Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası, bir kişinin kanunen sigortalı sayılacağı ilk çalışma gününün mahkemece belirlenmesi için açılır.
Bu tarihin tespiti, sosyal güvenlik haklarından yararlanma ve emeklilik yaşının doğru hesaplanması açısından önemlidir. Çalışma ilişkisinin varlığı sigorta başlangıç tarihiyle kanıtlanır. Kayıtlarda bu tarih bulunmuyorsa dava yoluyla tespit talep edilebilir.
Sigortalılık Başlangıçı Nedir?
Sigortalılık başlangıcı, kişinin kanunen sigortalı sayılabileceği şekilde çalışmaya başladığı tarih olarak özetlenebilir. Kişinin sigortalılık durumunun başlandığı tarih, çalıştığı kurumun kayıtlarında bulunan işe sigortalı olarak değerlendirilebilecek şekilde başladığı ilk tarihtir.
Kuruma bağlı olarak sigorta sistemi 3’e ayrılmaktadır.
- SSK
- BAĞKUR
- Emekli Sandığı
Sigortalılık başlangıç tarihinin bilinmesi, kişi için hem sosyal güvenlik haklarından yararlanma hem de emeklilik yaşını belirleme açısından fayda sağlar. Sigorta başlangıç tarihi, kademeli emeklilik hesaplamasında da belirleyici bir unsurdur.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Nasıl Yapılır?
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti, kişinin sosyal güvenlik haklarından yararlanabilmesi ve emeklilik yaşının doğru tespit edilebilmesi için oldukça önem arz eder. Bu tespit en doğru ve kolay şekilde çalışanın çalıştığı kurumun kayıtlarına bakılarak yapılabilir. Sigortalı çalışan, çalıştığı kurumda işe ilk giriş bildirgesine dair kayıtlara baktığında sigortalılık başlangıç tarihini öğrenebilir.
Kişi eğer sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası açmış ise ilk işe giriş bildirgesindeki tarihi sigortalılık başlangıç tarihi konumuna getirmek istemektedir. Bu dava 1 günlük hizmet tespiti davası olarak da adlandırılabilmektedir. Görülen sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası sonucunda sigortalılık başlangıç tarihi kesin olarak tespit edilmiş olacaktır.

SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ NASIL YAPILIR?
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Kuruma Başvuru Şartı
Kanunumuzda sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında kuruma başvuru şartıyla ilgili kesin bir düzenleme bulunmamaktadır. Yakın geçmişte bu şartın aranıp aranmayacağı konusunda netlik bulunmamaktaydı. Yargıtay kararlarının bazılarında bu şart aranırken bazılarında aranmamaktaydı.
Fakat son dönemde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından alınan kararda, dava kuruma başvuru yapılmadan açılmış ise kesin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddedilmesi hatalı bulunmuştur.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu konuyla ilgili düzenlemede bulunmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu
MADDE 4- (1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
(2) Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.
Mahkeme tarafından yapılması gereken ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 115 gereğince belirtilmiştir.
Dava şartlarının incelenmesi
MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.

Sigortalılık Başlangıç Tarihi Tespiti Davası
İşe Giriş Bildirgesinin Bulunması Şartı
Kişinin sosyal sigorta yükümlülüklerinden faydalanabilmesi için ortada bir iş ilişkisinin varlığı gereklidir. Sosyal güvenlik hukuku bakımından işverenin bazı yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerin en önemli olanlarından birisi de işyerini ve sigortalılığı bildirme yükümlülüğüdür. Kuruma yapılan bildiriler kurucu nitelikte değil bildirici niteliktedir. Bu bildirim işlemi var olan durumu tescil etmeye yöneliktir.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında, kurum kayıtlarında bulunmasına rağmen hizmet bildiriminin bulunmaması sebebiyle işe giriş bildirgesinde bulunan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi talep edilmektedir. Bu istemin sağlanabilmesi için kurum kayıtlarında mevcut olan işe giriş bildirgesinin varlığı aranmaktadır.
Geriye Dönük Sigorta Girişi Yapılabilir Mi?
İşveren, işe giriş bildirgesini işe başlamadan en az 1 gün önce Kuruma bildirmelidir [1]. Bu süre geçtikten sonra bildirge sisteme geriye dönük olarak girilemez. Yalnızca ilk defa işyeri açanlar gibi sınırlı istisnalarda bir aylık ek süre tanınır.
Süresinde bildirilmeyen çalışma idari para cezasına da tabidir [2]. Bu nedenle geçmişte bildirilmemiş bir çalışma, ancak sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasıyla kayıt altına alınabilir. Bildirge yükümlülüğüne ilişkin ayrıntılar SGK’nın “İşverenin Yükümlülükleri” resmi sayfasında yer almaktadır.
Çıraklıkta veya Stajda Geçen Süre ve Sigorta Başlangıcı Sorunu
Sosyal sigorta türleri mevzuatımıza göre ikiye ayrılır: uzun vadeli ve kısa vadeli. Yaşlılık, ölüm ve maluliyet uzun vadeli sigorta kollarına dahildir. İş kazası, hastalık, annelik ve meslek hastalığı kısa vadeli sigorta kollarına dahildir. Çırakların sigortalılığına dair düzenleme Sosyal Sigortalar Kanununda bulunmaktadır. 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesinde çıraklıkta ve stajda geçen süre hakkında düzenleme bulunmaktadır.
Çıraklık döneminde yaşlılık, ölüm, malullük sigorta kolları mevzubahis olmadığı ve prim alınamadığı için bu dönemi sigortalılık başlangıcı olarak göstermek mümkün değildir. Çıraklar ile yapılan sözleşme hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilmemektedir. Çıraklar işçi olarak görülmediğinden ortada bir iş görme borcu yoktur. Çıraklar ile yapılan sözleşmede amaç mesleki yeterliliğin öğrenilmesidir.
Stajda geçen süreler için esas alınacak unsur yaş unsurudur. Kanunumuza göre bir kişi 18 yaşından önce sigortalı olamayacaktır. Bu sebeple 18 yaşından önce yapılan staj sigortalılık başlangıç tarihi olarak gösterilemez. Fakat kişinin sigortalılık başlangıç tarihi gerekli şartlar sağlandığında 18 yaşını doldurduğu tarih esas alınarak başlatılabilir.
Ücret ve Sosyal Güvenlik
Madde 25 – (Değişik: 2/12/2016-6764/45 md.) Aday çırak ve çıraklar ile işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar, düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir.
Ancak, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde otuzundan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde onbeşinden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan, kalfalık yeterliğini kazanan mesleki eğitim merkezi 12’nci sınıf öğrencilerine asgari ücretin yüzde ellisinden aşağı ücret ödenemez. Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları gerekli tedbirleri alır. Staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan yükseköğretim öğrencilerinin yaptıkları stajlar bu fıkra hükmü kapsamı dışındadır.
Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur.
Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır.
(Değişik: 2/12/2016-6764/45 md.) Aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken staja, tamamlayıcı eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden, Bakanlık ile mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu üniversitelerin bütçesine konulan ödenekten karşılanır.
Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrenciler ile mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında alan eğitimine başlayan öğrenciler hakkında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 23, 24, 35 ve 42 nci maddeleri hükümleri uygulanmaz. Ayrıca bunlara aynı Kanuna göre işgöremezlik ödenekleri bağlanacak sürekli işgöremezlik gelirine esas olacak günlük kazançların tespitinde sigorta primine esas tutulan ücret dikkate alınır.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasının Tarafları
Kurum kayıtlarında bulunan ilk işe giriş bildirgesinde, çalışanın işe ilk başladığı tarih bulunmaktadır. Sigortalı olarak sayılan kişi için bu, sigortalılık başlangıç tarihi anlamına gelir.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davacının talebi, kurum kayıtlarında bulunmasına rağmen hizmet bildiriminin bulunmaması sebebiyle işe giriş bildirgesinde bulunan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesidir. Davacı bu istemle davayı açacaktır.
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitini talep eden taraftır. Davalı ise son Yargıtay kararları doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu (Kurum) olarak kabul edilmiştir. Mevzuatta davalı tarafa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı için Yargıtay kararlarını esas almaktayız. Hizmet tespit davası ile sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası arasındaki farklardan birisi de budur.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası 1 günlük hizmet tespiti davası şeklinde de ifade edilebilmektedir. Hizmet tespit davasının bir çeşidi olarak kabul görmektedir.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Davalı Kimdir?
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davacı taraf, tarafına işe giriş bildirgesi verilen ve en az 1 günlük çalışma eyleminde bulunduğunu savunan kişidir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında hizmet tespiti davasından farklı olarak davalı taraf Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıdır.
Kanunda açıkça bir düzenleme bulunmasa da Yargıtay’ın kurumun davalı taraf olarak bulunması gerektiğine yönelik kararları ve uygulamaları devam etmektedir.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını hizmet tespiti davasından ayıran yönlerden birisi de budur. Bu farklılıklar davanın seyrini de etkilemektedir.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Dava Açma Süresi Nedir?
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası bildirime dayalı olarak açılacak bir davadır. Hizmet tespit davası mevzuat hükümleri gereği 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur. Fakat bu süre bildirimsiz iş görme için işleyecektir. SBTD işe giriş bildirgesine dayalı olarak açılacağından bu hak düşürücü süreye tabi olmayacaktır. Hak düşürücü süreye bildirgeye dayalı olmayan hizmet tespit davaları tabi tutulacaktır.
SBTD için dava açma süresi belirlenmemiştir. Eğer SBTD hizmet davası olarak nitelendiriliyor ise kanunda öngörülen zamanaşımı süresine tabi olur. Gerekli şartların sağlandığı durumlarda dava açılabilir.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Başvusu Süreci
Hizmet Tespit Davasında Zamanaşımı İstisnaları
Hizmet tespit davası hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur. Fakat Yargıtay kararlarında konuya ilişkin hak düşürücü sürenin istisnaları belirtilmiştir. Bunlar:
- Çalışanın iş görme borcunu fiilen yerine getirdiği müfettiş tespit tutanakları ya da tahkikat raporları ile tespit edilmişse,
- Asgari işçilik incelemesi sonucunda işverenden sigortalı çalışanın primleri kurum tarafından icra yoluyla tahsil edilmişse,
- İşveren, sigortalı çalışandan sigorta primini kestiğini imzalı ücret tediye bordrosunda açıkça gösterdiği halde sigorta primini Kuruma yatırmamış ise.
- Çalışan kişi sigortalı durumunda iken memurluğa geçiş yapar ise,
- İşe giriş bildirgesi Kuruma belirtilen süre içerisinde verilmiş fakat bordrosu ve primi SGK’ya bildirilmemiş ise,
- İşçilik hakları tazminatlarına dair o döneme ait kesin hüküm niteliğini taşıyan yargı kararları varsa
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Nasıl Açılır?
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası öngörülen şartların sağlanmasıyla (işe giriş bildirgesinin varlığı ve gerekli hallerde kuruma başvurma zorunluluğu) açılabilir. Davanın açılabilmesi için öncelikle kişinin yararlanabileceği haklarının neler olduğu konusunda bilgiye ihtiyacı vardır. Hukuki danışmanlık alarak sahip olduğu haklar hakkında bilgi ve tavsiye alabilir. Kişi gerekli bilgiyi edindikten sonra kanunda öngörülen şartların sağlanmasıyla yine kanunda öngörülen şekilde sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını açabilir.
Davayı açmak isteyen, hakları ve yetkileri hakkında doğru bilgiye sahip olmalıdır. Yanlış edinilen bilgi neticesinde kişi birçok hakkından yararlanabilecek durumdayken bu yarardan mahrum kalabilir. Bu sebeple sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını açmak isteyen kişiye iyi bir hukuki danışmanlık alması tavsiye edilmektedir.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme
Bir günlük sigorta girişi tespiti, yani diğer adıyla sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası, hizmet tespit davasının bir türü olarak değerlendirilebilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesinin 9. fıkrasındaki hükümler gereği hizmet tespit davalarında görevli ve yetkili mahkeme İş Mahkemeleri olarak kararlaştırılmıştır. İş Mahkemelerinin bulunmadığı bölgelerde Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili ve görevli kabul edilmiştir.
İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi hükümlerinde konuya ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
Madde 5 – İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Deliller ve İspat
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında talep edilen tespitin yapılabilmesi için deliller doğrultusunda ispat yapılmalıdır. Yargıtay kararlarında işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığı kabul görmektedir. İşe giriş bildirgesinin tek başına ispat olarak kabul görmemesinin nedeni, adına bildirge verilen kişinin fiili olarak çalışmış olmasının, yani yapılan sözleşmede iş görme borcunu fiilen yerine getirmiş olmasının aranmasıdır.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası kamu düzenine dayalı bir dava olduğu için hakimin genişleterek yargılama yapması gerektiği savunulmaktadır. Yine Yargıtay kararlarına göre kurumda bulunan kayıt ve belgeler incelenmeli, işyerinde tutulması icap eden dosyalara bakılmalı, ücret bordroları, varsa müfettiş raporları, o dönemde aynı işyerinde çalışan çalışanların tanıklıklarına başvurulmalı, davacının hangi işte ne kadar süre çalıştığı detaylı olarak incelenmeli ve dava kapsamlı bir araştırma sonucu inandırıcı ve somut delillere dayandırılarak sonuçlandırılmalıdır.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Kuralları
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası ve Hizmet Tespit Davası Arasındaki Farklar
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası hizmet tespit davasının bir türü olarak kabul edilmektedir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davacı, ilk işe giriş bildirgesindeki tarihin çalışmaya başlandığı tarih olarak tespit edilmesini talep etmektedir. Hizmet tespit davasında ise işveren tarafından kuruma bildirilmeyen ya da kurum tarafından tespit edilemeyen, uzun ya da kısa fark etmeden bu hususa dair bütün çalışmalar konu edilir.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davaları arasında davalı bakımından farklılık gözükmektedir. Hizmet tespiti davasında davalı taraf işveren iken (kurum feri müdahil durumundadır) sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davalı Kurum’dur.
Hizmet tespit davası kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası hizmet tespit davasının bir türü olarak görülse de bildirgeye dayalı olarak açılan bir dava olduğu için bu hak düşürücü süreye tabi değildir.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası ve Hizmet Davası
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Dilekçe Örneği
Bu dilekçe, 1 günlük hizmet tespiti davası için de kullanılabilir.
…. X…..İŞ MAHKEMESİNE
DAVACI : X
VEKİLİ : Y
Adres: …
DAVALI : Z
KONU : Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti İsteminden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
- Müvekkilim davacı X, E A.Ş. işyerinde …….. tarihinde işe başlamış ve işten ……… (haklı sebep)… ayrılıncaya kadar ……. tarihine kadar çalışmış bulunmaktadır. Çalıştığı bu dönem E A.Ş. kayıtlarında ……. tarih ve ….. sigortalı ilk İşe Giriş Bildirgesi (EK-1) ile E A.Ş. bildirilmiştir.
- Müvekkilimin işe giriş bildirgesinin verilmesine karşın müvekkilim tarafına prim ödenmediği ……..sicil sayılı E A.Ş. bildirgede yer alan ve işe giriş tarihi olan ……… tarihinde bir gün süre iş sözleşmesi uyarınca çalışması nedeniyle sigortalılığının ……sayılı yasanın …. maddeleri gereği sigortalılık süresi başlangıcının …….. olduğunun tespiti için iş bu davayı açma gereği duymaktayız.
YASAL DAYANAK :
……… Sayılı Yasa, ……. Sayılı Yasa, …… mevzuat.
DELİLLER :
1-…….Sigorta Sicil ve ………T.C. Kimlik numaralı müvekkile ait Sosyal Güvenlik Sicil Dosyası.
2-…… sicil sayılı işyeri dosyası ve dönem bildirimleri.
3-…….. tarihli İşe Giriş Bildirgesi. (EK-1)
SONUÇ VE TALEP :
Yukarıda sunmuş bulunduğumuz ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek bir başka nedenlerle müvekkilin işe giriş bildirgesi verildiği halde kurum kayıtlarında yer almayan…….. sicil sayılı…… E A.Ş.’de, Yargıtay kararları gereğince İşe Giriş Bildirgesinde belirtilen işe başlama tarihi …… tarihinden bildirgenin verildiği …….. tarihine kadar çalıştığı karinesi doğrultusunda müvekkilin, …..sayılı yasanın ….. maddesi gereği, sigortalılık başlangıç tarihinin ……… olduğunun TESPİTİNE….Yargılama giderleri ve Avukatlık vekalet ücretinin davalı Z tarafından tahsil edilmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim…….
Davacı Vekili
Harbiye Hukuk Bürosu İş Hukuku Hizmetlerimiz
İş hukuku alanındaki anlaşmazlıklar, her bir durumun kendine has hukuki özelliklerini taşır ve bu nedenle, işverenlerden talep edilecek tazminatlar da her olaya özgü olarak değişkenlik gösterir. İşçiler, karşılaştıkları durumları hukuki açıdan doğru bir şekilde tanımlamalı ve mevcut hukuki seçenekleri dikkatlice değerlendirmelidir, çünkü her vaka farklı sonuçlar doğurabilir.
İş hukukunda, arabuluculuk sürecinden başlayarak, dilekçe hazırlama, dava açma ve sürecin takibi gibi aşamalar, işçinin zayıf konumunu göz önünde bulundurarak ve hak kaybına uğramamasını sağlamak amacıyla bir “İş Hukuku Avukatı” tarafından yönetildiğinde daha verimli sonuçlar alınabilir.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası İle İlgili Sorular
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası ile ilgili sorularınızı bu başlıkta cevapladık.
Yazan: Ecenur Baysal
