Denetimli Serbestlik İhlali ve Kararın Geri Alınması

Denetimli serbestlik, hükümlülerin belirli şartlar altında ceza infaz kurumundan erken çıkışına imkan tanıyan bir uygulamadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (İnfaz Kanunu) 105/A maddesi uyarınca düzenlenen bu müessese, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması ve cezaevlerindeki yoğunluğun azaltılması amacıyla uygulanmaktadır. Ancak, denetimli serbestlik kararının devam edebilmesi için hükümlünün belirli yükümlülüklere riayet etmesi  ve denetimli serbestlik ihlali yapmaması gerekmektedir. Bu yazıda, denetimli serbestlik ihlalleri, kararın geri alınması ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken hukuki detayları ele alacağız.

Denetimli Serbestlik Kararının Geri Alınması

Denetimli serbestlik kararı hükümlünün kendi talebi üzerine verilir. Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlü bu talebi yapabilir. Karar, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hakimi tarafından verilir.[1]

4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun bu fıkraya yeni bir şart ekledi. Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda geçirmiş olması gerekir. Bu süre beş günden az olamaz. Şart geriye yürümez, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlarda uygulanmaz.[2] Ancak, hükümlünün belirlenen yükümlülüklere uymaması veya yasada belirtilen diğer durumların gerçekleşmesi halinde denetimli serbestlik kararı geri alınabilir.

Kararın Geri Alınmasını Gerektiren Durumlar

İnfaz Kanunu m.105/A-6’ya göre denetimli serbestlik kararının geri alınmasına neden olabilecek durumlar şunlardır:

1. Hükümlünün ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra 5 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması,
2. Denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına uymamak,
3. Denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ve önerilerine uymamakta ısrar etmek,
4. Hükümlünün ceza infaz kurumuna dönmek istemesi.

Bu durumlarda, denetimli serbestlik kararı infaz hakimi tarafından kaldırılır ve hükümlü, koşullu salıverilme tarihine kadar açık ceza infaz kurumunda cezasını çekmek üzere geri gönderilir.

Dosyanızda uyarı yazısı ya da ihlal tutanağı varsa ceza avukatımıza danışabilirsiniz.

Suç İşlenmesi Halinde Kararın Geri Alınması

İnfaz Kanunu’nun 105/A-7. maddesi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlendiği iddia olunan ve alt sınırı 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılması halini düzenler. Böyle bir durumda:

• Denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimi, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verebilir.
• Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilirse cezanın infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hakimi karar verir.

Bu noktada, kamu davası açılmasına bağlı olarak kararın geri alınıp alınmayacağı tamamen infaz hakiminin takdirine bırakılmıştır.

Denetimli Serbestlik Yükümlülüklerine Uymamakta Israr Nedir?

Denetimli serbestlik kararının geri alınmasında en kritik kavramlardan biri “ısrar”dır. Yönetmelik m.44’e göre “ısrar,” bir yıl içinde kasten ve mazeretsiz olarak yükümlülüklerin üç kez ihlal edilmesi anlamına gelir. Hükümlünün yükümlülüklere uymadığını belirten süreç şu şekilde işler:

1. İlk İhlal: Hükümlü, infaz işlemleri değerlendirme komisyonu veya infaz hakimi tarafından yazılı olarak uyarılır. Uyarı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun şekilde tebliğ edilir.

2. İkinci İhlal: Hükümlü, aynı şekilde ikinci kez yazılı olarak uyarılır.

3. Üçüncü İhlal: Hükümlü üçüncü kez yükümlülüğünü ihlal ederse ısrar hali gerçekleşmiş sayılır ve dosyanın kapatılması süreci başlar. Dosya bu aşamada kendiliğinden kapanmaz. Müdürlük açık ceza infaz kurumuna gönderilmeyi infaz hakiminden talep eder, karar gelene kadar denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilir.[3]

Çocuklarda sayı farklıdır. Suça sürüklenen çocuklar ile kararın infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlarda süreç, bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespitiyle başlatılır.[4]

Hükümlüye yapılan yazılı uyarının geçerli sayılabilmesi için, tebliğin usulüne uygun şekilde yapılması gerekir. Örneğin, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 12.03.2018 tarihli kararı, usulsüz tebliğ nedeniyle uyarının geçerli olmadığını ve bu nedenle denetimli serbestlik kararının kaldırılamayacağını belirtmiştir.

Denetimli Serbestlik Seminer İhlali Kaç Defa Yapılırsa Dosya Kapanır?

Seminer, denetimli serbestlikte grup çalışması ve müdahale programının halk arasındaki adıdır. Katılım, denetim planına yükümlülük olarak yazılır. Grup çalışması en az dört, en fazla on altı kişilik gruplar halinde ve en fazla on beş gün arayla yapılır.[5]

Mazeretsiz katılmama yükümlülüğün ihlalidir. İlk iki ihlalde yükümlü yazılı olarak uyarılır. İkinci uyarının ardından bir yıl içinde üçüncü ihlal tespit edilirse tekrar uyarı yapılmaz ve dosyanın kapatılması süreci başlar.

Yargıtay bu zinciri somut bir olayda değerlendirdi. İkametinde bulunma ve kamuya yararlı işte çalışma yükümlülüklerini ihlal edip iki kez uyarılan hükümlü, üçüncü olarak seminer çalışmasına katılmadı. Daire, denetimli serbestlik kararının kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti.[6]

Aynı kararda açık ceza infaz kurumuna gönderilme tarihi de ayrıldı. Hükümlü kapatma süreci boyunca yükümlülüklerini yerine getirmeye devam etmişse infaz hakimliği kararının müdürlüğe ulaştığı tarih esas alınır ve o tarihe kadar geçen süre denetimli serbestlikte geçmiş sayılır. Yükümlülükler fiilen yerine getirilmemişse ikinci uyarıdan sonraki ihlal tarihi esas alınır.

Denetimli Serbestlikte Bireysel Görüşmeye Gitmemek İhlal Sayılır mı?

Bireysel görüşmeye mazeretsiz gitmemek denetimli serbestlik yükümlülüğünün ihlalidir. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 44. maddesi, karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmamasını açıkça ihlal saymıştır.

Bireysel görüşme, iyileştirme çalışmalarının ilk adımıdır. Aynı Yönetmeliğin 38. maddesine göre görüşme, denetimli serbestlik uzmanı ile yükümlü arasında birebir ve önceden belirlenmiş bir amaç ve plan çerçevesinde yürütülür.

Görüşmelerin sayısı ve sıklığı da sınırlandırılmıştır. Aynı maddeye göre bireysel görüşme sayısı on ikiyi, görüşme aralıkları üç haftayı geçemez ve her görüşme otuz dakikadan az, kırk beş dakikadan fazla olamaz.

İhlalin sonucu doğrudan cezaevine dönüş değildir. Birinci ve ikinci ihlalde yükümlü yazılı olarak uyarılır, bir yıl içinde kasten ve mazeretsiz üçüncü ihlal tespit edilirse tekrar uyarı yapılmaz ve dosyanın kapatılması süreci başlatılır.

Mazeretin belgelendirilmesi bu zinciri kırar. Yönetmelik ısrarı “mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak” işlenen ihlallere bağladığı için hastalık raporu ya da benzeri bir dayanak varsa belge müdürlüğe sunulmalı ve dosyaya girdiği teyit edilmelidir.

Denetimli Serbestlik Yanarsa Ne Olur?

Halk arasında denetimin yanması, denetimli serbestlik dosyasının kapatılıp hükümlünün kuruma geri gönderilmesini anlatır. Sonuç, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın açık ceza infaz kurumunda çekilmesidir.[7]

Bir de suç boyutu vardır. Kurumdan ayrılan hükümlü, talebinde belirttiği müdürlüğe beş gün içinde müracaat etmek zorundadır. Bu sürenin bitiminden itibaren iki gün daha geçtiği halde müracaat edilmezse hükümlü hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 292 ve 293. maddeleri uygulanır. Aynı hüküm, kuruma iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlü için de geçerlidir.[8]

Beş günlük süre için ayrıca tebligat beklenmez. Yönetmelik, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaza karar verilmesi halinde hükümlüye müracaat tebligatı yapılmayacağını, süresi içinde kendisinin gelmesinin beklendiğini açıkça yazar.[9]

Denetimli Serbestlik Kararı Kaldırılan Hükümlü Tekrar Yararlanabilir Mi?

Hükümlünün denetimli serbestlik kararının geri alınması, aynı cezadan tekrar yararlanmasını engeller. Ancak, hükümlü başka bir cezası için denetimli serbestlik şartlarını yerine getirirse, bu ceza için yeniden denetimli serbestlik talebinde bulunabilir.

Denetimli Serbestlik İhlallerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Denetimli serbestlik ihlallerinin ciddi sonuçları vardır. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

1. Tebligatların Doğru Alınması: Hükümlünün yazılı uyarıları zamanında alması ve içeriğini anlaması önemlidir.

2. Yükümlülüklere Uygun Davranılması: Hükümlü, denetim ve iyileştirme programına eksiksiz şekilde uymalıdır.

3. Hukuki Destek Alınması: Denetimli serbestlik kararının ihlal edilmesi veya geri alınması durumunda, bir avukattan destek alınmalıdır. Özellikle, denetimli serbestlik yükümlülükleri ve infaz sürecine hakim bir ceza avukatı sürecin doğru yönetilmesini sağlar.

Denetimli Serbestlikte Hak Kaybını Önlemenin Yolları

Denetimli serbestlik kararı, hükümlüler için önemli bir fırsat sunarken, bu fırsatı devam ettirmek belirlenen yükümlülüklere bağlıdır. İhlaller, kararın geri alınmasına ve hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine neden olabilir. Hükümlüler, yükümlülüklere riayet etmeli ve herhangi bir ihlal durumunda yasal haklarını korumak için hukuki destek almalıdır. Bu süreçte bir ceza avukatı, hem yükümlülüklerin yerine getirilmesi hem de kararın geri alınmaması için gerekli tüm hukuki adımları doğru bir şekilde atmanıza yardımcı olabilir.

Denetimli serbestlik süreçleri ve haklarınız hakkında detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk danışmanına başvurabilirsiniz.

DENETİMLİ SERBESTLİK İHLALİ VE KARARIN GERİ ALINMASI

Yükümlülük İhlali Sebebiyle Açık Ceza İnfaz Kurumuna Gönderilen Hükümlü Yeniden Denetimli Serbestlikten Faydalanabilir Mi?

Hükümlünün denetimli serbestlikten faydalanması, belirli yükümlülüklere uyum sağlama koşuluna bağlıdır. Ancak, yükümlülük ihlali nedeniyle denetimli serbestlik kararı kaldırılarak hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi durumunda, aynı süreçte yeniden denetimli serbestlikten faydalanıp faydalanamayacağı hukuki bir sorudur. Bu yazıda, yükümlülük ihlali sonrası hükümlünün yeniden denetimli serbestlikten faydalanabilme ihtimalleri, İnfaz Kanunu ve ilgili yönetmelikler ışığında detaylı olarak ele alınacaktır.

Aynı İlamın veya İlamların İnfazı ile İlgili Olarak Yeniden Denetimli Serbestlik Mümkün Mü?

Aynı İlamın İnfazı Durumu

Hükümlü, bir ceza ilamının infazı sırasında denetimli serbestlikten faydalandıysa ve yükümlülüklerini ihlal ettiyse, İnfaz Kanunu’nun 105/A maddesi uyarınca koşullu salıverilme tarihine kadar cezasını açık ceza infaz kurumunda geçirmek zorundadır. Bu durumda, aynı ilam kapsamında yeniden denetimli serbestlikten faydalanması mümkün değildir. Çünkü denetimli serbestlik hakkı, bir defaya mahsus kullanılabilir ve bu ilam kapsamındaki hak, yükümlülük ihlali nedeniyle sona ermiş olur.

İçtimalı Cezaların İnfazı Durumu

Hükümlünün, İnfaz Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca birden fazla cezası içtima ettirilmişse (birleştirilmişse), denetimli serbestlik kararı bu içtimalı cezalara göre hesaplanan koşullu salıverilme tarihine bağlı olarak verilir. Yükümlülük ihlali, bu içtimalı cezaların tümü üzerinden gerçekleşmiş kabul edilir. Dolayısıyla, içtimalı cezalarda denetimli serbestlik hakkının bir defa kullanılması esastır ve hükümlü, yeniden bu haktan faydalanamaz.

Denetimli Serbestlik Kararı ve Yükümlülük İhlalinden Sonra Kesinleşip İçtimaa Dahil Edilen Yeni Cezalarla İlgili Durumlar

Yeniden Toplama Kararı ve Denetimli Serbestlik

Hükümlü, mevcut cezaları infaz edilirken sonradan yeni bir ilam kesinleşirse, İnfaz Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca cezalar yeniden toplanır ve bakiye süre yeniden hesaplanır. Eğer hükümlü, önceki infaz sırasında denetimli serbestlikten faydalanıyorsa, yeni toplama kararı nedeniyle ceza infaz kurumuna alınır ve yeni ilamlarla birlikte infazına devam edilir. Bu süreçte:

• Denetimli Serbestlik Süresi Mahsup Edilir: Hükümlü, önceki denetimli serbestlikte geçirdiği süre kadar hakkını kullanmış sayılır. Örneğin, denetimli serbestlikte 180 gün geçirmişse, bakiye süreden bu süre düşülür ve kalan süre kadar yeniden denetimli serbestlik uygulanabilir.

• Yükümlülük İhlali Olması Durumu: Eğer önceki denetimli serbestlik sürecinde yükümlülük ihlali nedeniyle hükümlü açık ceza infaz kurumuna gönderilmişse, yeni toplama kararı sonrası ceza infaz kurumunda infaz edilen süreler dikkate alınarak yeniden denetimli serbestlik kararı verilebilir. Ancak bu durumda, önceki ihlal sürecinde geçen denetimli serbestlik süresi mahsup edilir.

Dört Farklı İhtimalde Hükümlünün Durumu

1. DENETİMLİ SERBESTLİK VE TOPLAMA KARARINDAN ÖNCE YÜKÜMLÜLÜK İHLALİ

Hükümlü, denetimli serbestlik kararı verilmişken, yükümlülük ihlalinde bulunmuş ve toplama kararı verilmeden önce infazı kaldırılmış olabilir. Bu durumda:
• Yeni toplama kararı sonrası cezaların infazına başlanır.
• Hükümlü, bakiye süre kadar yeniden denetimli serbestlik hakkından faydalanabilir. Önceki denetimli serbestlikte geçen süre bu haktan düşülür.

2. AÇIK KURUMA İADE SONRASI YENİ BİR İLAM

Hükümlü, yükümlülük ihlali nedeniyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmiş ve bu süreçte yeni bir ceza kesinleşmiştir. Bu durumda:
• Yeni cezaların infaz süresi hesaplanır.
• Eğer denetimli serbestlik şartları sağlanıyorsa, hükümlü bu haktan yeniden faydalanabilir. Ancak, önceki denetimli serbestlik süresi mahsup edilir.

3. TOPLAMA KARARI SONRASI YENİDEN DENETİMLİ SERBESTLİK VE İHLAL

Hükümlü, toplama kararı sonrası bakiye cezaları infaz etmiş ve tekrar denetimli serbestliğe ayrılmışsa, ancak bu süreçte yükümlülüklerini bir yıl içinde üç kez ihlal etmişse:
• Denetimli serbestlik hakkı sona erer.
• Bu durumda hükümlü, toplama kararı sonrası elde ettiği denetimli serbestlik hakkını da kaybeder ve açık ceza infaz kurumunda infazına devam eder.

4. TOPLAMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI YÜKÜMLÜLÜK İHLALLERİ

Hükümlü, ilk infaz sırasında iki kez, toplama kararı sonrası ise bir kez yükümlülük ihlalinde bulunmuş olabilir. Bu durumda:
• İlk iki ihlal, toplama öncesindeki denetimli serbestlik sürecine ilişkindir.
• Toplama sonrası yapılan ihlal, yeni denetimli serbestlik sürecine ilişkindir.
• Bu durumda, hükümlü lehine yorum yapılması gerektiği düşünülerek, ihlaller birleştirilmez ve hükümlü yeniden denetimli serbestlikten faydalanabilir.

Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi

Yargıtay, denetimli serbestlik ve yükümlülük ihlalleri ile ilgili olarak hükümlü lehine yorum yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. Denetimli serbestlik ihlalleri, yalnızca ilgili olduğu süreç için değerlendirilmeli ve hükümlünün sonraki cezaları açısından denetimli serbestlik hakkını ortadan kaldırmamalıdır. Yargıtay kararlarına göre:
• Hükümlünün yükümlülük ihlalleri, yalnızca ihlal edilen denetimli serbestlik kararı ile sınırlı kalır.
• Yeni toplama kararı sonrası, şartlar sağlandığında hükümlü yeniden denetimli serbestlikten faydalanabilir.

İhlalden Sonra Yeniden Denetimli Serbestlik Mümkün mü?

Denetimli serbestlik, hükümlüler için önemli bir hak olmakla birlikte, yükümlülük ihlalleri bu hakkın sona ermesine yol açabilir. Ancak, her denetimli serbestlik kararı bağımsız bir süreç olarak değerlendirilir. Hükümlünün yükümlülük ihlalleri, yalnızca ilgili olduğu süreç için geçerlidir ve yeni toplama kararı sonrası yeniden denetimli serbestlikten faydalanması mümkündür. Ancak, önceki süreçte denetimli serbestlikte geçen süre, yeni süreçten düşülür.

Bu konuda hukuki destek almak ve süreci doğru yönetmek, hem hak kaybını önler hem de hükümlünün denetimli serbestlikten yeniden faydalanmasını sağlar. İnfaz sürecinizle ilgili detaylı bilgi almak için bir uzman avukata başvurabilirsiniz.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.105/A-1
  2. 5275 sayılı Kanun geçici m.11
  3. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.87
  4. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.44
  5. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.38
  6. Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/451 K.2026/1976, 13.03.2026
  7. 5275 sayılı Kanun m.105/A-6
  8. 5275 sayılı Kanun m.105/A-8
  9. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.41
Av. Şamil Kaya
Av. Şamil Kaya
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014 yılında onur derecesiyle mezun olmuştur. Lise öğrenimini yatılı şekilde Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nde 2010 yılında birincilikle tamamlayan Şamil Kaya, 2018 yılında başladığı Anadolu Ünivers...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap