İmam Nikahı Şartları ve Hukuktaki Yeri (Dini Nikah)
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
İmam nikahı, İslam inancına göre kıyılan dini nikahtır ve Türk hukukunda evlilik sayılmaz. Evlilik yalnız evlendirme memuru önünde kıyılan resmi nikahla kurulur. Aile cüzdanı gösterilmeden dini tören yapılamaz, ancak bu kuralın 2015’ten beri cezai yaptırımı yoktur.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’na göre dini nikahın şartları evlenme ehliyeti, dinen bir evlenme engelinin bulunmaması ve en az iki şahit önünde açık sözlerle icap ve kabuldür. Abdest, adetli olmamak ya da 32 farzı bilmek şart değildir. Nikahın aileden ve yakın çevreden gizlenmemesi de gerekir.
İmam Nikahı Nedir? Dini ve Hukuki Tanımı
İmam nikahı, evlenmesine dinen engel bulunmayan bir kadın ile erkeğin şahitler huzurunda birbirini eş olarak kabul etmesidir. Halk arasında dini nikah ya da hoca nikahı da denir. Diyanet’in tanımında esas olan, tarafların ya da vekillerinin icap ve kabul ile karşılıklı rızasını açıklamasıdır.[1]
Kurul’un yayımladığı nikah tanımı şöyledir.
İslâm’a göre nikâh, evlenme ehliyetine sahip ve aralarında evlenmelerine dinî açıdan bir engel bulunmayan kadın ile erkeğin (veya vekillerinin) şahitler huzurunda “seni nikâhladım, seninle nikâhlandım, seni eş olarak kabul ettim, seninle evlendim.” gibi yoruma ve inkâra imkân vermeyecek sözlerle, birbirleriyle evlenmeleri konusunda karşılıklı rızalarını ifade etmelerinden (îcap ve kabul) ibarettir.
— Din İşleri Yüksek Kurulu, “Resmi nikâh kıydıran kimse ayrıca dinî nikâh kıydırmalı mıdır?”, 12.07.2017
Hukuk açısından dini nikah, kanunun deyişiyle evlenmenin dini törenidir. Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m.110 ve yürürlükteki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.143 aynı kuralı koyar. Resmi nikah yapılmadan dini tören yapılamaz.
TMK m.143: Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir. Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz. Evlenmenin geçerli olması dinî törenin yapılmasına bağlı değildir.
Kanun koyucu dini töreni yasaklamaz, yalnız sırasını belirler. Önce resmi nikah kıyılır, dini tören isteğe bağlı olarak ardından gelir.
İmam Nikahı Şartları Nelerdir?
İmam nikahının dinen geçerli olması için Diyanet Kurulu’nun nikah tanımında dört şart öne çıkar. Taraflar evlenme ehliyetine sahip olmalı ve aralarında dini bir evlenme engeli bulunmamalıdır. İcap ve kabul de en az iki şahidin önünde gerçekleşmelidir.
- Evlenme ehliyeti: Taraflar akıl ve ruh sağlığı yerinde ve ergin olmalıdır. Diyanet Kurulu, küçüklerin evlendirilmesinin günümüz şartlarında uygun olmadığını 12.04.2012 tarihli toplantısında aldığı 44 sayılı kararla açıklamıştır.
- Evlenme engelinin bulunmaması: Taraflar arasında dinen evlenmeye engel bir yakınlık ya da durum olmamalıdır. Diyanet’in saydığı engellere örnek olarak anne, kız kardeş, hala ve teyze gibi yakın hısımlar ile süt hısımları gösterilebilir. Başkasının nikahında bulunan ya da iddet bekleyen kadınla da nikah kıyılamaz.
- İcap ve kabul: Taraflar ya da vekilleri “seni eş olarak kabul ettim” gibi yoruma yer bırakmayan sözlerle rızalarını açıklar. Rızanın serbest olması gerekir. Zorla ve tehdit altında kıyılan nikahı geçersiz sayan görüşü Kurul da benimser.
- Şahitler: En az iki şahit gerekir. Hanefilere göre bir erkek ve iki kadın da yeterlidir, diğer mezhepler iki erkek şahit arar.[2]
Mehir konuşulmasa bile nikah geçerlidir. Nikah sırasında miktarı belirlenmeyen durumda kadın mehr-i misil, yani emsal mehir hak eder. Mehrin türleri ve talep yolu mehir yazısında anlatıldı.
Nikahın aile ve yakın çevreden gizlenmemesi de gerekir. Kurul, yalnız iki şahidin bildiği gizli nikahı dinin genel ilkelerine aykırı sayar.
Bazı hususlar ise şart değildir. Abdest, gusül ve adetli olmamak aranmaz, 32 farzı bilmemek de nikahın geçerliliğini etkilemez.
Hukuk düzeni ayrıca bir yaş sınırı koyar. Resmi evlenme yaşı 17‘dir, hakim olağanüstü durumda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını dolduranların evlenmesine izin verebilir (TMK m.124).
Uyarı: 18 yaşından küçük biriyle imam nikahı kıyılarak sürdürülen birliktelik, Türk Ceza Kanunu m.103 veya m.104 kapsamında suç oluşturabilir.
Hanefi Mezhebine Göre İmam Nikahı Şartları
Kurul fetvalarında Hanefi mezhebinin görüşü ayrıca belirtilir. Şartlar bakımından öne çıkan farklar şunlardır.
- Şahit: Hanefiler bir erkek ve iki kadının şahitliğini yeterli görür. Diğer müçtehitler iki erkek şahit arar.
- Mehir: Hanefilere göre mehir nikahın sonuçlarından biridir. Nikahta belirlenmese, hatta verilmeyeceği şart koşulsa bile kadın mehre hak kazanır.
- Ehl-i kitap kadınla nikah: Müslüman bir erkeğin Yahudi ya da Hristiyan bir kadınla kıyılan nikahında şahitlerin Ehl-i kitaptan olması Hanefi mezhebine göre caizdir.
- Dinden çıkma: Hanefi mezhebine göre eşlerden birinin dinden çıkmasıyla evlilik kendiliğinden sona erer. Tövbe edip dönen kişi yeni bir nikah olmadan evliliğe devam edemez.

İmam Nikahı Nasıl Kıyılır?
İmam nikahı, resmi nikahtan sonra tarafların, nikahı kıyacak kişinin ve en az iki şahidin bir araya geldiği kısa bir törenle kıyılır. Diyanet Kurulu’nun dini nikahın nasıl kıyılacağına ilişkin görüşü şöyledir.
Evlenecek kişiler resmî nikâhtan sonra, isterlerse evlerinde veya münasip bir yerde istedikleri kişilere Kur’ân-ı Kerîm’den bir bölüm okutup dua ettirip nikâh kıydırabilirler.
— Din İşleri Yüksek Kurulu, “Resmi nikâh kıydıran kimse ayrıca dinî nikâh kıydırmalı mıdır?”, 12.07.2017
Kıyan kişinin imam olması gerekmez. Nikahı kuran şey, tarafların şahitler önünde verdiği sözdür. Din görevlisi ya da nikahı kıyan kişi yalnız töreni yönetir.
Mehir konuşulduysa miktarı nikah sırasında söylenir. Ardından kıyan kişi taraflara birbirlerini eş olarak kabul edip etmediklerini sorar. Taraflar “kabul ettim” diye açık cevap verdiğinde nikah kurulur.
Tören Kuran’dan bir bölüm okunması ve dua ile tamamlanır. Taraflardan biri törende bulunamıyorsa vekil aracılığıyla da nikahlanabilir, çünkü Kurul’un tanımı vekilleri de kapsar.
Nikah duası tavsiye edilen bir davranıştır. Din İşleri Yüksek Kurulu, nikahta hutbe okunmasını ya da dua yapılmasını müstehap sayar. Nikahı kuran ise dua değil, tarafların icap ve kabulüdür.
İmam Nikahı Kıyılırken Hoca Ne Sorar?
Hocanın soruları, tarafların birbirini eş olarak kabul ettiğini şahitlerin önünde açığa çıkarmaya yöneliktir. Törenlerde genellikle önce tarafların ve anne babalarının adları sorulur, ardından mehir konuşulur. Sonra kadına ve erkeğe ayrı ayrı, karşısındakini eş olarak kabul edip etmediği sorulur.
Diyanet’in nikah tanımında aranan, rızanın “seni eş olarak kabul ettim, seninle evlendim” gibi yoruma ve inkara imkan vermeyen sözlerle açıklanmasıdır. Kurul aynı görüşünde, nikah memurunun sorusuna verilen “evet” ya da “kabul ediyorum” cevabının akdi dinen geçersiz kılmadığını da belirtir.
İmam Nikahına Kimler Katılabilir?
Nikahta bulunması gerekenler taraflar ya da vekilleri ile en az iki şahittir. Kurul, şahitlerin Müslüman ve tam ehliyetli, yani temyiz gücüne sahip, akıllı ve ergin olmasını arar. Şahitlerin erkek tarafı ve kız tarafı diye ayrılması şart değildir.
Aile büyüklerinin nikahta hazır bulunması müstehap görülür. Diyanet, nikahın gizli değil, ailelerin ve yakın çevrenin bilgisi dahilinde kıyılmasını da gerekli görür.

Resmi Nikah Nedir?
Resmi nikah, evliliğin evlendirme memuru önünde kanunun şekil kurallarına uygun olarak kurulmasıdır. Öğretide evlilik bir çeşit medeni hukuk sözleşmesi olarak anılır. Ancak taraflar, borçlar hukukundaki sözleşmelerin aksine, maddi ve şekli şartları kendi iradeleriyle değiştiremez.
Çiftler, birinin oturduğu yerdeki evlendirme memurluğuna birlikte başvurur. Tören, memur ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanık önünde açık olarak yapılır. Evlilik, tarafların memurun sorusuna olumlu sözlü cevap verdiği anda kurulur.[3]
Resmi nikah sonucunda evlilik hukuki temel kazanır. Kanun koyucunun amacı çiftlerin duygusal birlikteliğine karışmak değildir. Amaç, aile kurumunu ve özellikle kadın ile çocukların haklarını güvence altına almaktır.
Türk Hukukunda İmam Nikahının Geçerliliği
İmam nikahı Türk hukukunda evlilik sayılmaz. Hukuken tanınan tek nikah türü, TMK’da koşulları düzenlenen resmi nikahtır. Kanun dini nikahı yasaklamaz, onu resmi nikahtan sonra yapılabilecek bir “dini tören” olarak anar.
Anayasa Mahkemesi 2015’te dini töreni suç olmaktan çıkarırken bu sonucu açıkça yazmıştır.
“Sadece evlenmenin dinsel törenini yapma ve yaptırmanın suç olarak düzenlenmemesi, bu birlikteliği hukuk düzenince geçerli olarak kabul edilen bir niteliğe kavuşturmamakta ve evlenmenin dinsel töreninin yapılması evlilik birliğinin kurulmasını ve birlikten kaynaklanan hakların kullanılmasını sağlamamaktadır.” (Anayasa Mahkemesi, E.2014/36, K.2015/51)
Yargıtay da aynı görüştedir. 8. Hukuk Dairesi’ne göre kanunun tanıdığı evlenme şekli dışında kurulan birliktelikler, ne ad altında yapılmış olursa olsun evlilik olarak değerlendirilemez.[4]
Toplumun büyük kesiminin geleneğe bağlı olması, kanun koyucunun dini törenden hiç söz etmemesine engel olmuştur. Bu nedenle hem mülga hem yürürlükteki medeni kanunda dini tören, resmi nikahın ardından gelen bir merasim olarak yer alır.
Medeni nikah esası anayasal güvence altındadır. Anayasa m.174, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağını öngören medeni nikah esasını, 743 sayılı Kanun’un 110. maddesiyle birlikte inkılap kanunları arasında sayar.
İmam Nikahı ile Resmi Nikah Arasındaki Farklar
İki nikah arasındaki asıl fark, törenin biçiminde değil doğurduğu hukuki sonuçtadır. Sosyal hayatta ikisi de çiftin birlikteliğini çevresine duyurur. Hukuk karşısında ise yalnız resmi nikah hak ve yükümlülük doğurur.
| Konu | İmam nikahı | Resmi nikah |
|---|---|---|
| Kıyan kişi | İmam ya da şartları bilen herhangi bir kişi | Belediye başkanı veya görevlendirdiği memur, köyde muhtar, yetki verilen il ve ilçe müftülükleri |
| Şahit | En az iki Müslüman şahit, iki erkek ya da bir erkek ve iki kadın | Ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanık |
| Hukuki geçerlilik | Evlilik sayılmaz | Evlilik kurulur |
| Miras ve nafaka | Eşler arasında doğmaz | Eş yasal mirasçıdır, şartları varsa nafaka istenebilir |
| Çocuğun babayla soybağı | Tanıma ya da babalık davası gerekir | Evlilikle kendiliğinden kurulur |
Müftülük Nikahı İmam Nikahı Mıdır?
Hayır, müftülükte kıyılan nikah resmi nikahtır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.22, il ve ilçe müftülüklerine evlendirme memurluğu yetkisi verilebileceğini düzenler. Bu imkan 2017’de 7039 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenmiştir.[5]
Müftülükte kıyılan nikah, belediyede kıyılan nikahla aynı hukuki sonucu doğurur. Diyanet Kurulu da şartlarına uygun kıyılan resmi nikahın dinen muteber olduğunu belirtir. Resmi nikahtan sonra ayrıca dini tören yapmak çiftin tercihine kalmıştır.

Türk Medeni Kanunu’nda Resmi Nikahın Zorunluluğu
TMK m.134 ve devamı maddelerde evlenme başvurusu ve töreni düzenlenir. “Tören” ifadesiyle anlatılan resmi nikahtır. Kanun koyucu, aile kurumu kamu düzenini doğrudan etkilediği için evlenmeye maddi ve şekli şartlar koymuştur.
Maddi şartlar evlenme yaşı, ayırt etme gücü ve evlenme engelleri gibi konuları kapsar. Resmi nikahın zorunluluğu ise şekli şartlarla ilgilidir.
Evlenme sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Bu şartlar evlenmeden önceki, evlenme sırasındaki ve evlenmeden sonraki şartlar olarak üçe ayrılabilir. Resmi nikah, evlenme sırasındaki şekil şartları arasındadır.
Evlenme sırasındaki şekil şartları asli ve tali olarak ikiye ayrılır. Asli şartların yokluğunda kurulan evlilik yok hükmündedir. Tali şartların yokluğu ise evliliği geçersiz kılmaz.
TMK m.155: Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış olan bir evliliğin kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez.
Evlenmenin asli şartları iki tanedir. Nişanlılar evlenme iradelerini açıklamalı ve evlenme yetkili memur önünde yapılmalıdır. Bu iki şart sağlanmazsa evlilik yok hükmündedir, bu da resmi nikahın zorunlu olduğunu gösterir.
Resmi Nikah Olmadan İmam Nikahı Kıyılması
Resmi nikahtan önce dini nikah kıyılması TMK m.143’e aykırıdır, çünkü dini tören aile cüzdanı gösterildikten sonra yapılabilir. Ancak bu yasağa bağlı bir ceza artık yoktur.
Çifti ve töreni kıyan kişiyi cezalandıran Türk Ceza Kanunu m.230’un 5. ve 6. fıkraları, Anayasa Mahkemesi’nin 27.05.2015 tarihli kararıyla iptal edildi. İptal, kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 10.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdi.[6] TCK m.7/1 gereği bu tarihten önce kıyılan nikahlar için de ceza verilmez.
İptal kararının gerekçesi, eski ceza hükümlerinin metni ve Yargıtay’ın iptal sonrası kararları resmi nikah yapmadan dini nikah yapmak yazısında ayrıntılı olarak anlatıldı.
Diyanet İşleri Başkanlığı da aynı sırayı önerir. Din İşleri Yüksek Kurulu’na göre resmi nikah olmadan dini nikah yapılması, kadının ve çocukların haklarının korunması açısından uygun değildir. Kurul, mehir, nafaka ve miras haklarının resmi tescil olmadan korunamadığını da vurgular.
Tek Başına Dini Nikahın Sakıncaları
Tek başına dini nikahın en büyük sakıncası, resmiyette karşılığı olmayan bir sözde evlilik doğurmasıdır. Çift kendini evli sayar, kanun ise iki kişiyi birbirine yabancı olarak görür.
Resmi nikah eşlere birlikte yaşama, sadakat ve birbirine yardım etme yükümlülüğü yükler. Yalnız dini nikahla kurulan birliktelikte bu yükümlülüklerin hukuki bir yaptırımı yoktur.
Somut kayıplar da buradan doğar. Eşler birbirine mirasçı olmaz, boşanma davası ve yoksulluk nafakası gündeme gelmez, mal rejimi hükümleri uygulanmaz. Babanın çocukla soybağı da kendiliğinden kurulmaz.
İmam Nikahı ve Miras Hukuku
İmam nikahlı eş, diğer eşin yasal mirasçısı değildir. Mirasçılık için TMK’nın aradığı eş sıfatı yalnız resmi nikahla kazanılır. Ölen kişinin mirası kan hısımları ve varsa resmi eşi arasında paylaştırılır.
Mirasbırakan, dini nikahlı eşine vasiyetname ile mal bırakabilir. Altsoyu, ana ve babası ya da eşi bulunan kişi bunu ancak saklı paylar dışında kalan kısımda yapabilir.[7] Resmi nikahı olmayan eşin durumu yasal mirasçılar ve miras payları yazısında ayrıca açıklandı.
Çocuk açısından durum farklıdır. Ana ile çocuk arasında soybağı doğumla kurulur, bu yüzden anne ile çocuk her durumda birbirinin mirasçısıdır. Baba ile soybağı ise ana ile evlilik, tanıma ya da hakim hükmüyle kurulur.
Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu, resmi senet ya da vasiyetnamedeki beyanıyla olur (TMK m.295). Baba tanımazsa ana ya da çocuk babalık davası açabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır.
Soybağı kurulan çocuk, baba yönünden evlilik içinde doğmuş kardeşleriyle eşit mirasçı olur (TMK m.498). Tanıma işleminin adımları evlilik dışı çocuğun baba tarafından tanınması yazısında anlatıldı.
İmam Nikahı ile Evlilikte Kadın Hakları
İmam nikahlı kadın, resmi eşe tanınan hakların çoğundan yararlanamaz. Yoksulluk nafakası, mal rejimine dayalı katılma alacağı ve yasal mirasçılık yalnız resmi evlilikte doğar. Buna rağmen kadın hakkını arayamaz durumda değildir.
Evlenme vaadiyle kandırılan kadın manevi tazminat isteyebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, resmi nikah sözüyle dini nikahlı yaşayan ve çocuk sahibi olan kadının davasında manevi tazminat isteminin reddini bozdu. Olayda erkek, bir engeli olmadığı halde resmi nikaha yanaşmamış ve başka bir kadınla evlenmişti.[8]
Bu tür taleplerin yasal dayanağı, haksız fiile ilişkin TBK m.49 ile kişilik hakkının zedelenmesini düzenleyen TBK m.58’dir.
TBK m.49: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Birliktelik sırasında edinilen mallarda mal rejimi hükümleri uygulanmaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2010/3452 E., 2010/5111 K. sayılı kararına göre bu mallar için katkı payı, değer artış payı veya katılma alacağı istenemez. Evlilik birliği içinde edinilmeyen mallar için ise genel hükümlere göre genel mahkemelerde dava açmak mümkündür.
İmam nikahlı eşin ölümünde destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kadına fiilen destek olan imam nikahlı eşini trafik kazasında kaybeden kadının davasında, resmi nikah yokluğu gerekçesiyle indirim yapılmadan hesaplanan tazminatı onadı.[9] Daire bu sonuca TBK m.55’teki “Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.” kuralıyla ulaştı.
Hesaplama yöntemi destekten yoksun kalma tazminatı yazısında anlatıldı.
Şiddet gören dini nikahlı kadın 6284 sayılı Kanun’un korumasından yararlanır, çünkü Kanun evliliği şart koşmadan kadınları korur. Birliktelikten doğan çocuğun velayeti ise ana ile baba evli olmadığı için anneye aittir (TMK m.337).
Bir başka kayıp aile konutu ile ilgilidir. Şerh, taşınmazın tapu kaydına düşülen bir kayıttır. Aile konutu şerhini yalnız konutun maliki olmayan eş isteyebilir.
Resmi eş bu şerh sayesinde, rızası olmadan aile konutunun devredilmesini ya da üzerindeki hakların sınırlanmasını engeller. Dini nikahlı kadın hukuken eş sayılmadığı için bu şerhi koyduramaz.
Nafaka, çocuk ve dul aylığı gibi hakların tamamı imam nikahlı kadının hakları yazısında ayrıntılı olarak incelendi.

İmam Nikahı Nasıl Bozulur, Ne Zaman Düşer?
İmam nikahı, dini açıdan nikahı sona erdiren bir sebep gerçekleşmedikçe ömür boyu geçerlidir. Diyanet Kurulu bu sebepleri fesih, kocanın ya da mahkemenin boşaması, karşılıklı rızayla boşanma, lian, ila ve eşlerden birinin dinden çıkmayı gerektiren bir söz söylemesi olarak sayar.[10]
Fiilen ayrı yaşamak nikahı kendiliğinden düşürmez. Kurul’un bu konudaki görüşü şöyledir.
Nikâh, ya boşanmak ya akdin feshi veya ölümle sona erer. Bunlardan biri olmadıkça eşlerin uzun süre ayrı kalmaları nikâhlarına herhangi bir zarar vermez.
— Din İşleri Yüksek Kurulu, “Birbirleriyle uzun süre görüşmeyen eşlerin nikâhları zarar görür mü?”, 12.07.2017
Eşler geçinemiyorsa Diyanet, Kur’an’daki hükme dayanarak önce kadının ve erkeğin ailelerinden seçilen hakemlerle arabuluculuk yapılmasını önerir. Hakemlerin eşleri ayırma yetkisi ise mezheplere göre değişir. Malikilere göre hakemler ayırabilir, Hanefi ve Şafiilere göre bu yetki ancak kocanın boşama vekaleti vermesiyle doğar.
Hukuken dini nikahı bozmak için mahkemeye gitmek gerekmez, çünkü ortada kanunun tanıdığı bir evlilik yoktur. Ayrılık sonrası tazminat, mal ve çocukla ilgili talepler ise ayrı davalarda ileri sürülür.
Resmi evli çiftlerde mahkemenin verdiği boşanma kararı, Kurul’un saydığı sebepler arasındadır. Kurul’a göre mahkeme yoluyla boşanan eşler dinen de bir bain talakla boşanmış olur.
Halk arasında nikahı düşürdüğü söylenen bazı davranışlar dini nikahı sona erdirmez. Mazeretsiz olarak cuma namazına üst üste üç kez gitmemek, farziyeti inkar edilmedikçe ve hafife alınmadıkça nikahı düşürmez. Ağız alışkanlığıyla ve bilgisizce söylenen küfür sözleri de tercih edilen görüşe göre nikahı bozmaz.

İmam Nikahı Şartları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İmam nikahı şartları ve hukuktaki yeri ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Resmi nikah kıydıran kimse ayrıca dini nikah kıydırmalı mıdır?”, 12.07.2017, kurul.diyanet.gov.tr ↩
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Nikahta şahitliğin hükmü nedir?”, 12.07.2017 ↩
- TMK m.134, m.141 ve m.142 ↩
- Yargıtay 8. HD E.2010/3452 K.2010/5111, 26.10.2010 ↩
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.22/2 (7039 sayılı Kanun m.6 ile değişik, RG 03.11.2017/30229) ↩
- Anayasa Mahkemesi E.2014/36 K.2015/51, RG 10.06.2015/29382 ↩
- TMK m.505 ↩
- Yargıtay 4. HD E.2016/7057 K.2018/4216, 16.05.2018 ↩
- Yargıtay 4. HD E.2024/8107 K.2024/11710, 27.11.2024 ↩
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Cuma geceleri bazı camilerde yapılan nikah tazelemenin hükmü nedir?”, 12.07.2017 ↩


