İş HukukuİŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK SÜRECİ NASIL İŞLER?

İşçi ve işveren uyuşmazlıklarına ilişkin iş davalarında arabuluculuk dava şartı olup zorunlu bir unsurdur. Kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları için dava açmak isteyen işçi dava açmadan önce bizzat kendisi veya vekaletname verdiği avukatı arabuluculuk başvurusu yapmak zorundadır.

İŞ DAVALARINDA DAVA ŞARTI ARABULUCULUK (İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK SÜRECİ NASIL İŞLER?)

İŞ DAVALARINDA DAVA ŞARTI ARABULUCULUK

Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanununa göre  ‘’ Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemine’’ arabuluculuk denmektedir. Kanunda bazı uyuşmazlıklar için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu vardır. Bu duruma zorunlu arabuluculuk denmektedir. Burada arabuluculuk dava şartıdır.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3. maddesine göre, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan iş davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında bu hüküm uygulanmaz.

Zorunlu arabuluculuğa tabii olan davalara işe iade davaları, ihbar tazminatı alacaklarından doğan davalar , kıdem tazminatı alacaklarından doğan davalar, boşta geçen süre tazminatından doğan davalar örnek verilebilir.

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA İHTİYARİ ARABULUCULUK

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA İHTİYARİ ARABULUCULUK

İhtiyari arabuluculuk, kanunda dava şartı olarak arabuluculuğun öngörülmediği hallerde tarafların anlaşarak kendi iradeleriyle arabuluculuğa başvurması durumudur. Arabuluculuk Kanununun 1. maddesine göre yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde arabuluculuğa başvurulabilir. İş Kanununda zorunlu tutulan haller dışında tarafların serbest olarak tasarruf edebilecekleri konularda ihtiyari arabuluculuğa başvurması mümkündür. Örneğin işçi ve işveren iş sözleşmesini karşılıklı olarak bitirmek istiyorlar ise arabuluculuk faaliyeti ile sözleşmenin sonlandırılması sonucunda ortaya çıkacak olan işçilik alacaklarının miktarını, ödeneceği zamanı gibi hususları ve arabuluculuk ücretinin ne şekilde ödeneceğini istedikleri gibi kararlaştırıp bu kararı arabuluculuk tutanağı ile hüküm altına alabilirler. İş kazasından doğan manevi

tazminat davalarında, iş kazasından doğan maddi tazminat davalarında, meslek hastalığından doğan maddi- manevi tazminat davalarında, iş kazasından doğan maluliyet oranına itiraz davalarında, iş kazasından doğan maluliyet ve iş göremezlik oranının tespiti davalarında ihtiyari arabuluculuğa başvurulabilir.

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCUYA NASIL BAŞVURULUR?

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCUYA NASIL BAŞVURULUR?

İş hukukundan kaynaklı uyuşmazlık durumlarında dava açmak isteyen işçi veya işveren karşı tarafın yerleşim yerindeki, karşı taraf birden fazla ise bunlardan herhangi birinin yerleşim yerindeki veya işyerinin olduğu yerdeki adliyenin arabuluculuk bürosuna gidip başvuruda bulunabilir. Eğer bu adliyelerde arabuluculuk bürosu yok ise yazı işleri müdürlüğüne başvurulabilir. Bunun dışında UYAP üzerinden de arabuluculuğa başvuru yapmak mümkündür. İş davalarında arabuluculuk yoluna başvuru yapmadan dava açılamaz.

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCU NASIL BELİRLENİR

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCU NASIL BELİRLENİR

Arabuluculuk başvurusu yapıldıktan sonra görev yapacak arabulucu, arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucular arasından Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından gönderilen liste içinde bulunan arabulucular içerisinden taraflarca seçilir. Tarafların arabulucu üzerinde anlaşamamaları halinde görevlendirme arabuluculuk bürosu tarafından yapılır. Arabulucunun büro tarafından atandığı durumlarda arabulucu yetkili olup olmadığını kendiliğinden araştırmaz. Ancak taraflar yetkisizlik iddiasında bulunursa arabulucu bunu arabuluculuk bürosuna bildirir. Yetki incelemesini yapacak olan kurum ise Sulh Hukuk Mahkemesidir.

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SÜRECİ VE AŞAMALARI

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SÜRECİ VE AŞAMALARI

Arabulucunun belirlenmesinin akabinde arabulucu taraflarla iletişime geçerek görüşmenin yeri ve saati hakkında tarafları bilgilendirir. Taraflar arabuluculuk görüşmelerine kendileri katılabilir ya da tarafların yerine onların vekilleri veya kanuni temsilcileri de katılabilir. Ayrıca işveren yazılı bir belge ile bir işçisini yetkilendirir ise bu işçi işverenini temsilen arabuluculuk görüşmelerine katılabilir.

Arabulucunun tarafları davet etmesiyle ilk oturum gerçekleştirilir. Oturumun amacı taraflar arasında ortak bir noktada anlaşmaya varmaktır. Bu süreçte arabulucu her iki tarafa da eşit davranmak zorundadır. Ayrıca tüm oturumlar tutanağa geçirilmelidir.Son oturuma gelindiğinde taraflar arasında anlaşma sağlanamaz ise tutanakta belirtilir ve artık dava aşamasına geçilir. Arabuluculuk süreci tamamen gizli bir süreçtir e bu süreçte anlaşmak için söylenilen hiçbir şey davada kullanılamaz. Taraflar bu süreç boyunca eşit haklara sahiptirler. Bu süreç 3 hafta sürmektedir ancak arabulucunun zorunlu gördüğü hallerde 1 hafta daha uzatılabilir.

İş Davalarında Arabuluculuk süreci aşamalarını kısaca özetlemek gerekir ise:

  • Hazırlık Aşaması (Bu aşamada; uyuşmazlığın (dava dosyasının) arabuluculuğa gönderilmesi, arabulucunun seçimi, arabuluculuğa kimin katılacağının belirlenmesi, ücretler, uzlaşma yetkisinin verilmesiyle ilgili konular yer alır.)
  • Giriş Aşaması (ilk ortak toplantının belirlenmesi)
  • Öykü Anlatma Aşaması
  • Sorun Çözme Aşaması
  • Anlaşma ve Sonraki Adımlar Aşaması ya da Anlaşamama ve Sürecin Sona Ermesi

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İş davalarında Arabuluculuk sürecinde arabulucunun yükümlülükleri :

  • Hüküm Vermekten Çekinme Yükümlülüğü
  • Tarafsız Kalma ve Davranma Yükümlülüğü
  • Eşit Davranma Yükümlülüğü
  • Hukuki Yol Göstermekten Kaçınma ve Aydınlatma Yükümlülüğü
  • Görevini Bizzat Yerine Getirme Yükümlülüğü
  • Sır Saklama ve Tanıklıktan Çekinme Yükümlülüğü
  • Belge ve Dosya Saklama Yükümlülüğü

Tarafların yükümlülükleri ise görüşmelere katılma, katılmadıkları durumda oluşacak sonuçlara katlanmaktır. Hakları ise süreç boyunca taraflar eşit haklara sahiptir ve arabulucu tarafsız davranmalıdır.  Bu süreç iradi bir süreçtir ve taraflar isterlerse katılmayabilir ya da süreci sonlandırabilirler. Ayrıca bu süreç tamamen gizli yürütülür. Yani tarafların bu süreçte söyledikleri hiçbir şey açılacak olan davada aleyhlerine kullanılamaz.

İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK SÜRECİNDE AVUKAT İLE TEMSİLİN ÖNEMİ

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SÜRECİNDE AVUKAT İLE TEMSİLİN ÖNEMİ

İş davalarında Arabuluculuk sürecinde tarafların avukatla temsil gibi bir zorunluluğu yoktur ancak avukatla temsil, hak ve menfaatlerin korunması konusunda taraflara önemli avantajlar kazandırmaktadır. Hukuk sistemimizde süreler ve usul önem arz eder. Kişiler avukata danışmadıklarında bu konularda hataya düşebilirler. Akabinde geri döndürülemeyecek zararlara uğrayabilirler.

İş davalarında Arabuluculuk sürecinin başlatılması kolay olsa bile bu süreçte arabulucu taraflara danışmanlık yapamayacağı gibi kararı da kendileri veremez. Taraflar birlikte bir karara varır. Bu kararın verilmesinde de avukattan yardım almak hak ve menfaat  kaybını önlemekte önemli bir yere sahiptir. Arabuluculuk sürecinin olumsuz sona ermesi durumunda davanın açılması süreci de yine sıkı şekil şartlarına tabii olduğundan aslında tüm hukuki süreçler için bir avukattan yardım alınması kişinin yararına olacaktır.

İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUKTA SÜRELER VE ZAMANAŞIMI

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUKTA SÜRELER VE ZAMANAŞIMI

Açılacak olan davaya göre  arabulucuya başvurmak için zamanaşımı süresi değişiklik göstermektedir. Arabuluculukta zamanaşımı süresi açılacak  davanın zamanaşımı süresi kadardır. Örneğin işe iade davasında zamanaşımı süresi 1 aydır bu sebeple arabulucuya başvurma süresi de 1 aydır. Eğer zorunlu arabulucu var ise arabuluculuk süreci boyunca dava zamanaşımı ve diğer hak düşürücü süreler durur ancak ihtiyari arabuluculukta böyle bir durum söz konusu değildir. Arabuluculuk sürecinin olumsuz sona ermesi durumunda işçi son tutanağın imzalanmasından itibaren 2 hafta içinde davasını açmalıdır.

İş davalarında Arabuluculuk süreci 3 hafta sürmektedir arabulucunun zorunlu bulduğu durumlarda bu süre 1 hafta daha uzatılabilmektedir

İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK SÜRECİNİN SONA ERMESİ

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SÜRECİNİN SONA ERMESİ

İş davalarında Arabuluculuk süreci tarafların anlaşması ile sona erer ise bir anlaşma belgesi düzenlenir. Anlaşılamadığı takdirde ise bu durum bir tutanakla kayıt altına alınır. Bu belgeler başvurucu, başvurucu vekili, karşı taraf, karşı taraf vekili  ve arabulucu tarafından imzalanır. İmzalanmadığı takdirde neden imzalanmadığı arabulucu tarafından belirtilmek suretiyle arabulucu tarafından imzalanır. Üzerinde anlaşılan konular hakkında daha sonra dava açılamaz. Anlaşılamayan konular hakkında ise tutanağın düzenlenmesinden sonra  2 hafta içinde dava açılabilir.

İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK TOPLANTISINA KATILMAYAN TARAFIN HUKUKİ SORUMLULUĞU NEDİR

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK TOPLANTISINA KATILMAYAN TARAFIN HUKUKİ SORUMLULUĞU NEDİR

İş davalarında arabuluculuk sürecinde Taraflardan herhangi biri geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmaz ise ve bu nedenle arabuluculuk süreci sona erer ise bu durum son tutanakta belirtilir. Toplantıya geçerli bir mazereti olmaksızın katılmayan katılmayan bu taraf, açılacak olan davada kısmen veya tamamen haklı olsa bile yargılama giderlerinin tamamını ödemekle yükümlü olur. Ayrıca bu tarafın lehine vekâlet ücretine de hükmedilmez. İki tarafın da toplantıya katılmaması durumunda ise arabuluculuk faaliyeti bu sebepten sona erer ise yine son tutanakta bu durum belirtilir. Açılacak davada yargılama giderleri ise  kendi üzerlerinde bırakılır. İş Davalarında arabuluculuk toplantısına katılmak çok önemlidir.

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SÜRECİNİN SONA ERMESİNİN HUKUKİ SONUÇLARI

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SÜRECİNİN SONA ERMESİNİN HUKUKİ SONUÇLARI

  • Zorunlu arabuluculuk sürecinde zamanaşımı süresi durduğu için süreç sona erdiğinde zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
  • Sürecin olumsuz sona ermesi sonucunda kişilere 2 haftalık dava açma süresi verilir.
  • Sürecin olumlu sona ermesi durumunda ise üzerinde anlaşılan konular için kişilerin dava açma hakkı ortadan kalkar ve artık bu konularda dava açamazlar.
  • Anlaşılan konular için bir anlaşma belgesi oluşturulur ve bu belgenin gerekli şartları taşıması durumunda icra niteliği taşır ve icra edilebilmektedir. iş davalarında arabuluculuk süreci sonrası taraflar anlaşamamış ise dava açabilirler.

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SONUNDA İCRA EDİLEBİLİRLİK ŞERHİ

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SONUNDA İCRA EDİLEBİLİRLİK ŞERHİ

Tarafların iş davalarında arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlanması durumunda taraflar arasında bu konuda bir anlaşma belgesi düzenlenir. Bu düzenlenen anlaşma belgesi mahkeme hükmü niteliğindedir ve icrası mümkündür.

Taraflar bu anlaşmadaki yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirir ise süreç tamamen sona ermiş olur ancak belirlenen süreler içinde anlaşma belgesinde yer alan yükümlülükler yerine getirilmez, ödemeler yapılmaz ise o zaman anlaşma belgesinin icraya konulması gerekir.

İş davalarında arabuluculuk süreci Anlaşma belgesinin başvurucu, başvurucu vekili, karşı taraf, karşı taraf vekili  ve arabulucu tarafından imzalanmış olması durumunda bu belge icraya konulabilir niteliktedir. Ancak taraf ve ya vekillerin birinin imzası olmadığında bu belgenin icraya konu edilebilmesi için yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekmektedir.  Yetkili mahkeme ise arabulucunun görev yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu mahkemeye icra edilebilirlik şerhi talepli dilekçe ile müracaat edilmesi gerekir. Bu mahkeme başvuruyu inceleyip iki hafta içinde karar bağlar. Bu şerh alındıktan sonra belge icraya konulabilir.

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SONRASI DAVA SÜRECİ

İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK SONRASI DAVA SÜRECİ

İş davalarında Arabuluculuk sonrası tarafların anlaşamaması halinde son tutanağın düzenlenmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davanın açılması gerekir. Tutulan bu tutanağın dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulması gerekir. Sunulmadığı takdirde hakimin verdiği süre içerinde mahkemeye teslim edilmelidir. Bu süre içerisinde de sunulmaz ise arabuluculuk dava şartı olduğu için bu şart yerine getirilmedi sayılır ve davaya devam edilmez.

İŞ HUKUKUNDA ARABULUCULUK SÜRECİ HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

İŞ HUKUKUNDA ARABULUCULUK SÜRECİ HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

İş Davalarında Arabuluculuk Görüşmelerine Eş Katılabilir Mi?

Arabuluculuk müzakerelerine taraflar kendileri katılabilir gerekli bir durum  olduğunda kanuni temsilcileri de katılabilir. Buna ek olarak, kendileri katılmadıklarında tarafların avukatları da görüşmeye katılabilirler. Bu sebeple eğer eş işçinin kanuni temsilcisi veya avukatı ise bu görüşmelere katılabilir.

a.       İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK GÖRÜŞMELERİ KAÇ KEZ YAPILIR?

Arabuluculuk toplantıları 4 defa yapılabilir. Fakat taraflar ilk toplantıda anlaşma sağlarsa veya kesinlikle anlaşma sağlanamayacağını söyler ise toplantı ilk görüşme sonrasında da sonlandırılabilir.

b.      İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK GÖRÜŞMELERİNDEKİ GİZLİLİK KALDIRILABİLİR Mİ ?

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 4. Maddesine göre taraflarca kararlaştırıldığı takdirde arabuluculuk süreci içerisinde elde edilen beyan ve belgelerin açıklanması mümkündür. Buna göre taraflar gizliliğin kaldırılması konusunda ortak bir karar verirler ise gizlilik kaldırılabilir.

c.       İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK GÖRÜŞMELERİ NEREDE YAPILIR?

Arabuluculuk görüşmeleri  kural olarak tarafların ve arabulucunun fiziken orada bulunmasıyla arabulucunun ofisinde ya da adliyelerin içerisinde yer alan arabuluculuk bürolarında yapılır.

d.      İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK ÜCRETİNİ KİM ÖDER?

İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarındaki dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin ilk iki saat ücretini (sonuçta anlaşma olmaması halinde) devletin karşılamaktadır. Görüşme süresinin iki saati aşması  durumunda aşan kısmı (anlaşma olmasa da) taraflar öder. Anlaşma olması durumunda tüm arabulucu ücretini taraflar öder. İhtiyari arabuluculukta ise sonucun ne olduğu önemli değildir arabuluculuk ücretini her şekilde taraflar ödemektedir.

İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK SÜRECİ İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

İŞ HUKUKUNDA ARABULUCULUK SÜRECİ İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

  1. Hukuk Dairesi 2022/436 Esas 2022/1380   Karar

‘’İş sözleşmesinin feshi sonrasında davalı talebi üzerine tarafların ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu ve 29/04/2020 tarihinde anlaşıp, anlaşma belgesini imzaladıkları, belge içeriğinde bir kısım tazminat ve alacaklara karşılık davacıya net 98.878,75 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.

Davacı taraf, dava dilekçesinde, 29/04/2020 tarihli arabuluculuk tutanakları ile davalının kendi arabulucusuna zorlanarak iş sözleşmesinin fesh edildiğini iddia etse de, yukarıda açıklandığı üzere iş sözleşmesi görev değişikliğini kabul etmemesi nedeniyle davacı talebiyle sonlandırılmıştır.

Davacının irade fesadına yönelik “ baskı, yıldırma ve zorlama” iddialarıyla ilgili ise ispata yönelik somut tanık anlatımları olmadığı gibi başkaca da delil sunulmamıştır. Öte yandan arabulucunun “tarafsız olmadığı” iddiası da ispatlanmamıştır.

Mahkemece, arabulucu önünde yapılan anlaşmanın ibra niteliğinde olduğu, ibraya ilişkin hükmün emredici nitelikte bulunduğu ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 1. maddesi uyarınca tarafların ancak üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konuda arabulucuya gidebilecekleri hususun düzenlendiği, ibra niteliğinde belge üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri bir durum söz konusu olmadığı, gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.

Arabulucu önünde yapılan anlaşmada ibraya ilişkin 6098 Sayılı Türk Borçlar

Kanunu’nun 420. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Aksi kabulde arabulucu önünde tarafların anlaşması imkansız hale gelir. Nitekim 6325 Sayılı Kanun’un 18/5 madde hükmünde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı öngörülmüş olup, buna göre ibraya ilişkin düzenlemelerden hareketle arabuluculuk anlaşma tutanağının geçerliliği değerlendirilemez.

Her ne kadar Dairemizin 11.09.2019 tarihli ve 3694-13040 Sayılı ilamında arabuluculuk anlaşma tutanağı ibra hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiş ise de, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 07.07.2020 tarih ve 173 Sayılı kararı ile aynı uyuşmazlıkların temyiz incelemesini yapmakla görevli 22. Hukuk Dairesinin kapatılması ve tüm işlerinin Dairemize devredilmesi üzerine yeniden yapılan değerlendirmede yukarıda belirtilen sonuca varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.’’

İŞ DAVALARINDA ARABULUCULUK SÜRECİNE İLİŞKİN DİĞER BİR YARGITAY KARARI

  1. Hukuk Dairesi 2022/6390 Esas  2022/8656   Karar

Somut uyuşmazlıkta; Yönetmelik yürürlük tarihinden önce davalılardan … Yapı A.Ş ile yapılan arabuluculuk başvurusunda başvuru konusu, “Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti vb işçilik hak edişlerinin ödenmesi” olarak ve diğer davalılara yapılan arabuluculuk başvurusunda başvuru konusu “kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ücreti, ubgt alacağı” olarak belirtilmiştir.

Diğer taraftan “Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı” davacı ve davalılardan … Yapı A.Ş arasında 12.04.2018 tarihinde ve diğer davalılarla 11.06.2018 tarihinde tanzim edilmiş ve her iki tutanağın ilgili kısmında tarafların kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti konusunda anlaşmaya varamadıkları belirtilmiştir. Bu durumda; Daire uygulaması gereği Yönetmelik yürürlük tarihinden önceki dönemde yapılan başvurularda işçilik alacaklarının tamamının arabuluculuğa konu edildiği söylenemez.

Zira, işçi başvuru formunda alacak kalemlerini ayrı ayrı sayma yoluna gitmiş; arabuluculuk son tutanağında da faaliyete konu alacak kalemleri tek tek sayılmıştır. Son tutanakta yer almayan ancak dava konusu edilen kur farkından kaynaklı ücret alacağının arabuluculuk görüşmelerine konu edildiği ve bu alacak hakkında da anlaşmaya varılmadığının kabulü olanaklı değildir. Belirtilen sebeple dava konusu kur farkından kaynaklı ücret alacağı yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

  1. Hukuk Dairesi 2019/3694 Esas 2019/13040  Karar

Taraflar arasında, dava öncesinde ihtiyari arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı, arabuluculuk anlaşma tutanağının geçerli olup olmadığı ve bağlayıcılığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Arabulucunun aynı zamanda davalı şirketin avukatı olduğu ileri sürülmüş olup, bu durum davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde doğrulanmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, “Arabulucu olarak görevlendirilen kimse , tarafsızlığında şüphe edilmesini gerektirecek önemli hal ve şartların varlığı halinde, bu hususta tarafları bilgilendirmekle yükümlüdür”.

Somut uyuşmazlıkta arabulucunun davalı şirketin avukatı olarak görev yaptığı halde arabuluculuk görüşmeleri öncesinde davacı tarafı bu yönde bilgilendirdiği ortaya konulamamıştır. Anlaşma belgesinde bu yönde bir açıklamaya yer verilmemiştir.

Arabulucunun aynı zamanda diğer tarafın avukatı olduğu hususunda özellikle davacı tarafın açıkça bilgilendirildiğinin ve buna rağmen arabuluculuk görüşmelerine devam etmek istediğinin ispatı gerekir. Bu yönüyle ilgili mevzuat çerçevesinde arabulucunun tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektiren önemli hal ve şartların varlığı kabul edilmelidir.

Tüm bu tespitler karşısında; dava tarihi itibariyle taraflar arasında 6325 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, yapılan işlemler geçerli ihtiyari arabuluculuk faaliyeti olarak nitelendirilemez. Kanun hükümlerine göre usulüne uygun bir başvuru olmadığı, arabuluculuk görüşmelerinin hiç yapılmadığı ve mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediği ve dava tarihi itibari ile zorunlu arabuluculuk şartının henüz yürürlüğe girmediğide dikkate alınarak, davaya konu ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti yönünden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken, hukuken geçerli bir anlaşmanın varlığı kabul edilerek “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan konularda dava açılamayacağı” yönündeki gerekçeyle davanın usulden reddi hatalı olup, bu yönde ilk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.

YARGITAY

HARBİYE HUKUK BÜROSU

 

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak Gerekli alanlar işaretlendi *

Yorum Yap