Ters İlişki Boşanma Sebebi Midir?

Ters ilişki, cinsel birleşmenin vajina yerine anüs yoluyla gerçekleştiği ilişki biçimidir ve halk arasında anal ilişki ya da arkadan ilişki diye bilinir. Eşe rızası olmadan dayatılan ya da ısrarla istenen anal ilişki, Türk hukukunda boşanma sebebi sayılır. Karşılıklı rızaya dayanan birliktelik ise tek başına dava konusu olmaz.

Rızaya dayanmayan ters ilişki talebi ya da zorlaması boşanma sebebidir. Türk Medeni Kanunu açısından bu davranış, olayın ağırlığına göre evlilik birliğini temelinden sarsan bir olgu ya da pek kötü veya onur kırıcı davranış sayılabilir. Zorlama aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’na göre cinsel saldırı suçudur ve eşe karşı işlense bile cezası vardır.

Ters İlişki Nedir, Ne Demek? (Arkadan İlişki)

Ters ilişki, halk arasında anal ilişki olarak da bilinen, cinsel birlikteliğin vajina dışındaki doğal olmayan yolla (anüs üzerinden) gerçekleştiği cinsel ilişki türünü ifade eder. Yargıtay kararlarında aynı eylem “doğal olmayan yoldan cinsel ilişki” diye anılır.

Eşlerden birinin anal ilişki talebi, bunu istemeyen eş üzerinde baskı yaratabilir. Rızaya dayanmayan ya da zorla gerçekleştirilen anal ilişki ise evlilikte güven sorununa, psikolojik ve fiziksel zarara yol açar.

Anüs bölgesi, vajina gibi kendiliğinden kayganlaşma özelliğine sahip değildir ve esneme kapasitesi sınırlıdır. Bu yüzden ilişki sırasında ciltte yırtılmalar oluşabilir ve enfeksiyon riski artar.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) 5 Kasım 2024’te güncellenen tahminlerine göre korunmasız alıcı anal ilişkide HIV bulaşma olasılığı 10.000 temasta 138’dir. Bu oran alıcı vajinal ilişkideki 8’in yaklaşık 17 katıdır, verici tarafta ise risk anal ilişkide 11, vajinal ilişkide 4’tür.[1]

Anal yolla bulaşan HPV virüsleri de makat bölgesinde siğil, kanama ve ilerleyen dönemde anüs kanseri riskinin yükselmesi gibi sorunlara neden olabilir.

Ters İlişki Nedir, Ne Demek Arkadan İlişki

Evlilikte Cinsel Beklentiler ve Uyum

Eşlerin cinsel yaşamdan beklentileri farklı olabilir. Hukukun çizdiği sınır rızadır, evlilik bir eşe diğerine istemediği bir cinsel davranışı dayatma hakkı vermez.

Normal şartlarda evlilikte düzenli ve sağlıklı bir cinsel ilişki, duygusal bağı kuvvetlendirir. Eşlerden biri uzun süre cinsel ilişkiden kaçınıyorsa ya da diğerini sürekli reddediyorsa, bu durum da evlilik birliğini sarsabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşler arasında cinsel ilişki kurulamamasını da kusur belirlemesinde hükme esas alınabilecek davranışlar arasında saymıştır.

Evlilikte cinsel uyumsuzluklar bu yüzden geniş bir yelpazede boşanma nedeni olabilir. Bir uçta cinsel soğukluk, isteksizlik veya sağlık sorunları nedeniyle uzun süre cinsel ilişki yaşayamamak yer alır. Diğer uçta ise taraflardan birinin partnerini rahatsız eden cinsel istekleri, örneğin arkadan ilişki ısrarı bulunur.

Her iki durumda da ortaya çıkan cinsel geçimsizlik, çiftlerin arasındaki güven ve sevgi bağını zedeleyerek evlilik birliğini temelinden sarsabilir.

Ters İlişki Talebi Boşanmaya Yol Açar mı?

Evet, eşin rızası olmadan ters ilişki istemek ya da buna zorlamak boşanma sebebidir. Yargıtay, eşler arasında cinsellikle ilgili aykırı davranışları cinsel şiddete yönelik davranış sayar ve boşanma davasında kusur olarak dikkate alır. Bu davranış, olayın ağırlığına göre pek kötü muamele ya da onur kırıcı davranış olarak da nitelendirilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 26.06.2019 tarihli kararında, kocanın savcılık ifadesindeki kabul beyanıyla ters ilişkiye zorlama iddiasının kanıtlandığı bir dosyayı inceledi. Daire, kadının davasını reddeden bölge adliye mahkemesi kararını bozdu. Gerekçeye göre taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede bir geçimsizlik vardı ve kadın dava açmakta haklıydı.[2]

Fiziksel zorlama olmadan sürdürülen ısrar da hukuken önemsiz değildir. Eşini aşağılayan ya da cinsel birliktelikten soğutan sürekli talep, kusurlu davranış olarak ileri sürülebilir. Böyle bir iddianın dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekir.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Çiftler karşılıklı rıza göstererek anal birliktelik yaşıyor ve iki taraf da bundan şikayetçi değilse, ortada hukuken bir problem görülmez. Eşlerden biri sonradan dava açtığında ise “rızası vardı” savunması tek başına yetmeyebilir.

Mahkemeye gelen dosyaların çoğunda bir eş istememiş, diğeri ısrar etmiş ya da zorlamıştır. Baskıyla gerçekleşen anal ilişki, evlilik birliğini temelinden sarsan bir olay olarak değerlendirilir.

Ters İlişki Talebi Boşanmaya Yol Açar mı

Hukuki Açıdan Ters İlişki ve Yargıtay Kararları

Türk hukukunda boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olarak ikiye ayrılır. Ters ilişki talebi, kanunda açıkça adı geçen özel boşanma sebeplerinden biri değildir. Bu davalar Türk Medeni Kanunu m.166/1‘deki “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” genel sebebine dayandırılabilir.

Mahkemeler, eşler arasında ciddi uyumsuzluk ve geçimsizlik yaratan her türlü olguyu bu genel madde çerçevesinde değerlendirebilir. Cinsel şiddet ve zorlamalar, evlilikte ortak hayatı çekilmez hale getirdiği için boşanma kararı verilmesinde etkili olur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.11.2022 tarihli kararında, eşiyle üç kez anal yoldan ilişkiye girdiğini ve bunlardan birinin eşinin isteğiyle olduğunu savcılıkta anlatan bir kocanın durumunu inceledi. Dosya, 2. Hukuk Dairesi’nin 26.06.2019 tarihli bozma kararına bölge adliye mahkemesinin direnmesiyle Kurul’a gelmişti. Kurul, eşle doğal olmayan yoldan cinsel ilişki kurmayı cinsel şiddete yönelik bir davranış saydı ve kusurlu davranışlardan kabul etti.[3]

Evlilik birliği içersinde eşler arasında cinsel ilişki kurulamaması veya kurulmasına rağmen cinsellikle ilgili aykırı davranışlar sergilenmesi, cinsel şiddete yönelik davranışlardan olup, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında kusur belirlemesi bakımından hükme esas alınabilir. (…) eşi ile doğal olmayan yollardan cinsel ilişki gerçekleştirmek, cinsel şiddete yönelik bir davranış olup, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında kusurlu davranışlardan sayılır.

Kurul, direnme kararını oy birliğiyle bozdu ve Özel Dairenin bozma kararına uyulması gerektiğini belirtti. Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanmıştı. Savcılık dosyasındaki ifade buna rağmen boşanma davasında kusurun dayanağı oldu.

Olayın ağırlığına göre özel boşanma sebebi de gündeme gelebilir. TMK m.162, eşlerden birinin diğerine pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunmasını özel boşanma sebebi sayar ve eşini istemediği anal ilişkiye zorlamak da bu kapsama girebilir. Bu yazıda incelenen Yargıtay kararlarının tamamı ise TMK m.166/1’e dayalı davalarda verilmiştir.

Eşlerin cinsel yaşamı mahrem olsa da, bir tarafın vücut bütünlüğüne ve iradesine aykırı müdahale yargı tarafından ciddiye alınır. Boşanma davasında hakim, somut olayın koşullarına bakarak ters ilişki iddiasının evliliği çekilmez hale getirip getirmediğini değerlendirir. İddia yeterli delille ispatlanırsa, zorlayan eş ağır ya da tam kusurlu bulunabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocanın kadını ters ilişkiye zorladığının savcılık soruşturma dosyasından ve 14.07.2014 tarihli beyanından anlaşıldığı bir davada tarafları eşit kusurlu sayan kararı bozmuştur. Daireye göre erkek, kadına oranla ağır kusurluydu (Yargıtay 2. HD, E.2017/5912, K.2018/12136, 30.10.2018). Eşine aşağılayıcı sözler söyleyip onu ters ilişkiye zorlayan kocanın da ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2016/6232, K.2017/11551, 24.10.2017).

Ters ilişki dışındaki kusurlu davranışların listesi boşanmada kusur sayılan haller yazımızda yer alıyor.

Hukuki Açıdan Ters İlişki ve Yargıtay Kararları

Zorla Ters İlişkinin Etkileri (Cinsel Şiddet ve Travma)

Rızaya dayanmayan her cinsel davranış gibi, zorla yaşanan anal ilişki de cinsel şiddet kapsamındadır ve çok ciddi olumsuz etkilere yol açar. Eşin istemediği halde anal ilişkiye zorlanması, kişi üzerinde derin bir travma bırakabilir. Mağdur eşte korku, utanç, öfke ve depresyon gibi psikolojik sorunlar görülebilir.

Evlilik içinde güvensizlik oluşur ve kişi bedeni üzerinde söz hakkı yokmuş gibi hissedebilir. Eşin istememesine rağmen anal birliktelik dayatmak, onur kırıcı bir tutum olarak kişilik haklarını zedeler.

Fiziksel olarak da zorla anal ilişki, ciddi acı ve yaralanmalara neden olabilir. Anüs bölgesindeki yırtık ve kanamaların yanında, kişi istemediği bir acıya maruz kaldığı için beden bütünlüğü ihlal edilmiş olur. Bu eylem, boşanmada kusur belirlenirken en ağır kusurlardan biri sayılır.

Evlilik, taraflara birbirlerinin vücutları üzerinde sınırsız hak tanımaz. Eşlerin cinsel hayatı karşılıklı rıza ve anlayışla yürütülmelidir. İstismara varan, zorlama içeren hiçbir davranış sevgi ve saygı temeline dayalı bir evlilikte kabul edilemez.

6284 sayılı Kanun, şiddet tanımına fiziksel ve psikolojik şiddetle birlikte cinsel şiddeti de açıkça alır. Bu yüzden ters ilişkiye zorlanan eş, boşanma davasını beklemeden aile mahkemesinden, kolluktan ya da mülki amirden koruma tedbiri isteyebilir. Koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz ve karar ilk defasında en çok altı ay için verilir.[4]

Tedbir türleri ve başvuru yolu uzaklaştırma kararı nasıl alınır yazımızda anlatılmıştır. Ortak hayat kişiliği ciddi biçimde tehlikeye düşürüyorsa eşin ayrı yaşama hakkı da vardır (TMK m.197).

Evlilikte Ters İlişkinin Cezası Var mı?

Evlilikte karşılıklı rızayla yaşanan ters ilişkinin cezası yoktur. Rıza olmadan yapılan anal ilişki ise evlilik içinde gerçekleşse bile cinsel saldırı suçu oluşturur. Eşin nikahlı olması, fiili suç olmaktan çıkarmaz.

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:[5]

Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Mahkemede ters ilişkiye zorlayan eşe verilecek ceza bu yüzden on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır. Fiil eşe karşı işlendiğinde savcılık kendiliğinden harekete geçmez, soruşturma mağdurun şikayetine bağlıdır.

Uyarı: Şikayet süresi, fiil ve failin öğrenildiği günden başlayarak altı aydır. Süresinde şikayet edilmeyen suç için soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.[6]

Şikayetten vazgeçme, şikayete bağlı suçlarda kural olarak davayı düşürür (TCK m.73/4). Kamu davası bu yüzden düşer ve mağdur vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklarsa, hukuk mahkemesinde de dava açamaz (TCK m.73/7). Vazgeçme dilekçesine ne yazıldığı bu yüzden sonucu değiştirir.

Ceza dosyasındaki vazgeçme, boşanma davasında af sayılmak zorunda değildir. Ters ilişkiye zorlamanın kusur sayıldığı bir dosyada Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının ceza davasındaki şikayetten vazgeçmesini af saymadı. Daireye göre vazgeçme eşini cezadan kurtarmak amacı taşıyordu ve başka olgularla desteklenmedikçe af niteliğinde kabul edilemezdi (Yargıtay 2. HD, E.2016/6232, K.2017/11551, 24.10.2017).

Zorlanan eş bu nedenle hem boşanma davası açabilir hem de suç duyurusu ile şikayetçi olabilir. Şikayette bulunmamak boşanma davasındaki haklarını ortadan kaldırmaz. Yargıtay, ceza kovuşturması için şikayet etmeyen kadının boşanma davasında manevi tazminat alabileceğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, E.2014/25102, K.2015/10482, 25.05.2015).

Evlilikte Ters İlişkinin Cezası Var mı

Eşim Ters İlişki İstiyor, Ne Yapmalıyım?

Eşiniz ters ilişki istiyor ve siz istemiyorsanız, ilk adım sınırınızı açık ve net biçimde söylemektir. Hukuk, evlilik içinde de “hayır” deme hakkınızı korur. Talep ısrara, aşağılamaya ya da zorlamaya dönüşürse izlenecek yol şöyledir:

  • Mesajları saklayın. Eşinizin bu yöndeki taleplerini içeren yazışmaları silmeyin, yedekleyin.
  • Güvendiğiniz birine anlatın. Olayı zamanında aktardığınız yakınınız, ileride tanık olarak dinlenebilir. Konuyu iş yerinde ya da geniş bir çevrede yaymak ise mahremiyet ihlali sayılıp size de kusur olarak yüklenebilir.
  • Zorlama olduysa vakit kaybetmeden muayene olun. Adli muayene, şikayet üzerine Cumhuriyet savcısının istemiyle yapılır (CMK m.76).
  • Tehlike varsa koruma tedbiri isteyin. 6284 sayılı Kanun’a göre koruyucu tedbir için delil aranmaz.
  • Boşanma davasını süresinde açın. TMK m.162’ye dayanılacaksa altı aylık süre olayın öğrenilmesinden işlemeye başlar.

Eşler arasındaki cinsel sorunları çevreye anlatmak da kusur sayılabilir. Bölge adliye mahkemesi, eşiyle olan cinsel hayatını ve kendisini ters ilişkiye zorladığını başkalarına anlatarak eşini kötüleyen kadına da kusur yükledi ve tarafları eşit kusurlu saydı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kusur belirlemesini onadı (Yargıtay 2. HD, E.2023/3506, K.2023/3338, 20.06.2023).

Konuşma ve çift terapisi, zorlama içermeyen bir anlaşmazlıkta işe yarayabilir. Zorlama ya da şiddet varsa sorunu aile içinde çözmeye çalışmak delillerin kaybolmasına yol açabilir.

Eşim Ters İlişki İstiyor, Ne Yapmalıyım

Boşanma Davasında Ters İlişkiyi İspatlamak

Ters ilişki iddiasıyla açılan boşanma davasında ispat yükü iddia eden eştedir (TMK m.6). Hakim bu hassas konuda tarafların beyanlarını ve sunulan delilleri birlikte değerlendirir.

Doktor raporları, en somut delillerden biridir. Zorla gerçekleşen anal ilişki sonrasında alınacak raporlar, anüs bölgesindeki yırtık, travma veya enfeksiyon bulgularını ortaya koyabilir. Ceza soruşturmasında mağdurun iç beden muayenesi savcının istemi ve hakim kararıyla yapılır, mağdurun rızası varsa ayrıca karar gerekmez (CMK m.76).

Doğrudan hastaneye başvurulduğunda da sağlık personeli, suç işlendiğine dair bir belirtiyle karşılaşırsa durumu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür (TCK m.280).

Raporda bulgu çıkmaması ise davayı zayıflatır. Bir dosyada adli tıp raporunda anal muayenede bulguya rastlanmamış, tanıklardan birinin bilgisi de duyuma dayanıyordu. Bölge adliye mahkemesi cinsel şiddetin ve diğer iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararı onadı.[7]

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 24.09.2025 tarihli kararında da tanık beyanları ve diğer delillerle ispatlanamayan ters ilişki iddiasının erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtti. Daire, diğer delillere göre kadını ağır kusurlu bularak erkeği daha ağır kusurlu sayan kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E.2025/47, K.2025/7771, 24.09.2025).

Eşler arasındaki yazışmalar (mesajlar, e-postalar) ve olaya tanık olmuş ya da olayı sıcağı sıcağına dinlemiş kişilerin tanık ifadeleri de delil olarak sunulabilir. Kolluk tutanağı da önemli bir delildir. Yargıtay, eşini doğal olmayan yolla cinsel ilişkiye zorlamaya girişen kocaya karşı kadının polise başvurduğu dosyada, kadının anlatımını teyit eden tutanağa dayanarak boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2014/6248, K.2014/8677, 10.04.2014).

Aynı kararda hatırlatılan usul kuralı da önemlidir. Tanık listesinde gösterilmemiş kişiler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240/2).

Delilin nasıl elde edildiğine de bakılır. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Mesaj ve ses kaydı gibi delillerin hangi durumda geçerli sayıldığı WhatsApp yazışmaları delil olabilir mi yazımızda anlatılmıştır.

Ters ilişki iddiası da dilekçeler aşamasında açıkça ileri sürülmelidir. Yargıtay, bu aşamada usulüne uygun dayanılmayan ters ilişki talebi vakıasının eşe kusur olarak yüklenemeyeceğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, E.2021/1618, K.2021/3061, 14.04.2021).

Başka bir dosyada kadın, eşinin cinsel taleplerine dava dilekçesinde “dine ve yaradılışa aykırı cinsel talepler” diyerek genel bir ifadeyle dayanmıştı. Bölge adliye mahkemesi bu ifadeyi ispatlanan cinsel eylemleri kapsamaya yeterli saydı ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı onadı (Yargıtay 2. HD, E.2023/69, K.2023/2748, 30.05.2023).

Mahkemeler tek tarafın ifadesiyle karar vermek istemediğinden, iddiayı destekleyen objektif kanıtlar önem kazanır. Kadının durumu daha önce yakın çevresine anlatmış olması ya da olaydan sonra hastaneye gidip rapor almış olması güçlü delillerdir. İddia eden taraf, zorlama vakasını ne kadar somut verilerle ortaya koyarsa davası o ölçüde sağlam olur.

Bunun yanı sıra hukuken hak düşürücü süre konusu da göz önünde bulundurulmalıdır. TMK m.162’deki pek kötü davranış ya da ağır derecede onur kırıcı davranış sebebine dayanılıyorsa dava, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde sebebin doğumundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine (TMK m.166) dayanılıyorsa kanun herhangi bir hak düşürücü süre öngörmez.[8]

Olayı affeden eşin TMK m.162’ye dayanarak dava hakkı yoktur. Taraflar olayı tolere edip evliliğe uzun süre devam ederse, aynı olayı sonradan gerekçe göstermek güçleşir. Bu yüzden bu olaya dayalı bir boşanma düşünülüyorsa davanın 6 ay içinde açılması önerilir.

Ters ilişki iddiasını destekleyen deliller şunlardır:

  • Tıbbi raporlar (anal muayene bulguları),
  • Tanıklar (olayı duyan/gören kişiler),
  • Yazılı deliller (mesajlar, mektuplar),
  • Dijital deliller (fotoğraf, video),
  • Resmi kayıtlar (polis tutanağı, savcılık ifadesi)

Boşanma Davasında Ters İlişkiyi İspatlamak

Ters İlişki Boşanma Davasında Ne Sonuç Doğurur?

Ters ilişki boşanma davasında kusur, tazminat ve nafaka üzerinden sonuç doğurur. Karşılıklı rızayla yaşanan birliktelik davaya konu olmaz, uygulamadaki dosyaların çoğu ise bir eşin istememesi ve diğerinin ısrarı ya da zorlaması üzerinedir.

Yargıtay uygulaması zorla anal ilişkiyi boşanma gerekçesi olarak kabul eder. Yargıtay’ın çeşitli kararları, evlilik içinde yaşanan cinsel şiddetin birlikte yaşamayı imkansız kılan bir kusur olduğunu ortaya koymuştur. Bu kusurun boşanmanın mali sonuçlarında da karşılığı vardır.

Boşanma yüzünden menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat talep edebilir (TMK m.174). Yargıtay, eşine fiziksel şiddet uygulayan ve ters ilişkide bulunan kocayı tamamen kusurlu saymış, bu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek manevi tazminat verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.[9]

Yoksulluk nafakası isteyen eşin kusuru, diğer eşten daha ağır olmamalıdır (TMK m.175). Ters ilişkiye zorladığı ispatlanan ve diğer eşten daha ağır kusurlu bulunan eş bu yüzden nafaka alamaz. Tazminat miktarının nasıl belirlendiği boşanma davasında maddi ve manevi tazminat yazımızda anlatılmıştır.

Evlilikte hiçbir eşin, diğerini istemediği bir cinsel davranışa zorlamaya hakkı yoktur. Bu iddialarla açılan dava, kusur ve tazminatın tartışıldığı bir çekişmeli boşanma davası olarak görülür. Tazminat ve nafaka talepleri dava dilekçesinde ayrı ayrı gösterilir, delil listesinin hazırlanmasında bir boşanma avukatı desteği sürecin başında belirleyicidir.

Ters İlişki ve Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ters ilişki ve boşanma ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. CDC, HIV Risk and Prevention Estimates, 5 Kasım 2024, https://www.cdc.gov/hivpartners/php/riskandprevention/index.html ↩
  2. Yargıtay 2. HD, E.2019/2079, K.2019/7685, 26.06.2019 ↩
  3. Yargıtay HGK, E.2020/131, K.2022/1452, 08.11.2022 ↩
  4. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.2 ve m.8 ↩
  5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.102/2 ↩
  6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73 ↩
  7. Yargıtay 2. HD, E.2023/711, K.2023/3587, 04.07.2023 ↩
  8. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.162 ve m.166 ↩
  9. Yargıtay 2. HD, E.2014/25102, K.2015/10482, 25.05.2015 ↩
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Tam burslu olarak eğitimini sürdürdüğü Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamlamıştır. Hukuk eğitimi sırasında birden fazla sertifika programını tamamlamış, kurgusal mahkemelerde sıkça rol almıştır. İş Hukukuna ilişkin alacaklar ve Tazmin...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap