Yabancılar HukukuGöçmen Olarak Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır?

Türk vatandaşlığının kazanılmasıyla alakalı olarak temel esaslar Türk Vatandaşlığı Kanununda düzenlenmiş olup, detaylı kısımlar ilgili idarelerce çıkarılmış yönetmeliklerce belirlenmiştir. Bu anlamda Türk vatandaşlığı; doğumla, sonradan, evlat edinilme yoluyla, seçme hakkı ile, istisnai olarak, göçmen olarak ve evlenme yoluyla kazanılabilir. Çalışma kapsamında halihazırda da tartışmalara konu olan “göçmen olarak” Türk vatandaşlığının kazanılması incelenecektir. 

  • GÖÇMEN NEDİR?

5543 sayılı İskân Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 3.maddesinin d bendine göre göçmen “Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye’ye gelip bu Kanun gereğince kabul olunanlardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre göçmen olabilmenin ilk şartı Türk soyundan olmak veya Türk kültürüne bağlı olmaktır. Dolayısıyla ülkemize özellikle güney sınırından muhtelif yollarla giren Suriye uyruklu kişilerin çok istisnai durumlar haricine göçmen statüsü kazanabilmesinin imkânı bulunmamaktadır. Bu bağlamda ana akım medyada Suriye, Afgan ve Pakistan uyruklu şahısların göçmen olarak telaffuz edilmesi galat-ı meşhurdur. Zira bu kişilerin birçoğunun Türk olmadığı veya Türk kültürüne bağlı bulunmadığı açıktır. Bu şahısların niteliği esasında “geçici sığınmacı” olarak telaffuz edilmelidir. 

  • GÖÇMEN OLARAK TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAZANILMASI

Göçmen sıfatıyla Türk vatandaşlığının kazanılması 5091 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12.maddesinde belirtilmiştir. Maddenin başlığı “Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında İstisnai Hallerdir.” Dolayısıyla daha önceki maddelerde aranan genel şartlar vatandaşlığın bu yoldan kazanılmasında da aranacaktır. Bu şartlara bir alt başlıkta değinilecektir. 

12.maddenin d bendi uyarınca “Göçmen olarak kabul edilen kişiler” milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla Türk vatandaşlığını kazanabilirler. Vatandaşlığın bu yoldan kazanılabilmesi Cumhurbaşkanı’nın bireysel bir işlemi olan “Cumhurbaşkanı Kararı” yoluyla gerçekleştirilir. Dolayısıyla Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün resmî sitesinde bulunan “Bakanlar Kurulu kararıyla” ibaresi yanlıştır. Zira 2017 yılında yapılan anayasa değişikliği sonucunda Türkiye’de artık Bakanlar Kurulu kalmamış ve merkezi idare tek elden Cumhurbaşkanı aracılığıyla kullanılmaya başlanmıştır. 

  • BAŞVURU İÇİN ARANAN GENEL ŞARTLAR

Türk vatandaşlığının kazanılması için yapılacak başvuruda bazı genel şartlara sahip olmak gerekir. Bu şartlar 5091 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11.maddesinde düzenlenmiş olup şöyledir:

  • Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak
  • Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek
  • Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek
  • Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak
  • İyi ahlak sahibi olmak
  • Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek
  • Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak
  • Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak
  • ŞARTLAR GERÇEKLEŞMİŞSE NASIL BİR YOL İZLENİR?

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün sayfasındaki bilgiye göre 5543 sayılı İskân Kanununa göre işlemleri tamamlanarak göçmen olarak kabul edilen kişilerin vatandaşlık dosyası il göç idaresi müdürlüğünce düzenlenir ve Bakanlığa gönderilir. Türk vatandaşlığını kazanmak üzere Bakanlığa gönderilen yabancının dosyası incelenir ve kişinin Türk vatandaşlığını kazanması için Bakanlar Kuruluna teklifte bulunulur. Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığı kazanılabilir. 

Tabii ki 2017 anayasa değişikliğinden sonra Bakanlar Kurulu olmadığı için bu teklifin kime yapılacağı merak konusudur. Yürütmenin, değişiklikten sonra tek elde toplanarak Cumhurbaşkanlığı makamına verildiği göz önüne alındığında Bakanlar Kurulu yerine Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu yorumunu yapmak yanlış olmayacaktır. 4

  • KONUYLA İLGİLİ MAHKEME KARARI

Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Suriye uyruklu olan davacı tarafından, 13/01/2017 tarihli başvurusu ile Mersin Valiliğine başvuruda bulunarak Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması talebinde bulunulduğu, talebin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.03.2017 tarihli kararı ile 5901 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca “Milli Güvenlik ve Kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halin bulunması gerekçesiyle anılan Kanunun 12. maddesi uyarınca reddine karar verildiği, ret kararının davacıya 20.03.2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine bu işlemin iptali için bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 7039 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 03.11.2017 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlanmakla yürürlüğe girdiği, bu kanun incelendiğinde, kanunun 29.maddesi ile 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunun 12.maddesine “Milli Güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir” fıkrasının eklendiği görülmüştür. Davalı idarenin, davacı hakkında tesis ettiği işlem tarihi ise 7039 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce olduğu anlaşılmıştır. İdare hukukunda yerleşmiş ilkelerden biri de usulde paralellik ilkesidir. Bu ilke ile bir işlemin tesisinde uygulanan usul ve esasların aynı işlemin değiştirilmesi, geri alınması ve kaldırılmasında da uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Bu itibarla davacıların 5901 sayılı Kanunun 12.maddesine göre Türk vatandaşlığının kazanılmasına Bakanlar Kurulunun karar vereceği açık olduğundan, usulde paralellik ilkesi gereğince Türk vatandaşlığına alınma talebinin kabul edilmemesine de Bakanlık Kurulunca karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda; davacının 5901 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca Türk Vatandaşlığının kazanılması taleplerinin kabul veya reddedilmesine işlem tarihinde yürürlükte bulunan 12.maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca karar verilmesi gerektiğinden, davacıların başvurusunun İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak Gerekli alanlar işaretlendi *

Yorum Yap