İşçinin Maaşından Kesinti Yapılabilir Mi?
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
İş hukukunda işçinin maaşından kesinti yapılması, hem işçi hem de işveren açısından oldukça önemli bir konudur. İş Kanunu ve diğer yasal düzenlemeler kapsamında işçinin ücretinden kesinti yapılabileceği durumlar açıkça belirlenmiştir. İşverenlerin keyfi olarak kesinti yapması yasaklanmış ve belirli durumlara özgülenmiştir.
İşçinin maaşından yapılan haksız ve gerekçesiz kesintiler işçiye haklı fesih yaparak tazminat alma hakkı verir[1]. Bu makalede, işçinin maaşından kesinti yapılabilecek durumlar, işverenin sorumlulukları ve işçinin hakları ele alınmıştır.
İşçinin Maaşından Kesinti Yapılması
İşçinin maaşından kesinti yapılması birtakım kurallara tabi olsa da uygulamada çeşitli nedenlerle kesinti yapılmaktadır. Oysa gerek İş Kanunu ve gerekse Yargıtay, işçinin yegâne geçim kaynağı olan maaşından kesinti yapılmasını katı kurallara bağlamıştır.
İş Kanunu’nun 62. maddesine göre, her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz[2]. Yargıtay’a göre de işçi ücretlerinden kesinti yapılması için mahkeme kararı gerekmektedir.
- Mahkeme kararı olmaksızın işçinin ücretinden kesinti yapılamaması
Kararın Önemi: Hangi gerekçeyle olursa olsun, ortada bir mahkeme kararı olmadan işçinin ücretinden kesinti yapılamaz.
Özet: İşçinin kuruma zarar verdiği gerekçesiyle ve düzenlenen Teftiş Kurulu raporuna dayanarak işçinin ücretinden kesinti yapılmış, Yargıtay ise mahkeme kararı olmadan yapılan kesintiyi yasal bulmamıştır.
Karar Metni: 7. Hukuk Dairesi Esas: 2015/3083 Karar: 2015/9061 Tarih: 14.05.2015
“Mahkemece, davacının Bilgi İşlem Müdürlüğünün 23/12/2012 tarih ve 253 no’lu yazısı ile görevlendirildiği, görevlendirme ile hatların iptalinin istenildiği, davacıya verilen işin görev tanımı içinde bulunduğu, işçinin işin yolunda gitmesi için gerekli her türlü tedbiri alarak iş görme yükümlülüğü bulunduğu, davacının Teftiş Kurulu raporuyla da belirlendiği üzere bu edinimini yerine getirmeyerek fazla ve yersiz ödeme yapılmasına sebebiyet verdiği, davalı idare tarafından fesih hakkı kullanılmayarak zararın tahsili yoluna gidildiği, davalı Belediyenin yaptığı işlemde ve istenen meblağda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı işveren tarafından 12.762,29 TL zararın tahsili için davacının 2012 yılı ağustos ayı ücretinden 630,36 TL kesinti yapılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunun 62. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 407. maddesi uyarınca işçinin ücretinden işverence kesinti yapılamaz. Ortada bir mahkeme kararı bulunmaksızın davalı işveren tarafından davacının ücretinden kesinti yapılması yukarıda belirtilen yasa hükümlerine aykırıdır.
Mahkemece davacı işçinin işçilik alacaklarından yapılan kesintinin haklılığına değinilmiş ise de işçi ücretlerinden mahkeme kararı olmadan kesinti yapılamayacağı nazara alındığında davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir…”
- İş sözleşmesi gereği işçinin maaşından kesinti yapılması

İşçinin Maaşından Kesinti Yapılması
Kararın Önemi: İş sözleşmesinde hüküm yer alsa bile, işçinin kusuru ve işverenin zararı ispatlanmadan işçinin maaşından kesinti yapılamaz.
Özet: Yargıtay, işçinin kusurundan doğan somut bir zararın gerçekleştiği ispatlanmadığı için ücretinden kesinti yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
Karar Metni: 22. Hukuk Dairesi Esas: 2016/12773 Karar: 2019/9949 Tarih: 07.05.2019
“Davacının bir diğer talebi, aylık ücretinden yapılan kesintilere yöneliktir. Dava dilekçesinde, işverence müşteriden tahsil edilememiş mal bedellerinin satış temsilcisinin aylık ücretinden kesildiği iddia edilmektedir. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 8. maddesinde, “75 günü geçmiş ve müşteriden tahsil edilmemiş alacaklar personelin maaşından kesilecektir” hükmü bulunmaktadır. Ancak, işçinin kusurundan doğan somut bir zararın gerçekleştiği ispatlanmadığı sürece ücretinden kesinti yapılması mümkün olmadığından, iş sözleşmesinin 8. maddesi hükmüne hukuken geçerlilik tanınamaz. Bu halde, belirtilen yön nazara alınarak, dosyaya sunulmuş ücret bordroları ve makbuzlardaki kesintiler ile kesintilerin dayanakları değerlendirilerek sonuca gidilmesi gereklidir. Aksi yönde davacının kusuru ve uğranılan zarar işverence ispatlanmaksızın kesintilerin haklı olduğundan söz edilemeyeceğinden talebin reddi yönünde hüküm tesis edilmesi de hatalıdır…”
İşçinin Ücretinin Yasal Koruma Altında Olması
Türkiye’de işçinin ücreti, Anayasa ve İş Kanunu çerçevesinde koruma altına alınmıştır. Anayasa’nın 55. maddesi, ücretin en azından insan onuruna yakışır bir yaşam standardı sağlaması gerektiğini belirtir. İşverenler, bu koruma kapsamında işçilerin ücretlerine keyfi olarak müdahale edemez.
Bununla birlikte bazı özel durumlarda yasal olarak işçinin ücretinden kesinti yapılabilir.
İşçinin Maaşından Kesinti Yapılabilecek Durumlar
- SGK ve Vergi Kesintileri: İşverenler, işçilerin maaşından yasal olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primi ve gelir vergisi kesintisi yapabilir. Bu kesintiler, işçi ve işverenin yasal yükümlülüklerinden doğar ve işçinin sosyal güvenlik hakkını teminat altına alır.
- Disiplin Cezaları: İş Kanunu’nun 38. maddesine göre, disiplin cezası olarak yapılacak kesinti bir ayda iki günlük ücretten fazla olamaz[3]. Kesilen tutar işverende kalmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına yatırılır. İşçiye kesintinin gerekçesi yazılı olarak bildirilmelidir.
- Zarara Neden Olma Durumları: İşçi, işverenin maddi zararına neden olursa, bu durumda işveren, işçinin ücretinden belirli bir oranda kesinti yapabilir. Ancak bu kesintinin yapılabilmesi için işverenin zararın belgelendirilmesi ve işçiye bu konuda bilgilendirme yapması zorunludur. Kasa açığı gibi zarar iddialarında kesintinin şartları ve sınırları için İşveren Kasa Açığını Çalışandan Alabilir Mi? yazımıza bakabilirsiniz.
- Avans ve Borç Kesintileri: İşçinin işverenden avans alması durumunda, işveren bu avans miktarını işçinin ücretinden kesme hakkına sahiptir. Ancak işçinin borçlanması durumunda yapılacak kesintilerde belirli sınırlamalar bulunur.
- Sendika Aidatları ve Bağışlar: Sendika üyeliği bulunan işçilerin maaşlarından sendika aidatı kesilebilir. Bunun dışında, işçi kendi isteğiyle bağış yapmak isterse maaşından kesinti yapılabilir, ancak bu durum işçinin rızasına bağlıdır.
- İstirahat Raporu Süreleri: Maktu (aylık) ücretle çalışan işçinin raporlu olduğu günlerde, SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverenin ödeyeceği ücretten mahsup edilebilir[4]. Ancak SGK ödeneğinin karşılamadığı kısım işverence tam olarak ödenmelidir, raporlu günler için ücretin hiç ödenmemesi hukuka aykırıdır[5].
Asgari ücretten kesinti yapılması da aynı kurallara tabidir. Asgari ücret için ayrı bir istisna yoktur. SGK primi ve vergi kesintisi dışında, mahkeme kararı veya işçinin yazılı onayı olmadan asgari ücretten kesinti yapılamaz.

İşçinin Maaşından Kesinti Yapılabilecek Durumlar
İşverenin Yükümlülükleri ve İşçinin Hakları
İşçinin maaşından yapılan her türlü kesinti işverenin sorumluluğundadır ve işçiye yazılı olarak bildirilmelidir. İşçi, kesintinin yasal bir dayanağı olup olmadığını sorgulama hakkına sahiptir.
Dayanaksız bir kesinti tespit edilirse iş mahkemesi yoluyla iade talep edilebilir. Süreç, aşağıdaki adımlarla işletilir:
İşçinin Hakları ve Yasal Başvuru Süreci
Haksız yere maaşından kesinti yapılan bir işçi, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında dava açma hakkına sahiptir. İşçinin bu durumda izlemesi gereken adımlar şunlardır:
- İşvereni Yazılı Olarak Uyarma: İşçinin, öncelikle işverene yazılı olarak başvurması ve haksız kesintinin düzeltilmesini talep etmesi tavsiye edilir. Bu adım, işverenin durumu gözden geçirmesi ve hatasını düzeltmesi için bir fırsat sunar.
- İşçi Şikayeti ve Çalışma Bakanlığı Başvurusu: İşçi, işverenin yasalara aykırı kesinti yaptığını düşündüğünde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikayette bulunabilir. Bakanlık, yapılan şikayeti inceleyerek işverenin hukuka uygun davranıp davranmadığını araştırır.
- Arabuluculuk Başvurusu: İş mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Anlaşma sağlanamazsa dava açma hakkı doğar.
- İş Mahkemesinde Dava Açma: Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa işçi, iş mahkemesine başvurarak kesilen miktarın iadesini talep edebilir. İş mahkemesi, yapılan kesintinin yasal dayanağı olup olmadığını değerlendirir ve karara bağlar.

İşçinin Hakları ve Yasal Başvuru Süreci
İşçinin Maaşından Kesinti Yapılması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İşçinin maaşından kesinti yapılması ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.