İBAN Mağdurları Uyarlama Ceza İndirim Dilekçesi (TCK 158/4)

Bu dilekçe, dolandırıcılık (TCK 157/158) suçundan mahkûm olmuş ancak eylemi yalnızca suç faillerine banka hesabı veya IBAN kullandırmakla sınırlı kalmış kişilerin, cezalarının yeniden değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan bir "uyarlama talebidir".

{Mahkemenin Bulunduğu İl/İlçe} {Kararı Veren Mahkemenin Adı}'ne DOSYA NO: {Esas Numarası} E. - {Karar Numarası} K. TALEPTE BULUNAN (SANIK/HÜKÜMLÜ): Adı Soyadı: {Talepte Bulunanın Adı Soyadı} T.C. Kimlik No: {TC Kimlik Numarası} Adres: {İkametgâh Adresi} KONU: 12. Yargı Paketi çerçevesinde TCK m. 158'de gerçekleşen yasal değişiklikler uyarınca, TCK m. 7/2 gereği lehe kanun hükümlerinin tatbik edilmesi, hükmün uyarlanması, ceza miktarının yeniden tayin edilmesi ve infaz sürecinin bu doğrultuda düzeltilmesi isteminden ibarettir. AÇIKLAMALAR: 1- Sayın Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası arz edilen dosyasında, hakkımda Türk Ceza Kanunu'nun 157. ve/veya 158. maddelerine istinaden mahkûmiyet kararı tesis edilmiştir. 2- Hakkımdaki hükmün kesinleşmesinin akabinde yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi ile TCK m. 158'de sanık lehine oldukça mühim bir hukuki düzenleme yapılmıştır. Bu yeni düzenleme ışığında, dolandırıcılık suçuna iştirak ederken yalnızca banka hesabı, IBAN, banka kartı yahut ödeme aracı kullandıran; fakat asıl suç örgütlenmesinde bulunmayan, mağdurlarla irtibat kurmayan ve hileli işlemleri bizzat yapmayan kişilerin hukuki statülerinin ayrı bir zeminde değerlendirilmesi hüküm altına alınmıştır. 3- Kanun koyucunun bu değişiklikteki temel gayesi, suçu planlayan ve yöneten asli failler ile yalnızca banka hesaplarını kullandıran kişilerin aynı ağırlıkta cezalandırılmasının önüne geçmek ve ceza hukukunun temel prensiplerinden olan cezanın şahsiliği ilkesini somutlaştırmaktır. 4- Dava dosyam detaylıca tetkik edildiğinde; dolandırıcılık organizasyonunu kuran ve yöneten kişi olmadığım, mağdurlarla doğrudan hiçbir irtibat kurmadığım, hileli eylemleri icra etmediğim, ilan verme veya internet sitesi oluşturma gibi faaliyetlerde bulunmadığım aşikardır. Suçun idaresinde yer almadığım gibi dolandırıcılık eyleminin icra hareketlerine de katılmamış bulunmaktayım. Eylemim salt banka hesabı / IBAN kullanımına müsaade etmekten ibarettir. 5- Dosya muhteviyatındaki deliller bir bütün olarak incelendiğinde, hakkımdaki iştirak durumunun bu yeni yasal düzenleme çerçevesinde yeniden ele alınması zaruridir. Nitekim yeni düzenleme, suçun merkezinde yer alan şahıslar ile yalnızca hesap tahsis eden şahısların farklı hukuki neticelere tabi olmasını emretmektedir. 6- Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. amir hükmü gereğince; suçun işlendiği zaman dilimindeki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin birbirinden farklı olması durumunda, failin lehine olan kanunun uygulanması ve infaz olunması emredici bir kuraldır. Bu kural, kesinleşmiş mahkeme kararları yönünden de geçerliliğini korumaktadır. 7- Ceza hukukunun evrensel ilkelerinden olan kusur ilkesi, cezanın şahsiliği, orantılılık ve adalet ilkeleri bağlamında da dosyamın güncel mevzuat ışığında yeniden değerlendirilmesi icap etmektedir. 8- T.C. Anayasası'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi uyarınca aynı hukuki statüde bulunan şahıslara aynı kuralların uygulanması elzemdir. Kanun koyucunun iradesiyle getirilen bu yeni düzenlemenin tarafıma uygulanmaması, Anayasal eşitlik ilkesinin açıkça ihlali sonucunu doğuracaktır. 9- İzah edilen sebeplerle, dosyamın 12. Yargı Paketi hükümleri kapsamında tekrar incelenmesi, iştirak durumumun yeni yasal düzenlemeler ışığında tartışılarak hakkımda lehe olan hükümlerin tatbik edilmesi gerekmektedir. 10- Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerekir. Anılan 5275 sayılı Kanun'un 98/1-a maddesinde "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir" hükmüne yer verilmiştir. SONUÇ VE TALEP: Yukarıda ayrıntılarıyla arz ve izah edilen hususlar muvacehesinde; 31 Temmuz 2026 gün ve 33326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Yasa ile eklenen TCK'nın 158/4. maddesi uyarınca hakkımda UYARLAMA YARGILAMASI yapılmasına, Uyarlama sonrası belirlenecek cezanın, yasa gereği yarı oranında indirileceği ve bu karara karşı gidilecek yasa yolları süreci de gözetilerek 5275 SAYILI YASANIN 98/2 MADDESİ GEREĞİNCE CEZANIN İNFAZININ DURDURULMASINA, TCK 7/2 amir hükmü gereğince hakkımda lehe olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle hüküm tesisine, Karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. Tarih: {Dilekçenin Verildiği Tarih} Talepte Bulunan: {Talepte Bulunanın Adı Soyadı} İmza:

TCK 158 ceza indirimi dilekçe örneği, dolandırıcılık suçuna katkısı yalnızca banka hesabı, IBAN veya kart bilgisi sağlamakla sınırlı kalan sanık ya da hükümlülerin, 12. Yargı Paketiyle gelen lehe hükmün dosyalarına uygulanmasını istemek için kullandığı, mahkemede bir uyarlama yargılamasını başlatan başvuru metnidir.[1]

Bu değişiklik, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.[2]

Bu yazıda dilekçenin hangi durumlarda işe yaradığını, hangi mahkemeye verileceğini ve dayandığı hukuki gerekçeleri ele alıyoruz.

TCK 158 Ceza İndirimi Uyarlama Dilekçesi Hangi Durumlarda İşe Yarar?

Bu dilekçe, dolandırıcılık suçunun işlenişinde rolü yalnızca banka hesabı, IBAN veya kart bilgisi sağlamaktan ibaret kalan kişiler için hazırlanır. Suçu planlayan, organize eden veya mağdurla doğrudan iletişim kuran kişiler bu kapsamda değerlendirilmez.

Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine 12. Yargı Paketiyle eklenen dördüncü fıkra[3], böyle sınırlı bir katkısı bulunan kişilerin cezasının yarı oranında indirilmesini öngörür. Dilekçe devam eden bir yargılamada, istinaf veya Yargıtay aşamasında ya da kararı kesinleşip infaza geçmiş bir dosyada kullanılabilir.

Fıkranın tam metni şöyledir:

Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. (TCK m.158/4)

Fıkra, kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları da açıkça saymaktadır. Bu nedenle bir kripto borsası hesabının bilgilerini vermekle sınırlı katkı da aynı kapsamdadır.

Bilgi: Bu indirim yalnızca hesap veya kart bilgisi sağlamakla sınırlı katkısı bulunanlar içindir, suçu planlayan veya yöneten kişileri kapsamaz.

TCK 158/4 İndiriminden Kimler Yararlanır, Kimler Yararlanamaz?

Hükmün ayrım çizgisi, iştirakin gerçekten hesap veya kart bilgisi vermekle sınırlı kalıp kalmadığıdır. Uygulamada en çok tartışılacak nokta budur.

Aşağıdaki tablo, iştirakin niteliğine göre bu ayrımı özetler:

Yararlanabilecekler Yararlanamayacaklar
Suça katkısı yalnızca banka hesabını, IBAN’ını, kartını veya ödeme aracını vermekle sınırlı kalanlar Dolandırıcılığı planlayan, yöneten veya organize eden kişiler
Kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabının bilgilerini vermekle sınırlı katkısı olanlar Mağdurla doğrudan iletişim kuran, hileli söz veya işlem yapan kişiler
Mağdurla hiçbir aşamada iletişime geçmeyen, hileli işlemlere katılmayan kişiler Parayı çekip teslim eden veya para trafiğini yöneten kişiler (tartışmalı, dosyadaki delillere göre değerlendirilir)
Yalnızca hesap sahibi sıfatıyla dosyaya dahil edilen kişiler Başkalarını hesap vermeye ikna eden veya hesap toplayan kişiler

Dosyaların önemli bir kısmında hesap sahibi, gelen parayı ATM’den çekip elden teslim etmiştir. Fıkra “vermek fiiliyle sınırlı olması”nı aradığından, para trafiğine fiilen katılan kişi bakımından bu katkının hâlâ sınırlı sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır.

Kişinin talimatla mı hareket ettiği yoksa kendi iradesiyle mi bu işe dahil olduğu, mahkemenin değerlendirmesinde belirleyici olur.

Önemli: Parayı çekip teslim etme, ilan verme veya başka kişileri hesap vermeye ikna etme gibi ek fiiller dosyada sabitse, katkının “yalnızca hesap vermekle sınırlı” olduğunu savunmak güçleşir.[4]

Hakkında ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK 282) veya suç işlemek için örgüt kurma (TCK 220) suçundan hüküm kurulmuş kişiler bakımından bu indirim yalnızca dolandırıcılık suçundan verilen cezayı etkiler.

Aklama veya örgüt suçundan verilen ceza aynı kalır.

Kişi hakkında yardım eden sıfatıyla TCK 39 uygulanmışsa, o dosyada zaten ayrı bir indirim yapılmış demektir.[5] Yeni fıkra bu indirimden bağımsız bir indirim nedenidir; iştirak türüne göre bir ayrım yapmaz.

Bu nedenle yardım eden sıfatındaki kişi bakımından iki indirimin birlikte talep edilmesi gerekir.

TCK 158 Ceza İndirimi Uyarlama Dilekçesi Hangi Mahkemeye Verilir?

Dilekçenin muhatabı, dosyanın açıldığı tarihe göre değişir. 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi, 7571 sayılı Kanun’la 25 Aralık 2025’te değiştirilmiş ve nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK 158) ağır ceza mahkemesinin görev alanından çıkarılmıştır.[6] Bu tarihten sonra ilk kez açılan bir TCK 158 davasına artık asliye ceza mahkemesi bakar.

Aynı kanunla getirilen bir geçiş hükmü ise, 25 Aralık 2025’te ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan veya kanun yolu incelemesindeki dosyaların, kesin hükümle sonuçlanana kadar eski göreve göre ağır ceza mahkemesinde kalmaya devam edeceğini belirtir.[7]

Bu durumda açılacak uyarlama davasına da aynı mahkeme bakmaya devam eder. Uygulamada bu dilekçeyi verecek kişilerin büyük kısmı zaten kesinleşmiş veya infaz aşamasındaki dosya sahipleridir.

Önemli: Kesinleşmiş veya infaz aşamasındaki dosyalarda dilekçe genellikle ağır ceza mahkemesine, yeni açılan davalarda ise asliye ceza mahkemesine hitaben yazılır.

Dosyanın durumu Başvurulacak mahkeme
Karar kesinleşmiş, infaz aşamasında Kararı veren ağır ceza mahkemesi
İstinaf veya Yargıtay incelemesinde (dosya 25 Aralık 2025 öncesi açılmış) Ağır ceza mahkemesi
25 Aralık 2025 sonrası yeni açılan dava Asliye ceza mahkemesi
TCK 158 Ceza İndirimi Dilekçesi Hangi Mahkemeye Verilir?

TCK 158 Ceza İndirimi Dilekçesi Hangi Mahkemeye Verilir?

Kesinleşmemiş İBAN Cezalarında Ne Yapılmalıdır?

Dosyası istinaf veya Yargıtay aşamasında olan kişiler için kanun, ayrıca talep şartına bağlı olmayan bir mekanizma öngörmüştür.

7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin altıncı fıkrasına göre, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce TCK 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş olup dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan ve yeni dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemesi ceza dairelerindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilir, dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.[8]

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar da gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilir.

Bu aşamadaki dosyalarda ayrıca dilekçe verilmesi şart değildir. Ancak dosya sayısının yüksekliği nedeniyle gecikme yaşanabileceğinden, süreci hatırlatan kısa bir dilekçe vermek yararlı olur.

TCK 7/2: Lehe Kanunun Geçmişe Uygulanması İlkesi

Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası, bir suçun işlendiği tarihteki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan hükmün uygulanmasını zorunlu kılar.[9] Bu kural yalnızca sürmekte olan davaları değil, kesinleşmiş ve infazı devam eden hükümleri de kapsar.

Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. (TCK m. 7/2)

Kesinleşmiş bir hükümde bu ilkenin hayata geçirilmesi, uyarlama yargılaması adı verilen ayrı bir usulle olur. Mahkeme bu yargılamayı resen başlatabileceği gibi hükümlünün talebi üzerine de yürütebilir, çoğu zaman duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilir.

TCK 158/4 tam olarak bu ilkenin somut bir uygulamasıdır. Yeni fıkranın yürürlüğe girmesinden önce mahkum olan ve hükmü kesinleşen biri dahi, lehe hüküm gerekçesiyle uyarlama davası açılmasını isteyebilir. Mahkeme bu talebi incelerken dosyadaki somut delillere bakar, dilekçedeki iddiayı tek başına yeterli görmez.

Ceza İndirim Dilekçesiyle Ceza Ne Kadar İner?

İndirimin sonuç cezaya etkisini görmek için sık rastlanan bir hesaba bakmak yararlı olur.

Aşağıdaki tablo yalnızca bir örnektir, her dosyanın temel cezası ve uygulanacak artırım/indirim maddeleri farklılık gösterebilir.

Aşama Ceza
Temel ceza (TCK 158/1-f alt sınır) 4 yıl
TCK 158/3 (üç veya daha fazla kişiyle birlikte işleme, yarı oranında artırım) 6 yıl
TCK 158/4 (yarı oranında indirim) 3 yıl
TCK 62 (takdiri indirim, 1/6) 2 yıl 6 ay

Fıkra “verilecek ceza yarı oranında indirilir” demektedir ve hapis cezası ile adli para cezası arasında bir ayrım yapmamaktadır.

Bu nedenle indirimin adli para cezasını da kapsaması gerektiği görüşü ağır basmaktadır; dilekçede bu talebin açıkça yazılması yerinde olur.

İnfaz Aşamasındaki Hükümlüler İçin Ek İmkan: Etkin Pişmanlık

7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, infaz aşamasındaki hükümlülere ikinci bir imkân tanımaktadır.[10] Şartları şöyledir:

  • Kanunun yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026’dan önce TCK 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş olmalı.
  • Dosya infaz aşamasında olmalı.
  • Hükümlü hakkında daha önce TCK 168 uygulanmamış olmalı.
  • Hükümlü, yeni dördüncü fıkranın uygulanacağı kişilerden olmalı.

Bu şartları taşıyan hükümlü, mağdurun zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse, TCK 168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir.

Bu hüküm cezanın yarısına kadarını indirebilir.[11]

Uyarı: Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Kısmi ödeme yeterli değildir, zararın tamamen giderilmesi gerekir.

158/4’ün yarı oranındaki indirimi ile TCK 168/2’nin etkin pişmanlık indirimi birlikte devreye girdiğinde sonuç ceza daha da aşağıya inebilir.

Zararı karşılayabilecek durumdaki hükümlüler bakımından bu iki yolun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

İban Mağdurları Ceza İndirim Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

Mahkemenin talebi hızlı değerlendirebilmesi için dilekçede şu bilgiler eksiksiz yer almalıdır:

  • Mahkumiyet kararını veren mahkeme ile dosyanın esas/karar numarası.
  • Başvuru sahibinin kimlik ve adres bilgileri.
  • Mahkumiyetin TCK 157 mi yoksa 158. madde kapsamında mı verildiği.
  • Eylemin yalnızca hesap veya kart bilgisi sağlamakla sınırlı olduğuna dair somut anlatım.
  • Talep edilen hususların açık ve numaralı biçimde sıralanması.

Not: Bu bilgilerden biri eksik kalırsa mahkeme ek açıklama isteyebilir, bu da süreci uzatabilir.

İban Mağdurları Ceza İndirim Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

İban Mağdurları Ceza İndirim Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

Ceza Uyarlama Dilekçesiyle Birlikte Sunulması Gerekenler

Dilekçeye mahkumiyet hükmünün veya ilamın bir örneği eklenir. Kararın kesinleştiğini gösteren şerh ya da infaz durumunu belirten belge de dosyanın hızlı bulunmasını sağlar.

Avukat aracılığıyla başvuruluyorsa vekaletname örneği de dilekçeye eklenir. Eksik belge, mahkemenin ek süre vermesine ya da dosya üzerinden kendi araştırmasını yapmasına yol açabilir.

Ceza İndirim Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir?

Avukat aracılığıyla başvuruluyorsa dilekçe, UYAP Avukat Portalı üzerinden doğrudan dosyaya elektronik olarak gönderilebilir.

Hükümlü cezaevindeyse dilekçe, kurum idaresine verilir ve kurum kayıtlarına girdiği tarihte mahkemeye verilmiş sayılır.

Dışarıdaki sanık veya hükümlü, dilekçeyi hükmü veren mahkemenin bulunduğu adliyenin ön bürosuna elden verebilir veya UYAP Vatandaş Portalı üzerinden dosyasına gönderebilir.

Esas ve karar numarasının doğru yazılması önemlidir, yanlış numara dosyanın bulunmasını geciktirir.

Ceza İndirim Dilekçesi Hazırlarken Sık Yapılan Hatalar

  • Kesinleşmiş hükümde uyarlama talebini Yargıtaya veya bölge adliye mahkemesine yöneltmek; talep hükmü veren ilk derece mahkemesinden istenmelidir.
  • Uyarlama talebinin infazı kendiliğinden durduracağını sanmak; koşullu salıverilme tarihi geçmişse bu ayrıca ve somut biçimde belirtilmelidir.
  • İndirim talebini yalnızca hapis cezasıyla sınırlı yazmak; adli para cezası bakımından da talepte bulunulmalıdır.
  • Ret kararına karşı süresinde itiraz etmemek; itiraz edilmezse ret kararı kesinleşir.

Harbiye Hukuk Olarak TCK 158 ile İlgili Desteklerimiz

TCK 158/4 kapsamındaki uyarlama dilekçeleri, her dosyanın kendine özgü delillerine göre şekillenir. İştirakin gerçekten hesap vermekle sınırlı kalıp kalmadığı, dosyadan dosyaya değişir.

Bu nedenle hazır bir metni doğrudan kopyalamak yerine, hata yapmamak için mutlaka hukuki danışmanlık almanızı öneririz. Yanlış kurulan bir dilekçe hem zaman kaybettirir hem de talebin reddine yol açabilir.

Harbiye Hukuk Bürosu olarak İBAN mağduriyeti dosyalarında uyarlama ve etkin pişmanlık başvurularınız için destek veriyoruz. Danışmanlık almak isterseniz bize 7 gün 24 saat iletişim sayfamızdan veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

TCK 158 Ceza İndirimi Dilekçesi Hakkında Sorular

Bu TCK 158/4 uyarlama ceza indirimi dilekçesiyle ilgili en sık gelen soruları burada yanıtladık.



Kaynaklar

  1. 7589 sayılı Kanun m.13
  2. 7589 sayılı Kanun m.26
  3. TCK m.158/4
  4. TCK m.158/4
  5. TCK m.39/1
  6. 5235 sayılı Kanun m.12
  7. 5235 sayılı Kanun Geçici Madde 7
  8. 7589 sayılı Kanun Geçici Madde 1/6
  9. TCK m.7
  10. 7589 sayılı Kanun Geçici Madde 1/7
  11. TCK m.168/2
Av. Haşim Elmas
Av. Haşim Elmas
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Arabuluculuk, Uzlaştırmacılık ve Ceza alanlarında uzmanlık sertifikalarına sahiptir. Başta İş, T...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap

Dilekçe Alanları
Form alanlarını doldurduğunuzda dilekçe metni otomatik güncellenecektir.