Mehir Alacağı Davası Nasıl Açılır?

Mehir alacağı davası, evlenirken kadına taahhüt edilen ve ödenmeyen mehrin mahkeme yoluyla istendiği davadır. Türk hukukunda mehire ilişkin doğrudan bir düzenleme bulunmamakla birlikte Yargıtay, yazılı mehir senedini bağışlama vaadi sayar ve Türk Borçlar Kanunu’na göre değerlendirir.

Davanın sonucunu çoğu zaman yazılı ve imzalı bir mehir senedinin bulunup bulunmadığı belirler. Dava aile mahkemesinde açılır, boşanma davasıyla birlikte ya da boşanmadan sonra ayrıca istenebilir. Mehr-i müeccelde 10 yıllık zamanaşımı boşanma kararının kesinleştiği günden başlar.

Mehir Alacağı Nedir?

Mehir alacağı, erkeğin ya da onun adına söz veren kişinin evlilik nedeniyle kadına vermeyi taahhüt ettiği para, altın veya maldır. Nikahla birlikte verilmesi gereken mehre mehr-i muaccel, boşanma ya da ölüme bırakılan mehre mehr-i müeccel denir. Mehrin tanımı, türleri ve ne zaman verildiği mehir nedir, ne zaman verilir yazımızda ayrıca anlatılmıştır.

Türk Medeni Kanunu mehri düzenlemez, ama yasaklamaz da. Yargıtay 1959 tarihli içtihadı birleştirme kararından bu yana mehir sözleşmelerini geçerli kabul eder. Mehr-i müeccel, evliliğin boşanma ya da ölümle sona ermesine bırakılmış bir bağışlama vaadi sayılır.

Bağışlama vaadi sayılmanın en önemli sonucu şekildir. Türk Borçlar Kanunu‘nun 288. maddesine göre bağışlama sözü ancak yazılı yapılırsa geçerlidir. Konu taşınmaz ya da taşınmaz üzerindeki bir ayni hak ise resmi şekil, yani noterde düzenleme şeklinde sözleşme gerekir.[1]

HUKUKİ DANIŞMANLIK İÇİN BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ

Mehir İçin Dava Açılır mı? Davanın Şartları

Evet, ödenmeyen mehir için dava açılabilir. Ama her mehir sözü mahkemede karşılık bulmaz, hakim üç şartı birlikte arar.

  1. Yazılı ve imzalı taahhüt. Mehir sözü yazılı olmalı ve borç altına giren kişi senedi imzalamış olmalıdır. Türk Borçlar Kanunu m.14, yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmelerde borç altına girenin imzasını zorunlu tutar.
  2. Taşınmazda resmi şekil. Ev, arsa veya tarla gibi bir taşınmaz mehir olarak verilmişse adi senet yetmez. Noterde düzenlenmeyen taşınmaz mehri geçersizdir.
  3. Alacağın istenebilir hale gelmesi. Mehr-i muaccel nikahla birlikte istenebilir. Mehr-i müeccel ise senette yazılı şart gerçekleşince, çoğu zaman boşanma kararının kesinleşmesiyle istenebilir hale gelir.

Davalı, mehri taahhüt eden kişidir. Bu kişi çoğunlukla kocadır, fakat senedi kayınpeder gibi biri borçlu olarak imzalamışsa o da sorumludur. Taahhüt eden ölmüşse dava mirasçılara karşı açılır.

Mehir Alacağı için Dava Ne Zaman Açılabilir?

Mehr-i muaccel, nikahla birlikte ödenmesi gereken mehirdir. Kadın, evlilik devam ederken de bu mehrin ödenmesini dava edebilir, boşanmayı beklemesi gerekmez.

Mehr-i müeccelde dava zamanı senetteki şarta bağlıdır. Senette “boşanma halinde” yazıyorsa alacak, boşanma kararının kesinleştiği gün istenebilir hale gelir. Kadın bu alacağı boşanma davasının içinde de isteyebilir.

Evlilik ölümle sona ermişse mehir, ölen eşin borcu olarak terekeye geçer. Kadın bu durumda dava ya da takibi mirasçılara yöneltir.

Mehir Alacağı Boşanma Davasında İstenebilir mi?

İstenebilir. Kadın boşanma dava dilekçesinde ya da karşı dava dilekçesinde mehir alacağını ayrı bir talep olarak ileri sürebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.110, aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla talebin aynı dilekçede ileri sürülmesine izin verir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin önüne gelen “karşılıklı boşanma-mehir alacağı” dosyalarında mehir talebi boşanma davasıyla birlikte incelenmiştir (ör. 2020/4902 E., 2020/5437 K.). Boşanmadan sonra ayrıca dava açmak da mümkündür, bunun için 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiş olmalıdır.

Anlaşmalı boşanmada mehrin protokolde açıkça düzenlenmesi en güvenli yoldur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, protokoldeki “tarafların birbirlerinden tazminat ve benzeri herhangi bir talepleri yoktur” maddesini ziynet eşyası taleplerini kapsamaz saymıştır (2014/589 E., 2015/2784 K.).

Kurulun gerekçesine göre anlaşmalı boşanmadaki mali sonuçlar, tazminat ve nafaka taleplerini kapsar. Mehir için doğrudan bir kurul kararı bulunmasa da genel bir maddeye güvenmek yerine mehrin protokole açıkça yazılması tartışmayı önler.

Mehir Alacağı Davası Nasıl Açılır?

Mehir alacağı davası, yetkili aile mahkemesine verilen bir dava dilekçesiyle açılır. Dilekçe adliyedeki tevzi bürosuna verilebilir ya da e-imza veya mobil imzayla UYAP üzerinden gönderilebilir. Yalnızca e-Devlet şifresiyle dava açılamaz.

Süreç genel olarak aşağıdaki sırayla ilerler.

  1. Mehir senedinin aslı, nüfus kayıt örneği ve varsa kesinleşme şerhli boşanma kararı hazırlanır.
  2. Dilekçede mehrin türü, cinsi, miktarı, hangi şartla verileceği ve ödenmediği açıkça yazılır.
  3. Altın gibi bir mal isteniyorsa önce aynen iadesi, olmazsa dava tarihindeki bedeli talep edilir.
  4. Başvurma harcı, peşin nispi harç ve gider avansı yatırılarak dava kaydedilir.
  5. Dilekçeler teatisi, ön inceleme ve tahkikat aşamalarından sonra mahkeme kararını verir.

Dava ölen eşin mirasçılarına karşı açılıyorsa mirasçılık belgesi de dosyaya eklenir. Mehir senedi davalının elindeyse, dilekçede senedin mahkemeye getirtilmesi ayrıca istenir.

Senet varsa mehrin ödenmediğini ispat etmek kadına düşmez. Senetteki mehrin teslim edildiğini ya da ödendiğini davalı taraf yazılı delille kanıtlamalıdır. Dilekçede yemin deliline de dayanılması, diğer deliller yetersiz kalırsa hak kaybını önler.

Mehir Alacağı Hangi Mahkemede Görülür?

Görevli Mahkeme

Görev konusunda Yargıtay daireleri farklı görüşte olmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019 tarihli kararında mehir senedine dayalı alacağı genel hükümlere tabi bir alacak saymış ve asliye hukuk mahkemesini görevli görmüştür.[2]

Bu sebeple, uyuşmazlık, aile hukukundan kaynaklanan alacak niteliğinde olmayıp, genel hükümlere dayalı ( TBK 286 vd.) alacak istemi niteliğindedir.

Bugün mehir dosyalarını inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise 27.09.2023 tarihli kararında, asliye hukuk mahkemesi olarak verilen hükmü bu nedenle bozmuştur.[3]

(…) mehir alacağına yönelik istek, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine dair 4787 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerdendir.

Daha yeni kararlarda da aile mahkemesinde görülen mehir alacağı davaları incelenip onanmıştır (ör. 2. Hukuk Dairesi, 03.06.2026, 2026/500 E., 2026/6072 K.).

Bu nedenle dava aile mahkemesinde açılmalıdır. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür.

Önemli: Mahkeme görevsizlik kararı verirse dava düşmez. Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmelidir, aksi halde dava açılmamış sayılır (HMK m.20).

Yetkili Mahkeme

Genel kural, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Mehir bir sözleşmeden doğduğu için sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m.10).

Mehir para olarak kararlaştırılmışsa ifa yeri, alacaklı kadının yerleşim yeridir (TBK m.89). Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, mehir senedinden doğan para alacağında kadının yerleşim yerindeki aile mahkemesini yetkili görmüştür.[4] Altın gibi para dışındaki borçlarda ifa yeri, kural olarak borçlunun borcun doğduğu sıradaki yerleşim yeridir.

Mehir boşanma davasıyla birlikte isteniyorsa uygulamada boşanma davasının açıldığı aile mahkemesinde görülür. Taahhüt eden ölmüşse, terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11/1-b).

Mehir Alacağında Tanık ve Delil Şartı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi gereğince taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı vakıaları ispat etmekle yükümlüdür. Mehir davasında kadın, mehrin yazılı olarak taahhüt edildiğini ve senedin davalıya ait olduğunu ispat eder.

Bu ispatın aracı mehir senedidir. Mehir sözü yazılı şekle bağlı olduğundan tanık, senedin yerini tutmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mehir senedine gerek görmeyip tanık beyanıyla mehre hükmeden yerel mahkeme kararını bozmuştur.[5]

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının mehir alacağının varlığını ispatlayamadığı ve delil listesinde “yemin” deliline de dayanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mehir alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Senet varsa ispat yükü yer değiştirir. Erkek tarafı çoğu zaman altınların düğünde takıldığını ya da sonradan verildiğini savunur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu savunmanın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini kabul etmiştir.[6]

(…) senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davalıların davaya konu mehir senedinde yazılı ziynet eşyalarına ilişkin taahhüdü yerine getirdiklerini yazılı delille kanıtlamaları gerekir. Ancak davalılar iddialarını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmamışlardır. Mehir senedinden vazgeçildiğinin ancak aynı kuvvetteki belge ile kanıtlanması gerekir.

Tanığın hiç işe yaramadığı da söylenemez. Senedin kaybolduğunu kuvvetlendiren delil veya emare varsa tanık dinlenebilir (HMK m.203/1-e). Davalıdan gelen ve mehri muhtemel gösteren bir mektup ya da mesaj delil başlangıcı sayılırsa tanıkla tamamlanabilir (HMK m.202).

Diğer deliller yetmediğinde son çare yemindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, imzasız senede dayanan ve davasını tanıkla kanıtlayamayan kadına, dilekçede yemin deliline dayandığı için yemin teklif hakkının hatırlatılması gerektiğine karar vermiştir (2020/4902 E., 2020/5437 K.).

Mehir Senedi Yoksa Ne Olur?

Yazılı bir mehir senedi yoksa geçerli bir bağışlama sözünden söz edilemez. Nikahta sözlü olarak verilen mehir sözü, tanık ya da düğün kaydıyla kanıtlansa bile şekil eksikliği nedeniyle hüküm doğurmaz. Bu durumda açılan mehir davası büyük olasılıkla reddedilir.

Mehir nikah sırasında fiilen teslim edilmişse sonuç farklıdır. Şekle uymayan bağışlama sözü yerine getirilince elden bağışlama hükmündedir ve teslim edilen altın kadına ait olur (TBK m.288/3). Bu altınlar sonradan kadının elinden alınmışsa talep, mehir alacağı olarak değil, ziynet ya da kişisel eşya alacağı olarak ileri sürülür.

Uyarı: Taşınmaz mehrinde elden bağışlama istisnası uygulanmaz. Noterde yapılmamış bir ev veya arsa mehri, teslim edilse bile resmi şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir.

Senet hiç yapılmamışsa yapılacak pek bir şey yoktur. Yapılmış ama kaybolmuş ya da erkek tarafında kalmışsa tablo değişir. Kaybolmada tanık dinlenebilir, karşı taraftaki senedin mahkemeye getirtilmesi de istenebilir.

Mehir Senedinde İmza Yoksa

İmzasız senet, borç altına giren kişiye karşı yazılı taahhüt sayılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının sunduğu senedin imzalı olmadığı bir dosyada kadının davasını tanık dahil diğer delillerle kanıtlayamadığını kabul etmiş, kararı yalnızca yemin delili yönünden bozmuştur (2020/4902 E., 2020/5437 K.). Senedi tanıklar imzalamış ama mehri taahhüt eden imzalamamışsa sonuç değişmez.

Mehir Davasında Davalının Savunmaları

Mehir davasına cevap veren tarafın en sık başvurduğu savunmalar aşağıdadır.

  • Senetteki imzanın kendisine ait olmadığı. Bu durumda mahkeme imza incelemesi yaptırır.
  • Senedin yazılı veya resmi şekle uygun olmadığı.
  • Mehrin teslim edildiği ya da ödendiği. Bu savunma yazılı delille kanıtlanmalıdır.
  • Zamanaşımı. Süre boşanma kararının kesinleşmesinden başlar.
  • Bağışlama sözünün geri alınması veya ifadan kaçınma.

Son savunma Türk Borçlar Kanunu’na dayanır. Kadın, mehri taahhüt edene veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse bağışlama sözü geri alınabilir. Ona veya ailesinden birine karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması da geri alma sebebidir (TBK m.295, m.296).

Geri alma hakkı, sebebin öğrenildiği günden başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.297).

Taahhüt edenin mali durumu sözün yerine getirilmesini olağanüstü ağır kılacak ölçüde bozulmuşsa ya da sonradan yeni aile yükümlülükleri doğmuşsa ifadan kaçınılabilir (TBK m.296). Boşanmada kusurun mehre etkisi boşanmada kusurlu olan kadın mehir alabilir mi başlığında ayrıca ele alınmıştır.

Mehir Alacağı ve Mal Paylaşımı Davaları Arasındaki Farklar

Mehir alacağı davası ve mal paylaşımı davası farklı hukuki temellere dayanır. Biri bir sözleşmeden doğan alacağı, diğeri mal rejiminin tasfiyesini konu alır.

Konu Mehir alacağı davası Mal paylaşımı davası
Dayanak Mehir senedi (TBK m.285 vd., bağışlama vaadi) Mal rejimi hükümleri (TMK m.202 vd.)
Ne istenir Senette yazılı para, altın veya mal Katılma alacağı, değer artış payı, katkı payı
Ne zaman açılır Mehr-i muaccelde evlilik sürerken, mehr-i müeccelde şart gerçekleşince Mal rejimi sona erdikten sonra
Kim isteyebilir Mehir taahhüt edilen kadın Her iki eş
Temel delil Yazılı ve imzalı mehir senedi Tapu, banka ve araç kayıtları, edinme tarihleri

Mehir talebi, mal rejiminin tasfiyesinden bağımsız olarak ileri sürülür. İki dava aynı anda açılabilir.

Mehir Alacağında Zamanaşımı

Mehir alacağı için kanunda özel bir süre yoktur. Türk Borçlar Kanunu m.146’daki 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır ve süre, alacağın istenebilir hale geldiği günden başlar.

Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3).[7] Mehr-i müeccelde bu nedenle süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar.

Süreyi senet tarihinden değil boşanmanın kesinleşmesinden başlatan Yargıtay kararı, mehir ne zamana kadar istenebilir başlığında aktarılmıştır. O dosyada dava, eski eşin babasına karşı açılmış ve yine süresinde sayılmıştır.

Dava açılması, icra takibi başlatılması ya da borçlunun borcu ikrar etmesi zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar (TBK m.154). Taraflar arasında görüşme sürmesi tek başına zamanaşımını durdurmaz.

Mehir Alacağı İçin İcra Takibi

Mehir senedi olan kadın, dava açmadan önce ilamsız icra takibi de başlatabilir. Borçlu süresinde itiraz ederse takip durur (İİK m.66).

İtiraz üzerine alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Bu süre kaçırılsa bile alacak, genel hükümlere göre ayrıca dava edilebilir (İİK m.67).

Mehir Alacağında İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz

Dava sürerken borçlunun mallarını elden çıkarması, kazanılan davanın tahsilini zorlaştırabilir. Kanun bu riske karşı iki ayrı geçici koruma yolu tanır.

  1. İhtiyati haciz. Mehir para olarak kararlaştırılmış ve muaccel olmuşsa, borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulması istenebilir (İİK m.257). Vadesi gelmemiş alacakta bu yol ancak borçlu mallarını kaçırmaya hazırlanıyorsa açıktır.
  2. İhtiyati tedbir. Mehir belirli bir taşınmaz veya belirli bir mal ise o mal üzerine tedbir istenir (HMK m.389). Taşınmazda tedbir, tapu kaydına şerh verilerek devrin önüne geçilir.

İhtiyati tedbir isteyen taraf, haksız çıkarsa karşı tarafın uğrayacağı zarara karşı kural olarak teminat gösterir. Talep resmi belgeye veya başka bir kesin delile dayanıyorsa mahkeme teminat alınmamasına karar verebilir (HMK m.392).

Mehir Alacağı Davası Masrafları ve Harçlar

Mehir alacağı davası, değeri belli bir alacak davası olduğu için nispi harca tabidir. Dava açılırken başvurma harcı ile nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin ödenir, kalan kısım karardan sonra alınır (Harçlar Kanunu m.28/a).

Nispi harç oranı, dava değerinin binde 68,31’idir. Altın mehrinde dava değeri, dilekçede gösterilen altının dava tarihindeki karşılığıdır. Güncel başvurma harcı ve peşin harç tutarı dava harcı hesaplama aracıyla hesaplanabilir.

Harca ek olarak tebligat, tanık ve bilirkişi giderleri için gider avansı yatırılır. Dava sonunda yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m.326). Kısmen kabulde giderler haklılık oranına göre paylaştırılır.

Bilgi: Kesinlik sınırının altında kalan mehir alacaklarında bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve Yargıtay’a gidilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu nedenle bir mehir alacağına ilişkin temyiz dilekçesini miktardan reddetmiştir (2025/9115 E., 2026/4773 K.).

Mehir Alacağı Davası Dilekçe Örneği

Aşağıdaki örnek, boşanmadan sonra ayrıca açılan bir mehr-i müeccel davası için hazırlanmıştır. Boşanma davasıyla birlikte istenecekse aynı talepler boşanma dilekçesinde ayrı bir başlık altında yazılır.

Mehir Alacağı Dava Dilekçesi Örneği

…………… AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

DAVACI: Adı Soyadı (T.C. Kimlik No: …………)
Adres: ……………

VEKİLİ: Av. …………… (varsa)

DAVALI: Adı Soyadı (T.C. Kimlik No: …………)
Adres: ……………

DAVA DEĞERİ: …………… TL

KONU: Mehir senedinde yazılı mehrin aynen, olmadığı takdirde bedelinin tahsili talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1- Davacı ile davalı …/…/…… tarihinde evlenmiştir. Evlenme sırasında düzenlenen …/…/…… tarihli mehir senedi ile davalı, davacıya boşanma halinde …… gram …… ayar altın vermeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Senet davalı tarafından imzalanmıştır.

2- Taraflar …………… Aile Mahkemesinin …/…… E., …/…… K. sayılı kararı ile boşanmış, karar …/…/…… tarihinde kesinleşmiştir. Senetteki şart gerçekleşmiş ve mehir alacağı muaccel hale gelmiştir.

3- Davalı, yapılan bildirime rağmen senette yazılı mehri bugüne kadar ödememiştir. Senede karşı ödeme iddiasının ancak yazılı delille ispat edilebileceği açıktır.

4- Zamanaşımı süresi boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlamakta olup henüz dolmamıştır.

HUKUKİ SEBEPLER:

TBK m.285 vd. ve m.288, TBK m.146 ve m.153, HMK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER:

…/…/…… tarihli mehir senedi aslı, nüfus kayıt örneği, …………… Aile Mahkemesinin …/…… E. sayılı boşanma dosyası ve kesinleşme şerhi, bilirkişi incelemesi, yemin ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM:

Açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla mehir senedinde yazılı …… gram …… ayar altının davalıdan alınarak davacıya aynen verilmesine, aynen verilmesi mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki bedeli olan …………… TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/……

Davacı
Adı Soyadı
(İmza)

Not: Mehir para olarak yazılmışsa sonuç ve istem kısmında altın yerine senetteki tutar istenir. Mallarını elden çıkarma riski varsa dilekçeye ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talebi de eklenir.

Mehir alacağı davası nasıl açılır?

Mehir alacağı davası nasıl açılır?

Mehir Alacağı Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Mehir alacağı davası ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. Türk Borçlar Kanunu m.288 ↩
  2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 08.04.2019, E.2019/482, K.2019/3079 ↩
  3. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 27.09.2023, E.2022/10249, K.2023/4217 ↩
  4. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 25.06.2020, E.2020/1445, K.2020/2120 ↩
  5. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.02.2018, E.2016/9400, K.2018/1750 ↩
  6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.12.2016, E.2014/1403, K.2016/1922 ↩
  7. Türk Borçlar Kanunu m.146 ve m.153/3 ↩
Av. Haşim Elmas
Av. Haşim Elmas
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Arabuluculuk, Uzlaştırmacılık ve Ceza alanlarında uzmanlık sertifikalarına sahiptir. Başta İş, T...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap