HTS Kaydı Kaç Yıl Saklanır?

HTS kaydı, yani iletişimin geçmişe dönük trafik dökümü GSM operatörlerinde tutulur ve süresiz değil, kanunun çizdiği belirli bir zaman aralığında saklanır. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu bu süreyi haberleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıldan az ve iki yıldan fazla olamayacak şekilde sınırlandırmış, kesin süreyi ikincil düzenlemelere bırakmıştır.

Sürenin dolmasıyla kayıtlar silinir, ancak uygulamada çok daha eski kayıtların dosyalara girdiği görüldüğünden, somut olayda hangi tarihe kadar veri bulunduğu ayrıca sorulmalıdır.

HTS Kaydı Nedir?

HTS, “Historical Traffic Search” ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede geçmişe dönük iletişim trafiği sorgusu anlamına gelir. Bir GSM hattı üzerinden yapılan aramaların, gönderilen mesajların ve internet bağlantılarının hangi tarih, saat ve süreyle gerçekleştiğini gösteren teknik bir dökümdür.

Görüşmenin veya mesajın içeriği HTS kaydında yer almaz. Kayıt yalnızca kiminle, ne zaman, ne kadar süreyle iletişim kurulduğunu ve hangi baz istasyonundan sinyal alındığını gösterir. WhatsApp, Telegram gibi internet tabanlı uygulamalar üzerinden yapılan görüşmelerin içeriği veya karşı taraf bilgisi de raporda görünmez; yalnızca o saatte veri kullanıldığı tespit edilebilir.

Yazışma içeriğinin kendisi ayrı bir delil tartışmasıdır; bunu Whatsapp Yazışmaları Delil Olabilir Mi? başlıklı yazımızda ele aldık.

HTS Kaydının Hukuki Dayanağı ve CMK Madde 135

İletişim trafiğinin tespiti, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 135. maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen iletişimin tespiti tedbirine dayanır.[1] Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu kavramı tanımlarken HTS kısaltmasını doğrudan ona bağlamıştır.

Yargıtay 3. CD, E.2023/14811 K.2025/9601, 26.03.2025

İletişimin tespiti, iletişimin içeriğine müdahale etmeden, iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri ifade etmektedir. İngilizcede “Historical Traffic Search” kelimeleri ile ifade edilen “Geçmişe dönük arama trafiği” veya “arama trafiği tarihi” anlamını taşıyan kavram “HTS” olarak kısaltılarak da ifade edilmektedir.

Fıkra ayrımı pratikte belirleyici olsa da sıklıkla karıştırılmaktadır. Maddenin birinci fıkrası dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesini düzenler. Bunlar için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka suretle delil elde edilememesi şartları aranır. HTS’nin dayanağı olan altıncı fıkra ise iletişimin tespitini ayrı bir tedbir olarak kurar, fıkranın metni bu iki şartı tekrar etmez.

Ayrım katalog suç bakımından da sonuç doğurur. Maddenin sekizinci fıkrası katalog sınırlamasını yalnızca dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi için getirmiştir, iletişimin tespiti bu sınırlamanın dışındadır. HTS talebinin ancak kasten öldürme veya uyuşturucu ticareti gibi katalog suçlarda mümkün olduğu yönündeki yaygın bilgi bu nedenle doğru değildir.

Yargıtay bu ayrımı katalog dışı bir suçta uygulamıştır. 2. Ceza Dairesi, konut dokunulmazlığını bozma soruşturmasında iletişimin tespitine başvurulabileceğini, katalog sınırlamasının yalnızca dinleme, kayda alma ve sinyal bilgileri için geçerli olduğunu belirtmiştir (2. CD, E.2009/22575 K.2009/31143, 25.06.2009).

HTS Kaydının Hukuki Dayanağı

HTS Kaydının Hukuki Dayanağı

Baz istasyonu verisi bakımından ise içtihat farklıdır. Ceza Genel Kurulu 2023 tarihli bir kararında telefonun hangi baz istasyonundan sinyal verdiğinin belirlenmesini birinci fıkradaki sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi saymış (CGK, E.2022/195 K.2023/450, 20.09.2023), 3. Ceza Dairesi ise 2025’te yukarıdaki tanımla yer bilgisini iletişimin tespitinin içine almıştır.

Karar mercii bakımından fıkra açıktır: soruşturmada hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada mahkeme karar verir. Savcı kararını yirmi dört saat içinde hakim onayına sunar; süre dolar ya da hakim aksine karar verirse kayıtlar derhal imha edilir.

Onay şartı yalnızca kanundan gelmez. Anayasa’nın 22. maddesi de yetkili merciin kararının yirmi dört saat içinde hakim onayına sunulmasını, hakimin kırk sekiz saat içinde karar vermesini, aksi halde kararın kendiliğinden kalkmasını öngörür.[2] Onaysız kalan bir savcı kararına dayanan kayıt, kanunun açık hükmü gereği imha edilmesi gereken kayıttır.

Bir sınırlama daha vardır: HTS yalnızca şüpheli veya sanık hakkında istenebilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, henüz ihbar edilen sıfatını taşıyan bir kişi hakkında verilen HTS kararını bu gerekçeyle yerine getirmemiş ve karara itiraz etmiştir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi de aynı dosyada, ihbar aşamasında şüpheli sıfatı bulunmayan kişi hakkında iletişimin tespitine karar verilemeyeceğini belirterek hakimlik kararını kanun yararına bozmuştur (3. CD, E.2023/14811 K.2025/9601).

Boşanma davası gibi hukuk yargılamalarında ise HTS talebi bu ceza usulü tedbirinden değil, davayı gören mahkemenin delil toplama yetkisinden kaynaklanır.

HTS Kayıtları Kaç Yıl Saklanır?

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 51. maddesinin onuncu fıkrası, veri kategorilerine göre saklama sürelerinin yönetmelikle belirleneceğini, ancak bu sürenin haberleşmenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldan az ve iki yıldan fazla olamayacağını açıkça hükme bağlar.[3] Kanun koyucu burada tek bir sayı değil, alt ve üst sınırı belli bir bant öngörmüştür.

Bandın içindeki kesin süre bir dönem gerçekten belirlenmişti. 24 Temmuz 2012 tarihli Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğinin Korunması Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesi, saklanacak veri kategorilerinin haberleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl süreyle saklanacağını hükme bağlıyordu.[4]

Bu yönetmelik 4 Aralık 2020‘de yürürlükten kaldırıldı ve yerine gelen metin aynı hükmü taşımadı. Yürürlükteki Yönetmelik, trafik verisi için somut bir saklama süresi öngörmemektedir.[5] Yönetmelikte geçen tek sayısal süre, 6. maddesinin dördüncü fıkrasındaki yükümlülüktür: işletmeciler kişisel verilere yapılan erişimlere ilişkin işlem kayıtlarını iki yıl saklamak zorundadır.

Erişim işlem kaydı, veriye kimin baktığını gösteren sistemsel bir log kaydıdır, HTS’yi oluşturan trafik verisi ise abonenin kiminle görüştüğünü gösterir. Bu yüzden yönetmelikteki iki yıl, HTS’nin saklama süresi olarak gösterilemez.

HTS Kayıtları Kaç Yıl Saklanır?

HTS Kayıtları Kaç Yıl Saklanır?

Kanunun çizdiği bant ile uygulamada görülen tablo da her zaman örtüşmez ve bu fark yazılı kaynaklarda genellikle atlanır. Mahkeme dosyalarında çok daha eski kayıtların temin edildiği görülmektedir. Bir dosyada 2013-2017 yıllarını kapsayan HTS raporu alınmış ve içindeki görüşmeler hükümde tartışılmış (3. CD, E.2022/17564 K.2023/652), başka bir dosyada 2008-2014 yılları arasındaki sabit hat aramalarını gösteren HTS verileri dosyaya girmiştir (3. CD, E.2022/37483 K.2024/4897).

İnternette sıkça tekrarlanan “HTS kayıtları beş yıl saklanır” bilgisinin yürürlükteki mevzuatta bir dayanağı yoktur. Bu rakamı veren kaynakların bir kısmı dayanak olarak 2016 yılında kapatılan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nı referans gösterse de kurumun görevleri o tarihte BTK’ya devredilmiştir. Buna karşılık uygulamada gelen kayıt aralığının dosyadan dosyaya değiştiği, bazı bürolarca daha uzun dönemlerin temin edilebildiği belirtilmektedir. Bu bir mevzuat hükmü değil, fiili durum gözlemidir.

Somut olayda geriye dönük hangi tarihe kadar kayıt bulunduğu, savcılık veya mahkeme aracılığıyla BTK’ya sorularak netleştirilir.

Saklama Süresi Dolan Kayıtlara Ne Olur?

5809 sayılı Kanun’un 51. maddesinin ikinci fıkrası, elektronik haberleşmenin ve trafik verisinin gizliliğini esas kabul eder; ilgili mevzuatın öngördüğü haller dışında bu verilerin saklanması dahi kural olarak yasaktır. Bir trafik verisi operatörün sisteminden bir kez silindiğinde geri getirilemez, çünkü kayıt fiziken ortadan kalkar ve hiçbir yargı kararı onu yeniden var edemez.

Buradan çıkarılmaması gereken sonuç, belli bir yılı geride bırakmış her kaydın kendiliğinden yok olduğudur. Yukarıda anılan dosyalar bunun aksini gösteriyor; silinmiş olduğu varsayımıyla talepten vazgeçmek, aslında mevcut olan bir delilin kaçırılmasına yol açar. Doğru sıralama önce sorup cevabı görmek, kaydın bulunmadığı yazılı olarak bildirildiğinde alternatif delillere yönelmektir.

Yine de zamanın aleyhe işlediği açıktır. HTS talebinin olayın üzerinden çok zaman geçmeden yapılması, kaydın hala sistemde bulunma ihtimalini korumanın tek yoludur.

HTS Kaydı Nasıl ve Kimler Tarafından Talep Edilebilir?

Kişiler veya avukatları, kendilerine ait olmayan bir hattın HTS kaydını doğrudan operatörden isteyemez. Bu tür bir talep, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki özel hayatın gizliliği ilkesine aykırılık oluşturur ve reddedilir.

Ceza soruşturmasında talep, Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine sulh ceza hakimliği tarafından, kovuşturma aşamasında ise davayı gören ceza mahkemesi tarafından karara bağlanır. Hukuk davalarında, örneğin boşanma davasında, HTS talebi davayı yürüten mahkemenin delil toplama kararıyla ilgili operatöre müzekkere yazılması suretiyle yerine getirilir.

Mahkeme veya savcılık kararı alınmadan yapılan bireysel taleplere operatörler yanıt vermez. Kendi hattınıza ait basit bir arama ve fatura dökümünü operatör uygulaması üzerinden görebilseniz de, baz istasyonu ve konum verilerini içeren resmi HTS raporu ancak yetkili makam talebiyle düzenlenir.

HTS Kaydında Hangi Veriler Yer Alır?

Bir HTS raporunun neyi gösterip neyi göstermediği, dava stratejisi açısından belirleyicidir. Aşağıdaki tabloda bu ayrım özetlenmiştir.

HTS Kaydında Yer Alan HTS Kaydında Yer Almayan
Arama tarihi, saati ve süresi Görüşmenin ses kaydı veya içeriği
Arayan ve aranan numara Gönderilen mesajın metni
SMS gönderim/alım tarihi ve saati WhatsApp, Telegram gibi uygulama içi yazışmalar
Sinyal alınan baz istasyonu bilgisi Metrelik hassasiyette GPS konumu
İnternete bağlanılan tarih/saat aralığı Ziyaret edilen internet siteleri

HTS Kaydının Mahkemede Delil Niteliği

Yasal usule uygun biçimde elde edilen HTS kaydı, ceza yargılamasında hukuka uygun delil olarak kabul edilir. Kayıt, iki kişi arasında iletişim kurulduğunu gösterir ancak bu iletişimin içeriği veya niteliği hakkında doğrudan bilgi vermez. Bu yüzden çoğu kararda tek başına değil, diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 8/3/2023 tarihli ve 2020/16168 başvuru numaralı kararında, HTS kayıtlarının mahkumiyette tek veya belirleyici delil olarak kullanıldığı iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetmiştir.[6] Mahkeme, bir delilin sübut için yeterli olup olmadığını değerlendirmenin derece mahkemelerinin takdirinde olduğunu, o dosyada hükmün tek bir veriye değil HTS analizi ile tanık ve şüpheli beyanlarının birbirini doğrulamasına dayandığını vurgulamıştır. Aynı kararda şüphelinin kendi hattına ilişkin HTS’nin hakimlik kararıyla temininin CMK 135/6’ya uygun olduğu da tespit edilmiştir.

Bu kararın verildiği yolun işleyişi, yani mahkumiyet kesinleştikten sonra hangi şartlarla başvurulabileceği, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır? yazımızda anlatılmıştır.

Baz istasyonu verisinin yorumlanmasında ayrı bir dikkat gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, iki telefonun aynı baz istasyonundan sinyal vermesini buluşma karinesi saymamış, baz istasyonlarının geniş kapsama alanı bulunduğunu, büyük şehirlerde yakın yerlerde oturan ya da oradan tesadüfen geçen kişilerin telefonlarının aynı istasyondan sinyal vermesinin olağan olduğunu vurgulamıştır (CGK, E.2022/195 K.2023/450, 20.09.2023).

HTS Kaydının Mahkemede Delil Niteliği

HTS Kaydının Mahkemede Delil Niteliği

Boşanma Davalarında HTS Kaydının Delil Değeri

Aile mahkemesi, sadakatsizlik iddiasının araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, taraflardan birinin telefon dökümünü talep üzerine ilgili operatörden isteyebilir. Mesaj içeriği görünmese de gece geç saatlerde, sık aralıklarla ve olağan dışı sürelerle kurulan yoğun iletişim, güven sarsıcı davranışın ispatında destekleyici bir unsur olarak kabul edilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin önüne gelen dosyalarda HTS bu şekilde kullanılmıştır. Bir kararda dava dışı bir kişiyle yoğun görüşme gösteren HTS kayıtları güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilmiş (2. HD, E.2022/8899 K.2022/8484), bir başkasında tanık anlatımları ve fotoğraflarla birlikte HTS kayıtları sadakatsizliğin ispatına esas alınmıştır (2. HD, E.2023/8618 K.2024/5734).

Bu konudaki delil türleri ve hukuka uygunluk sınırları hakkında ayrıntılı bilgiye Boşanma Davasında Aldatma Delilleri (Zinanın İspatı) başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz. Yükümlülüğün kapsamı ve ihlalinin sonuçları için Eşlerin Sadakat Yükümlülüğü ve İhlali yazımız da tamamlayıcıdır.

Usulsüz Elde Edilen HTS Kaydının Hukuki Sonuçları

Mahkeme veya savcılık kararı olmaksızın, örneğin sahte bir kimlikle operatör çağrı merkezini ikna ederek ya da hattın kayıtlı olduğu kişinin bilgisi ve rızası dışında üçüncü bir kişinin telefonunu inceleyerek elde edilen HTS benzeri veriler, hukuka aykırı delil sayılır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2 ve Anayasa m.38/6 uyarınca bu tür deliller mahkemece dikkate alınmaz.

Ayrıca usulsüz şekilde iletişim kaydına ulaşılması, olayın niteliğine göre özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi suçlarını oluşturabilir. Bu ihtimalde mağdur, doğrudan ceza şikayet yoluna başvurabilir. Bu suçların unsurlarını ve yaptırımlarını Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu ve Cezası ile Kişisel Verileri Ele Geçirme Suçu ve Cezası yazılarımızda ayrıntılı anlattık.

HTS kaydının talep edilmesi, saklama süresinin takibi ve dosyaya usulüne uygun şekilde kazandırılması teknik bir süreçtir; hatalı bir talep, süresi dolmuş bir kaydın telafisi imkansız şekilde kaybedilmesine yol açabilir. Boşanma veya ceza dosyanızda HTS kaydına ihtiyaç duyuyorsanız, sürecin doğru yürütülmesi için Harbiye Hukuk Bürosu’na danışabilirsiniz.

HTS Kaydının Saklanması Hakkında Sorular

HTS kayıtları ile ilgili en çok karşılaştığımız soruları bu başlık altında cevapladık.


Kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, madde 135/6
  2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, madde 22
  3. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, madde 51/10, mevzuat.gov.tr
  4. Mülga Yönetmelik, RG 24/7/2012-28363, madde 14
  5. Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğin Korunmasına İlişkin Yönetmelik, RG 4/12/2020
  6. Anayasa Mahkemesi, Genel Kurul, B. No: 2020/16168, K.T. 8/3/2023, §§ 134-138, 146
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Tam burslu olarak eğitimini sürdürdüğü Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamlamıştır. Hukuk eğitimi sırasında birden fazla sertifika programını tamamlamış, kurgusal mahkemelerde sıkça rol almıştır. İş Hukukuna ilişkin alacaklar ve Tazmin...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap