Aldatmak Suç mu – Zina Suçu
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Aldatmak Suç Mu? Zina Suçu
Aldatmak suç mu diye soranlara verilecek kısa cevap hayırdır. Eşini aldatan kişi savcılığa değil, aile mahkemesine taşınan bir boşanma davasıyla muhatap olur. Tazminat ve mal paylaşımındaki kayıplar da bu davada konuşulur.
Aldatma yani zina, eski Türk Ceza Kanunu’nda kadın ve erkek için ayrı ayrı unsurları olan ve yaptırım gerektiren bir suçtu. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 440 ve 441. maddeleri zina için 6 aydan 3 seneye kadar hapis cezası öngörüyordu.[1]
Zina suçunu düzenleyen maddeler Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edildi ve 2005 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na alınmadı. Kanunun bugünkü metninde zina diye bir suç tipi bulunmuyor.
Aldatmak bugün suç değildir ve cezası yoktur. Bu nedenle aldatma ceza davasına konu olmaz ve aldatan eşe karşı hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılması talebinde bulunulamaz.
Zina Suç mu? Zina Suçunun Kaldırılma Süreci
Eski kanun kadınla erkeğe aynı ölçüyü uygulamıyordu. Kadın için tek bir ilişki zina suçu sayılırken koca ancak evli olmayan bir kadınla, ortak evde ya da herkesin bileceği şekilde başka bir yerde karı koca gibi yaşarsa cezalandırılıyordu.
Bu eşitsizlik, Anayasa Mahkemesinin 1996 ve 1998 yıllarında verdiği iki ayrı kararla maddelerin iptaline yol açtı.[2] Kadının zinasını da kaldırarak süreci kapatan karar, Anayasa Mahkemesinin E.1998/3, K.1998/28 sayılı kararı oldu.
| Tarih | Karar | Sonuç |
|---|---|---|
| 28.11.1968 | AYM E.1968/13, K.1968/56 | Kocanın zinasını düzenleyen m.441’e yapılan itiraz reddedildi. |
| 23.09.1996 | AYM E.1996/15, K.1996/34 | m.441 oybirliğiyle iptal edildi. İptal, Resmi Gazete’de yayımdan bir yıl sonra yürürlüğe girdi. |
| 23.06.1998 | AYM E.1998/3, K.1998/28 | Kadının zinasını düzenleyen m.440 oyçokluğuyla iptal edildi. İptal, 13.03.1999’daki yayımla yürürlüğe girdi. |
| 01.06.2005 | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu | Yeni kanunda zina suçuna yer verilmedi. |
Mahkeme 1996 kararında, zinanın suç olarak kalıp kalmamasının kanun koyucunun tercihi olduğunu da açıkça yazdı.
“Yasakoyucu kuşkusuz, toplumsal gelişme ve özellikleri gözönünde bulundurarak zinayı suç olmaktan çıkarabileceği gibi onun gerçekleşmesini belli koşullara da bağlayabilir. Ancak, bunu yaparken evlilik birliğinin tarafları olarak aynı konumda bulunan karı, koca arasında ayrım yaratacak bir düzenlemeyi gerçekleştiremez.” (AYM, E.1996/15, K.1996/34)
Bilgi: 27.12.1997 ile 13.03.1999 arasında kocanın zinası suç olmaktan çıkmış, kadının zinası ise suç olarak kalmıştı.
Evli Kadın veya Koca Eşini Aldatırsa Cezası Nedir?
Evli kadın da koca da eşini aldattığında ceza kanunumuzda bir yaptırımla karşılaşmaz. Aldatmanın hapis veya para cezası karşılığı ceza kanunumuzda düzenlenmemiştir.
Yani kanunlara göre zina davası cezası yoktur. Zina, Türk Medeni Kanunu’nda özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Davanın şartları ve süreci için zina nedeniyle boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.
Aldatan Eş Suçlu Mu Sayılır?
Yeni Türk Ceza Kanunu’na göre aldatma suç olarak düzenlenmemiştir ve cezai bir yaptırımı yoktur. Aldatan eşin cezai sorumluluğu bulunmadığından suçlu sayılmaz. Aldatmak suç mu sorusunun karşılığı hayır olacaktır.
Ancak aldatan eşin hukuki sorumluluğu bulunmaktadır. Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat ödeyebileceği gibi başkaca hak mahrumiyetleriyle de karşı karşıya kalır.
Aldatma İspat Edilirse Ne Olur?
Aldatma ispatlandığında mahkeme aldatan eşi kusurlu kabul eder. Bunun sonucu yalnız boşanma kararı değildir, bu kusura göre şekillenen başlıca sonuçlar şunlardır.
- Aldatan eş, boşanma davasında maddi ve manevi tazminat ödemek zorunda kalabilir.
- Boşanma zina sebebiyle gerçekleşmişse hakim, aldatan eşin artık değerdeki payını hakkaniyete göre azaltabilir veya kaldırabilir.
- Kusuru ağır basıyorsa aldatan eş yoksulluk nafakası alamaz.
Hangi davranışların aldatma sayıldığını zina nedir, neler zina sayılır yazımızda anlattık. Mesaj, fotoğraf ya da tanık gibi kanıtların değeri için boşanma davasında aldatma delilleri yazımıza göz atabilirsiniz.
Uyarı: Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmaz (HMK m.189/2). Eşin telefonuna gizlice girmek, bilişim sistemine girme suçu (TCK m.243) da oluşturabilir.
Zina Nedeniyle Boşanma ve Dava Süreleri
Zinaya dayalı boşanma davasının dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesidir.[3] Kısa olan bu madde, dava süresini ve affın etkisini de içinde barındırır.
“Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” (TMK m.161)
Aldatmayı öğrenen eşin 6 ay içinde dava açması gerekir. Aldatma çok sonra öğrenilse bile eylemin üzerinden 5 yıl geçmişse zinaya dayanılarak dava açılamaz.
Maddi ve Manevi Tazminat
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi aldatılan eşe iki ayrı tazminat imkanı tanır.[4] Maddi tazminat, boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaatlerin karşılığıdır ve kusursuz ya da daha az kusurlu eş tarafından istenir. Manevi tazminat ise aldatmanın kişilik hakkında yarattığı zarar için kusurlu eşten talep edilir.
Talep boşanma davasının içinde ileri sürülebilir. Sonradan ayrı dava açılacaksa TMK m.178 gereği boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde davranmak gerekir. Şartlar ve hesaplama için boşanma davasında maddi ve manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz.
Mal Paylaşımında Katılma Alacağı
Boşanma zina sebebiyle gerçekleşmişse hakim, aldatan eşin artık değerdeki payını hakkaniyete göre azaltabilir, hatta tamamen kaldırabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesinin ikinci fıkrası hakime bu yetkiyi verir.[5] Yetki takdire dayalıdır, yani pay kendiliğinden düşmez.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde alacağın nasıl hesaplandığını katılma alacağı davası yazımızda bulabilirsiniz.
Nafaka ve Velayet
Yoksulluk nafakası isteyen eşin kusurunun daha ağır olmaması gerekir (TMK m.175). Aldatan eşin kusuru ağır basıyorsa yoksulluk nafakası alması mümkün olmaz. Aldatan eşin nafaka ve velayet durumunu aldatan kadın nafaka alır mı yazımızda ayrıca ele aldık.
Aldatılan Eş, Eşiyle Birlikte Olan Üçüncü Şahıstan Şikayetçi Olabilir Mi? Cezası Nedir?
Aldatılan eşin, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden şikayetçi olma ya da ona ceza davası açma hakkı yoktur. Zina suç olmadığı için üçüncü kişi de ceza almaz.
Üçüncü kişiye karşı tazminat yolu da kural olarak kapalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, sadakat yükümlülüğünün yalnız eşler arasında ileri sürülebilecek nispi bir hak olduğuna karar verdi.[6] Salt evli biriyle birlikte olmak haksız fiil sayılmadığı için aldatılan eş üçüncü kişiden manevi tazminat isteyemez.
Anayasa Mahkemesi de 2023 tarihli Ömer Sivrikaya kararında, bu içtihada dayanan ret kararının aile hayatına saygı hakkını ihlal etmediğine hükmetti. Üçüncü kişinin ayrıca özel hayatı ifşa etmek gibi bağımsız bir kişilik hakkı ihlali varsa sorumluluk o eylemden doğar. Ayrıntısı aldatılan eşin üçüncü kişiye dava açma hakkı yazımızda.
Aldatmanın Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Aldatmanın cezası ve hukuki sonuçları ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 765 sayılı Türk Ceza Kanunu m.440 ve m.441 (6123 sayılı Kanun ile değişik) ↩
- Anayasa Mahkemesi, 23.09.1996, E.1996/15, K.1996/34 (RG 27.12.1996, 22860) ve 23.06.1998, E.1998/3, K.1998/28 (RG 13.03.1999, 23638) ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.174 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.236/2 ↩
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 06.07.2018, E.2017/5, K.2018/7 ↩