Aile HukukuÖN İNCELEME DURUŞMASI NEDİR

Kazai rüşt, Türk Medeni Hukuku’nda 18 yaşından önce mahkeme kararıyla ergin (reşit) sayılma durumudur. Normalde bir kişi, 18 yaşını doldurarak veya evlenerek erginlik kazanır. Ancak istisnai durumlarda, henüz 18 olmadan da yargı kararıyla erginlik elde edilebilir. Halk arasında ergin kılınma davası olarak da bilinen kazai rüşt sayesinde, yeterli olgunluğa erişmiş bir genç, reşit kabul edilerek hukukî işlemlerini kendi adına ve tek başına yapabilme ehliyeti kazanır. Bu sayede 18 yaşını beklemeden sözleşme imzalamak, mal mülk alıp satmak, ticari faaliyette bulunmak gibi işlemleri velisinin onayı olmaksızın gerçekleştirebilir.

Kazai Rüşt Kararı Alınması İçin Şartlar

Türk Medeni Kanunu’nun 12. maddesine göre “on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.” Bu hüküm doğrultusunda kazai rüşt kararı alınabilmesi için aranan başlıca şartlar şunlardır:

  • En Az 15 Yaşında Olma: Mahkeme, yalnızca 15 yaşını doldurmuş olan bir küçüğü ergin kılabilir. Bu yaş sınırı kanunda kesin olarak belirtilmiştir. Diğer koşullar tam olsa bile, başvuran henüz 15 yaşını bitirmemişse dava olumlu sonuçlanamaz. (Not: Başvuru tarihi itibarıyla 15 yaş henüz dolmamış olsa bile, karar verileceği sırada 15 yaş tamamlanmış olmalıdır. Mahkeme, başvuru sürecinde çocuk 15’e ulaşana kadar bekleyecektir.)
  • Küçüğün Kendi İsteği: Ergin kılınma davasının bizzat küçüğün talebi ile açılması gerekir. Yani çocuğun kendisi reşit olmak istemiyorsa, anne-babanın tek başına bu süreci yürütmesi mümkün değildir. Bu şart, küçüğün iradesine saygı ve kararın sonuçlarının farkında olması açısından önemlidir. Zira kazai rüşt ile birlikte çocuk, ailesinin bakım ve koruması altından çıkarak hukuki sorumluluğu kendisine alacaktır. Bu nedenle kanun, böyle önemli bir statü değişikliğinde küçüğün arzusunun bulunmasını zorunlu kılmıştır.
  • Velinin (Ebeveynin) veya Yasal Temsilcinin Rızası: Başvuran küçüğün velayet hakkına sahip olan ebeveyninin onayı da gerekir. Kural olarak velisi anne ve babasıdır; bu nedenle anne ve babanın izin vermesi beklenir. Evlilik birliği devam ediyorsa ve velayet ortak kullanılıyorsa her iki ebeveynin de rızası aranır. Nitekim Türk Medeni Kanunu m.336 gereği evlilik sürerken anne ve baba velayeti birlikte taşır. Yargıtay da bir kararında, anne veya babadan yalnız birinin izniyle ergin kılınma kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır (Yargıtay 2. HD 03.03.2004 T., 2004/1635 E., 2004/2614 K.). Eğer anne-baba boşanmış ise, çocuğun velayetine sahip olan ebeveynin onayı yeterli olacaktır. Ebeveynlerden biri velayet hakkına sahip değilse veya hayatta değilse, diğerinin izni tek başına yeterlidir. Vasi durumu: Şayet çocuk bir vasi (yasal temsilci) altında ise, bu takdirde vasi ile birlikte vesayet makamının (denetim merciinin) da izni alınmalıdır. Velisi olmayan veya velayet altında bulunmayan küçüğün ergin kılınması sürecinde, hem atanmış vasinin hem de vesayet denetimi yapan mahkemenin onayı gerekecektir.
  • Haklı Bir Gerekçe ve Küçüğün Menfaati: Mahkemenin ergin kılınma talebini kabul edebilmesi için, bu talebin küçüğün menfaatine uygun düşmesi gerekir. Başka bir deyişle, reşit olmasının çocuğa somut bir yarar sağlaması veya önemli bir ihtiyacı karşılaması beklenir. Örneğin, ekonomik bir faaliyete atılacak olması, miras veya malvarlığı işlemleri için beklemesinin zarara yol açacak olması, eğitim veya kariyer fırsatları gibi haklı sebepler öne sürülebilir. Mahkeme, davayı değerlendirirken talebin gerekçesini inceler; eğer ergin kılınma isteğinin makul ve çocuğun yararına olmadığı kanaatine varırsa talebi reddedebilir. Bu nedenle, dava dilekçesine talebi haklı gösteren belgelerin (örneğin iş/okul kabul belgeleri, sözleşmeler vb.) eklenmesi, gerekirse tanık beyanları veya uzman raporlarıyla destek sağlanması oldukça faydalıdır. Nitekim Yargıtay, bir kararında ergin kılınma talebinde hukuki yarar bulunmasını aramış ve somut durumda bu yarar mevcutsa talebin kabulü gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD 14.01.2019 T., 2017/8197 E., 2019/276 K.).

Yukarıdaki koşulların tamamı sağlandığında kazai rüşt için başvuru yapmak mümkün hale gelir. Ancak bu şartların varlığı otomatik olarak davanın kabul edileceği anlamına gelmez. Kanun hakime takdir yetkisi tanımıştır; yani tüm kriterler yerine gelse bile, hakim somut olayın koşullarına bakarak ergin kılınmanın uygun olmadığı kanaatine varırsa talebi reddedebilir. Dolayısıyla her başvuru, hakim tarafından ayrı ayrı değerlendirilir.

Kazai Rüşt Davası Nasıl Açılır? (Başvuru Yeri ve Süreci)

Kazai rüşt davası, resmi olarak bir çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Yani ortada bir davalı taraf bulunmaz; mahkeme sadece başvurucunun talebini inceleyip karara bağlar. Bu davanın açılacağı görevli mahkeme, küçüğün yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme de başvuranın ikametgâhının bulunduğu sulh hukuk mahkemesidir.

Başvuru Süreci: Ergin kılınmak isteyen genç (15 yaşını doldurmuş olmak kaydıyla), velisi/vasisi ile birlikte bir dilekçe ile sulh hukuk mahkemesine başvurur. Dilekçede, ergin kılınma talebinin dayanakları ve gerekçeleri açıkça belirtilmeli, yukarıda bahsedilen şartların mevcut olduğu ortaya konmalıdır. Mahkemeye sunulacak belgeler arasında başvuranın kimlik bilgileri, doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği (yaşını tevsik için), velisinin yazılı rıza beyanı (eğer dava dilekçesini birlikte imzalamamışsa noter onaylı izin belgesi şeklinde) ve talebi haklı gösterir diğer belgeler yer alır. Örneğin, başvuru gerekçesi eğitim ise okul kayıt belgeleri, çalışmak ise iş sözleşmesi teklifi, malvarlığıyla ilgiliyse tapu veya miras belgeleri sunulabilir.

Mahkeme, başvuru alındıktan sonra genellikle bir duruşma günü tayin eder. Bu duruşmada başvuran küçüğün bizzat hazır bulunması istenir. Hakim, küçüğün gerçekten bu isteğe sahip olup olmadığını, kararın önemini kavrayıp kavramadığını anlamak için onunla konuşacaktır. Ayrıca velisi veya vasisi de dinlenerek onayının devam edip etmediği ve talebin gerekçesi sorulur. Hakim, gerek gördüğü takdirde tanıkları dinleyebilir veya uzman görüşü alabilir (örneğin, küçüğün psikolojik olgunluğu konusunda). Özellikle anne ve babanın her ikisinin de velayet hakkı varsa, her ikisinin de mahkemede hazır bulunması veya rıza verdiklerini gösterir belge sunmaları beklenir. Ebeveynlerden biri başlangıçta davaya katılmamışsa, hakim eksik rızanın tamamlanması için süre tanıyabilir; bu süre içinde diğer ebeveynin noter onaylı izni getirilmeli ya da mahkemeye katılımı sağlanmalıdır. Aksi halde, gerekli izin olmadan davam progress edemeyecektir.

Mahkeme Kararı ve İlanı: Sulh Hukuk Mahkemesi, tüm şartların mevcut olup olmadığını ve ergin kılınmanın gencin menfaatine uygun düşüp düşmediğini detaylı bir değerlendirme sonucunda takdir eder. Eğer hakim talebi yerinde görürse, yani kanuni koşullar sağlanmış ve talep haklı bulunmuşsa, ergin kılınma kararı verilir. Hakim kararında, Türk Medeni Kanunu gereği, küçüğün hangi tarihten itibaren ergin sayılacağını da tespit edip ilan eder. Genellikle bu tarih, kararın verildiği tarihtir ve kararın kesinleşmesiyle birlikte başvuran artık resmen reşit kabul edilir. Mahkeme kararı, nüfus müdürlüğüne bildirilerek kişinin nüfus kayıtlarına “ergin kılındı” şerhi düşülür. Böylece hukuken 18 yaşını doldurmuş biriyle aynı statüye sahip olması sağlanır.

Eğer mahkeme talebi reddederse, başvuran reşit olmaz ve mevcut velayet/vesayet durumu aynen devam eder. Ret kararına karşı kanun yoluna (istinaf/temyiz) başvurulabilir; fakat uygulamada genellikle reddedilen taleplerde, koşullar iyileşip tekrar deneme imkânı da bulunmaktadır (örneğin bir süre sonra daha güçlü gerekçelerle yeni bir başvuru yapılabilir).

Kazai Rüşt Kararının Sonuçları Nelerdir?

Mahkeme kararıyla ergin kılınan bir kişi, hukuken tam ehliyetli bir ergin gibi muamele görmeye başlar. Bunun günlük hayata ve hukuki işlemlere yansıyan başlıca sonuçları şöyledir:

  • Velayet/Vesayetin Sona Ermesi: Kazai rüşt kararı ile birlikte gencin velisi veya vasisi üzerindeki yasal velayet/vesayet sona erer. Artık anne-baba ya da vasinin onayı veya müdahalesi olmaksızın kendi kararlarını verebilir. Ebeveynlerin, çocuk üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülükleri hukuken biter. Reşit kılınan kişi, ikametgâhını seçmekten eğitim ve iş kararlarına kadar her konuda kendi iradesiyle hareket edebilir.
  • Hukuki İşlem Ehliyeti: Ergin kılınan kişi, tıpkı 18 yaşını doldurmuş bir yetişkin gibi tam hukuki işlem ehliyeti kazanır. Mali ve hukuki her türlü sözleşmeyi tek başına yapabilir. Örneğin, satış sözleşmesiyle mal veya mülk alıp satabilir, bağış yapabilir, bankada hesap açabilir ve kredi sözleşmesi imzalayabilir, çek ve senet gibi kıymetli evrak düzenleyebilir. Kişi artık kendi adına malvarlığına ilişkin tasarruflarda bulunma hakkına sahiptir.
  • Dava ve Resmî İşlem Ehliyeti: Reşit kılınan birey, mahkemelerde kendi adına dava açma veya savunma yapma ehliyeti kazanır. Artık velisi onun yerine dava açmak zorunda değildir; kendisi bir davada taraf olabilir, avukat tutabilir, resmi makamlardaki işlemlerini (noter işlemleri, tapu işlemleri vb.) bizzat yürütebilir.
  • Çalışma ve Ticari Faaliyetler: Kazai rüşt, gence çalışma ve ticari alanda da tam serbesti sağlar. Kendi başına işyeri açabilir, şirket kurabilir veya bir şirkete ortak olabilir, esnaf veya tacir sıfatını kazanabilir. Ayrıca dernek kurma veya bir derneğe üye olma haklarını da tek başına kullanabilir. Devlet memurluğu gibi normalde erginlik şartı aranan pozisyonlar için de başvuru imkânı doğar. Örneğin, yürürlükteki mevzuata göre bir meslek veya sanat okulunu bitiren ve kazai rüşt almış olan genç, 18 yaşını beklemeden bazı kamu görevlerine (Devlet memurluğuna) başvurabilme hakkına sahip olur.
  • Evlenme Ehliyeti: Mahkeme kararıyla reşit olan kişi, yasal evlenme yaşına ulaşmış ise evlilik işlemlerini de velisinin iznine gerek olmadan gerçekleştirebilir. Türkiye’de evlenme yaşı normalde 17’dir (17 yaşını dolduranlar, yasal temsilci izni ile evlenebilir; 16 yaşını dolduranlar ise mahkeme izniyle evlenebilir). Kazai rüşt kararı, kişiye genel erginlik statüsü verdiği için, eğer 17 veya daha büyük yaşta ise artık evlenmek için velisinin onayını aramaya gerek kalmadan evlenebilir. Ancak kazai rüşt, evlenme yaşını düşürmez; yani kişi 16 yaşındaysa reşit olmuş olsa bile yine de evlenebilmek için kanunun öngördüğü olağanüstü durumlarda mahkeme izni şartına tabidir. Kısacası ergin kılınma, evlenme izni yerine geçmez; sadece reşit olmanın genel hukuki sonuçlarını sağlar.
  • Cezai Sorumluluk: Kazai rüşt kararı sivil haklar bakımından erginlik sağlarken, ceza hukuku alanında ayrı bir düzen söz konusudur. Türk Ceza Kanunu’na göre 18 yaşından küçük herkes “çocuk” kabul edilir ve suça sürüklenmeleri halinde yaş indirimlerinden yararlanır. Mahkemece ergin kılınma, kişiyi ceza hukuku açısından otomatik olarak yetişkin konumuna getirmez. Dolayısıyla 15-17 yaş aralığında işlenen suçlar bakımından fail, kazai rüşt almış olsa bile kanunen çocuk hükmündedir ve ceza sorumluluğu yaşı hükümleri uygulanmaya devam eder. (Örneğin, 16 yaşında reşit kılınan bir genç suç işlerse, 18’den küçük olduğu için yine çocuklara özgü yargılama usulü ve ceza indirimi gibi haklar geçerli olacaktır.)
  • Yaşa Bağlı Hakların Sınırı: Önemle vurgulamak gerekir ki, kazai rüşt kişinin biyolojik yaşını değiştirmez. Sadece yapabileceği işlemler bakımından onu ergin kılar. Bu nedenle, kanunlarda doğrudan belli bir yaş sınırına bağlanmış haklar kazai rüşt ile erken elde edilemez. Kişi hukuken reşit olsa da kronolojik yaşı kaç ise o muameleye tabi olacaktır. Örneğin, seçme ve seçilme yaşı Anayasa’da 18 olarak belirlendiği için, 16 veya 17 yaşında mahkeme kararıyla ergin kılınmış bir genç henüz oy kullanamaz veya milletvekili adayı olamaz. Benzer şekilde, ehliyet alma yaşı gibi doğrudan yaş kriterine dayalı konularda da ilgili yaş dolmadan kazai rüşt herhangi bir ayrıcalık tanımaz.

Yukarıdaki hak ve yetkilerle beraber, kazai rüşt kararı ile birey tüm yasal yükümlülükleri de kendi üzerine almış olur. Örneğin yaptığı sözleşmelerden doğan borçlardan şahsen sorumlu hale gelir, gerekirse ifa etmeme durumunda hakkında icra takibi yapılabilir. Artık aile hukuku anlamında “çocuk” olmadığı için, velisinin onun adına maddi sorumluluk üstlenmesi beklenmez. Bu yönüyle, ergin kılınma kararının getirdiği haklar kadar sorumluluklar da bulunduğu unutulmamalıdır.

Kazai Rüşt Davası Ne Kadar Sürer?

Kazai rüşt davası, ortalama olarak 6 ay kadar sürmektedir. Bu süre, mahkemenin iş yüküne ve yapılacak incelemelere göre farklılık gösterebilir. Bazı durumlarda, tüm belgeler tam olup süreç sorunsuz ilerlerse birkaç ay içinde karar çıkabileceği gibi; mahkemenin ek delil istemesi, ebeveyn rızasının tamamlattırılması, uzman raporu alınması gibi durumlarda süreç uzayabilir. Büyük şehirlerde mahkeme yoğunluğu sebebiyle duruşma günleri ileri tarihe verilebilmektedir. Yine de, çekişmesiz yargı işi olması ve genellikle tek celsede karara bağlanabilmesi nedeniyle, kazai rüşt davaları çok uzun süren davalar değildir.

Kazai Rüşt Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti

2025 yılı için bir kazai rüşt davasının ortalama masrafı ~8.000 TL civarındadır. Bu tutara, mahkeme harç ve giderleri dahildir. Davanın seyri sırasında ekstra işlemler gerekirse (örneğin ilan yapılması, ek raporlar alınması vb.), ilave masraflar çıkabileceği unutulmamalıdır. Her somut olayın koşulu farklı olduğundan, kesin bir rakamdan ziyade yaklaşık bir tutar belirtmek mümkündür.

Avukatlık ücreti ise bu tutardan ayrı olup, dava için bir avukatla anlaşıldığında taraflar arasında belirlenir. Türkiye Barolar Birliği’nin ve ilgili baronun belirlediği asgari ücret tarifeleri bu konuda yol göstericidir ancak kesin ücret, davanın zorluk derecesine, iş yüküne ve avukatın tarifesine göre değişkenlik gösterir. Örneğin İstanbul Barosu’nun 2025 tavsiye tarifesinde kazai rüşt davaları için belirli bir alt limit belirtilmiştir, fakat deneyimli bir avukat kendi ücretini tarife üzerinde de belirleyebilir. Bu nedenle avukatla müvekkil, somut durumun şartlarını değerlendirerek bir ücret anlaşması yaparlar.

Not: Kazai rüşt davası, kişinin kişisel statüsünü etkileyen önemli bir süreç olduğundan, avukatla çalışılacaksa vekâletnamede özel yetki bulunmasına dikkat edilmelidir. Ergin kılınma talebi, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan sayıldığı için, vekilin bu davayı açmaya yetkili olduğunun vekâletnamede açıkça yazılı olması gerekir. Genel vekâletnameyle dava açılırsa, mahkeme eksikliğin giderilmesi için süre verebilir.

Sonuç

Kazai rüşt davası, bir gencin hayatında dönüm noktası olabilecek sonuçlar doğuran, dikkatle yürütülmesi gereken bir hukuki işlemdir. Mahkeme kararıyla ergin kılınan kişi, hukuki olarak yetişkinlerin sahip olduğu hemen hemen tüm hak ve yetkilere kavuşmaktadır. Bu da eğitimden iş hayatına, malvarlığı yönetiminden kişisel kararlara kadar geniş bir yelpazede bağımsızlık anlamına gelir. Ancak bu bağımsızlık, beraberinde sorumlulukları da getirmektedir. Dolayısıyla, sürece başlamadan önce şartların tam olarak sağlandığından emin olunmalı ve dava dosyası titizlikle hazırlanmalıdır.

Mahkemenin talebi reddetmemesi için, başvuru gerekçesinin sağlam temellere dayanması ve gerekli tüm izinlerin/prosedürlerin eksiksiz yerine getirilmesi büyük önem taşır. Bu noktada, uzman bir aile hukuku avukatından destek almak faydalı olacaktır. Deneyimli bir avukat, hem gerekli belgelerin hazırlanmasında yardımcı olabilir hem de yargılama sırasında ortaya çıkabilecek pürüzleri öngörerek çözüm üretebilir. Sonuç olarak, kazai rüşt sayesinde gerekli görülen hallerde bireyler erginliğe adım atabilmekte; fakat bu adımın doğru ve yasal zeminde atılması için süreç profesyonelce yönetilmelidir.

Kazai Rüşt Nedir Kazai Rüşt (Ergin Kılınma) Davası Şartları ve Süreci

Kazai Rüşt Nedir Kazai Rüşt (Ergin Kılınma) Davası Şartları ve Süreci

 

Kazai Rüşt Davası Hakkında Sık Sorulan 20 Soru ve Cevap

KAZAİ RÜŞT NEDİR?

Kazai rüşt, bir küçüğün mahkeme kararıyla yasal olarak reşit (ergin) sayılması demektir. Başka bir deyişle, 18 yaşından önce istisnai olarak mahkeme tarafından erginlik kazanılmasıdır. Bu sayede belirli şartları taşıyan gençler, bazı hukuki işlemlerini ailesinin onayı olmaksızın bağımsız yapma imkanına kavuşur.

KAZAİ RÜŞT KARARI NASIL ALINIR?

Kazai rüşt kararı alabilmek için öncelikle sulh hukuk mahkemesinde bir ergin kılınma davası açılır. Başvuru dilekçesiyle birlikte gerekli belgeler mahkemeye sunulur ve duruşma yapılır. Hakim, küçüğün yaşını (en az 15), olgunluğunu ve menfaatini değerlendirdikten sonra şartlar uygunsa kazai rüşt kararı verir ve kararın geçerli olacağı tarihi belirler.

KAZAİ RÜŞT İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR?

Bu kararın verilebilmesi için Türk Medeni Kanunu m.12‘ye göre bazı şartlar vardır: Başvuranın en az 15 yaşını doldurmuş olması, kendi isteğinin bulunması ve velisinin rızasının olması gerekir. Ayrıca mahkeme, küçüğün ergin kılınmasında haklı bir menfaati olup olmadığını da inceler. Tüm bu koşullar sağlanmadıkça kazai rüşt kararı verilmez.

KAZAİ RÜŞT İÇİN YAŞ SINIRI NEDİR?

Kazai rüşt davasına başvurabilmek için 15 yaşını tamamlamış olmak şarttır. Kanun, 15 yaşından küçüklerin mahkeme kararıyla ergin kılınmasına izin vermez. Yani 15 yaşını doldurmadan kazai rüşt başvurusu yapılsa bile karar, çocuk 15’i bitirmeden çıkmaz.

KAZAİ RÜŞT DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?

Bu davayı, ergin kılınmak isteyen küçüğün yasal temsilcileri açabilir. Uygulamada davacı, reşit olmak isteyen çocuğun velisi veya vasisi olarak gösterilir. Çünkü çocuk henüz tam fiil ehliyetine sahip olmadığından, velisi/vasisi onun adına mahkemeye başvuru yapar (ancak çocuğun kendi rızası ve talebi de dilekçede bulunmalıdır).

KAZAİ RÜŞT İÇİN VELİ İZNİ GEREKLİ Mİ?

Evet, velayet altında olan bir çocuk için anne ve babanın izni şarttır. Ebeveynler evliyse velayeti birlikte kullandıklarından yalnız bir ebeveynin izni tek başına yeterli olmaz. Eğer ana-babadan biri yoksa ya da velayet tek bir ebeveynde ise, o takdirde mevcut velinin rızası aranır. Vesayet altındaki çocuklarda ise vasi ile vesayet makamının onayı gerekir.

KAZAİ RÜŞT DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?

Kazai rüşt davası, çekişmesiz yargı türünden bir iş olup sulh hukuk mahkemesinde görülür. Başvurunun, küçüğün yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılması gerekir. Dava hasımsız (karşı tarafı olmayan) bir dava olarak açılır ve hakim gerekli incelemeleri yaparak karar verir.

KAZAİ RÜŞT DAVASI NE KADAR SÜRER?

Bu davanın süresi mahkemelerin iş yoğunluğuna ve olayın özelliklerine göre değişebilir. Şartlar tam ve belgeler eksiksiz ise kazai rüşt davası genellikle kısa sürede sonuçlanır. Uygulamada duruşmalar çoğunlukla 1-2 celsede biter; yaklaşık birkaç hafta ile birkaç ay arasında karar çıkabilir diyebiliriz.

KAZAİ RÜŞT DAVASI MASRAFLARI NE KADAR?

Kazai rüşt davası, nispeten düşük masraflı bir hukuki süreçtir. Davayı açarken cüzi bir harç ve tebligat giderleri ödenir (bu tutarlar her yıl güncellenir ve makuldür). Avukat tutmak isterseniz, avukatlık ücreti ayrıca olacaktır; ancak zorunlu olmadığı için, isteyen veliler bu davayı kendi başlarına da açabilirler.

KAZAİ RÜŞT DAVASI NEDEN REDDEDİLİR?

Mahkeme, gerekli yasal şartlar sağlanmazsa talebi reddeder. Örneğin başvuran çocuk henüz 15 yaşında değilse, anne-baba rızası yoksa ya da ergin kılınmanın çocuğun menfaatine olmadığı anlaşılıyorsa karar olumsuz olabilir. Hakim, küçüğün yeterince olgun olmadığını veya talebin haklı bir nedene dayanmadığını düşünürse de kazai rüşt istemini kabul etmeyebilir.

KAZAİ RÜŞT OLAN KİŞİ HANGİ HAKLARA SAHİP OLUR?

Mahkemece ergin kılınan (kazai rüşt almış) kişi, artık hukuken yetişkin kabul edilir. Böylece tıpkı 18 yaşını doldurmuş biri gibi tüm medeni haklarını tek başına kullanabilir. Örneğin sözleşme imzalama, dava açma, mal mülk alıp satma, banka hesabı açma gibi işlemleri kendi başına yapma ehliyetine kavuşur. Kısaca kazai rüşt ile tam fiil ehliyeti kazanır ve veli onayına ihtiyaç duymadan hayatını idare edebilir.

KAZAİ RÜŞT OLAN KİŞİ EVLENEBİLİR Mİ?

Hayır, kazai rüşt kararı, evlilik için gereken yaş şartını ortadan kaldırmaz. Türk Medeni Kanunu’na göre evlenme yaşı ayrı düzenlenir: normalde 17 yaşını doldurmak ve aile izni gerekir, istisnaen 16 yaşında hakim izniyle evlenilebilir. Kazai rüşt sahibi olsa bile kişi 18 yaşından önce kendi başına evlenemez. Yani mahkemece ergin kılınmak, evlilik hakkı için tek başına yeterli değildir.

KAZAİ RÜŞT OLAN KİŞİ EHLİYET ALABİLİR Mİ?

Hayır. Sürücü belgesi (ehliyet) almak için kanunen aranan asgari yaş 18’dir, bu kural kazai rüşt durumunda da değişmez. Ergin kılınmış bir genç, hukuken tam ehliyetli olsa da trafik mevzuatı gereği 18 yaşını doldurmadan sürücü belgesi alamaz.

KAZAİ RÜŞT OLAN KİŞİ OY KULLANABİLİR Mİ?

Hayır, seçme ve seçilme hakkı kazai rüşt ile erken kazanılmaz. Oy kullanabilmek ve aday olabilmek için yine 18 yaşını doldurmuş olmak şarttır. Yani mahkeme kararıyla ergin kılınan kişi, reşit olsa bile 18 yaş altındayken genel seçimlerde oy kullanamaz ve siyasi hakları kullanabilmesi için kanunda öngörülen yaşa ulaşması gerekir.

KAZAİ RÜŞT BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ BELGELER NELERDİR?

Bu dava için öncelikle bir dava dilekçesi hazırlanır. Dilekçeyle birlikte başvuran küçüğün nüfus cüzdanı fotokopisi, doğum belgesi ve nüfus kayıt örneği eklenmelidir. Ayrıca anne ve babanın rıza beyanları (mümkünse noter onaylı) ve ergin kılınma talebinin gerekçesini gösteren belgeler (örneğin iş kurma planı, sözleşme veya eğitim belgesi gibi) dosyaya konulur. Vesayet durumu varsa vasi atama kararı ve izin belgeleri de sunulmalıdır.

KAZAİ RÜŞT DAVA DİLEKÇESİ NASIL YAZILIR?

Dilekçe, davanın açılacağı sulh hukuk mahkemesine hitaben yazılır ve standarda uygun olmalıdır. İçeriğinde küçüğün kimlik ve yaş bilgileri, kazai rüşt talebinin gerekçeleri ve haklı menfaati ayrıntılı şekilde açıklanır. Ayrıca dilekçede anne-babanın rıza gösterdiği belirtilmeli; sonuç kısmında TMK m.12 uyarınca küçüğün ergin kılınmasına karar verilmesi talep edilmelidir. (Not: Dilekçenin doğru hazırlanması için gerekirse bir hukuk uzmanından yardım alınabilir.)

KAZAİ RÜŞT KARARI İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?

Hayır, kazai rüşt kararı geri alınamaz. Mahkemece ergin kılınan kişi artık daimi olarak reşit statüsüne geçer ve bu hukuki durum eski haline döndürülemez. Yani kazai rüşt ile kazanılan erginlik, karar kesinleştikten sonra iptal edilmez; kişi 18 yaşını doldurana kadar da reşit olarak kalır (18’i doldurduktan sonra zaten doğal erginliğe devam eder).

KAZAİ RÜŞT DAVASI İÇİN AVUKAT GEREKLİ Mİ?

Bu davayı açmak için avukat tutmak zorunlu değildir. Anne-baba, gerekli belgelerle birlikte mahkemeye kendileri başvurabilirler. Ancak hukuki prosedürün doğru yürütülmesi ve dilekçenin eksiksiz hazırlanması için bir avukat yardımı faydalı olabilir. Avukat aracılığıyla dava açılacaksa, verilecek vekaletnamede kazai rüşt davası açma konusunda özel yetki bulunmasına dikkat edilmelidir.

KAZAİ RÜŞT KARARI VELAYET VE NAFAKAYI ETKİLER Mİ?

Evet. Kazai rüşt kararıyla çocuk hukuken ergin olacağı için anne ve babanın velayet hakkı sona erer. Artık genç, kendi kararlarını kendi verebilen bir yetişkin sayılır. Bununla birlikte, boşanmış ailelerde çocuk için ödenen iştirak nafakası da kazai rüşt ile birlikte son bulur. Türk Medeni Kanunu’na göre ergin olan (ister 18 yaşını doldurarak, ister evlenerek, ister kazai rüşt kararıyla olsun) çocuk için velilerin bakım nafakası yükümlülüğü ortadan kalkar.

KAZAİ RÜŞT KARARIYLA DEVLET MEMURU OLUNABİLİR Mİ?

Evet, bazı durumlarda olunabilir. Özellikle bir meslek veya sanat okulunu bitirmiş kişiler, 15 yaşını doldurmuş olmaları ve kazai rüşt kararı almaları halinde belirli memuriyet pozisyonlarına atanabilirler. Örneğin yasal olarak 18 yaş şartı aranan devlet kadrolarında, eğer kişi gereken eğitim şartını sağladıysa kazai rüşt sayesinde 18’den önce memur olarak başlayabilir. Ancak bu istisna her meslek için geçerli olmayıp ilgili kanunların öngördüğü durumlarla sınırlıdır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment