Şirket Aracına Kesilen Cezayı Kim Öder?
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Şirket aracına kesilen trafik cezasını kural olarak işveren öder. Ceza, araç plakasına kayıtlı olduğu için doğrudan şirkete tebliğ edilir ve çalışan görevini yaparken kural ihlali yapmışsa cezanın maddi yükü işçiye geçmez. Cezanın işçinin maaşından kesilmesi usulsüz bir uygulamadır. Trafik cezası muvafakat olmaksızın maaşından kesilen işçi iş yerinden haklı nedenle ayrılıp kıdem tazminatını talep edebilir.
Böyle bir kesinti yapıldığında işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip tazminat talep edebilir. Kuralın istisnası, işçinin kasıtlı ya da ağır kusurlu davranışıyla cezaya yol açtığı hallerdir. Aşağıda cezanın kime tebliğ edildiği, indirimli ödeme süresi, ücretten kesinti yasağı ve emsal kararlar ele alınıyor.
Şirket Aracıyla Alınan Trafik Cezası
İşverenler, özellikle saha görevleri için çalışanlarına şirket aracı tahsis edebilmektedir. Bu araçlarla seyahat eden çalışanlar ise hız sınırını aşma, park ihlali veya kırmızı ışık ihlali gibi çeşitli nedenlerle trafik cezasıyla karşılaşabilir. Trafik cezaları, kural ihlaline karşı devlet tarafından uygulanan idari para cezalarıdır ve genellikle araç plakasına kayıtlı olan adreslere tebliğ edilir. Yani şirket üzerine kayıtlı bir aracın plakasına yazılan ceza doğrudan şirkete gönderilir, bu da cezanın ilk bakışta araç sahibi şirketi sorumlu kıldığı anlamına gelir.
Trafik cezasının tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödeme yapılırsa %25 indirimli ödeme imkânı bulunur. Güncel düzenlemeyle bu indirim süresi 30 güne kadar uzatılabilir. Bu indirimden yararlanmak için ceza, belirtilen süre içinde vergi dairesine, anlaşmalı bankalara veya e-Devlet üzerinden ödenmelidir. Şirket araçlarına kesilen cezalar da bu kapsamdadır, işverenlerin cezayı erken ödeyerek indirim fırsatını değerlendirmesi mantıklıdır. Asıl önemli soru ise bu ödeme yükümlülüğünün nihai olarak kime ait olduğudur.
Not: Trafik cezaları plakanın kayıtlı olduğu tüzel kişi adına tebliğ edildiği için ödeme sorumluluğu resmi olarak şirkete aittir. İşveren bu bedeli işçiye yansıtmak isteyebilir mi? Yazının devamında bu soruya yanıt arıyoruz.

Şirket Aracıyla Alınan Trafik Cezası
İşverenin Sorumluluğu ve Yasal Durum
İş hukuku ve yargı kararları, şirket aracına kesilen trafik cezalarında ağırlıklı olarak işverenin sorumlu olduğunu ortaya koyar. Çalışan aracı işverenin işini görmek amacıyla kullanırken bir kural ihlali yapmışsa, ortaya çıkan cezanın işveren tarafından ödenmesi gerektiği vurgulanır. Bu durum hem 4857 sayılı İş Kanunu‘nun “ücretin korunması” ilkesiyle hem de Yargıtay’ın emsal kararlarıyla desteklenir.
Şirket aracıyla trafikte kural ihlali yapılması sonucu kesilen ceza araç malikine, yani şirkete bildirilir. İşveren bu cezayı ödemek durumundadır ve işçinin ücretinden kesinti yaparak cezayı çalışana ödetme yoluna gidemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2019 yılında verdiği bir karar, işçinin işveren tarafından tahsis edilen aracı görevini ifa ederken aldığı trafik cezasının işveren sorumluluğunda olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Kararda, işverenin işçinin açık rızası olmaksızın trafik cezası bedelini maaştan kesemeyeceği özellikle vurgulanmıştır.
İş Kanunu kapsamında da işverenin sorumluluğu belirgindir. Yargıtay kararında, işçinin aracı kullanırken tamamen işverene karşı iş görme edimini yerine getirme çabası içinde olduğu belirtilerek, bu gibi durumlarda ceza bedelinin işçiye yüklenemeyeceği ifade edilmiştir. Kısacası işveren, çalışanın iş amacıyla araç kullanırken ortaya çıkan trafik cezalarını üstlenmelidir.
İşçinin Sorumluluğu Var Mı?
Peki çalışanların hiç mi sorumluluğu yok? İşçi işin ifası sırasında makul bir dikkat göstermesine rağmen bir ihlal yapmışsa, bu durum işin riskleri kapsamında değerlendirilir. İşveren işi organize ederken bu tür riskleri göze almış sayılır ve bu nedenle ceza bedelini üstlenir.
Bazı istisnai durumlar da düşünülebilir. Mesai saatleri dışında, izin almadan ya da şahsi işleri için şirket aracını kullanan bir çalışan trafik cezası alırsa, işveren bu cezayı çalışana rücu etmek isteyebilir. Örneğin çalışan şirket aracını hafta sonu kendi özel işi için kullanırken hız limiti aşımı yapıp ceza yerse, işveren haklı olarak cezanın bedelini çalışanın ödemesini bekleyebilir. Cezanın devlete ödenmesi sürecinde muhatap araç sahibi olduğu için şirket cezayı ödeyip ardından çalışanından talep etme yoluna gidebilir. Böyle bir talep ancak çalışanın açık hatası veya kötü niyeti olması durumunda gündeme gelir ve bunun hukuken ispatlanması gerekir.
Özetle işçinin sorumluluğu normal şartlarda doğrudan gündeme gelmez. İşçinin kullanım hatası sonucu şirketin malına zarar verme veya şirketi maddi zarara uğratma durumları dışında, trafik cezasını bizzat üstlenmesi beklenmez. Trafik cezaları, iş ilişkisi bağlamında işverenin üstlenmesi gereken işletme riskleri arasında sayılabilir.
İş Kanunu Kapsamında Ücret Kesintisi Yasağı
İş Kanunu, çalışanların ücretlerinin korunmasına özel bir önem verir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 62. maddesi, işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi veya kanun hükümlerini uygulaması sonucunda işçi ücretinde hiçbir şekilde azaltma yapamayacağını belirtir[1]. Yani işveren kendi sorumluluğundaki bir yükümlülük nedeniyle çalışan maaşından kesinti yapamaz. Şirket aracına kesilen ceza da esasen işverenin katlanması gereken bir yükümlülüktür, bunun çalışana yansıtılması kanunun ruhuna aykırıdır.
Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun 407. maddesi de çalışan ücretinden tek taraflı kesinti yapılamayacağını düzenler[2]. Yargıtay da çeşitli kararlarında, her ne gerekçeyle olursa olsun mahkeme kararı olmadan işçinin ücretinden kesinti yapılamayacağı yönünde hüküm kurmuştur. Bu, trafik cezası gibi durumları da kapsar, işverenin çalışanın maaşından tek taraflı bir kararla para kesip bunu ceza ödemesine yönlendirmesi yasal değildir.
Ücret kesme cezası olarak bilinen disiplin cezası ise ancak belirli şartlarla mümkündür. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 38. maddesine göre iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde öngörülen haller dışında işçiye ücret kesme cezası verilemez[3]. Böyle bir disiplin cezası verilecekse kesintinin sebebi ve miktarı işçiye derhal bildirilmeli, bir ayda yapılacak kesinti iki günlük ücret tutarını aşmamalı ve kesilen tutarlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına yatırılmalıdır. Kanun koyucu işçinin ücretinden yapılacak en küçük kesintiyi bile sıkı kurallara bağlamıştır. Trafik cezası bedelini işçinin ücretinden düşmek, bu şartlar sağlanmadığında ve işçinin onayı olmadığında açıkça hukuka aykırı olacaktır.

İş Kanunu Kapsamında Ücret Kesintisi Yasağı
Şirket Aracına Cezada Emsal Yargıtay Kararları
Konuyla ilgili mahkeme kararları işçi lehine bir tutum sergilendiğini gösterir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2017/13342 Esas, 2019/16167 Karar sayılı kararı[4], şirkete ait aracı kullanan işçinin sebep olduğu trafik cezalarının işveren tarafından ödenmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koydu. Bu karar, işverenin işçinin yazılı muvafakati olmadan ceza tutarını ücretinden kesemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin aksine işçi lehine hüküm tesis etmiştir. Yargıtay, iş ilişkisi sırasında ortaya çıkan bu tür mali yüklerin işçiye rıza dışında yüklenemeyeceğinin altını çizmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/12773 Esas, 2019/9949 Karar sayılı kararı[5] da benzer bir yönde değerlendirme yapmıştır. Bu olayda iş sözleşmesinde “müşteriden tahsil edilemeyen alacaklar personelin maaşından kesilir” şeklinde bir hüküm bulunmasına rağmen, Yargıtay işçinin kusurundan doğan somut bir zarar ispatlanmadıkça böyle bir kesintinin geçerli olmayacağını ifade etmiştir. İş sözleşmesine konulan tek taraflı bir maddeyle dahi işveren keyfi kesinti yapamaz. Trafik cezası örneğinde de işçinin ücretinden kesinti yapılabilmesi için işçinin açık onayı ve ortada gerçekten kusura dayalı bir zarar olması gerekir, rutin bir hız cezası bu kapsamda değerlendirilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2015/3083 Esas, 2015/9061 Karar sayılı kararında[6] ise daha genel bir prensip vurgulanmıştır, mahkeme kararı olmadan çalışan ücretinden yapılan kesintiler hukuka aykırıdır. Somut olayda işçinin kuruma zarar verdiği iddiasıyla teftiş raporu üzerine maaşından kesinti yapılmış, ancak Yargıtay bu durumu bile yasaya aykırı bulmuştur. Yargısal içtihatlar işçi aleyhine yorumlanabilecek gri alanları dahi kapatmakta ve çalışanın kazancını korumaktadır.
Bu emsal kararlar ışığında trafik cezasını artık işçinin değil işverenin ödeyeceği yönünde bir eğilim yerleşmiştir. Şirket aracıyla kesilen cezaların işçinin maaşından düşülmesi uygulaması hukuki zeminde kabul görmemektedir. İşverenler bu tür durumlarda yasal sorumluluğun kendilerinde olduğunu bilmelidir, çalışanlar ise haklarının farkında olmalıdır.

Şirket Aracına Cezada Yargıtay Kararları
Şirket Aracı Ceza Kesintisinde Çalışanın Rızası
Çalışanın rızası kavramı burada kritik bir rol oynar. İşçi kesilen trafik cezasını kendi üstlenmeyi kabul ediyorsa ve bunu yazılı olarak beyan ederse, işverenin maaştan kesinti yaparak cezayı tahsil etmesi mümkün hale gelebilir. Bazı şirketler işe başlangıçta çalışanlara trafik cezalarının çalışan sorumluluğunda olacağına dair belge imzalatır, bu belge çalışan tarafından rıza gösterildiğine dair delil sayılabilir. Ancak Yargıtay’ın yukarıda bahsedilen kararları, genel bir onay belgesinden ziyade somut her bir olay için açık onayın önemine işaret etmektedir. Çalışanın söz konusu spesifik cezanın kendi ücretinden tahsilini kabul ettiğini net olarak belirtmesi en güvenli yoldur.
Bununla birlikte işçinin rıza göstermesi dahi her durumda sınırsız bir kesinti yetkisi vermez. İşveren yine de makul davranmak ve işçinin temel haklarını gözetmek zorundadır. İşçi kendi hatasını telafi etmek adına ceza tutarını karşılamak isteyebilir, bu durumda işveren ve işçi aralarında anlaşıp ödemenin nasıl yapılacağını kararlaştırabilir. Örneğin işçi cezayı kendi kredi kartıyla öder ya da işveren öder ama işçi maaşından belirli taksitlerle geri öder. Önemli olan, bu anlaşmanın zorlayıcı olmaması ve çalışanın serbest iradesine dayanmasıdır.
İş sözleşmesinde “trafik cezaları çalışana aittir” gibi bir madde bulunuyorsa, bu madde tek başına işverenin otomatik olarak kesinti yapmasına yasal zemin oluşturmaz. Bu tür bir sözleşme hükmü ancak işçinin kusurunun kesin olduğu ve zararın somut şekilde ortaya çıktığı hallerde dikkate alınabilir. Aksi takdirde genel nitelikli bir maddeden hareketle işçi ücretinden keyfi kesinti yapılması yasal koruma engeline takılır.
Şirket Aracına Cezada Mesai ve Özel Durumlar
Şirket aracına kesilen cezaların büyük kısmı çalışan mesai saatleri içinde görevini ifa ederken gerçekleşir. Mesai dışında meydana gelen ihlallerde durum farklıdır. Örneğin çalışan iş çıkışı bir yere uğramak için şirkete ait aracı kullanırken trafik cezası alırsa, ihlalin işle bağlantısı zayıf olduğu için işveren cezanın bedelini çalışanın üstlenmesini talep edebilir. Bazı işyerleri, şirket araçlarının mesai haricinde kullanımını yasaklayarak bu tür riskleri önlemeye çalışır.
Çalışan şirket aracıyla şahsi iş yaparken veya izin verilmeyen bir zamanda aracı kullanırken ceza yediyse, burada işverenin onayı dışında bir kullanım söz konusudur. İşveren bu izinsiz kullanım dolayısıyla uğradığı maddi zararı çalışanından istemekte haklı olabilir. Bu talep doğrudan maaştan kesinti şeklinde değil, çalışana yapılan bir bildirim ve talep şeklinde olmalıdır, işveren “şu tarihte iznin dışında araçla hız ihlali yaparak şu kadar ceza almışsın, lütfen bu tutarı şirkete öde” diyebilir. Çalışan ödemezse işveren hukuki yollara başvurma hakkına da sahip olabilir, ancak bu gibi durumlar genellikle karşılıklı uzlaşma ile çözülür.
Trafik cezası çok yüksek tutarlı ve çalışanın ağır kusurundan kaynaklıysa, örneğin ehliyetsiz araç kullanma veya alkollü araç kullanma gibi daha ciddi ihlallerde, işveren bu durumu bir disiplin süreci kapsamında ele alabilir. Böyle bir olay iş yerinde güven sarsıcı bir davranış olarak değerlendirilebilir ve uyarı, kınama, hatta iş akdinin feshi gibi sonuçlar doğurabilir. Yine de tek seferlik ve görevi ifa sırasında gerçekleşen basit trafik ihlalleri, kural olarak çalışanın işine son verme sebebi yapılamaz. Yargıtay da küçük disiplin sorunlarının tazminatsız fesih sebebi olamayacağını belirtmektedir. İşveren her somut olayı kendi bağlamında değerlendirmeli ve orantısız yaptırımlardan kaçınmalıdır.

Şirket Aracına Cezada Mesai ve Özel Durumlar
Şirket Aracını Yetkisiz Biri Kullanırsa Ne Olur?
Trafik cezasının dışında, şirket aracını şirketle iş ilişkisi bulunmayan ya da sigortasız birinin kullanması ayrı bir risk doğurur. Aracı kullanan kişinin işe giriş bildirimi Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmamışsa, denetimde durum tespit edildiğinde SGK araç sahibi şirkete idari para cezası uygulayabilir. Bu ceza, trafik idaresinin kestiği para cezasından bağımsız bir yaptırımdır ve iki ayrı hukuki dayanağa sahiptir.
Sigorta kapsamı açısından da dikkat gerekir. Ticari araç kiralama veya kasko poliçelerinin çoğu, aracı kayıtlı sürücüler dışında kullanan kişilerin sebep olduğu kaza ve hasarları kapsam dışında bırakabilir. Böyle bir durumda hem trafik cezası hem de kaza masrafları için sigorta desteği alınamayabilir, yük doğrudan şirkete kalır. Bu nedenle şirket araçlarının kimler tarafından ve hangi koşullarda kullanılabileceği, iç yönetmelik veya araç teslim tutanağıyla açıkça belirlenmelidir.
Şirket Aracına Trafik Cezasına İtiraz ve Ödeme Süreci
Şirket aracıyla kesilen bir cezada, cezanın haksız olduğunu düşünüyorsanız itiraz hakkınız bulunur. Trafik cezalarına itirazlar cezanın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine yapılabilir. İtiraz dilekçesinde cezaya konu olayın ayrıntıları ve neden haksızlık içerdiği açıklanmalıdır. Örneğin plakanıza gelen bir cezada o aracı o tarihte siz kullanmıyorsanız veya ceza tutanağında bariz bir hata varsa, itiraz gerekçenizi sunarak cezanın iptalini talep edebilirsiniz. İtiraz sürecinde ceza tutanağı, araç ruhsat ve sürücü belgesi fotokopileri gibi belgelerin de sunulması gerekir. Hakim belge ve savunmaları inceleyerek cezanın hukuka uygun olup olmadığına karar verir.
Ödeme süreci açısından şirket araçlarına gelen cezalar da normal trafik cezalarıyla aynı prosedüre tabidir. Ceza tebliğ edildikten sonra 30 gün içinde ödeme yapılmazsa gecikme faizi işletilir ve ceza tutarı vergi dairesi aracılığıyla tahsil edilir. İşverenlerin ceza tebligatını alır almaz e-Devlet üzerinden veya ilgili kurumlar vasıtasıyla ceza sorgulaması yaparak borcu ödemesi önerilir. İşveren cezayı erken ödemez ve indirim süresini geçirirse, hem %25 fazla ödemek zorunda kalır hem de gecikme faizi riski oluşur, bu da şirket için ek mali yük demektir.
İşverenin cezayı ödememesi araç muayenesinde veya satışında engel olarak karşısına çıkabilir. Ödenmemiş trafik cezaları araçların fenni muayeneden geçmesini engelleyebilir ve ayrıca şirketin vergi borcu olarak da kayda girer. Ceza kimin tarafından ödenirse ödensin önemli olan devlete zamanında ödenmesidir. İşveren bu bedeli ödediğinde işçiye yansıtma yoluna gitmemeli, gidecekse de hukuka uygun şekilde ve rızaya dayalı olarak yapmalıdır.

Şirket Aracına Trafik Cezasına İtiraz ve Ödeme Süreci
İşveren Aracında Trafik Cezasında Değerlendirmelerimiz
Türkiye genelinde pek çok çalışanı ilgilendiren “şirket aracına kesilen trafik cezasını kimin ödeyeceği” sorusu, hem yasa hem de yüksek yargı kararlarıyla açıklığa kavuşmuştur. Şirket aracına yazılan trafik cezalarının birincil muhatabı işverendir, araç kayıtlı malik olarak şirket göründüğü için ceza şirkete tebliğ edilir ve devlet nezdinde ödeme sorumluluğu şirkettedir. İşveren, işçinin maaşından rızası olmadan kesinti yapamaz, İş Kanunu işçiyi korumakta ve Yargıtay kararları da bu korumayı desteklemektedir. İşçinin açık onayı ve yasal dayanak olmadan maaştan ceza tutarı kesilmesi hukuka aykırıdır.
İşçinin kusuru bulunsa bile ücretinden kesinti sınırlı ve kontrollü şartlara tabidir. Disiplin cezası şeklinde ücret kesintisi verilecekse kanuni sınırlar, aylık iki gündelik ücret tavanı, yazılı bildirim ve bakanlığa bildirme gibi şartlar gözetilmelidir. Çalışanlar ceza haksızsa itiraz edebilir ve haklarını arayabilir, işverenin haksız kesinti yapması durumunda yasal mercilere başvurma, hatta haklı nedenle iş akdini feshetme hakları da gündeme gelebilir.
İşverenler, şirket araçlarıyla ilgili bir ceza durumu yaşandığında konuyu iyi değerlendirmelidir. Çalışanını mağdur etmeden, yasal çerçevede hareket ederek, gerekirse iç prosedürlerle benzer durumların tekrarını önlemeye odaklanmalıdır. İş barışı, böyle hassas konularda adil bir tutum sergilenmesiyle korunur. Çalışan, işini yaparken aldığı bir ceza yüzünden maaşının eksileceği endişesini taşımazsa işine daha güvenle sarılır, işveren ise çalışanının haklarını gözeterek hem yasal sorunlardan kaçınır hem de motivasyonu yüksek bir ekip oluşturur.
Şirket Aracına Kesilen Trafik Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Şirket aracına kesilen trafik cezası ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu, madde 62 – mevzuat.gov.tr ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 407 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, madde 38 ↩
- Yargıtay 9. HD, 2017/13342 E., 2019/16167 K., 18.09.2019 ↩
- Yargıtay 22. HD, 2016/12773 E., 2019/9949 K., 07.05.2019 ↩
- Yargıtay 7. HD, 2015/3083 E., 2015/9061 K., 14.05.2015 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, madde 24/II-e ↩
