbestçe görüş bildirdiği platformlar olduğundan, paylaşımların içeriğine ilişkin katı bir sınırlama bulunmamaktadır.

Bu serbestlik, bazı durumlarda kullanıcıların üçüncü kişilerin haklarını ihlal eden mesajlar yazmasına da zemin hazırlamaktadır. Hakaret, iftira, özel bilgilerin ifşası veya şirketleri hedef alan karalama yorumları, forum sitelerinden içerik kaldırma taleplerinin en sık görülen nedenleri arasındadır.

Bu yazıda forum içeriklerinin hangi yollarla kaldırılabileceği, ihtarname sürecinin nasıl işlediği ve hukuk mahkemesine başvurunun ne zaman gerekli olduğu ele alınmaktadır. Genel çerçeve için Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma sayfamıza da bakabilirsiniz.

Forum Sitelerindeki İçerikler Nasıl Kaldırılır?

Forum kültüründe kullanıcı gönderileri genellikle “mesaj” veya “post” olarak adlandırılır. Bir mesajın kaldırılması için izlenebilecek ilk yol, içeriği paylaşan kişiyle doğrudan iletişime geçmektir. Ancak mesajı silip silmemek tamamen paylaşan kişinin tercihine bağlı olduğundan, bu yöntem her zaman sonuç vermeyebilir.

Paylaşımı yapan kişinin talebi reddetmesi halinde forum yönetimine başvurulabilir. Yönetimden olumlu sonuç alınamadığı takdirde ise genel mahkemelerde dava açma veya içeriğin niteliğine göre sulh ceza hakimliğine başvurma seçenekleri değerlendirilir.

Forum İçeriğini Kaldırma Adımları

Forum İçeriğini Kaldırma Adımları

Hakaret ve İftira İçeren Forum Paylaşımları

Forum sitelerinden içerik kaldırma taleplerinin en yaygın nedenlerinden biri hakaret içerikli mesajlardır. Hakarete uğrayan kişi,[ref]4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24-25[/ref] kapsamında kişilik haklarına saldırının önlenmesi davası açabilir. Hakaret aynı zamanda[ref]5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.125[/ref] uyarınca suç teşkil ettiğinden, mağdur kişi ayrıca suç duyurusunda bulunabilir.

İftira niteliğindeki paylaşımlarda da benzer bir yol izlenir. İçeriğin URL adresi ve görüntüleri belirtilerek forum yönetimine ihtarla içeriğin kaldırılması talep edilebilir, sonuç alınamazsa TCK m.267 kapsamında suç duyurusu ve manevi tazminat davası birlikte değerlendirilebilir.

Kişilik Haklarını İhlal Eden Forum İçeriklerine Karşı Hukuki Yollar

Kişilik hakları ihlal edilen kişi, Türk Medeni Kanunu kapsamında saldırının önlenmesi, durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti veya maddi ve manevi tazminat davalarından birini ya da birkaçını birlikte açabilir. Paylaşımın niteliğine göre bu davalar, forum içeriğini yazan kullanıcıya karşı yöneltilir.

Kişilik hakkı ihlaline dayanarak sulh ceza hakimliğine erişim engeli başvurusu yapılabileceği yönündeki eski uygulama, Anayasa Mahkemesi’nin 11/10/2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla önemli ölçüde değişmiştir. Bu iptal kararı 10/01/2024 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, güncel hukuk bakımından yalnızca kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle[ref]5651 sayılı Kanun m.9[/ref] kapsamında sulh ceza hakimliğine başvuru artık mümkün değildir. Bu durumda mağdurlar öncelikle içerik sağlayıcıya ihtarname göndermeli, sonuç alınamazsa genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde dava açmalıdır.

Önemli: Anayasa Mahkemesi’nin 10/01/2024 tarihinde yürürlüğe giren iptal kararı sonrası, salt kişilik hakkı ihlaline dayanarak sulh ceza hakimliğine başvurmak artık mümkün değildir.

İçeriğin aynı zamanda özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi halinde[ref]5651 sayılı Kanun m.9/A[/ref] kapsamındaki özel başvuru mekanizması halen uygulanabilir durumdadır.

Forum Sitelerine İhtarname Gönderilmesi

Kişilik haklarını ihlal eden bir forum mesajı için izlenebilecek pratik yollardan biri forum yönetimine ihtarname göndermektir. İhtarname noter kanalıyla çekilebileceği gibi Kayıtlı Elektronik Posta üzerinden de gönderilebilir.

İhtarnamenin içeriğinde aşağıdaki bilgilerin eksiksiz yer alması önerilir:

  • İhlal edilen mesajın tam URL adresi
  • İçeriğin hangi hakkı ne şekilde ihlal ettiğine ilişkin somut açıklama
  • İçeriği destekleyen ekran görüntüsü veya diğer deliller
  • Talep edilen sonuç, yani içeriğin kaldırılması ya da düzeltilmesi

İpucu: İhtarnameye içeriğin URL adresini, ekran görüntüsünü ve talep edilen sonucu eksiksiz eklemek, forum yönetiminden hızlı yanıt alma ihtimalini artırır.

Kişisel Veri Şikayetinde Süreler

Kişisel Veri Şikayetinde Süreler

Kişisel Verilerin Forum Sitelerinde Paylaşılması Halinde Süreç

Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde forum sitelerinde paylaşılması halinde ilk adım, verileri yayınlayan kişi veya kuruma doğrudan başvurmaktır. Bu başvuru sonraki adımlar için ön şart niteliğindedir ve veri sorumlusunun cevap süresi en geç 30 gündür.[ref]6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.13/2[/ref]

Cevap alınamaması ya da olumsuz cevap verilmesi durumunda, veri sorumlusunun cevabından itibaren 30 gün ve her halde başvurudan itibaren 60 gün içinde[ref]6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.14/1[/ref] uyarınca Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikayette bulunulabilir. Kişisel verilerin hukuka aykırı yayınlanması aynı zamanda TCK kapsamında suç olarak düzenlendiğinden suç duyurusu hakkı da saklıdır.

Uyarı: Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikayet süresi kaçırılırsa, bu yoldan şikayet hakkı kaybedilebilir.

Şirketler Hakkında Yapılan Karalama Yorumlarının Kaldırılması

Forum sitelerinde yalnızca gerçek kişiler değil, şirketler hakkında da olumsuz yorumlar paylaşılabilmektedir. Ticari itibarı zedeleyen karalama yorumları karşısında şirketler, forum sitesine ihtarname çekerek içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.

İhtarnamenin sonuçsuz kalması halinde şirketler, ilgili fiilin durdurulması davası açabilir ve dava süresince ihtiyati tedbir talep edebilir. Ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle uğranılan zararlar için ayrıca tazminat davası açılması mümkündür. Benzer bir sorunla karşılaşan şirketler için Şikayet Sitesinden Şikayet Kaldırma yazımız da faydalı bilgiler içermektedir.

Bu konuyu da okuyabilirsinizOnline İtibar Yönetimi

Google Arama Sonuçlarından Forum İçeriği Kaldırma

Forum sitesinden bir mesaj silinse dahi, içerik bir süre daha Google arama sonuçlarında görünmeye devam edebilir. Bu durumda Google’ın Yasal Yardım aracılığıyla ayrı bir başvuru yapılması gerekir. Güncelliğini yitirmiş içerikler bakımından ise Unutulma Hakkı ve Şartları kapsamında değerlendirme yapılabilir.

Anonim Forum Kullanıcılarının Tespiti

Forum sitelerinde çoğu kullanıcı anonim şekilde paylaşım yapmaktadır, ancak bu durum hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Zarar gören kişinin savcılığa suç duyurusunda bulunmasıyla başlayan soruşturmada, kullanıcının IP adresi gibi bilgileri forum yönetiminden talep edilebilir.

Adli makamların talebine rağmen bu bilgilerin paylaşılmaması halinde forum yönetiminin de sorumluluğu doğabilir. Bu nedenle anonim görünen kullanıcıların kimliğinin adli süreç içinde ortaya çıkarılması mümkündür.

Bilgi: Anonim kullanıcının kimliği genellikle forum yönetiminden istenen IP adresi kayıtları üzerinden soruşturma makamlarınca ortaya çıkarılır.

Avukat Aracılığıyla Forum İçeriği Kaldırma Süreci

Forum sitelerinden içerik kaldırma sürecinde her başvuru aynı hukuki dayanağı taşımaz, bu yüzden ihlalin niteliğine göre doğru yolun seçilmesi önemlidir. Yanlış hukuki dayanakla yapılan başvurular süre kaybına ve ek hak kayıplarına yol açabilir.

Bu nedenle bilişim hukukunda deneyimli bir avukat aracılığıyla sürecin yürütülmesi, hem ihtarname aşamasında hem de dava sürecinde daha güvenilir sonuçlar sağlamaktadır. Benzer platformlarda karşılaşılan sorunlar için E-Tespit Nedir? Nasıl Yapılır? yazımıza da göz atabilirsiniz.

Benzer şekilde Sözlük Sitelerinden İçerik Kaldırma ve Fuhuş Sitelerine Erişimin Engellenmesi yazılarımızda da platforma özgü başvuru adımları ele alınmaktadır.

Forum Sitelerinden İçerik Kaldırma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Forum sitelerinden içerik kaldırma konusunda sık sorulan soruları bu başlık altında derledik.

Forum Sitelerinden İçerik Kaldırma yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/forum-sitelerinden-icerik-kaldirma/feed/ 0
Gaiplik Kararı Nedir? Hangi Mahkeme Verir ve Nasıl Alınır? https://www.harbiyehukuk.com/gaiplik-karari-nedir-hangi-mahkeme-verir-ve-nasil-alinir/ https://www.harbiyehukuk.com/gaiplik-karari-nedir-hangi-mahkeme-verir-ve-nasil-alinir/#respond Thu, 08 Oct 2026 14:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006814 Aile üyelerinden biri uzun süredir kayıpsa, bu belirsizlik hem duygusal hem hukuki açıdan yıpratıcı bir sürece dönüşür. Gaiplik kararı, kişinin akıbeti kesin olarak bilinmese de hukuk düzeninin bu belirsizliği sona erdirmesini sağlayan bir mahkeme kararıdır. Miras, evlilik ve malvarlığı gibi pek çok hukuki ilişki, bu kararın verilip verilmediğine bağlı olarak şekillenir. Gaiplik Kararı Nedir? Türk […]

Gaiplik Kararı Nedir? Hangi Mahkeme Verir ve Nasıl Alınır? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Aile üyelerinden biri uzun süredir kayıpsa, bu belirsizlik hem duygusal hem hukuki açıdan yıpratıcı bir sürece dönüşür. Gaiplik kararı, kişinin akıbeti kesin olarak bilinmese de hukuk düzeninin bu belirsizliği sona erdirmesini sağlayan bir mahkeme kararıdır. Miras, evlilik ve malvarlığı gibi pek çok hukuki ilişki, bu kararın verilip verilmediğine bağlı olarak şekillenir.

Gaiplik Kararı Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesine göre, ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Karar, gaip kişinin fiilen öldüğünü tespit etmez. Yalnızca ölümüne bağlı hakların, sanki ölüm gerçekleşmiş gibi kullanılmasına imkan tanır. Bu yönüyle gaiplik, TMK’nın 31. maddesinde düzenlenen ölüm karinesinden ayrı bir kurumdur.[ref]4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 32, mevzuat.gov.tr[/ref]

Ölüm karinesi, kişinin ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiren bir olayda -örneğin düşen bir uçakta cansız bedenine ulaşılamayan bir yolcu için- doğrudan uygulanır. Gaiplikte ise ölüm ihtimali güçlü olmakla birlikte kesin değildir. Kişi bir felaketten kurtulmuş, belki de yıllardır sessizce ortadan kaybolmuş olabilir. Uygulamada gaiplik, savaş, deprem veya gemi batması gibi toplu felaketlerin yanı sıra sıradan kayıp olaylarında da gündeme gelir.

“Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 32/1.

Gaiplik kararı verilmesi için mahkemeye başvuru zorunludur. Hakim, kendiliğinden bir kişiyi gaip ilan edemez. Başvuru hakkı, kaybolan kişinin ölümüne bağlı bir hakka sahip olan kimselere tanınmıştır. Bu çevrenin kim olduğu, aşağıda dava açma başlığı altında ayrıca ele alınmıştır.

Gaiplik Kararını Hangi Mahkeme Verir?

Gaiplik kararı, çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığından sulh hukuk mahkemesi tarafından verilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendinde gaiplik kararı verilmesi açıkça çekişmesiz yargı işi olarak sayılmıştır. Aynı Kanun’un 383. maddesi, çekişmesiz yargı işlerinde aksine düzenleme bulunmadıkça görevli mahkemeyi sulh hukuk mahkemesi olarak belirler.[ref]6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 382/2-a-4 ve 383, mevzuat.gov.tr[/ref]

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi de bir kararında, salt gaiplik istemine yönelik davaların bu hükümler uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini teyit etmiştir.

Yetkili mahkeme ise kaybolan kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesidir. Kişinin Türkiye’de hiç yerleşim yeri bulunmuyorsa nüfus siciline kayıtlı olduğu yer, böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının nüfusa kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Bu kural yalnızca salt gaiplik talebi için geçerlidir. Dava, gaip kişinin bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına ilişkin bir talebi de içeriyorsa, malvarlığına yönelik nitelik ağır bastığından görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olabilir. Bu ayrım, dilekçe hazırlanırken gözden kaçırılmaması gereken bir noktadır.

Gaiplik Kararının Şartları

Bir kişi hakkında gaiplik kararı verilebilmesi için kanunda sayılan şartların bir arada gerçekleşmesi gerekir.

  • Kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun süredir haber alınamaması,
  • Ölümü hakkında kuvvetli bir olasılığın bulunması,
  • Ölüm tehlikesi durumunda bu tehlikenin üzerinden en az bir yıl, haber alınamama durumunda son haber tarihinden itibaren en az beş yıl geçmiş olması,
  • Ölüme bağlı bir hakka sahip olan kişinin mahkemeye başvurması.

Kuvvetli olasılık şartı, uygulamada en çok tartışılan unsurdur. Sadece haber alınamaması tek başına yeterli görülmez. Kişinin yaşamadığına dair somut emarelerin de bulunması aranır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden uzun süredir haber alınamayan ancak ölümü hakkında kuvvetli olasılığın kanıtlanamadığı bir olayda davanın reddi gerektiğine hükmetmiştir.

Gaiplik Kararının 4 Şartı

Gaiplik Kararının 4 Şartı

Gaiplik Davası Nasıl Açılır?

Gaiplik davası, çekişmesiz yargı hükümlerine tabi basit yargılama usulüyle yürütülür. Sürecin kim tarafından başlatılabileceği, hangi belgelerin dosyaya eklenmesi gerektiği ve mahkemenin uygulayacağı ilan usulü, davanın seyrini belirleyen üç temel unsurdur.

Gaiplik Davasını Kimler Açabilir?

Gaiplik davasını, gaip kişinin ölümüne bağlı bir hakka sahip olan herkes açabilir. Bu çevre esasen eşi, yasal ve atanmış mirasçıları, lehine vasiyet bırakılan kişileri ve gaibin ölümü halinde alacağını tahsil edebilecek alacaklılarını kapsar. Mirasçı bulunmaması durumunda Hazine de gaiplik kararı talep edebilir.

Gaiplik Davası İçin Gerekli Belgeler

Dava dilekçesine, kaybolan kişinin nüfus kayıt örneği, son yerleşim yerini gösteren belge ve kaybolma olayını ortaya koyan kanıtlar eklenir. Kaza tutanağı, kolluk kuvvetlerine yapılan kayıp başvurusu, tanık beyanları veya arama kurtarma raporları bu kanıtlar arasında sayılabilir. Avukat aracılığıyla açılan davalarda vekaletname de dosyaya eklenir.

Mahkemece Yapılan İlan Süreci

Dava açıldıktan sonra mahkeme, gaip kişi hakkında bilgisi olabilecek herkesi belirli bir süre içinde bilgi vermeye çağıran bir ilan yayımlar. Bu süre, ilk ilanın yapıldığı tarihten itibaren en az altı aydır. Yargıtay içtihadına göre tek bir ilanla yetinilmesi usule aykırıdır. En az iki ilan yapılması zorunludur.

“Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 33.

İlan süresi içinde gaip kişi ortaya çıkar, kendisinden haber alınır veya ölüm tarihi kesin olarak tespit edilirse gaiplik istemi kendiliğinden düşer. İlandan hiçbir sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir ve karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.

Gaiplik Kararının Sonuçları

Gaiplik kararının en somut etkileri miras ve evlilik hukuku alanında ortaya çıkar. İki alan da farklı kurallara ve farklı sürelere tabidir.

Miras Hukuku Bakımından Sonuçları

Gaiplik kararı kesinleştiğinde miras, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı tarih itibarıyla açılmış sayılır. Mirasçılar, tereke mallarını teslim almadan önce ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine dair güvence göstermek zorundadır. Mirasçılık sıfatının resmi olarak belgelenmesi için, diğer miras süreçlerinde olduğu gibi veraset ilamı alınması gerekir.

“Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 584.

Bu güvencenin süresi, tehlikenin niteliğine göre değişir. Aşağıdaki tablo, dava açma süreleri ile mirasçı güvence sürelerini bir arada gösterir.

Süre Türü Ölüm Tehlikesi Durumunda Haber Alınamama Durumunda
Gaiplik davası açma süresi En az 1 yıl En az 5 yıl
Mirasçının güvence gösterme süresi 5 yıl 15 yıl

Güvence süresi her koşulda gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süreyi aşamaz. Beş yıllık süre tereke mallarının tesliminden, on beş yıllık süre ise son haber tarihinden itibaren hesaplanır.

Gaiplik Kararının Süreleri

Gaiplik Kararının Süreleri

Evlilik Birliği Üzerindeki Etkisi

Gaiplik kararı, sanılanın aksine evlilik birliğini kendiliğinden sona erdirmez. TMK’nın 131. maddesine göre gaip kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Eş, evliliğin feshini gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrı bir dava ile talep edebilir. Bu talep olmadan evlilik hukuken devam eder.

“Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 131.

Ayrı açılan fesih davasında yetkili mahkeme, davacı eşin yerleşim yeri mahkemesidir. Bu süreç, aile ve boşanma hukuku kapsamında değerlendirilen özel bir dava türüdür ve gaiplik davasından bağımsız olarak da yürütülebilir.

Gaip Kişinin Geri Dönmesi Halinde Malvarlığının Durumu

Gaiplik kararı kesinleştikten sonra gaip kişi hayatta çıkarsa, mirasçılarından güvence karşılığı teslim aldıkları malları geri isteyebilir. Bu geri alma hakkı, güvencenin gösterildiği süre boyunca devam eder. Kanun, kesinleşmiş bir gaiplik kararının doğrudan iptalini ayrı bir usulle düzenlemediğinden, bu talepler somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Dava süreci henüz sonuçlanmadan kaybolan kişinin mal varlığının yönetimi ise ayrı bir konudur. Bu dönemde mahkeme, mal varlığını korumak amacıyla bir kayyum atayabilir. Böylece gaiplik kararı kesinleşene kadar geçen sürede malvarlığı sahipsiz kalmaz.

Gaiplik davası, usul hatalarına en çok açık dava türlerinden biridir. Özellikle ilan sürecindeki eksiklikler, verilen kararın istinafta bozulmasına yol açabilir. Sürecin başında bir hukuk bürosundan destek almak, hem zaman kaybını hem de olası usul hatalarını önler.

Gaiplik Kararı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Gaiplik davasıyla ilgili en sık karşılaşılan sorular ve kısa yanıtları aşağıda yer almaktadır.

Gaiplik Kararı Nedir? Hangi Mahkeme Verir ve Nasıl Alınır? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/gaiplik-karari-nedir-hangi-mahkeme-verir-ve-nasil-alinir/feed/ 0
Apartman Önüne İzinsiz Park Etmenin Cezası Nedir? https://www.harbiyehukuk.com/apartman-onune-izinsiz-park-etmenin-cezasi-nedir/ https://www.harbiyehukuk.com/apartman-onune-izinsiz-park-etmenin-cezasi-nedir/#respond Wed, 07 Oct 2026 10:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006794 Apartman veya site önüne, girişe ya da ortak kullanım alanına bırakılan bir araç, bulunduğu yerin özel mülk mü yoksa kamuya açık yol mu olduğuna göre iki ayrı hukuki rejime tabidir. Bina bahçesi, garaj girişi veya sitenin kendi otoparkı gibi alanlarda apartman ve site önüne izinsiz park etme sorunu Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Medeni Kanunu […]

Apartman Önüne İzinsiz Park Etmenin Cezası Nedir? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Apartman veya site önüne, girişe ya da ortak kullanım alanına bırakılan bir araç, bulunduğu yerin özel mülk mü yoksa kamuya açık yol mu olduğuna göre iki ayrı hukuki rejime tabidir. Bina bahçesi, garaj girişi veya sitenin kendi otoparkı gibi alanlarda apartman ve site önüne izinsiz park etme sorunu Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Medeni Kanunu çerçevesinde çözülürken, binanın önündeki kamuya açık cadde veya sokakta trafik kuralları ve belediye zabıtasının yetkisi devreye girer. Bu ayrımı bilmeden atılan adımlar, örneğin bir komşunun aracını kendi imkanlarıyla hareket ettirmeye kalkışmak, çoğu zaman sonuçsuz kalır ve yeni bir hukuki sorun doğurabilir.

Apartman ve Site Önünün Hukuki Niteliği: Ortak Alan mı, Kamu Yolu mu?

Bir binanın giriş kapısının hemen önü, sitenin bahçesi ve iç yolları kural olarak kat maliklerinin ortak mülkiyetindeki alanlardır. Kat malikleri anataşınmazın bütün ortak yerlerine arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olur ve bu yerleri kullanma hakkına da aynı oranda sahiptir.[ref]634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m.16[/ref] Bahçe, iç yol ve otopark alanı bu tanıma girer. Bu nedenle buraya kimin ne şekilde park edeceği kamu düzenini değil, kat maliklerinin kendi aralarındaki ilişkiyi ilgilendirir. Kat mülkiyetinin genel şartları hakkında ayrıntılı bilgiye Kat Mülkiyeti Nedir? Şartları başlıklı yazımızdan ulaşılabilir.

Bina cephesinin tam karşısındaki sokak veya cadde ise farklı bir rejime tabidir. Kaldırım ve taşıt yolu belediyeye ait kamu malı niteliğindedir, buradaki park düzenini Karayolları Trafik Kanunu ve trafik işaretleri belirler. Apartman sakininin kendi önündeki kamu yoluna kimin park edip etmeyeceğine tek başına karar verme yetkisi bulunmaz.

Apartman Önü Hangi Kurala Tabi

Apartman Önü Hangi Kurala Tabi

Apartman Yönetimi “Park Yasaktır” Kararı Alabilir Mi?

Apartman yönetiminin bina önüne veya bahçesine tabela asarak park yasağı koyup koyamayacağı, aracın duracağı alanın niteliğine göre değişir. Sokak veya cadde kamuya açıksa apartman yönetiminin astığı “park edilemez” tabelası hukuken bağlayıcı değildir, çünkü bu yetki yalnızca belediye ve trafik biriminindir.

Buna karşılık bahçe, iç yol ve otopark gibi özel mülk sayılan alanlarda durum tam tersinedir. Yönetim planında otoparkın kullanımına ilişkin bir düzenleme varsa bu kural doğrudan bağlayıcıdır. Yoksa kat malikleri kurulu toplanarak konuyu karara bağlayabilir. Ortak yere bariyer, duba veya benzeri fiziki bir engel yerleştirilmesi ise kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızasını gerektirir, çünkü bu tür bir uygulama ortak yerde inşaat ve tesis niteliği taşır.[ref]634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m.19/2[/ref]

Otoparkta Tahsisli Yere veya Eklentiye İzinsiz Park Edilmesi

Bazı sitelerde her bağımsız bölüme belirli bir otopark numarası tapuda veya yönetim planında ayrılmıştır. Bu durumda söz konusu yer artık genel ortak alan değil, belirli bir malike özgülenmiş eklenti sayılır. Başka bir sakinin ya da dışarıdan birinin buraya izinsiz park etmesi, mülkiyet hakkına doğrudan bir müdahale oluşturur.

Tahsisin Nasıl Kanıtlandığı

Tahsisin varlığı tapu kaydı, mimari proje veya yönetim planındaki açık bir hükümle ispatlanır. Böyle bir belge yoksa otopark genel ortak alan sayılır. Hiçbir kat maliki burayı tek başına kendine ait ilan edemez, sıra veya nöbet esasına göre paylaşım gerekir.

Garaj Girişini veya Bina Kapısını Kapatarak Park Etmenin Cezası

Bir aracın apartmanın garaj kapısını veya bina girişini tamamen kapatacak şekilde bırakılması, park yasaklarının en somut ihlallerinden biridir. Karayolları Trafik Kanunu, geçiş yolları önünde veya üzerinde park etmeyi açıkça yasaklamıştır.[ref]2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m.61/1-c[/ref] Bu kural yalnızca kamu yoluna değil, giriş çıkışın fiilen engellendiği her duruma uygulanır.

İhlalin yaptırımı idari para cezasıdır ve 2026 yılı için yeniden değerleme oranına göre güncellenen tutar uygulanmaktadır. Kanunda öngörülen süre içinde ödenmesi halinde tutar indirimli uygulanır. Kural ihlali sürücünün ehliyetine ceza puanı olarak da işlenir. Yasaklara aykırı biçimde park edilmiş bir araç trafik zabıtasınca kaldırılabilir. Kesilen cezaya itiraz etmek isteyenler süreci Trafik Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır? yazımızdan takip edebilir.

İzinsiz Park Eden Aracı Çektirme Hakkı Var Mı?

Bir apartman sakininin ya da site yöneticisinin, kendi başına başkasına ait aracı çektirme veya fiziken hareket ettirme yetkisi yoktur. Hakkını kendi eliyle alma girişimi, örneğin aracın önüne başka bir araç çekmek ya da kaporta üzerinde işaret bırakmak, aracın sahibine karşı yeni bir haksız fiil sorumluluğu doğurabilir.

Aracın giriş çıkışı tamamen tıkadığı, itfaiye veya ambulans erişimini engellediği durumlarda 155 Polis İmdat ya da 153 Belediye Zabıtası hattı aranarak durum bildirilir. Yetkili ekip tutanak düzenler, idari para cezası keser ve gerektiğinde aracı çektirir. Özel otoparktaki tahsisli bir yere yapılan ihlalde de aynı yol izlenir. Zabıta veya kolluk kuvveti çağrılarak müdahale resmi kanaldan sağlanır.

İzinsiz Parka Karşı İzlenecek Yol

İzinsiz Parka Karşı İzlenecek Yol

Apartman veya Site Sakininin İzleyebileceği Yol

Tutanak, Fotoğraf ve Yazılı İhtar

Sorunla ilk karşılaşıldığında yapılacak en pratik iş, aracın plakasını, park tarihini ve saatini fotoğraf veya video ile belgelemektir. Tekrarlayan bir ihlal söz konusuysa apartman yönetimine yazılı başvuru yapılması ve ihlali sürdüren komşuya noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi, sonraki bir dava sürecinde güçlü bir delil oluşturur.

Müdahalenin Men’i Davası ve Ecrimisil Talebi

Uyarılara rağmen ihlal sürüyorsa mağdur kat maliki sulh hukuk mahkemesinde müdahalenin men’i (el atmanın önlenmesi) davası açabilir. Bu dava malikin şeyi üzerindeki haksız el atmanın önlenmesini isteme hakkına dayanır.[ref]4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.683[/ref] Otoparkın belirli bir süre boyunca fiilen kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarar için, geriye dönük beş yılla sınırlı olmak üzere ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talebi de aynı davada ileri sürülebilir.

İzinsiz Park Etme Konut Dokunulmazlığı İhlali Sayılır Mı?

Bir aracın izinsiz park edilmesi, ceza hukuku anlamında suç oluşturmaz. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, bir kişinin konutuna, işyerine veya bunların eklentisine rızası dışında girilmesini ya da rıza ile girildikten sonra çıkmamakta direnilmesini cezalandırır. Salt bir aracın dışarıda bırakılması bu tanıma girmez. Apartman önüne ya da garaj girişine izinsiz park etme, kural olarak ceza davasının değil, yukarıda anlatılan tazminat ve men-i müdahale gibi hukuk davalarının konusudur.

Apartman ve Site Otoparklarında Sık Karşılaşılan Hatalar

Kat maliklerinin ve yöneticilerin sıkça düştüğü birkaç hata, sorunu çözmek yerine büyütüyor. Aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi hem zaman kaybını hem de yeni bir hukuki ihtilafı önler.

  • Yönetim planı veya kat malikleri kurulu kararı olmadan otoparka demir bariyer kaynatmak ya da kilit takmak
  • Aracı çekmek için özel çekici çağırıp bedelini ihlali yapan kişiden zorla tahsil etmeye çalışmak
  • Kamuya açık sokağa apartman adına “özel park yeri” tabelası asmak
  • İhlali belgelemeden doğrudan dava açmaya kalkışmak
  • Yalnızca sözlü uyarı yapıp yazılı ihtar sürecini hiç işletmemek

Hangi merciye başvurulacağı aracın durduğu alanın niteliğine göre değişir. Aşağıdaki tabloda bu ayrım gösterilmektedir.

Alan Hukuki Dayanak Yetkili Merci Olası Sonuç
Apartman/site bahçesi, iç yol, otopark Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Medeni Kanunu Kat malikleri kurulu, yönetici, sulh hukuk mahkemesi Yazılı ihtar, müdahalenin men’i davası, ecrimisil
Garaj girişi, geçiş yolu (özel veya kamu) Karayolları Trafik Kanunu m.61 Trafik zabıtası, polis (155/153) İdari para cezası, aracın çekilmesi
Bina önündeki cadde/sokak Karayolları Trafik Kanunu, trafik işaretleri Belediye zabıtası, trafik ekipleri İdari para cezası (yasak bölgeyse)

Otopark anlaşmazlıkları çoğu zaman komşuluk ilişkisini bozmadan, doğru sırayla atılan adımlarla çözülebilir. Ihlal sürüyorsa ise dava süreci teknik bir hazırlık gerektirir. Kat Mülkiyeti ve Site Yönetimi Avukatı desteğiyle sürecin başında doğru dilekçe ve delil stratejisi kurmak, sonradan hak kaybı yaşamamak için belirleyicidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Konuyla ilgili okurlarımızdan sıkça gelen sorular ve kısa yanıtları aşağıda yer almaktadır.

Apartman Önüne İzinsiz Park Etmenin Cezası Nedir? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/apartman-onune-izinsiz-park-etmenin-cezasi-nedir/feed/ 0
İcra Müdürlüğü İşlemini Şikayet Nasıl Yapılır? https://www.harbiyehukuk.com/icra-muduru-islemini-sikayet/ https://www.harbiyehukuk.com/icra-muduru-islemini-sikayet/#respond Tue, 06 Oct 2026 06:00:00 +0000 https://www.harbiyehukuk.com/?p=1006774 İcra dairesinin yaptığı bir işlemin kanuna, usule veya somut olaya açıkça aykırı olması halinde, borçlu ya da menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler icra müdürlüğü işlemini şikayet yoluna başvurabilir. İcra memuru tarafından yapılan veya yapılmayan işlemler doğrudan hak kaybına yol açabildiğinden, kanun bu özel denetim yolunu öngörmüştür. Şikayet yolu İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. […]

İcra Müdürlüğü İşlemini Şikayet Nasıl Yapılır? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
İcra dairesinin yaptığı bir işlemin kanuna, usule veya somut olaya açıkça aykırı olması halinde, borçlu ya da menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler icra müdürlüğü işlemini şikayet yoluna başvurabilir. İcra memuru tarafından yapılan veya yapılmayan işlemler doğrudan hak kaybına yol açabildiğinden, kanun bu özel denetim yolunu öngörmüştür.

Şikayet yolu İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre icra müdürünün yaptığı işlemlere veya yapması gereken bir işlemi yapmamasına karşı ilgililer icra hukuk mahkemesine şikayet yoluna gidebilir. Şikayet kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması durumunda ise süre sınırı aranmaz.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16[/ref]

İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir icra hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Şikayet Kurumunun Hukuki Niteliği

İcra dairesinin işlemleri tarafların malvarlığı ve haklarını doğrudan etkilediğinden, bu işlemlerin denetimi için bir mekanizma gerekmiştir. Şikayet, klasik bir dava yolu değildir. Icra sürecini mahkeme denetimine açan, kendine özgü (sui generis) bir başvuru aracıdır.

İcra hukuk mahkemesi bu başvuruda esasa ilişkin bir yargılama yapmaz, yalnızca işlemin kanuna, usule ve yetki sınırlarına uygun olup olmadığını denetler. Amaç, alacaklının cebri icra yoluyla hakkını elde etme yetkisi korunurken, borçlunun ve üçüncü kişilerin keyfi veya hatalı işlemlerle zarara uğramasının önüne geçilmesidir.

Hangi İşlemler Şikayete Konu Olabilir?

İİK m.16 uyarınca icra dairesi işlemleri temelde üç başlık altında şikayete konu edilebilir. İlki, işlemin kanuna aykırı olmasıdır. Icra memurunun mevzuatı somut olaya yanlış veya eksik uygulaması bu kapsamdadır. Taraflar arasındaki özel sözleşmelere aykırılık ise tek başına şikayet sebebi oluşturmaz.

İkincisi, işlemin somut olaya uygun olmamasıdır. Kanunun icra memuruna takdir yetkisi tanıdığı durumlarda bu yetkinin olayın özellikleri gözetilmeden kullanılması buraya girer. Üçüncüsü, bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasıdır. Memurun görevli olduğu bir işlemi yapmaması veya gerekçesiz geciktirmesi bu kapsamda değerlendirilir ve bu üçüncü grup süre sınırına tabi değildir.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16[/ref]

Şikayet Süresi Nasıl Hesaplanır?

Şikayet kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. İşlem ilgiliye tebliğ edilmişse süre tebliğ tarihinden, tebliğ edilmemişse işlemin fiilen öğrenildiği andan başlar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve icra hukuk mahkemesi tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16[/ref]

Maaş haczi gibi periyodik olarak tekrarlanan kesintilerde şikayet hakkı ilk haciz bildirimiyle sınırlı kalmaz. Her yeni aylık kesinti, o ay için ayrı bir yedi günlük şikayet süresi başlatan bağımsız bir işlem sayılır.

Süresiz Şikayet Mümkün Olan Haller

Şikayet Süresi ve Hesaplanması

Şikayet Süresi ve Hesaplanması

İİK m.16’nın ikinci fıkrası uyarınca, bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı icra takibi devam ettiği sürece herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın şikayet yoluna başvurulabilir.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16/2[/ref] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu hükmü tarafların, üçüncü kişilerin ve kamunun menfaatini korumak için konulmuş emredici hükümlere aykırılık içeren işlemleri de kapsayacak şekilde yorumlamakta ve bu nitelikteki icra müdürlüğü işlemlerinin süreye bakılmaksızın incelenmesi gerektiğini kabul etmektedir.[ref]Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/190, K. 2022/828, T. 02.06.2022[/ref]

Uygulamada bu çerçevede süresiz şikayete konu edilen durumlara örnek olarak, kanuna aykırı şekilde hesaplanan harç veya vergi tahakkuku, dosya borcu hesabının açık hesaplama hatası içermesi veya icra dairesinin alacaklının usulüne uygun talebini gerekçesiz biçimde bekletmesi gösterilebilir. Süresiz şikayet hakkı sınırsız değildir. İcra takibi tamamen sonuçlanıp dosya kapandıktan sonra bu yola başvurulamaz.

Şikayet Başvurusunun Usulü

Şikayet başvurusu, işlemi yapan icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra hukuk mahkemesine yazılı dilekçeyle yapılır. Dilekçede şikayete konu işlem, hangi gerekçeyle kanuna veya usule aykırı olduğu, icra dosya numarası ve varsa dayanak belgeler açıkça belirtilmelidir.

Şikayet hasımsız bir başvuru değildir. Icra müdürünün işleminden kimin menfaat sağladıysa (örneğin haczin iptali isteniyorsa alacaklı) o taraf dilekçede karşı taraf olarak gösterilmelidir. İcra mahkemesi, şikayetçinin talep sonucu ile bağlıdır. Açıkça istenmeyen bir hususta kendiliğinden karar veremez.

Şikayet ivedi işlerden sayılır ve basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme, duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını kendisi takdir eder. Duruşma açılmazsa işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18[/ref]

Şikayet Takibi Durdurur mu?

Şikayet yoluna başvurulması, icra mahkemesi aksi yönde karar vermedikçe takibi kendiliğinden durdurmaz.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.22[/ref] Bu nedenle işlemin uygulanmaya devam etmesi telafisi güç bir zarar doğuracaksa, şikayet dilekçesinde ayrıca icranın geçici olarak durdurulması talep edilmelidir. Aksi halde haciz, satış veya tahsilat işlemleri mahkeme karar verene kadar sürer.

İcra Mahkemesi Hangi Kararları Verebilir?

İcra Mahkemesinin Verebileceği Kararlar

İcra Mahkemesinin Verebileceği Kararlar

İcra mahkemesi şikayeti yerinde bulmazsa reddine karar verir ve şikayete konu işlem geçerliliğini korur. Şikayeti kabul ederse ya işlemi iptal eder ya da düzeltilmesine karar verir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin yapılmasını da emredebilir.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.17[/ref] Mahkeme icra dairesinin yerine geçerek kendisi yeni bir işlem tesis edemez, yalnızca icra müdürlüğüne talimat verir.

Uygulamada sık karşılaşılan bir hata, icra müdürlüğünün verdiği bir karardan kendiliğinden dönerek ilk kararın aksine ikinci bir karar vermesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra müdürlüğü işlemlerinin bu şekilde tek taraflı olarak geri alınamayacağını, bir kararın ancak icra hukuk mahkemesine yapılacak usulüne uygun bir şikayet üzerine değiştirilebileceğini kabul etmektedir.[ref]Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2007/601, K. 2007/695, T. 03.10.2007[/ref]

Şikayetin Reddine İtiraz ve İstinaf Yolu

İcra mahkemesinin şikayet üzerine verdiği kararlara karşı, kanunda sayılan bazı istisnalar dışında, tebliğden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine (istinaf) başvurulabilir. İstinaf yolu, ait olduğu alacak, hak veya malın değerinin kanunda belirtilen parasal sınırı aşması şartına bağlıdır. Bu sınır İİK m.363’te düzenlenmiş olup yeniden değerleme oranına göre her yıl güncellenir. Kıymet takdirine ilişkin şikayetler gibi kanunda açıkça kesin sayılan kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır.[ref]2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363[/ref]

Şikayet Sürecinde Avukat Desteğinin Önemi

Şikayet, sıkı usul kurallarına bağlı bir denetim yoludur. Yanlış mercie yöneltilen veya gerekçesi açıkça ortaya konulmayan başvurular esasa girilmeden reddedilebilir. Sürelerin doğru hesaplanması, doğru tarafın hasım gösterilmesi ve icranın durdurulması talebinin zamanında ileri sürülmesi, hak kaybının önüne geçilmesi açısından önem taşır.

İcra takibinin esasına yönelik itirazlar için İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?, itiraz süresi kaçırıldığında izlenecek yol için ise Ödeme Emrine İtiraz Süresi Kaçırılmışsa Yapılabilecek İtiraz (Gecikmiş İtiraz) yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra müdürlüğü işlemini şikayetle ilgili en çok sorulan sorular aşağıda yanıtlanmıştır.

İcra Hukuku Avukatımıza Ulaşın

İstanbul icra hukuku avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikayet süreçlerinde deneyimli kadrosuyla danışmanlık vermeye hazırdır. Sorularınız için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

İcra Müdürlüğü İşlemini Şikayet Nasıl Yapılır? yazısı ilk önce Harbiye Hukuk üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.harbiyehukuk.com/icra-muduru-islemini-sikayet/feed/ 0