Öğretmenlik Mülakatı İptal Davası
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Öğretmenlik mülakatı iptal davası, sözlü sınav sonucuna dayanan atama işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde açılır. Dava, işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılmak zorundadır.
Davanın dayanağı, komisyonun takdir yetkisini objektif ölçütlere bağlamadan kullanmasıdır. Danıştay yerleşik içtihadına göre tam puandan uzaklaşılan her hane için gerekçe ortaya konulmalı, gözlem ve kanaate dayalı kriterlerde bile değerlendirmeye etki eden hususlar somut biçimde gösterilmelidir.
Yazının devamında yürütmenin durdurulması şartları, komisyon tutanaklarının idareden celbi, delil toplama yolları ve emsal Danıştay kararları yer alıyor.
Öğretmenlik Mülakatı Nedir ve Neden Tartışmalı?
Öğretmenlik mülakatı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan öğretmen atamalarında, KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) puanına ek olarak sözlü bir değerlendirme süreci ile adayların değerlendirilmesidir. Bu süreçte, adaylara çeşitli sorular sorulmakta ve yanıtlarına göre puan verilerek atama sonuçları belirlenmektedir.
Ancak öğretmenlik mülakatları, subjektif değerlendirme riski taşıdığı için tartışmalara neden olmaktadır. Özellikle adaylar arasında şeffaflık eksikliği, puanlamanın adil yapılmaması veya mülakat puanının KPSS puanını geçersiz hale getirecek şekilde belirlenmesi, “öğretmenlik mülakatı iptal davası” açılmasının temel sebepleridir.
Öğretmenlik Mülakatı İptal Davası Nedir?
“Öğretmenlik mülakatı iptal davası”, öğretmen adaylarının mülakat sonuçlarına itiraz ederek, bu sonuçların hukuki açıdan iptalini talep ettikleri bir dava türüdür. Bu dava, mülakat sonuçlarının adil olmadığı, şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmediği veya yasalara aykırı şekilde uygulandığı iddiaları üzerine açılabilir.
Öğretmenlik Mülakatı İptal Davasının Yasal Dayanağı
1. ANAYASA’YA DAYALI HAKLAR
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi, herkesin kanun önünde eşit olduğunu ve hiçbir ayrımcılık yapılmaması gerektiğini belirtir. Mülakatlarda adaletsiz bir uygulama yapıldığına inanılması durumunda bu madde temel alınarak dava açılabilir.
2. İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU (İYUK)
İYUK, kamu kurumları tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi için idari dava açılmasını mümkün kılar. Öğretmenlik mülakatı sonuçları da bir idari işlem olduğundan, bu sonuçlara itiraz idari yargı yoluyla yapılabilir.
3. 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU
Devlet memurlarının atama süreçlerinde liyakat esasına uyulması gerektiği belirtilir. Mülakatların bu ilkeye aykırı şekilde yapıldığı iddiası dava gerekçesi olabilir.
Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakat Sonucuna İtiraz
Adaylar, sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazlarını dilekçe yoluyla 28 Ekim – 1 Kasım 2024 tarihleri arasında bulundukları il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurarak yapabilecekti ve sonuçlara ilişkin itirazlar, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 11 Kasım 2024 tarihinde sonuçlandırılacaktı. Değerlendirme sonuçları, ilgililere sözlü sınavın yapıldığı il milli eğitim müdürlüğünce yazılı olarak bildirilecekti.
Öğretmenlik Mülakatı İptal Davası Nasıl Açılır?
1. İtiraz Süreci:
Öğretmenlik mülakatı sonuçlarına itiraz, dava açmadan önce yapılabilecek ilk adımdır. Aday, mülakat sonuçlarının açıklanmasından itibaren belirli bir süre içinde Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılı olarak itiraz edebilir. İtirazın reddedilmesi veya cevap alınamaması durumunda dava yoluna gidilebilir.
2. İdari Dava Açma Süreci:
İtiraz reddedildikten sonra aday, 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde “öğretmenlik mülakatı iptal davası” açabilir. Bu süreçte adayın, mülakatın adil olmadığını gösteren belgeleri ve gerekçeleri sunması önemlidir.
3. Dava Dilekçesi Hazırlığı:
Dava dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır.
- Mülakat sonuçlarının neden iptal edilmesi gerektiği.
- Mülakatta yapılan haksızlık veya usulsüzlüklerin somut delilleri.
- Anayasal ve yasal dayanaklar.
Öğretmenlik Mülakatı İptal Davasında Delil Toplama
1. Mülakat Kayıtları:
Mülakat sırasında alınan notlar, video veya ses kayıtları delil olarak kullanılabilir. Eğer kayıtlar yoksa, mülakat sürecinin şeffaf olmadığını göstermek için tanık beyanlarına başvurulabilir.
2. Emsal Kararlar:
Daha önce açılan ve kazanılan öğretmenlik mülakatı iptal davalarına ilişkin emsal kararlar, dava dilekçesinde kullanılabilir.
3. Puanlama Çelişkileri:
KPSS puanı yüksek olan adayların mülakat puanlarının anormal şekilde düşük verilmesi gibi durumlar delil olarak sunulabilir.
Sonuç
Öğretmenlik mülakatı iptal davası, mülakat sürecinde adaletsizlik veya usulsüzlük olduğunu düşünen adayların haklarını arayabileceği önemli bir hukuki yoldur. Bu davalar, liyakat esasını korumayı ve şeffaflığı artırmayı hedefler. Ancak süreç karmaşık olabileceği için adayların alanında uzman bir avukatla çalışması faydalı olacaktır. “Öğretmenlik mülakatı iptal davası” açmayı düşünen adaylar, bu süreçte yasal dayanakları iyi değerlendirmeli ve gerekli delilleri sunarak haklarını savunmalıdır.
Öğretmenlik Mülakatı Hangi Durumlarda İptal Edilebilir?
Öğretmenlik mülakatının iptali, aşağıdaki durumların varlığı halinde gündeme gelebilir:
1. PUANLAMA HATALARI: Adayın performansına göre gerçekçi bir puanlama yapılmaması.
2. OBJEKTİF DEĞERLENDİRMEYE AYKIRILIK: Komisyon üyelerinin tarafsız davranmaması.
3. İŞLEYİŞTE HUKUKA AYKIRILIK: Mülakat sürecinin yasal düzenlemelere uygun şekilde gerçekleştirilmemesi.
4. KAYIT TUTULMAMASI: Mülakat sırasında yapılan değerlendirmelerin kayıt altına alınmaması.
5. EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRILIK: Tüm adayların eşit koşullarda değerlendirilmemesi.

ÖĞRETMENLİK MÜLAKATI İPTAL DAVASI
Sıkça Sorulan Sorular
Öğretmenlik mülakatı iptal davası nasıl açılır?
Öğretmenlik mülakatı sonuçlarına itiraz edilerek sonuç alınamazsa, İdare Mahkemesi’nde dava açılabilir.
Mülakat sonuçlarına itiraz süresi nedir?
İşlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılabilir.
Öğretmenlik mülakatı iptal davası ne kadar sürer?
İdari davalar genellikle birkaç ay ile bir yıl arasında sonuçlanabilir.
Dava kazanıldığında ne olur?
Mülakat sonuçları iptal edilirse, adayın atama süreci yeniden değerlendirilebilir.
Mülakat kayıtları olmadan dava açılabilir mi?
Evet, tanık beyanları ve diğer somut delillerle dava açılabilir. Ancak kayıtların olması dava şansını artırır.
Mülakat sonuçlarının düşük verilmesi dava nedeni midir?
Evet, KPSS puanı ile mülakat puanı arasında anormal bir fark varsa bu durum dava gerekçesi olabilir.
Öğretmenlik Mülakatı İptali Davası Dilekçe Örneği
………………… NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR
DAVACI:
Adı Soyadı:
T.C. Kimlik Numarası:
Adres:
DAVALI:
Millî Eğitim Bakanlığı / ANKARA
KONU:
Sözlü sınav sonucumun yeniden değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak sözlü sınav puanına göre belirlenecek başarı puanıma göre sözleşmeli öğretmen pozisyonuna atanmam istemiyle yaptığım ……/……/……… tarihli başvurumun reddine dair Millî Eğitim Bakanlığı’nın ……/……/……… gün ve ………… sayılı işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve akabinde iptali talebidir.
TEBLİĞ TARİHİ:
……/……/………
AÇIKLAMALAR:
1- ……… yılında girdiğim ÖABT ve KPSS sınavlarında ………… puan alarak, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ……/……… tarihinde yayımlanan Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru Duyurusu kapsamında branşım dahilinde sözleşmeli öğretmenlik pozisyonuna atanmak üzere başvuruda bulundum ve ……/……/……… tarihinde ………… ilinde sözlü sınava katıldım.
2- Alan bilgisi yeterliliğimi ve yetkinliğimi ölçen objektif ve ölçülebilir bir sınav olan yazılı sınavda ………… branşında ………… puan almış olmama ve sözlü sınavda tarafıma yöneltilen sorulara tam ve doğru cevaplar vermiş olmama rağmen şahsıma tam puan verilmemiştir. Tam puandan uzaklaşılmasını gerektirecek somut bir gerekçe, bilgi, belge veya bulgu da ortaya konulmamıştır.
3- Bunun sonucunda, yazılı sınav puanıma göre branşım itibarıyla atama kontenjanı içinde kalarak atanma imkânım ve hakkım bulunmasına rağmen, hukuka aykırı sözlü sınav puanlaması sonucunda ortaya çıkan başarı puanına göre atama kontenjanı dışında kalarak atanma hakkım elimden alınmıştır.
4- ……/……/……… tarihinde davalı Millî Eğitim Bakanlığı’na başvurarak sözlü sınav sonucumun yeniden değerlendirilmesini ve bu değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak puana göre atanmamı talep ettim. Söz konusu talebim, Millî Eğitim Bakanlığı’nın ……/……/……… gün ve ………… sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.
A- Hukuk Devleti ve Hukuki Güvenlik İlkesi Bakımından
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. (Anayasa Mahkemesi, K.T. 25.11.2015, E.2015/50, K.2015/107)
Hukuk devleti aynı zamanda hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm işlem ve eylemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir. Hukuki güvenlik ilkesi gereğince devletin, vatandaşların mevcut kanunlara olan güvenine saygılı davranması ve bu güveni boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir. Bu durum hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu kadar, Anayasa’nın 5. maddesiyle devlete yüklenen, vatandaşların refah, huzur ve mutluluk içinde yaşamalarını sağlama ödevinin de bir sonucudur. Hukuk devletinde idareden beklenen, açık, güvenilir ve öngörülebilir olma yükümlülüğüne uygun davranmasıdır. (Danıştay 13. Dairesi, K.T. 18.02.2020, E.2016/2646, K.2020/540)
B- Takdir Yetkisinin Sınırları Bakımından
Sözlü sınavlarda not verme ya da başarısız sayma konusunda idareye belli ölçüde takdir yetkisi verilmiş ise de, işlemin sebep unsurunun ve sebep ile konu unsurları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi takdir yetkisinin denetimi kapsamındadır. Takdir yetkisinin ölçüsü olaydan olaya değişmekle birlikte sınırsız değildir.
Danıştay’ın takdir yetkisinin denetiminde geliştirdiği ilkeler şunlardır: Takdir yetkisi mutlak serbestlik vermez, sınırsız değildir, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Takdir yetkisiyle yapılan işlemlerde de geçerli nedenler bulunmalıdır, gösterilen nedenler sonuç için yeterli olmalıdır, nedenler olayda mevcut olmalıdır ve bu işlemler de tüm koşullar yönünden yargı denetimine tabidir. (Onur Karahanoğulları, İdarenin Hukukla Kavranması: Yasallık ve İdari İşlemler, s.563)
Somut olayda katıldığım sözlü sınavda, özellikle komisyon üyelerinin takdir ve değerlendirme yetkisine açık puanlama unsurlarında tam puan verilmemesinin gerekçesi açıklanmamıştır. Tam puan verilmemesinin hangi objektif kriterleri sağlayamamamdan kaynaklandığı ortaya konulmamış, yazılı sınav puanım ile sözlü sınav puanım arasındaki farkın gerekçesi izah edilmemiş, sorulara verdiğim cevapların ne ölçüde yetersiz görüldüğü objektif bir ölçüm kriterine bağlanmaksızın gerekçesiz biçimde takdir edilmiştir.
Sözlü sınava ilişkin değerlendirme kriterlerinin bir kısmı gözlem ve kanaate dayalı olmakla birlikte, bu kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda başarılı sayılsam dahi verilen puan değerinin atama kontenjanı içinde kalıp kalmamamı belirlediği dikkate alındığında, gözlem ve kanaate dayalı kriterler yönünden eksik puanlamaya etki eden hususların ortaya konulması, somut bilgi ve belgeye dayandırılması mümkün olan kriterler bakımından ise bu hususların somut bilgi ve belge ile kanıtlanması gerekmektedir.
Hakkımdaki sözlü sınav işleminin hukuka uygunluk denetiminin Anayasa’nın 125. maddesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi için, davalı idarece komisyon üyelerince takdir edilen ve tam puandan uzaklaşılan puanların gerekçelerinin ortaya konulması zorunludur. Hukuken itibar edilebilir herhangi bir sebep ortaya konulmaksızın atama kontenjanı dışında bırakılmam sonucunu doğuran dava konusu işlemde, bilgi ve yeterliliğimin objektif ve nesnel biçimde değerlendirildiğinden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.
C- Beklenen Hak ve Meşru Beklenti Bakımından
İdare, atama yetkisini kullanırken ilgili mevzuat hükümleri yanında atama ehliyet ve yeterliliğine sahip olanlar yönünden makul sınırlar içinde hareket etmek, adalet ve hakkaniyet ölçütlerini çiğnememek zorundadır. Aksi halde takdir yetkisi sınırsız bir güce dönüşür. Somut olayda yazılı sınav puanı itibarıyla atama kontenjanı dahilinde bulunmama rağmen sözlü sınav sonrası kontenjan dışında kalmam, beklenen haklarımın ihlali anlamına gelmektedir.
Bir hakkın henüz bütün sonuçlarıyla kazanılmaması durumunda, ortada kazanılmış hak olmasa da beklenen hak bulunabilir. Atama ehliyet ve yeterliliğine sahip olarak yazılı sınav puanım itibarıyla atanmaya hak kazanmış olmam, haklı ve meşru bir beklentiye yol açmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 07.11.2014 tarih ve E.2014/61, K.2014/166 sayılı kararında, bir beklentinin hukuken korunabilmesi için meşru beklenti seviyesine ulaşması gerektiği, beklentinin meşru olup olmadığı tespit edilirken başvurulacak ölçütün hakkaniyet olduğu belirtilmiştir. Anılan kararda, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti nedeniyle planlanan faaliyetlerin sona erdirilmek zorunda bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, bu beklentinin hukuk güvenliği ilkesi gereğince korunması gerektiği kabul edilmiştir. (RG 19.06.2015, Sayı 29391)
Somut olayda da yazılı sınav puanım itibarıyla atama kontenjanı içinde kalmam sonucunda atanma hakkı bağlamında meşru bir beklenti oluşmuştur. Bu beklentinin, sözlü sınavda gerekçesiz ve somut belge bulunmaksızın tam puandan uzaklaşılması suretiyle ortadan kaldırılması, hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerini açıkça ihlal etmektedir.
D- Sözlü Sınavın Niteliği Bakımından
Sözlü sınav, denetimi güç olan ve uygulamada birçok haksızlığı beraberinde getiren sübjektif bir sınav şeklidir. Yazılı sınav gibi objektif bir değerlendirme ile mesleki yeterliliğini kanıtlamış kişilerin ayrıca sözlü sınava tabi tutulması ve yalnızca sözlü sınavın belirleyici sayılması, ehliyet ve liyakat kriterlerini yok saymaktadır. Bu durum adayların yazılı sınav puanlarını bertaraf ederek tamamen sözlü sınava dayalı bir eleme sistemi ortaya çıkarmaktadır.
İdareye tanınan takdir yetkisinin keyfi, mutlak ve sınırsız bir yetki olduğunun kabulü bir hukuk devletinde mümkün değildir. İdare, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmek, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmek zorundadır.
E- Emsal Yargı Kararları
Danıştay 2. Dairesi’nin 07.07.2020 tarih ve E.2019/3383, K.2020/2103 sayılı kararında, sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi ve genel kültür haneleri dışındaki hanelerde başkaca bir sebep ve gerekçe gösterilmeksizin düşük puan takdir edilerek davacının başarısız sayılmasının hukuka aykırı olduğu, bu durumda davacının bilgi ve yeterliliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirildiğinden söz edilemeyeceği belirtilmiştir.
Danıştay 12. Dairesi’nin E.2005/1306, K.2007/3009 sayılı kararında, tamamen komisyonun takdir yetkisine bırakılan ve sübjektif değerlendirmelere açık bir sınav yöntemi olan mülakat sonucunda, yazılı sınavı birinci sırada kazanmış olan davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığına hükmedilerek adayın yazılı sınavdaki sıralama hakkı korunmuştur.
Danıştay 2. Dairesi’nin 19.02.2015 tarih ve E.2014/8821, K.2015/1537 sayılı kararında, hukuken itibar edilebilir herhangi bir sebep ortaya konulmaksızın başarısız sayılan davacı yönünden, kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca yapılan sözlü sınavda ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı sonucuna varılarak iptal kararı onanmıştır.
Danıştay’ın E.2016/7249 sayılı ve 27.03.2017 tarihli yürütmenin durdurulması kararında ise, değerlendirme kriterlerinin bir kısmının somut bilgi ve belgeye dayandırılması zorunluluğu bulunduğu, gözlem ve kanaate dayalı kriterler yönünden ilgilinin başarısız sayılmasına etki eden hususların ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.
Danıştay’ın 02.02.2016 tarih ve E.2015/7610, K.2016/405 sayılı, 23.02.2017 tarih ve E.2016/3670, K.2017/1376 sayılı, 23.02.2017 tarih ve E.2016/8624, K.2017/1370 sayılı kararları ile Danıştay 12. Dairesi’nin 25.05.2021 tarih ve E.2020/5192, K.2021/3064 sayılı ve 12.10.2020 tarih ve E.2020/1928, K.2020/3137 sayılı kararları da bu yöndedir.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİMİZ:
Anayasa’nın 125. maddesinin 5. fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 2. fıkrasına göre, bir idari işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için iki şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlardan biri işlemin açıkça hukuka aykırı olması, diğeri ise işlemin uygulanması halinde telafisi imkânsız veya güç bir zararın doğması ihtimalidir. Bu davada her iki şart da mevcuttur.
Dava konusu işlem, hem sözlü sınava ilişkin objektif ve yargısal denetime elverişli değerlendirme ölçütleri gözetilmeksizin takdir yetkisinin keyfi kullanımı suretiyle, hem de yazılı sınav puanım itibarıyla oluşan beklenen hakkın ve haklı beklentinin ihlal edilmesi suretiyle açıkça hukuka aykırıdır.
Öte yandan, iptal kararı verilinceye kadar geçmişe dönük maddi kayıpların telafisi mümkün ise de, işlemin beni atanma hakkından mahrum bırakması ve bu suretle kamu hizmetine girme hakkımı ortadan kaldırması, maddi unsurlar bir yana telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır.
Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme’nin 13. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkı bakımından, ihlal iddiasında bulunan kişiye makul sürede ihlali giderebilecek ve sonuçlarını askıya alabilecek bir giderim yolu sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Mahkeme, Jabari/Türkiye kararında, iki şartın birlikte gerçekleşmesini arayarak yürütmenin durdurulması talebini reddeden idare mahkemesi kararı nedeniyle Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Anılan içtihada göre başvuru yolunun etkili sayılabilmesi için hukuken olduğu kadar uygulamada da mevcut olması ve hızlı işlemesi gerekir.
HUKUKİ SEBEPLER:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.2, m.5, m.125, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2, m.7, m.27, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.13 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER:
Sınav sonuç belgeleri, sözlü sınav soruları ve cevap anahtarı, sözlü sınav komisyonu tutanakları ve değerlendirme formları (davalı idareden celbi talep olunur), başvuru ve ret işlemi, emsal yargı kararları ve sair yasal deliller.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle, sözlü sınav sonucumun yeniden değerlendirilmesi istemiyle yaptığım ……/……/……… tarihli başvurumun reddine dair Millî Eğitim Bakanlığı’nın ……/……/……… gün ve ………… sayılı işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, yargılama giderleri ile avukatla temsil edilmem halinde vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
……/……/………
Davacı
Adı Soyadı
İmza
öğretmenlik mülakatı iptal davası dilekçe örneği İNDİR
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
