Aldatan Kadın Nafaka Alır mı?
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Aldatan kadın, boşanmada kocasından daha ağır kusurlu bulunursa yoksulluk nafakası alamaz. Dava sürerken bağlanan tedbir nafakası ise kusura bakılmadan verilebilir. Velayet kendisine bırakılırsa çocuk için iştirak nafakası da alır.
Aldatma bugün suç değildir, ayrıntısını aldatmak suç mu yazımızda anlattık. Boşanma davasında ise sadakatsizlik ağır bir kusur sayılır. Nafaka ve tazminat hakkını, zina sebebiyle boşanmada mal paylaşımındaki payı da doğrudan etkiler.
Sonucu belirleyen, iki eşin kusurunun karşılaştırılmasıdır. Kocanın da şiddet, hakaret ya da sadakatsizlik gibi kusurları varsa tablo değişebilir. Her nafaka türünde kusurun rolü de farklıdır.
Aldatan Kadının Boşanmadaki Hakları
Aldatan kadının hangi hakları koruyup hangilerini kaybedeceği, talebin türüne göre değişir. Tablo, kocasından daha ağır kusurlu bulunan kadın için genel sonucu gösterir.
| Talep | Aldatan kadın alabilir mi? | Dayanak |
|---|---|---|
| Yoksulluk nafakası | Hayır. Taraflar eşit kusurlu sayılırsa mümkün. | TMK m.175 |
| Tedbir nafakası | Evet, kusur aranmaz. | TMK m.169 |
| Çocuk için iştirak nafakası | Evet, velayet kendisindeyse. | TMK m.182 |
| Maddi ve manevi tazminat | Hayır. | TMK m.174 |
| Mal paylaşımı (katılma alacağı) | Evet. Boşanma zina sebebiyle verildiyse payı azaltılabilir. | TMK m.236/2 |
| Ziynet eşyası | Evet, kendisine takılanlar ve kadına özgü takılar onundur, kusur etkilemez. | Yargıtay 2. HD 2024/2402 K. |
| Velayet | Mümkün, çocuğun üstün yararına bakılır. | TMK m.182 |
Nafaka Nedir?
Nafaka, boşanma sürecinde ya da sonrasında geçimini sağlayamayacak eşe veya çocuğa mahkeme kararıyla bağlanan düzenli ödemedir. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilikten doğan yardımlaşma yükümlülüğü, boşanmadan sonra da sınırlı biçimde sürebilir.
Nafaka dendiğinde ilk akla boşanma kaynaklı ödemeler gelir. Oysa farklı durumlar için ayrı nafaka türleri vardır. Genel kuralları nafaka nedir yazımızda topladık.
Nafaka Türleri
Türk hukukunda nafaka türleri, bağlandıkları döneme ve amaca göre dörde ayrılır.
- Tedbir nafakası: Boşanma veya ayrılık davası sürerken eşe ve çocuklara bağlanan geçici nafakadır. Dava açıldığı andan hükmün kesinleşmesine kadar ödenir ve kusur aranmaz.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe, boşanmadan sonra bağlanır. Nafaka isteyen eşin kusuru diğerinden daha ağır olmamalıdır, ödeyecek eşin kusuruna ise bakılmaz.
- İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderleri için ödediği nafakadır. Çocuğun hakkıdır, anne ya da babanın boşanmadaki kusuru sonucu değiştirmez.
- Yardım nafakası: Boşanmayla ilgisi yoktur. Yoksulluğa düşen üstsoy, altsoy ve kardeşler arasında söz konusu olur.
Kusurun belirleyici olduğu tek nafaka türü yoksulluk nafakasıdır. Tedbir ve iştirak nafakasında aldatma, sonucu kendiliğinden değiştirmez.
Aldatan Kadın Yoksulluk Nafakası Alır Mı?
Hayır, aldatan kadın kural olarak yoksulluk nafakası alamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa nafakayı ancak “kusuru daha ağır olmamak koşuluyla” tanır.[1] Sadakatsizliği ispatlanan kadın çoğu davada kocasından daha ağır kusurlu sayılır ve bu şart gerçekleşmez.
Yargıtay, kadının eyleminin sadakatsizlik boyutuna ulaştığı bir dosyada kadını daha ağır kusurlu kabul etti. Kadına bağlanan yoksulluk nafakasını da bu gerekçeyle bozdu.
“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Ağır kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilemez. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru bulunmamıştır.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.12.2025, E.2024/10041, K.2025/11217)
“Daha ağır olmamak” şartı, eşit kusurlu ya da daha az kusurlu eşin nafaka alabileceği anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi de 4 Haziran 2026 tarihli kararında bu şartın “eşit veya hafif kusurlu ya da kusursuz bulunan eşe” nafaka verilmesini mümkün kıldığını belirtti. Nafakayı ödeyecek eşin kusursuz olması da sonucu değiştirmez.
Sadakatsizlik mi, Güven Sarsıcı Davranış mı?
Nafaka talebinin kaderini çoğu zaman eylemin nasıl nitelendirildiği belirler. Mesajlaşma, gizli görüşmeler ya da şüphe uyandıran davranışlar her dosyada sadakatsizlik sayılmaz. Mahkeme bunları güven sarsıcı davranış olarak görürse kocanın kusurlarıyla birlikte tartar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, istinaf mahkemesinin kadını ağır kusurlu sayıp nafaka talebini reddettiği bir kararı bozdu. Daireye göre kadına yüklenen eylem güven sarsıcı davranış boyutunda kalmıştı ve kocanın tehdit ile hakaretleri de hesaba katılınca taraflar eşit kusurluydu.
“Somut uyuşmazlıkta yapılan yargılama ve toplanan delillerden; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadına kusur olarak yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.03.2026, E.2025/8059, K.2026/3146)
Daire bu sonuca bağlı olarak kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin araştırılmasını istedi. Sadakatsizliği tam ispatlanamayan ya da kocası da ağır kusurlu bulunan kadın, bu nedenle yoksulluk nafakası alabilir.
Nafakanın süresine ilişkin kural da değişiyor. Anayasa Mahkemesi, 175. maddedeki “süresiz olarak” ibaresini 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla iptal etti. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı, iptal hükmü 30.06.2027’de yürürlüğe girecek.[2]
İptal nafakanın süresini ilgilendirir, kusur şartına dokunmaz. Aldatma nedeniyle daha ağır kusurlu sayılan eş, iptal yürürlüğe girdikten sonra da yoksulluk nafakası isteyemez. Süreci AYM’nin süresiz nafaka iptal kararı yazımızda izliyoruz.
Aldatan kadın yüksek gelirliyse tablo tersine de dönebilir. Daha az kusurlu koca boşanmayla yoksulluğa düşecekse mahkeme, kadının kocasına yoksulluk nafakası ödemesine karar verebilir. Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz, ayrıntısı erkek nafaka alabilir mi yazımızda.
Aldatan Kadın Tedbir Nafakası Alır Mı?
Evet, aldatan kadın tedbir nafakası alabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre hakim, boşanma davası açılınca dava süresince eşlerin barınması ve geçimi için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.[3] Kanun bu önlemler için kusursuz olma şartı koymamıştır.
İlk derece mahkemesi bir dosyada kadının tedbir nafakasını, ağır kusurunu da gerekçe göstererek kaldırmıştı. Yargıtay, tedbir nafakasının miktarı ve kaldırılma tarihi konusunda çelişkili kurulan hükmü bozarken ve 169. madde çerçevesinde yeniden değerlendirme isterken kuralı şöyle hatırlattı:
“Söz konusu madde hükmüne göre, nafakaya hükmedilmesi için boşanma veya ayrılık davasının açılmış olması yeterli olup, kusursuz olmak şartı aranmamıştır. Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın gerektirici sebebin bulunması halinde hakim re’sen dahi bu maddede sayılan tedbirleri olabilir.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.10.2025, E.2024/5441, K.2025/8247)
Tedbir nafakası geçicidir ve boşanma hükmü kesinleşince sona erer. Kadın dava sonunda daha ağır kusurlu bulunursa bu ödeme yoksulluk nafakasına dönüşmez. Tedbir nafakası bağlanmış olması, kadının haklı ya da kusursuz sayıldığı anlamına da gelmez.
Mahkeme tutarı belirlerken eşlerin gelirlerine bakar. Aldatan kadın çalışmıyor ve geliri yoksa, kocanın mali gücüne göre kendisine ve varsa çocuklara geçici nafaka bağlanabilir.
Aldatan Kadın İştirak Nafakası Alır Mı?
Evet. İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun giderlerine katılma borcudur ve alacaklısı çocuktur. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre velayet kendisine verilmeyen eş, “çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır”.[4]
Maddede ebeveynin boşanmadaki kusuruna yer verilmez. Velayet anneye bırakılmışsa baba, annenin aldatmış olmasından bağımsız olarak iştirak nafakası öder. Hakim tutarı çocuğun ihtiyaçlarına ve babanın mali gücüne göre belirler.
Aldatan Kadın Çocuğun Velayetini Alabilir mi?
Aldatma, annenin velayet hakkını tek başına ortadan kaldırmaz. Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır ve ebeveynin boşanmadaki kusuru bu ölçütün önüne geçmez. Yargıtay ilkeyi şöyle ifade ediyor:
“Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.09.2023, E.2023/5512, K.2023/4310)
Aynı kararda Daire, velayeti anneye veren hükmü bozdu ve velayetin babaya verilmesi gerektiğini belirtti. Gerekçe annenin sadakatsizliği değildi. Daire, uzman raporunda annenin çocuğu ihmal ettiğinin, çocuğun okula devamsızlığının fazla olduğunun ve annenin beraber yaşadığını söylediği kişinin uyuşturucu ticaretinden hükümlü olduğunun tespit edilmesine dayandı.
Annenin yaşam biçimi çocuğun bakımını ve gelişimini somut olarak bozuyorsa velayet babaya verilebilir. Velayetin nasıl belirlendiğini velayet kime verilir yazımızda anlattık.
Aldatan Kadın Tazminat Alabilir Mi?
Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi maddi tazminatı “kusursuz veya daha az kusurlu taraf” için öngörür, manevi tazminatı da kusurlu olan diğer taraftan istenebilir kılar.[5] Aldatma nedeniyle daha ağır kusurlu sayılan kadın, kocasından ne maddi ne manevi tazminat alabilir.
Yargıtay, sadakatsizliği sabit görülen kadının dosyasında ağır kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemeyeceğini açıkça yazdı (2. HD, E.2024/10041, K.2025/11217). Eşit kusurda da sonuç aynıdır, Daire eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğini 25.03.2026 tarihli E.2025/8059, K.2026/3146 sayılı kararında tekrarladı.
Kocasını Aldatan Kadın Tazminat Öder mi?
Öder. Yargıtay, kadının ağır kusurlu bulunduğu aynı dosyada kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu kabul etti. Erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtti.
Maddi tazminat için kocanın boşanma yüzünden mevcut veya beklenen bir menfaatini kaybetmesi gerekir. Sadakatsizliğin yarattığı üzüntü ve itibar kaybı ise manevi tazminatın konusudur.
Aldatan Eş Ne Kadar Tazminat Öder?
Kanunda sabit bir tutar yoktur. Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, tazminata esas fiilin ağırlığına ve hakkaniyet kurallarına bakar. Yargıtay bu ölçütleri TMK m.4 ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddelerine bağlar.
Hesaplamanın ayrıntılarını boşanma davasında maddi ve manevi tazminat yazımızda bulabilirsiniz.
Aldatılan koca, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden ise kural olarak tazminat alamaz. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.07.2018 tarihli kararına göre evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eş manevi tazminat isteyemez.[6] Üçüncü kişinin bundan bağımsız bir kişilik hakkı ihlali varsa konu aldatılan eşin üçüncü kişiye dava açma hakkı yazımızda.
Aldatan Kadının Mal Paylaşımı Hakkı
Aldatan kadın mal paylaşımından tamamen dışlanmaz, ama payı azaltılabilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesinin ikinci fıkrası bu kurala bir istisna getirir.[7]
“Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.”
İndirim için boşanmanın zina sebebiyle verilmiş olması gerekir. Dava evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) sebebiyle görülüp kadın ağır kusurlu bulunduysa bu madde uygulanmaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bunu açıkça belirtti:
“Diğer yandan, TMK’nin 236/2. maddesi, her şeyden önce boşanmanın zina nedeniyle açılmış olması ve bu nedenle boşanmaya karar verilmiş olması halinde uygulanabilecektir.” (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 13.02.2019, E.2017/4334, K.2019/1407)
Aynı kararda 01.01.2002 öncesi dönemin mal ayrılığı rejimine tabi olduğu da hatırlatıldı. O döneme ait katkı payı alacağında zina sebebiyle indirim yapılamaz, indirim yalnız artık değere katılma alacağına uygulanır.
Payın tamamen kaldırılması istisnadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik süresini ve zinanın gerçekleşme şeklini gözeterek zina eden eşin payının tamamen kaldırılmasını hatalı buldu, hakkaniyete uygun daha az bir indirim yapılmasını istedi (18.03.2025, E.2024/4305, K.2025/2817).
Katılma alacağının nasıl hesaplandığını boşanmada mal paylaşımı davası yazımızda anlattık.
Aldatan Kadın Ziynet Eşyalarını Alabilir mi?
Aldatma, kadının ziynet eşyası üzerindeki hakkını ortadan kaldırmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024 tarihli kararıyla düğünde takılan her şeyin kadına ait sayıldığı eski içtihadını terk etti (E.2023/5704, K.2024/2402). Yeni ilkeye göre anlaşma ya da ispatlanmış bir yerel adet yoksa geline takılanlar kadına, damada takılanlar erkeğe aittir ve kadına özgü takılar kadına verilir.
Bu ölçütler arasında boşanmadaki kusur yer almaz. Takıları bozdurup harcayan koca, bunların kendisine geri istenmemek üzere verildiğini ispat edemezse bedelini öder. Takıların kime ait olduğunu düğünde takılan takılar kime aittir yazımızda ayrıntılı anlattık.
Kadın Hangi Durumlarda Nafaka Alamaz?
Aldatma, kadının yoksulluk nafakasını kaybettiği hallerden yalnızca biridir. Kanuna göre kadın şu durumlarda yoksulluk nafakası alamaz ya da aldığı nafaka sona erer.
- Daha ağır kusurlu olması: Boşanmada kusuru kocasından ağır bulunan kadın nafaka isteyemez (TMK m.175).
- Yoksulluğa düşmeyecek olması: Geçimini kendi geliri ve çalışma gücüyle sağlayabilen eş yoksul sayılmaz.
- Süresinde talep etmemesi: Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar (TMK m.178).
- Yeniden evlenmesi: İrat biçiminde bağlanan nafaka, alacaklının yeniden evlenmesiyle kendiliğinden kalkar.
- Evlenmeden birlikte yaşaması: Kadın başka biriyle fiilen evliymiş gibi yaşıyorsa, yoksulluğu ortadan kalkmışsa ya da haysiyetsiz hayat sürüyorsa nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176).
Son madde, boşanmadan sonra yeni bir ilişkiye başlayan kadın için önemlidir. Nafaka kendiliğinden kesilmez, kocanın kaldırma davası açması gerekir. Erkek açısından aynı sorunun cevabını erkek hangi hallerde nafaka ödemez yazımızda topladık.
Kadın Aldatırsa Boşanma Nasıl Olur?
Koca, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesine dayanarak zina sebebiyle boşanma davası açabilir. Dava hakkı, aldatmayı öğrenmesinden itibaren altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçince düşer. Aldatmayı affeden eşin bu sebeple dava hakkı yoktur.
Zina davasında cinsel birlikteliğin ispatı gerekir. İspat güçse koca, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) sebebine dayanır ve sadakatsizliği kusur olarak ileri sürer. Delil türlerini aldatma delilleri, dava sürecini zina nedeniyle boşanma davası yazımızda ele aldık.
Aldatan kadın da boşanma davası açabilir. Davacının kusuru daha ağırsa kocanın davaya itiraz hakkı vardır (TMK m.166/2). İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında koca ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa mahkeme yine boşanmaya karar verebilir.
Aldatan Kadın Nafaka Alır mı? Sıkça Sorulan Sorular
Aldatan kadının nafaka ve diğer boşanma hakları ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Aldatan kadının nafaka hakkı, nafakanın türüne ve kusur karşılaştırmasına göre değişir. Kendisi için yoksulluk nafakası alması kural olarak mümkün değildir, tedbir nafakası ve çocuk için iştirak nafakası ise kusurdan etkilenmez. Kusurun somut dosyada nasıl belirleneceği için bir boşanma avukatından destek almak hak kaybını önler.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 ↩
- Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131 (RG 30.09.2026, 33386) ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.169 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.174 ↩
- Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 06.07.2018, E.2017/5, K.2018/7 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.236/2 ↩

