Vesayet Davası ve Vasi Tayini (Atanması) Şartları, Dilekçesi

Vasi tayini, kendi işlerini göremeyen bir kişiye mahkeme kararıyla yasal temsilci atanmasıdır. Başvuru, kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine dilekçeyle yapılır.[1] Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı iddiasında mahkeme, resmi sağlık kurulu raporu almadan karar veremez.

Uygulamada vesayet davası, vasi tayini davası ve vasilik davası aynı başvuruyu anlatır. Dava çekişmesiz yargı işidir, karşı taraf gösterilmez ve adli tatilde de görülür. Başvurunun aşamaları, istenen belgeler ve örnek dilekçe ayrı başlıklarda yer alıyor.

Vesayet Nedir?

Vesayet, velayet altında olmayan küçükleri ve korunmaya muhtaç erginleri koruyan bir kurumdur. Velayet altında bulunmayan her küçük ile kanunda sayılan sebeplerle kısıtlanan erginler vesayet altına alınır. Vesayet kurulunca bu kişiyi temsil etmek üzere bir vasi atanır.

  • Velayete yalnızca anne ve baba sahip olabilir. Vesayette ise anne ve baba dışındaki üçüncü kişiler de vasi olabilir.
  • Velayet ilişkisi hısımlıktan doğar. Vesayette böyle bir bağ şart değildir, ancak eşe ve yakın hısımlara vasi olmada öncelik tanınmıştır.

Vesayetin türleri, velayet ve kayyımlıktan farkı ve vesayet makamlarının görevleri vesayet nedir, vesayet ne demek yazımızda anlatılmıştır.

Vasi Tayini Nedir?

Vesayet davası sonucunda vesayet altına alınan kişinin haklarını ve menfaatlerini korumak için atanan kişiye vasi denir. Mahkemenin bu atama işlemine vasi tayini denir, bu nedenle vesayet davası vasi tayini davası olarak da anılır.

Vasiliğe engel bir durumu bulunmayan ve görevi yerine getirebilecek yetenekteki ergin kişiler, kısıtlılara ve küçüklere vasi olarak atanabilir. Vasi tayinini yapan makam sulh hukuk mahkemesidir.

Vasi, vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korur ve hukuki işlemlerde onu temsil eder (TMK m.403). Bu görevi karşılığında ücret talebinde bulunabilir.

Vesayet Davası Nedir?

Vasi atanması istemiyle açılan davaya vesayet davası denir. Başvuruyu çoğu zaman kısıtlanması gereken kişinin eşi veya bir yakını yapar. Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini yönetemeyen kişi kendi kısıtlanmasını da isteyebilir.

Nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler görevleri sırasında vesayeti gerektiren bir durumu öğrenirse bunu hemen vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m.404 ve m.405). Bildirim üzerine sulh hukuk mahkemesi re’sen harekete geçer. Vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür (TMK m.419).

Atanan vasi kural olarak 2 yıl görev yapar. Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine itiraz edilebilir (TMK m.461).

Vasilik Nasıl Alınır? Vasi Tayini Süreci

Vasilik yalnızca sulh hukuk mahkemesinin kararıyla alınır. Noter, nüfus müdürlüğü veya e-Devlet üzerinden vasi atanamaz. Başvuru genellikle şu sırayla ilerler:

  1. Dilekçenin verilmesi: Kısıtlı adayının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine vasi tayini dilekçesi verilir. Dilekçede kısıtlama sebebi ve vasi olmak istenen kişi belirtilir.
  2. Harç ve gider avansı: Başvuru harcı ile tebligat ve rapor masrafları için gider avansı yatırılır. Güncel harç tutarları dava harcı hesaplama aracından öğrenilebilir.
  3. Sağlık kurulu raporu: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı ileri sürülmüşse mahkeme kısıtlı adayını tam teşekküllü bir hastaneye sevk eder. Karar, resmi sağlık kurulu raporuna dayanır.
  4. Kişinin dinlenmesi: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim veya istek sebebiyle kısıtlamada kişi dinlenmeden karar verilemez. Akıl hastalığında hakim, kurul raporunu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilir (TMK m.409).
  5. Karar ve vasi ataması: Mahkeme kısıtlama kararıyla birlikte uygun gördüğü kişiyi vasi atar. Eşe ve yakın hısımlara öncelik tanınır.
  6. Tebliğ ve ilan: Atama kararı vasiye tebliğ edilir. Kısıtlama ve vasi atama kararı, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur (TMK m.410 ve m.421).

Vasi Belgesi Nereden Alınır?

Vasinin yetkisini gösteren belge, vasi atama kararının kesinleşme şerhi verilmiş örneğidir. Bu örnek, kararı veren sulh hukuk mahkemesinin kaleminden alınır. Vasi iki yıl için atandığından, süre uzatıldığında kurumlara uzatma kararının örneği sunulur (TMK m.456).

e-Devlet üzerinden vesayet dosyası ve vasisi olunan kişinin dava dosyaları görüntülenebilir. Banka ve tapu gibi kurumlardaki işlemlerde ise mahkemeden alınan karar örneği esas alınır. Vasilik kaydının sorgulanması kısıtlılık kararının kaldırılması yazımızda anlatılmıştır.

Noterden Vasi Tayini Yapılır Mı?

Noterden vasi tayini yapılamaz. Vasiyi yalnızca vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi atar (TMK m.397 ve m.413). Noterlerin bu konudaki görevi, işlemleri sırasında öğrendikleri vesayet gerektiren durumu mahkemeye bildirmektir.

Kişi ise kimin vasisi olmasını istediğini önceden gösterebilir. TMK m.415’e göre haklı sebepler engel olmadıkça vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da anne veya babasının gösterdiği kimse atanır. Kanun bu tercih için özel bir şekil aramaz.

Noterde düzenlenen bir beyan, tercihin sonradan ispatını kolaylaştırır. Haklı bir sebep varsa mahkeme yine başka birini atayabilir.

Noterden alınan genel vekaletname de vasiliğin yerine geçmez. Türk Borçlar Kanunu m.513’e göre vekalet, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekalet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer.[2]

Vasi Tayini İçin Gerekli Belgeler

Vasi tayini için mahkemeye sunulacak belgeler kısıtlama sebebine göre değişir. Çoğu başvuruda şu belgeler istenir:

  • Vasi tayini dilekçesi
  • Başvuranın ve kısıtlı adayının kimlik fotokopisi
  • Akrabalığı gösteren nüfus kayıt örneği
  • Başvuranın ve kısıtlı adayının yerleşim yeri (ikametgah) belgesi
  • Kısıtlı adayına ait hastane, engelli veya sağlık kurulu raporları (varsa)
  • Kısıtlı adayının malvarlığını gösteren tapu, banka veya maaş bilgileri (varsa)
  • Harç ve gider avansı makbuzu

Dilekçeye eklenen hastane raporu tek başına yetmez. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir. Yargıtay, tek hekim raporuna dayanılarak verilen vasi tayini kararını bu gerekçeyle bozmuştur.[3]

“Somut olayda, akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemi, tek hekim raporuna dayanılarak kabul edilmiş olup tek hekim tarafından verilen rapor Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde belirtilen kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı hususunda yeterli değildir.”
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 12.01.2016, 2015/5969 E., 2016/247 K.

Raporda kişiye vasi tayini gerekip gerekmediğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, bu konuda değerlendirme içermeyen rapora göre verilen kısıtlama kararını eksik inceleme sayarak bozmuştur (15.01.2018, 2017/8095 E., 2018/410 K.). Zihinsel engelli bir yakını için başvuranlar, mevcut engelli sağlık kurulu raporunu da dilekçeye ekleyebilir.

Vesayeti Gerektiren Haller Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’na göre vesayeti gerektiren haller 4 başlık altında toplanır.

Yaş Küçüklüğü

Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir halin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Kısıtlanma

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
  • Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim: Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza (Hükümlülük)

Bu hal 2024’te değiştirildi. Bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezası alan her erginin kısıtlanması kuralı artık uygulanmaz. Yeni düzenlemeye göre kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.[4]

Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasının infazı için kurumda bulunan kişi, isteği olmasa da kişiliğinin veya malvarlığının korunması gerekiyorsa kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam infazın başladığını vesayet makamına bildirir. Mahkeme karar vermeden önce hükümlüyü dinler.

İstek Üzerine

Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir (TMK m.408). Bu durumda kişi hakim tarafından mutlaka dinlenir.

Vasi Olma Şartları ve Vasi Olamayacaklar

Vasi olabilmek için kanunun aradığı temel şart, kişinin ergin olması ve görevi yapabilecek yetenekte bulunmasıdır (TMK m.413). Erginlik tek başına yetmez. Yargıtay’a göre mahkeme vasi adayının kişisel durumunu da araştırır.

“…ehil yahut ergin olmanın vasi atanmak için başlı başına yeterli olmadığı, vesayet makamının ayrıca vasi atayacağı kişinin şahsi kabiliyetini, becerilerini, ahlaki yapısını, yaşam biçimini de dikkate alacağı…”
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 11.02.2013, 2012/14586 E., 2013/1475 K.

Haklı bir sebep yoksa mahkeme önce kısıtlanacak kişinin eşini veya yakın hısımlarından birini vasi atar. Atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.[5]

Vasi olamayacak kişiler Türk Medeni Kanunu’nun 418. maddesinde düzenlenmiştir:

  1. Kısıtlılar,
  2. Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
  3. Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,
  4. İlgili vesayet daireleri hakimleri.

Atanan kişi bazı hallerde vasiliği kabul etmeyebilir. Örneğin altmış yaşını doldurmuş olanlar ve dörtten çok çocuğun velisi olanlar bu hakka sahiptir (TMK m.417).

Kaçınma hakkı, atamanın tebliğinden itibaren on gün içinde kullanılır. Kaçınma sebeplerinin tamamı ve görev sürerken vasilikten çekilme kısıtlılık kararının kaldırılması ve vasilikten çekilme yazımızda anlatılmıştır.

Vasinin Görev ve Yetkileri Nelerdir?

Vasinin görev ve yetkileri Türk Medeni Kanunu‘nda düzenlenmiştir ve aşağıdaki gibidir:

  1. Defter tutma: Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek malvarlığının defteri tutulur. Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur. Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmi defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmi defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.
  2. Değerli şeylerin saklanması: Kıymetli evrak, değerli eşya, önemli belge ve benzerleri, malvarlığının yönetimi bakımından bir sakınca yoksa, vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yere konulur.
  3. Taşınırların satılması: Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hakim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.
  4. Paraların yatırılması: Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir. Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür. Yeteri kadar güven verici olmayan yatırımlar, güvenli yatırımlara dönüştürülür. Dönüştürme işleminin uygun zamanda ve vesayet altındaki kişinin menfaati gözetilerek yapılması gerekir.
  5. Ticari ve sınai işletmeler: Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticari, sınai veya benzeri bir işletme varsa vesayet makamı, bunların işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatı verir.
  6. Taşınmazların satılması: Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hallerde mümkündür. Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu halde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur. Onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir. Ancak denetim makamı, istisnai olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
  7. Bakım ve Eğitim: Vesayet altındaki kişi küçük ise, vasi onun bakımı ve eğitimi için gereken önlemleri almakla yükümlüdür. Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vasi bu konuda ana ve babanın yetkilerine sahiptir.
  8. Meslek veya sanat: Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.
  9. Yönetim ve hesap tutma yükümlülüğü: Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır. Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her halde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür. Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip ise, hesabın hakim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur.
  10. Serbest mallar: Vesayet altındaki kişi, kendi tasarrufuna bırakılmış olan mallar ile vasinin izniyle çalışarak kazandığı malları serbestçe yönetir ve kullanır.

Vesayet Davasına Bakmaya Yetkili ve Görevli Mahkeme

Vesayet davasında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Vesayet işleri HMK m.382’de çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır. Bu işlerde aksine düzenleme yoksa sulh hukuk mahkemesi görevlidir.[6]

Yetkili mahkeme, küçüğün veya kısıtlı adayının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.411). Başvuranın oturduğu yer değil, vasi atanacak kişinin yerleşim yeri esas alınır. Dava çekişmesiz yargı işi olduğu için hasım gösterilmez ve basit yargılama usulü uygulanır (HMK m.385).

Vasi Tayini Davası Ne Kadar Sürer?

Vasi tayini davası için kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir. Davanın uzunluğunu en çok sağlık kurulu raporunun ne zaman alındığı belirler. Kısıtlı adayı hastaneye götürülemiyorsa veya raporlar çelişkiliyse süre uzar.

Vesayete ilişkin işler adli tatilde görülecek işler arasında sayıldığından dava adli tatilde de görülür (HMK m.103). Karara karşı kanun yoluna başvurulursa kesinleşme daha geç gerçekleşir.

Vesayet Makamı

Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397). Sulh hukuk mahkemesi vasiyi atar, vasinin işlemlerini izler ve gereken izinleri verir. Bazı önemli işlemlerde sulh hukuk mahkemesinin izninden sonra asliye hukuk mahkemesinin de izni gerekir.

Vesayet Makamından İzin Alınması Gereken İşler

Vasi bazı işlemleri ancak vesayet makamının, yani sulh hukuk mahkemesinin izniyle yapabilir. Türk Medeni Kanunu m.462’ye göre izin gereken haller şunlardır:

  1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
  2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
  3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
  4. Ödünç verme ve alma,
  5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
  6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
  7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
  8. Acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
  9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
  10. Borç ödemeden aciz beyanı,
  11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
  12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
  13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
  14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.

Gerekli izin alınmadan yapılan işlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmadan yaptığı işlem hükmündedir (TMK m.465). Zihinsel engellilerin kısıtlanma durumundaki miras haklarını öğrenmek için Zihinsel Engellilerde Miras Hakları Nelerdir? yazımızı okuyabilirsiniz.

Denetim Makamının İzni ile Yapılabilecek İşler

Aşağıdaki işlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerekir (TMK m.463):

  1. Vesayet altında bulunan kişinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi,
  2. Vesayet altında bulunan kişinin vatandaşlığa girmesi veya vatandaşlıktan çıkması,
  3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
  4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
  5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
  6. Küçüğün ergin kılınması (kazai rüşt),
  7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.

Vesayet Makamının Rapor ve Hesapları İncelemesi

Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi yönetmek ve bu yönetimin hesabını tutmak zorundadır. Hesap, vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her halde yılda en az bir kez mahkemeye sunulur (TMK m.454).

Sulh hukuk mahkemesi vasinin rapor ve hesaplarını inceler, gerekirse tamamlanmasını veya düzeltilmesini ister. Rapor ve hesaplar kabul ya da reddedilir. Mahkeme gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır (TMK m.464).

Vasinin ve Vesayet Dairelerinin Sorumlulukları

Vasi, vesayet altına alınan kişinin mallarına ve kişilik haklarına zarar gelmeden bunları korumakla sorumludur. Vesayet dairelerinin sorumluluğu ise vasinin atanması ile rapor ve hesapların incelenmesini kapsar.

Vasi, görevini yaparken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (TMK m.467). Sorumlu vasiye karşı açılacak tazminat davası, kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.492).

Yaşlılara Vasi Atanabilme Şartları

Yaşlı bir kişiye iki yoldan vasi atanabilir. Kişi, yaşlılığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat ederek kendi kısıtlanmasını isteyebilir (TMK m.408). Bu yolda hakim kişiyi mutlaka dinler.

Demans gibi bir hastalık nedeniyle kişi iradesini açıklayamıyorsa yakınları akıl zayıflığı sebebine dayanarak başvurur. Mahkeme kişiyi tam teşekküllü bir hastaneye sevk eder ve resmi sağlık kurulu raporu alır. Annesi veya babası için vasi olmak isteyen kişi, dilekçede kendisinin vasi atanmasını açıkça talep etmelidir.

Vasilik Ücreti Ne Kadar ve Kim Öder?

Vasilik ücreti için kanunda sabit bir tutar veya tarife yoktur. Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, bu mümkün değilse Hazine’den karşılanmak üzere kendisine ücret verilmesini isteyebilir.[7]

Ücreti her hesap dönemi için vesayet makamı belirler. Belirlemede yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulur.

Vesayetin Sona Ermesi ve Kaldırılması

Küçük üzerindeki vesayet küçüğün ergin olmasıyla, hükümlü üzerindeki vesayet hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden kalkar. Diğer kısıtlılarda vesayet, kısıtlama sebebi ortadan kalkınca vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK m.470-472).

Vasinin ölmesi, görev süresinin dolması veya görevden alınması vesayeti sona erdirmez. Kısıtlılık devam eder ve mahkeme yeni bir vasi atar. Kaldırma şartları, vasinin değiştirilmesi ve dilekçe örnekleri kısıtlılık kararının kaldırılması yazımızda anlatılmıştır.

Vesayet Davası ve Vasi Tayini Şartları

Vasi Atanması Davası Dilekçe Örneği

Vasi tayini dilekçesi, kısıtlı adayının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine verilir. Dilekçeye nüfus kayıt örneği ve mevcut sağlık raporları eklenir.

Vasi Atanması Davası Dilekçe Örneği

………… SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

VASİ TAYİNİ İSTEYEN DAVACI:

Adı Soyadı:
T.C. Kimlik Numarası:
Adres:

KISITLI ADAYI:

Adı Soyadı:
T.C. Kimlik Numarası:
Adres:

KONU:

Vasi tayini istemine ilişkindir.

AÇIKLAMALAR:

1- Kısıtlı adayı ………… , ……… yaşında olup ……… senedir ………… hastalığı nedeniyle tedavi görmektedir.

2- Adı geçen kişi, yemek yeme ve kişisel bakım gibi temel ihtiyaçlarını kendi başına karşılayamamakta, günlük yaşamını bağımsız olarak sürdürememektedir.

3- Hayatını sağlıklı biçimde sürdürebilmesi, malvarlığının ve haklarının korunarak yönetilebilmesi için kendisine vasi atanması gerekmektedir.

4- ………… Hastanesi Başhekimliği’nden alınan ………… tarihli sağlık kurulu raporu ile ilaç kullanım raporu dilekçe ekinde sunulmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.405, m.409, m.413 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER:

Sağlık kurulu raporu, nüfus kayıt örneği, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP:

Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce resen görülecek nedenlerle, temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda bulunan ………… kısıtlanmasına ve tarafıma vasi olarak atanma kararı verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

……/……/………
Vasi Tayini İsteyen Davacı
Adı Soyadı
İmza

EKLER:

1- Sağlık kurulu raporu
2- Nüfus kayıt örneği

Vasi Tayini ve Vesayet Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Vasi tayini ve vesayet davası ile ilgili sık sorulan soruları bu başlık altında cevapladık.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.397 ve m.411 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.513 ↩
  3. Yargıtay 18. HD, 12.01.2016, 2015/5969 E., 2016/247 K. ↩
  4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.407 (7499 sayılı Kanun m.5 ile değişik) ↩
  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.414 ve m.415 ↩
  6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382/2-b-19 ve m.383 ↩
  7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.457 ↩
Av. Şamil Kaya
Av. Şamil Kaya
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014 yılında onur derecesiyle mezun olmuştur. Lise öğrenimini yatılı şekilde Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nde 2010 yılında birincilikle tamamlayan Şamil Kaya, 2018 yılında başladığı Anadolu Ünivers...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap