Sigortasız Çalışma Durumunda Tazminat Hakkı
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Sigortasız çalışma, işverenin işçiyi Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirmeden, prim ödemeden çalıştırması veya eksik bildirilmesi demektir. Bu durum yasalara aykırıdır ve hem işçi hem de toplum için pek çok olumsuz sonuca yol açar. İşçiyi sigortasız çalıştıran veya sigorta primlerini eksik yatıran işveren hem sgk prim usulsüzlüğü yapmış olur hemde işçinin emekli olurken düşük maaşla emekli olmasına sebebiyet verir. Bu durumda işçi ihbar süresi tanımadan eylemli olarak iş akdini sonlandırıp kıdem tazminatına hak kazanır.
Peki, sigortasız çalıştırılan bir işçinin tazminat hakları nelerdir? Sigortasız çalıştırılan işçiler, sigortalı çalışanlarla aynı şekilde işverenden tazminat haklarını talep edebilir.
Bu işyerinde bir yılı dolduran tüm sigortasız işçiler kıdem tazminatına hak kazanır. Ayrıca eksik ödenen sigorta primleri için SGK’ya şikâyette bulunabilir ve hizmet tespit davası açabilirler. Sigortasız çalıştırılan işçiler öncelikle arabuluculuk yoluna başvurmalı, işveren ödeme yapmazsa iş mahkemesinde dava açmalıdır.
Kıdem tazminatı ve diğer tazminat haklarını faiziyle alacak olan işçinin tüm haklarını size detaylıca anlatacağız. İş yerinde sigortasız çalışan veya sigortası geç başlatılan işçiler, iş yerinden ayrıldığında tazminatlarını almaya hak kazanır. Sigortasız çalışmak haklı fesih nedenidir.
Tazminat haklarınız konusunda bize ücretsiz WhatsApp’tan yazın veya iletişim numaramızdan arayın, ön değerlendirme yapalım.
Sigortasız Çalışmanın Yasal Durumu
Türkiye’de sigortalı olmak hem hak hem de zorunluluktur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, bir işçi işe başladığı ilk günden itibaren SGK’ya bildirilmeli ve sigorta primleri ödenmelidir. İşveren ile işçi arasında aksine bir anlaşma yapılamaz, sigortasız çalışma konusunda taraflar anlaşsalar bile bu anlaşma geçersizdir.
Sigortasız işçi çalıştırmak kamu düzenine aykırı bir fiildir ve tespit edilmesi halinde işverenler için idari para cezaları öngörülmüştür. Ayrıca sigortasız çalıştırılan veya sigorta primleri eksik ödenen işçi, tüm tazminat haklarına hak kazanır.
İşverene uygulanacak idari para cezası, sigortasız çalıştırılan süreye göre değişir ve her yıl yeniden belirlenir. Güncel ceza tutarları ve hesaplama yöntemi için Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
İşverenin sigorta yapmaması sadece para cezasıyla kalmaz, aynı zamanda eksik ödenen veya ödenmeyen sigorta primlerini gecikme zamlarıyla birlikte ödemek zorundadır. Sigortasız işçi çalıştırmak, kayıt dışı istihdam anlamına geldiğinden, ülke ekonomisine de zarar veren bir uygulamadır.
Devlet, SGK denetimleri, ALO 170 ihbar hattı ve CİMER başvuruları yoluyla bu tür durumları tespit etmeye çalışır. Toplumda da bu konuda duyarlılık oluşması önemlidir, zira sigortasız çalıştırılan işçiler gelecekte emeklilik, sağlık güvencesi, işsizlik maaşı gibi pek çok haktan mahrum kalır.
Sigortasız çalışma süresi için zaman aşımı: Bir işçi, işten ayrıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde sigortasız çalıştığı dönemlerin tespiti için yasal yollara başvurmalıdır. 5 yıl içinde SGK’ya şikâyet etmek veya hizmet tespit davası açmak mümkündür.
5 yıllık süre geçtikten sonra hizmet tespit davası açılamadığı durumlar olsa da, bazı istisnai hallerde (örneğin SGK denetimleriyle çalışma tespit edilmişse) bu süre aşımı uygulanmayabilir. Yine de, hak kaybı yaşamamak için işten ayrılır ayrılmaz yasal hakları kullanmak en doğrusudur.

Sigortasız Çalışmanın Yasal Durumu
Sigortasız Çalışan İşçinin Tazminat ve Diğer Hakları
Sigortasız çalışmak, işçinin temel haklarını ortadan kaldırmaz. Bir işçi sigortasız çalıştırılmış olsa bile, yasalar önünde sigortalı bir işçiyle aynı işçi haklarına sahiptir.
Yani sigortasız işçi de çalıştığı süre için kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti gibi tüm işçilik alacaklarına hak kazanabilir. Buradaki en önemli fark, sigortasız çalıştığını ispat etme yükümlülüğüdür.
İşçi, gerçekten o işyerinde çalıştığını, hangi tarihler arasında ve hangi pozisyonda çalıştığını belge ve tanıklarla kanıtlamalıdır. İspat için kullanılabilecek deliller ve detaylı yöntemler için yazının Sıkça Sorulan Sorular bölümündeki “Sigortasız çalıştığımı nasıl ispatlarım?” sorusuna bakabilirsiniz.
Sigortaları eksik ödenen veya tamamen sigortasız çalışan işçinin temel tazminat hakları şunlardır:
- Kıdem Tazminatı Hakkı: Kıdem tazminatı, aynı işverene bağlı en az 1 yıl çalışmış işçinin, iş sözleşmesinin belli sebeplerle sona ermesi halinde aldığı tazminattır. Sigortasız çalışmak kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Sigortasız bir işçi, eğer en az bir yıl boyunca çalışmışsa ve işten çıkarılırken haksız bir nedenle çıkarıldıysa veya sigortasız çalıştırıldığı için kendisi işi haklı nedenle bıraktıysa, kıdem tazminatına hak kazanır. Kıdem tazminatı tutarı, çalışılan her yıl için genellikle 30 günlük brüt ücret (bazı durumlarda toplu sözleşme varsa daha fazla) olarak hesaplanır. Örneğin, 2 yıl sigortasız çalışıp işten çıkarılan bir işçi, yaklaşık 2 aylık brüt ücreti kadar kıdem tazminatı talep edebilir. Burada kilit nokta, iş sözleşmesinin sona erme şeklidir: İşveren haksız yere feshederse (örneğin geçerli bir neden olmadan işten çıkarma) veya işçi haklı nedenle (örn. sigortasız çalıştırılma, maaş ödenmemesi gibi haklı sebeplerle) istifa ederse kıdem tazminatı doğar. Sigortasız çalışmak, tek başına işçiye haklı fesih imkânı verir, çünkü kanunen sigorta yapılmaması, işçiye derhal fesih hakkı tanıyan durumlardan biridir. İşçi bu nedenle ayrıldığında kıdem tazminatını talep edebilir.

Sigortasız Çalışan İşçinin Tazminat ve Diğer Hakları
Sigortasız Çalıştırmanın Haklı Fesih ve Kıdem Tazminatına Etkisine İlişkin Yargıtay Kararı
Sigortasının hiç yapılmadığını öğrenen işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır, ancak ihbar tazminatı talep edemez.
Dosya içeriğine toplanan deliller ve özellikle tanık anlatımlarına göre davacının sigortasının yapılmaması nedeni ile işten ayrıldığı, kesinleşen mahkeme kararı doğrultusunda davacının hizmet süresi boyunca davalı işyerinde sigortasız çalıştırıldığı sabit olmakla iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından feshedildiği anlaşıldığından haklı fesih durumunda davacı kıdem tazminatına hak kazansa da ihbar tazminatına hak kazanamaz.
22. HD. 2014/18439 E. 2015/18245 K. 25.05.2015
- İhbar Tazminatı Hakkı: İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde fesih yaparken kanunen öngörülen ihbar (önceden bildirim) sürelerine uyulmaması halinde ödenen tazminattır. Sigortasız çalışan işçi de ihbar sürelerine tabidir. Eğer işveren, işçiyi işten çıkarırken kanundaki ihbar süresine uymazsa, sigortasız dahi olsa işçiye ihbar tazminatı ödemelidir. İhbar süresi, işçinin kıdemine göre 2 ile 8 hafta arasında değişir (6 aydan az çalışan için 2 hafta, 6 ay-1.5 yıl arası için 4 hafta, 1.5-3 yıl arası için 6 hafta, 3 yıldan fazla ise 8 hafta). Bu sürelere uymadan derhal çıkarılan işçi, ücretinin karşılığı olarak ihbar tazminatı alır. Dikkat: Eğer işçi, sigortasız çalıştırıldığı için kendi ayrıldıysa (haklı nedenle fesih), bu durumda işçi istifa etmiş sayıldığı için ihbar tazminatı talep edemez. İhbar tazminatı sadece işverenin fesihlerinde ve ihbar süresine uyulmadığında söz konusu olur.
- Diğer İşçilik Hakları: Sigortasız çalışan işçiler de yıllık ücretli izin hakkı, resmî tatil ve bayram ücreti, hafta tatili (pazar) ücreti ve fazla mesai ücreti gibi haklara sahiptir. Örneğin, bir yıl çalışmış bir işçi (sigortasız da olsa) en az 14 gün yıllık ücretli izin hakkı kazanır. İşten ayrılırken kullanılmamış izinleri varsa, bunların parasını talep edebilir. Aynı şekilde, resmi tatil günlerinde çalıştıysa zamlı ücret alacak, fazla mesai yaptıysa saat başına %50 zamlı ücret hak edecektir. Sigortasız çalışmak, bu alacakların talep edilmesine engel değildir. Yeter ki işçi, o sürelerde çalıştığını ispatlayabilsin. Ücret ve prim farkları: Bazı işverenler sigortasız işçilere genelde asgari ücret veya elden ödeme yapar. İşçi, asgari ücretin altında bir ödeme aldıysa veya daha yüksek bir maaş hak ettiği halde düşük gösterildiyse, aradaki farkları da talep edebilir. Tüm bu alacaklar için zamanaşımı süresi genellikle 5 yıldır, işçi ayrıldıktan sonra 5 yıl içinde dava açmalıdır.
- İş Kazası ve Sağlık Hakları: Sigortasız bir işçi, maalesef çalışırken bir iş kazası geçirdiğinde veya meslek hastalığına yakalandığında, normalde SGK’nın sağladığı geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, tedavi masraflarının karşılanması gibi haklardan doğrudan yararlanamaz. Ancak kanunlar, iş kazası durumunda sigortasız da olsa işçiyi korur: Böyle bir durumda işveren, iş kazasından doğan tüm masrafları ve tazminatları ödemekle yükümlü olur. Örneğin, sigortasız işçi iş kazası geçirirse hastane masrafları, çalışamadığı dönemin ücret kaybı, sürekli bir sakatlık varsa bunun için gelir bağlanması gibi yükümlülükler işverene fatura edilir. Hatta SGK, sigortasız işçi için tedavi sağlarsa, yaptığı masrafları ve bağladığı maaşı işverenden talep eder. Bu nedenle işverenler için sigortasız işçi çalıştırmak, olası bir kazada maddi açıdan çok daha büyük sorumluluk getirir. İşçi ise uğradığı zararlar için ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
- İşe İade ve Kötü Niyet Tazminatı: Sigortasız çalışan bir işçi, haksız yere işten çıkarılırsa bazı ek haklara da sahiptir. İş Kanunu’na göre eğer işyerinde en az 30 işçi çalışıyorsa ve sigortasız işçi o işyerinde en az 6 aylık kıdeme sahipse, işten çıkarıldığında işe iade davası açabilir. Sigortasız olması bu davayı açmaya engel değildir; mahkeme, işçinin gerçekten orada çalıştığını tespit ederse işe iade kararı verebilir. İşveren, mahkeme kararına rağmen işçiyi geri almazsa en az 4, en fazla 8 aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ödemek zorunda kalır. Diğer yandan, eğer işyerinde 30’dan az işçi çalışıyorsa veya işçi işe iade şartlarını sağlamıyorsa, haksız fesih halinde kötü niyet tazminatı gündeme gelir. Özellikle işçi, SGK’ya şikâyette bulunduğu veya haklarını aradığı için işten çıkarıldıysa bu fesih “kötü niyetli” kabul edilir. Kötü niyet tazminatı, normal ihbar tazminatının üç katı tutarında ödenen bir tazminattır. Örneğin ihbar süresine göre hesaplanan tutar 4 hafta ücrete denk geliyorsa, kötü niyet tazminatı 12 haftalık ücret olacaktır. Bu tazminat, işçinin haksız ve kötü niyetli şekilde işten çıkarılmasına karşı caydırıcı bir yaptırımdır.
Özetlemek gerekirse, sigortasız çalışan bir işçi yasal olarak sigortalı işçiyle aynı haklara sahiptir, kıdem ve ihbar tazminatından yıllık izine, fazla mesai ücretinden diğer alacaklara kadar tüm haklarını talep etme imkânı vardır. Sigortasız olmak, işçinin hak kaybına uğramasına sebep olmaz, yeter ki işçi hakkını aramayı bilsin ve yasal süreçleri izlesin.

SİGORTASIZ ÇALIŞMA NASIL İSPATLANIR
İşçinin Haklarınızı Arama Yolları (Şikayet ve Dava)
Sigortasız çalıştırıldığınızı düşünüyorsanız ya da bu durum işten ayrıldıktan sonra ortaya çıktıysa, haklarınızı aramak için birkaç yol vardır:
- SGK’ya Şikâyet: En pratik yollardan biri, işvereninizi SGK’ya şikâyet etmektir. Çalışırken sigortanız yapılmadıysa, bağlı olduğunuz SGK il veya ilçe müdürlüğüne bir dilekçe ile başvurarak durumu bildirebilirsiniz. Dilekçede işyerinin adı, adresi, çalışma süreniz gibi bilgileri açıkça yazmanız gerekir. Ayrıca ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi’ni arayarak da ihbarda bulunabilirsiniz. İhbar sonrasında SGK müfettişleri işyerine gidip denetim yapar. Denetimde sigortasız çalışan olduğunuz tespit edilirse, işverenin sizi o an sigortalı yapması sağlanır ve geriye dönük primlerin ödenmesi için rapor tutulur. Hâlihazırda işyerinde çalışıyorken şikâyet etmek, en hızlı sonuç alınan yoldur, çünkü müfettiş sizi fiilen işbaşında yakalarsa, en azından o günden itibaren sigortanız başlatılır. Geçmişe dönük olarak da genellikle bir yıla kadar sigortasız çalıştığınız süre kazanılabilir (daha uzun süreler için dava açmak gerekir). Unutmayın, SGK’ya yapılan şikâyetler işten ayrıldıktan sonra da değerlendirilebilir, ancak işten çıktıktan sonra ispat yükü biraz daha zorlaşabilir ve genellikle mahkeme süreci gerekebilir.
- Hizmet Tespit Davası: Sigortasız çalıştığınız süreleri mahkeme kararıyla tescil ettirmek için hizmet tespit davası açabilirsiniz. Bu dava, iş mahkemesinde açılır ve amacı, sigortasız geçen çalışma sürenizi resmen SGK’ye tescil ettirmektir. Kanun gereği hizmet tespit davasını, işten ayrıldığınız yılı takip eden takvim yılından başlayarak 5 yıl içinde açmanız gerekir. Örneğin 2023 yılında işten ayrıldıysanız, 2028 sonuna kadar bu davayı açma hakkınız vardır. Dava sırasında mahkeme, tanık beyanları, belge ve kayıtlar gibi delillerle gerçekten belirtilen tarihlerde çalışıp çalışmadığınızı inceler. Davayı kazanırsanız, mahkeme kararı SGK’ya bildirilir ve sigortasız çalıştığınız dönemler sizin adınıza tescil edilir. Böylece, emeklilikte prim günleriniz boşa gitmemiş olur, işveren de o dönemlerin primlerini gecikme cezasıyla ödemek zorunda kalır. Hizmet tespit davası, tamamen sigorta primleriyle ilgilidir, yani bu davada doğrudan tazminat parası talep edilmez, yalnızca çalışmaların SGK’ya kaydedilmesi sağlanır.
- İşçilik Alacakları Davası (Tazminat ve Ücret Davası): Hizmet tespitiyle birlikte veya sonrasında, sigortasız çalıştığınız dönem için ödenmeyen haklarınızı almak üzere işçilik alacakları davası açabilirsiniz. Bu davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ödenmemiş maaşlar gibi haklar talep edilir. Genellikle uygulamada önce hizmet tespiti yapılıp ardından alacak davası açılması önerilir, fakat Yargıtay kararları işçiyi buna zorlamıyor; işçi dilerse doğrudan alacak davası açıp çalışma olgusunu ispatlayabilir. Yine de, sigorta kaydı olmadığı için mahkemeler çoğu zaman “önce hizmet tespiti yap, sonra gel” demekteydi, bu yaklaşım değişmeye başlamıştır. Dolayısıyla, tecrübeli bir iş hukuku avukatına danışarak her iki hakkınızı (hizmet tespiti ve alacaklar) en doğru şekilde kullanmanız yararlı olacaktır. Alacak davanızı kazanırsanız, mahkeme işverenin size hak ettiğiniz tazminat ve diğer ücretleri ödemesine karar verir.
- Haklı Nedenle Fesih ve Kıdem Tazminatı: Sigortasız çalıştırıldığınızı fark ettiğiniz anda, eğer hala aynı işyerinde çalışıyorsanız, iş akdini haklı nedenle feshedebilirsiniz. İş Kanunu madde 24’e göre, sigorta primlerinizin yatırılmaması işçiye derhal fesih (istifa) hakkı veren durumlardan biridir. Bu şekilde işi bırakırsanız kıdem tazminatınızı talep edebilirsiniz. Bu yöntemi tercih edecekseniz, noter aracılığıyla işverene durumu bildirip iş akdini feshetmek ve kıdem tazminatını istemek doğru olacaktır. İşveren ödemezse dava yoluyla kıdem tazminatınızı alabilirsiniz.
- İşe İade Davası: Yukarıda bahsettiğimiz gibi, sigortasız çalışan işçi haksız nedenle işten çıkarılırsa (örneğin sigortasız çalıştırıldığını SGK’ya ihbar ettiği için çıkarılmışsa), işe iade davası açabilir. İşe iade davası açmak için işyerinde 30 veya daha fazla işçi çalışıyor olmalı ve sizin de en az 6 aylık kıdeminiz bulunmalıdır. Dava sonunda mahkeme işe iadenize karar verirse, işverenin sizi 1 ay içinde işe geri alması gerekir; almazsa 4-8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı öder. İşyerinde 30’dan az işçi varsa işe iade hükümleri uygulanmasa da, kötü niyet tazminatı talebiyle hakkınızı arayabileceğinizi unutmayın.
- Delil Toplama ve İspat: Haklarınızı aramaya karar verdiyseniz, çalıştığınızı kanıtlayacak tüm bilgi ve belgeleri bir araya getirin, tanık ifadeleri, yazışmalar, bordro ve resmî kayıtlar en güçlü delillerdir. Kullanabileceğiniz delil türleri ve ispat stratejisi hakkında detaylı bilgi için yazının Sıkça Sorulan Sorular bölümündeki “Sigortasız çalıştığımı nasıl ispatlarım?” sorusuna bakabilirsiniz.
- Yasal Destek Alma: Sigortasız çalışma gibi durumlarda hak aramak bazen uzun ve teknik bir süreç olabilir. Bu nedenle bir iş hukuku avukatından danışmanlık almak veya dava sürecinde temsil edilmek işinizi kolaylaştırır. Bir avukat, hem hangi dava/yol ile hangi hakları talep edeceğinizi belirlemede yardımcı olur, hem de süreci sizin adınıza takip edebilir. Unutmayın, haklı olduğunuz bir konuda çekinmeden yasal yolları kullanmak, hem size hak ettiğiniz kazancı sağlayacak hem de kayıt dışı çalışmanın önlenmesine katkı sunacaktır.

SİGORTASIZ ÇALIŞMA DURUMUNDA HAKLAR
Ücretin Sigortaya Düşük Bildirilmesi ile İlgili Yargıtay Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/29392, K. 2020/6242, T. 10.06.2020
Ücret gerçek miktardan ödense de sigorta priminin asgari ücretten bildirilmesi haklı fesih imkânı verir
Dosyadaki deliller kapsamında davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen ücretinin gerçek ücret değil, asgari ücret olduğu ve davacının işçilik alacaklarının bulunduğu sübuta ermiştir. Ayrıca haklı fesih nedeni süreklilik arz edecek şekilde devam ettiği sürece 6 günlük hak düşürücü sürenin de geçtiği söylenemeyecektir. Gerçek ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmadığı sürece temadi eden akde aykırılık nedeniyle hak düşürücü süre geçmediğinden davacının haklı feshi konusunda değerlendirme yapılarak kıdem tazminatının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine dair hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/14099, K. 2020/2109, T. 12.02.2020
Ücret gerçek miktardan ödense de sigorta priminin düşük bildirilmesi haklı fesih imkânı verir
Davacının 17.06.2014 tarihli fesih ihtarnamesinde açıkça sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığı nedenine dayanılmış olup yargılama sonunda, son 2 ay haricinde sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden tahakkuk ettirilerek ödendiği tespit olunmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesine göre çalışma koşullarının uygulanmaması işçiye haklı fesih imkânı tanıdığından ve işçinin gerçek ücreti yerine düşük ücretten sigorta priminin yatırılması bu anlamda haklı fesih imkânı verdiğinden, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilmeli ve kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmalıdır.
Son 2 ay için gerçek ücret üzerinden primlerin ödenmiş olması, önceki dönemler için sosyal güvenlik haklarını olumsuz etkilediğinden işçinin haklı fesih imkânının devam ettiği ve feshin İş Kanunu’nun 26. maddesindeki hak düşürücü süreden etkilenmediği kabul edilmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/6681, K. 2012/15197, T. 02.05.2012
Ücret gerçek miktardan ödense de sigorta priminin asgari ücretten bildirilmesi haklı fesih imkânı verir
Davacının, davalı işyerinde asgari ücret ve sefer primi ile çalıştığı sabittir. Davacının sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılmıştır. Davacının gerçek ücreti, asgari ücret ve sefer priminden oluşmaktadır. Bu durumda davacının sigorta priminin bu ücret üzerinden yatırılması gerekir. Davacı, iş sözleşmesini bu nedenle haklı olarak 09.05.2008 tarihinde feshetmiştir. Bu tarihten sonra 10.05.2008 tarihinde işverene verdiği istifa dilekçesinin bir önemi yoktur. Davacının kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken mahkemece kıdem tazminatının reddedilmesi isabetsizdir.
Sigorta priminin gerçek ücret yerine asgari ücretten bildirilmesi de işçiye haklı fesih ve kıdem tazminatı hakkı tanır, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu yönde yerleşik kararlar vermektedir.[1] Bu konudaki detaylı Yargıtay kararları ve hesaplama yöntemi için Ücretin Sigortaya Düşük Bildirilmesi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sigortasız Çalışma ve Tazminat Hakkı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Sigortasız çalışma durumunda tazminat hakkı ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
