İş Sözleşmesi Nedir? İş Sözleşmesi Rehberi

İş sözleşmesi, işçinin iş görmeyi, işverenin ise iş karşılığında işçiye ücret ödemeyi üstlendiği ve işçinin işverene bağımlı bir şekilde çalışmasını esas alan bir sözleşme türüdür. 4857 sayılı İş Kanunu‘nun 8. maddesi iş sözleşmesini, tarafların karşılıklı rızasına dayanan ve iş ilişkisinin ana unsurlarını belirleyen bir sözleşme olarak tanımlamaktadır.[1] Bu yazıda, iş sözleşmesinin hukuki boyutları, unsurları, tarafları, türleri ve sona erme koşulları ele alınmaktadır.

İş Sözleşmesi Nedir? Tanımı ve Kapsamı

İş sözleşmesi, işçinin, işverene ait bir organizasyon içinde bağımlı olarak iş görmeyi kabul ettiği ve bunun karşılığında işverenin de işçiye iş görmesi karşılığında ücret ödemeyi kabul ettiği bir sözleşme türüdür. İş Kanunu’nun 8. maddesi iş sözleşmesini, işçinin işverenin emir ve talimatları doğrultusunda iş görme borcunu, işverenin ise ücret ödeme borcunu üstlendiği bir bağımlılık ilişkisi olarak tanımlamaktadır.

Uygulamada iş akdi olarak da anılan bu sözleşme, işverenin yönetim hakkını kullanarak işçiyi belirli bir organizasyon yapısı içinde kendisine bağlı biçimde çalıştırmasını mümkün kılar.

İş sözleşmesi ile işçinin çalışma koşulları belirlenmekte, görev tanımı yapılmakta ve sosyal ve ekonomik hakları güvence altına alınmaktadır.

İş Sözleşmesi Avukata Sor

İŞ SÖZLEŞMESİ AVUKATA SOR

İş Sözleşmesinin Hukuki Dayanağı Nedir?

İş sözleşmesinin hukuki dayanağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu oluşturmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 393. maddesine göre, hizmet sözleşmesi olarak da ifade edilen iş sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirsiz bir süre için iş görmeyi, işverenin ise bu hizmet karşılığında zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşme türüdür.[2]

İş Kanunu ise, işçi-işveren ilişkilerini, çalışma şartlarını ve çalışma ortamını düzenleyen temel bir mevzuattır. İş Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) ise ücret ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir.

İş Sözleşmesinin Unsurları Nelerdir?

İş sözleşmesinin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için bazı temel unsurların varlığı gerekmektedir. İş sözleşmesi, iş, ücret ve bağımlılık unsurları üzerine kurulu bir sözleşmedir.

Bu unsurların her biri, işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi tanımlamakta ve iş sözleşmesini diğer sözleşme türlerinden ayırmaktadır. Bu unsurlardan biri yoksa ortada bir iş sözleşmesi bulunmaz. İlişki geçersiz sayılmaz, İş Kanunu’nun 8. maddesindeki tanıma uymadığı için niteliğine göre eser, vekalet ya da başka bir sözleşme olarak değerlendirilir.

  1. İş Unsuru: İş sözleşmesinin temelini, işçinin belirli bir işi görme borcu oluşturmaktadır. İşin niteliği, ister bedensel güçle yerine getirilsin ister zihinsel veya teknik bir katkı gerektirsin, iş sözleşmesinin konusu temelde insan emeğidir. İş, ekonomik değeri olan faaliyetleri kapsamaktadır ve bu faaliyetin anayasaya, kamu düzenine ve ahlaka aykırı olmaması gerekmektedir. Bu nedenle geçerli bir iş sözleşmesi için, işçinin gördüğü işin konusunun, hukuka aykırı, suç teşkil eden bir faaliyet olması mümkün değildir.
  2. Ücret Unsuru: İş sözleşmesinin diğer bir unsuru ücrettir. İş Kanunu’nun 32. maddesi, ücreti işverenin işçiye yaptığı hizmetin karşılığı olarak ödeme yükümlülüğü olan para ile ödenen tutar olarak tanımlamıştır. Ücret, kural olarak para ile ödenmektedir ve asıl işin karşılığı olarak ücretin nakdi olarak ödenmesi zorunludur. Ancak ücretin yanında yapılan, prim, ikramiye gibi ödemelerin para dışında başka bir şey ile de yapılması mümkündür. İş sözleşmesi kurulurken ücret üzerinde anlaşılmamış olsa dahi, işçinin ifa ettiği işin karşılığı olarak belirli bir ücretin olduğu varsayılır. Ücretin açıkça belirtilmemiş olması sözleşmenin geçersizliğine yol açmaz. Böyle bir durumda işveren, Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesi uyarınca asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür[3]. Önemli olan, iş sözleşmesinden ücret unsurunun var olduğunun anlaşılabilir olmasıdır.
  3. Bağımlılık Unsuru: Bağımlılık, iş sözleşmesini diğer sözleşme türlerinden ayıran en önemli unsurlardan biridir. İşçinin, işverenin kontrolü ve denetimi altında, onun talimatlarına bağlı olarak iş görmesi, kişisel ve hukuki bağımlılığı ifade etmektedir. İşçinin, işverene ait bir organizasyon yapısı içinde onun emir ve talimatlarına tabi olarak çalışması, iş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun gerçekleştiğini göstermektedir. Bu durum, işverenin işin niteliğine uygun olarak işçiyi yönlendirme, gözetme ve denetleme yetkisini kapsamaktadır.

Genel olarak iş sözleşmesinin unsurları bağımlılık, iş görme ve ücret unsurlarından oluşmaktadır. Bağımlılık, işçinin işverene ait bir organizasyonda emir ve talimatlarına uygun olarak çalışması anlamına gelmektedir.

İş görme veya iş unsuru, işçinin işverene ait belirli bir işi veya hizmeti yerine getirmesini ifade etmektedir. Ücret unsuru ise işverenin işçinin emeği karşılığında yaptığı ödemedir.

İş Sözleşmesinin Unsurları Nelerdir?

İş Sözleşmesinin Unsurları Nelerdir?

İş Sözleşmesinin Tarafları: İşçi ve İşverenin Rolleri

İş sözleşmesinin taraflarını, işveren ve işçi oluşturmaktadır. İş sözleşmesi gereği, işçi, işverenin denetimi altında belirli bir iş görme yükümlülüğünü yerine getirmekle ve işveren de bu işin karşılığında bir ücret ödemekle yükümlüdür. İşçi ve işveren arasındaki bu borç ilişkisi, sözleşmenin yerine getirilmesi amacıyla taraflara karşılıklı çeşitli hak ve yükümlülükler de yüklemektedir.

Aşağıda işçi ve işverenin sahip oldukları hak ve yükümlülükler açıklanmıştır:

İşçinin Borçları

İşçi, iş sözleşmesinden doğan temel yükümlülüğü olan iş görme yükümlülüğünü yerine getirirken bazı yan yükümlülükler de taşımaktadır. İşçinin temel borçları, iş görme, özen gösterme, sadakat ve talimatlara uyma borcudur. Bu borçlar, işçinin işverenle olan bağımlılık ilişkisini ve işverene karşı olan sorumluluklarını ifade etmektedir.

İş Görme Borcu

İşçinin en temel borcu, iş sözleşmesi gereği üstlendiği iş görme borcunu yerine getirmesidir. İş görme borcuna aykırı davranılması, işverenin zararına yol açabileceğinden, bu borcun ihlal edilmesi durumunda işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı doğabilecektir.

Özen Gösterme Borcu

İş görme borcunun yanı sıra işçi, işi yerine getirirken özenli davranmak zorundadır. Bu, işçinin işini dikkatli ve titiz bir şekilde yapması anlamına gelmektedir. Yani, işçi, işverene karşı sorumluluğunun bir parçası olarak, işini mümkün olan en iyi şekilde yerine getirmekle yükümlüdür.

İşçinin, işini yerine getirirken dikkat ve özen gösterme borcu, özellikle işin niteliğine göre belirlenen mesleki standartlara uygun davranış ölçütleriyle belirlenmektedir. İşçinin dikkatsizlik veya özensizlik sonucu işverene veya üçüncü kişilere zarar vermesi durumunda işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkına sahip olabilecektir.

Sadakat Borcu

İşçinin işverene karşı sahip olduğu en önemli yan borçlardan biri de sadakat borcudur. Sadakat borcu, işçinin işverene karşı doğruluk ve güven içinde hareket etmesini gerektirmektedir. Bu borç gereği işçi, işverenin menfaatlerini koruyacak ve işverene zarar gelmesini engelleyecek şekilde davranmakla yükümlüdür.

Sadakat borcuna aykırılık durumları, işçinin işverenin sırlarını ifşa etmesi, hırsızlık yapması gibi davranışlar olarak sayılabilir. Bu gibi durumlarda işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkına sahip olmaktadır.

Talimatlara Uyma Borcu

İşçi, işverenin verdiği yasal ve ahlaka uygun talimatlara uymak zorundadır. Ancak işverenin verdiği talimatlar yasalara veya genel ahlaka aykırı ise veya dürüstlük kuralı gereğince iş ile ilgili bir talimat değil ise işçi bu talimatları yerine getirmek zorunda değildir.

Teslim ve Hesap Verme Borcu

İşçi, iş görme borcunu ifa ederken işverenden veya iş ile ilgili olarak üçüncü kişilerden aldığı malları ve özellikle paraları işverene teslim etmekle yükümlüdür. Bu teslim ve hesap verme borcu, işçinin işverene karşı olan sadakat yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmektedir. İşçi, işverenin menfaatlerini gözeterek aldığı malları ve parayı eksiksiz ve doğru bir şekilde teslim etmek zorundadır.

İş Sözleşmesinin Tarafları İşçi ve İşverenin Rolleri

İş Sözleşmesinin Tarafları İşçi ve İşverenin Rolleri

İşverenin Borçları

İşverenin iş sözleşmesinden doğan işçiye karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu temel borçları, ücret ödeme, iş sağlığı ve güvenliği sağlama, eşit davranma ve işçiyi gözetme borcudur.

Ücret Ödeme Borcu

İşverenin işçiye karşı en temel borcu, yapılan iş karşılığında işçiye ücret ödeme borcudur. İş Kanunu’na göre ücret, işçinin gördüğü işin karşılığında işverenden aldığı para tutarıdır. İşveren, işçinin emeğinin karşılığı olan ücreti tam ve zamanında ödemekle yükümlüdür.

Ücret ödememe veya geciktirme durumunda işçi, diğer şartların da mevcut olması durumunda iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkına sahiptir. Ücret ödeme borcu yerine getirilmediğinde işçi, haklı nedenle iş sözleşmesini feshederek tazminat talep etme hakkına da sahiptir.

Eşit Davranma Borcu

İşverenin diğer bir yükümlülüğü, işyerinde eşit davranma borcudur. İşveren, dil, din, cinsiyet, siyasal düşünce veya sosyal statü gibi konularda herhangi bir işçi arasında ayrım yapmadan tüm çalışanlarına eşit davranmak zorundadır.

İş Kanunu’nun 5. maddesi gereğince işveren, işçilerin haklarını ihlal etmemek ve işçileri arasında ayrımcılık yapmamakla yükümlüdür. Bu borca aykırı davranışlar, işçinin işverene karşı ayrımcılık tazminatı davası açması hakkını gündeme getirebilecektir.

İşçiyi Gözetme Borcu

İşveren, işçiyi gözetme borcuna sahiptir. İşçiyi gözetme borcu kapsamında işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak zorundadır.

İşveren, işyerinde işçinin fiziksel ve psikolojik sağlığını korumak ve işçiye güvenli bir çalışma ortamı sağlamakla yükümlüdür. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması durumunda işçinin sağlığının tehlikeye girmesi ile birlikte işverenin bu sebeple hukuki ve cezai sorumluluğu doğabilecektir.

İşçi Bilgilerini Gizlilik Çerçevesinde Koruma Borcu

İşveren, işçinin kişisel bilgilerini gizlilik ilkeleri çerçevesinde koruma yükümlülüğü altındadır. İşçiye ait kişisel bilgilerin gizli tutulması, işverenin gözetme borcunun bir parçasıdır.

İş Sözleşmesinin Şekil ve İçeriği

İş sözleşmesi, İş Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, bir tarafın iş görme borcunu yerine getirmeyi, diğer tarafın ise bu hizmet karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Bu yönüyle iş sözleşmesi, iş ilişkisini belgeleyen ve işçi ile işverenin hak ve yükümlülüklerini düzenleyen bir nitelik taşımaktadır. İş sözleşmesinin geçerliliği, Kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekil şartına bağlı değildir.

Bir iş sözleşmesi yazılı olarak yapılabileceği gibi, sözlü olarak da kurulabilir ve sözlü iş sözleşmesi de hukuki açıdan geçerli sayılmaktadır.

Ancak, süresi bir yıl ve daha uzun olan iş sözleşmelerinde yazılı şekil şartı aranmaktadır. Bu şekil şartı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, sözleşmenin geçerliliğini değil, ispat edilebilirliğini sağlamaktadır.[4]

İş Kanunu’nun 8. maddesi, yazılı yapılması zorunlu olan bu sözleşmelerin damga vergisinden ve her çeşit resim ve harçtan muaf olduğunu açıkça belirtir. Aynı muafiyet vergi mevzuatında da yer alır, münferit ve kolektif iş sözleşmeleri ile işverenin çalışma şartlarını göstermek üzere işçiye verdiği taahhütnameler damga vergisinden istisna tutulmuştur[5]. İşçiden ya da işverenden iş sözleşmesi için damga vergisi istenmesinin kanuni dayanağı yoktur.

Bu nedenle süresi bir yıl ve daha uzun olan bir iş sözleşmesi, sözlü olarak kurulduğunda bile, işçi tarafından her türlü delille ispatlanabilmektedir. Bu kapsamda işçi, tanık gibi delillerden yararlanarak iş ilişkisini ortaya koyabilmekte ve kıdem tazminatı gibi haklarını talep edebilmektedir.

İş Kanunu, yazılı iş sözleşmesinin yapılmadığı durumlarda işverene, işçiye en geç iki ay içinde çalışma koşullarını içeren yazılı bir belge verme zorunluluğu getirmiştir.

Bu belgenin içermesi gereken hususlar şunlardır.

  • İşçinin günlük ya da haftalık çalışma süresi
  • Temel ücret ve varsa ücret ekleri
  • Ücret ödeme dönemi
  • İşin belirli süreli olması halinde süresi
  • Fesih durumunda tarafların uyması gereken hükümler

Ancak bu düzenleme, sözleşmenin süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş ilişkileri için uygulanmamaktadır.

Yazılı şekil her sözleşme için aynı ağırlıkta aranmaz. Aşağıdaki tablo, Kanunun hangi sözleşmeyi yazılı yapılması zorunlu saydığını dayanağıyla gösterir.

Sözleşme türü Yazılı şekil zorunlu mu? Dayanak
Süresi bir yıldan kısa iş sözleşmesi Hayır, sözlü olarak da kurulabilir İş Kanunu m.8
Süresi bir yıl ve daha uzun iş sözleşmesi Evet İş Kanunu m.8
Belirli süreli iş sözleşmesi Evet İş Kanunu m.11
Çağrı üzerine çalışma sözleşmesi Evet İş Kanunu m.14
Uzaktan çalışma sözleşmesi Evet İş Kanunu m.14
Takım sözleşmesi Evet, süresi ne olursa olsun İş Kanunu m.16

Kanun iş sözleşmesi için asgari ya da azami bir süre belirlememiştir. İş ilişkisi bir süreye bağlanmamışsa sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli sözleşme ise ancak belirli süreli işlerde, belli bir işin tamamlanmasında ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların varlığında kurulabilir. Esaslı bir neden olmadıkça bu sözleşme üst üste yenilenemez, aksi halde iş ilişkisi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir[6].

İş sözleşmesi, süresine ve çalışma biçimine göre farklı türlerde düzenlenebilir: sürekli, süreksiz, belirli süreli, belirsiz süreli, tam süreli, kısmi süreli, geçici, deneme süreli, mevsimlik, çağrı üzerine ve uzaktan çalışma sözleşmesi gibi. Her türün yazılılık zorunluluğu, fesih usulü ve tazminat hakları birbirinden farklıdır. Türlerin şartları ve karşılaştırması İş Sözleşmesi Türleri ve Özellikleri yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

İş Sözleşmesinin Şekil ve İçeriği

İş Sözleşmesinin Şekil ve İçeriği

İş Sözleşmesinin Fesih Şartları

Fesih sürecinin işleyişi ve fesih türleri hakkında ayrıntılı bilgi için İş Sözleşmesinin Feshi Nedir? Nasıl Yapılır? yazımıza da bakabilirsiniz.

İş sözleşmesi her zaman fesih yoluyla sona ermez, sürenin dolması, işçinin ölümü veya tarafların anlaşmasıyla (ikale) da sona erebilir.

İş sözleşmesi, süreli fesih (ihbar öneli verilerek) veya haklı nedenle derhal fesih yoluyla sona erdirilebilir. İhbar süreleri, kıdem ve ihbar tazminatı hakları, iş güvencesi kapsamı ve dava öncesi zorunlu arabuluculuk süreci yukarıdaki yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Online Danışmanlık

İş Sözleşmesi Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

İş sözleşmeleri, işçi ve işveren arasındaki hak ve yükümlülükleri belirleyen bağlayıcı belgelerdir ve taraflar için ileride oluşabilecek anlaşmazlıkları önlemek açısından büyük önem taşımaktadırlar. İş sözleşmesinin hazırlanması sırasında dikkat edilmesi gereken temel hususlar şunlardır:

  1. İşin Tanımı ve Gereken Çalışma Şeklini Belirlenmelidir: İşverenin, işletmesinde hangi eksiklik nedeniyle işçiye ihtiyaç duyduğunu belirlemesi, yapılacak işin ve çalışma şeklinin sözleşmede açıkça tanımlanması gerekmektedir. Sözleşmede işçinin görev tanımı net bir şekilde yer almalıdır, böylece işçiye sözleşme dışında ve işçinin iş tanımına uymayan ek işler yüklenmesinin önüne geçilmiş olacaktır.
  2. Sözleşmenin Başlangıç Tarihi Netleştirilmelidir: İş sözleşmesinin ne zaman başladığı, işçi ve işveren açısından önem taşımaktadır. Örneğin, kıdem tazminatı hakkı, işçinin bir yıllık çalışma süresini tamamlamasıyla kazanıldığından, başlangıç tarihi kritik bir role sahip olmaktadır. Sözleşmede net bir başlangıç tarihinin yer almaması, işçinin bazı haklardan mahrum kalmasına yol açabilmektedir.
  3. Ücretin ve Ödeme Koşullarının Belirtilmesi Gerekmektedir: İşçiye ne kadar ücret ödeneceği ve ödeme dönemleri açıkça sözleşmede yer almalıdır. Bu, işçiyi olası haksızlıklardan koruyacak ve çıkabilecek anlaşmazlıkları önleyecektir.
  4. Çalışma Süreleri ve Fazla Mesai Koşullarına Dikkat Edilmelidir: İş sözleşmesinde, günlük ve haftalık çalışma süreleri ile fazla mesai koşulları net olarak belirtilmelidir. İş Kanunu’na göre haftalık normal çalışma süresi 45 saati aşamaz, aşılması durumunda fazla mesai ücreti ödenmelidir.

İş Sözleşmesi ile İşçinin Hakları ve Korunması

İş sözleşmesi, işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisini yasal bir temele oturtan ve işçinin haklarını güvence altına alan önemli bir belgedir. İş sözleşmesinde, işçinin temel hakları ve işverenin sorumlulukları açıkça tanımlanarak işçinin korunması sağlanmaktadır.

İşçinin haklarının korunması kapsamında, işçinin çalışma koşulları, görev tanımı, günlük ve haftalık çalışma süreleri, ücret miktarı ve ödeme şekli iş sözleşmesinde belirtilmelidir. İşçinin haklarının yasal çerçevede korunabilmesi için bu unsurların eksiksiz olarak iş sözleşmesinde yer alması önem taşımaktadır.

İş sözleşmesi, aynı zamanda işçinin tazminat haklarına erişimini sağlamaktadır. İşçi, sözleşme aracılığıyla kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin gibi haklarını güvence altına almaktadır.

Sözleşmede açıkça belirtilen bu haklar, işçiyi kötüye kullanıma karşı korumakta ve çalışma ilişkisinin adil bir zeminde yürütülmesine olanak tanımaktadır. İşçinin görev tanımının, ücretinin ve sosyal haklarının iş ilişkisinin temel unsurlarının iş sözleşmesinde eksiksiz belirtilmesi, işçinin haklarının korunmasına katkı sağlamaktadır.

İş Sözleşmesi ile İşçinin Hakları ve Korunması

İş Sözleşmesi ile İşçinin Hakları ve Korunması

İş Sözleşmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İş sözleşmesi ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.



Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.8 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.393 ↩
  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.401 ↩
  4. Yargıtay Büyük Genel Kurul, E. 1958/28, K. 1959/17, T. 18.02.1959 ↩
  5. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablo, III/1 ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu m.11 ↩
  7. 4857 sayılı İş Kanunu m.41 ↩
Av. Hulusi Hatıpoğlu
Av. Hulusi Hatıpoğlu
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinden onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Avukatlık kariyerine Konya Barosu’nda başlayan Arb. Av. Hulusi Hatıpoğlu, kariyerini İstanbul’da devam ettirmektedir. Özellikle İş Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, ...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap