Boşanma Davasında Ortak Velayet Kararı ve Şartları
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Ortak velayet, ebeveynlerin boşandıktan sonra da çocuğun velayetini birlikte kullanmasıdır. Medeni Kanun evlilik sürdüğü sürece ana ve babanın velayeti birlikte kullandığını belirtir. Boşanma halinde ise hakim velayeti eşlerden birine bırakır ve kanun boşanma sonrası için ortak velayeti ayrıca düzenlemez.[1]
Bu nedenle boşanmada ortak velayet kanunda açık bir kuralı olmayan, çocuğun yararına göre hakimin takdir ettiği bir düzenlemedir. Uygulamada en çok anlaşmalı boşanmada protokolle istenir.
İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir boşanma hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz. Harbiye Hukuk Bürosu’nun uzman boşanma avukatlarından danışmanlık hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ortak Velayet Nedir?
Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve temsili ile ilgili ana ve baba haklarının bütünüdür. Çocuk ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz.[2] Evlilik devam ederken velayet zaten birlikte kullanılır.
Ortak velayet, bu birlikte kullanımın boşanmadan sonra da sürmesi anlamına gelir. Çocuğun eğitimi, sağlığı, yerleşim yeri gibi önemli konularda ana ve baba birlikte karar verir. Çocuğun hangi ebeveynin yanında fiilen yaşayacağı ise ayrıca belirlenir.
Boşanmada Ortak Velayet Var mı?
Kanun metni boşanmada velayetin eşlerden birine verileceği yönündedir.
Medeni Kanun’a göre ortak hayata son verilmişse hakim velayeti eşlerden birine verebilir, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa velayet aittir.[3] Yargıtay 20. Hukuk Dairesi bir görev uyuşmazlığı kararında bunu şöyle ifade etmiştir.[4]
“(…) boşanma veya ayrılığa karar verilmesi halinde hakim velayeti eşlerden birine vermek zorundadır.”
Yargıtay ise ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını kabul etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yabancı uyruklu ebeveynlerin ortak velayet isteminde bu sonuca varmıştır.[5]
“(…) “ortak velayet” düzenlenmesinin, Türk kamu düzenine “açıkça” aykırı olduğunu ya da Türk toplumunun temel yapısı ve temel çıkarlarını ihlal ettiğini söylemek mümkün değildir.”
Uygulamada ilk derece aile mahkemeleri, özellikle anlaşmalı boşanmada, velayeti anne ve babaya ortaklaşa bırakan kararlar verebilmektedir.[6] Bölge adliye mahkemeleri ise ortak velayeti hatalı bulabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önüne gelen bir dosyada ilk derece mahkemesi ortak velayete hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi bunu hatalı bularak velayeti babaya vermiştir. Yargıtay bu noktaya girmeden, değişen koşullar nedeniyle uzman incelemesi yapılması ve gerekirse çocuğun görüşünün alınması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.[7]
Ortak Velayette Mahkemenin Dikkate Aldığı Ölçütler
Kanunda ortak velayet için sayılmış şartlar yoktur.
Mahkeme, her velayet düzenlemesinde olduğu gibi çocuğun üstün yararını esas alır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi şöyle açıklar.[8]
“Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.”
Ortak velayet talebinde mahkemenin değerlendirmesinde genellikle şu unsurlar öne çıkar.
- Ana ve babanın ortak velayet konusunda anlaşması
- Çocuğun yaşı ve ihtiyaçları
- Ebeveynlerin birbiriyle iletişim kurabilmesi
- Aile mahkemesi uzmanının sosyal inceleme raporu
- İdrak çağındaki çocuğun görüşü
Yargıtay’a göre velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkindir ve re’sen araştırma ilkesi geçerlidir.[9] Ana ve baba anlaşmış olsa bile hakim, çocuğun yararına uygun görmezse ortak velayeti kabul etmez. Aile mahkemesi bünyesindeki psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan inceleme ve rapor istemek de mahkemenin görevidir.
Anlaşmalı Boşanmada Ortak Velayet
Anlaşmalı boşanmada boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu protokolde düzenlenir. Hakim taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulmalı ve gerekirse tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek değişiklik önermelidir.[10] Ortak velayet de bu protokolün parçası olarak istenir.
Protokolde şu hususların açıkça yazılması önemlidir.
- Çocuğun fiilen hangi ebeveynin yanında ikamet edeceği
- Diğer ebeveynin kişisel ilişki günleri ve tatil paylaşımı
- Eğitim, sağlık ve yurt dışı seyahat kararlarının nasıl alınacağı
- Çocuğun giderlerine katkı payı
Hakim protokolü ortak velayet bakımından da uygun bulmazsa değişiklik ister. Taraflar değişikliği kabul etmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Protokolün hazırlanışı ve süreç anlaşmalı boşanma davası yazımızda anlatılmıştır.
Çekişmeli Boşanmada Ortak Velayet
Çekişmeli boşanmada ebeveynler velayet konusunda anlaşamadığı için ortak velayet nadiren gündeme gelir. Eşlerden biri ortak velayeti isteyip diğeri kabul ederse mahkeme yine çocuğun yararını inceler. Taraflar arasında şiddet, ağır iletişim kopukluğu ya da çocuğun ebeveynlerden birine karşı kullanılması gibi durumlar ortak velayetin yararlı olmayacağını gösterebilir.
Velayetin kime verileceği sorusu boşanma davasında çocuğun velayeti kime verilir yazısında, kişisel ilişkinin nasıl düzenlendiği çocukla kişisel ilişki kurulması yazısında anlatılmıştır.
Ortak Velayetin Pratik Sonuçları
Ortak velayette karar yetkisi ana ve babaya birlikte aittir. Bölge adliye mahkemesi bu sonucu bir dava ehliyeti uyuşmazlığında şöyle ifade etmiştir.[11]
“(…) boşanma kararı sonrasında ortaklaşa velayet hakkına sahip olan anne ve babadan her biri tek başına kanuni temsil yetkisini kullanamayacağı dikkate alındığında, davayı birlikte açıp takip etmeleri ya da velayet hakkında sahip bulunanlardan birisinin açtığı davaya muvafakat etmesi gereklidir.”
Bu nedenle çocuğun okul kaydı, ameliyat onayı, pasaport ve yurt dışı izni gibi işlemlerde diğer ebeveynin katkısı gerekebilir. Anlaşmazlık çıkması ihtimaline karşı protokolde bu işlemlerin nasıl yürütüleceği önceden belirlenmelidir.
Ortak velayet çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Çocuğun bakım, eğitim ve korunması için gerekli giderleri ana ve baba birlikte karşılar.[12] Katkı payının miktarı çocuğun ihtiyaçlarına ve tarafların gelirlerine göre belirlenir. Nafaka ayrıntıları nafaka nedir ve nafaka nasıl hesaplanır yazılarında anlatılmıştır.
Ortak Velayet Değiştirilebilir mi?
Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hakim gerekli önlemleri alır.[13] Ortak velayet de bu kapsamda yeniden değerlendirilebilir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda anılan kararında, anlaşmalı boşanmada ortaklaşa bırakılan velayetin sonradan açılan bir dava ile kaldırılıp çocuğun annesine verildiği anlaşılmaktadır.
Velayet düzenlemesi çocuğun yararı gerektirdiğinde değiştirilebilir. Şartlar ve dava süreci velayetin değiştirilmesi davası yazısında ele alınmıştır.
Ortak Velayetin Avantajları ve Dezavantajları
Ortak velayet, çocuğun iki ebeveyniyle de bağını kurumsal olarak korur ve sorumluluğu paylaştırır. Çocuğun yaşamıyla ilgili kararlarda iki ebeveynin de söz sahibi olması bu modelin en önemli yönüdür.
Dezavantajı ise ebeveynlerin her önemli karar için anlaşma zorunluluğudur. Ebeveynler arasındaki iletişim sorunları, okul, sağlık ve yurt dışı gibi işlemlerin gecikmesine yol açabilir. Çatışmalı bir boşanma sürecinden geçen çiftler için bu nedenle uygulanabilirlik çoğu zaman zayıftır.
Boşanmada Ortak Velayet Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmada ortak velayet ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Aile Hukuku ve Boşanma Davası Avukatımıza Ulaşın
İstanbul boşanma avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, deneyimli aile hukuku kadrosu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla velayet ve boşanma sürecinde sizlere danışmanlık vermeye hazırdır. Çocuğunuz için en uygun velayet düzenini değerlendirmek için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.336 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.335/1 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.336/2-3 ↩
- Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E.2016/10693, K.2016/9660, T.28.10.2016 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2016/15771, K.2017/1737, T.20.02.2017 ↩
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E.2026/410, K.2026/594, T.16.04.2026 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2021/8413, K.2021/9546, T.14.12.2021 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2021/8413, K.2021/9546, T.14.12.2021 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2021/8413, K.2021/9546, T.14.12.2021 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166/3 ↩
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E.2026/410, K.2026/594, T.16.04.2026 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.327/1 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.183 ↩