Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiye Dava Açma Hakkı
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Aldatılan eş, evli olduğunu bilerek eşiyle birlikte olan üçüncü kişiye karşı yalnızca bu birliktelik nedeniyle manevi tazminat davası açamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 2018 tarihli kararıyla bu sonucu bağlayıcı hale getirdi. Karar, üçüncü kişinin aldatılan eşe karşı ayrıca bağımsız bir kişilik hakkı ihlali işlemesi halinde tazminat sorumluluğunun doğabileceğini de belirtir.[1]
Aldatılan eşin hakları ise boşanma davası ve aldatan eşe karşı tazminat talebi üzerinden kullanılır. Anayasa Mahkemesi de 2023 tarihli kararıyla bu uygulamanın aile hayatına saygı hakkını ihlal etmediğine karar verdi.
İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir boşanma hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz. Harbiye Hukuk Bürosu’nun uzman boşanma avukatlarından danışmanlık hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Aldatılan Eş Üçüncü Kişiye Tazminat Davası Açabilir mi?
Açamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına karar verdi.[2] Karar oy çokluğuyla alındı.
İçtihadı birleştirme kararları Yargıtay daireleri, genel kurulları ve adliye mahkemeleri için sonucu bakımından bağlayıcıdır. Hukuk Genel Kurulu karardan sonra bu sonuca uymayan direnme kararlarını bozdu.[3]
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de aynı gerekçeyle bir yerel mahkeme kararını bozarak davanın tümden reddedilmesi gerektiğini belirtti.[4]
Yargıtay Bu Sonuca Neden Vardı?
Karar önce sadakat yükümlülüğünün niteliğine bakar. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır.[5] Yargıtay bu yükümlülüğü evlilik birliğinin tarafları arasında ileri sürülebilen nispi bir hak sayar ve eşlerin bunu ancak birbirinden isteyebileceğini belirtir.
Üçüncü kişi evlilik birliğinin tarafı değildir. Bu nedenle sadakat yükümlülüğü yoktur ve eşler arasındaki evlilik sözleşmesinden doğan yükümlülüklere uyma zorunluluğu da bulunmaz.
Haksız fiil sorumluluğu için fiilin hukuka aykırı olması gerekir.[6] Büyük Genel Kurul, evli biriyle birlikte olmayı yasaklayan bir hukuk kuralının bulunmadığını belirtti.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra yeni bir düzenleme yapılmadığı için zina suçu eski Ceza Kanunu’ndan çıkmış ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Üçüncü kişinin eylemi bu nedenle herhangi bir koruma normunu ihlal etmez.
Yansıma zarar da tazminat doğurmaz. Kanun ölüm ve ağır bedensel zararlar dışında kişilik hakkına saldırı nedeniyle yansıma yoluyla zarar tazminine izin vermez.[7]
Ahlaka aykırı fiille kasten zarar verme sorumluluğu da tek başına evli olduğunu bilerek birlikte olmakla doğmaz.[8] Büyük Genel Kurul, üçüncü kişinin fiilini salt diğer eşe zarar verme kastıyla işlemiş olması gerektiğini belirtti. Müteselsil sorumluluk için de üçüncü kişinin fiilinin hukuka veya ahlaka aykırı olması gerekir.[9]
Hangi Durumlarda Üçüncü Kişiye Dava Açılabilir?
Büyük Genel Kurul üçüncü kişiyi tümüyle sorumsuz bırakmaz. Aldatma eylemiyle bağlantılı olsa da sadakatsizlik olgusundan farklı, bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlali varsa üçüncü kişiden manevi tazminat istenebilir.
“Üçüncü kişinin, aldatılan eşin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi, özel yaşamına müdahale etmesi, sır alanına girmesi, ele geçirdiği bazı özel bilgileri ifşa etmesi, kullandığı söz ve diğer ifadeler ile onur ve saygınlığını zedelemesi gibi eylemlerinde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği şüphesizdir.”
Bu halde dava, birlikte olmaya değil bağımsız kişilik hakkı ihlaline dayanır. Kişilik hakkının zedelenmesi halinde Borçlar Kanunu manevi tazminat istenmesine imkan tanır.[10]
Hakaret içeren mesajlar veya aileye yönelik tehditler bu kapsamda değerlendirilebilir. İspat yükü davacıdadır.
Ömer Sivrikaya Anayasa Mahkemesi Kararı Ne Dedi?
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 25.10.2023 tarihli Ömer Sivrikaya kararında aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğine oyçokluğuyla karar verdi. Başvurucu, üçüncü kişiye açtığı manevi tazminat davasının reddedilmesinin devletin aileyi koruma yükümlülüğüne aykırı olduğunu ileri sürmüştü.[11]
Mahkeme, içtihadı birleştirme kararının Yargıtay ve derece mahkemelerince istikrarlı biçimde uygulandığını belirtti. Aynı kararda başka bir kişilik hakkı ihlali bulunmadıkça salt aldatma eylemi nedeniyle üçüncü kişiden tazminat istenemeyeceği, aldatılan eşin boşanma ve gerekirse tazminat imkanına sahip olduğu vurgulandı. Üç üye ihlal bulunduğu görüşüyle karşı oy kullandı.
Karar içtihadı birleştirme kararını değiştirmedi, uygulamanın Anayasa’ya aykırı olmadığını teyit etti. Karar metnine Anayasa Mahkemesi Karar Bilgi Bankası üzerinden ulaşılabilir.
Aldatılan Eş Hangi Haklarını Kullanabilir?
Zina eden eşe karşı boşanma davası açılabilir. Zina özel bir boşanma sebebidir ve dava hakkı boşanma sebebini öğrenmekten itibaren altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.[12] Ayrıntılar zina nedeniyle boşanma davası yazısında yer alır.
Tazminat talebi aldatan eşe karşı yöneltilir. Kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise kusurlu eşten manevi tazminat isteyebilir.[13]
Büyük Genel Kurul, bu manevi tazminatın yalnızca kusurlu eşten ve ancak boşanma davasıyla birlikte istenebileceğini belirtmiştir.[14] Tazminat ayrıntıları için boşanma davasında maddi ve manevi tazminat yazısına bakabilirsiniz.
Aldatan eşin kusurunun nafakaya etkisi ayrıca incelenmelidir. Bu konuyu aldatan kadın nafaka alır mı yazısında ele aldık. Sadakat yükümlülüğü eşlerin sadakat yükümlülüğü ve ihlali yazısında anlatılıyor.
Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiye Dava Açma Hakkı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Konuyla ilgili en çok sorulan soruları bu başlık altında cevapladık.
Aile Hukuku ve Boşanma Davası Avukatımıza Ulaşın
İstanbul boşanma avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, deneyimli aile hukuku kadrosu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla aldatma nedeniyle boşanma ve tazminat süreçlerinde sizlere danışmanlık vermeye hazırdır. Dosyanıza uygun yolu belirlemek için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2017/5, K.2018/7, T.06.07.2018 ↩
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2017/5, K.2018/7, T.06.07.2018 ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2019/208, K.2019/683, T.18.06.2019 ↩
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2020/2587, K.2020/3043, T.29.09.2020 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.185/3 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.56/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.61 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.58 ↩
- Anayasa Mahkemesi, Ömer Sivrikaya, B. No: 2020/3519, 25.10.2023 (RG 14.12.2023, sayı 32399) ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.174 ↩
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2017/5, K.2018/7, T.06.07.2018 ↩