Yurt Dışında Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz. Kararın Türk kayıtlarına yansıması için nüfus kütüğüne tescil edilmesi ya da Türk mahkemesinde açılan davayla tanınması gerekir. Hukuk Genel Kurulu da yabancı mahkemede boşanan eşlerin, tanıma kararı veya idari tescil olmadıkça Türk hukukuna göre boşanmış sayılmayacağını belirtmiştir.[1]
İki yoldan hangisinin seçileceği kararın niteliğine, eşlerin durumuna ve boşanmanın sonuçlarına bağlıdır. İdari tescil yalnızca boşanma hükmünü kütüğe işler, tanıma davası ise mahkeme kararıyla yabancı kararın Türkiye’deki etkisini belirler.
İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir boşanma hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz. Harbiye Hukuk Bürosu’nun uzman boşanma avukatlarından danışmanlık hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yurt Dışında Alınan Boşanma Kararı Türkiye’de Geçerli mi?
Bir ülkenin mahkeme kararı başka bir ülkede kendiliğinden hüküm doğurmaz. Yabancı kararın Türkiye’de kesin delil veya kesin hüküm sayılması, mahkemenin tenfiz şartlarını taşıdığını tespit etmesine bağlıdır.[2]
Boşanma kararı yenilik doğurucu bir karardır, bu nedenle tanınması yeterlidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi boşanma kararlarının hukuki nitelikçe yenilik doğurucu kararlardan olduğunu ve tanınmalarının mümkün olduğunu belirtmiştir.[3] Tanıma ve tenfiz farkını genel olarak tanıma tenfiz davası yazısında anlattık.
İdari Tescil mi Tanıma Davası mı?
Yabancı ülkenin adli veya idari makamlarınca verilen boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin kararlar, kanundaki şartlar gerçekleşirse tanıma davası açılmadan nüfus kütüğüne tescil edilir.[4] Tescil için karar yetkili makamca verilmiş ve verildiği devletin kanunlarına göre usulen kesinleşmiş olmalı, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalıdır.
İdari yol zorunlu değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tanıma davası açılması için idari başvuru yolunun tüketilmesinin dava şartı olmadığını belirtmiştir.[5]
“Söz konusu idari başvuru taraflara sunulmuş seçimlik bir hak olarak mevcuttur.”
Tescil işlemleri yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde ise Bakanlıkça belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından yapılır.[6] Başvuru, kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliğine ya da Türkiye’de taraflardan birinin yerleşim yerindeki il müdürlüğüne yapılır.
Başvuruyu tarafların birlikte yapması esastır. Taraflardan biri ölmüşse veya yabancıysa Türk vatandaşı olan diğer taraf ya da vekili tek başına başvurabilir. Bu tek taraflı başvuru imkanı 25.03.2020 tarihli 7226 sayılı Kanunla getirilmiştir.[7]
Eski eşin imza için konsolosluğa gelmemesi bu durumda tescili engellemez. Tescil şartları oluşmadığı gerekçesiyle başvurusu reddedilen karar ise Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a göre tanıma davasıyla tanınır.[8] Başvuru adımları ve belgeler konsoloslukta boşanma tescili yazısında ayrıntılı olarak yer alır.
Tanıma Davası Hangi Durumlarda Gerekir?
İdari tescil yoluna uygun olmayan ya da tek başına yetmeyen durumlarda tanıma davası açılır. Başlıca durumlar şunlardır.
- Tescil başvurusunun reddedilmesi veya şartların oluşmaması
- İki eşin de Türk vatandaşı olduğu ve diğer eşin başvuruya katılmadığı hallerde ortak başvurunun yapılamaması
- Boşanma kararında velayet, nafaka, tazminat gibi icrası gereken hükümlerin Türkiye’de uygulanmak istenmesi
- Aynı kararla ilgili Türkiye’de açılmış bir davanın bulunması
İdari tescil kararı velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat hükümlerini kapsamaz. Bu hükümlerin Türkiye’de sonuç doğurması için tanıma veya tenfiz davası açılır.[9]
Tanıma Davasının Şartları
Kanun tenfiz şartlarını sayar ve tanımada bunlardan karşılıklılık şartını aramaz.[10] Boşanma kararının tanınması için şunlar aranır.
- Kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması
- Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması
- Karşı tarafın yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmış ya da orada temsil edilmiş olması
- Kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması
Türk mahkemesi yabancı kararın doğruluğunu yeniden incelemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yabancı mahkemede Türk hukukunun uygulanmamasının veya farklı bir hukuk sistemine dayanılmasının tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmadığını belirtti.
Dairenin önüne gelen dosyada Suriye mahkemesinin verdiği boşanma kararı, bölge adliye mahkemesince şer’i hukuka dayalı ve eşitliğe aykırı bulunarak reddedilmişti. Daire kararı bozdu ve davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, kararın yetkili mahkemece verilip kesinleştiği için tanıma koşullarının oluştuğunu belirtti.[11]
Tanınması istenen belgenin gerçekten bir mahkeme ilamı olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, sunulan tercümenin mahkeme kararından alıntı niteliğinde olduğu ve belgenin boşanma ilamı sayılıp sayılamayacağında tereddüt bulunan bir dosyada eksik inceleme nedeniyle kararı bozdu.[12]
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Gerekli Belgeler
Aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi aile mahkemelerinin görevindedir.[13] Dava kendisine karşı tanıma istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde, yoksa oturduğu yer mahkemesinde açılır. Türkiye’de yerleşim yeri ya da oturduğu yer bulunmayan kişiye karşı Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir.[14]
Dilekçeye yabancı ilamın o ülke makamlarınca onanmış aslı ya da ilamı veren yargı organınca onanmış örneği ile onanmış tercümesi eklenir. Ayrıca ilamın kesinleştiğini gösteren onaylı belge ve onaylı tercümesi sunulur.[15] Uygulamada belgeler apostil şerhli olarak yeminli tercümeyle birlikte verilir.
Yurt dışında yaşayanlar davayı vekil aracılığıyla yürütebilir. Vekaletname işlemleri için yurt dışından vekaletname nasıl verilir yazısına bakabilirsiniz.
Tanıma Kararının Sonuçları
Tanıma kararı verildiğinde yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.[16] Tanıma tarihinden önceki dönem bakımından da eşler yabancı kararın kesinleştiği anda boşanmış sayılır.[17]
Bu geriye etkinin pratik sonuçları vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yabancı kararla boşanan eşler arasındaki mal rejiminden doğan alacakta zamanaşımının yabancı kararın kesinleştiği tarihten başladığını kabul etmiştir.[18] Mal paylaşımı için boşanmada mal paylaşımı yazısından yararlanabilirsiniz.
Aile ve şahıs hukukuna ilişkin kararların tanınması için ayrı bir zamanaşımı süresi yoktur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yabancı boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi için belirlenmiş bir zamanaşımı süresinin bulunmadığını ve bu davaların her zaman açılabileceğini belirtmiştir.[19]
Türkiye’de Ayrıca Boşanma Davası Açılırsa Ne Olur?
Yabancı karar tanınana kadar Türk kayıtlarında evlilik sürdüğü için Türkiye’de boşanma davası açılabilir. Ancak tanıma yargılaması ile boşanma davası birbirini etkiler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tanıma ve tenfiz kararı kesinleştiğinde taraflar yabancı karar tarihinde boşanmış olacağı için Türkiye’deki boşanma dosyasında kararın bu sonuca göre verilmesi gerektiğini belirtmiştir.[20]
Türk mahkemesince verilen boşanma kararı kesinleşmişse yabancı kararın tanınmasında hukuki yarar kalmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu durumda tanıma davasının hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini kabul etti.[21]
Daire aynı sonuca, Hollanda’da 1995’te verilen karardan sonra Türkiye’de 2007 tarihli kararla ikinci kez boşanılan ve bu karar 2008’de kesinleşen bir dosyada da ulaştı. Dosya Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine incelendi.[22]
Eşlerin yabancı karardan sonra birlikte yaşamaya devam etmesi ya da bu dönemde çocuk doğması tanıma talebindeki hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Yargıtay bu talebi Medeni Kanun’un 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı da bulmamıştır.[23]
Yeniden Evlenmek İçin Tanıma veya Tescil Gerekir mi?
Yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır.[24] Yabancı karar tescil edilmemiş ya da tanınmamışsa Türk kayıtlarında evlilik devam ediyor görünür. Bu nedenle yeni evlilikten önce tescil ya da tanıma işleminin tamamlanması gerekir.
Yurt Dışında Boşanmanın Türkiye’de Tanınması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Konuyla ilgili en çok sorulan soruları bu başlık altında cevapladık.
Aile Hukuku ve Boşanma Davası Avukatımıza Ulaşın
İstanbul boşanma avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, deneyimli aile hukuku kadrosu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de geçerli kılınması süreçlerinde sizlere danışmanlık vermeye hazırdır. Dosyanıza uygun yolu belirlemek için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/1205, K.2023/1188, T.29.11.2023 ↩
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.58/1 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/5965, K.2025/3057, T.25.03.2025 ↩
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2022/5479, K.2022/6321, T.27.06.2022 ↩
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A/2 ↩
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A/1 (7226 sayılı Kanun m.28) ↩
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A/3 ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/1205, K.2023/1188, T.29.11.2023 ↩
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.54/1 ve m.58/1 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2025/6336, K.2025/10236, T.25.11.2025 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2022/9006, K.2022/10202, T.08.12.2022 ↩
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4/2 ↩
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.51/2 ↩
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.53/1 ↩
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.59 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2016/24247, K.2018/10418, T.02.10.2018 ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/1205, K.2023/1188, T.29.11.2023 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/5965, K.2025/3057, T.25.03.2025 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2019/931, K.2019/1288, T.18.02.2019 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/5707, K.2023/6196, T.13.12.2023 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/10660, K.2025/696, T.23.01.2025 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2020/5320, K.2021/398, T.20.01.2021 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.130 ↩