Alkollü araç kullanma cezası, sürücünün kanında belirlenen promil sınırını aşması durumunda uygulanır. İlk kez alkollü araç kullanan bir sürücü için ceza, idari para cezası ve ehliyetin geçici süreyle el konulması şeklinde olabilir. Eğer sürücü tekrarlanan ihlallerde bulunursa, cezaların şiddeti artar ve hapis cezası da dahil olmak üzere daha ciddi yaptırımlar uygulanabilir.
İÇİNDEKİLER
- Alkollü Araç Kullanma Nedir?
- Promil Nedir ve Nasıl Hesaplanır?
- Stajyer Ehliyet (Aday Sürücü) İçin Alkol Sınırı
- Alkollü Araç Kullanma Cezaları (2025 Güncel)
- 1.0 Promil Üzeri Alkol ve Hapis Cezası (TCK 179)
- Alkollü Trafik Kazalarında Sigorta (Kasko/Trafik) Ödeme Yapar mı?
- Alkolden Dolayı Alınan Ehliyet Sicile İşler mi?
- Ehliyete El Konulması: Süreler ve Geri Alma Süreci
- Alkolmetreye Üflememe Cezası (Testi Reddetme)
- Araçlarda Alkol Kilidi Zorunluluğu (2025 Gelişmesi)
- Sonuç: Yasalara Uymak ve Gerekirse Hukuki Destek Almak
- ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMAYA İLİŞKİN EMSAL YARGI KARARLARI
- Yasal Alkol Sınırları ve Promil Değerleri
- HARBİYE HUKUK BÜROSU CEZA AVUKATI HİZMETLERİMİZ
- SIKÇA SORULAN SORULAR
- İlk Defa Alkollü Araç Kullanmanın Cezası Nedir?
- Alkollü araç kullanma ceza miktarları nelerdir?
- Alkollü araç kullanmanın cezası nedir?
- ALKOL promil sınırı nedir?
- Kaç Promil Alkolde Ehliyete El Konulur?
- Bir Bira Kaç Promil?
- Bir Saatte Kaç Promil Alkol Düşer?
- Alkol Aldıktan Kaç Saat Sonra Araç Kullanılır?
- Alkollü Araç Kullanmada Araç Sahibinin Sorumluluğu Nedir?
- Alkollü Araç Kullanma Cezası Sicile İşler Mi?
- Alkollü Araç Kullanma Cezası Nereye Ödenir?
- Alkollü Araç Kullanma Cezası Ne Zaman Silinir?
- Alkollü Araç Kullanmaktan Mahkemeye Çıkılır Mı?
- Alkolden El Konulan Ehliyet Nasıl Geri Alınır?
- Alkollü Araç Kullanırken Yapılan Kazalarda Sigorta Ödeme Yaparmı?
Alkollü Araç Kullanma Nedir?
Kısaca, alkollü araç kullanmak, sürücünün kanındaki alkol oranının yasal sınırın üzerinde olması haliyle araç kullanması demektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesine göre, yapılan ölçüm sonucunda belirlenen promil değeri, belirli sınırların üzerinde ise sürücü alkollü araç kullanma suçu işlemiş sayılır. Bu durumda sürücüye idari para cezası kesilir, aracı trafikten men edilir ve sürücü belgesine (ehliyetine) belirli süreyle el konulur.
Yasal promil sınırları araç türüne göre farklılık gösterir:
- Hususi (özel) otomobil kullanan sürücüler için yasal alkol sınırı 0,50 promil’dir. Yani 0,50 promilin üzerinde alkol tespit edilirse bu bir ihlal sayılır.
- Ticari araç, toplu taşıma aracı veya kamu hizmeti yapan araç sürücüleri için yasal sınır 0,20 promil’dir. Bu kategorideki sürücüler çok daha düşük bir eşikte sorumlu tutulur.
- Stajyer sürücüler (aday sürücü) için ise fiilen sıfıra yakın bir tolerans vardır (ayrıntıları aşağıda açıklanmıştır).
Belirlenen bu promil değerlerinin altında alkol tespit edilirse, idari ceza uygulanmaz. Ancak alkollü olmasa bile trafik polisinin alkol kontrolü için yaptığı ölçümü reddetmek de ayrı bir ihlal olup ağır cezaya tabidir (bu konu da ayrıca ele alınmıştır).
2025 yılı için Türkiye’deki alkollü araç kullanma cezası aşağıdaki gibidir:
- İlk Kez Alkollü Araç Kullanma Cezası: Kanında yasal sınırı aşacak şekilde alkol tespit edilen sürücü hakkında 9.268 TL idari para cezası uygulanır. Araç trafikten men edilerek ve sürücünün ehliyeti 6 aylığına el konulur. İlk alkollü araç kullanma cezasını 15 gün içinde öderseniz, mevcut fiyat üzerinden %25 indirim uygulanır.
- İkinci Kez Alkollü Araç Kullanma Cezası: 5 yıl içinde 2. defa alkol limitini aşan sürücüye uygulanacak para cezası 11.622 TL’dir. Araç trafikten men edilerek ve sürücünün ehliyetine 2 yıllığına el konulur.
- Üçüncü Kez Alkollü Araç Kullanma Cezası: 5 yıl içerisinde alkollü araç kullanarak trafik kurallarını 3 ve daha fazla kez ihlal eden kişiye 18.678 TL para cezası uygulanır. Sürücünün ehliyeti 5 yıl elinden alınır ve sürücü hakkında 6 aydan az olmayacak hapis cezası uygulanır.
Alkollü araç kullanmanın yarattığı riskler ve sonuçlar, toplumun her kesimini etkileyebilir. Bu nedenle, trafik güvenliğini sağlamak ve potansiyel kazaları önlemek amacıyla alkollü araç kullanma eylemine karşı ciddi yaptırımlar uygulanmaktadır. 2025 yılı itibarıyla güncellenen cezai yaptırımlar, sürücülerin bu tehlikeli davranıştan kaçınmalarını teşvik etmekte ve halkın güvenliğini korumayı amaçlamaktadır. Bu yazıda, alkollü araç kullanma cezalarının detaylarına, itiraz süreçlerine ve bu cezaların sürücüler üzerindeki etkilerine dair önemli bilgileri ele alacağız.
Promil Nedir ve Nasıl Hesaplanır?
Promil, kandaki alkol oranını ifade eden bir ölçü birimidir. Teknik olarak, 100 mililitre kanda kaç miligram alkol bulunduğunu gösterir. Örneğin 0,50 promil demek, 100 ml kanda 50 mg alkol bulunması anlamına gelir. Promil hesabı yapılırken kişinin vücut ağırlığı, cinsiyeti, yaşı, metabolizma hızı, midesinin doluluk durumu gibi birçok faktör etkili olduğu için, alınan alkolün vücutta tam olarak kaç promil çıkacağını önceden kesin hesaplamak zordur. Her bireyin alkolü absorbe etme ve metabolize etme hızları farklı olsa da kabaca:
- Vücut belirli bir sürede kandaki alkolü azaltır. Adli Tıp Kurumu verilerine göre, kandaki alkol düzeyi ortalama olarak saatte 0,10–0,15 promil azalır. Yani zaman geçtikçe promil değeri düşer, ancak bu kişiden kişiye değişebilir.
- Alkolmetre cihazları, sürücünün nefesinden aldığı örnekle kandaki yaklaşık alkol seviyesini ölçer. Eğer alkolmetre sonucu yüksek çıkarsa, sürücünün talebi halinde genellikle en yakın sağlık kuruluşunda kan örneği alınarak laboratuvar testi yapılabilir. Bu test, daha kesin bir sonuç sağlar ve alkolmetre ölçümüne itiraz durumlarında önemli bir kanıttır.
Stajyer Ehliyet (Aday Sürücü) İçin Alkol Sınırı
Ehliyetini yeni almış ve iki yıllık stajyer (aday) sürücü statüsünde olan kişiler için alkollü araç kullanımı konusunda daha katı kurallar geçerlidir. Aday sürücülerde yasal sınır 0,20 promil olup bu eşiğin üzerinde alkol tespit edilmesi halinde yaptırımlar çok daha ağır olur:
- 0,20 promilin altında alkol tespit edilirse: Stajyer sürücüye normal bir sürücüymüş gibi idari para cezası uygulanır ve trafik ceza puanı sistemi gereği 20 ceza puanı eklenir. Aday sürücüler için azami ceza puanı sınırı 75’tir. Eğer bu ihlal ile birlikte aday sürücünün toplam ceza puanı 75’e ulaşıyorsa, sürücü belgesine ayrıca 2 yıl süreyle el konulur (ehliyet geçici olarak iptal edilir). 75 puan sınırı aşılmadıysa, para cezası ve 20 puan ile kişi devam eder; ancak tekrar ihlalde puanlar birikecektir.
- 0,20 promilin üstünde alkol tespit edilirse: Stajyer sürücünün ehliyeti hiçbir süre belirtilmeksizin iptal edilir (süresiz el konulur). Yani aday sürücü statüsünde alkol sınırını aşmak, ehliyetinizi tamamen kaybetmenize yol açabilir. Bu durumda yeniden ehliyet alabilmek için tüm sürücü kursu ve sınav süreçlerini en baştan geçmek gerekecektir.
Görüldüğü gibi, stajyer sürücüler için adeta sıfır tolerans söz konusudur. Henüz deneyim kazanma aşamasında olan bu sürücülerin alkollü araç kullanımı, trafik açısından büyük risk kabul edildiğinden, kanun koyucu bu şekilde sert bir yaklaşım benimsemiştir.
Alkollü Araç Kullanma Cezaları (2025 Güncel)
Karayolları Trafik Kanunu’na göre, alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülere ihlalin tekrar sayısına göre artan idari para cezaları ve ehliyete el koyma yaptırımları uygulanır. Cezalar, son 5 yıl içerisinde kaç defa alkollü araç kullanırken yakalandığınıza göre kademelendirilmiştir. Ayrıca her yakalanmada sürücünün siciline 20 ceza puanı işlenir. 2025 yılı için yeniden değerleme oranı (%43,93) uygulanarak güncellenen alkollü araç kullanma ceza tutarları ve diğer yaptırımlar şu şekildedir:
İlk Defa Alkollü Araç Kullanma Cezası
Eğer sürücü ilk kez alkollü olarak yakalanmışsa (son 5 yılda başka alkollü araç kullanma ihlali yoksa):
- İdari Para Cezası: 9.268 TL tutarında para cezası uygulanır (2025 yılı için belirlenen tutar).
- Ehliyete El Koyma: Sürücü belgesine 6 ay süreyle geçici olarak el konulur. Bu süre boyunca kişi araç kullanma yetkisini kaybeder.
- Araç Trafikten Men: Polis, aracı bulunduğu yerde trafikten meneder. Genellikle araç, güvenli bir otoparka çektirilir ve ancak ayık bir sürücünün gelip teslim almasıyla trafikten kaldırılmasına izin verilir. (Eğer yakalanan kişi aracın sahibi değilse, araç ruhsat sahibine veya ehliyeti olan başka bir kişiye teslim edilebilir. Aksi halde araç belirli bir süre otoparkta kalır.)
- Ceza Puanı: Sürücünün sürücü belgesine 20 ceza puanı işlenir.
Erken Ödeme İndirimi: Trafik idari para cezalarında, cezanın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeme yapılırsa %25 oranında indirim uygulanır. Bu durumda ilk defa alkollü araç kullanma cezasını erken ödeyen biri için ödenecek tutar yaklaşık 6.951 TL olacaktır. (İndirim, cezanın zamanında ödenmesini teşvik amacıyla sunulmaktadır.)
Önemli Not: İlk kez alkollü araç kullanırken yakalanan bir sürücü eğer bir trafik kazasına karışmışsa, yalnızca idari para cezası ve 6 aylık ehliyet iptali ile kalmayabilir. Kazanın niteliğine göre (yaralanma, maddi hasar veya ölüm olması durumunda) sürücü hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında ayrı bir cezai işlem de başlatılır. Ayrıca böyle bir durumda idari yaptırımlar da ağırlaşabilir; örneğin normalde 6 ay olan ehliyete el koyma süresi, kaza sonucunda mahkeme kararıyla 2 yıla kadar uzatılabilir. Yani alkollü olarak kazaya karışmak, hukuki açıdan çok daha ciddi sonuçlar doğurur (aşağıda “Hapis Cezası ve Adli Süreçler” bölümünde detaylandırılmıştır).
İkinci Defa Alkollü Araç Kullanma Cezası
Son ihlalden geriye doğru 5 yıl içerisinde daha önce bir kez alkollü araç kullanma cezası almış olan sürücünün ikinci defa alkollü yakalanması halinde uygulanacak yaptırımlar şunlardır:
- İdari Para Cezası: 11.622 TL idari para cezası uygulanır (2025 güncel tutarı). Yani ikinci yakalanma, birinciden daha yüksek bir para cezasını beraberinde getirir.
- Ehliyete El Koyma: Sürücü belgesi bu sefer 2 yıl (24 ay) süreyle geri alınır. İki yıllık süre boyunca kişinin araç kullanması yasal olarak yasaktır.
- Araç Trafikten Men: Aracın trafikten menedilmesi yine uygulanır. Alkollü yakalandığınız noktada aracınız bağlanır ve çekilir. (Aracı teslim almak için ehliyeti olan bir kişinin gelmesi veya belirli süre sonra siz ehliyetsiz olarak aracı alamayacağınız için, genelde otoparka çekilen araç, ruhsat sahibine ya da vekiline teslim edilir.)
- Ceza Puanı: Sürücüye yine 20 ceza puanı yazılır (trafik ceza puanı hanesine eklenir).
Erken Ödeme İndirimi: Ceza tebligatını aldıktan sonra 15 gün içinde ödeme yaparsanız %25 indirim hakkınız vardır. Bu durumda 11.622 TL’lik ceza yaklaşık 8.716,5 TL tutarına düşecektir.
Eğitim Yükümlülüğü: Kanun ve ilgili yönetmelikler gereği, ikinci defa alkollü araç kullanırken yakalanan sürücüler, idari yaptırımın yanı sıra “Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi” almak zorundadır. İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarınca düzenlenen bu eğitim programına katılım, ehliyetini geri alabilmenin şartlarından biridir. Yani ceza süresi dolduktan sonra ehliyeti geri alabilmek için sürücünün bu eğitimi başarıyla tamamladığını belgelemesi gerekir.
Not: İkinci kez alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, eğer ölçümdeki promil değeri çok yüksekse veya herhangi bir tehlikeli durum oluşmuşsa, Türk Ceza Kanunu madde 179 kapsamında adli işlem yapılması da söz konusu olabilir. Özellikle kandaki alkol miktarı 1,0 promili aşıyorsa, bu durum “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçu kapsamına girer ve sürücüye ayrıca ceza davası açılabilir (detayları aşağıda açıklanmıştır).
Üçüncü Defa Alkollü Araç Kullanma Cezası
Beş yıl içinde üçüncü kez (veya daha fazla) alkollü araç kullanma ihlali yapan sürücüler için yaptırımlar çok daha sert hale gelmektedir:
- İdari Para Cezası: 18.678 TL idari para cezası uygulanır (2025 güncel tutar). Üçüncü yakalanmada ceza tutarı bir hayli yükselmektedir. (Aynı tutar, üçüncüden sonra dördüncü, beşinci yakalanmalarda da uygulanır; yani kanun üç veya daha fazla tekrar için bu en üst cezayı öngörmektedir.)
- Ehliyete El Koyma: Sürücü belgesine 5 yıl süreyle el konulur. Beş yıl boyunca kişi araç kullanma hakkını kaybeder. Tekrar ehliyet alabilmesi için bu sürenin bitiminde bazı ek şartları yerine getirmesi gerekecektir (aşağıda değinilecektir).
- Araç Trafikten Men: Alkollü olarak yakalandığı anda araç yine bağlanır ve trafikten menedilir. Araç, gerekli işlemler yapıldıktan sonra teslim edilebilir ancak sürücü ehliyetsiz olacağı için araç kullanması yasaktır.
- Ceza Puanı: Her seferinde olduğu gibi 20 ceza puanı ilave edilir (ancak sürücü belgesi zaten uzun süreliğine alındığından, ceza puanları pratikte sürücü belgesi iade edildikten sonraki durum için anlam kazanır).
Erken Ödeme İndirimi: Ceza, tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenirse %25 indirimle yaklaşık 14.008 TL olarak ödenebilir.
Hapis Cezası: Üçüncü defa alkollü araç kullanma durumunda, Karayolları Trafik Kanunu sadece idari para cezası ve ehliyet iptali ile yetinmemektedir. Kanunlara göre üç veya daha fazla kez alkollü araç kullanan kişiler hakkında adli işlem yapılır. Özellikle 3. kez yakalanan bir sürücüye, Trafik Kanunu’nun 48/5 maddesi gereği “6 aydan az olmamak üzere hafif hapis cezası” verilebileceği belirtilmiştir. Günümüzde uygulamada bu, Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi kapsamında bir hapis cezası yargılaması şeklinde gerçekleşir.
Çoğu vakada mahkemeler, şartları değerlendirerek kısa süreli hapis cezalarını adli para cezasına çevirebilmekte veya hükmün açıklanmasını geri bırakma gibi opsiyonlar kullanabilmektedir. Ancak, üçüncü kez bu suçu işlemek sabıkaya işleyen ciddi bir durumdur ve hapis cezası verilmesi ihtimali son derece yüksektir. Bu nedenle üçüncü kez alkollü yakalanan bir sürücünün mutlaka hukuki yardım alarak süreci takip etmesi önerilir.
Psikoteknik Değerlendirme: Üç veya daha fazla alkollü araç kullanma ihlali sonrası ehliyeti 5 yıl alınan sürücülerin, bu süre bittiğinde ehliyetlerini geri alabilmeleri için psikoteknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulmaları zorunludur. Bu değerlendirmelerde, kişinin yeniden araç kullanmaya uygun olup olmadığı (alkol bağımlılığı, riskli davranış eğilimi vb. konular) incelenir. Uygun görülmeyen kişilere ehliyet iadesi yapılmayabilir veya ek tedavi süreçleri gerekebilir.
Dördüncü ve Beşinci Defa Alkollü Yakalanma Durumu
Yukarıda belirtildiği gibi, kanun “üç veya üçten fazla” alkollü araç kullanma ihlali için en yüksek ceza yaptırımlarını öngörmektedir. Yani 4. kez, 5. kez veya daha fazla alkollü araç kullanırken yakalanan bir sürücüye yine:
- 18.678 TL idari para cezası (her seferinde),
- Her seferinde 5 yıl ehliyete el koyma (ceza süreleri bir önceki ceza süresiyle üst üste eklenmez, ancak kişi henüz önceki 5 yıl dolmadan yeniden yakalanmışsa o önceki ceza süresi sıfırlanmaz; örneğin 5 yıllık süre devam ederken tekrar yakalanırsa, muhtemelen mevcut süre yeniden 5 yıla uzar ya da ayrı bir işlem yapılır. Uygulamada genellikle son ihlalden itibaren yeniden 5 yıl hesaplanır),
- Aracın trafikten men edilmesi,
- 20 ceza puanı (her seferinde),
gibi yaptırımlar uygulanmaya devam edilir. Bu tekrarlar, sürücü açısından çok ağır sonuçlar doğurur:
Art arda dördüncü, beşinci ihlaller genellikle sürücünün ehliyetinin iptaline (tamamen geri alınması) sebep olabilir. Kanunen üçüncüde 5 yıl geçici alıkonma ve psikoteknik değerlendirme öngörülse de, beşinci kez yakalanan bir sürücüye yargı mercileri tarafından sürücü belgesi iptali ve uzun süreli hapis cezası gibi yaptırımlar gelebilir. Fiilen, 5 yıl dolduktan sonra psikoteknik rapor alsa bile, ardışık suçlar sabıka kayıtlarında ağırlaştırıcı etki yapacaktır.
Bunun dışında, dördüncü veya beşinci kez alkollü yakalanan bir kişinin durumu artık sürekli suç işleme alışkanlığı olarak görülebileceğinden, mahkemeler tarafından denetimli serbestlik tedbirleri (rehabilitasyon programlarına katılma, belirli periyotlarla testlerden geçme vb.) veya hapis cezasının ertelenmemesi gibi sonuçlar doğurabilir.
Ayrıca bu kadar tekrar eden ihlaller, kişinin sosyal ve ekonomik hayatını da etkileyecektir:
- Trafik Sigortası ve Kasko: Alkollü kazaya karışmanız halinde sigorta şirketi hasarı karşılamadığı gibi (aşağıda detaylı değiniliyor), üst üste alkollü yakalanma kayıtları sigorta şirketlerince yüksek risk göstergesi sayılır. Zorunlu trafik sigortası primleriniz ciddi şekilde artabilir veya bazı şirketler poliçe yapmaktan kaçınabilir.
- Adli Sicil ve İş Kaybı: Üçüncü ve sonrası yakalanmalarda alacağınız mahkeme cezaları adli sicilinize işleyebilir. Bu da bazı işlerde çalışmanızı engelleyebilir (özellikle kamu sektörü veya sürücülük gerektiren işler). Hatta kamu görevlisiyseniz, disiplin yaptırımları gündeme gelebilir.
- Yurtdışına Çıkış: Hakkınızda bir ceza davası yürürken, özellikle de tutuklama veya adli kontrol söz konusuysa, mahkeme yurt dışına çıkış yasağı koyabilir. Ayrıca bazı ülkeler, sabıka kaydınızda belirli suçlar varsa vize vermeyebilir. Alkollü araç kullanma suçu, özellikle birini yaralama/öldürme ile birleşmişse, uluslararası seyahatlerinizi dahi dolaylı olarak etkileyebilir.
Kısacası, tekrar eden alkollü araç kullanma ihlalleri yalnızca para cezası ödemekle geçiştirilecek bir konu değildir; uzun vadeli sonuçları olan ciddi bir hukuki süreçtir. Hem maddi hem manevi açıdan çok büyük kayıplara yol açabilir.
1.0 Promil Üzeri Alkol ve Hapis Cezası (TCK 179)
Yukarıda idari yaptırımlar ve para cezaları anlatıldı. Bunların dışında, alkollü araç kullanmak belirli durumlarda suç teşkil ederek ceza yargılamasına konu olabilir. Özellikle kandaki alkol miktarınız 1,00 promil ve üzerinde ise, bu durumda eyleminiz 2918 sayılı Trafik Kanunu kapsamının ötesine geçip, Türk Ceza Kanunu (TCK) m.179 kapsamına girebilir. TCK 179/3’e göre:
“Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Yani 1,00 promil ve üzeri alkollü şekilde araç kullanmak, yalnızca “idari ihlal” değil, aynı zamanda “trafik güvenliğini tehlikeye sokmak” suçunu oluşturur. Bu suçun cezası 3 ay ila 2 yıl arası hapis olarak belirlenmiştir. Uygulamada, eğer kişi ilk kez böyle bir durumla yargılanıyorsa ve somut olayda bir kazaya sebep olmadıysa, mahkeme çoğu zaman hapis cezasını adli para cezasına çevirme veya hükmün açıklanmasını geri bırakma (HAGB) yoluna gitmektedir. Ancak bu tamamen mahkemenin takdirine ve sürücünün durumuna bağlıdır; örneğin sürücünün çok yüksek promilde olması, tehlikeli sürüş yapması veya başka suçlar işlemesi halinde mahkeme hapis cezasını uygulamayı da tercih edebilir.
Kazaya Sebebiyet Verme Durumu: Alkollü araç kullanırken bir trafik kazasına neden olma durumu, cezai açıdan daha da ağır sonuçlar doğurur:
- Eğer kazada başkası yaralanmışsa, sürücü hakkında TCK m.89 (Taksirle Yaralama) suçu kapsamında dava açılır. Normal bir kazada taksirle yaralama cezası verilirken, alkollü olma durumu “bilinçli taksir” sayılabileceği için ceza artırılır. (Bilinçli taksir, kişi öngördüğü bir neticeyi istememiş olsa da, yaptığı eylemin risklerini bilerek hareket ettiği durumlarda söz konusudur. Alkollü sürücü, alkollü olmanın risklerini bilerek direksiyon başına geçtiğinden, olası sonuçları “bilinçli” kabul edilir.)
- Eğer kazada birinin ölümüne sebebiyet verilmişse, bu durumda TCK m.85 (Taksirle Öldürme) suçu oluşur. Alkollü olunması, yine bilinçli taksir kapsamında değerlendirileceği için, verilecek ceza normal taksirli suça göre daha yüksek olacaktır. Türk Ceza Kanunu’na göre bilinçli taksir hallerinde, taksirli suçun cezası üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır.
Bu gibi ciddi kazalar neticesinde mahkemeler genellikle hapis cezasını ertelemeksizin doğrudan uygulayabilir ve kişi fiilen hapis yatmak zorunda kalabilir. Özellikle ölümlü kazalarda ceza yıllarca hapis cezasına varmaktadır. Elbette her olayın koşulu farklı olduğundan, sonuçlar mahkemenin takdirine ve yargılama sürecine bağlıdır.
Adli Sicil Kaydı: Trafik kazası yapmamış olsanız bile, sadece 1,0 promilin üzerinde alkollü şekilde araç kullanmak nedeniyle TCK 179’dan mahkum olursanız, bu bir adli suç olduğundan sicilinize işler. Yani sabıka kaydınızda gözükür. Bu durum, ileride iş başvurularında, yurt dışı vize işlemlerinde vb. karşınıza çıkabilecek bir olumsuzluktur. Dolayısıyla alkollü araç kullanmanın sadece para cezasıyla atlatılacak bir durum olmadığını, aynı zamanda bir sabıka kaydı riski taşıdığını unutmamak gerekir.
Alkollü Trafik Kazalarında Sigorta (Kasko/Trafik) Ödeme Yapar mı?
Alkollü araç kullanmanın bir diğer sonucu da, olası kazalarda sigorta şirketlerinin tutumu ile ilgilidir. Hem Zorunlu Trafik Sigortası hem de Kasko Sigortası, normal şartlarda kazalarda maddi hasarı karşılamak için vardır. Fakat alkollü sürücülerin karıştığı kazalarda sigorta tazminat ödemeleri konusunda çeşitli kısıtlamalar bulunmaktadır:
- Kazanın tek nedeni alkol ise: Eğer sürücünün alkollü olması kazanın meydana gelmesindeki asli faktör ise (örneğin sürücü alkollü olduğu için kırmızı ışığı fark etmeyip geçti ve kaza yaptı), sigorta şirketleri hasarı ödememe hakkına sahiptir. Kasko poliçelerinin çoğunda, “sürücünün alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde olması halinde meydana gelen zararların karşılanmayacağı” yönünde klozlar bulunur. Zorunlu trafik sigortası da, üçüncü kişilere verdiğiniz zararı ilk etapta ödese bile, rücu hakkı kapsamında o ödemeyi daha sonra sizden tahsil edebilir. Yani alkollü sürücü olarak karşı tarafa verdiğiniz zararı eninde sonunda cebinizden ödemek durumunda kalabilirsiniz.
- Başka faktörler varsa: Bazı durumlarda, alkollü olunsa bile kazanın oluşumunda yol kusurları, diğer sürücünün hatası, hava koşulları, araç arızası gibi başka etkenler de rol oynayabilir. Bu durumda sigorta şirketi, hasarın bir kısmını karşılayabilir. Örneğin siz alkollüydünüz ama kazaya karşı taraf %100 kusuruyla sebep olduysa, trafik sigortanız karşı tarafın hasarını ödeyebilir (ancak yine de şirket, alkollü olduğunuz için ödediği tutarı sizden isteyebilir). Yol bozukluğu veya trafik ışığı arızası gibi dış faktörler söz konusuysa, sigorta bunu değerlendirebilir.
- Delil Araştırması: Alkollü kazalarda sigorta şirketleri mutlaka alkol raporunu ve kaza tespit tutanağını inceler. Alkol raporunda promil değeri yasal sınırın üzerindeyse, kaza tespit tutanağında da sizin kusurunuz belirtilmişse, sigorta ödemeyi reddeder veya ödese bile dediğimiz gibi rücu eder.
Kısacası, alkollü araç kullanarak yaptığınız kazalarda hem trafik sigortası hem de kasko sigortası büyük ihtimalle devre dışı kalacaktır. Bu da, ciddi maddi yüklerin şahsen üstlenilmesi anlamına gelir. Örneğin lüks bir araca zarar verdiyseniz veya kamu malına (elektrik direği, bariyer vs.) zarar verdiyseniz, bu zararların tümü size fatura edilir. Dahası, kendi aracınız ağır hasar gördüyse kasko da ödeme yapmayacağından, o zararı da cebinizden karşılamak zorunda kalırsınız.
Sigorta şirketleri yalnızca çok istisnai durumlarda (alkol promiliniz yasal sınırın biraz altındaydı da sonradan kan testinde ortaya çıktı gibi veya alkollü olmanız kazaya etki etmediği ispatlandı gibi) ödeme yapabilir. Ancak pratikte “alkollüydüm ama sigortadan para aldım” durumu neredeyse hiç görülmez. Bu nedenle, sadece cezalar ve ehliyet kaybı değil, olası bir kazada doğacak maddi sorumluluklar da alkollü araç kullanmanın sonuçları arasında düşünülmelidir.
Alkolden Dolayı Alınan Ehliyet Sicile İşler mi?
Alkollü araç kullanma nedeniyle yazılan trafik cezaları, yapısı gereği idari para cezası niteliğindedir ve bu cezalar adli sicil kaydına (sabıka kaydına) işlemez. Örneğin ilk defa alkollü yakalanıp 9.268 TL ceza yediyseniz ve ehliyetiniz 6 ay alındıysa, bu bir trafik kabahatidir; ödenmediği takdirde icra takibine konu olur belki ama sabıka kaydınız temiz kalır.
Ancak, Türk Ceza Kanunu kapsamında oluşan suçlar (örneğin yukarıda bahsedilen TCK 179 maddesi uyarınca “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçu, ya da kazada yaralama/ölüm varsa taksirli yaralama/öldürme suçları) sonucunda mahkumiyet kararı verilirse, bu artık adli sicilinize işler. Özellikle üçüncü yakalanmadan sonra verilen 6 aydan uzun hapis cezaları veya adli para cezaları, mahkeme kararıyla olduğundan sabıka kaydında gözükecektir. Kısaca:
- Sadece idari para cezası aldıysanız: Sicilinizde görünmez.
- Mahkemeye çıkarıldıysanız ve ceza aldınızsa: Suç kaydınız oluşur, sicile işler.
Bunun yanı sıra, alkollü araç kullanma nedeniyle ehliyeti alınan sürücüler hakkında, herhangi bir kaza olmasa bile, “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokmak” suçundan (TCK 179) işlem yapıldığı durumlar olabiliyor. Bu durumda yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi bir karar çıkmazsa o da sicile işleyebilir.
Özetle, idari yaptırım olarak kalan cezalar sicili etkilemezken, adli süreç sonunda verilen cezalar sicilinize geçer.
Ehliyete El Konulması: Süreler ve Geri Alma Süreci
Alkollü araç kullanma cezalarında en caydırıcı unsurlardan biri de sürücü belgesine belirli sürelerle el konulması uygulamasıdır. Yukarıda belirttiğimiz gibi, ilk yakalanmada 6 ay, ikinci yakalanmada 2 yıl, üçüncü ve daha fazlasında 5 yıl ehliyet geçici olarak alınmaktadır. Peki, ehliyete el konulması sürecinde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir ve süre bitiminde ehliyet nasıl geri alınır?
Ehliyete El Koyma Süreleri ve Diğer Nedenler
Alkollü araç kullanma dışında da ehliyete el koyma sonucunu doğuran bazı durumlar vardır. Genel bir bakışla, ehliyetin geçici olarak geri alınmasına yol açan başlıca haller şunlardır:
- Alkollü araç kullanma: (Yukarıda detaylandırıldı) 1. ihlal 6 ay, 2. ihlal 2 yıl, 3. ve sonrası 5 yıl.
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde araç kullanma: Bu durumda, ilk seferinde dahi 5 yıl süreyle ehliyete el konulur ve ayrıca adli süreç başlar (TCK kapsamında ayrı suçtur). Uyuşturucu madde kullanarak araç sürmenin para cezası 2025 için 47.842 TL olarak belirlenmiştir ve ehliyet 5 yıl gider.
- 100 ceza puanını doldurma: Trafik kuralı ihlalleri sonucu sürücülerin ceza puanları birikir. Bir yıl içinde toplam 100 ceza puanına ulaşan sürücülerin ehliyetine ilk seferinde 2 ay, ikinci seferinde 4 ay el konulur. Üçüncü kez 100 puanı dolduran sürücünün ehliyeti iptal edilir (tamamen alınır). Özellikle alkollü araç kullanma her seferinde 20 puan getirdiğinden, peş peşe yakalanmalarda puan dolması da ayrı bir risk olarak ortaya çıkar.
- Alkolmetre testini reddetme: Yukarıda belirtildiği gibi 2 yıl süreyle ehliyet alınması söz konusu.
- Mahkeme kararıyla el koyma: Bazı ciddi trafik suçlarında (örneğin ölümlü kazaya karışma, ölümle sonuçlanmasa bile TCK 179 kapsamında ceza alma gibi) mahkeme, sürücü hakkında ehliyete el koyma veya sürücü belgesini iptal etme kararı verebilir. Bu, ceza yargılamasının bir parçası olarak güvenlik tedbiri şeklinde uygulanır. Örneğin, çok sayıda kez alkollü yakalanmış birine mahkeme, kanunun öngördüğü 5 yıllık sürenin ötesinde, ehliyetini tamamen iptal etme kararı alabilir.
Ehliyetinizi Geri Nasıl Alabilirsiniz?
Sürücü belgesine el konulan kişi, ceza süresi dolduğunda veya yasal olarak geri alma şartları oluştuğunda, belirli adımları izleyerek ehliyetini geri alabilir:
- Ceza Süresinin Dolması: Öncelikle idari para cezası ödenmiş olmalıdır. Ardından, ehliyete el koyma için belirlenen süre (6 ay, 2 yıl veya 5 yıl) bitmelidir. Süre bitmeden ehliyet geri verilmez (ancak aşağıda anlatılacak olan itiraz yoluyla daha erken geri alma istisnası hariç).
- Gerekli Eğitim veya Değerlendirmeler: Eğer ikinci kez alkolden dolayı alınmışsa sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine katıldığınızı ve başarıyla tamamladığınızı belgelemeniz gerekir. Üçüncü veya daha fazla ise psikoteknik değerlendirme raporu ve psikiyatri uzmanından uygunluk raporu almanız şarttır. Bu belgeler, ilgili süre sonunda trafik şubesine ibraz edilmelidir.
- Başvuru Yapılması: Süre dolduktan sonra, ehliyete el koyan trafik birimine veya herhangi bir Trafik Tescil/Denetleme Şube Müdürlüğü’ne giderek başvurmalısınız. Genellikle “sürücü belgesi geri alma dilekçesi” adıyla basit bir form doldurulur. Bu başvuruda, kimlik, cezanın ödendiğine dair makbuz, eğitim/rapor belgeleri gibi evrakları sunmanız istenir.
- Harç ve Ücretler: Normalde ehliyetinizi geri almak için ekstra bir harç ödemezsiniz. Ancak eğer ehliyet süreniz dolmuşsa (örn. ceza süresi içinde ehliyetinizin yenilenme tarihi geçerse) yenileme ücreti ödemeniz gerekebilir. Sırf geri alma işlemi için herhangi bir ceza veya harç alınmaz, cezanızın ödenmiş olması yeterlidir.
- Yeni Ehliyet Basımı: Bazı durumlarda, el konulan ehliyet fiziksel olarak size iade edilir. Bazı durumlarda ise (özellikle uzun süreli alıkonmalarda) sistemde iptal olup yeni ehliyet basılabilir. Trafik şubesi sizi yönlendirecektir. Psikoteknik rapor gerekiyorsa emniyet sistemi bunu kontrol eder ve uygun görürse yeni ehliyet düzenlenir.
Ehliyetsiz Araç Kullanmanın Cezası: Ehliyeti geçici olarak alınan sürücü, ceza süresi dolmadan araç kullanırsa, bu “ehliyetsiz araç kullanmak” olarak değerlendirilir. 2025 yılında ehliyetsiz (sürücü belgesiz) araç kullanma cezası 18.678 TL olarak belirlenmiştir. Ayrıca böyle bir durumda araç trafikten men edilir ve sürücü hakkında gerekirse adli işlem de yapılabilir (ehliyetsiz sürüş, eğer daha önce ceza almış birinin yasağı delmesi şeklinde ise mahkemeye intikal edebilir). Dolayısıyla ceza süresi boyunca araç kullanmaktan kesinlikle kaçınmak gerekir.
Alkollü Araç Kullanma Cezasına İtiraz Etme
Alkollü araç kullanma suçlamasıyla karşı karşıya kalan ve kendisine ceza uygulanan sürücüler, bu işleme karşı yasal itiraz haklarını kullanabilirler. İtiraz yolu şöyle işler:
- Ceza Tebliği: Öncelikle trafik polisi tarafından yazılan ceza tutanağı size tebliğ edilir (yerinde imza attıysanız tebliğ edilmiş sayılırsınız, postayla gelirse tebliğ tarihi önemli). Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz hakkınız vardır.
- Yetkili Mercii: Alkollü araç kullanma nedeniyle kesilen idari para cezasına ve ehliyete el koyma işlemine karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulur. 2013 yılı sonrasında yapılan yasal değişikliklerle, trafik idari para cezalarının ve buna bağlı idari yaptırımların iptali taleplerini Sulh Ceza Hakimlikleri incelemektedir (öncesinde idare mahkemeleri görevliydi, fakat şu an itirazlar adli yargıda görülüyor).
- İtiraz Dilekçesi: 15 günlük süre içinde, cezanın yazıldığı yerdeki Sulh Ceza Hakimliği’ne hitaben bir itiraz dilekçesi hazırlanmalıdır. Dilekçede, cezanın haksız olduğunu düşündüğünüz sebepleri delilleriyle birlikte sunmalısınız. Örneğin alkolmetre sonucunun hatalı olduğuna dair hastaneden alınmış kan tahlili sonucu, tanık beyanları, cihazın kalibrasyonunun bozuk olduğu iddiası vb. neyse, bunları eklemek gerekir.
- Mahkeme İncelemesi: Sulh Ceza Hakimi, dilekçenizi ve dosyayı inceleyerek bir karar verir. Bu incelemede genellikle duruşma yapılmaz, evrak üzerinden karar çıkar. Hakim, eğer sunduğunuz delilleri yeterli bulursa cezayı iptal edebilir. Örneğin gerçekten de hastanede alınan kan örneğinde alkol oranınızın yasal sınırın altında çıktığı kanıtlanırsa, hakim hem para cezasını hem de ehliyete el koyma işlemini iptal edebilmektedir. Ancak delil yetersizse veya usulen bir eksiklik varsa itirazınız reddedilir.
- İtiraz Sürecinde Ceza ve Ehliyet Durumu: Önemli bir nokta: İtiraz etmiş olmanız, idari para cezasını ödeme veya ehliyeti teslim etme yükümlülüğünüzü ertelemez. Yani önce cezayı ödemeniz, ehliyetinizi trafik şubesine teslim etmeniz gerekir. Eğer itirazınız kabul edilirse, ödediğiniz ceza tarafınıza iade edilir ve ehliyetinizin el konulan süresi iptal edilir (geri alabilirsiniz). İtiraz süreci aylar sürebileceğinden, çoğu zaman kişiler ehliyet süresinin bir kısmını itiraz sonuçlanana kadar doldurmuş oluyor. İtiraz kabul edilirse kalan süre hemen iade edilir.
- Üst İtiraz: Sulh Ceza Hakimliği’nin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istatnaf (bölge adliye mahkemesi) yoluna başvurulabilir. Ancak trafik cezalarında genelde Sulh Ceza’nın kararı kesindir veya istisnai hallerde istinafa gidilse bile çoğu dosya orada kesinleşir.
Hukuki Destek Alın: Alkollü araç kullanma cezasına itiraz süreci teknik ayrıntılar içerebilir. Dilekçenin doğru kanun maddelerine dayanması, delillerin uygun şekilde sunulması gerekir. Örneğin Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesine göre, alkolmetre ölçümüne itiraz edilirse polis sizi hastaneye sevk etmek zorundadır. Bu yönetmelik hükmüne uyulmadığı durumlar, davada lehinize kullanılabilir. Böyle hukuki noktaların doğru tespiti ve dilekçede vurgulanması önemlidir. Bu nedenle, eğer alkollü araç kullanma cezasının haksız olduğunu düşünüyorsanız, bir avukata danışmanız sürecin başarılı ilerlemesi açısından faydalı olacaktır.
Alkolmetreye Üflememe Cezası (Testi Reddetme)
Trafik denetlemesi sırasında durdurulan bir sürücünün, polis memurunun alkolmetre ile ölçüm yapma talebini reddetmesi (alkolmetreyi üflememesi) de ayrı bir kabahat olarak düzenlenmiştir. Kanuna göre, alkol veya uyuşturucu madde testine itiraz eden, üflemeyi kabul etmeyen sürücüler, alkollü çıkmış gibi işlem görürler. 2025 yılı için alkolmetreye üflememe cezası 26.558 TL olarak belirlenmiştir. Ayrıca, alkol testini reddeden sürücünün ehliyetine 2 yıl süreyle el konulur. Bu ceza, ilk defa yakalanıyor olsa bile uygulanır, çünkü burada cezalandırılan eylem ölçümü yaptırmama fiilidir.
Bazı sürücüler, alkol almadığı halde cihaza üflememe “hakkı” olduğunu düşünerek bunu reddedebilmektedir. Ancak yasal olarak bu bir hak değil, bir ihlaldir ve sonuçları oldukça ağırdır. Örneğin hiç alkol almamış bile olsanız, alkol kontrolünü kabul etmediğiniz takdirde 26.558 TL ceza ve 2 yıl ehliyetinizi kaybetme riskiyle karşılaşırsınız. Dolayısıyla alkollü olmadığınız halde yanlış bir ceza almamak için en doğrusu, testi yaptırmak ve gerçek promil değerinizi belgelemektir.
İtiraz ve Hastanede Test: Alkolmetre sonucunun hatalı olduğunu düşünüyorsanız, üflemeyi reddetmek yerine derhal en yakın sağlık kuruluşunda kan testi talep etmek en doğru yoldur. Trafik ekipleri, alkolmetre sonucu yüksek çıkan veya cihaza itiraz eden sürücüleri, yönetmelik gereği en geç 2 saat içinde resmi sağlık kuruluşlarına sevk etmek durumundadır. Kan, idrar veya tükürük örneği alınarak laboratuvar analizi yapılır. Bu sonuç, mahkemeye delil olarak sunulabilir.
Örneğin bazı durumlarda alkolmetre hatalı ölçüm yapabilmekte, hastanede yapılan testte alkol hiç çıkmaması ya da yasal sınırın altında çıkması halinde, kişi hakkında yazılan ceza iptal edilebilmektedir. Nitekim yargı kararlarında, alkolmetre ile hastane testi arasında ciddi farklar olması durumunda sürücü lehine kararlar verildiği görülmüştür. Özetle, üflemeyi tamamen reddetmek yerine, ölçüme itirazınız varsa işbirliği yapıp kan testiyle durumu netleştirmeniz tavsiye edilir.
Araçlarda Alkol Kilidi Zorunluluğu (2025 Gelişmesi)
Trafikte alkollü sürücü kaynaklı kazaların önlenmesi amacıyla sadece cezai yaptırımlar değil, teknolojik önlemler de gündeme gelmiştir. Son yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinde yaygınlaşmaya başlayan “alkol kilidi” uygulaması, Türkiye’de de mevzuata girmiştir.
Alkol Kilidi Nedir? Alkol kilidi, araçlara entegre edilen bir güvenlik sistemidir. Araç çalıştırılmadan önce sürücü bu cihaza üfler; cihaz sürücünün nefesindeki alkol oranını ölçer. Eğer ölçüm sonucu, önceden belirlenmiş yasal sınırın üzerindeyse, alkol kilidi motorun çalıştırılmasına izin vermez. Böylece alkollü bir sürücünün aracı kullanması fiziksel olarak engellenmiş olur.
2025 Yönetmelik Değişikliği: 14 Mart 2025’te yürürlüğe giren “Motorlu Araçlarda Kullanılan Güvenlik Sistemlerine İlişkin Tip Onayı Yönetmeliği” ile, yeni üretilecek araçlarda alkol kilidi sistemine uygunluk şartı getirildi. Bu yönetmelik, Avrupa Birliği standartlarına uyum çerçevesinde hazırlandı ve şunları öngörüyor:
- 2025 ve sonrasında yeni tip onayı alacak veya yeni üretilecek otomobil, otobüs, kamyonet, kamyon gibi araçlarda, alkol kilidi cihazının monte edilebilmesine yönelik ön hazırlık bulunacak. Yani araçlar fabrika çıkışında alkol kilidi takılmasına elverişli olacak şekilde üretilecek.
- Özellikle ticari araçlarda (taksi, servis minibüsü, otobüs, kamyon gibi) alkol kilidi kullanımının ileride zorunlu hale getirilmesi planlandığından, öncelik bu araç tiplerindedir.
- Henüz mevcut araç sahiplerinin araçlarına alkol kilidi takma zorunluluğu yoktur. Yani bu yönetmelik geriye dönük bir zorunluluk getirmemiştir, sadece yeni araçlara ileriye dönük bir hazırlık şartı getirmiştir.
- Alkol kilidiyle birlikte, aynı yönetmelikte akıllı hız asistanı, sürücü dikkat uyarı sistemi, olay veri kaydedici (kara kutu) gibi diğer ileri güvenlik sistemlerinin de zorunlu hale geleceği belirtilmiştir.
Bu gelişme, yakın gelecekte Türkiye’de de alkol kilidi uygulamasının yaygınlaşacağının sinyalini vermektedir. Hâlihazırda mahkemeler, ağır alkollü sürücüler için alkol kilidi takılması yönünde bir uygulamaya gitmese de (ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde tekrar suç işleyenlere mahkeme kararıyla zorunlu alkol kilidi uygulanabiliyor), araçların bu sisteme hazır olması altyapıyı oluşturacaktır. Belki ilerleyen yıllarda, belirli sayıda alkollü yakalanmış kişilerin araçlarına alkol kilidi taktırmak zorunlu hale gelebilir veya ehliyeti geri verilen kişilerden araçlarında bu cihazın bulunması istenebilir.
Amaç: Alkol kilidi teknolojisinin nihai amacı, daha direksiyona geçmeden alkollü sürüşü engellemektir. Böylece sadece ceza vermek değil, kazayı önceden önlemek mümkün olabilecektir. Bu da trafik güvenliği açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Sonuç: Yasalara Uymak ve Gerekirse Hukuki Destek Almak
Alkollü araç kullanma, can güvenliği açısından büyük risk taşıdığı için yasalar tarafından ağır şekilde cezalandırılan bir fiildir. 2025 yılı itibariyle maddi cezalar çok yükselmiştir, ehliyete el koyma süreleri uzun tutulmaktadır ve tekrar eden ihlallerde hapis cezasına varan sonuçlar doğmaktadır. Ayrıca alkollü iken kaza yapılırsa hem ceza hukuku devreye girmekte hem de sigorta tarafından hasar karşılanmadığı için kişi maddi anlamda zor durumda kalmaktadır.
Her şeyden önce, trafikte alkollü olmamak en doğru tercih olmalıdır. Eğer alkol aldıysanız, aracınızı o halde kullanmamalı; toplu taşıma, taksi, bir arkadaş yardımı gibi alternatiflere yönelmelisiniz. Bu hem kendi hayatınızı hem başkalarının hayatını korumanız için şarttır.
Bununla birlikte, bazen de haksız yere alkollü suçlamasıyla karşılaşılabilir veya cezanın orantısız olduğunu düşünebilirsiniz. Örneğin teknik bir hata ile promiliniz yanlış ölçülmüş olabilir ya da prosedür hatası yapılmış olabilir. Böyle durumlarda vatandaşların hukuki hakları vardır ve kullanılmalıdır.
Eğer alkollü araç kullanma cezası aldıysanız ve bunun yanlış olduğunu düşünüyorsanız, yukarıda belirtilen itiraz yollarını izleyerek hakkınızı arayabilirsiniz. Bu süreçte bir avukatın desteği, teknik konuların doğru değerlendirilmesi ve usul kurallarına uygun bir başvuru yapılması açısından oldukça değerlidir.
Unutmayın, trafik güvenliği bir toplum meselesidir ve kurallara uymak hepimizin sorumluluğudur. Alkollü araç kullanmanın sonuçları hem cezai hem vicdani açıdan ağır olabilir. Yasal sınırları bilmek, haklarımızı öğrenmek kadar, sorumluluklarımızı yerine getirmek de önemlidir. Trafikte alkolden uzak durarak, hem kendi geleceğinizi hem de başkalarının hayatını riske atmamış olursunuz. Eğer bir hatayla karşılaştıysanız da hukukun size tanıdığı imkanları kullanarak en doğru şekilde çözüm arayınız.
Güvenli sürüşler dileriz.
ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMAYA İLİŞKİN EMSAL YARGI KARARLARI
Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2020/895 E., 2020/2079 K.
“…Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin ”Dosya kapsamına göre, yapılan alkol ölçümü sonucunda muterizin 09/03/2019 tarihinde saat 20:08 itibari ile 0.62 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, ancak muterizin itirazına dayanak olarak ibraz edilen Dr. E. A. Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen aynı tarihli ve saat 21:59’da tanzim edilen raporda ise kanda alkol oranının 0 olarak tespit edildiğinin bildirildiği, her iki ölçüm arasında 1 saat 51 dakika kadar fark bulunduğu ve tıbben her bir saatte kişinin kanındaki alkol oranının 0.15 promil düzeyinde azalma göstereceği nazara alındığında, kabahatlinin trafik çevirmesi yapıldığı an itibari ile kabahati oluşturacak düzeyde alkollü olmadığı açıkça anlaşıldığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği ”ne dair talebi yönünde yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden; Gaziantep Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliğinin 09/03/2019 tarihli ve MA- 37840011 Sayılı trafik idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 1.002,00 Türk lirası idarî para cezası hakkında kesin nitelikte karar veren Gaziantep 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/04/2019 tarihli ve 2019/1581 değişik iş sayılı kararının CMK’nin 309/4-d maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, kabahatli hakkında uygulanan idari para cezasının kaldırılmasına, 26.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/12-277 E., 2019/585 K.
“…Sanığın 05.11.2011 tarihinde saat 15.30 sıralarında sevk ve idaresindeki 78 .. 230 plaka sayılı araç ile yerleşim yeri dışında, iki yönlü, yedi metre genişliğindeki yolda seyir hâlindeyken dik eğimli, korkuluksuz sert viraja geldiğinde karşı yönden kamyoneti ile gelen katılan …’in şeridini ihlâl etmesi nedeniyle maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda;
Kazadan yirmi sekiz dakika sonra yapılan ölçüme göre 0,48 promil alkollü olan, ancak adli tıp uygulamalarına göre alkolün kandaki seviyesinin ortalama olarak 0,15 promil azaldığı gözetildiğinde kaza anında yaklaşık 0,63 promil alkollü olduğu sonucuna ulaşılan sanığın, kanındaki alkol seviyesinin suç tarihindeki düzenlemeye göre cezalandırılmasını gerektiren 1,00 promilin üzerine çıkmaması, emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olduğuna dair bir bilgi veya belgenin olmaması, aşamalarda gözüne güneş ışığının gelmesi nedeniyle karşı yönden gelen aracın şeridine girdiği şeklindeki savunmasının aksini ispatlayacak,
her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmemesi ve sürücü belgesine sahip olan kişilerin her zaman güvenli bir şekilde araç sürecekleri kesin olmadığı gibi belge sahibi olmayan kişilerin de mutlaka tehlikeli şekilde araç kullanacaklarının iddia edilememesi nedeniyle sürücü belgesine sahip olmadan araç kullanılmasının suçun unsurları arasında gösterilmemesi karşısında; ehliyetsiz araç kullanmasının ve meydana gelen kazada taksirinin bulunmasının, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşumuna yeterli olmadığı, bu nedenle kasten işlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün sanığa atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir…”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2018/4623 E., 2018/11940 K.
“…Kaza tespit tutanağında; sigortalı araç sürücüsüne kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından ve alkollü araç kullandığından asli, karşı araç sürücüsüne kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından tali kusur verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonunca hükme esas alınan bilirkişi raporunda da; davacının maliki bulunduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında, karşı araç sürücüsünün, %25 oranında kusurlu olduğu belirtildikten sonra kazanın sigortalı araç sürücüsünün münhasıran alkollü olmasından meydana gelmediği ifade edilmiştir.
Kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 1.83 promil alkollü olduğu saptanmış ise de yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir.
Dosya kapsamından ve bilirkişi raporlarından, davacıya ait araç sürücüsünün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, dava dışı sürücünün de ikinci derece (%25) kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek, istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dosyanın karar veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
Yasal Alkol Sınırları ve Promil Değerleri
Türkiye’de trafikte yasal alkol sınırları yukarıda belirtildiği gibi 0,50 promil (hususi araçlar) ve 0,20 promil (ticari araçlar) olarak belirlenmiştir. Bu sınırların üzerinde alkolle araç kullananlar için idari yaptırımlar devreye girer. Aşağıda farklı promil değerlerinin sürücüler üzerindeki genel etkileri sıralanmıştır (her bireyde etkiler değişebilse de ortalama olarak kabul edilen düzeylerdir):
- 0,20 promil: Sürücünün ruh halinde hafif değişimler başlar. Kişi kendini biraz gevşemiş hissedebilir; öz kontrol ve dikkatte azalma ilk belirtilerini gösterir.
- 0,50 promil: Yasal sınır düzeyidir (hususi araçlar için). Bu seviyede dikkat dağınıklığı belirginleşir, koordinasyon bozukluğu ve rehavet hissi başlar. Tepki verme süresi uzar, uyarılara zamanında reaksiyon verme yeteneği azalır.
- 0,80 promil: Algılama ve karar verme ciddi oranda bozulur. Görüş, mesafe ve hız tahmini gibi yetiler zayıflar; kişi kendi halini kontrol etmekte zorlanır. Direksiyon hakimiyeti ve denge iyice bozulur.
- 1,0 promil: Artık belirgin sarhoşluk seviyesidir. Konuşma ve hareketlerde bariz bozukluk görülür. Kişi uygunsuz ve kendini tehlikeye atacak davranışlarda bulunabilir; duygusal dalgalanmalar artar. Bu seviye ve üzeri, Türk Ceza Kanunu (TCK) açısından da suç teşkil eden bir durum olarak kabul edilir (aşağıda detaylandırılacak).
- 1,5 promil: Çok yüksek seviyede alkol etkisidir. Kişi ayakta durmakta ve yürümekte zorluk çeker. Konuşma iyice bozulur, refleksler ciddi ölçüde yavaşlar. Kendine ve çevreye zarar verme riski yüksektir.
- 2,0 promil: Ağrı ve acı hissinde azalma olur; bilinç bulanıklığı başlar. Kişi etrafında olan bitene anlam vermekte güçlük çeker, uyarıları fark etmez hale gelebilir.
- 3,0 promil ve üzeri: Kritik düzeyde zehirlenme hali. Şuur kaybı yaşanabilir, refleksler neredeyse tamamen kaybolur. Bu seviyede kişi bilincini yitirebilir ve ölüm riski dahi vardır. Bu halde araç kullanmak hayati tehlike oluşturur.
Yukarıdaki değerlerden de anlaşılacağı üzere, 0,50 promil üzerindeki her artış, sürücü ve diğer yol kullanıcıları için ciddi tehlike anlamına gelir. Bu yüzden yasalar düşük promil aşımlarında bile ağır ceza uygulayarak caydırıcılık sağlamayı hedeflemektedir.
HARBİYE HUKUK BÜROSU CEZA AVUKATI HİZMETLERİMİZ
Ceza yargılamaları gerçekten de karmaşık ve teknik detaylarla dolu bir süreçtir. Avukatların bu süreçteki rolü, müvekkillerinin haklarını korumak ve adil bir yargılanma sürecinin sağlanmasında kritik öneme sahiptir.
Harbiye Hukuk Bürosu olarak Ceza Hukuku alanında uzman avukat kadromuzla sunduğumuz hizmetler, müvekkillerin haklarını etkin bir şekilde savunmalarına olanak tanıyacak şekilde tasarlanmış olup yargılama sürecinin her aşamasında müvekkillere rehberlik ederek, onların haklarını en iyi şekilde temsil eder.
SIKÇA SORULAN SORULAR
İlk Defa Alkollü Araç Kullanmanın Cezası Nedir?
2025 yılı itibarıyla Türkiye’de ilk defa alkollü araç kullanmanın cezası, 9.268 TL olarak belirlenmiştir. Ayrıca, sürücünün ehliyetine 6 ay süreyle el konulur ve 20 ceza puanı yazılır.
Alkollü araç kullanma ceza miktarları nelerdir?
Alkollü araç kullanmanın tekrarında uygulanan cezalar, sürücünün kanındaki alkol miktarına ve tekrarlanan ihlallerin sayısına göre artmaktadır. 2024 yılı itibarıyla, alkollü araç kullanma cezaları şu şekildedir:
- İlk Kez Alkollü Araç Kullanma: Sürücüye 9.268 TL trafik cezası uygulanır ve ehliyetine 6 ay süreyle el konulur.
- İkinci Kez Alkollü Araç Kullanma: Sürücüye 11.622 TL trafik cezası uygulanır ve ehliyetine 2 yıl süreyle el konulur.
- Üçüncü Kez ve Fazla Alkollü Araç Kullanma: Sürücüye 18.678 TLTL trafik cezası uygulanır ve ehliyetine 5 yıl süreyle el konulur.
Bu cezaların yanı sıra, sürücüler her seferinde 20 ceza puanı ile de cezalandırılırlar. Alkolmetreye üflememe durumunda ise, 2025 yılında 26.550 TL idari para cezası ve ehliyete 2 yıl süreyle el konulması gibi ağır yaptırımlar uygulanmaktadır.
Alkollü araç kullanmanın cezası nedir?
Alkollü araç kullanma cezası, sürücünün kanında belirlenen promil sınırını aşması durumunda uygulanır. İlk kez alkollü araç kullanan bir sürücü için ceza, idari para cezası ve ehliyetin geçici süreyle el konulması şeklinde olabilir. Eğer sürücü tekrarlanan ihlallerde bulunursa, cezaların şiddeti artar ve hapis cezası da dahil olmak üzere daha ciddi yaptırımlar uygulanabilir.
2024 yılı için Türkiye’deki alkollü araç kullanma cezası aşağıdaki gibidir:
- İlk Kez Alkollü Araç Kullanma Cezası: Kanında yasal sınırı aşacak şekilde alkol tespit edilen sürücü hakkında 9.268 TL idari para cezası uygulanır. Araç trafikten men edilerek ve sürücünün ehliyeti 6 aylığına el konulur. İlk alkollü araç kullanma cezasını 15 gün içinde öderseniz, mevcut fiyat üzerinden %25 indirim uygulanır.
- İkinci Kez Alkollü Araç Kullanma Cezası: 5 yıl içinde 2. defa alkol limitini aşan sürücüye uygulanacak para cezası 11.622 TL’dir. Araç trafikten men edilerek ve sürücünün ehliyetine 2 yıllığına el konulur.
- Üçüncü Kez Alkollü Araç Kullanma Cezası: 5 yıl içerisinde alkollü araç kullanarak trafik kurallarını 3 ve daha fazla kez ihlal eden kişiye 18.678 TL para cezası uygulanır. Sürücünün ehliyeti 5 yıl elinden alınır ve sürücü hakkında 6 aydan az olmayacak hapis cezası uygulanır.
ALKOL promil sınırı nedir?
Alkol testleri ve promil sınırı, trafik güvenliğini sağlamak amacıyla oldukça önemlidir. Alkol testleri, genellikle trafik polisi tarafından durdurulan sürücülere uygulanır ve kanlarında alkol seviyesini ölçmek için kullanılır. Yasal olarak belirlenen alkol sınırı, 0.50 promil’dir. Bu sınırın üzerindeki bir alkol seviyesi, sürücünün alkollü olarak kabul edilmesine ve cezai işlemlerin uygulanmasına neden olur.
Alkol promil hesaplama, sürücünün kanındaki alkol miktarını ölçen bir yöntemdir ve çeşitli faktörler bu hesaplamayı etkileyebilir. Örneğin, bir kişinin alkol toleransı, alkolün vücut üzerindeki etkisi ve alkolün tüketim hızı gibi faktörler, kan alkol konsantrasyonunu (BAC) etkileyebilir. Ayrıca, içilen alkol miktarı ve türü de promil seviyesini etkiler. Örneğin, bir adet 33 cl bira yaklaşık 33-53 promil, bir kadeh şarap ise yaklaşık 0.3 promil alkol seviyesine yol açabilir.
Alkol sınırını aşan sürücüler için uygulanan cezalar, alkol seviyesine ve tekrarlanan ihlallere göre değişiklik gösterir.
Kaç Promil Alkolde Ehliyete El Konulur?
0.50 promil ve üzeri alkol tespit edilen sürücülerin ehliyetlerine el konulur. Bu sınır hem özel hem de ticari araç sürücüleri için geçerlidir ve idari para Alkollü araç kullanma cezasına ek olarak uygulanan bir yaptırımdır.
Bir Bira Kaç Promil?
Bir bira içtikten sonra kan alkol düzeyi kişiden kişiye değişiklik gösterebilir; ancak genel olarak bir bira, yaklaşık 0.33 ila 0.53 promil arasında bir alkol düzeyine yol açabilir. Bu oran, biranın hacmine (33 cl veya 50 cl) ve alkol yüzdesine bağlı olarak değişebilir.
Bir Saatte Kaç Promil Alkol Düşer?
Vücuttaki alkol seviyesi, birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir, ancak genel olarak kişinin kanındaki alkol oranı her saat yaklaşık 0.10 ila 0.15 promil arasında düşer. Bu oran, kişinin metabolizma hızına, içtiği alkol miktarına ve türüne, cinsiyetine, ağırlığına ve yediklerine göre değişebilir. Alkolün vücuttan tamamen atılması ise genellikle 48 ile 72 saat arasında bir süre alabilir.
Alkol Aldıktan Kaç Saat Sonra Araç Kullanılır?
Alkol aldıktan sonra araç kullanmadan önce alkolün vücuttan tamamen atılması gerekmektedir. Genel olarak, alkolün etkisi kişiden kişiye değişiklik gösterse de vücuttaki alkol oranı her saat yaklaşık 0.10 ila 0.15 promil arasında düşer ve alkolün vücuttan tamamen atılması genellikle 48 ile 72 saat arasında bir süre alabilir. Ancak, bu süreler yaklaşık değerlerdir ve kişisel faktörlere göre değişebilir.
Alkollü Araç Kullanmada Araç Sahibinin Sorumluluğu Nedir?
Eğer araç sahibi, aracını alkollü bir kişiye bilerek vermişse ve bu kişi trafik kazasına neden olursa, araç sahibi de bazı hukuki sorumluluklarla karşı karşıya kalabilir. Örneğin, araç sahibi, kazada meydana gelen zararların tazmininden sorumlu tutulabilir.
Ayrıca, alkollü araç kullanmaktan ceza alan kişilerin aracında meydana gelen zararlar genellikle trafik sigortası tarafından karşılanmamakta ve sigortanın dışında tutulmaktadır. Bu durum, araç sahibinin maddi zararlarını artırabilir ve sigorta kapsamı dışında bırakabilir.
Ancak, mevcut kanunlarda araç sahibine alkollü araç kullanma nedeniyle doğrudan ceza verilebileceği hususunda bir düzenleme bulunmadığı için, araç sahibine ceza verilmesi söz konusu değildir.
Alkollü Araç Kullanma Cezası Sicile İşler Mi?
Alkollü araç kullanma cezası, idari bir ceza olarak kabul edilir ve bu nedenle adli sicile işlenmez. Ancak, kanında 100 promilin üzerinde alkol tespit edilen sürücüler, Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi uyarınca “trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçu” kapsamında hakkında kamu davası açılırsa, bu davanın sonucunda ceza alırsa adli sicil kaydına işlenebilir.
Alkollü Araç Kullanma Cezası Nereye Ödenir?
Alkollü araç kullanma cezası, Türkiye’de çeşitli yollarla ödenebilir. Ödeme seçenekleri arasında:
- E-devlet üzerinden ödeme
- Banka ve PTT şubeleri aracılığıyla ödeme
- Gelir İdaresi Başkanlığı’nın web sitesi üzerinden ödeme
- Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ödeme yapılabilir.
Bu seçeneklerden herhangi birini kullanarak, alkollü araç kullanma cezasını ödeyebilirsiniz. Ödeme yaparken, cezanın detayları ve ödeme için gerekli bilgilerin doğru olduğundan emin olunuz.
Alkollü Araç Kullanma Cezası Ne Zaman Silinir?
Alkollü araç kullanma cezası kaydı, sürücünün ehliyetinin ilk alındığı tarihten itibaren 5 yıl süresince alkollü araç kullanmaktan işlem görmemesi durumunda sicilden silinir. Bu süre zarfında herhangi bir alkollü araç kullanma cezası almazsanız, kayıt otomatik olarak temizlenecektir. Ancak, bu süre içinde tekrar bir ceza alınırsa, 5 yıllık süre yeniden başlayacaktır.
Alkollü Araç Kullanmaktan Mahkemeye Çıkılır Mı?
Evet, alkollü araç kullanmaktan dolayı mahkemeye çıkılabilir. Kanunlar, belirli bir alkol seviyesinin üzerinde araç kullanan kişilere idari para cezası ve ehliyete el koyma gibi idari yaptırımların yanı sıra, daha ciddi durumlarda ceza yargılaması yapılmasını öngörür. Özellikle, kanında 100 promilin üzerinde alkol tespit edilen sürücüler, Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi uyarınca “trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçu” kapsamında yargılanabilirler. Bu durum, sürücünün mahkemeye çıkmasını ve hapis cezası gibi daha ağır cezai yaptırımlarla karşılaşmasını gerektirebilir.
Alkolden El Konulan Ehliyet Nasıl Geri Alınır?
Alkolden el konulan ehliyetin geri alınması için öncelikle, ehliyete el konulma süresinin tamamlanmış olması gerekiyor. İlk defa alkollü araç kullanmaktan yakalanan bir sürücünün ehliyetine genellikle 6 ay süreyle el konulur. Bu sürenin sonunda, sürücünün trafik cezası borçlarının tamamını ödediğini gösteren bir belge alması ve bu belge ile birlikte ehliyetine el konulan trafik birimine başvurması gerekmektedir. Eğer sürücü, ikinci kez alkollü araç kullanmaktan yakalanmışsa, psikoteknik değerlendirme raporu alması ve bazı durumlarda sağlık raporu sunması istenebilir. Tüm bu işlemler tamamlandıktan sonra, sürücü ehliyetini geri alabilir.
Alkollü Araç Kullanırken Yapılan Kazalarda Sigorta Ödeme Yaparmı?
Alkollü araç kullanımı sonucu meydana gelen kazalarda sigorta ödemeleri, Türkiye’deki sigortacılık mevzuatına göre belirlenir. Genel olarak, alkollü sürüş sonucu oluşan kazalarda trafik sigortası şirketlerinin ödeme yapma kararı, çok yönlü bir inceleme gerektirir.
- Trafik Sigortası: Alkollü araç kullanımı kaynaklı kazalarla ilgili olarak, trafik sigortası teminatları genellikle bu tür hasarları kapsamaz. Eğer alkol, kaza oluşumunda doğrudan etkili ise, trafik sigortası devreye girmez.
- Kasko: Kasko sigortası da genellikle alkol tüketiminin sonucunda meydana gelen hasarları teminat dışı bırakır.
- Üçüncü Kişilerin Zararları: Trafik sigortası, 3. kişilerde hasar meydana getiren ve tazminat gerektiren kazalarda, hatalı sürücünün alkollü olmasına bağlı gelişmişse bile, tazminatı 3. kişilere öder ve karşılığını kusurlu olan kişiye rücu eder.
- Rücu Davası: Sigorta şirketi, ödediği tazminatın karşılığını kusurlu sürücüden rücu yoluyla geri alma hakkına sahiptir.
Alkollü araç kullanımı sonucu meydana gelen kazalarda sigorta ödemeleri ve tazminat süreçleri karmaşık olabilir. Bu nedenle, bu tür durumlarda hukuki danışmanlık almak faydalı olacaktır.