PBLK Fon Mağdurları Nasıl ve Kime Dava Açabilir?

PBLK statüsündeki fon mağdurları tasfiyeye tabi diğer fonlardaki pay sahipleriyle aynı durumda olmadıkları ve öncelikli olarak alacak hakları olduğu için tasfiyeye dahil edilmemesi gerekirken tasfiyeye dahil edildikleri için hak kaybı ihtimaline karşı en doğru hukuki süreci arıyorlar.

Bizim değerlendirmemize göre PBLK statüsündeki yatırımcılar, haklarını iki ayrı davayla arayabilir: tasfiyeyi yürüten bankaya karşı adli yargıda alacak davası ve SPK’ya karşı idari yargıda iptal ile tam yargı davası. Hangi yolun sonuç vereceği henüz kesinleşmediği için iki davanın birlikte açılmasını şuan için en güvenli seçenek olarak görüyoruz.

PBLK Statüsü Nedir? Kimler PBLK’lı Sayılır?

PBLK, MKK kayıtlarında ve e-Devlet ekranında fon payının yanında görünen, payın devam eden bir satış işlemi nedeniyle bloke edildiğini gösteren koddur. Açılımı TEFASP İşlem Blokaj Alt Hesabıdır. TEFAS kurallarına göre satış talimatı girildiği anda paylar bloke edilir ve nakit yükümlülüğü tamamlanana kadar yatırımcı hesabında blokede kalır.[1]

Bu yazımızın konusu olan PBLK grubu, satış emrini 16 Eylül 2026 saat 13.30 öncesinde veren, emri TEFAS’a iletilen ama fonun temerrüdü ya da fiyat açıklamaması nedeniyle işlemi tamamlanmayan yatırımcılardır. Emrin verildiği anda fon hakkında tasfiye kararı ve olağanüstü bir durum mevcut değildi. SPK’nın kendi duyurusuna göre de 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilen talimatlar, platformun olağan işleyişine dahil edilmişti.

Tasfiye sürecinin genel çerçevesini Fon Mağdurları Ne Yapmalı? Tera ve Pusula Tasfiyesi yazımızda ayrıca ele aldık.

PBLK’lılar Neden Alacaklı Sayılmalı?

PBLK’lıların hukuki konumunu belirleyen temel kural, Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki takasın kesinliği ilkesidir. Kanuna göre takas talimat ve işlemleri, tasfiye işlemlerine başlanması durumu da dahil olmak üzere geri alınamaz ve iptal edilemez.

“Sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, merkezî takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin geçici ya da sürekli olarak durdurulması, idari ve adli merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması durumu da dâhil olmak üzere, geri alınamaz ve iptal edilemez.” (6362 sayılı SPKn m.79/1)

Bu kurala göre tasfiye kararından önce TEFAS’a iletilmiş bir satış emri, ertesi gün alınan tasfiye kararından etkilenmemelidir. Yatırımcı o andan itibaren fonun ortağı değil, satış bedelinin alacaklısı konumunda olmalıdır.

SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli 2026/61 sayılı Bülteni de bu talimatları ayrı tutmuştu. Bültene göre satış emri verilip gerçekleştirilmeyen iade talimatlarının tutarı fon hesabına borç olarak yazılacak ve tasfiyede elde edilen nakitten öncelikli olarak bu borçlar ödenecekti.[2] Yani bülten aslında PBLK’lıyı diğer pay sahipleriyle aynı sıraya koymamış ve fonun alacaklısı olarak görmüştü.

PBLK'lılar neden alacaklı sayılmalı: takasın kesinliği, SPKn m.79, Bülten A/6 fon borcu ve 7596 sayılı Kanun

PBLK’lılar Neden Alacaklı?

PBLK İçin 28 Eylül Duyurusu ve 7596 Sayılı Kanun

SPK’nın 28 Eylül 2026 tarihli basın duyurusu, 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilip fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatların da tasfiye kapsamında olduğunu açıkladı. Aynı tarihte TEFAS’a iletilen diğer talimatlar olağan işleyişe dahil edilirken, temerrüde düşen ya da fiyat açıklamayan fonlardaki talimatlar olağan takasın dışına çıkarılmış oldu. Ancak bültende belirtilen bu durum için SPK m.79’da böyle bir istisna yoktu. Yani o gün bu emri gerçekleştiren yatırımcılarla aylar önce gerçekleştirenler arasında aslında takasın kesinliği ilkesince hiçbir fark olmaması gerekirdi.

22 Ekim 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve 27 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun bu konuda ilerlenecek süreci netleştirmiş oldu. Kanuna göre 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS’a iletildiği halde bu nedenlerle gerçekleştirilemeyen talimatlarda payları bloke edilmiş olanlar fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye hükümlerine tabi kabul edildi.[3]

Bu cümle aslında komisyon metninde yoktu, 21 Ekim’deki Genel Kurul görüşmesinde önergeyle eklendi. Aynı maddeye verilen, PBLK alacaklarını takas kesinliği kapsamında sayıp öncelikli ödeme öngören önerge ise reddedildi. Bu hareketle PBLK yatırımcılarının mağduriyeti kesinleşmiş hale geldi.

Kanun 27 Ekim 2026’da Resmi Gazete’de yayımlandı ve yürürlük maddesine göre 17 Eylül 2026’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.[4] Bu geriye etkili yürürlük, PBLK’lıların Anayasa’ya aykırılık iddiasının merkezinde olacak bir durumu ortaya çıkaran en temel husus oldu.

Alacaklı Olmak ile Pay Sahibi Olmak Arasındaki Fark

Kanunun PBLK’lılara verdiği “pay sahibi” sıfatı, alacaklı sıfatından çok daha zayıf bir konum ve bu konumun birçok dezavantajı mevcut. Bu farkı oluşturan hususlar ödemenin tutarında, ödeme esnasında ve ödemelerin faizinde ortaya çıkıyor.

Konu Alacaklı sayılırsa Pay sahibi sayılırsa (kanundaki durum)
Ödemenin esası Satış emrindeki birim fiyat × pay adedi Dağıtılabilir tutar yetmezse net yatırım tutarı
Ödeme sırası Tasfiyeden önce, fon borcu olarak öncelikli Diğer pay sahipleriyle birlikte, tasfiye bakiyesinden
Ara ödeme Gerekmez, bedelin tamamı ödenir Kurulca belirlenen fonlarda en çok 1 milyon TL, ödeme zorunlu değil
Faiz Valör tarihinden itibaren TEFAS temerrüt faizi talep edilebilir Endekslenmiş net yatırım tutarı esas alınır
Fonda para kalmazsa Alacak tasfiyeden önce tahsil edilir Zarar pay oranında paylaşılır
PBLK süreci: TEFAS'a iletilen emir, 17 Eylül tasfiye kararı, 28 Eylül duyurusu ve 7596 sayılı Kanun

PBLK Süreci Nasıl İşledi?

PBLK Fon Mağdurları İçin Dava Yolları

Kanunun yürürlüğe girmesiyle PBLK’lılara ödeme yapılmamasının dayanağı artık SPK’nın işlemleri ve bültenleri değil, doğrudan yürürlükteki kanun haline geldi. Bu yüzden şu ana kadar tahmin edilen hukuki süreçler de değişiyor. Değerlendirmemize göre alacağı ödemekle yükümlü olan kuruma karşı adli yargıda, kanuna giden yolu açan idari işlemlere karşı idari yargıda dava açılmasını öneriyoruz.

Tasfiyeyi Yürüten Bankaya Karşı Alacak Davası

2026/61 sayılı Bülten, Tera Portföy fonları için İş Bankası’nı, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula fonları için TC Ziraat Bankası’nı portföy saklayıcısı olarak görevlendirdi ve tasfiye süreçlerini yürütmeye yetkilendirdi.[5] PBLK alacağı bu bankaya karşı adli yargıda istenebilir duruma geldi. İstenecek talepse satış emrindeki fiyat üzerinden hesaplanan bedel ile valör tarihinden itibaren işleyen faiz olarak ortaya çıkmış oldu.

Görevli mahkeme konusunda Yargıtay’ın uygulaması iki yönlüdür, ve dava konusuna göre değişebilir. Uyuşmazlık ticari dava sayılırsa asliye ticaret mahkemesi görevlidir.[6] Ancak Yargıtay, tüketici mahkemesinde görülen bir fon ve portföy davasını görev yönünden bozmadan incelemiştir.[7] Sonuç olarak dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[8]

Bankaya karşı açılacak olan adli yargıdaki davada banka vekillerinin “kanuna ve SPK kararlarına uydum” savunması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmayacaktır. Buna bir örnek olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, elektrik dağıtım şirketlerinin düzenleyici kurum tarifesine dayanarak tahsil ettiği kayıp kaçak bedeli uyuşmazlığında, düzenleyici işleme uygun davranmanın özel hukuk ilişkisinden doğan yükümlülüğü kaldırmadığına karar vermişti.[9]

Bunun yanında PBLK’lıların haklarını almalarının önündeki engel bir kanun olduğu için davada kanunun Anayasa’ya aykırılığı da ileri sürülmelidir.

PBLK alacağı için tasfiyeyi yürüten bankaya karşı alacak davası: davalı banka, talep, görevli mahkeme, arabuluculuk

Bankaya Karşı Alacak Davası

SPK’ya Karşı İptal ve Tam Yargı Davası

SPK’ya karşı açılacak olan idari davada iki talep birden söz konusu olabilir. PBLK’lıları takas güvencesinin dışına çıkaran SPK işlemlerinin iptali ve bu işlemler nedeniyle doğan zararın tazmini aynı tam yargı davasında istenir; yani iptal davasıyla birlikte açılır.[10]

SPK’nın PBLK’lar için mağduriyet oluşturan eylemlerinin iptali ve hakların temini için İYÜK md. 13 uyarınca SPK’ya yazılı talepte bulunulması ve bu talebe karşı olumsuz yanıt verildiği ya da 30 gün içinde yanıt verilmediği takdirde 60 gün içerisinde idari tam yargı davası açılmalıdır. Yalnız bu süre kaçtığında hakkın ortadan kaybolduğu düşüncesi doğru değildir, çünkü tekrar yazılı talepte bulunup dava açma süretini başlatmanız mümkündür.

Tasfiye bakiyesinin dağıtılmasıyla telafisi güç bir zarar doğacağından, dilekçede yürütmenin durdurulması da istenmelidir.[11]

İki Davanın Birlikte Açılması

Adli ve idari davanın aynı anda açılmasının nedeni çelişkiler ve belirsizliklerdir. Kanun yürürlüğe girdi, ancak tasfiyenin uygulama kuralları SPK tarafından çıkarılacak. Mahkemelerin de bu tarz bir durum için görev konusunda nasıl karar vereceği henüz bilinmiyor.

Bu yüzden tek bir hukuki yola girip o davada görevsizlik ya da süre aşımı kararıyla karşılaşan yatırımcı, diğer yolun süresini de kaçırmış olabilir. Bu da tazmini imkansız sorunlara yol açabilir. Bu yüzden şu aşamada iki davanın birlikte açılmasını daha faydalı görmekteyiz.

PBLK fon mağdurları için bankaya alacak davası, SPK'ya tam yargı davası, 60 günlük süre ve yürütmeyi durdurma

PBLK İçin İki Dava Yolu

Kanunun Anayasa’ya Aykırılığı İddiası

PBLK’lıları geriye dönük olarak alacaklı konumundan çıkaran bir kanun, mülkiyet hakkı ve hukuk devleti ilkesiyle çelişir.[12] 16 Eylül’de 13.30’dan önce TEFAS’a iletilmiş bir satış emrinin sonuçlarını, 17 Eylül’den geçerli olmak üzere sonradan çıkarılan bir kanunla değiştirmek, kanunların geriye yürümezliği ve kazanılmış hakların korunması ilkelerine kesinlikle aykırıdır. Aynı fondan daha önce çıkmış ve parasını almış yatırımcılarla PBLK’lılar arasında yapılan ayrım eşitlik ilkesi bakımından da ayrıca sorgulanabilir.[13]

Yatırımcı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne doğrudan başvuramaz. Bu aşamaya gelebilmek için, açılan alacak davasında ya da idari davada kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürmek ve mahkemeden konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürmesini istemek ya da o aşamaya kadar yargı yolunu tamamlamak gerekir.[14] Olağan yollar tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne mülkiyet hakkı ihlali nedeniyle başvuru imkanı vardır.[15]

Tasfiye Bitmeden Harekete Geçmenin Önemi

PBLK’lının alacaklı olduğu bilirkişi incelemesiyle kesinleşse bile, fon malvarlığı tasfiye sonunda pay sahiplerine dağıtılmışsa tahsil edilecek para kalmayabilir. Dava sonunda alınan bir hüküm, bu durumda uygulanamaz hale gelebilir. Bu yüzden zamanlamanın, davanın kendisi kadar önemli olduğunu değerlendiriyoruz.

Alacak davasıyla birlikte, fon malvarlığından alacak tutarı kadar kısmın dağıtılmaması için ihtiyati tedbir de istenebilir.[16] Tedbirin kabulü mahkemenin takdirindedir ve teminat yatırılması istenebilir. 7596 sayılı Kanun, geri kazanım hesabındaki tutarların haczedilemeyeceğini ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacağını açıkça düzenledi.[17] Bu yasak tasfiye malvarlığı için ayrıca öngörülmemiştir, tedbir talebi bu ayrım gözetilerek kurulmalıdır. İdari davadaki yürütmenin durdurulması talebi de aynı amaca hizmet eder.

PBLK Statüsündekilerin Davası İçin Gerekli Belgeler

Davanın sonucunu büyük ölçüde emrin verildiği saati ve TEFAS’a iletildiğini gösteren kayıtlar belirler. Dava öncesinde şu belgeler toplanmalıdır:

  • e-Devlet MKK ekranında PBLK kodunun göründüğü sayfanın çıktısı
  • Satış emrinin tarih ve saatini gösteren işlem dekontu ya da emir kaydı
  • Aracı kurum veya bankadan alınacak TEFAS işlem dökümü
  • Emir tarihine ve sonrasına ait hesap ekstreleri
  • Fonun KAP bildirimleri, ara ödeme yapılmışsa ödeme bildirimi
PBLK davası için gerekli belgeler: MKK ekranı, emir dekontu, TEFAS dökümü, hesap ekstresi, KAP bildirimi

PBLK Davası İçin Belgeler

Teknik Bilirkişi İncelemesi Neyi Belirleyecek?

PBLK’lıların alacaklı olup olmadığı son aşamada teknik bilirkişi incelemesiyle netleşecektir. Bilirkişi emrin hangi saatte verildiğini, TEFAS’a ne zaman iletildiğini ve hangi fiyattan gerçekleşmesi gerektiğini tespit etmelidir. Fonun emir tarihinde ödeme gücünün bulunup bulunmadığı da yine aynı şekilde bu incelemenin konusudur.

Emir tarihinde fonun likit varlıkları satış taleplerini karşılayacak düzeydeyse, temerrüdün sonradan alınan tasfiye kararından doğduğu ortaya çıkar. Bu tespit hem bankaya karşı alacak davasının hem de SPK’nın sorumluluğunun temelini oluşturur. Bu durum, PBLK statüsündekilerin alacak hakkı olduğunun en büyük göstergesidir.

Emir kayıtlarınızın PBLK statüsünü karşılayıp karşılamadığını ve süreler bakımından hangi adımların öncelikli olduğunu değerlendirmek için WhatsApp numaramızdan, telefon hattımız 0507 433 00 00‘dan ya da iletişim sayfamızdan bizimle irtibata geçebilirsiniz.

PBLK Fon Mağdurları Hakkında Sorular

PBLK’lı yatırımcıların dava öncesinde en çok sorduğu sorular şunlardır.



Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. Takasbank TEFAS Platformu Uygulama Esasları m.21/7 ve m.23/4-b (20.07.2026 sürümü) ↩
  2. SPK Bülteni 2026/61, (A/6) bendi, ikinci cümle ↩
  3. 7596 sayılı Kanun m.3/5 (RG 27.10.2026, sayı 33413) ↩
  4. 7596 sayılı Kanun m.8 ↩
  5. SPK Bülteni 2026/61, (A/1) bendi ↩
  6. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4/1-f ↩
  7. Yargıtay 11. HD, E.2024/5013, K.2025/3807, T.28.05.2025 ↩
  8. 6102 sayılı TTK m.5/A, 6502 sayılı TKHK m.73/A ↩
  9. Yargıtay HGK, E.2013/2454, K.2014/679, T.21.05.2014 ↩
  10. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.12 ↩
  11. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27 ↩
  12. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.2, m.35 ↩
  13. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.10 ↩
  14. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.152 ↩
  15. AİHS 1 No’lu Protokol m.1 ↩
  16. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 ↩
  17. 7596 sayılı Kanun m.6/5 ↩
Av. Haşim Elmas
Av. Haşim Elmas
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Arabuluculuk, Uzlaştırmacılık ve Ceza alanlarında uzmanlık sertifikalarına sahiptir. Başta İş, T...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap