Tanıma Tenfiz Davası Nedir? Nasıl Açılır?

Tanıma ve tenfiz davası, yabancı bir mahkemenin verdiği kesinleşmiş hukuk kararının Türkiye’de hüküm ifade etmesi için açılan davadır. Konu 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun‘da düzenlenir. Yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilmesi tenfiz kararı verilmesine, kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi ise tanıma kararı verilmesine bağlıdır.[1]

Dava en sık yurt dışında verilen boşanma kararlarının Türkiye’de geçerli kılınması için açılır. Ticari alacak, nafaka ve velayet kararları da aynı yoldan Türkiye’de uygulanabilir hale getirilir.

İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir boşanma hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz. Harbiye Hukuk Bürosu’nun uzman boşanma avukatlarından danışmanlık hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tanıma Tenfiz Davası Nedir?

Devletlerin yargı bağımsızlığı nedeniyle bir ülkenin mahkeme kararı kendiliğinden başka bir ülkede hüküm doğurmaz. Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de ancak Türk mahkemesinin tanıma ya da tenfiz kararıyla etki kazanır. Hukuk Genel Kurulu bu ilkeyi şöyle açıklamıştır.[2]

“Devletlerin egemenliklerine ilişkin düşüncelerinin sonucu olarak mahkeme kararları etkisini diğer bir ülkede gösteremez.”

Yabancı karar yalnızca özel hukuktan doğan hukuk davalarına ilişkin olmalıdır. Kanun ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler için de tenfiz istenebileceğini kabul eder.[3] Çekişmesiz yargı kararlarının tanınması ve tenfizi de aynı hükümlere tabidir.[4]

TANIMA TENFİZ DAVASI NEDİR NASIL AÇILIR

Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark

Tanıma yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil sayılmasını sağlar. Tenfiz ise bu etkiye ek olarak kararın icra edilebilmesini sağlar.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi farkı şöyle ifade etmiştir.[5]

“(…) tanıma davaları; yalnızca “kesin delil” ve “kesin hüküm” niteliği kazandıran davalar olup icra kabiliyeti kazandırma gücüne sahip değildir.”

Hangi davanın açılacağını kararın içeriği belirler. Hukuk Genel Kurulu şu ölçütü koymuştur.[6]

“Yabancı mahkeme kararının içeriğinde icra dairesine başvurulmasını gerektiren yani o devletin icra organlarının harekete geçmesini gerektiren bir durum varsa, açılacak dava tenfiz davası olacaktır. Ancak kararın böyle bir özelliği yoksa açılması gereken dava tanıma davasıdır.”

Yabancı boşanma kararı bu ayrımın en bilinen örneğidir. Boşanma hükmü yenilik doğurduğu için tanınması yeterlidir. Karar aynı zamanda tazminat, nafaka ya da çocuk teslimi gibi icrası gereken bir hüküm taşıyorsa bu bölüm için tenfiz şartları aranır.[7]

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir dosyada boşanma hükmü daha önce tanındığı için nafaka ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bölümün ayrı bir davada tenfiz edilebileceğini kabul etmiştir.[8]

Tanıma ve Tenfizin Şartları

Tenfiz için yabancı mahkemenin hukuk davasına ilişkin verdiği kararın o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olması gerekir. Kesinleşmemiş kararlar ve mahkeme kararı niteliği taşımayan işlemler tanıma ya da tenfiz davasının konusu olamaz. Hukuk Genel Kurulu, yabancı ülkede vasiyetnamenin açılış protokolünün mahkeme kararı olmadığı ve kesinleşme şerhi alınamadığı bir dosyada bu nedenle tanıma ve tenfiz talebini kabul etmemiştir.[9]

Kanun tenfiz kararı için şu şartları arar.[10]

  • Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık bulunması
  • İlamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması
  • Hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması
  • Davalının yabancı mahkemede usulüne uygun çağrılmış ya da temsil edilmiş olması

Tanımada karşılıklılık şartı uygulanmaz.[11] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ABD’de verilen velayet kararının tenfizinde ilamın verildiği eyalette Türk ilamlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü ya da fiili uygulama bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek karşılıklılık şartının tenfiz bakımından zorunlu olduğunu vurgulamıştır.[12]

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ise Bulgaristan mahkemesinin ticari alacak kararının tenfizinde karşılıklılığın bulunduğunu kabul eden kararı onamıştır.[13]

Revizyon Yasağı

Türk mahkemesi yabancı kararın doğruluğunu yeniden incelemez. Hukuk Genel Kurulu bu ilkeyi şöyle belirtmiştir.[14]

“Türk mahkemeleri, yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi davasında sadece tanıma veya tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda incelemede bulunabilir. Türk mahkemelerinde yabancı mahkeme kararında uygulanan usulün ya da kararda yer alan maddi ve hukuki tespitlerin doğruluğu incelenemez. Buna “revizyon yasağı” denir.”

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Aile hukukuna ilişkin kararların tanınması ve tenfizi ise aile mahkemelerinin görevi içindedir.[15] Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.

Dava, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde, yoksa oturduğu yer mahkemesinde açılır. Türkiye’de yerleşim yeri ya da oturduğu yer bulunmayan kişiye karşı Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde dava açılabilir.[16]

Dava Dilekçesi ve Gerekli Belgeler

Kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes dilekçeyle tenfiz isteminde bulunabilir. Dilekçede taraflar, ilamı veren mahkeme ile ilamın tarih ve numarası ve hükmün özeti yer alır. İstem hükmün yalnızca bir kısmı için yapılıyorsa bu kısım belirtilir.[17]

Dilekçeye iki belge eklenir. Birincisi yabancı ilamın o ülke makamlarınca onanmış aslı ya da ilamı veren yargı organınca onanmış örneği ile onanmış tercümesidir. İkincisi ilamın kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca onanmış belge ile onanmış tercümesidir.[18]

Uygulamada ilamın apostil şerhli sureti ve yeminli tercümesi sunulur.[19] Apostil işlemi hakkında Lahey Sözleşmeleri bilgi sayfasına bakılabilir.

Yargılama Usulü ve Karar

Tenfiz isteminin dilekçesi duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İstem basit yargılama usulüne göre incelenir. Karşı taraf yalnızca tenfiz şartlarının bulunmadığını ya da ilamın yerine getirildiğini veya yerine getirilmesine engel bir sebebin doğduğunu ileri sürerek itiraz edebilir.[20]

Mahkeme ilamın kısmen veya tamamen tenfizine ya da istemin reddine karar verebilir. Tenfiz edilen yabancı ilamlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra edilir.

Kararın kabul veya reddi genel hükümlere göre temyiz edilebilir ve temyiz yerine getirmeyi durdurur.[21] Yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.[22]

Yabancı Boşanma Kararının Tanınması

Yabancı bir mahkemede boşanan eşler, tanıma kararı ya da idari tescil olmadıkça Türk hukukuna göre boşanmış sayılmaz.[23] Boşanmanın Türkiye’de geçerli olması için iki yol vardır. Birincisi tanıma davası, ikincisi nüfus müdürlüklerine ya da dış temsilciliklere yapılacak idari tescil başvurusudur.

Yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma kararları, kanundaki şartlar gerçekleşirse tanıma davası açılmadan doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir.[24] Bu idari yol zorunlu değildir.

Dava açmak için idari başvurunun tüketilmesi gerekmediğini de Yargıtay 2. Hukuk Dairesi belirtmiştir.[25]

“Söz konusu idari başvuru taraflara sunulmuş seçimlik bir hak olarak mevcuttur.”

İdari tescil kararı velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat gibi tenfize konu hükümler bakımından sonuç doğurmaz. Bu hükümlerin Türkiye’de uygulanması için tanıma ya da tenfiz davası açılması gerekir.[26] Aynı kararda belirtildiği üzere tanıma kararı yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren hüküm doğurur.

Eşler Türkiye’de de boşanma davası açıp boşanma kararı kesinleşmişse, yabancı boşanma kararının tanınmasında hukuki yarar kalmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu durumda tanıma ve tenfiz davasının hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.[27] Ayrıntılar için yurt dışında boşanmanın Türkiye’de tanınması, yurt dışında boşanma kararının tanınması ve konsoloslukta boşanma tescili yazılarına bakabilirsiniz.

Harç ve Masraflar

Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi için açılan davalarda ilamda hükmolunan şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre harç alınır.[28] Para alacağına ilişkin ilamlarda harç bu nedenle ilam bedeline göre hesaplanır. Güncel tutarlar her yıl harç tarifesiyle belirlenir.

Tebligat ve tercüme giderleri ile avukatlık ücreti ayrıca yargılama masrafı oluşturur. Davalının yurt dışında olması tebligat sürecini uzatabilir. Davayı vekille yürütmek, tebligatların vekilin Türkiye’deki adresine yapılmasını sağlayarak süreci kolaylaştırır.

Dava Açma Süresi

5718 sayılı Kanun tanıma ve tenfiz davası için ayrı bir dava açma süresi düzenlemez. Buna rağmen kararın kesinleşmesinden sonra gecikmeden dava açılması önerilir. Aradan uzun zaman geçtikçe karşı tarafın adresine ulaşmak ve belgeleri güncel tutmak zorlaşır.

Tanıma Tenfiz Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tanıma ve tenfiz davası ile ilgili en çok sorulan soruları bu başlık altında cevapladık.



Aile Hukuku ve Boşanma Davası Avukatımıza Ulaşın

İstanbul boşanma avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, deneyimli aile hukuku kadrosu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de geçerli kılınması süreçlerinde sizlere danışmanlık vermeye hazırdır. Dosyanıza uygun yolu belirlemek için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50/1, m.58/1 ↩
  2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1038, K.2024/538, T.06.11.2024 ↩
  3. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50 ↩
  4. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.55/1, m.58/2 ↩
  5. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2020/854, K.2021/15, T.18.01.2021 ↩
  6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1038, K.2024/538, T.06.11.2024 ↩
  7. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2012/981, K.2012/2448, T.03.04.2012 ↩
  8. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2015/7526, K.2015/11370, T.02.06.2015 ↩
  9. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1038, K.2024/538, T.06.11.2024 ↩
  10. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.54/1 ↩
  11. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.58/1 ↩
  12. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2015/21683, K.2015/25016, T.24.12.2015 ↩
  13. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2018/4728, K.2019/5694, T.23.09.2019 ↩
  14. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1038, K.2024/538, T.06.11.2024 ↩
  15. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.51/1; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4 ↩
  16. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.51/2 ↩
  17. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.52/1 ↩
  18. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.53/1 ↩
  19. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/1923, K.2023/2695, T.25.05.2023 ↩
  20. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.55 ↩
  21. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.56, m.57 ↩
  22. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.59 ↩
  23. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/1205, K.2023/1188, T.29.11.2023 ↩
  24. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A ↩
  25. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2022/5479, K.2022/6321, T.27.06.2022 ↩
  26. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/1205, K.2023/1188, T.29.11.2023 ↩
  27. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/5707, K.2023/6196, T.13.12.2023 ↩
  28. 492 sayılı Harçlar Kanunu m.4 ↩
Av. Şamil Kaya
Av. Şamil Kaya
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014 yılında onur derecesiyle mezun olmuştur. Lise öğrenimini yatılı şekilde Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nde 2010 yılında birincilikle tamamlayan Şamil Kaya, 2018 yılında başladığı Anadolu Ünivers...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap