Nafaka Artırım Davası ve Şartları
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Nafaka artırım davası, mahkeme kararıyla bağlanmış nafakanın tarafların mali durumu değiştiğinde ya da hakkaniyet gerektirdiğinde artırılması için açılan davadır. Kanun bu imkanı irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası için, çocuk nafakası için ise durumun değişmesi hükmüyle tanır.[1]
Enflasyon yüzünden değeri düşen ya da çocuğun büyümesiyle yetmez hale gelen nafaka için bu dava açılır. Alacaklı artış talebini davayla mahkemeye taşımazsa nafaka, ilamda artış hükmü yoksa ilk bağlandığı miktarda kalır.
İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir boşanma hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz. Harbiye Hukuk Bürosu’nun uzman boşanma avukatlarından danışmanlık hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Medeni Kanun nafakanın sonradan artırılmasını açıkça düzenler. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir.[2]
Çocuk için bağlanan iştirak nafakasında da benzer bir kural vardır. Durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.[3] Nafaka türlerinin tamamı için nafaka nedir yazısına bakabilirsiniz.
Nafaka Artırım Davasının Şartları Nelerdir?
Nafaka artırımı için iki ayrı yol vardır. Tarafların mali durumları değişmiş olmalı ya da hakkaniyet artırımı zorunlu kılmalıdır. Pratikte şu olaylara dayanılır.
- Nafaka alacaklısının veya çocuğun ihtiyaçlarının artması
- Nafaka yükümlüsünün gelirinin ya da mal varlığının artması
- Nafakanın bağlandığı tarihten bu yana paranın alım gücünün düşmesi
Bu olayları ispat etme yükü nafakanın artırılmasını isteyen taraftadır. Mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumunu araştırır, gerekirse ekonomik durum araştırması yaptırır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ihtiyaçlarda ya da yükümlünün gelirinde olağanüstü bir değişiklik iddia ve ispat edilmese bile talebin tümüyle reddedilemeyeceğine karar verdi. Boşanma kararının üzerinden bir yıldan uzun süre geçmişti ve Daire, nafakanın ÜFE oranında artırılarak dengenin korunması gerektiğini belirtti.[4]
Bu karar, enflasyon nedeniyle yapılan artışın ispatı için olağanüstü bir olay aramadığını gösterir. Olağanüstü bir değişiklik ispatlanırsa nafaka ÜFE oranının üzerinde de artırılabilir.
| Nafaka | Artırımın şartı | Madde |
|---|---|---|
| Yoksulluk nafakası | Mali durumların değişmesi veya hakkaniyet, ayrıca irat biçiminde ödenmesine karar verilmiş olması | TMK m.176/4 |
| İştirak nafakası | Durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler | TMK m.331 |
| Tedbir nafakası | Değişen ekonomik durumlara göre her zaman yeniden artırılabilir | TMK m.169 |
Nafaka Artırım Davasını Kim Açabilir?
Davayı nafaka alacaklısı açar. Yoksulluk nafakası alan eş kendi adına, iştirak nafakasında ise çocuğun velayetine sahip eş çocuk adına dava açar. Davanın muhatabı nafaka yükümlüsü olan eştir.
Çocuk ergin olduğunda durum değişir. Anne ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eder, eğitimi sürüyorsa eğitim sona erinceye kadar sürer.[5]
Ergin çocuk nafaka talebini kendisi yöneltir. Yargıtay’ın onadığı bir dosyada çocuk dava sürerken ergin olmuş, vekil aracılığıyla kendini temsil ettirmiş ve ergin olduktan sonraki nafaka istemi yardım nafakası kapsamında değerlendirilmişti.[6]
Üstsoy, altsoy ve kardeşler arasındaki nafaka yardım nafakası hükümlerine tabidir. Dava avukat aracılığıyla da açılabilir, bunun için vekaletname gerekir.
Nafaka Artış Oranı ÜFE mi TÜFE mi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi nafaka artışında TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranını esas alır. Hukuk Genel Kurulu da iştirak nafakasında ÜFE 12 aylık ortalama artış oranını gözeten Özel Daire bozma kararına uymuştur.[7]
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023 tarihli kararında TÜFE oranında artış hükmü kurulmasını hatalı buldu ve kararı ÜFE olarak düzelterek onadı.[8]
“Nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; nafakalara TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artış uygulanması gerekirken TÜFE oranında artış hükmü kurulması bozmayı gerektirir.”
Artış oranı kendiliğinden uygulanabilsin diye hakim, istem halinde, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.[9] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu yıllık artış hükmünün talep üzerine kurulduğunu belirtir.[10]
Kesinleşmeyi izleyen yıllarda nafakanın yarı oranında artırılması gibi yüksek oranlı hükümler de kabul edilmemiştir. Daire böyle bir hükmün nafaka yükümlüsünü cezalandırıcı nitelik taşıyabileceğini ve yıllık artışın ÜFE oranında belirlenmesi gerektiğini belirtti.[11]
İlamda hangi oranın yazdığı önemlidir. Bir icra dosyasında ilamda iştirak nafakasının her yıl TÜFE oranında artırılacağı yazıyordu. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi artış hükmünün yalnızca bir kez uygulanacağı yorumunu reddetti ve nafakanın her yıl artırılarak ödenmesi gerektiğine karar verdi.[12]
Hesaplama için nafaka hesaplama yazısından yararlanabilirsiniz.
İştirak Nafakası Artırım Davası
Velayeti kendisine verilmeyen eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.[13] Nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir ve çocuğun gelirleri de göz önünde tutulur.[14]
Çocuk büyüdükçe eğitim, sağlık ve barınma giderleri artar. Dilekçede çocuğun güncel giderleri belgelerle gösterilir, örneğin okul ücreti, kurs ve sağlık faturaları. Davalı da gelirini ve çocuğa yaptığı doğrudan harcamaları ispata çalışır.
Yoksulluk Nafakası Artırım Davası ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa kusuru daha ağır olmamak koşuluyla verilir ve nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.[15] Artırım davası nafakanın irat biçiminde ödenmesine karar verilmiş olmasını gerektirir. Nafaka toptan ödenmişse artırılacak bir irat kalmaz.[16]
Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihli kararıyla Medeni Kanun’un 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. İptal kararı Resmi Gazete’de 30.09.2026 tarihinde yayımlandı ve yayımdan dokuz ay sonra, yani 30.06.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.[17]
Mahkeme, yoksulluk nafakasının hiçbir ölçüt belirlenmeksizin süresiz öngörülmesinin nafaka yükümlüsü bakımından ağır bir külfet doğurduğunu belirtti. Hakime nafakanın süresini evliliğin süresi, tarafların yaşı, sağlığı ve geçimini sağlama kapasitesi gibi ölçütlere göre belirleme yetkisi tanınması gerektiğini ekledi.
Yeni düzenlemenin içeriği ve mevcut nafakalara etkisi yürürlük tarihine kadar izlenmelidir. Nafakanın kaldırılması ya da azaltılması için süresiz nafaka iptal kararı yazısı ayrıntılı bilgi verir.
Tedbir Nafakası Artırım Davası
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır.[18] Tedbir nafakası dava devam ettiği sürece verilir.
Tedbir nafakası değişen ekonomik durumlara göre her zaman yeniden artırılabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunu tarafların değişen ekonomik durumları ve paranın alım gücü göz önünde tutularak TMK m.169 uyarınca mümkün gördü.[19] Artırım talebi derdest boşanma davasında ileri sürülür.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Nafaka Artırım Davası Açılabilir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka konusunda ne yazıldığına bakmak gerekir. Protokolde nafakanın her yıl belirli oranda artırılacağı yazılmışsa Yargıtay bu hükmü geçerli sayar. Bir davada protokoldeki yıllık yüzde 15 artış hükmüne dayanan alacak davası kabul edilmiştir.[20]
Protokolde tarafların nafaka, tazminat gibi taleplerinden ileriye dönük vazgeçtiği yazıyorsa da artırım davası her zaman engellenmiş olmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026 tarihli kararında, yıllık artış oranları hariç tutulmak kaydıyla yapılan bu tür bir vazgeçmenin iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılması davasına engel olmadığına karar verdi.[21] Protokol hükmü bu nedenle her dosyada ayrıca incelenmelidir.
Boşanmadan sonra protokolden dönmek isteyenler için anlaşmalı boşanma protokolünden dönülebilir mi yazısı hazırlanmıştır.
Nafaka Artırım Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Medeni Kanun’un ikinci kitabından doğan aile hukuku davaları aile mahkemelerinin görevindedir.[22] Nafaka artırım davası da bu nedenle aile mahkemesinde açılır.
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.[23] Alacaklı bu nedenle kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesine başvurur.
Nafaka Artırım Davasında Yargılama Usulü ve Süre
Her çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidir.[24] Mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya çağırmadan dosya üzerinden karar verebilir.[25]
Duruşma yapılırsa ilk duruşma dışında tahkikat iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arasındaki süre bir ayı geçemez. Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilir.[26] Toplam süre bu nedenle ekonomik durum araştırmasına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.
Nafaka Artırım Davası Kaç Yılda Bir Açılır?
Kanun artırım davası için yılda bir gibi bir sınır koymaz. Artırımın şartı mali durumun değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesidir. Şartlar gerçekleştiğinde dava açılabilir.
Yargıtay ÜFE oranında artırımı, nafakanın takdir edildiği tarihten bir yıldan uzun süre geçmiş dosyada olağanüstü değişiklik ispatlanmamış olsa bile uygun görmüştür. Önceki artırım davasından kısa süre sonra yeniden dava açmak ise ispat sorunu doğurur, çünkü yeni bir değişiklik gösterilmesi gerekir. Nafaka ilamında yıllık artış hükmü varsa her yıl dava açmaya gerek yoktur.
Medeni Kanun’un bir yıllık zamanaşımı hükmü evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarına ilişkindir.[27] Kararla bağlanmış nafakanın artırılması için kanunda ayrı bir dava açma süresi öngörülmemiştir.
Nafaka Artırım Davası Reddedilirse Ne Olur?
Davacı değişen koşulları ispat edemezse ya da nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün bu artışa elvermediği anlaşılırsa mahkeme talebi reddedebilir. Hakim kararını Medeni Kanun’un hakkaniyet ilkesine göre verir.[28] Red halinde önceki nafaka aynı miktarda devam eder.
Dava masrafları ve avukatlık ücreti her yıl güncellenen harç ve tarifelere göre belirlenir. Güncel tutarlar için boşanma davası açma masrafları ve avukatlık asgari ücret tarifesi yazılarına bakabilirsiniz.
Nafaka Artırım Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka artırım davasıyla ilgili en çok sorulan soruları bu başlık altında cevapladık.
Aile Hukuku ve Boşanma Davası Avukatımıza Ulaşın
İstanbul boşanma avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, deneyimli aile hukuku kadrosu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla nafaka artırım davası sürecinde sizlere danışmanlık vermeye hazırdır. Dosyanızın durumunu değerlendirmek amacıyla avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176/4 ve m.331 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176/4 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.331 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2021/4645, K.2021/5308, T.28.06.2021 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.328 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/1388, K.2023/1820, T.13.04.2023 ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2013/1557, K.2015/2021, T.30.09.2015 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/2581, K.2023/6169, T.13.12.2023 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176/5 ve m.330/3 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/2244, K.2023/6273, T.14.12.2023 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/6004, K.2025/2090, T.27.02.2025 ↩
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2024/1023, K.2024/6112, T.11.06.2024 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182/3 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.330/1 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176/1 ve m.176/4 ↩
- Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131 (RG 30.09.2026, sayı 33386) ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.169 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2022/1230, K.2022/7574, T.28.09.2022 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2021/9938, K.2022/452, T.24.01.2022 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2026/2058, K.2026/4169, T.15.04.2026 ↩
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.177 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316/1-ç ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320/1 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320/3 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.178 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.4 ↩