Sel Felaketinde İdareden Tazminat Nasıl Alınır?

Sel felaketinde belediyenin sorumluluğu, sorumlu idarenin işini yapıp yapmadığına bağlıdır. Mazgalı tıkalı bir cadde ile ıslah edilmemiş bir dere, aynı yağışta farklı sonuç verir. Tazminat davası da bu farkın belgelenmesine dayanır.

Sel sebebiyle tazminat talepleri çoğu zaman hukuki gerekçeden önce, kaçırılan süre ve delillerin toplanmaması sebebiyle olumsuz şekilde sonuçlanabilir. Hak kaybının önlenmesi ve tazminatın alınabilmesi için davalı idarenin ya da idarelerin doğru seçilmesi, başvuru süreleri ve delil toplama işlemlerine en doğru şekilde riayet edilmelidir.

Sel Felaketinde Belediyenin Sorumluluğu Ne Zaman Doğar?

Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası, idareyi kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü kılar.[1] Sel zararında bu yükümlülük hizmet kusuru üzerinden işlemektedir. Hizmetin hiç yapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibi yapılmaması idareyi sorumlu hale getiren bu kusur durumunun temelini oluşturur.

Belediyenin görevi kanunda açıkça yazılıdır. 5393 sayılı Kanunun 14/a maddesi imar ile su ve kanalizasyon hizmetlerini kentsel alt yapı hizmeti sayar. Atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılması ise 15/e maddesine göre belediyenin yetkisindedir.[2]

İdarenin sel baskınında zarar görenlerin zararlarını tazmin etmesi için kusurlu olması tek başına yeterli olmaz. Uğranılan zarar ve idareinin ihmali arasında nedensellik bağı kurulması da gerekir. Örneğin yoldaki bir mazgal açık olsaydı su baskını olmayacaksa ve buna bağlı zarar da oluşmayacaksa bu durumda bağ var demektir. Eğer idare sorumluluğunu yerine getirse de bu durum oluşacaksa nedensellik bağının kurulması zorlaşır.

Kavramın genel çerçevesi İdarenin Hizmet Kusurundan Kaynaklanan Tazminat Davaları yazısında anlatılıyor.

Sel Zararında Hangi İdareye Dava Açılır?

Aynı sokaktaki su baskınında üç dört kurumun adı geçebilir. Tablo, mevzuatta açıkça yazılı görevleri gösteriyor.

İdare Mevzuattaki görev Dayanak
Büyükşehir belediyesi Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, derelerin ıslahını yapmak 5216 sayılı Kanun m.7/r
İlçe belediyesi Büyükşehire verilenler dışındaki yerel hizmetler, atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılması 5216 sayılı Kanun m.7, 5393 sayılı Kanun m.15/e
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi İstanbul’da su ve kanalizasyon hizmeti, yağmur suyu tesisleri ilgili belediyenin harcamayı karşılaması şartıyla 2560 sayılı Kanun m.1 ve m.25
DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık Su baskınına uğrayabilecek yerlerde önleyici tedbirleri almak 7269 sayılı Kanun m.3
Valilik Afet halinde acil tedbirleri almak, kurtarma ve yardım programlarını düzenlemek 7269 sayılı Kanun m.1 ve m.4

Sorumluluğu belirleme konusunda sıkça hata yapılmaktadır. Yanlış hasımla açılan davada mahkeme, 2577 sayılı Kanun m.15/1-c uyarınca dilekçeyi gerçek hasma tebliğ eder.

Eylül 2009 İstanbul selinde eşyaları zarar gören kişilerin dosyasında büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi, su idaresi ve bakanlık farklı paylarla sorumlu tutuldu. Danıştay 8. Daire bu dağılımı 16.06.2025 tarihli kararıyla onadı ve yalnızca faiz başlangıcını düzeltti.[3] Olaydan karara on altı yıl geçmişti. İstanbul dışındaki illerdeyse su idaresinin görevi kendi kuruluş düzenlemesine bağlıdır.

Doğal Afet Savunması Tek Başına Neden Yetmez?

Belediyelerin söz konusu tazminat davalarında sundukları cevaptaki savunmalar genellikle standarttır. Bu savunma “Beklenenin üstünde ve hayatın olağan akışına aykırı bir yağış olduğu için sorumluluk doğmamaktadır.” beyanıdır. Bu savunma hukukta mücbir sebep hali iddiasıdır.

Danıştay 8. Daire’nin 08.09.2025 tarihli kararı bu savunmanın sınırlarını belirler.[4] Ankara’da bir işyerini basan Haziran 2021 yağışını idare mahkemesi afet saymış ve davayı reddetmişti, istinaf da sonuç vermemişti. Daire, bölge idare mahkemesinin kararını oybirliğiyle bozdu.

Hukuki değerlendirme bölümündeki ilgili cümle şöyledir.

“kategorik olarak da her afet olayının, zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiğinin kabulü mümkün değildir.”

Daire, dosyada afet bölgesi ilanına dair bilgi veya belge bulunmadığını da not etti. Yağış afet boyutunda olsa bile idarenin hizmetinin zararı artırmış olabileceğini belirtti. Bu durumdan görüleceği üzere afet vasfı davalarda ödenmesi talep edilen tazminatı doğrudan sıfırlamaz, idarenin kusuru oranında indirim sebebi olarak görülebilir.

Ayrıca doğru bilirkişi raporu da mahkemenin hükmüne esas alınması açısından çok önemlidir. Aşırı yağışa bağlı sel dosyalarında bilirkişi heyetinde meteoroloji mühendisinin de bulunması gerektiği aynı kararda yazılıdır. Heyette bu uzman yoksa rapora bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle itiraz ederek, dosyanızın yeni bir bilirkişiye tevdii edilmesini isteyebilirsiniz.

Doğal Afet Savunmasına Karşı Dikkat Edilecek Noktalar

Doğal Afet Savunmasına Karşı

Öngörülebilirlik durumuna bir örnek olarak Van’ın bir köyünde 2011 selinde ölen kişinin yakınlarının açtığı davaya bakalım. Köyde daha önce de 2007 ve 2008’de de sel yaşanmıştı.

Danıştay 10. Daire, DSİ’nin olay gününe kadar hiçbir ıslah çalışması yapmamasını hizmet kusuru saydı.[5] Oysa kamu kurumları ıslahı gerekli gören bir rapor yazmış, halk da defalarca başvuruda bulunmuştu. Bilirkişinin bulduğu %70 kusur oranı esas alındı.

Bilirkişinin ek raporunda, on yılda bir görülebilecek şiddetteki yağış için idarenin payından %10 indirim yapılmıştı. Kuvvetli yağış, ihmal edilmiş bir derede sorumluluğu ortadan kaldırmadı.

Sel Baskınında Belediyenin Kusuru Nasıl Kanıtlanır?

Sel felaketinde belediyenin sorumluluğu belgelerle kanıtlanır. Kusur türüne göre aranan delil ve belgeler değişir.

  • Mazgal ve yağmur suyu hattı: Temizlik ve bakım kayıtları, hat kapasite hesabı, aynı noktadaki eski şikayetler.
  • Dere yatağı ve menfez: Islah projesi, kurumlar arası yazışmalar, önceki taşkın tutanakları, halkın eski başvuruları.
  • İmar ve yapılaşma: İmar planı değişiklikleri, yapı ruhsatı tarihleri, taşkın sınırı haritası.
  • Uyarı ve müdahale: Meteoroloji uyarısı, itfaiye ve 112 çağrı kayıtları, tahliye yapılıp yapılmadığı.
  • Otopark ve bodrum kat: Yapı ruhsatı, iskan belgesi, pompa ve set bulunup bulunmadığı, binanın yol kotuna göre konumu.

5216 sayılı Kanun m.8 uyarınca büyükşehirlerde alt yapı yatırım programları, alt yapı koordinasyon merkezinde birleştirilir. Hat için program yapılmamış ya da ertelenmişse bu kayıt ihmalin ispatında kullanılabilir.

İstanbul’da bir işyerinin emtia zararı buna örnek olarak verilebilir. Açılan davada idare mahkemesi taşkının nedenini mazgalların yetersiz kapasitesi ya da atıklarla tıkanması olarak saptadı. Aynı caddede benzer taşkınların daha önce yaşandığını ve su idaresinin bunu bildiğini de kayda geçirdi.

İşyerinin zemin katı yoldan yaklaşık 30 santim aşağıdaydı ve tekrar eden taşkınlara rağmen set yapılmamıştı. Mahkeme su idaresine %70, işyeri sahibine %30 kusur verdi. Danıştay 8. Daire 15.06.2023 tarihli kararında temyiz istemini reddederek hükmü oybirliğiyle onadı.[6]

Zarar görenin kendi kusuru varsa alacağı tazminat kendi kusuru oranında azaltılır. Tacir davacılarda basiret ölçüsü de gündeme gelir. Ankara’daki işyeri dosyasında Danıştay dairesi, ticari faaliyetin mevzuata uygunluğunu ve davacı şirketin basiretli tacir olarak müterafik kusurunu araştırılacak konu olarak saymıştır.

Delil Toplama ve Delil Tespiti Nasıl Yapılmalıdır?

Su baskını sonrası sular çekildiğinde belediye temizlik işlerine başladığı için deliller ortadan kaybolmaktadır. Bu sebeple 3 gün içerisinde delillerin toplanması hayati olabilmektedir.

  • Su izi çizgisini ve elektrik prizlerindeki su seviyesini tarihli fotoğraf ve videoyla kaydedin.
  • Mazgalı, kanal ağzını ve sokağın eğimini gösteren görüntü alın.
  • İtfaiye, 112 ve belediye çağrılarını başvuru kayıt numaralarıyla saklayın.
  • Tanık olabilecek komşu ve esnafın iletişim bilgisini, gördüklerini de yazılı alın.
  • Hasarlı eşyayı atmadan önce tek tek listeleyin, sigorta ihbarını yapın.

İlk fotoğrafı temizlikten önce, su izi duvarda görünürken çekin. Eşya atılacaksa ya da duvar boyanacaksa delil tespiti istenmelidir. HMK m.400’e göre dava açılmadan önce keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık dinletilmesi talep edilebilir. Delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolma ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali varsa bu istekte hukuki yarar kabul edilir.

Dava henüz yoksa talep, davaya bakacak mahkemeden ya da incelenecek şeyin bulunduğu yerdeki sulh mahkemesinden istenir (HMK m.401). Karşı tarafa haber verilmeden de tespit yapılabilir, ancak bu yalnızca haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hallerde mümkündür (HMK m.403). İdari yargıda delil tespiti konusunda da HMK uygulanır (2577 sayılı Kanun m.31).

Talebin yazımında delil tespit talebi dilekçe örneği yol gösterir. Tespit dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır (HMK m.405).

Sel Sonrası İlk Üç Günde Yapılacaklar

Sel Sonrası İlk Üç Gün

İdareye Başvuru ve Dava Süreleri

Sel zararı bir idari eylemdir. Dava açmadan önce 2577 sayılı Kanun m.13 uyarınca ilgili idareye yazılı başvuru yapılır. Sıra şöyledir.

  1. Yazılı başvuru. Zararı öğrenmekten itibaren bir yıl, her halde olaydan itibaren beş yıl içinde yapılır.
  2. İdarenin cevabı. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
  3. Dava. Ret tebliğinden ya da otuz günün bitiminden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır.

Bir yıllık başvuru süresi kaçarsa dava süre aşımından reddedilir. Yıkım gibi yazılı bir işlemde dava süresi tebliğden itibaren altmış gündür (2577 sayılı Kanun m.7). Aynı Kanunun m.11’indeki üst makama başvuru bu süreyi durdurur ve başvuruya kadar geçen süre hesaba katılır. Eylem başvurusunda (m.13) ise altmış gün ancak ret ya da zımni retle başlar.

Genel işleyiş için tam yargı davası nasıl açılır yazısına bakılabilir. Diğer dava türlerinin süreleri idari yargıda süreler yazısındadır.

Sel Zararında İdareye Başvuru ve Dava Süreleri

Sel Zararında Süreler

Belediyeye Tazminat Başvuru Dilekçesi Örneği

Örnek dilekçe, yazılı başvurunun hangi unsurları taşıması gerektiğini gösterir. Boş bırakılan yerler olaya göre doldurulur.

Sel Zararı İçin İdareye Tazminat Başvurusu

………… BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA
(Varsa ………… SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE)

BAŞVURU SAHİBİ
Ad Soyad
T.C. Kimlik No
Adres

KONU: …/…/… tarihli sel nedeniyle uğranılan zararın 2577 sayılı Kanun m.13 uyarınca tazmini talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. …/…/… tarihinde ………… Mahallesi ………… Sokak No … adresinde yağış sonrası su baskını yaşanmış, taşınmazım/aracım/işyerim zarar görmüştür.

2. Su baskınında yağmur suyu hattının ve mazgalların bakımsızlığı, kapasite yetersizliği ve olay öncesinde önlem alınmaması etkili olmuştur. Aynı noktada …/…/… tarihlerinde de benzer baskınlar yaşanmış, idareye başvurular yapılmıştır.

3. Zararım ………… kalemlerinden oluşmaktadır. Fotoğraf, video, ekspertiz raporu, fatura ve delil tespit dosyası ekte sunulmuştur.

4. Sigorta veya devlet yardımı kapsamında …/…/… tarihinde ………… tutarında ödeme almıştım. Talebim bu ödemenin karşılamadığı kısma ilişkindir.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle zararımın ………… TL’sinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminini, otuz gün içinde cevap verilmemesi halinde talebimin reddedilmiş sayılacağını bildirir, gereğini saygılarımla arz ederim.

…/…/…
Ad Soyad
İmza

EKLER
1. Fotoğraf ve video kayıtları
2. Ekspertiz/bilirkişi raporu
3. Fatura ve belgeler
4. Delil tespit dosyası
5. Kimlik ve tapu/ruhsat fotokopisi

Sel Zararında Hangi Kalemler İstenebilir?

İstenecek kalem, zarar görenin konumuna göre değişir. Tablo sık görülen grupları ayırıyor.

Kim İstenebilecek kalem İspat belgesi
Mülk sahibi Onarım bedeli, boş kalan dönem için kira kaybı Ekspertiz ve bilirkişi raporu, kira sözleşmesi
Kiracı Kendi eşya ve demirbaşının zararı. Bina zararını kural olarak mülk sahibi ister Eşya listesi, fatura, fotoğraf
İşyeri sahibi Stok ve makine zararı, çalışılamayan günlerin kazanç kaybı Defter, fatura, beyannameler
Araç sahibi Onarım ya da rayiç bedel, olayın özelliğine göre değer kaybı Servis ve ekspertiz raporu, kasko ödeme belgesi
Ölenin yakınları Cenaze gideri, destekten yoksun kalma, manevi tazminat Nüfus kaydı, gelir belgeleri, ölüm belgesi
Yaralanan kişi Tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, manevi tazminat Sağlık raporları, faturalar, bordro

Ölüm ve yaralanmada tazminat kalemleri Borçlar Kanunu m.53 ve m.54’te sayılır. TBK m.55 ise Kanun hükümlerinin idari eylemlerin yol açtığı ölüm ve bedensel zarar davalarında da uygulanacağını belirtir. İdare mahkemesi bu zararları özel hukuktaki hesap ilkeleriyle belirler.

TBK m.56’nın ikinci fıkrası, ölüm ya da ağır bedensel zararda yakınlara da manevi tazminat verilebileceğini yazar. Danıştay 10. Daire’nin Van’daki sel dosyasında anne ve babanın yanında kardeşler için de manevi tazminata hükmedilmişti.

TBK m.55’e 7589 sayılı Kanunla eklenen faiz ve mahsup fıkraları, yürürlük tarihi olan 31.07.2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır. Daha önceki olaylarda maddenin eski hükmü geçerlidir.

Devlet Yardımı ve Sigorta Ödemesi Tazminatı Etkiler mi?

Devlet yardımı her sel olayında kendiliğinden doğmaz. 7269 sayılı Kanun, yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören yerlerde uygulanır ve su baskınını bu afetler arasında sayar.[7] Zararın genel hayata etkili olup olmadığına kanun, yönetmelik esaslarına göre idarenin karar vermesini bırakır. Bir sokak ya da mahalle ölçeğindeki taşkında kanun devreye girmeyebilir, o zaman zarar görenin elinde tazminat yolu kalır.

Kanun dört yardım türü öngörür.

  • Acil yardım. Kurtarma, barındırma ve iaşe gibi hizmetler valiliklerce hazırlanan programlarla yürütülür (m.4). Yedirme, giydirme, barındırma ve onarım için afetzedelere nakdi ödeme yapılması, ilgili bakanlığın muvafakatine bağlıdır (m.6/3).
  • Geçici barınma. Baraka ya da konut sağlanabilir. Bunlar kısa sürede yapılamıyorsa geçici barınmayı kendileri sağlamak isteyenlere nakdi yardım da yapılabilir (m.13/d).
  • Konut veya kredi. Yıkılan ya da ağır hasar gören binalarda oturan hak sahibi ailelere konut yaptırılır veya kredi verilir (m.29).
  • İşyeri kredisi. Ekonomik ve sosyal hayatı kesintiye uğratan dükkan ve fırın gibi binalar için borçlandırma hükümleri dairesinde inşaat kredisi verilebilir (m.29).

Bu yardımlar tazminat değildir. Konut ve inşaat yardımları borçlandırmaya bağlanır. Konut için borçlandırma faizsizdir, dükkan ve fırın gibi yerler için yıllık yüzde dört faiz uygulanır.[8] Eşya, araç ve ticari mal zararını karşılayan ayrı bir kalem ise kanunda sayılmaz.

Konut yaptırmak ya da inşaat kredisi almak isteyenler, mahalli ilan tarihinden itibaren iki ay içinde mahallin en büyük mülki amirine yazılı başvuru yapmak ve taahhütname vermek zorundadır. Yetkili bakanlık bu süreyi bir ay uzatabilir.[9] Bu başvuru, belediyeye karşı yapılacak tazminat başvurusundan ayrıdır ve onun yerine geçmez.

Olay 7269 sayılı Kanun kapsamında afet sayılırsa kanunun 13. maddesi, fen kurullarınca hasar tespit raporu düzenlenmesini öngörür. Rapora mahalli ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edilebilir.

Gayrimenkulü hasarsız tespit edilenler ya da hasar tespiti hiç yapılmayanlar için kanun, yargıya gitmeden önce aynı sürede ilgili idareye başvuruyu zorunlu kılar. Güvenli yol, bu başvuruyu ve belediyeye yönelik 2577 sayılı Kanun m.13 başvurusunu ayrı ayrı ve süresinde yapmaktır.

Kanunun tam metni mevzuat.gov.tr adresindedir. Hak sahipliğinin şartları 29. maddede toplanır.[10] Aynı maddedeki sigorta hükmü şöyledir.

“Hasarlı bina veya işyeri sigortalı ise yapılacak yardımdan sigorta tutarı indirilmez.”

Aynı maddeye göre bazı kişiler hak sahibi sayılmaz. Başkasının arsasında ruhsatsız yapı yapanlar ile imar planında su baskını gibi sebeplerle yapı yapılması sakıncalı belirlenen yerlerde ruhsatsız yapı yapanlar bu gruptadır. Aynı yerde kendisine veya eşine ait müstakil hasarsız başka bir bina ya da dairesi olan ailelere kredi verilmez. Mülkiyeti tüzel kişiye ait binalara da yardım yapılmaz.

Maddenin son fıkrasına göre zorunlu deprem sigortası kapsamındaki binalarda, sigorta yaptırılmamış olmasının tespitiyle Devletin konut kredisi açma ve bina yaptırma yükümlülükleri ortadan kalkar. Bu hükmün sel zararlarında nasıl uygulanacağı kanun metninden açıkça anlaşılmaz. Binanız DASK kapsamındaysa poliçenin varlığını yardım başvurusundan önce netleştirin.

7269 sayılı Kanunda yardımın sonradan tazminattan düşülüp düşülmeyeceğini düzenleyen açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu yüzden alınan her ödeme başvuru dilekçesinde belirtilmelidir.

Sigortalı olanlar için Türk Ticaret Kanunu m.1472/1 geçerlidir. Sigortacı ödeme yaptığında sigortalının yerine geçer ve dava hakkı ödediği kadar ona intikal eder. Kısmi ödemede sigortalı, kalan zarar için sorumlulara karşı hakkını korur (m.1472/2). Aracınız için kasko poliçesi varsa sel hasarında ödemenin kapsamını kasko araçtaki sel hasarını karşılar mı yazısında okuyabilirsiniz.

Sel Sonrası Araç Zararında Görevli Yargı Yolu

Araç hasarında hangi yargı yoluna gidileceği her dosyada sabit değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.110, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini yazar. Kanun maddesi, işleteni veya sahibi kamu kuruluşu olan araçların sebep olduğu zararları da kapsar.

Kanun, karayolundaki sel ve su birikintisi zararını ismen anmaz. Bu zararın “bu Kanundan doğan sorumluluk” sayılıp sayılmayacağı, yani davanın adli mi idari yargıda mı görüleceği tartışmalıdır. Görev, olayın niteliğine göre belirlenir.

Konut ve işyeri zararlarında görevli mahkeme nettir. Bu yazıda anılan Danıştay kararları, belediye ve su idaresine karşı açılan bu davaları idari yargıda esastan karara bağlamıştır.

Yanlış yargı yoluna gitmek hakkı hemen kaybettirmez ama süreyi daraltır. Adli yargıdaki görevsizlik kararı kesinleşince, kesinleşmeyi izleyen günden itibaren otuz gün içinde idari yargıda dava açılabilir (2577 sayılı Kanun m.9/1). Adli yargıya başvuru tarihi, idari yargıya başvuru tarihi sayılır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası ek bir imkan verir. Otuz gün geçmiş olsa bile idari dava süresi henüz dolmamışsa o süre içinde dava açılabilir. Tam yargı davasında ayrıca m.13/2 gereği, görevsiz adli yargıya açılan davanın görev yönünden reddi halinde idareye ön başvuru şartı aranmaz.

Yargı yolundan emin değilseniz idareye yazılı başvuruyu süresi içinde yine de yapın. Bu, idari yargı yolunu açık tutar.

Sel Baskınında İdarenin Sorumluluğu Hakkında Sorular

Sel davalarında en sık karşılaşılan sorular kısa cevaplarıyla verilmiştir.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. Anayasa m.125/son fıkra. ↩
  2. 5393 sayılı Belediye Kanunu m.14/a ve m.15/e. ↩
  3. Danıştay 8. Daire, E.2022/969, K.2025/5712, 16.06.2025. ↩
  4. Danıştay 8. Daire, E.2024/256, K.2025/6538, 08.09.2025. ↩
  5. Danıştay 10. Daire, E.2022/1994, K.2024/1033, 21.03.2024. ↩
  6. Danıştay 8. Daire, E.2018/1859, K.2023/3117, 15.06.2023. ↩
  7. 7269 sayılı Kanun m.1. ↩
  8. 7269 sayılı Kanun m.40. ↩
  9. 7269 sayılı Kanun m.28/1. ↩
  10. 7269 sayılı Kanun m.29. ↩
Av. Hulusi Hatıpoğlu
Av. Hulusi Hatıpoğlu
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinden onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Avukatlık kariyerine Konya Barosu’nda başlayan Arb. Av. Hulusi Hatıpoğlu, kariyerini İstanbul’da devam ettirmektedir. Özellikle İş Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, ...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap