İcra Müdürlüğü İşlemini Şikayet Nasıl Yapılır?
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
İcra dairesinin yaptığı bir işlemin kanuna, usule veya somut olaya açıkça aykırı olması halinde, borçlu ya da menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler icra müdürlüğü işlemini şikayet yoluna başvurabilir. İcra memuru tarafından yapılan veya yapılmayan işlemler doğrudan hak kaybına yol açabildiğinden, kanun bu özel denetim yolunu öngörmüştür.
Şikayet yolu İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre icra müdürünün yaptığı işlemlere veya yapması gereken bir işlemi yapmamasına karşı ilgililer icra hukuk mahkemesine şikayet yoluna gidebilir. Şikayet kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması durumunda ise süre sınırı aranmaz.[1]
İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir icra hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Şikayet Kurumunun Hukuki Niteliği
İcra dairesinin işlemleri tarafların malvarlığı ve haklarını doğrudan etkilediğinden, bu işlemlerin denetimi için bir mekanizma gerekmiştir. Şikayet, klasik bir dava yolu değildir. Icra sürecini mahkeme denetimine açan, kendine özgü (sui generis) bir başvuru aracıdır.
İcra hukuk mahkemesi bu başvuruda esasa ilişkin bir yargılama yapmaz, yalnızca işlemin kanuna, usule ve yetki sınırlarına uygun olup olmadığını denetler. Amaç, alacaklının cebri icra yoluyla hakkını elde etme yetkisi korunurken, borçlunun ve üçüncü kişilerin keyfi veya hatalı işlemlerle zarara uğramasının önüne geçilmesidir.
Hangi İşlemler Şikayete Konu Olabilir?
İİK m.16 uyarınca icra dairesi işlemleri temelde üç başlık altında şikayete konu edilebilir. İlki, işlemin kanuna aykırı olmasıdır. Icra memurunun mevzuatı somut olaya yanlış veya eksik uygulaması bu kapsamdadır. Taraflar arasındaki özel sözleşmelere aykırılık ise tek başına şikayet sebebi oluşturmaz.
İkincisi, işlemin somut olaya uygun olmamasıdır. Kanunun icra memuruna takdir yetkisi tanıdığı durumlarda bu yetkinin olayın özellikleri gözetilmeden kullanılması buraya girer. Üçüncüsü, bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasıdır. Memurun görevli olduğu bir işlemi yapmaması veya gerekçesiz geciktirmesi bu kapsamda değerlendirilir ve bu üçüncü grup süre sınırına tabi değildir.[2]
Şikayet Süresi Nasıl Hesaplanır?
Şikayet kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. İşlem ilgiliye tebliğ edilmişse süre tebliğ tarihinden, tebliğ edilmemişse işlemin fiilen öğrenildiği andan başlar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve icra hukuk mahkemesi tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir.[3]
Maaş haczi gibi periyodik olarak tekrarlanan kesintilerde şikayet hakkı ilk haciz bildirimiyle sınırlı kalmaz. Her yeni aylık kesinti, o ay için ayrı bir yedi günlük şikayet süresi başlatan bağımsız bir işlem sayılır.
Süresiz Şikayet Mümkün Olan Haller

Şikayet Süresi ve Hesaplanması
İİK m.16’nın ikinci fıkrası uyarınca, bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı icra takibi devam ettiği sürece herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın şikayet yoluna başvurulabilir.[4] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu hükmü tarafların, üçüncü kişilerin ve kamunun menfaatini korumak için konulmuş emredici hükümlere aykırılık içeren işlemleri de kapsayacak şekilde yorumlamakta ve bu nitelikteki icra müdürlüğü işlemlerinin süreye bakılmaksızın incelenmesi gerektiğini kabul etmektedir.[5]
Uygulamada bu çerçevede süresiz şikayete konu edilen durumlara örnek olarak, kanuna aykırı şekilde hesaplanan harç veya vergi tahakkuku, dosya borcu hesabının açık hesaplama hatası içermesi veya icra dairesinin alacaklının usulüne uygun talebini gerekçesiz biçimde bekletmesi gösterilebilir. Süresiz şikayet hakkı sınırsız değildir. İcra takibi tamamen sonuçlanıp dosya kapandıktan sonra bu yola başvurulamaz.
Şikayet Başvurusunun Usulü
Şikayet başvurusu, işlemi yapan icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra hukuk mahkemesine yazılı dilekçeyle yapılır. Dilekçede şikayete konu işlem, hangi gerekçeyle kanuna veya usule aykırı olduğu, icra dosya numarası ve varsa dayanak belgeler açıkça belirtilmelidir.
Şikayet hasımsız bir başvuru değildir. Icra müdürünün işleminden kimin menfaat sağladıysa (örneğin haczin iptali isteniyorsa alacaklı) o taraf dilekçede karşı taraf olarak gösterilmelidir. İcra mahkemesi, şikayetçinin talep sonucu ile bağlıdır. Açıkça istenmeyen bir hususta kendiliğinden karar veremez.
Şikayet ivedi işlerden sayılır ve basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme, duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını kendisi takdir eder. Duruşma açılmazsa işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir.[6]
Şikayet Takibi Durdurur mu?
Şikayet yoluna başvurulması, icra mahkemesi aksi yönde karar vermedikçe takibi kendiliğinden durdurmaz.[7] Bu nedenle işlemin uygulanmaya devam etmesi telafisi güç bir zarar doğuracaksa, şikayet dilekçesinde ayrıca icranın geçici olarak durdurulması talep edilmelidir. Aksi halde haciz, satış veya tahsilat işlemleri mahkeme karar verene kadar sürer.
İcra Mahkemesi Hangi Kararları Verebilir?

İcra Mahkemesinin Verebileceği Kararlar
İcra mahkemesi şikayeti yerinde bulmazsa reddine karar verir ve şikayete konu işlem geçerliliğini korur. Şikayeti kabul ederse ya işlemi iptal eder ya da düzeltilmesine karar verir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin yapılmasını da emredebilir.[8] Mahkeme icra dairesinin yerine geçerek kendisi yeni bir işlem tesis edemez, yalnızca icra müdürlüğüne talimat verir.
Uygulamada sık karşılaşılan bir hata, icra müdürlüğünün verdiği bir karardan kendiliğinden dönerek ilk kararın aksine ikinci bir karar vermesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra müdürlüğü işlemlerinin bu şekilde tek taraflı olarak geri alınamayacağını, bir kararın ancak icra hukuk mahkemesine yapılacak usulüne uygun bir şikayet üzerine değiştirilebileceğini kabul etmektedir.[9]
Şikayetin Reddine İtiraz ve İstinaf Yolu
İcra mahkemesinin şikayet üzerine verdiği kararlara karşı, kanunda sayılan bazı istisnalar dışında, tebliğden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine (istinaf) başvurulabilir. İstinaf yolu, ait olduğu alacak, hak veya malın değerinin kanunda belirtilen parasal sınırı aşması şartına bağlıdır. Bu sınır İİK m.363’te düzenlenmiş olup yeniden değerleme oranına göre her yıl güncellenir. Kıymet takdirine ilişkin şikayetler gibi kanunda açıkça kesin sayılan kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır.[10]
Şikayet Sürecinde Avukat Desteğinin Önemi
Şikayet, sıkı usul kurallarına bağlı bir denetim yoludur. Yanlış mercie yöneltilen veya gerekçesi açıkça ortaya konulmayan başvurular esasa girilmeden reddedilebilir. Sürelerin doğru hesaplanması, doğru tarafın hasım gösterilmesi ve icranın durdurulması talebinin zamanında ileri sürülmesi, hak kaybının önüne geçilmesi açısından önem taşır.
İcra takibinin esasına yönelik itirazlar için İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?, itiraz süresi kaçırıldığında izlenecek yol için ise Ödeme Emrine İtiraz Süresi Kaçırılmışsa Yapılabilecek İtiraz (Gecikmiş İtiraz) yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra müdürlüğü işlemini şikayetle ilgili en çok sorulan sorular aşağıda yanıtlanmıştır.
İcra Hukuku Avukatımıza Ulaşın
İstanbul icra hukuku avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikayet süreçlerinde deneyimli kadrosuyla danışmanlık vermeye hazırdır. Sorularınız için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16/2 ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/190, K. 2022/828, T. 02.06.2022 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.22 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.17 ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2007/601, K. 2007/695, T. 03.10.2007 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363 ↩