Gaiplik Kararı Nedir? Hangi Mahkeme Verir ve Nasıl Alınır?

Aile üyelerinden biri uzun süredir kayıpsa, bu belirsizlik hem duygusal hem hukuki açıdan yıpratıcı bir sürece dönüşür. Gaiplik kararı, kişinin akıbeti kesin olarak bilinmese de hukuk düzeninin bu belirsizliği sona erdirmesini sağlayan bir mahkeme kararıdır. Miras, evlilik ve malvarlığı gibi pek çok hukuki ilişki, bu kararın verilip verilmediğine bağlı olarak şekillenir.

Gaiplik Kararı Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesine göre, ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Karar, gaip kişinin fiilen öldüğünü tespit etmez. Yalnızca ölümüne bağlı hakların, sanki ölüm gerçekleşmiş gibi kullanılmasına imkan tanır. Bu yönüyle gaiplik, TMK’nın 31. maddesinde düzenlenen ölüm karinesinden ayrı bir kurumdur.[1]

Ölüm karinesi, kişinin ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiren bir olayda -örneğin düşen bir uçakta cansız bedenine ulaşılamayan bir yolcu için- doğrudan uygulanır. Gaiplikte ise ölüm ihtimali güçlü olmakla birlikte kesin değildir. Kişi bir felaketten kurtulmuş, belki de yıllardır sessizce ortadan kaybolmuş olabilir. Uygulamada gaiplik, savaş, deprem veya gemi batması gibi toplu felaketlerin yanı sıra sıradan kayıp olaylarında da gündeme gelir.

“Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 32/1.

Gaiplik kararı verilmesi için mahkemeye başvuru zorunludur. Hakim, kendiliğinden bir kişiyi gaip ilan edemez. Başvuru hakkı, kaybolan kişinin ölümüne bağlı bir hakka sahip olan kimselere tanınmıştır. Bu çevrenin kim olduğu, aşağıda dava açma başlığı altında ayrıca ele alınmıştır.

Gaiplik Kararını Hangi Mahkeme Verir?

Gaiplik kararı, çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığından sulh hukuk mahkemesi tarafından verilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendinde gaiplik kararı verilmesi açıkça çekişmesiz yargı işi olarak sayılmıştır. Aynı Kanun’un 383. maddesi, çekişmesiz yargı işlerinde aksine düzenleme bulunmadıkça görevli mahkemeyi sulh hukuk mahkemesi olarak belirler.[2]

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi de bir kararında, salt gaiplik istemine yönelik davaların bu hükümler uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini teyit etmiştir.

Yetkili mahkeme ise kaybolan kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesidir. Kişinin Türkiye’de hiç yerleşim yeri bulunmuyorsa nüfus siciline kayıtlı olduğu yer, böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının nüfusa kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Bu kural yalnızca salt gaiplik talebi için geçerlidir. Dava, gaip kişinin bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına ilişkin bir talebi de içeriyorsa, malvarlığına yönelik nitelik ağır bastığından görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olabilir. Bu ayrım, dilekçe hazırlanırken gözden kaçırılmaması gereken bir noktadır.

Gaiplik Kararının Şartları

Bir kişi hakkında gaiplik kararı verilebilmesi için kanunda sayılan şartların bir arada gerçekleşmesi gerekir.

  • Kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun süredir haber alınamaması,
  • Ölümü hakkında kuvvetli bir olasılığın bulunması,
  • Ölüm tehlikesi durumunda bu tehlikenin üzerinden en az bir yıl, haber alınamama durumunda son haber tarihinden itibaren en az beş yıl geçmiş olması,
  • Ölüme bağlı bir hakka sahip olan kişinin mahkemeye başvurması.

Kuvvetli olasılık şartı, uygulamada en çok tartışılan unsurdur. Sadece haber alınamaması tek başına yeterli görülmez. Kişinin yaşamadığına dair somut emarelerin de bulunması aranır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden uzun süredir haber alınamayan ancak ölümü hakkında kuvvetli olasılığın kanıtlanamadığı bir olayda davanın reddi gerektiğine hükmetmiştir.

Gaiplik Kararının 4 Şartı

Gaiplik Kararının 4 Şartı

Gaiplik Davası Nasıl Açılır?

Gaiplik davası, çekişmesiz yargı hükümlerine tabi basit yargılama usulüyle yürütülür. Sürecin kim tarafından başlatılabileceği, hangi belgelerin dosyaya eklenmesi gerektiği ve mahkemenin uygulayacağı ilan usulü, davanın seyrini belirleyen üç temel unsurdur.

Gaiplik Davasını Kimler Açabilir?

Gaiplik davasını, gaip kişinin ölümüne bağlı bir hakka sahip olan herkes açabilir. Bu çevre esasen eşi, yasal ve atanmış mirasçıları, lehine vasiyet bırakılan kişileri ve gaibin ölümü halinde alacağını tahsil edebilecek alacaklılarını kapsar. Mirasçı bulunmaması durumunda Hazine de gaiplik kararı talep edebilir.

Gaiplik Davası İçin Gerekli Belgeler

Dava dilekçesine, kaybolan kişinin nüfus kayıt örneği, son yerleşim yerini gösteren belge ve kaybolma olayını ortaya koyan kanıtlar eklenir. Kaza tutanağı, kolluk kuvvetlerine yapılan kayıp başvurusu, tanık beyanları veya arama kurtarma raporları bu kanıtlar arasında sayılabilir. Avukat aracılığıyla açılan davalarda vekaletname de dosyaya eklenir.

Mahkemece Yapılan İlan Süreci

Dava açıldıktan sonra mahkeme, gaip kişi hakkında bilgisi olabilecek herkesi belirli bir süre içinde bilgi vermeye çağıran bir ilan yayımlar. Bu süre, ilk ilanın yapıldığı tarihten itibaren en az altı aydır. Yargıtay içtihadına göre tek bir ilanla yetinilmesi usule aykırıdır. En az iki ilan yapılması zorunludur.

“Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 33.

İlan süresi içinde gaip kişi ortaya çıkar, kendisinden haber alınır veya ölüm tarihi kesin olarak tespit edilirse gaiplik istemi kendiliğinden düşer. İlandan hiçbir sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir ve karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.

Gaiplik Kararının Sonuçları

Gaiplik kararının en somut etkileri miras ve evlilik hukuku alanında ortaya çıkar. İki alan da farklı kurallara ve farklı sürelere tabidir.

Miras Hukuku Bakımından Sonuçları

Gaiplik kararı kesinleştiğinde miras, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı tarih itibarıyla açılmış sayılır. Mirasçılar, tereke mallarını teslim almadan önce ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine dair güvence göstermek zorundadır. Mirasçılık sıfatının resmi olarak belgelenmesi için, diğer miras süreçlerinde olduğu gibi veraset ilamı alınması gerekir.

“Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 584.

Bu güvencenin süresi, tehlikenin niteliğine göre değişir. Aşağıdaki tablo, dava açma süreleri ile mirasçı güvence sürelerini bir arada gösterir.

Süre Türü Ölüm Tehlikesi Durumunda Haber Alınamama Durumunda
Gaiplik davası açma süresi En az 1 yıl En az 5 yıl
Mirasçının güvence gösterme süresi 5 yıl 15 yıl

Güvence süresi her koşulda gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süreyi aşamaz. Beş yıllık süre tereke mallarının tesliminden, on beş yıllık süre ise son haber tarihinden itibaren hesaplanır.

Gaiplik Kararının Süreleri

Gaiplik Kararının Süreleri

Evlilik Birliği Üzerindeki Etkisi

Gaiplik kararı, sanılanın aksine evlilik birliğini kendiliğinden sona erdirmez. TMK’nın 131. maddesine göre gaip kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Eş, evliliğin feshini gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrı bir dava ile talep edebilir. Bu talep olmadan evlilik hukuken devam eder.

“Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.”

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 131.

Ayrı açılan fesih davasında yetkili mahkeme, davacı eşin yerleşim yeri mahkemesidir. Bu süreç, aile ve boşanma hukuku kapsamında değerlendirilen özel bir dava türüdür ve gaiplik davasından bağımsız olarak da yürütülebilir.

Gaip Kişinin Geri Dönmesi Halinde Malvarlığının Durumu

Gaiplik kararı kesinleştikten sonra gaip kişi hayatta çıkarsa, mirasçılarından güvence karşılığı teslim aldıkları malları geri isteyebilir. Bu geri alma hakkı, güvencenin gösterildiği süre boyunca devam eder. Kanun, kesinleşmiş bir gaiplik kararının doğrudan iptalini ayrı bir usulle düzenlemediğinden, bu talepler somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Dava süreci henüz sonuçlanmadan kaybolan kişinin mal varlığının yönetimi ise ayrı bir konudur. Bu dönemde mahkeme, mal varlığını korumak amacıyla bir kayyum atayabilir. Böylece gaiplik kararı kesinleşene kadar geçen sürede malvarlığı sahipsiz kalmaz.

Gaiplik davası, usul hatalarına en çok açık dava türlerinden biridir. Özellikle ilan sürecindeki eksiklikler, verilen kararın istinafta bozulmasına yol açabilir. Sürecin başında bir hukuk bürosundan destek almak, hem zaman kaybını hem de olası usul hatalarını önler.

Gaiplik Kararı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Gaiplik davasıyla ilgili en sık karşılaşılan sorular ve kısa yanıtları aşağıda yer almaktadır.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 32, mevzuat.gov.tr ↩
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 382/2-a-4 ve 383, mevzuat.gov.tr ↩
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Tam burslu olarak eğitimini sürdürdüğü Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamlamıştır. Hukuk eğitimi sırasında birden fazla sertifika programını tamamlamış, kurgusal mahkemelerde sıkça rol almıştır. İş Hukukuna ilişkin alacaklar ve Tazmin...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap