Kefalette Eşin Rızası ve Şartları

Evli bir kişi, kural olarak ancak eşinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesine göre bu rıza, kefalet sözleşmesinden önce ya da en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmelidir.[1]

Rıza alınmadan kurulan kefalet geçersizdir ve sonradan verilen onayla düzelmez. Ticari işletme, şirket, esnaflık ve kooperatif kredisi kefaletleri gibi kanunda sayılan hallerde ise eşin rızası aranmaz.

Kefalet Nedir?

Kefalet, başkasının borcunu ödememesi halinde bunun sonuçlarına katlanmayı üstlenmektir. Bunun için yapılan sözleşmeye kefalet sözleşmesi denir.

Türk Borçlar Kanunu‘nun 581. maddesi kefalet sözleşmesini, kefilin alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme diye tanımlar. Kefil, borcu kendi malvarlığıyla güvence altına almış olur.

Kefalet Sözleşmesi Şekil Şartları

Kefalet sözleşmesi sıkı bir şekle bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi şöyledir:

Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.

Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.

Bu hükme göre geçerli bir kefalet için şu unsurlar birlikte bulunmalıdır:

  1. Sözleşme yazılı yapılmalı ve kefil tarafından imzalanmalıdır.
  2. Kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihi sözleşmede yer almalıdır.
  3. Kefil, azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefilse bu sıfatını kendi el yazısıyla yazmalıdır.
  4. Kefil evliyse, kanundaki istisnalar dışında eşinin yazılı rızası alınmalıdır.

Kefalet Sözleşmesi Türleri

Türk Borçlar Kanunu 585 ile 588. maddeler arasında beş kefalet türü düzenler.

  • Adi kefalet (m.585). Alacaklı önce borçluya başvurmak zorundadır. Borçlu hakkında kesin aciz belgesi alınırsa, borçlunun iflasına karar verilirse, borçluya konkordato mehli verilirse ya da Türkiye’de takip imkansızlaşır veya önemli ölçüde güçleşirse doğrudan kefile gidilebilir.
  • Müteselsil kefalet (m.586). Borçlu ifada gecikir ve ihtar sonuçsuz kalırsa ya da borçlu açıkça ödeme güçsüzlüğü içindeyse alacaklı, borçluyu takip etmeden kefile başvurabilir. Ayrıntılar müteselsil kefil nedir yazımızda.
  • Birlikte kefalet (m.587). Birden çok kişi aynı borca birlikte kefil olduğunda her biri kendi payı için adi kefil, diğerlerinin payı için kefile kefil gibi sorumludur. Kendi aralarında müteselsil kefil olanlar borcun tamamından sorumlu olur.
  • Kefile kefil (m.588/1). Kefilin borcu için alacaklıya güvence veren kişidir. Kefil ile birlikte, adi kefil gibi sorumludur.
  • Rücua kefil (m.588/2). Kefilin borçludan rücu alacağı için güvence veren kefildir.

Eşin rızası şartı, kefaletin bu türlerden hangisiyle kurulduğuna bakılmaksızın aynı şekilde uygulanır. Adi kefalette de müteselsil kefalette de kişi evliyse eşinin yazılı rızası aranır.

Kefalette Eşin Rızası ve Amacı

Türk Medeni Kanunu’nun 193. maddesine göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir. Kefalet bu serbestliğin kanunla getirilmiş istisnalarından biridir.

Eşin rızası şartının amacı, ailenin ekonomik güvenliğini korumaktır. Kefil olan eş, ödeyemediği borç yüzünden ailenin malvarlığını riske atabilir. Kanun koyucu bu yüzden rızayı kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartı yapmıştır.

Eş Rızasının Hukuki Niteliği ve Şartları

Kefalette eşin rızası bir geçerlilik şartıdır. Rızanın şartları Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesinde düzenlenmiştir:

Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.

(Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.

Rızanın geçerli olması için şu şartlar aranır:

  1. Rıza yazılı olmalıdır. Kanun noter onayı veya resmi şekil istemez, eşin imzalı yazılı beyanı yeterlidir.
  2. Rıza, sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulduğu anda verilmelidir. Sonradan verilen onay geçersizliği gidermez.
  3. Rıza veren eş ayırt etme gücüne sahip olmalıdır.

Sözleşmede sonradan yapılan değişiklik kefilin sorumlu olduğu miktarı artırıyorsa, adi kefaleti müteselsil kefalete çeviriyorsa ya da kefil yararına güvenceleri önemli ölçüde azaltıyorsa eşin rızası yeniden alınmalıdır.

Kural, adı kefalet olmayan kişisel güvencelere de uzanır. Türk Borçlar Kanunu’nun 603. maddesi, kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümleri gerçek kişilerin başka ad altında verdiği kişisel güvencelere de uygular.[2] Kredi sözleşmesini “müşterek borçlu müteselsil kefil” sıfatıyla imzalayan, esnaf kaydı bulunmayan ve eşinin rızası alınmamış kişinin borçlu olmadığına dair karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2022/2426 E. 2023/6193 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.

Kefalette Eş Rızası Muvafakatnamesi Örneği

Eşin rızası, kredi sözleşmesindeki “eş rızası” bölümüne ya da ayrı bir muvafakatnameye imza atılarak verilebilir. Aşağıdaki muvafakatname örneği, kişinin eşinin verdiği krediye kefil olmasına ilişkin rızasını gösteren bir örnektir. Kullanılacak banka veya kurumun kendi formatı farklılık gösterebilir.

Kefalet Eş Muvafakatnamesi Örneği

…/…/…

…’nin (lehine kefalet verilen borçlunun adı, soyadı ya da şirket unvanı) … Bankası’ndan kullandığı kredilerden doğacak borçlarına eşim …’nin (kefilin adı, soyadı) mevcut ve gelecekteki diğer kefillerden bağımsız olarak aşağıda belirtilen tutar ile sınırlı olmak üzere anılan borçlu ile beraber müteselsil kefil olmasına rızam olduğunu kabul ve beyan ederim.

Kefalet Tutarı: … TL/USD/€
(Yalnız …)

Adı Soyadı
İmza

Kira sözleşmesine kefil olacak evli kişi için de aynı kural geçerlidir. Rıza, kira sözleşmesinin kefil bölümüne eşin imzalı beyanı eklenerek ya da ayrı bir belgeyle alınabilir. Ayrı belge için şu örnek kullanılabilir.

Kira Sözleşmesine Kefalet İçin Eş Rızası Örneği

…/…/…

EŞ RIZA BEYANI

Eşim …’nin (kefilin adı, soyadı), … adresindeki taşınmaz için kiraya veren … ile kiracı … arasında …/…/… tarihinde imzalanan kira sözleşmesinden doğan borçlara … TL (Yalnız …) ile sınırlı olarak müteselsil kefil olmasına rıza gösterdiğimi beyan ederim.

Rıza Veren Eşin Adı Soyadı
T.C. Kimlik No
İmza

Uyarı: Rıza belgesinin tarihi kefalet sözleşmesinin tarihinden sonra olamaz. Sözleşme imzalandıktan sonra alınan muvafakatname geçersiz kefaleti geçerli hale getirmez.

Kefalette Eş Rızası Alınmayan Haller

Eşin rızası bazı durumlarda kanun gereği aranmaz. Bu istisnaların büyük kısmı Türk Borçlar Kanunu’nun 584/3 fıkrasındadır. Fıkra, 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesiyle eklenmiştir.

Ayrılık Kararı veya Yasal Ayrı Yaşama Hakkı

Türk Medeni Kanunu’nun 167. maddesine göre boşanma davası açmaya hakkı olan eş, boşanma yerine ayrılık da isteyebilir. Mahkemenin verdiği ayrılık kararı sürdükçe kefil olacak eş için diğerinin rızası aranmaz.

Yasal ayrı yaşama hakkı da aynı sonucu doğurur. Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesi, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eşe bu tehlike sürdükçe ayrı yaşama hakkı tanır. Boşanma kararı kesinleşen kişi artık evli olmadığından onun kefaletinde de rıza söz konusu olmaz.

Kefilin Sorumluluğunu Artırmayan Değişiklikler

Kefilin sorumlu olduğu miktarı artırmayan, adi kefaleti müteselsil kefalete dönüştürmeyen veya kefil yararına olan güvenceleri önemli ölçüde azaltmayan sonraki değişiklikler için eşin rızası gerekmez.

Ticari İşletme Sahibi, Şirket Ortağı ve Yöneticisinin Kefaleti

Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi ya da ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisi, işletme ya da şirketle ilgili kefaletlerde eşinin rızasına ihtiyaç duymaz. Limited şirket ortağının şirket kredisine verdiği kefalette eşin rızası aranmadığını kabul eden ilk derece kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/10886 E. 2017/493 K. sayılı kararıyla onanmıştır.[3]

İstisna kişiye değil işleme bağlıdır. Şirket ortağı, şirketle ilgisi olmayan bir arkadaşının kredisine kefil olacaksa eşinin rızası yine gerekir.

Kredinin “ticari kredi” olması da tek başına yetmez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/6973 E. 2022/1327 K. sayılı kararıyla onanan kararda, kefilin şirket ortağı veya yöneticisi olduğu ve kefaletin şirket sebebiyle verildiği belgelenemediğinden kefalet geçersiz sayılmıştır.

Kefilin borçluyla akraba olması ya da işin aile işletmesi sayılması da istisna yaratmaz. Kardeşinin ticari kredisine eşinin rızası olmadan kefil olan davacı haklı bulunmuş, “aile işletmesi savunmasına itibar edilmediği” gerekçeli karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2017/2200 E. 2019/795 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de 2016/1370 E. 2016/1236 K. sayılı kararında ortağı olduğu şirketin kredisine kefil olan kişi bakımından şu değerlendirmeyi yapmıştır:

Bu itibarla, alacaklı banka tarafından müteselsil kefil …’in ortağı olduğu … Şirketi’ne 26.09.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırılmış olup, talebe dayanak kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 584/3. maddesine göre ticaret şirketinin ortakları tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızası aranmayacağı nazara alınmadan yazılı gerekçeyle, müteselsil kefil … yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Esnaf ve Sanatkarların Mesleki Kefaletleri

Esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı kişinin mesleki faaliyetiyle ilgili verdiği kefalette eşin rızası aranmaz. Sicil kaydı yoksa istisna uygulanmaz. Yargılamada bu kayıt esnaf ve sanatkarlar odasına ve ticaret odasına yazı yazılarak araştırılabilir.

Önemli: Eş rızası istisnası, Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesindeki şekil şartlarını kaldırmaz. Esnaf olan kefil de azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla yazmalıdır.

Esnaf Kefalet Kooperatifi ve Kamu Destekli Krediler

5570 sayılı Kanun kapsamında kamu sermayeli bankaların kullandırdığı faiz destekli kredilerde eşin rızası aranmaz. Tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının kooperatif ortaklarına kullandırdığı kredilerde de durum aynıdır. Bu kredilerin işleyişi için esnaf kefalet kredisi nedir yazımıza bakabilirsiniz.

İstisnada belirleyici olan, kredinin kooperatif ortağına kullandırılmasıdır. Kefilin esnaf olması aranmaz. Esnaf kaydı bulunmayan kefillerin kooperatif ortağının kredisine eşlerinin rızası olmadan verdiği kefalet geçerli sayılmış, karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2904 E. 2021/242 K. ile onanmıştır.

Aval: Senette Kefil Olmak

Aval, kambiyo senedine özgü bir güvencedir ve Türk Borçlar Kanunu’nun 584/3 fıkrasındaki istisnalar arasında sayılmaz. Buna rağmen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 20.04.2018 tarihli, 2017/4 E. 2018/5 K. sayılı kararıyla kefalette eşin rızasına ilişkin 584. madde düzenlemesinin 603. madde uyarınca avalde uygulanmasının gerekmediğine karar vermiştir.[4]

Senette aval veren evli kişi, eşinin rızası alınmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Bono üzerine “kefil” ibaresiyle atılan imza da aval olarak değerlendirilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/331 E. 2018/6078 K. sayılı kararında bu yöndeki ilk derece kararını içtihadı birleştirme kararına dayanarak onamıştır.

Kefalet İpoteğinde Eş Muvafakati Gerekir Mi?

Başkasının borcu için taşınmazını ipotek ettiren kişi kefil değildir. İpotek taşınmaz üzerinde kurulan ayni bir güvencedir, kefalet ise kişisel güvencedir. Bu yüzden Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesindeki eş rızası şartı ipoteğe uygulanmaz.

Eşlerin rızası alınmadığı için ipoteği kaldıran bir mahkeme kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2017/312 E. 2018/6077 K. sayılı ilamıyla şu gerekçeyle bozulmuştur:

TBK’nun 603. maddesinde kefalet benzeri kişisel güvence verilmesine ilişkin başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere kefalet hükümleri uygulanacağı belirtilmiş olup, dava konusu ipotek tesisi aynî bir güvence olduğundan TBK’nun 603. maddesinin mevcut uyuşmazlıkta uygulanma imkânı olmadığı gibi, bu madde aile konutunun korunmasına ilişkin TMK’nun 194. maddesini aile konutu olmayan taşınmazlara yönelik genişletmesine de imkân vermemektedir.

İpotek edilen taşınmaz aile konutuysa durum değişir. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesine göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.[5] Ayrıntılar için aile konutu şerhi yazımıza bakabilirsiniz.

Not: İpotek resmi senedine ipotek verenin ayrıca “müteselsil kefil” olduğu yazılmışsa, bu kefalet beyanı için kefalet sözleşmesinin şekil şartları ve eş rızası aranır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/11906 E. 2016/5303 K. sayılı kararında, kefalet hükmü içeren ipotek akdindeki kefaletin bu şartları taşımadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Kefillikte Eş Rızası Ne Zaman Başladı?

Kefalette eş rızası şartı, 4 Şubat 2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile getirildi. Kanun 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Daha önce uygulanan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda böyle bir şart yoktu.

1 Temmuz 2012’den önce kurulan kefaletlere eski kanun uygulanır. 6101 sayılı Kanun’un 1. maddesi, Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmeden önceki işlemlerin bağlayıcılığına kural olarak o tarihte yürürlükte olan kanunun uygulanacağını düzenler.[6] Bu tarihten önce eşinin rızası olmadan kefil olan kişi, rıza eksikliğine dayanarak kefaletin geçersizliğini ileri süremez.

2013’te eklenen istisnalar da geriye yürümez. Şirket ortağı 6455 sayılı Kanun öncesinde kefil olmuşsa eşinin rızası hala aranır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 24.12.2012 tarihli bir işlem için bu sonuca varmıştır (2015/11906 E. 2016/5303 K.).

Mevzuat.gov.tr’deki güncel metne göre 584. maddede 2013’ten sonra başka bir değişiklik yapılmamıştır. Eş rızası şartı istisnalar dışında yürürlüktedir.

Eşin Rızasının Alınmamasının Sonuçları

Eşin rızası geçerlilik şartı olduğundan, rıza olmadan yapılan kefalet sözleşmesi kesin hükümsüzdür. Kurulma anında alınmayan rızanın sonradan icazet yoluyla verilmesi sözleşmeyi geçerli hale getirmez.

Kefalet sırasında evli olan kişinin sonradan boşanması veya ayrılık kararı alması da geçersiz sözleşmeyi düzeltmez. Değerlendirme kefalet tarihine göre yapılır. Kefil olduğu tarihte bekar olup sonradan evlenen kişinin kefaleti ise geçerli kalır.

Geçersizlik, alacaklının başlattığı icra takibine itiraz edilerek ya da menfi tespit davası açılarak ileri sürülebilir. Eş rızası imzasının sahte olduğu iddia edildiğinde, Yargıtay’ın onadığı bir kararda imzanın eşe ait olduğunu ispat yükü alacaklı bankaya yüklenmiştir.

Eşim Benden Habersiz Kefil Olmuş, Ne Yapabilirim?

Önce kefaletin tarihine ve türüne bakılmalıdır. Kefalet 1 Temmuz 2012’den sonra verilmişse ve 584/3 fıkrasındaki istisnalardan birine girmiyorsa, sizin yazılı rızanız olmadan kurulan kefalet geçersizdir.

  1. Kefalet sözleşmesinin tarihi ile evlilik tarihi nüfus kaydından karşılaştırılır.
  2. Eşinizin ticaret veya esnaf sicilinde kaydı olup olmadığı ve kefaletin bu faaliyetle ilgisi araştırılır.
  3. Takip başlamışsa süresinde itiraz edilir veya menfi tespit davası açılır.

Rızası alınmayan eş de bu geçersizliği ileri sürebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2012/32781 E. 2013/10544 K. sayılı kararında, eşinin kendi rızası olmadan verdiği icra kefaletinin iptali için icra mahkemesine şikayette bulunan borçlu eşi haklı bulmuştur.

Kefalette eşin rızası ve şartları

Kefalette Eşin Rızasına İlişkin Yargıtay Kararları

Bu bölümdeki kararlar eşin rızası olmadan verilen kefaletlerin geçerliliğini ve istisnaların sınırlarını gösterir. Alıntılar kararların metninden aynen aktarılmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2012/32781 E. 2013/10544 K. (Eşe Kefil Olmak)

Borçlunun eşi, hem eşinin hem de başka bir borçlunun icra takibindeki borcuna icra kefili olmuştur. İcra mahkemesi eş yararına verilen kefaleti geçerli saymış, Yargıtay bu kararı 21.03.2013 tarihinde bozmuştur.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesi uyarınca kefilin, kendi eşinin rızası olmaksızın eşi açısından da vermiş olduğu kefalet geçersizdir. Sözü edilen maddenin 2. fıkrasında belirtilen şekilde bir durum da olmadığı gibi eş için verilecek kefalet yasadaki şekil şartının yerine getirilmesine engel olmaz.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/2152 E. 2020/230 K. (Hazine Destekli Kredi)

Eşlerin birlikte açtığı menfi tespit davası reddedilmiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Yargıtay 03.02.2020 tarihinde kararı onamıştır. Bölge adliye mahkemesinin onanan gerekçesi şöyledir:

somut olayda dava dışı … kullandırılan hazine destekli kredinin anılan maddenin 28.03.2013 tarih, 6455/77 md. ile değişik 3. fıkrası kapsamında olduğu ve bu kredi nedeniyle verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmadığı

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5481 E. 2019/5112 K. (Esnaf Kefil ve El Yazısı)

Kefil, esnaf siciline kayıtlı olduğu için eşinin rızasına gerek görülmemiştir. Kefalet tarihi kefilin el yazısıyla yazılmadığından kefalet yine geçersiz sayılmış, karar 13.11.2019 tarihinde onanmıştır.

davacının sicile kayıtlı esnaf olduğu ve esnaf olan asıl borçlunun davalı bankadan çektiği krediye kefil olduğu, bu tür kefaletlerde TBK’nun 584/3 maddesi gereğince eşin rızasının aranmayacağı, bu nedenle kefalet sözleşmesinin bu açıdan geçerli olduğu (…) ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinin belirtilmesi gerektiği ve kefalet tarihinin kefil tarafından el yazısı ile açıkça yazılması gerektiği, bunun kanunda yer alan emredici bir düzenleme olduğu, mahkemelerce resen göz önüne alınması gerektiği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/1665 E. 2022/6383 K. (Sahte Eş Rızası İmzası)

Kefil, sözleşmedeki eş rızası imzasının eşine ait olmadığını savunmuştur. Adli Tıp Kurumu raporu kesin sonuca varamamış, banka imzanın eşe ait olduğunu ispatlayamamıştır. İlk derece kararı istinafta ve 28.09.2022 tarihinde Yargıtay’da onanmıştır.

davalı, kefaletteki eş rızası imzasının sahteliğini ileri sürdüğünden imzanın aidiyeti konusundaki ispat yükünün davacıya ait olduğu, kefalete eş rızası koşulunun gerçekleşmediği ve kefalet sözleşmesinin davalıyı bağlamayacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/6973 E. 2022/1327 K. (Ticari Kredi Tek Başına İstisna Değildir)

İki kefilden biri kefalet tarihinde evli, diğeri bekardır. Evli kefilin kefaleti eş rızası olmadığı için geçersiz, bekar kefilinki geçerli sayılmış ve karar 28.02.2022 tarihinde onanmıştır. Bölge adliye mahkemesinin onanan gerekçesinden:

6098 sayılı TBK’nın 584. maddesinin 3. fıkrasında sayılan istisnalar arasında dava konusu kredinin ticari kredi olması halinde eş rızası aranmayacağına dair bir düzenlemeye yer verilmediği (…) tarafların kredi ilişkisindeki durumuna göre güçlü konumda olan ve basiretli davranma yükümlülüğünde olan davacı bankanın, davalının kefaletinin geçerliliğinin eşinin yazılı muvafakatının alınmasına bağlı olduğunu bilecek durumda olduğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2904 E. 2021/242 K. (Kooperatif Ortağına Kullandırılan Kredi)

Kefiller, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifi ortağına kullandırılan krediye eşlerinin rızası olmadan kefil olmuştur. Bölge adliye mahkemesi davayı reddetmiş, Yargıtay 21.01.2021 tarihinde bu kararı onamıştır.

somut olayda da dava dışı borçlunun davalı kooperatifin ortağı olduğu, bu nedenle Esnaf ve Sanatkar Kooperatifi olan davalının ortağına kullandırmış olduğu dava konusu kredi için verilecek kefaletlerde de eşin rızasının aranmayacağı

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/10886 E. 2017/493 K. (Limited Şirket Ortağı)

Davayı, şirket kredisine kefil olan ortakların eşleri açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, Yargıtay 26.01.2017 tarihinde hükmü onamıştır. İlk derece mahkemesinin gerekçesinden:

limited şirket ortağı olan davalıların işleriyle ilgili kefil olurken eşlerinin muvafakatlarını almalarına gerek olmadığı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2013/20085 E. 2013/29955 K. (Aval)

Borçlu, eşinin rızası olmadığı için avalin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay, borca itirazın duruşma açılmadan incelenmesini usule aykırı bulup kararı 26.09.2013 tarihinde bozmuş ve aval konusunda şunu belirtmiştir:

Türk Ticaret Kanunu’nda taahhüt altına girmek için eşin rızası koşulu düzenlenmemiştir. Kıymetli evraklar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 3. (6762 Sayılı TTK.nun 3.) maddesine göre ticari iş sayıldıklarından, Türk Ticaret Kanunu hükümleri karşısında genel hüküm sayılan Borçlar Kanunu 584. maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur.

Kefalet ve Eş Rızası Konusunda Hukuki Destek

Kefalet sözleşmesinin hazırlanması, eş rızasının doğru şekilde alınması veya rızasız verilmiş bir kefalete itiraz için Harbiye Hukuk Bürosu avukatlarından destek alabilirsiniz.

Bize iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kefalette Eşin Rızası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kefalette eşin rızası ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.584 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.603 ↩
  3. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E.2016/10886 K.2017/493, 26.01.2017 ↩
  4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2017/4 K.2018/5, 20.04.2018 (RG 16.10.2018/30567) ↩
  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.194 ↩
  6. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.1 ↩
Av. Hulusi Hatıpoğlu
Av. Hulusi Hatıpoğlu
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinden onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Avukatlık kariyerine Konya Barosu’nda başlayan Arb. Av. Hulusi Hatıpoğlu, kariyerini İstanbul’da devam ettirmektedir. Özellikle İş Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, ...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap