Evlatlıktan Red ve Evlatlıktan Reddetme Şartları
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Evlatlıktan red, Türk hukukunda ayrı bir kurum değildir ve Türk Medeni Kanunu‘nun 510. maddesindeki mirasçılıktan çıkarma yoluyla yapılır. Anne ya da baba bunu ancak vasiyetname veya miras sözleşmesiyle, kanundaki bir sebebi açıkça yazarak yapabilir. Nüfus kaydı değişmez, sonuç yalnızca mirasta doğar.
Çocuğun rızası varsa aynı sonuca mirastan feragat sözleşmesiyle de ulaşılır. Velayetin kaldırılması ve evlatlık ilişkisinin kaldırılması ise başka amaçlara hizmet eden ayrı kurumlardır.
Evlatlıktan Red Nedir?
Evlatlıktan red, anne veya babanın çocuğunu mirasından tamamen mahrum bırakması için halk arasında kullanılan bir deyimdir. Kanundaki karşılığı mirasçılıktan çıkarma, yani mirastan ıskat kurumudur. Mirasbırakan, aile düzenine ağır biçimde aykırı davranan saklı paylı mirasçısının miras hakkını bu yolla ortadan kaldırabilir.
Evlatlıktan red sanılan işlemlerin her biri farklı bir sonuç doğurur. Hangisinin mirası etkilediği şu tabloda görülür.
| Hukuki yol | Dayanağı | Nasıl işler? | Mirasa etkisi |
|---|---|---|---|
| Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) | TMK m.510-512 | Anne veya baba, kanuni sebebi yazarak vasiyetname ya da miras sözleşmesi yapar | Çocuk saklı pay dahil hiçbir pay alamaz |
| Aciz sebebiyle çıkarma | TMK m.513 | Hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan çocuk için yapılır | Saklı payın yarısı gider, bu yarı torunlara özgülenir |
| Mirastan feragat sözleşmesi | TMK m.528, m.545 | Anne veya baba ile çocuk, resmi vasiyetname şeklinde anlaşır | Çocuk mirasçılık sıfatını kaybeder |
| Saklı pay dışında tasarruf | TMK m.505, m.506 | Sebep gösterilmeden mirasın tasarruf edilebilir kısmı başkasına bırakılır | Çocuk yalnız saklı payını alır |
| Velayetin kaldırılması | TMK m.348 | Hakim, ergin olmayan çocuk üzerindeki velayeti ana babadan alır | Miras ilişkisi değişmez |
| Evlatlık ilişkisinin kaldırılması | TMK m.317-319 | Yalnız evlat edinmedeki rıza veya esasa ilişkin bir eksiklik nedeniyle, bir yıl içinde dava açılır | Evlat edinme ilişkisi ve ona dayanan mirasçılık sona erer |
| Soybağının reddi | TMK m.286, m.289 | Çocuğun kocadan olmadığı iddiasıyla koca, ana veya çocuk dava açar | Baba ile çocuk arasındaki soybağı ve miras ilişkisi kalkar |
Evlatlıktan Reddin Hukuki Dayanağı
TMK m.510 uyarınca evladın mirasçılık hakkı, mirasçılıktan çıkarma (ıskat) aracılığıyla kaldırılır. Kanun bu imkanı yalnız saklı paylı mirasçılara karşı tanır.
Mirasçıların mirastan yararlanma hakkı, mirasbırakanın aile düzenine uygun davranış beklentisinin karşılanıp karşılanmamasına bağlı olarak düzenlenmiştir. Bu beklentinin karşılanmadığını değerlendirip mirasçılık sıfatını kaldıracak olan kişi mirasbırakanın kendisidir. Diğer mirasçıların böyle bir talepte bulunma hakkı yoktur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi de mirasçılıktan çıkarma hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı olduğunu, mirasçılara geçmediğini ve yalnız mirasbırakan tarafından kullanılabileceğini belirtir.[1]
Kurumun kuralları TMK m.510 ile m.513 arasındadır. Madde 510 çıkarma sebeplerini, m.511 sonuçlarını, m.512 ispat yükünü, m.513 ise borç ödemeden aciz halinde kısmi çıkarmayı düzenler.
Saklı paylı mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir. Kardeşlerin saklı payı, TMK m.506’yı değiştiren 4.5.2007 tarihli 5650 sayılı Kanunla kaldırılmıştır.[2] Kardeşi mirastan uzak tutmak için bu nedenle çıkarma sebebi gerekmez.
Evlatlıktan Red Şartları
Evlatlıktan reddetme için evladın TMK m.510’da sayılan iki ağır sebepten birini gerçekleştirmiş olması ve anne ya da babanın bu sebebi vasiyetnamede açıkça yazması şarttır.
Evlatlıktan red davası nasıl açılır sorusu sık sorulsa da Türk hukukunda evlatlıktan reddetme davası diye bir dava yoktur. Evlatlıktan red (mirasçılıktan çıkarma), ölüme bağlı tasarrufla ve belirli şartlara bağlı olarak yapılır.
Evlatlıktan red (mirasçılıktan çıkarma) sebepleri TMK m.510 ve m.513’te düzenlenmiştir:
- Mirasçının mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi,
- Mirasçının mirasbırakana veya aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi,
- Mirasbırakanın altsoyu hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunması.
Sebebin varlığı tek başına yetmez. Çıkarmanın vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle yapılması ve sebebin tasarrufta açıkça yazılması gerekir. Vasiyeti yapan anne ya da babanın ayırt etme gücüne sahip olması ve 15 yaşını doldurmuş olması aranır (TMK m.502).
Miras sözleşmesi seçilirse ayrıca ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak gerekir (TMK m.503).
Kural anne ve baba için aynıdır. Her ebeveyn yalnız kendi mirası için karar verir ve kendi vasiyetnamesini düzenler. Babanın yaptığı çıkarma, annenin mirası üzerinde bir sonuç doğurmaz.

Reddedilen Çocuk İtiraz Edebilir mi?
Mirasçılıktan çıkarmaya itiraz hakkı çıkarılan mirasçıya aittir (TMK m.512). Çıkarmanın kendisi ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla, herhangi bir dava açılmadan gerçekleşir.
Reddedilen evlat tasarrufa itiraz ederek çıkarmanın iptalini isteyebilir ve bunun için iptal davası açması gerekir. Dava, çıkarmadan yararlanan mirasçılara ve varsa vasiyet alacaklılarına karşı açılır.
Çıkarılan kişinin çocukları da korunur. Mirasçılıktan çıkarılanın altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (TMK m.511).
Evlatlıktan Red Davası Nasıl Açılır?
Evlatlıktan red davası diye bir dava türü yoktur. TMK m.510 uyarınca mirasçılıktan çıkarmayı yapabilecek tek kişi mirasbırakandır. Bunu ancak ölüme bağlı bir tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapar.
Yargıtay bu konuda nettir. Evlat edindikleri çocuğu dava açarak mirastan çıkartmak isteyen eşlerin dosyasında 7. Hukuk Dairesi, dava yoluyla ıskat kararı istenemeyeceğini belirtmiş ve kabul kararını bozmuştur.[3]
İki vasiyetname şekli öne çıkar. Resmi vasiyetname, noterde ya da sulh hakimi önünde iki tanıkla düzenlenir (TMK m.532). El yazılı vasiyetname ise yıl, ay ve gün gösterilerek baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılır ve imzalanır (TMK m.538).
İleride itiraz bekleniyorsa resmi vasiyetname daha güçlü bir delil bırakır. Tanıklar, mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak imzalar (TMK m.534). Ayırt etme gücü bulunmadığı iddiasıyla açılan iptal davasında bu kayıt önemli bir dayanak olur.
Miras sözleşmesiyle çıkarma da mümkündür, ancak bu sözleşme resmi vasiyetname şeklinde yapılmak zorundadır (TMK m.545). Hangi şekil seçilirse seçilsin dilekçe verilmez, bir kuruma başvuru da yapılmaz. Şekil kuralları vasiyetname nasıl düzenlenir yazımızda anlatılmıştır.
TMK m.512 uyarınca mirasbırakan, tasarrufunda çıkarma sebebini açıkça belirtmek zorundadır. Sebep belirtilmemişse çıkarma geçerli olmaz ve tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.[4]
Sebebin olay ve tarih gösterilerek somut yazılması gerekir, çünkü mirasbırakan öldükten sonra bu sebebi ispat etmek diğer mirasçılara düşer. Suça dayanan bir metin için mirasçılıktan çıkarma vasiyetname örneği incelenebilir.
Genel ve duygusal ifadeler bu şartı karşılamaz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin onadığı bir kararda vasiyetnamedeki “bu zamana kadar yapmış oldukları maddi ve manevi ezalardan dolayı” cümlesi müphem bulunmuş, açık ve somut sebep sayılmamıştır (E.2025/1105, K.2025/5220, T.08.12.2025).
Uyuşmazlık çıktığında açılan dava, mirasçılıktan çıkarma içeren vasiyetnamenin iptali davasıdır. Bu davada şekil eksikliği veya ehliyetsizlik gibi genel iptal sebepleri (TMK m.557) ile çıkarma sebebine itiraz (TMK m.512) birlikte ileri sürülebilir. Dava asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Evlatlıktan Reddetme Dilekçe Örneği
Evlatlıktan reddetmek için mahkemeye ya da bir kuruma verilecek bir dilekçe yoktur. Aranan belge, çıkarma sebebini somut olarak anlatan bir vasiyetnamedir. Örnek kart, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlaline dayanan el yazılı bir vasiyetnamenin nasıl kurulabileceğini gösterir.
VASİYETNAMEDİR
Ben, ………………… (T.C. Kimlik No: …………………), ayırt etme gücüne sahip olarak ve kimsenin etkisi altında kalmadan bu vasiyetnameyi baştan sona kendi el yazımla düzenliyorum.
Oğlum/Kızım ………………… (T.C. Kimlik No: …………………), …/…/…… tarihinde geçirdiğim ameliyat ve sonrasındaki …… aylık tedavim boyunca, haberdar edilmesine rağmen yanıma hiç gelmemiş ve bakımımla ilgilenmemiştir. …/…/…… tarihinde evimde, eşim ………………… ve komşum ………………… önünde bana hakaret etmiş ve beni iterek yere düşürmüştür. Bu olay nedeniyle ………………… Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundum (Soruşturma No: …………………).
Oğlum/Kızım bu davranışlarıyla bana karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş ve aramızdaki aile bağını koparmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesine dayanarak onu saklı payı da dahil olmak üzere mirasçılığımdan çıkarıyorum.
…/…/…… (gün, ay, yıl)
Ad Soyad
İmza
Uyarı: Bilgisayarda yazılıp yalnızca imzalanan el yazılı vasiyetname geçersizdir. Metnin tamamı, tarih ve imza mirasbırakanın kendi el yazısıyla olmalıdır (TMK m.538).
Olayların tarih ve tanık gösterilerek yazılması, ölümden sonra ispat yükünü taşıyan mirasçının işini kolaylaştırır. Noterde resmi vasiyetname yapılacaksa aynı anlatım noter memuruna beyan edilir ve vasiyetname iki tanıkla imzalanır.
Evlatlıktan Red Sebepleri ve Yargıtay Uygulaması
Ağır Suç İşlenmesi
Mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi halinde, fiilin aile bağlarına etkisinin ağır olup olmadığını hakim takdir eder. Bu değerlendirme ceza hukuku ölçüsüyle değil, medeni hukuk esaslarıyla yapılır.
Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı şart değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aile bağlarını koparacak ağırlıkta ve suç oluşturabilecek bir eylemin ispata elverişli delillerle ortaya konmasını yeterli görür.[5]
Suç vasfını kaldıran bir hukuka uygunluk sebebi ya da zorunluluk hali varsa mirasbırakan bu fiile dayanarak evladını mirasçılıktan çıkaramaz. Öğretide “yakınlar” ifadesi yalnız akrabaları değil, mirasbırakanın sevinç ve üzüntüsünü paylaştığı yakın arkadaş ya da ev çalışanı gibi kişileri de kapsayacak şekilde yorumlanır.
Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin İhlali
İkinci sebep, mirasçının mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesidir. En genel yükümlülük TMK m.322’de yer alır ve ana, baba ile çocuğu birbirine yardım etmeye, saygı ve anlayış göstermeye, aile onurunu gözetmeye zorlar.
Bu sebep kanundan doğan bir yükümlülüğün ihlalini arar. Dini veya ahlaki bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi evlatlıktan red sebebi oluşturmaz. İhlalin önemli ölçüde olması gerekir.
İhlalin önemli olup olmadığı, kusurun ağırlığına ve aile ilişkilerine etkisine göre belirlenir. Yükümlülüğün ihlali objektif olarak aile bağlarını koparacak nitelikte olmalı ve bu bağları fiilen de koparmış olmalıdır.
Yargıtay bu eşiği yüksek tutar. Hukuk Genel Kurulu’na göre ailevi yükümlülüğün ihlali, ağır bir suç işlenmiş gibi saklı payı kaldırmayı haklı kılacak yoğunlukta olmalıdır:
“Bu nedenle; aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemiş olması, ağır bir suç işlenmiş gibi miras bırakanın mirasçısını saklı payından mahrum bırakarak cezalandırmasını haklı kılacak ağırlık ve yoğunlukta olmalı, bazı yükümlülüklerin ihlâl edilmiş olması tek başına yeterli kabul edilmemeli ve ağır bir ihlâlin varlığı aranmalıdır.” (Yargıtay HGK, 25.09.2024, E.2023/3-53, K.2024/464)
Aynı kararda, oğlun babasından aldığı vekaleti kötüye kullandığı iddiası borçlar hukukuna ait bir ihlal sayılmış ve tek başına çıkarma sebebi kabul edilmemiştir. Kurul çoğunluğu, bir tartışma sırasında babaya söylenen kırıcı sözleri de saklı payı kaldırmaya yeterli görmemiştir.
Küslük de tek başına yeterli görülmez. Bir dosyada baba, kendisini kısıtlatmak için dava açan evladını mirasçılıktan çıkarmıştı. Yirmi yıl küs kaldıkları da ileri sürüldü, ancak çıkarma iptal edildi ve karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nde onandı.[6]
Küslüğe ağır davranışlar eklenince sonuç değişir. Hastalığında babasının yanına gitmeyen, onu insanların önünde sarsıp hakaret eden ve anne babasını gece kapı önüne koyan evladın çıkarılması geçerli sayılmış, bu karar da onanmıştır (Yargıtay 7. HD, E.2022/5988, K.2024/16, T.08.01.2024).
Gösterilen sebebin gerçekte evlada yüklenemeyeceği durumlar da vardır. Torununa karşı işlediği suçtan mahkum olan bir mirasbırakan, şikayetçi ve tanık olarak bu ceza davasında yer alan çocuklarını mirasçılıktan çıkarmıştı. Çıkarma sebebi ispatlanmış sayılmadı ve vasiyetnamenin iptaline ilişkin karar 08.12.2025 tarihinde Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nce onandı.
Borç Ödemeden Aciz Belgesi (Koruyucu Çıkarma)
TMK m.513 uyarınca mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Bu durumda mahrum bırakılan yarının, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır.[7]
Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa ya da belgedeki borç çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemiyle çıkarma iptal edilir.

Ölümden Sonra Vasiyetnamenin Açılması ve İtiraz Süreci
Mirasçılıktan çıkarma bir davayla değil, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla gerçekleşir. Ölümden sonra vasiyetname hemen sulh hakimine teslim edilir. Sulh hakimi vasiyetnamenin açılması işlemini teslimden itibaren bir ay içinde yapar ve her mirasçıya kendisini ilgilendiren kısmı tebliğ eder (TMK m.595-597).
Çıkarılan mirasçı tasarrufa itiraz ederse uyuşmazlık, ölüme bağlı tasarrufun iptali davasıyla asliye hukuk mahkemesine taşınır. Bu davada davalı, çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısıdır. TMK m.512 uyarınca çıkarma sebebinin varlığını ispat yükü de ona düşer.
TMK m.559 uyarınca iptal davası, tasarrufun ve iptal sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılır. Her halde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl geçince dava hakkı düşer.[8]
Yargıtay öğrenme anını, vasiyetnamenin açılıp okunarak içeriğinin tamamen öğrenildiği tarih olarak kabul eder. Vasiyetnamenin varlığından haberdar olup açılma dosyasına dilekçe vermek bu süreyi tek başına başlatmaz.[9]
Mahkemenin vardığı sonuca göre evladın eline geçecek pay değişir.
| Mahkemenin tespiti | Evladın durumu |
|---|---|
| Çıkarma sebebi vasiyetnamede yazılmamış | Tasarruf, saklı payı dışında yerine getirilir. Evlat saklı payını alır. |
| Sebep yazılmış ama ispatlanamamış | Evlat saklı payını alır, vasiyetnamenin kalanı uygulanır. |
| Mirasbırakan sebep hakkında açık bir yanılmaya düşmüş | Çıkarma geçersiz olur, evlat saklı payla sınırlı kalmadan miras payını alabilir. |
| Vasiyetname şekle aykırı ya da ehliyetsizlik içinde yapılmış (TMK m.557) | Tasarruf iptal edilir, evlat miras payını alabilir. |
| Sebep ispatlanmış | Çıkarma geçerlidir. Evladın çocukları saklı paylarını isteyebilir. |
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.09.2024 tarihli kararına göre çıkarma sebebi ispatlanamadığında mahkeme, ayrıca talep edilmese bile davacının saklı payını tespit edip tenkis yönünden inceleme yapar. Bu, taleple bağlılık ilkesinin kanundan doğan bir istisnasıdır.
Karara karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır. Terekenin paylaşımı, mirasçılık durumunu belirleyen kararın kesinleşmesinden sonra buna göre yapılır.

İtirazda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mirasçılıktan çıkarmanın kendisi için mahkemeye gidilmez. Mahkeme ancak mirasbırakanın ölümünden sonra, iki ayrı aşamada devreye girer.
Vasiyetname ölümden sonra sulh hukuk mahkemesine teslim edilir. Mahkeme vasiyetnameyi açıp okur ve ilgililere tebliğ eder, ancak çıkarma sebeplerinin varlığını bu aşamada incelemez.
Mirastan ıskat edildiğini öğrenen mirasçı vasiyetnamenin iptali davasını açabilir. Bu davada asliye hukuk mahkemesi görevlidir. HMK m.11/1-a uyarınca yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir.[10]
Velayetin kaldırılması ve evlatlık ilişkisinin kaldırılması davaları ise aile hukukundan doğar. Bu davalar 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereği aile mahkemesinde görülür.
Evlatlıktan Red ve Miras Hakkı
Evlatlıktan reddedilen, yani mirastan tamamen çıkarılan kişinin mirasçılık sıfatı ortadan kalkar. Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Mirastan kısmi çıkarma halinde ise çıkarma dışında kalan pay oranında mirasçılık devam eder.
Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmamışsa, çıkarılan kişinin miras payı o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi değerlendirilir. Bu pay çıkarılanın altsoyu varsa ona, yoksa mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarına kalır.
Sebep göstermeden de bir çocuğun payı azaltılabilir, ancak tamamen kaldırılamaz. Altsoyun saklı pay oranı yasal miras payının yarısıdır (TMK m.506). Eşi ölmüş ve iki çocuğu olan bir baba, mirasının yarısını dilediği kişiye bırakabilir ve bu durumda bir çocuğu mirasın dörtte biriyle sınırlı kalır.
Çocuğun rızası varsa daha kesin bir yol da vardır. Mirasbırakan ile evlat, resmi vasiyetname şeklinde bir mirastan feragat sözleşmesi yapabilir ve feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder (TMK m.528, m.545). Bu yolda sebep gösterilmesi gerekmez, ancak evladın sözleşmeyi imzalaması şarttır.

Çıkarma Sebebinin İspatı ve Deliller
Mirasçılıktan çıkarmaya itiraz edilip iptal davası açıldığında, tasarrufta gösterilen çıkarma sebebinin gerçekten var olduğunu ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya düşer. Mahkeme bu iddianın somut ve inandırıcı delillerle desteklenmesini bekler.
Sık kullanılan deliller şunlardır:
- Mahkeme ilamı: Evladın aile üyelerinden birine karşı işlediği suç mahkeme kararıyla sabitse bu karar sunulur. Mahkumiyet kararı şart olmasa da ispatı büyük ölçüde kolaylaştırır.
- Belgeler: Yazılı beyanlar, resmi kayıtlar ve iletişim kayıtları, evladın tutumunun zaman içindeki seyrini gösterir.
- Tanık beyanları: Aile üyeleri ve komşular, olayların nasıl geliştiğini anlatır.
- Sağlık raporları: Mirasbırakanın hastalığı ve bakıma muhtaç olduğu dönem, ihmal iddiasını desteklemek için raporlarla gösterilebilir.
Tanık anlatımları çoğu dosyada belirleyicidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 08.01.2024 tarihli kararına konu dosyada çıkarma sebebi tanık beyanlarıyla ispatlanmış ve yeterli görülmüştür.

Reddin Sonuçları
Saklı payın tümünden çıkarılan mirasçı terekeden hiçbir hak talep edemez. Kısmi çıkarmada ise çıkarma kapsamı dışında kalan saklı pay üzerinde mirasçılık sıfatı devam eder.
Çıkarılan kişinin mirasbırakandan sağlığında aldığı bağışlar kural olarak mirasta iade hükümlerine bağlı değildir. Ancak bu bağışlar diğer mirasçıların saklı paylarını zedeliyorsa, çıkarılan kişi aleyhine tenkis davası açılabilir.
Mirasbırakan eşini mirasçılıktan çıkarırsa eşin payı, mirasbırakanın kan hısımı olan yasal mirasçılarına kalır. Öğretideki baskın görüşe göre bu pay, eşin mirasbırakanla kan bağı olmayan çocuklarına geçmez. Hiç yasal mirasçı yoksa miras Devlete geçer (TMK m.501).
Mirastan çıkarılan kişi mirasçılık sıfatını yitirdiği için mirasbırakanın borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulmaz.
Evlatlıktan Red Nüfus Kaydını Değiştirir mi?
Hayır, evlatlıktan red nüfus kaydında hiçbir değişiklik yapmaz. e-Devlet’te ya da nüfus müdürlüğünde “evlatlıktan red” adıyla bir başvuru bulunmaz. Çıkarılan evladın nüfustaki anne ve baba bilgisi aynen kalır.
Nüfustaki soybağı ancak mahkeme kararıyla değişir. Bunun yolu soybağının reddi davası açmaktır ve bu dava kötü davranışa değil, çocuğun kocadan olmadığı iddiasına dayanır. Davayı koca, ana veya çocuk açabilir ve her biri için bir yıllık hak düşürücü süre vardır (TMK m.286, m.289).
Aynı kural çocuk için de geçerlidir. Ergin bir evlat da kendi isteğiyle anne ve babasının nüfus kaydından çıkamaz, aralarındaki soybağı ve mirasçılık ilişkisi devam eder. Mirastan uzak durmak isteyen evlat, anne veya babasıyla mirastan feragat sözleşmesi yapabilir ya da ölümden sonra mirası reddedebilir.
Velayet de mirasçılıktan çıkarmadan etkilenmez. Ergin olmayan çocuk üzerindeki velayeti ancak hakim, TMK m.348’deki şartlar varsa kaldırabilir. Velayet kaldırılsa bile anne ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü sürer (TMK m.350).
Evlat Edinilen Çocuk Evlatlıktan Reddedilebilir mi?
Evlat edinen, ilişki sonradan bozuldu diye evlatlığı geri veremez. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması yalnızca evlat edinme sırasında gerekli rızanın alınmamasına (TMK m.317) ya da esasa ilişkin başka bir noksanlığa (TMK m.318) dayanabilir. Dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m.319).
Evlatlık, evlat edinenin mirasçısıdır (TMK m.314). Evlatlığın mirastan uzaklaştırılması da bu nedenle ancak mirasçılıktan çıkarma kurallarıyla mümkündür. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasının ayrıntıları evlat edinme ve şartları yazımızda yer alır.

Evlatlıktan Red ile Reddi Miras Aynı Şey mi?
Hayır, ikisi farklı kişilerin kullandığı farklı haklardır. Evlatlıktan red, anne veya babanın sağlığında vasiyetnameyle yaptığı bir işlemdir. Reddi miras ise mirasçının, miras açıldıktan sonra mirası kendi iradesiyle geri çevirmesidir.
Mirasın reddi, yasal mirasçının ölümü öğrenmesinden itibaren üç ay içinde sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır (TMK m.606, m.609). Yaşayan bir anne ya da baba, kendi mirası için çocuğu adına reddi miras yapamaz.
İki kurum arasındaki farklar şöyledir:
| Konu | Evlatlıktan red (mirasçılıktan çıkarma) | Reddi miras |
|---|---|---|
| Kim yapar? | Anne veya baba | Mirasçı |
| Ne zaman yapılır? | Mirasbırakan sağken | Ölümün öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde |
| Nasıl yapılır? | Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle | Sulh mahkemesine sözlü ya da yazılı beyanla |
| Sebep gerekir mi? | Evet, TMK m.510’daki sebep yazılmalı | Hayır, kayıtsız ve şartsız yapılır |
| Sonucu | Evlat pay alamaz, payı kural olarak altsoyuna geçer | Mirasçı terekeyi borçlarıyla birlikte almaz |

Vasiyetname ve İtiraz Masrafları
Mirasçılıktan çıkarmanın kendisi bir dava olmadığı için ona bağlı bir dava harcı doğmaz. Bu aşamadaki masraf, vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasındaki noter ücretinden ve ölümden sonra vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesinde açılması işleminin giderlerinden ibarettir.
30.12.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Noterlik Ücret Tarifesi’ne göre resmi vasiyetnamenin noter düzenleme ücreti 2.661,62 TL‘dir. Sayfa başına yazı ücreti gibi kalemler bu tutara ayrıca eklenir. Diğer kalemler güncel noter ücretleri yazımızda yer alır.
Harç ve masraf asıl olarak, çıkarılan mirasçının açacağı ölüme bağlı tasarrufun iptali davasında gündeme gelir. 31.12.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği’ne göre asliye hukuk mahkemesinde başvurma harcı 732 TL‘dir. Peşin harç ve gider avansı ayrıca yatırılır ve dava harcı hesaplama aracıyla bulunabilir.
Avukatlık ücreti, bilirkişi ve tanık giderleri davanın kapsamına ve süresine göre değişir. Mahkeme yargılama giderlerini aleyhine hüküm verilen taraftan alır, iki taraf da kısmen haklı çıkarsa giderleri haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m.326).

Evlatlıktan Red Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Evlatlıktan red ve evlatlıktan reddetme şartları hakkında en çok merak edilen soruları nüfus kaydı ve miras hakkı açısından cevapladık.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- Yargıtay 7. HD, E.2022/2695, K.2022/6859, T.14.11.2022 ↩
- 4721 sayılı TMK m.506 (5650 sayılı Kanunla değişik) ↩
- Yargıtay 7. HD, E.2022/2695, K.2022/6859, T.14.11.2022 ↩
- 4721 sayılı TMK m.512 ↩
- Yargıtay HGK, E.2023/3-53, K.2024/464, T.25.09.2024 ↩
- Yargıtay 7. HD, E.2023/4254, K.2024/3636, T.09.09.2024 ↩
- 4721 sayılı TMK m.513 ↩
- 4721 sayılı TMK m.559 ↩
- Yargıtay 7. HD, E.2024/4654, K.2025/2660, T.15.05.2025 ↩
- 6100 sayılı HMK m.11/1-a ↩
