Malulen Emeklilik Nedir? Şartları Nelerdir?

Malulen emeklilik, sigortalının çalışma hayatı sırasında çalışma gücünü önemli ölçüde kaybetmesi halinde, gerekli sigortalılık ve prim şartlarını da sağlaması koşuluyla yararlanabileceği bir emeklilik türüdür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilen sigortalılar, diğer yasal şartların da bulunması halinde malul sayılabilir.

Malulen emeklilik için yalnızca hastaneden alınmış %60 ve üzeri oranlı bir sağlık raporu yeterli değildir. Sağlık kurulu raporları ve tıbbi belgeler SGK tarafından değerlendirilir; maluliyet durumunun Kurum Sağlık Kurulunca kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle malulen emeklilik şartları, çalışma gücü kayıp oranının yanında sigortalılık süresi, prim gün sayısı ve sağlık durumunun SGK mevzuatına uygunluğu birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Malullük Nedir?

Mülga 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun eski 44. maddesi, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçileri malul olarak tanımlıyordu.

Bu madde 31/5/2006 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldı, malullük tanımı bugün tamamen 5510 sayılı Kanunun 25. maddesine göre yapılıyor. [1]

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu md. 25’e göre sigortalının veya işverenin talebi üzerine kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındakiler için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malul sayılır. [2]

Resmi kurum tarafından verilen bilgiler için SGK’nın malullük ile ilgili yazısını inceleyebilirsiniz. Malulen emeklilik konusunda hukuki yardım için Avukata Sor sayfamızdan bizimle iletişime geçerek alanında uzman iş hukuku avukatlarımızdan destek alabilirsiniz.

Malullük Nedir?

Malullük Nedir?

Kimler Malulen Emekli Olabilir?

5510 sayılı Kanun kapsamında dört farklı sigortalı grubu malulen emeklilik hakkından yararlanabilir:

  • 4/a (SSK) sigortalıları: Meslekte kazanma gücünün en az %60‘ını kaybeden işçiler.
  • 4/b (Bağ-Kur) sigortalıları: Meslekte kazanma gücünün en az %60‘ını kaybeden bağımsız çalışanlar.
  • 4/c (Emekli Sandığı) sigortalıları: Çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifesini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybeden kamu görevlileri.
  • Başkasının bakımına muhtaç olanlar: 10 yıllık sigortalılık şartı aranmaksızın yalnızca 1800 gün prim yeterlidir.

Malulen Emekli Olma Şartları Nelerdir?

Malulen emekli olma şartları, sigortalının sağlık durumu ile sigortalılık ve prim koşullarının birlikte değerlendirilmesine dayanır. Malullük aylığı bağlanabilmesi için kural olarak çalışma gücünün en az %60 oranında kaybedildiğinin SGK Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi, en az 10 yıllık sigortalılık süresinin bulunması ve toplam 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş olması gerekir. Sağlık kuruluşundan alınan rapor tek başına malulen emeklilik hakkı sağlamaz; nihai değerlendirme SGK tarafından yapılır.

1- En Az 10 Yıllık Sigortalılık Süresinin Bulunması

Malulen emeklilik şartlarından ilki, sigortalının en az 10 yıldır sigortalı olmasıdır. Buradaki 10 yıllık süre, kişinin 10 yıl boyunca kesintisiz veya fiilen çalışmış olması anlamına gelmez. Sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı birbirinden farklı şartlardır. Malullük aylığı bakımından 10 yıllık sigortalılık süresinin yanında ayrıca en az 1.800 gün uzun vadeli sigorta primi bulunmalıdır.

2- En Az 1.800 Gün Prim Ödenmiş Olması

Malulen emeklilik için kaç gün prim gerekir? Genel kural, toplamda en az 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş olmasıdır. Kişinin prim günü 1.800 günden az ise eksik günlerin her durumda tek seferde para yatırılarak tamamlanması mümkün değildir. Ancak askerlik, doğum veya yurt dışı gibi mevzuatın borçlanmaya izin verdiği süreler bulunuyorsa, somut duruma göre bu sürelerin borçlanılması mümkün olabilir.

3- Başkasının Sürekli Bakımına Muhtaç Olanlarda 10 Yıl Şartı Aranmaz

Sigortalının başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olduğunun tespit edilmesi halinde 10 yıllık sigortalılık süresi şartı aranmaz. Bu durumda malullük aylığı için en az 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması yeterlidir. Ancak kişinin başkasının sürekli bakımına muhtaç olup olmadığına ilişkin değerlendirme de ilgili sağlık raporları üzerinden SGK tarafından yapılır.

4- Maluliyetin Sigortalılık Başlangıcından Sonra Ortaya Çıkması veya Ağırlaşması

Sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarihte mevzuat kapsamında zaten malul sayılacak durumda olduğunun SGK tarafından tespit edilmesi halinde, kural olarak malullük hükümleri uygulanmaz. Buna karşılık önceden mevcut olmakla birlikte çalışmaya engel olmayan bir hastalığın sigortalılık süresi içerisinde ağırlaşarak mevzuatta aranan seviyeye ulaşması halinde maluliyet yönünden değerlendirme yapılabilir.

5- Çalışma Gücü Kaybının SGK Tarafından Tespit Edilmesi

Malulen emeklilik için kişinin herhangi bir hastaneden aldığı %60 veya üzeri engelli raporu tek başına yeterli değildir. SGK tarafından yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularınca düzenlenen sağlık kurulu raporları ve raporların dayanağını oluşturan tıbbi belgeler Kurum Sağlık Kurulu tarafından incelenir. Malullük açısından belirleyici olan, çalışma gücü kaybının SGK mevzuatı kapsamında Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesidir.

6- İşten Ayrılma ve SGK’ya Başvuru Şartı

Malullük aylığının bağlanabilmesi için sigortalının maluliyeti nedeniyle çalıştığı işten ayrılması, bağımsız faaliyetine son vermesi veya görevinden ayrılması ve SGK’ya başvuruda bulunması gerekir. 4/b (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılar açısından ayrıca kendi sigortalılıklarından kaynaklanan prim ve prime ilişkin borçların bulunmaması şartı aranır.

Maluliyet tespiti için sigortalı veya işveren tarafından ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ya da Sosyal Güvenlik Merkezine başvurulabilir. Başvurunun ardından gerekli görülmesi halinde sigortalı yetkili sağlık hizmeti sunucusuna sevk edilir ve düzenlenen raporlar SGK Kurum Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilir.

[3]

Malulen Emeklilik Şartları

Malulen Emeklilik Şartları

Maluliyet Tespit Raporu Nasıl Alınır?

Maluliyet tespit raporu, sigortalının çalışma gücü kaybının malulen emeklilik bakımından değerlendirilmesinde kullanılan temel sağlık belgelerinden biridir. Ancak hastane tarafından düzenlenen rapor, kişinin doğrudan malul sayılması veya malulen emekli olması sonucunu doğurmaz. Sağlık kurulu raporu ve raporun dayanağını oluşturan tıbbi belgeler SGK tarafından incelenir ve sigortalının çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin nihai değerlendirme SGK Kurum Sağlık Kurulu tarafından yapılır.

Malullük aylığına hak kazanabilmek için sağlık şartının yanı sıra kural olarak en az 10 yıllık sigortalılık süresi ve 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi şartının da yerine getirilmesi gerekir. Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar bakımından ise 10 yıllık sigortalılık süresi aranmaz; 1.800 gün prim şartı yeterlidir.

Maluliyet Tespiti İçin Nereye Başvurulur?

Maluliyet durumunun tespit edilmesini isteyen sigortalı, bağlı bulunduğu veya en yakın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ya da Sosyal Güvenlik Merkezine başvurabilir. Başvuru sonrasında SGK tarafından gerekli görülmesi halinde sigortalının yetkili sağlık hizmeti sunucusuna sevki gerçekleştirilir. Yetkili hastanenin sağlık kurulunca düzenlenen rapor ve rapora dayanak oluşturan tıbbi belgeler daha sonra Kurum Sağlık Kuruluna gönderilerek değerlendirilir.

Bununla birlikte her durumda yeniden hastaneye sevk yapılması zorunlu değildir. Sigortalının başvuru tarihinden önceki son 6 ay içerisinde SGK tarafından yetkilendirilmiş bir hastaneden alınmış sağlık kurulu raporu bulunuyorsa, SGK yeni bir sevk işlemi gerçekleştirmeden mevcut rapor üzerinden maluliyet değerlendirmesi yapabilir. Bu nedenle kişinin kendi başına aldığı her sağlık raporunun “geçersiz” olduğu şeklindeki değerlendirme doğru değildir. Önemli olan raporun yetkili sağlık hizmeti sunucusunca ve mevzuata uygun şekilde düzenlenmiş olmasıdır.

Eksik Prim Günleri Sonradan Tamamlanabilir mi?

Malulen emeklilik için gerekli olan 1.800 prim günü bulunmayan sigortalıların eksik günleri her durumda toplu para ödeyerek tamamlaması mümkün değildir. Ancak askerlik, doğum veya yurt dışında geçen belirli süreler gibi kanunun hizmet borçlanmasına izin verdiği dönemlerin bulunması halinde, kişinin durumuna göre borçlanma yoluyla prim gün sayısının artırılması mümkün olabilir. Bu nedenle eksik prim günlerinin tamamlanıp tamamlanamayacağı sigortalının geçmiş hizmetleri ve borçlanabileceği süreler dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Çalışmayan Kişi Maluliyet Tespiti İsteyebilir mi?

Maluliyet tespiti ile malullük aylığının bağlanması birbirinden farklı aşamalardır. Sigortalının sağlık durumunun SGK tarafından değerlendirilmesi için başvuruda bulunması mümkündür. Malullük aylığının bağlanabilmesi aşamasında ise sigortalının maluliyeti nedeniyle çalıştığı işten ayrılması, bağımsız faaliyetine son vermesi veya görevinden ayrılması ve SGK’ya aylık talebinde bulunması gerekir.

Bu nedenle hizmet akdi devam ederken maluliyet durumunun tespitine yönelik işlemler yürütülmüş olsa dahi, malulen emeklilik aylığının bağlanabilmesi için aylık talebi aşamasında kanunda öngörülen işten ayrılma şartının yerine getirilmesi gerekir. Ayrıca 4/b kapsamında kendi adına ve hesabına çalışan sigortalıların, kendi sigortalılıklarından kaynaklanan genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması da aranan şartlar arasındadır.

1800 Günle Malulen Emeklilik

Malulen emeklilik için temel prim şartı 1800 gündür. 1800 gün prim ödeyen ve diğer şartları taşıyan sigortalı, malulen emeklilik başvurusunda bulunabilir. Hala çalışıyor olmak ya da işten ayrılmış olmak, maluliyetin tespiti için başvuru yapılmasını engellemez.

1800 günü tamamlamak için eksik primler SGK’ya toplu ödenerek ya da hizmet borçlanması yapılarak tamamlanabilir.

Başkasının bakımına muhtaç derecede malul olanlar için 10 yıllık sigortalılık şartı aranmaz, 1800 gün prim tek başına yeterlidir.

3600 Günle Malulen Emeklilik Şartları

3600 gün prim ödeyen bir sigortalı, malulen emeklilik prim şartını fazlasıyla karşılar. Temel şart 1800 gün olduğundan, 3600 günü olan kişi bu yönden herhangi bir eksiklik taşımaz.

3600 gün prim ödeyen sigortalı için geçerli diğer şartlar şunlardır:

  • En az 10 yıllık sigortalılık süresi,
  • Çalışma gücünün en az %60’ının kaybedilmesi (veya başkasının bakımına muhtaçlık istisnası),
  • Maluliyetin işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkmış olması,
  • SGK’ya yazılı başvuru.

Sık sorulan soru: “3600 günle malulen emekli olunabilir mi?” Evet. Belirleyici olan prim gün sayısı değil, malullük oranı ve sigortalılık süresidir. 3600 gün prim ödemek aynı zamanda bağlanacak aylık miktarını da olumlu yönde etkiler.

Kadınlarda Malulen Emeklilik Şartları

Malulen emeklilik şartları kadın ve erkek sigortalılar için aynıdır. 5510 sayılı Kanun bu konuda cinsiyet ayrımı yapmamaktadır. Kadın sigortalılar için aranan şartlar şunlardır:

  • En az 10 yıllık sigortalılık süresi,
  • En az 1800 gün prim,
  • Çalışma gücünün en az %60’ının kaybı,
  • Maluliyetin işe giriş sonrası ortaya çıkmış olması.

Yaş şartı yoktur. Doğum, emzirme veya hamilelik süreçleri bu şartları değiştirmez.

Başkasının bakımına muhtaç derecede malul olan kadın sigortalılar için 10 yıllık sigortalılık şartı aranmaz, yalnızca 1800 gün prim yeterlidir. Bu kural kadın ve erkek sigortalılar için eşit biçimde uygulanır.

Malulen Emekli Olma Şartları

Malulen Emekli Olma Şartları

Malulen Emekliliği Sağlayan Hastalıklar Nelerdir?

Tedavisi imkansız olan her türlü hastalık malulen emekliliğe dayanak olabilir. Hastalığın aşağıdaki listede yer alması tek başına yetmez, SGK Sağlık Kurulunun %60 veya üzerinde çalışma gücü kaybını tespit etmesi gerekir.

Malulen emekliliğe yol açan başlıca hastalıklar şunlardır:

  • Onkoloji: Kanser türleri (meme kanseri, kolon kanseri, akciğer kanseri, lösemi vb.)
  • Nöroloji: Parkinson sendromu, Multiple Skleroz (MS), serebral palsi, beyin tümörü, demans, epilepsi/sara, felç
  • Psikiyatri: Şizofreni, bipolar bozukluk, ağır anksiyete bozukluğu, zeka geriliği
  • Kardiyoloji: İleri evre kalp yetmezliği, bypass sonrası ağır fonksiyon kaybı
  • Ortopedi: Uzuv kayıpları, ağır omurga hastalıkları, romatoid artrit
  • Gastroenteroloji: Karaciğer sirozu
  • Romatoloji: Behçet hastalığı
  • Enfeksiyon hastalıkları: AIDS, tüberküloz
  • Görme ve işitme: Görme kaybı, retina kanamaları, işitme kaybı, denge bozuklukları
  • Diğer: Kemik iliği hariç organ nakilleri, anemi

Bu liste sınırlı değildir. Yukarıda sayılmayan bir hastalık da SGK Sağlık Kurulunun %60 kaybı tespit etmesi halinde malulen emekliliğe dayanak olabilir.

Malulen Emeklilik Şartları ve Hastalıklar

Malulen Emeklilik Şartları ve Hastalıklar

Kanser Hastalarında Malulen Emeklilik

Kanser hastaları malulen emeklilik başvurusu yapabilir. SGK Sağlık Kurulu, kanser nedeniyle çalışma gücünün en az %60’ının kaybedildiğini tespit ederse aylık bağlanır. Başvuru tarihinden önceki bir yıl içinde tanı konulmuş olması zorunludur.

Kanser hastaları başvuru yaparak SGK’nın sevk ettiği sağlık kuruluşundan maluliyet raporu talep eder. Sağlık kurulunun raporu verdiği tarihten itibaren 18 ay boyunca malul kabul edilir ve aylık bağlanır. Kanserin türüne ve evresine göre bu süre değişebilir.

Kanser hastaları için geçici maluliyet aylığı şartları şunlardır:

  • Maluliyet başvurusundan önceki bir yıl içinde kansere tanı konulmuş olması,
  • En az 10 yıllık sigortalılık,
  • En az 1800 gün prim.

Hangi kanser türleri malulen emekliliği kapsar? Tüm kanser türleri kapsama girebilir. Belirleyici olan, hastalığın çalışma gücünü ne oranda etkilediğidir. SGK Sağlık Kurulu nihai kararı verir.

Malulen Emekli Olma Başvurusu Nasıl Yapılır?

Sigortalı, malulen emeklilik için bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl veya Merkez Müdürlüğüne başvuru yapmalıdır. Müdürlük başvuruyu aldıktan sonra sevk yazısı verir. Bu yazı ile devlet hastaneleri, devlet üniversite hastaneleri veya Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinden birine randevu alınır. Özel hastanelerden alınan raporların geçerliliği yoktur.

Kamu görevlileri temin edecekleri raporu ve talep dilekçesini çalıştıkları kuruma ibraz eder.

Başvuru sırası şöyledir:

  1. İlgili SGK Müdürlüğüne dilekçe ile başvurmak,
  2. Kurumun sevk ettiği sağlık kuruluşuna gitmek,
  3. Sağlık kurulunca muayene edilmek,
  4. Raporun SGK Sağlık Kurulunca incelenmesi,
  5. Kurumun malullük durumunu onaylaması.

Maluliyetin tespiti için hala çalışıyor olmak ya da işten ayrılmış olmak şart değildir.

SGK maluliyet başvurusu hakkında ayrıntılı bilgi için SGK’nın resmi rehberini inceleyebilirsiniz.

Malulen Emeklilik Başvurusu

Malulen Emeklilik Başvurusu

Malulen Emeklilik için Gerekli Belgeler

Başvuruda gereken belgeler sigortalının durumuna göre farklılık gösterir.

SSK’lılar (4/A) ve Bağ-Kur’lular (4/B) için:

  • Sigortalı işten ayrılma bildirgesi (işi bıraktıktan sonra 10 gün içinde başvuranlar için),
  • Tahsis başvuru ve taahhüt belgesi.

Emekli Sandığı’na bağlı olanlar (4/C) için:

  • Açıkta olanların şahsen, çalışanların kurumları aracılığıyla yapacağı başvuru,
  • Malulen emekliliğe sevk onayı,
  • Sağlık kurulu raporu.

Maluliyetin Tespiti Nasıl Yapılır?

Maluliyetin tespiti SGK’nın sevk ettiği sağlık kuruluşlarından alınan raporla yapılır. SGK Sağlık Kurulu bu raporları inceler ve malullük kararını verir. Rapor yeterliyse aylık bağlama süreci başlar, yetersiz görülürse ek inceleme istenebilir ya da itiraz yoluna başvurulabilir.

Malullük Oranı %60’tan Düşükse Emekli Olunabilir Mi?

Malullük oranı %60’tan düşük olsa bile %40’ın üzerindeyse bazı koşullarla malulen emeklilik mümkündür.

  • Oran %40-%49 arasında ise: 18 yıllık sigortalılık süresi ve 4100 gün prim gerekir.
  • Oran %50-%59 arasında ise: 16 yıllık sigortalılık süresi ve 3700 gün prim gerekir.

Malullük oranı %40’ın altında kalırsa malulen emeklilik mümkün değildir. Bu durumda itiraz ve dava yolu değerlendirilebilir.

Sağlık Kurulu Maluliyet Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?

Sağlık kurulu çalışma gücünün %60’ını kaybetmediğine dair rapor verirse, sigortalı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edebilir. Dilekçe, kişinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne ya da sosyal güvenlik merkezine verilir. Bireysel itirazlar için raporun teslim tarihinden itibaren 30 gün süre vardır. Süresi geçen itirazlar değerlendirilmez.

İtiraz, engelli bireyin kendisi, vasisi veya raporu talep eden kurum tarafından kullanılabilir. İtiraz da reddedilirse maluliyet oranının tespiti davası açılabilir. Bu dava iş mahkemesinde görülür.

İtiraz sonucu nasıl öğrenilir? Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı, başvurulan SGK il müdürlüğü aracılığıyla sigortalıya tebliğ edilir. Ayrıca e-Devlet üzerinden SGK hizmetleri bölümünden başvuru durumu takip edilebilir.

Maluliyet Raporuna İtiraz

Maluliyet Raporuna İtiraz

Malulen Emeklilik Maaşı Bağlanması

Malul aylığı bağlanabilmesi için SGK’nın sevk ettiği sağlık kuruluşlarından rapor alınması gerekir. SGK Sağlık Kurulu raporu uygun bulursa emeklilik maaşı bağlanır.

Malulen emekli maaşının başlangıç tarihi şu kurala göre belirlenir:

  • Rapor tarihi başvurudan önce ise → yazılı isteğin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren.
  • Rapor tarihi başvurudan sonra ise → rapor tarihini takip eden ay başından itibaren.

Bu kural 5510 sayılı Kanunun 27. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. [4]

Malullük Aylığının Hesaplanması Nasıl Yapılır?

Malulen emekli maaşı, prim ödeme gün sayısına, prime esas kazanca ve malullük oranına göre belirlenir. Temel formül şöyledir:

Aylık = Ortalama Aylık Kazanç × Aylık Bağlama Oranı

Aylık bağlama oranı, malullük sigortasına tabi toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak hesaplanır. Malullük aylığında bu oranın üst sınırı, 4/a kapsamındaki sigortalılar için %40, diğer sigortalı grupları için %50’dir. [5]

Kesin hesaplama, malullük oranına ve prim gün sayısına göre değişir. Güncel tutar için SGK’nın resmi hesaplama araçları kullanılabilir, SGK katsayıları her yıl güncellenmektedir.

Malüllük Kontrol Muayenesi Nedir?

Sigortalının malullük, engellilik ve iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının devam edip etmediğinin tespiti için SGK tarafından kontrol muayenesi yaptırılır. Suiistimalleri önlemek ve değişen sağlık durumuna göre aylığı güncellemek amacıyla yapılır.

Kontrol muayenesi şu durumlarda uygulanabilir:

  • Kurumca yürütülen soruşturma nedeniyle,
  • Malullük durumunda artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaçlık taleplerinde,
  • İhbar ve şikayet halinde.

Kontrol muayenesi sonucuna göre:

  • Maluliyet devam ediyorsa aylık kesilmez.
  • Maluliyet oranı değiştiyse aylık yeniden hesaplanır.
  • Maluliyet ortadan kalktıysa rapor tarihini takip eden ay başından itibaren aylık kesilir.

Kontrol muayenesi sonucunda malul olmadığı halde aylık bağlandığı tespit edilirse aylık, bağlandığı tarihten itibaren kesilir. Ödenen aylıklar faizi ile geri alınır ve ilgili kişi hakkında yasal işlem başlatılır.

Malüllük Kontrol Muayenesi Nedir?

Malüllük Kontrol Muayenesi Nedir?

Malullük Aylığı Hangi Hallerde Kesilir?

5510 sayılı Kanun kapsamında malullük aylığı şu hallerde kesilir:

  • Sigortalının Türkiye’de veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlaması,
  • Kontrol muayenesi sonucu malullük durumunun ortadan kalkması.

5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış olan malullük aylıklarında tarihsel olarak farklı kesilme sebepleri de uygulanmıştır. Türk vatandaşlığından çıkma veya çıkarılma halinde, sosyal güvenlik anlaşması bulunmayan ülkelerde vatandaşlığa geçenlerin aylık hakları düşebilmektedir. Emekli aylığı alanların 4/1-c kapsamında yeniden kamu görevine atanması halinde de aylık kesilebilmektedir, 4/1-a veya 4/1-b kapsamında çalışmaya başlamak ise aylığı kesmemektedir.

Not: Bu kesilme sebeplerinin dayandığı mülga 5434 sayılı Kanunun 92. ve 99. maddeleri, 31/5/2006 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Somut bir dosyada güncel uygulamanın teyidi için SGK’ya veya bir avukata başvurulması önerilir.

Malulen Emeklilik Heyet Raporunu Veren Hastaneler

Malulen emeklilik için geçerli rapor şu hastanelerden alınabilir:

  • Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri,
  • Devlet üniversite hastaneleri,
  • TSK’ya bağlı hastaneler.

Özel hastanelerden alınan raporların malulen emeklilik başvurularında geçerliliği yoktur.

Maluliyet Oranı Artarsa Yapılması Gerekenler

Maluliyet oranında artma olması halinde bu durum yeni bir hukuki olgu oluşturur. Artan miktar için ayrı dava açılabilir. Daha önce aylık bağlanmamışsa tespit davası ile maluliyet oranı belirlenerek yeniden başvuruda bulunulabilir. Aylık bağlanmışsa artan maluliyet farkı için manevi tazminat ve aylığın yükseltilmesi talep edilebilir. Bu davalar iş mahkemesinde görülür.

Malulen Emeklilik Başvurusunun Reddi Halinde Hangi Dava Açılır?

Malullük oranının düşük bulunması nedeniyle red gelirse, sağlık kurulunun tespit ettiği orana süresi içinde itiraz edilmelidir. İtiraz da reddedilirse maluliyet oranının tespiti davası açılabilir. Bu dava iş mahkemesinde görülür.

SGK’nın başvuruyu doğrudan reddetmesi halinde ise red işleminin iptali davası açılabilir. Dava idare mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, red işlemini yapan kurumun bulunduğu yer mahkemesidir.

Malulen Emeklilik Reddine İtiraz Yolları

Malulen Emeklilik Reddine İtiraz Yolları

Malulen Emeklilik ile İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi — 2014/13160 E., 2015/8701 K.

Dava; davacının malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece; davacının dava tarihi itibari ile malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının malulen emeklilik taleplerinin davalı Kurum tarafından beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğinden bahisle reddedildiği, Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Kurulu’nun 28.05.2012 tarihli raporunda; davacının kemik iliği nakli nedeni ile tüm vücut fonksiyon kaybının %75 olduğunun bildirildiği, Yüksek Sağlık Kurulu’nun 27.04.2012 tarihli kararı ile; davacının beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 30.12.2013 tarihli raporunda; 11.10.2008 tarihli yönetmelik hükümlerine göre davacının, beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olduğundan malul sayılması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; davacının sürekli işgöremezlik oranının tespiti bakımından dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde son kez olarak Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor almak ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2014/1752 E., 2014/13537 K.

Dava, malullük aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Malullük aylığı bağlanması için 09.06.2008 tarihindeki davacı talebi, Kurumca çalışma gücünün 2/3 oranında kaybetmemiş olduğundan, reddedilmiş; iş bu davanın yargılaması aşamasında alınan Adli Tıp Kurumunun 01.08.2012 tarihli raporunda; davacının beden çalışma gücünün %71’ini kaybettiği, malul sayılması gerektiği, maluliyet başlangıç tarihi olarak Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesinin 26.11.2010 tarihli raporunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece; davacı avukatının talebi de dikkate alınarak 04.10.2010 tarihi itibariyle malulen emekliliği hakettiğinin tespitine, karar verilmiştir.

5510 sayılı Kanunun “Malullük Aylığının Hesaplanması, Başlangıcı, Kesilmesi ve Yeniden Bağlanması” başlıklı 27. Maddesinin ikinci fıkrasında; “…a) Malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, b) Malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini,…takip eden aybaşından itibaren başlar.” hükmü gereğince davacıya, maluliyet başlangıcını tespit eden 26.11.2010 tarihini takip eden aybaşından itibaren malullük aylığı bağlanması gerekirken, yazılı şekilde 04.10.2010 tarihi itibariyle malulen emekliliği hakettiğinin tespitine, karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Hüküm fıkrasında yer alan “ve 04.10.2010 tarihi itibariyle malulen emekliliği hakettiğinin tespitine,” ibaresinin silinerek, “01.12.2010 tarihi itbari ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tesptine” ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi — 2006/1296 E., 2006/3482 K.

Davacı, 01.12.2001 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Karara esas alınan 23.09.2005 tarihli Adli Tıp Genel Kurul Raporunda davacının “Nevrotik Deprasyon” ve “Ağır Eforda Fonksiyon kısıtlaması yapacak derecede Kalp Hastalığı” bulunduğu; bu arızaların ayrı ayrı değerlendirmesinde, beden çalışma gücünün en az 2/3’ünün kaybına neden olmadığı, ancak bu iki arızanın birlikte beden çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybettirdiği belirlenmiştir.

Mahkemece maluliyetin başlangıç tarihi olarak davacının kuruma verdiği malulen emekliye ayrılma istemine ilişkin 01.12.2001 tarihli dilekçesi dikkate alınmış ise de; dosya içerisindeki mevcut 1996-2001 tarihleri arasında alınan raporlarda, sadece davacının “kalp rahatsızlığı” belirlenmiş, psikolojik rahatsızlığına ilişkin ilk açıklama 08.05.2002 tarihli raporda “distimik bozukluk” olarak ifade edilmiştir.

Davacının çalışma gücünün 2/3 oranında yitirdiğinin tesbitine ilişkin Adli Tıp Genel Kurul raporunda da “Nevrotik Deprasyon” rahatsızlığının ne zaman başladığına ve dolayısıyla 2/3 oranında maluliyete uğradığı tarihe ilişkin bilgi bulunmamaktadır. Oysa sonra da geliştiği anlaşılan bu rahatsızlığın; çalışma gücünün 2/3 oranında yitirmesine etken olabilecek aşamaya geldiği tarih; maluliyetin başlangıç tarihini belirleme noktasında önemlidir.

Yapılacak iş; davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiği tarihin belirlenmesi için yeniden Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak; oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2007/21940 E., 2008/5367 K. — T. 05.05.2008

Hükme dayanak alınan 18.07.2007 tarihli Adli Tıp raporunda; davacının, halihazır durumu itibariyle çalışma ve beden gücünün en az 2/3’ünü kaybetmiş durumda olduğu belirtilmiştir. Söz konusu rapor; hastalığın, işe giriş tarihinde maluliyeti gerektirecek nitelikte olup olmadığı konusunda bir belirlemeyi içermediği için, yapılan inceleme bu yönüyle yetersizdir.

Şu halde mahkemece yapılacak iş; yöntemince yapılacak araştırma sonucuna göre, davacının SSK’da ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede, hastalık veya arızasının bulunup bulunmadığını araştırmak, bulunduğu takdirde, davanın reddine karar vermek, aksine o tarihte hastalığı veya arızası bulunmakla birlikte bu hastalık veya arızanın maluliyeti gerektirecek derecede olmadığının anlaşılması halinde ise, 1479 sayılı Yasa’nın 28 ve 29. maddelerinde öngörülen diğer koşulların mevcudiyetinin de saptanması şartıyla davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi — 2014/23773 E., 2015/18332 K. — T. 13.10.2015

Davacı, Kurulu raporlarına göre %40 olarak belirlenen vücut fonksiyon kaybı oranının %70 olarak kabulü ile malulen emeklilik talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile maluliyetinin tesbitini istemiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 25.05.2011 tarihinde maluliyet aylığı talebinde bulunduğu, İhtisas Kurulu’nun 05.03.2014 tarihli 2902 karar sayılı raporunda davacının en son alınan 11.03.2013 tarihli raporu ile önceki raporları değerlendirilmek suretiyle neticeten davacının 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiğinin bildirildiği, davacının 15.08.1995-30.06.2011 tarihleri arasında değişik işyerlerinden toplam 3800 gün SSK hizmetinin bulunduğu, bu durumda İhtisas Kurulu’nun 05.03.2014 tarihli 2902 karar sayılı raporuna göre 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği gereğince davacı malul sayıldığından 5510 s.k. 26 ve 27. maddeleri gereğince davacının maluliyet tarihi yönetmeliğin yürürlük tarihi olan 03.08.2013 olup bu tarihi takip eden aybaşından itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiği halde mahkemece davacının malulen emeklilik isteminin reddine ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yer alan “Davacının malulen emeklilik isteminin reddine ilişkin kurum işleminin iptaline” sözcüklerinin silinerek, yerine “Davacının 03.08.2013 tarihini takip eden ay başından itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tesbitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 13.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Malulen Emeklilik Şartları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Malulen emeklilik şartları ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.




















Kaynaklar

  1. 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu mülga m.44 (Malullük) — 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 106. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır
  2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.25 (Malullük)
  3. 5510 sayılı Kanun m.26 (Malullük Aylığına Hak Kazanma Şartları)
  4. 5510 sayılı Kanun m.27 (Malullük Aylığının Hesaplanması, Başlangıcı, Kesilmesi ve Yeniden Bağlanması)
  5. 5510 sayılı Kanun m.29 (Aylık bağlama oranının hesaplanması, malullük aylığına da uygulanır)
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Tam burslu olarak eğitimini sürdürdüğü Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamlamıştır. Hukuk eğitimi sırasında birden fazla sertifika programını tamamlamış, kurgusal mahkemelerde sıkça rol almıştır. İş Hukukuna ilişkin alacaklar ve Tazmin...
1 yorum
Yorum yap
  • Nüsrettin Karakoç

    1829 sgk gün pirimim var. 1998 sgk girişliyim. Malulen emeklilik için baş vurdum. Red kararı çıktı. bundan sonra ne yapabilirim.


yorum yap