İcra hukukunda sıra cetveli, satış bedelinin alacaklılar arasında hangi sıra ve oranlarda paylaştırılacağını gösteren en önemli belgedir. Birden fazla alacaklının aynı mal veya bedel üzerinde hak iddia etmesi ve satış bedelinin tüm alacakları karşılamaya yetmemesi hâlinde, sıra cetvelinin düzenlenmesi zorunludur. Bu belge, alacaklılar arasındaki öncelik ilişkisini somutlaştırır ve paylaştırma işleminin hukuki temelini oluşturur.
Sıra cetveli düzenlenirken, alacakların niteliği, rehinli veya imtiyazlı olup olmadıkları ve haciz tarihleri esas alınır. Alacağın yanlış sırada gösterilmesi, imtiyazın dikkate alınmaması veya alacak miktarının hatalı belirlenmesi, alacaklının payını doğrudan etkiler. Bu tür hatalar karşısında, alacaklılara sıra cetveline karşı şikâyet veya itiraz yoluna başvurma hakkı tanınmıştır.
Sıra cetveline itiraz, alacağın niteliği, miktarı veya alacaklılar arasındaki sıralamaya ilişkin maddi hukuk uyuşmazlıklarının giderilmesini sağlayan yargısal bir başvuru yoludur. Hatalı düzenlenen sıra cetvelinin düzeltilmesi, paylaştırmanın hukuka uygun şekilde yapılması ve alacaklının hakkının korunması, bu yolun temel amacını oluşturur. Bu nedenle sıra cetveli ve itiraz mekanizması, icra hukukunda alacaklı menfaatlerinin korunmasında kilit bir işleve sahiptir.
Bu çalışmada, icra hukukunda sıra cetvelinin hukuki niteliği, düzenlenme şartları ve sonuçları ile sıra cetveline itirazın şartları, usulü ve hukuki sonuçları ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.
İÇİNDEKİLER
- SIRA CETVELİNİN HUKUKİ ÇERÇEVESİ VE TANIMI
- SIRA CETVELİNİN OLUŞTURULMASI SÜRECİ
- ALACAKLILARIN SIRALAMASI VE ÖNCELİK KURALLARI
- SIRA CETVELİNİN TEBLİĞİ, İTİRAZ SÜRELERİ VE KESİNLEŞME
- SIRA CETVELİNE KARŞI ŞİKÂYET YOLU
- SIRA CETVELİNE KARŞI AÇILACAK İTİRAZ DAVASI
- İTİRAZ DAVASININ PAYLAŞTIRMAYA ETKİSİ
- SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
- Sıra cetveli nedir ve hangi hâllerde düzenlenir?
- Hangi alacaklılar sıra cetvelinde önceliklidir?
- Rehinli alacaklılar her zaman ilk sırada mı yer alır?
- Vergi borçları (kamu alacakları) diğer alacaklardan önce mi gelir?
- Sıra cetveli bana tebliğ edilmedi, yine de süre işler mi?
- Sıra cetveline şikâyet mi, dava mı açmalıyım? Aradaki fark nedir?
- İtiraz süresi kaç gündür ve ne zaman başlar?
- Sıra cetveline itiraz ederken harç ödenir mi?
- İtiraz davası açıldığında paranın alacaklılara ödenmesi durur mu?
- Sıra cetveli kesinleşirse daha sonra itiraz edebilir miyim?
- Sıra cetvelindeki diğer alacaklıların eksik gösterildiğini fark ettim, ne yapmalıyım?
- Birden fazla haciz olduğunda paylaşım nasıl yapılır?
- Garame nedir? Aynı sıradaki alacaklılara nasıl paylaştırma yapılır?
- İcra müdürlüğü sıra cetveli hazırlamazsa ne yapılabilir?
- Sıra cetveline karşı yetkili mahkeme hangisidir?
SIRA CETVELİNİN HUKUKİ ÇERÇEVESİ VE TANIMI
İcra hukukunda sıra cetveli, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 140. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre; sıra cetveli, alacaklılar arasında haciz veya iflas tasfiyesi sonucunda elde edilen paranın hangi sıraya göre paylaştırılacağını gösteren ve icra müdürlüğü tarafından düzenlenen bir listedir. Borçlunun malvarlığının tüm alacakları karşılamaya yetmemesi hâlinde, alacaklıların hukuki statülerine, imtiyaz durumlarına ve takip tarihlerine göre hangi alacaklının ne oranda ödeme alacağı bu cetvel ile belirlenir.
Belirtmek gerekir ki satış tutarının bütün alacaklıların alacağını karşılaması durumunda sıra cetvelinin düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak hacizli malların tüm alacakları karşılamayacağının anlaşılması halinde icra müdürlüğünce re’sen sıra cetveli düzenlenir.
Belirtmek gerekir ki Sulh hukuk mahkemesince görevlendirilen satış memuru sıra cetveli yapamaz. Dolayısıyla satış memuru yalnızca paylaştırma cetveli yapma hususunda yetkilidir. Hukuk sistemimizde sıra cetveli yapma yetkisi yalnızca icra dairelerine tanınmıştır (İİK m. 140).
SIRA CETVELİNİN OLUŞTURULMASI SÜRECİ
İcra hukukunda sıra cetvelinin oluşturulması süreci, borçlunun haczedilen malvarlığının paraya çevrilmesiyle başlayan ve elde edilen bedelin alacaklılar arasında kanuna uygun şekilde paylaştırılmasıyla sonuçlanan çok aşamalı bir süreçtir. Borçlunun malvarlığının tüm alacakları karşılamaya yetmemesi hâlinde, alacaklılar arasında öncelik, imtiyaz ve eşitlik ilkelerinin uygulanması zorunlu hâle gelir. Bu zorunluluk, sıra cetvelini icra hukukunun hem teknik hem de en çok uyuşmazlığa konu olan kurumlarından biri yapmaktadır.
- Haczedilen Malın Satışı ve Bedelin İcra Dairesine Girmesi
Sıra cetvelinin düzenlenebilmesi için öncelikle haczedilen malın satılmış ve satış bedelinin icra dairesine intikal etmiş olması gerekir. Henüz satış yapılmadan veya bedel icra dosyasına girmeden sıra cetveli düzenlenmesi mümkün değildir.
- Alacaklıların ve Hacizlerin Tespiti
Satış bedelinin icra dairesine girmesinin ardından icra müdürlüğü, dosya kapsamındaki tüm hacizleri ve alacaklıları tespit eder. Bu tespit yapılırken haczin tarihi, alacağın türü ve alacaklının hukuki statüsü dikkate alınır. Özellikle hacze iştirak hükümleri bu aşamada önem kazanır.
- İmtiyazlı ve Rehinli Alacakların Belirlenmesi
Sıra cetvelinin oluşturulmasında en kritik aşamalardan biri, alacakların imtiyazlı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu noktada İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesi esas alınır. Kanunda sayılan imtiyazlı alacaklar, adi alacaklara göre öncelikli olarak değerlendirilir ve hacze iştirak noktasında kanunda aranan birtakım şartlar aranmadan hacze iştirak ederler.
Rehinli alacaklar bakımından ise İİK m. 151 ve devamı hükümleri uygulanır. Rehnin paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen bedelden, öncelikle rehin alacaklısının alacağı ödenir. Rehin bedelinin alacağı karşılamaması hâlinde, kalan kısım bakımından alacaklı adi alacaklı sıfatıyla sıra cetveline dâhil edilir.
- Aynı Sıradaki Alacaklar Arasında Oranlama Yapılması
Aynı sırada yer alan ve imtiyaz bakımından eşit durumda bulunan alacaklılar arasında, satış bedeli garameten, yani alacakları oranında paylaştırılır. Bu husus, İİK m. 140/2 hükmünün bir gereği olup, icra hukukunda eşitlik ilkesinin somut yansımasıdır. İcra müdürlüğü bu oranlamayı yaparken alacak miktarlarını esas alır.
- Sıra Cetvelinin Tebliği ve İtiraz Sürecinin Başlaması
Düzenlenen sıra cetveli, alacaklılara tebliğ edilmek üzere icra dosyasına konulur. Tebliğ, yalnızca bilgilendirme amacı taşımamakta; aynı zamanda alacaklıların sıra cetveline itiraz davası açma süresini başlatmaktadır. Bu nedenle tebliğ aşaması, hak kaybına yol açabilecek sonuçlar doğurması bakımından özel bir öneme sahiptir.
ALACAKLILARIN SIRALAMASI VE ÖNCELİK KURALLARI
Haczedilen malların paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen bedelin alacaklılara dağıtımı, İcra ve İflas Kanunu’nun 138 ve 140. maddeleri uyarınca gerçekleştirilir. Satış bedelinden öncelikle haciz, paraya çevirme ve paylaştırma giderleri ile takip masrafları düşüldükten sonra kalan tutar, icra müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetveli esas alınarak alacaklılara paylaştırılır (İİK m. 138).
Şayet hacizli malın tüm alacakları karşılamayacağının anlaşılması halinde sıra cetveli düzenlenir. Sıra cetveli düzenlenirken, her alacaklının hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilir. Bu değerlendirmede alacağın rehinle teminat altına alınıp alınmadığı, kanuni imtiyaz kapsamında bulunup bulunmadığı ya da adi alacak niteliği taşıyıp taşımadığı belirleyici olur. Paylaştırma işlemi, bu ayrım gözetilerek ve İİK m. 140 vd. hükmü çerçevesinde gerçekleştirilir.
REHİN TEMİNATLI ALACAKLARIN KONUMU
Rehin teminatlı alacaklar, icra hukukunda ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. İİK m. 151 ve devamı hükümleri uyarınca, rehinle teminat altına alınmış bir alacak söz konusuysa, rehnin paraya çevrilmesi sonucu elde edilen bedelden öncelikle rehin alacaklısının alacağı ödenir. Bu öncelik, sıra cetvelinde yer alan diğer tüm alacaklılardan bağımsızdır.
Rehinli alacakların bu güçlü konumu, ayni hakka dayanmasından kaynaklanmaktadır. Zira rehin hakkı, borçlunun malvarlığı üzerinde herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak niteliği taşır. Bu nedenle, kamu alacakları dâhil olmak üzere, diğer alacak türleri rehinli alacağın önüne geçemez.
Bununla birlikte, uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı üzere, rehnin satış bedelinin alacağı tamamen karşılamaması mümkündür. Bu durumda, karşılanamayan kısım bakımından rehin alacaklısı, imtiyazlı bir alacaklı sıfatı kazanmaz; yalnızca adi alacaklı olarak sıra cetveline dâhil edilir.
KAMU ALACAKLARININ ÖNCELİK REJİMİ
Kamu alacaklarının sıra cetvelindeki yeri, öğretide ve uygulamada en fazla tartışma yaratan alanlardan biridir. Her ne kadar kamu alacaklarının “üstün” olduğu yönünde yaygın bir algı bulunsa da icra hukukunda bu üstünlük mutlak ve sınırsız değildir. Kamu alacaklarının önceliği, İİK m. 206 ile 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Vergi, resim, harç ve benzeri kamu alacakları, kanuni imtiyaz kapsamında yer almakla birlikte, bu imtiyaz yalnızca kanunda açıkça öngörülen hâllerde geçerlidir. Özellikle vurgulanmalıdır ki, rehinli alacaklar karşısında kamu alacaklarının önceliği bulunmamaktadır. Bu durum, rehin hakkının ayni niteliğinin doğal bir sonucudur.
Ayrıca kamu alacaklarının imtiyazı, belirli bir zaman ve konu bakımından sınırlıdır. Örneğin, her türlü kamu alacağı değil; yalnızca kanunda belirtilen nitelikteki kamu alacakları öncelikten yararlanabilir. Bu sınırların aşılması, sıra cetvelinin iptaline yol açabilecek nitelikte ağır hukuka aykırılıklar doğurur.
KANUNİ İMTİYAZLI ALACAKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Kanuni imtiyazlı alacaklar, İİK m. 206 hükmünde sınırlı sayıda düzenlenmiş olup, bu düzenleme emredici nitelik taşımaktadır. Kanunda açıkça imtiyaz tanınmayan hiçbir alacak, yorum yoluyla imtiyazlı hâle getirilemez. Bu yönüyle imtiyaz, istisnai bir hukuki avantajdır ve dar yorumlanmalıdır.
İmtiyazlı alacaklar, kendi içlerinde derecelendirilmiş bir sistem içinde ele alınır. Üst sırada yer alan imtiyazlı alacaklar tamamen ödenmeden, alt sıradaki imtiyazlı alacaklara ödeme yapılması mümkün değildir. Aynı sırada bulunan imtiyazlı alacaklar arasında ise garameten paylaşım esası uygulanır.
İcra müdürlüğü, imtiyaz değerlendirmesi yaparken alacağın kaynağını, hukuki dayanağını ve belgelerini titizlikle incelemek zorundadır. Zira imtiyazın yanlış tanınması veya reddedilmesi, diğer alacaklıların doğrudan hak kaybına uğramasına neden olur.
İMTİYAZSIZ (ADİ) ALACAKLARIN SIRASINDA UYGULANAN ESASLAR
Rehinli ve kanuni imtiyazlı alacakların tamamen karşılanmasından sonra, kalan bedel imtiyazsız (adi) alacaklılar arasında paylaştırılır. Adi alacaklılar arasında herhangi bir üstünlük veya öncelik ilişkisi bulunmadığından, İİK m. 140/2 uyarınca alacaklar oranlama yoluyla (garameten) ödenir.
Adi alacakların sıralamasında esas alınan ölçüt, alacağın doğum tarihi değil; haczin kesinleşme tarihidir. Aynı tarihte haciz koyan alacaklılar arasında eşitlik kabul edilir. Bu noktada hacze iştirak hükümlerinin doğru uygulanması büyük önem taşımaktadır. Zira geçerli olmayan bir haczin sıra cetveline dâhil edilmesi, diğer alacaklıların payını doğrudan azaltacaktır.
SIRA CETVELİNİN TEBLİĞİ, İTİRAZ SÜRELERİ VE KESİNLEŞME
İcra müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetveli, alacaklıların paylaştırmadan ne ölçüde yararlanacağını gösteren işlemdir. Bu nedenle sıra cetvelinin hukuki sonuç doğurabilmesi için, ilgili alacaklılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekir. Sıra cetvelinin tebliği, itiraz süresinin başlaması ve cetvelin kesinleşmesi bakımından belirleyici öneme sahiptir.
Sıra cetveline ilişkin tebligat, alacaklıların takip dosyasında bildirdikleri adreslere yapılır. Tebligatın usulsüz olması hâlinde, itiraz süresi başlamaz ve sıra cetveli kesinleşmez. Bu durum, sonradan açılacak sıra cetveline itiraz davalarında dikkate alınması gereken temel hususlardan biridir.
Sıra cetveline karşı itiraz süresi, İcra ve İflas Kanunu’nun 142. maddesi uyarınca yedi gündür. Bu süre, sıra cetvelinin ilgili alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre, hak düşürücü nitelikte olup, süresi içinde itiraz edilmeyen sıra cetveli, itiraz edenler bakımından kesinleşir.
İtiraz, icra müdürlüğüne değil, genel mahkemelerde açılacak sıra cetveline itiraz davası yoluyla ileri sürülür. Süresinde açılmayan davalar, süre yönünden reddedilir. İtiraz süresinin geçirilmesi hâlinde, sıra cetvelinde yer alan sıralama ve paylaştırma esasları, itiraz etmeyen alacaklı bakımından bağlayıcı hâle gelir.
Sıra cetvelinin kesinleşmesi, paylaştırma işleminin tamamlanabilmesi açısından zorunludur. İtiraz edilmemesi veya açılan itiraz davasının reddi hâlinde, sıra cetveli kesinleşir ve icra müdürlüğü, kesinleşen cetvele göre ödeme yapar. Buna karşılık, süresinde açılan bir itiraz davası mevcut ise, itiraz konusu edilen kısım yönünden cetvel kesinleşmez ve paylaştırma, dava sonucuna göre şekillenir.
Sıra cetvelinin düzeltilmesi kararından yalnızca şikâyette bulunan alacaklı değil, bütün alacaklılar yararlanır.
SIRA CETVELİNE KARŞI ŞİKÂYET YOLU
Sıra cetveline karşı başvurulabilecek hukuki yollar arasında şikâyet, cetvelin içeriğinden ziyade icra müdürlüğünün işleminin hukuka uygunluğunu konu edinir. Bu yol, alacağın sırası veya miktarına ilişkin maddi uyuşmazlıklardan değil; sıra cetvelinin düzenlenmesi sırasında kanuna aykırı bir işlem yapılmış olması hâlinde gündeme gelir.
Şikâyet yoluna başvurulabilmesi için, ileri sürülen aykırılığın icra müdürlüğünün işleminden kaynaklanması gerekir. Alacaklılar arasındaki maddi hukuk ilişkisine dayalı ihtilaflar, şikâyet yoluyla değil, sıra cetveline itiraz davası ile ileri sürülebilir. Bu ayrım, uygulamada sıkça karıştırılan ve davanın usulden reddine yol açabilen temel noktalardan biridir.
İCRA MAHKEMESİNDE ŞİKÂYET USULÜ
Sıra cetveline ilişkin şikâyetler, İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca İcra Hukuk Mahkemesinde incelenir. Şikâyet süresi, kural olarak, şikâyete konu işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gündür. Ancak işlemin kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, süresiz şikâyet yoluna başvurulması mümkündür.
Şikâyet, basit yargılama usulüne tâbi olup, İcra Hukuk Mahkemesi incelemesini dosya üzerinden veya gerekli görmesi hâlinde duruşma açarak yapabilir. Mahkeme, şikâyeti kabul ederse, icra müdürlüğü işleminin iptaline veya düzeltilmesine karar verir. Şikâyetin reddi hâlinde ise sıra cetveli, şikâyet eden bakımından da geçerliliğini korur.
ŞİKÂYET SEBEPLERİ VE DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ
Sıra cetveline karşı şikâyet yoluna başvurulabilmesi için, icra müdürlüğünün işleminde açık bir kanuna aykırılık bulunması gerekir. Bu kapsamda; sıra cetvelinin düzenlenmesinde yetki, şekil, süre veya usule ilişkin kurallara uyulmaması, şikâyetin konusunu oluşturabilir.
Buna karşılık, bir alacağın imtiyazlı olup olmadığı, alacak miktarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı veya alacaklılar arasındaki sıralamanın maddi hukuka uygunluğu gibi hususlar, şikâyet kapsamında değerlendirilemez. Bu tür uyuşmazlıklar, icra mahkemesinin inceleme alanı dışında kalmakta olup, genel mahkemelerde açılacak sıra cetveline itiraz davasının konusunu oluşturur.
Örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.10.2019 T., 2017/2250 E. ve 2019/1068 K. sayılı ilamı:
“Şikâyetçiler vekili; müvekkillerinin alacaklarının işçi alacağı olduğunu, işçi alacaklarının İİK’nın 206. maddesine göre imtiyazlı alacaklar olduğunu, Kanun’un tanıdığı imtiyaz nedeniyle sıra cetvelinde Isparta Defterdarlık Davraz Vergi Dairesi Müdürlüğünden sonra ikinci sırada yer alması gerektiğini, sıra cetvelindeki sıranın yanlış düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkillerinin alacağının ikinci sıraya alınması yönünde talepte bulunmuştur. Bu istemin içeriğine göre alacağın niteliğinin belirlenmesi, esasa yönelik bir incelemeyi gerektirmeyeceği gibi, talep de icra dairesinin sıra cetveli düzenlerken takip hukuku hükümlerine uymadığı ve işlemin de hadiseye uymadığı iddiasını içermektedir.
Mevcut bu hâlde; uyuşmazlığın çözüm yerinin icra mahkemesi olduğu hususu açıkça anlaşılmakta olduğundan icra mahkemesince işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair karar verilmiş olması doğru değildir.” şeklindedir.
Görüldüğü üzere; Yargıtay’a göre, sıra cetveline karşı başvurularda hangi yola gidileceği, talebin maddi hukuka mı yoksa icra müdürlüğü işleminin hukuka uygunluğuna mı ilişkin olduğuna göre belirlenir.
İcra mahkemesi, şikâyeti incelerken, yalnızca icra müdürlüğü işleminin kanuna uygunluğunu denetler; maddi hukuk yönünden bir değerlendirme yapmaz.
ŞİKÂYETİN PAYLAŞTIRMA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Sıra cetveline karşı süresinde yapılan bir şikâyet, şikâyete konu edilen işlem yönünden paylaştırma sürecini etkiler. Şikâyetin sonucuna göre, icra müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetvelinin iptali veya düzeltilmesi gündeme gelebilir.
Şikâyetin kabul edilmesi hâlinde, icra müdürlüğü, mahkeme kararına uygun şekilde yeni bir işlem tesis etmekle yükümlüdür. Şikâyetin reddi durumunda ise sıra cetveli, şikâyet eden alacaklı bakımından da kesinleşir ve paylaştırma işlemi bu cetvele göre tamamlanır.
Şikâyet yoluna başvurulmuş olması, tek başına bütün paylaştırma işlemlerini durdurmaz; yalnızca şikâyete konu edilen işlemle sınırlı sonuç doğurur. Bu nedenle şikâyet ile itiraz yollarının doğru ayrımı, paylaştırma sürecinin sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşır.
SIRA CETVELİNE KARŞI AÇILACAK İTİRAZ DAVASI
Sıra cetveline karşı açılacak itiraz davası, icra müdürlüğü tarafından düzenlenen cetvelde yer alan alacağın sırası, miktarı veya cetvele dâhil edilip edilmemesi gibi hususların maddi hukuk yönünden uyuşmazlık konusu edilmesi hâlinde başvurulan dava yoludur. Bu dava, icra müdürlüğü işleminin şekli veya usule uygunluğunu değil, cetvelin içeriğini hedef alır.
İtiraz davası, İcra ve İflas Kanunu’nun 142. maddesi uyarınca açılır. Alacaklılar arasındaki hukuki ilişkinin ve alacakların niteliğinin belirlenmesini gerektiren hâllerde, şikâyet yoluna değil, itiraz davasına başvurulması gerekir. Aksi hâlde dava, usulden reddedilme riskiyle karşı karşıya kalır.
SIRA CETVELİNE KARŞI AÇILACAK İTİRAZ GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ
Sıra cetveline karşı açılacak itiraz davalarında görevli mahkeme, kural olarak genel mahkemelerdir. Uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesi veya özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere iş mahkemesi olabilir. İcra mahkemesi, sıra cetvelinin içeriğine yönelik maddi hukuk incelemesi yapma yetkisine sahip değildir.
Yetkili mahkeme ise, sıra cetvelini düzenleyen icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yetki, kamu düzenine ilişkin olmayıp, süresinde ileri sürülmediği takdirde kesinleşir. Bu nedenle davanın yanlış yerde açılması, davanın usulden reddine yol açabileceğinden yetki hususu dava açılırken dikkatle değerlendirilmelidir.
DAVA ŞARTLARI, TARAF EHLİYETİ VE USULE İLİŞKİN GEREKLİLİKLER
Öncelikle, itiraz davasının süresinde açılması zorunludur. İİK’nın 142. maddesi uyarınca, sıra cetveline karşı açılacak itiraz davası, cetvelin ilgili alacaklıya tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen dikkate alınır.
Sıra cetveline itiraz davası ile bir alacağın varlığı veya yokluğunun maddi hukuk bakımından kesin hükümle tespiti istenmez. Bu dava ile davacı alacaklı haczedilen mal bedelinden ne ölçüde istemde bulunacağının belirlenmesini ister. Sıra cetveline itiraz davası açma hakkı takip alacaklılarına tanınmış ise her alacaklı bu hakka sahip değildir. Dava hakkı, takibi kesinleşen bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunan alacaklılara aittir.
Dava, kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde üst sırada bulunup kendilerine pay ayrılan alacaklılara ya da aynı derecede hacze katılan diğer alacaklılara yöneltilmelidir. Bu nedenle sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucundan etkilenecek olan alacaklılar da yargılamaya dahil edilmeli, onlar hakkında da hüküm kurulmalıdır
Sıra cetveline itiraz davaları borçlu aleyhine açılamaz Mahkemece borçlu hakkındaki davanın husumetten reddi gerekir.
DELİLLERİN SUNUMU VE YARGILAMAYA İLİŞKİN USULLER
Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü, genel kuralın aksine, davalının üzerindedir. Alacağına itiraz edilen alacaklı, alacağının varlığını ve tutarını, gerçek bir hukuksal ilişkiye dayandığını, takipten önce düzenlenmiş ve birbirini doğrulayan yazılı kanıtlarla ispat yükü altındadır.
Davacı, yargılama sonucunda haklı çıkarsa davanın kabulüne karar verilir. Davanın kabulü kararından yalnızca davacı yararlanır. Dava sonucuna göre davalıdan indirilecek tutar, davacının alacağının tamamen ödenmesine özgülenir, geriye para kalırsa artan para alacağı itiraza uğramış olan alacaklıya (davalıya) verilir.
Sıra cetveline itiraz davalarında dava kabul edilirse sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması durumunda, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davasında taraf olmayan, bir başka söyleyişle sıra cetveline itiraz etmeyen ve kendi sırasına itiraz edilmeyen alacaklı hakkında hüküm kurulmaz.
| SIRA CETVELİNİ ŞİKAYET | SIRA CETVELİNE İTİRAZ | |
|
NEDEN | Sıra cetveline karşı koyma, alacağın esas ve tutarına ilişkin olmayıp alacaklının istediği veya olması gereken sıraya kabul edilmemesi nedenine dayanıyorsa şikâyet yoluna başvurulmalıdır. | Sıra cetveline karşı koyma, sıra cetveline alınmış başka bir alacaklının alacağına, tutarına veya onun sırasına ilişkinse bu durumda sıra cetveline karşı genel mahkemelerde itiraz davası açılmalıdır. |
| TALEP | Alacaklı ve borçlu başvurabilir. | Yalnızca alacaklılar başvurabilir. Borçlu, sıra cetveline karşı itiraz davası açamaz. |
| SÜRE | Şikâyete konu işlemin öğrenilmesinde itibaren 7 gündür (İİK m.16) | Sıra cetvelinin tebliğinden itibaren 7 gündür. (İİK m. 142) |
| GÖREVLİ MAHKEME | İcra Mahkemesi | Genel mahkemeler |
| KAPSAMI
| Sıra cetvelinin düzeltilmesi kararından yalnızca şikâyette bulunan alacaklı değil, bütün alacaklılar yararlanır. | Dava sonucundan yalnızca davacı alacaklı yararlanabilir. |
İTİRAZ DAVASININ PAYLAŞTIRMAYA ETKİSİ
Sıra cetveline karşı süresi içinde itiraz davası açılması, paylaştırma işlemini doğrudan etkiler. Zira, sıra cetveli kesinleşmeden yapılan bir paylaştırma, ileride verilecek mahkeme kararını işlevsiz hâle getirebilir ve telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, sıra cetveline karşı itiraz yoluna başvurulması, kural olarak paylaştırmanın ertelenmesi sonucunu doğurur.
İtiraz davası, sıra cetvelinin içeriğine, alacaklıların sıralamasına veya alacağın niteliğine ilişkin maddi hukuka dayalı bir uyuşmazlığı konu aldığından, dava süresince sıra cetveli hukuki anlamda kesinlik kazanmaz. Kesinleşmemiş bir sıra cetveline dayanılarak paylaştırma yapılması, icra hukuku sistematiğiyle bağdaşmaz. Bu sebeple icra müdürlüğü, itiraz davası sonuçlanıncaya kadar paylaştırma işlemini askıda tutmak durumundadır.
SIRA CETVELİNİN TAMAMEN VEYA KISMEN İPTALİ
İtiraz davası sonucunda mahkeme, sıra cetvelinin tamamen veya kısmen iptaline karar verebilir. İptalin kapsamı, itirazın yöneltildiği alacak ve alacaklılarla sınırlıdır. Alacağın niteliği, imtiyaz durumu veya sıralamasına ilişkin aykırılığın tespiti hâlinde, sıra cetveli bu yönüyle geçersiz sayılır ve icra müdürlüğünce mahkeme kararına uygun şekilde yeniden düzenlenir.
Sıra cetvelinin tamamen iptali, ancak cetvelin bütününü etkileyen ve alacaklılar arasındaki sıralamayı baştan sona hukuka aykırı hâle getiren durumlarda söz konusu olur. Kısmi iptal hâlinde ise, yalnızca itiraza konu edilen bölüm bakımından düzeltme yapılır; diğer alacaklılar yönünden cetvel geçerliliğini korur. Bu durumda paylaştırma, iptal kararına göre oluşturulan yeni sıra cetveli esas alınarak gerçekleştirilir.
PAYLAŞTIRMANIN DURDURULMASI VEYA ERTELENMESİ
Sıra cetveline karşı itiraz davası açılması, kural olarak paylaştırmanın durdurulması veya ertelenmesi sonucunu doğurur. Bu durum, icra müdürlüğünün takdirine bırakılmış bir tercih olmayıp, kesinleşmemiş bir sıra cetveline dayanılarak işlem tesis edilmesinin önlenmesine yöneliktir. Uygulamada, itiraz konusu alacağa isabet eden bedel dağıtım dışı bırakılmakta ve yargılama sonuçlanıncaya kadar muhafaza altına alınmaktadır.
Bununla birlikte, mevzuatta öngörülen istisnai hâllerde, teminat gösterilmesi koşuluyla alacaklıya ödeme yapılması mümkündür. Ancak bu istisna, paylaştırmanın tamamen serbest bırakıldığı anlamına gelmez; sadece teminat altına alınan alacak bakımından sınırlı bir ödeme imkânı tanır. İtiraz davasının reddi hâlinde, ertelenen paylaştırma kesinleşen sıra cetveline göre yapılır; davanın kabulü hâlinde ise, yeni sıralamaya uygun biçimde dağıtım gerçekleştirilir.

İCRA HUKUKUNDA SIRA CETVELİ VE SIRA CETVELİNE İTİRAZ
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Sıra cetveli nedir ve hangi hâllerde düzenlenir?
Sıra cetveli, satış bedelinin alacaklılar arasında hangi sıraya göre paylaştırılacağını gösteren belgedir. Birden fazla alacaklının aynı mal veya bedel üzerinde hak iddia etmesi halinde düzenlenir. Hacizli malın satış bedelinin tüm alacakları karşılamaya yetmemesi durumunda sıra cetveli yapılması zorunludur.
Hangi alacaklılar sıra cetvelinde önceliklidir?
Öncelik, alacağın niteliğine göre belirlenir. Rehinli alacaklılar, rehin konusu bedel üzerinden önceliklidir. Kanunda imtiyaz tanınan alacaklar, adi alacaklılardan önce pay alır.
Rehinli alacaklılar her zaman ilk sırada mı yer alır?
Rehinli alacaklılar yalnızca rehin konusu malın satış bedeli bakımından önceliklidir. Rehin bedeli alacağı karşılamazsa kalan kısım adi alacak olarak değerlendirilir. Rehin bulunmayan mallar yönünden ilk sırada yer almazlar.
Vergi borçları (kamu alacakları) diğer alacaklardan önce mi gelir?
Kamu alacakları, kanunda açıkça belirtilen hâllerde imtiyazlıdır. Ancak rehinli alacaklar karşısında kural olarak önceliği yoktur. Vergi alacaklarının önceliği, alacağın türüne ve doğduğu tarihe göre değerlendirilir.
Sıra cetveli bana tebliğ edilmedi, yine de süre işler mi?
Sıra cetveline karşı başvuru süreleri tebliğle başlar. Usulüne uygun tebligat yapılmadıkça süre işlemeye başlamaz. Tebligat yoksa hak düşürücü süreden söz edilemez.
Sıra cetveline şikâyet mi, dava mı açmalıyım? Aradaki fark nedir?
İcra müdürlüğünün işlemine veya usule aykırılığına itiraz ediliyorsa şikâyet yoluna başvurulur. Alacağın niteliği, sırası veya miktarı tartışılıyorsa itiraz davası açılır. Yanlış başvuru yolu davanın reddine yol açabilir.
İtiraz süresi kaç gündür ve ne zaman başlar?
Sıra cetveline karşı itiraz süresi yedi gündür. Süre, sıra cetvelinin ilgili alacaklıya tebliği ile başlar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Sıra cetveline itiraz ederken harç ödenir mi?
İtiraz davası açılırken nispi harç ödenmesi gerekir. Şikâyet yolunda ise harç alınmaz. Yanlış yolun seçilmesi harç ve süre bakımından hak kaybına neden olabilir.
İtiraz davası açıldığında paranın alacaklılara ödenmesi durur mu?
Süresinde açılan itiraz davası, kural olarak paylaştırmayı durdurur veya erteler. Sıra cetveli kesinleşmeden yapılan paylaştırma hukuken sakıncalıdır. Ancak teminat gösterilmesi hâlinde istisnai ödeme mümkündür.
Sıra cetveli kesinleşirse daha sonra itiraz edebilir miyim?
Sıra cetveli kesinleştikten sonra itiraz edilemez. Kesinleşme, sürelerin geçirilmesi veya başvuruların sonuçlanmasıyla gerçekleşir. Bu aşamadan sonra paylaştırma kesinlik kazanır.
Sıra cetvelindeki diğer alacaklıların eksik gösterildiğini fark ettim, ne yapmalıyım?
Bu durum, sıra cetvelinin hatalı düzenlendiğini gösterir. Alacağın sırası veya miktarı etkileniyorsa itiraz davası açılmalıdır. Usule aykırılık söz konusuysa şikâyet yoluna başvurulur.
Birden fazla haciz olduğunda paylaşım nasıl yapılır?
Hacizler, konuluş tarihine göre sıralanır. Aynı derecedeki hacizler arasında garame usulü uygulanır. Öncelik, haczin kesinleşme ve iştirak durumuna göre belirlenir.
Garame nedir? Aynı sıradaki alacaklılara nasıl paylaştırma yapılır?
Garame, aynı sırada bulunan alacaklılar arasında oransal paylaştırma yapılmasıdır. Satış bedeli alacakların tamamını karşılamıyorsa garame uygulanır. Her alacaklı alacağı oranında pay alır.
İcra müdürlüğü sıra cetveli hazırlamazsa ne yapılabilir?
İcra müdürlüğünün sıra cetveli düzenlememesi, hukuka aykırı bir işlem niteliğindedir. Bu durumda icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir. Mahkeme, cetvelin düzenlenmesine karar verebilir.
Sıra cetveline karşı yetkili mahkeme hangisidir?
Yetkili mahkeme, sıra cetvelini düzenleyen icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Şikâyetler icra mahkemesinde görülür.


