Doğum İzni Kaç Gündür? Nasıl Hesaplanır?
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Doğum tarihini, sektörü ve doğum öncesi kullanılan günü girin; analık izninin başlangıç ve bitiş tarihini, doğum sonrasına devreden günü, yarım çalışma ve ücretsiz izin sürelerini birlikte görün.
Doğum izni, kadın işçiye doğum öncesinde ve sonrasında kullandırılan yasal izindir; 7578 sayılı Kanun’la 1 Mayıs 2026‘da değiştirilen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 74. maddesine göre süresi doğum öncesi sekiz, doğum sonrası on altı hafta olmak üzere toplam yirmi dört haftaya çıkarılmıştır. Çoğul gebeliklerde doğum öncesi süreye iki hafta eklenir ve toplam izin yirmi altı haftaya ulaşır.
Süre hesabı kırk haftalık gebelik üzerinden yapılır. Kadın işçi gebeliğinin 32. haftasında izne ayrılabilir, doktor raporuyla 38. haftaya kadar çalışırsa kullanmadığı haftaları doğum sonrasına aktarır. Eşi doğum yapan işçinin babalık izni on gün, doğum sonrası talep edilebilecek ücretsiz izin ise altı aya kadardır.
Memurlar için aynı süreler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenmiştir.
Doğum İzni Nedir?
Doğum izni, iş hukukumuzda doğum yapacak olan veya yeni doğum yapmış olan kadınlar ile eşleri doğum yapmış olan babalara belli bir süre izin verilmesi durumudur. Bu sürenin karşılığını işveren değil, Sosyal Güvenlik Kurumu öder. İşçiye çalışmadığı günler için geçici iş göremezlik ödeneği verilir; ödeneğin şartı, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olmasıdır (5510 sayılı Kanun m.18).
Halk arasında analık izni ya da babalık izni de denmektedir. Bu izin sadece doğum sonrasını değil doğum öncesini de kapsamaktadır. Ayrıca evlatlık alma durumlarında üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinen işçiye, çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık izni kullandırılır.

Doğum İzni Nedir?
Doğum İzni Çeşitleri Nelerdir?
Doğum izni çeşitleri hamilelik sürecinin işleyişiyle paralellik gösterir. Buna göre doğum izni çeşitleri şunlardır:
- Doğum izni
- Çoğul gebelik doğum izni
- Erken doğum izni
- Süt izni
- Hamilelik doktor kontrolü izni
Listedeki süt izni ile doktor kontrolü izni, analık izninden ayrı iki haktır. Süt izni, bir yaşından küçük çocuğunu emziren kadın işçiye günde toplam bir buçuk saat olarak verilir. Bu sürenin hangi saatlerde ve kaça bölünerek kullanılacağını işçinin kendisi belirler, süre günlük çalışma süresinden sayılır.
Hamilelik doktor kontrolü izni ise gebelik boyunca yapılan periyodik kontroller için verilen ücretli izindir. Hekim raporu gerekli görürse hamile işçi, ücretinde indirim yapılmaksızın daha hafif bir işte çalıştırılır.[1]

Doğum İzninin Hukuki Dayanağı Nedir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 74. maddesi[2] doğum izninin hukuki dayanağını oluşturur. Madde, 7578 sayılı Kanun ile 1 Mayıs 2026‘da değiştirildi.[3] Yeni düzenlemeye göre kadın işçi, doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra on altı hafta olmak üzere toplam yirmi dört hafta çalıştırılamaz. Çoğul gebelikte doğum öncesi sekiz haftalık süreye iki hafta eklenir.
7578 sayılı Kanun aynı maddeye yeni bir izin daha ekledi. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte ya da tek başına koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün ücretsiz izin verilir.[4] Memura da aynı hak tanınmıştır, farkı on günlük iznin ücretsiz olduğuna dair bir kayıt taşımamasıdır.[5]
Doğum İzni Süresi Nedir?
Doğum izni, kadın işçiye verilen doğumdan öncesini ve sonrasını kapsayan izindir. Bu iznin süresi artık yirmi dört haftadır. Önceki düzenlemede süre on altı hafta idi, 7578 sayılı Kanun ile sekiz hafta artırıldı. Bu süre boyunca işçiye işveren ücret ödemez, Sosyal Güvenlik Kurumu geçici iş göremezlik ödeneği öder. İşçinin talep etmesi halinde ayrıca altı aya kadar ücretsiz izin kullanması mümkündür. Doğum nedeniyle alınan bu ücretsiz izin süresi, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.
Aşağıdaki tablo, özel sektör işçisi ile devlet memurunun doğumla ilgili izin sürelerini yan yana gösterir. İki rejim ücretli analık izninde aynı, süt izni ve ücretsiz izin sürelerinde farklıdır.
| İzin türü | İşçi (4857 m.74 ve Ek m.2) | Memur (657 m.104 ve m.108) |
|---|---|---|
| Doğum öncesi analık izni | 8 hafta, çoğul gebelikte 10 hafta | 8 hafta, çoğul gebelikte 10 hafta |
| Doğum sonrası analık izni | 16 hafta | 16 hafta |
| Toplam ücretli izin | 24 hafta, çoğul gebelikte 26 hafta | 24 hafta, çoğul gebelikte 26 hafta |
| Doğum öncesi çalışma sınırı | Doktor onayıyla doğumdan önceki 2 haftaya kadar | Tabip raporuyla doğumdan önceki 2 haftaya kadar |
| Evlat edinme izni | 8 hafta | 8 hafta |
| Koruyucu aile izni | 10 gün ücretsiz izin | 10 gün izin |
| Babalık izni | 10 gün | 10 gün |
| Süt izni | Günde 1,5 saat, çocuk 1 yaşını dolduruncaya kadar | İlk 6 ay günde 3 saat, ikinci 6 ay günde 1,5 saat |
| Yarım çalışma | 1. doğumda 60, 2. doğumda 120, sonrakilerde 180 gün | 1. doğumda 2 ay, 2. doğumda 4 ay, sonrakilerde 6 ay |
| Ücretsiz izin | 6 aya kadar | 24 aya kadar |

Çoğul Gebelik Halinde Doğum İzni
Birden fazla bebeğin aynı anda ana rahminde olması durumuna çoğul gebelik adı verilir. Yani ikiz veya üçüz gibi birden çok çocuk bekleyen anne adaylarının gebelik süreçlerine çoğul gebelik durumu denir. Çoğul gebelikte anne adayları normal gebeliğe göre daha fazla izin hakkına sahiptir. Normal gebelik durumunda anne 32. haftada doğum iznine çıkabilirken çoğul gebelik durumunda anne adayları, gebeliğin 30. haftası itibarıyla izne çıkabilir. Yani doğum öncesinde 8 hafta değil 10 hafta izin yapabilmektedir.
İş Kanunu’nun 74. maddesinde çoğul gebelik izninin süresiyle ilgili şu hüküm yer alır: çoğul gebelikte doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta eklenir. Yani normal doğum izni süresi olan yirmi dört haftaya iki hafta daha eklenir ve çoğul gebe olan anne adayı yirmi altı hafta izin hakkına sahip olur.

Çoğul Gebelik Halinde Doğum İzni
Doğum İzni Nasıl Hesaplanır?
Sayfanın başındaki hesaplama aracına doğum tarihini, sektörü ve doğum öncesinde çalışılan günü girdiğinizde analık izninin başlangıç ve bitiş tarihi, doğum sonrasına devreden gün sayısı, yarım çalışma ve ücretsiz izin süreleri birlikte çıkar.
Doğum izni hesaplanırken kırk haftalık gebelik süresi temel alınır ve anne adayı çalışana, gebeliğin son sekiz haftası ile doğumdan sonraki on altı hafta için olmak üzere toplamda yirmi dört hafta izin hakkı verilir. Gebelik sürecine göre izin dönemi değişiklik gösterebilir. Örneğin iznin bir kısmı doğumdan önce, kalan kısmı doğumdan sonra kullanılabilir, ancak bu düzenleme için doktor onayı gerekir.
Kimler Doğum İzninden Yararlanabilir?
Doğum izni, bütün kadın işçiler için tanınmış bir haktır. Ayrım yapılmaksızın çalışma hayatında bulunan bütün kadın işçiler bu haktan faydalanabilmektedir. Kadın işçinin kamuda ya da özel sektörde çalışıyor olması önem arz etmez. Ayrıca eşi doğum yapan erkek çalışanlara da bu izin verilir, ancak kadın çalışanlara verilen izine kıyasla daha kısa süreli ve sınırlı bir kapsama sahiptir. Erkek çalışana verilen bu doğum izni halk arasında babalık izni olarak da bilinir.
Maddenin son fıkrası kapsamı daha da genişletir. Doğum iznine ilişkin hükümler, iş sözleşmesiyle çalışan ve İş Kanunu kapsamında olsun ya da olmasın her türlü işçiye uygulanır.[6] Memurlar bakımından aynı süreler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.[7]
Doğum İzni Nasıl Kullanılır?
Doğum izni toplamda yirmi dört hafta, yani 168 gündür. Bu izin süresi işveren tarafından kısıtlanamaz, ancak artırılabilir. Çalışan kadın işçi dilerse doktor onayıyla doğumdan önceki son iki haftaya kadar çalışabilir. Bu durumda kullanmadığı doğum öncesi izin süresini, doğum sonrasındaki on altı haftalık iznine ekleyerek kullanabilir.

Doğum İzni Ne Zaman Başlar?
Doğum izni, doğum öncesi sekiz hafta ve doğum sonrası on altı hafta olmak üzere toplamda yirmi dört haftadan oluşur. Gebelik kırk hafta olarak hesaplandığında kadın işçi, gebeliğinin 32. haftasını tamamlaması itibarıyla doğum iznine ayrılabilir. İşçi çalışmaya devam etmek isterse doktordan rapor almak kaydıyla gebeliğinin 38. haftasına kadar çalışabilir. Doğum öncesinde kullanılmayan bu süre, doğum sonrasındaki izin süresine eklenir.

Doğum Raporu Nedir?
Doğum raporu işçinin doğum ödeneği yardımı alabilmek için hastaneden aldığı doğum yaptığına dair bir belgedir.
Doğum İzni Parası Nedir?
Kadın işçi doğum izninde olduğu süreç boyunca, doğum öncesi ve sonrası toplam yirmi dört hafta, çalışmadığı sürenin parası devlet tarafından ödenir. Buna geçici iş göremezlik ödeneği denir, halk arasında doğum parası veya rapor parası olarak da bilinir.
Ödenek, sigortalının günlük kazancının üçte ikisi üzerinden hesaplanır ve doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sigortalının hesabına yatırılır.[8] İşveren bu süreçte yalnızca doğum raporunu SGK sistemine işleyen taraftır.
Bunun yanı sıra işçiye doğum parası, doğum ödeneği ve doğum yardımı olarak adlandırılan ayrı bir ödeme daha yapılır. Bu ödeme annenin çalışıp çalışmamasına bakılmaksızın devlet tarafından karşılanır. Doğum Yardımı Yönetmeliği birinci çocuk için tek seferlik 5.000 TL, ikinci çocuk için aylık 1.500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için aylık 5.000 TL ödeme öngörür. Aylık ödeme, başvurunun yapıldığı ay itibarıyla çocuk 5 yaşını tamamlayana kadar sürer ve altmışıncı ay bu süreye dahildir.[9]
Doğum yardımı hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmadan ödenir ve haczedilemez. Ayrıca anneye emzirme ödeneği adı altında bir yardım daha yapılır.
Bu ödenek için sigortalı olmak tek başına yetmez: 5510 sayılı Kanun’un 16. maddesi, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olmasını şart koşar. Kendi nam ve hesabına çalışanlarda ayrıca genel sağlık sigortası dahil prim ve prim borçlarının ödenmiş olması aranır. Kadının çalışmadığı durumlarda ödenek kadının sigortalı eşine ödenmektedir.

Doğum İzni Parası Nedir?
Doğum İzni Borçlanması Nedir?
Doğum izni borçlanması, doğum nedeniyle çalışma hayatından bir süre boyunca uzak kalan kadınların, geriye dönük prim ödeme yapmasına imkan verilmesi durumudur. Doğum yapmadan önce,
- Hizmet akdine tabi çalışması bulunan kadın sigortalılar (2925 sayılı Kanun, mülga 506 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/1-a),
- Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma kapsamında sigortalı sayılan kadın sigortalılar
(Mülga 1479 sayılı Kanun, Mülga 2926 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/b),
- Kamu görevlisi kapsamında sigortalı sayılan kadın sigortalılar (Mülga 5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/c) ile bunların hak sahipleri, doğum izni borçlanması için talepte bulunabilirler.
Ayrıca doğum izni borçlanması, sigorta giriş tarihinden sonra doğan en fazla 3 çocuk için yapılabilir. Doğum tarihinden sonraki 24 aylık sürede anne adına prim ödenmemiş olması koşulu ile doğum tarihinden sonraki 24 aylık süre borçlanılabilir. Yani her çocuk için 720 güne kadar doğum ödemesi yapılabilir.

Doğum İzni Borçlanması Nedir?
İşçiye Doğum İzninin Kullandırılmaması
Doğum öncesi ve sonrasındaki izinlerin kullandırılması konusunda işverenin takdir hakkı yoktur. Bu izinler işçiye kanuni olarak verilmiş bir haktır ve kanundaki bu düzenlemeler emredici niteliktedir. Söz konusu izinlerin kullandırılmaması halinde işveren veya vekiline idari para cezası uygulanır.
Cezanın dayanağı İş Kanunu’nun 104. maddesidir. Madde, doğumdan önceki ve sonraki sürelerde gebe ya da doğum yapmış kadını çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen işveren ve işveren vekili için idari para cezası öngörür. Tutar kanundaki miktar üzerinden her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığı için, başvuru anında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yürürlükteki tablosundan teyit edilmelidir.[10]
Doğum İzni Kullandırılmayan İşçi Ne Yapabilir?
Doğum izni kullandırılmayan işçi bu sebeple iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Sözleşmeyi feshettikten sonra kıdem tazminatı gibi haklara da sahip olur. İş Kanunu’nun 74. maddesi emredici bir hükümdür, işverenin doğum sonrası altı aya kadar ücretsiz izin talebini reddetme takdiri yoktur. Bu iznin kullandırılmaması, işçiye haklı fesih hakkı tanır.
Haklı nedenle fesih, karşı tarafın kabulüne gerek duyulmaksızın tek taraflı irade beyanıyla iş akdini derhal sona erdirir. İşçinin, doğum iznini kullandırtmadığı için iş sözleşmesini feshettiğini işverene bildirmesi yeterlidir. Bu irade beyanı karşı tarafın hukuki alanına girdiği andan itibaren sonuç doğurur.
Doğum İzninin Tamamı Doğumdan Sonra Kullanılabilir Mi?
Normal şartlarda işçi gebeliğinin 32. haftasından sonra doğum iznine çıkması gerekir, ancak çalışmaya devam etmek isteyen işçi doktordan rapor almalıdır. Bu çalışma süresi en çok altı hafta olabilir, yani işçi en fazla hamileliğinin 38. haftasına kadar çalışabilir.
Bu sebeple tam 40 haftada doğum yapan bir işçi, doğum izninin tamamını doğumdan sonra kullanamaz, en fazla 22 haftasını doğumdan sonra kullanabilir. Erken doğum halinde, doğumun ne zaman gerçekleştiğine bağlı olarak doğum izninin tamamının doğumdan sonra kullanılabilmesi mümkün olabilir.
Erken Doğum Halinde Doğum İzni Nasıl Kullanılır?
Kişinin erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı iznin süresi doğumdan sonraya eklenir. Örneğin işçi 32. haftasında izne çıkmış, ancak izne çıktıktan 1 hafta sonra doğum yapmış olsun. Doğumdan önce kullanılamayan 7 haftalık izin, doğumdan sonraki on altı haftanın üzerine eklenir ve doğumdan sonra 23 hafta izin kullanılmış olur.
Doğum Nedeniyle Kısmi Çalışma Hakkı Nedir?
İş Kanunu kapsamında kullanılan doğum sonrası analık hali izninin bitiminden itibaren çocuğunun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla ve çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçi ile üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere belirli koşullar altında 60 ila 360 gün arasında haftalık çalışma süresinin yarısı kadar verilen ücretsiz izne doğum nedeniyle kısmi çalışma hakkı denir.
Kısmi çalışma süresi birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda ise 180 gündür. Çoğul doğumlarda bu sürelere 30 gün eklenmektedir. Çocuğun engelli doğması halinde bu süreler 360 gün olarak uygulanmaktadır.
Kısmi Çalışma Hakkından Yararlanma Koşulları:
- İşçinin adına doğum veya evlat edinme tarihinden önceki son üç yılda en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi bildirilmiş olması,
- Haftalık çalışma süresinin yarısı kadar fiilen çalışılması,
- Hak sahipliğine konu olan çocuğun hayatta olması,
- Analık hali izninin bittiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde en yakın İŞKUR birimine doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma belgesiyle şahsen ya da elektronik ortamda başvurmak.

Doğum Nedeniyle Kısmi Çalışma Hakkı Nedir?
Eşi Doğum Yapan Çalışanların Doğum İzni
Eşi doğum yapmış olan erkek çalışanın ailesiyle ve yeni doğan çocuğuyla vakit geçirmesi için babalık izni düzenlemesi getirilmiştir. Babalık izni süresi, 7578 sayılı Kanun ile beş günden on güne çıkarılmıştır.[11] Babalık izni çalışanın tercihine bırakılmıştır, kullanmak isteyen işçinin işverene dilekçe vermesi gerekir.
Doğumda ya da doğum sonrasında annenin ölümü halinde, doğum sonrası izinden kullanılamayan süreler babaya kullandırılır.[12] Memur baba için düzenleme daha geniştir, analık izni kullanılırken annenin ölümü halinde memur babaya isteği üzerine anne için öngörülen sürenin tamamı kadar izin verilir.[13]
Doğum İzni Bitince İşe Dönüş Hakkı Var Mı?
Doğum izni biten işçi, aynı veya benzer koşullarda eski işine dönme hakkına sahiptir. İşveren işe başlatmayı reddedemez, işçinin görevini veya ücretini onayı alınmadan değiştiremez. İzin dönüşünde yapılan fesihlerin çoğu geçersiz sayılır. İşveren geçerli bir fesih nedeni ileri sürerse, bu nedeni ispat yükü işverene aittir.
Doğum İzninde Maaş Alınır Mı?
Doğum izninde işveren ücret ödemekle yükümlü değildir; ödeme Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılır. Yirmi dört hafta boyunca işçiye, ayakta tedavide günlük kazancının üçte ikisi üzerinden hesaplanan geçici iş göremezlik ödeneği verilir. İşveren aradaki farkı tamamlamayı taahhüt etmişse ya da toplu iş sözleşmesi böyle bir yükümlülük getiriyorsa fark ayrıca ödenir.
Doğum İzni İle İlgili Yargıtay Kararları
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2014/28783 E., 2014/30841 K., 10.11.2014 tarihli ilamı[14]
“Somut olayda, davacı işçinin doğum yaptığı, doğum sonrasında kullandığı ücretli izinlerinden sonra, 22.07.2012 tarihinden itibaren birinci 3 aylık ücretsiz izni kullandığı bu sürenin 22.10.2012 tarihinde sona erdiği, davacının aynı gün ikinci 3 aylık doğum izni talebinde bulunduğu, davalı işveren tarafından davacının talebinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ikinci dönem 3 aylık doğum iznin başlangıcı 22.10.2012 bitişi ise 22.01.2013 olup, davacı bu sürenin bitiminde ise gelmediğinden davacının iş sözleşmesinin devamsızlık haklı sebebine dayalı olarak feshi doğrudur. Anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2012/16123 E., 2013/286 K., 17.01.2013 tarihli ilamı[15]
“Doğuma dayalı borçlanma hakkından yararlanabilmek için doğum sırasında aktif sigortalı olma şartının aranıp aranmayacağı hususunda ise, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olması, bu haktan yararlanabilmesi için yeterli sayılmalıdır. Kadının fiziksel yapısı, doğurganlık işlevi, aile yükümlülükleri ile çalışma yaşamındaki konumu yanında, doğum borçlanmasıyla amaçlanan sonucun tam olarak elde edilebilmesi için, bu tip borçlanmalarda aranan doğum öncesi sigortalılık, herhangi bir süre sınırına tabi tutulmamalıdır. Aksine bir yorum, kanunda bu yönde bir sınırlamanın olmadığı da gözetildiğinde, sosyal güvenlik hakkına aykırılık oluşturacaktır.
Ancak, 5510 sayılı Kanunun 41/1. a düzenlemesinde, “a” bendinin ilk kısmında yer verilen borçlanma imkanı, çalışırken ücretsiz doğum ya da analık izni kullanılan sürelere ilişkindir ki bu doğal olarak daha önce sigortalı olmayı gerektirir. Aynı bendin ikinci kısmındaki borçlanma imkanı ise doğrudan ve sadece 4 /1.a kapsamındaki sigortalı kadına tanınmış ve borçlanacağı süre (doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmayacağı süre) olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu imkandan yararlanabilmek için de, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olması, gerekli sayılmalıdır.
Somut olayda, ilk kez 506 sayılı Kanun kapsamında 01.10.1992 tarihinden itibaren zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, Hukuk Genel Kurulu’nun 18.05.2011 günlü … Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde sigortalılık başlangıcı öncesinde gerçekleşen 26.08.1982 ve 15.11.1984 tarihlerindeki doğumlar nedeniyle doğum borçlanması yapamayacağı göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi, 2010/424 E., 2011/747 K., 07.02.2011 tarihli ilamı[16]
“Somut olayda, ilk kez 506 sayılı Kanun kapsamında 9.10.1972 tarihinde zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının 24.7.1983 tarihinde gerçekleştirdiği doğum sebebiyle, ancak doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarının dışında, başkaca bir şart aranmaksızın borçlanma hakkına sahip olduğu, ilgili maddede, doğumun çalıştığı işyerinden ayrıldıktan sonra 300 gün süre içinde gerçekleşmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme bulunmadığı, Kurumun genelgesinin ise Yasanın açık hükmü karşısında hiçbir uygulanırlığının ve bağlayıcılığının bulunmadığı kabul edilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”
İş Hukuku ve İş Davaları Avukatı Ekibimizin İşçi Hakları Hizmetleri
- İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözülmesi,
- Kıdem, ihbar tazminatlarının temini,
- İşe iade davaları,
- İş Hukuku işçilik alacakları arabuluculuk başvurusu ve sürecin takibi,
- Ödenmeyen veya eksik ödenen fazla mesai, resmi ve dini tatil ücretlerine ilişkin davalar,
- İş hukukunda güncel mevzuata uyumlu iş sözleşmelerinin hazırlanması,
- Mobbing ve kötü niyet tazminatlarına ilişkin davalar,
- İş hukukundan kaynaklı diğer tüm uyuşmazlıklara ilişkin davalar,
- İşçilik ücret alacağı,
- Kıdem tazminatı,
- İhbar tazminatı,
- Fazla mesai ücreti,
- Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı,
- Yıllık izin ücreti,
- Hizmet tespit davası,
- İş kazası nedeniyle tazminat davası,
- Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası.
İşçi Hakları ve İşveren Hakları konusunda İstanbul İşçi Avukatı ve İş Hukuku Avukatı İçin Hukuk Büromuza ulaşabilirsiniz.
İstanbul’da faaliyet gösteren Harbiye Hukuk Bürosu alanında uzman kadrosu ile iş hukuku ve işçi hakları ile ilgili tüm uyuşmazlık konularında işçi ve işveren arasında arabuluculuk ve danışmanlık yapmaktadır. İstanbul iş hukuku avukatı ve İstanbul işçi avukatı için Harbiye Hukuk Bürosuyla iletişime geçip işçi hakları konusunda detaylı hukuki destek alabilirsiniz.
Doğum İzni Süresi ve Hesaplama İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Doğum izni süresi ve hesaplama ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.74/4, m.74/5 ve m.74/8 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, m.74 (7578 sayılı Kanun ile değişik) ↩
- 7578 sayılı Kanun, R.G. 01.05.2026, S. 33240 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.74/1 (22/4/2026 tarihli 7578 sayılı Kanun m.15 ile eklenen cümle) ↩
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.104/A (7578 sayılı Kanun m.2 ile eklenen cümle) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.74/son ↩
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.104 ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.18 ↩
- Doğum Yardımı Yönetmeliği m.9/4 (RG 10.04.2025, karar sayısı 9721) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.104/1 ↩
- 4857 sayılı Kanun, Ek m.2 (7578 sayılı Kanun ile değişik) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.74/1 ↩
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.104/A ↩
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2014/28783, K.2014/30841, T.10.11.2014 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2012/16123, K.2013/286, T.17.01.2013 ↩
- Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi, E.2010/424, K.2011/747, T.07.02.2011 ↩