Hakaret ve Küfür Nedeniyle Boşanma Davası
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Eşe hakaret ve küfür boşanma sebebidir. Süreklilik taşıyan ağır sözler Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesindeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini oluşturur. Hakaret ağır derecede onur kırıcı bir davranış düzeyine ulaşırsa 162. maddedeki özel boşanma sebebine de dayanılabilir ve bu sebepte dava süresi sınırlıdır.[1]
İşte bu noktada hatalı bir işlem yapmamak adına alanında uzman bir boşanma hukuku avukatı ile irtibata geçmek için buraya tıklayabilirsiniz. Harbiye Hukuk Bürosu’nun uzman boşanma avukatlarından danışmanlık hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hakaret ve Küfür Hangi Boşanma Sebebine Dayanır?
Hakaret ve küfür iki ayrı sebebe dayandırılabilir. Birincisi 162. maddedeki ağır derecede onur kırıcı davranıştır, ikincisi 166. maddedeki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.[2]
Madde 162 eşlerden her birine, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması halinde boşanma davası açma hakkı verir. Hafif bir söz bu sebebi doğurmaz, ağırlık derecesine ulaşan davranış aranır.
Madde 166 ise evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasını arar. Tekrarlanan küfür ve aşağılamalar çoğu dosyada bu sebep altında değerlendirilir. Bu sebebin genel işleyişi için evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma yazısına bakabilirsiniz.
Mahkeme her iki sebepte de sözün niteliğine, tekrar edip etmediğine ve eşler arasındaki ortak hayata etkisine bakar. Tek seferlik ve hafif bir tartışma ile aşağılayıcı, sistematik küfür aynı sonucu doğurmaz.
Hakaret ve Küfür Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Süre İçinde Açılır?
Ağır derecede onur kırıcı davranışa dayanan davada hak düşürücü süre vardır. Dava hakkı olan eş boşanma sebebini öğrendiği günden başlayarak altı ay, her halde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle dava hakkını yitirir.[3]
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.[4] Hakaret edildikten sonra ortak hayat aynı şekilde sürerse mahkeme eşin davranışı bağışladığını veya en azından hoşgörüyle karşıladığını kabul edebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir dosyada erkeğin önceki kusurlu davranışlarından sonra evlilik birliği devam ettiği için bu kusurların affedildiğini veya hoşgörüldüğünü kabul etti. Erkeği yalnızca eşine hakaret içeren mesaj çekmekten tam kusurlu saydı ve erkeğin boşanma davasının reddedilmesi gerektiğine karar verdi.[5]
Madde 166’ya dayanan davada bu altı aylık ve beş yıllık süre kuralı yer almaz. Yine de uzun süre sessiz kalmak, olayların evliliği çekilmez hale getirdiği iddiasını zayıflatır.
Boşanma Davasında Hakaret Eden Eş Kusurlu Sayılır mı?
Hakaret ve küfür eden eşe boşanmaya sebep olan olaylarda kusur yüklenir. Kusurun ağırlığı, ortaya çıkan diğer olaylarla birlikte hakim tarafından değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında kadının ailesine hakaret eden ve birlik görevlerini yapmamak için evi terk eden erkeği, diğer kusurlu davranışlar yanında ağır kusurlu buldu.[6] Başka bir dosyada erkeğin eşine Facebook üzerinden hakaret etmesi ortak hayatı temelinden sarsacak bir geçimsizlik olarak kabul edildi ve kadının boşanma davasının kabul edilmesi gerektiğine karar verildi.[7]
Eşler birbirine hakaret ediyorsa durum değişir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eşine hakaret ettiği ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, erkeğin de kadına hakaret edip sürekli fiziksel şiddet uyguladığı bir dosyada tarafları eşit kusurlu saydı.
Kadının ağır kusurlu sayılarak erkek lehine tazminata hükmedilmesini hatalı buldu.[8] Karar oyçokluğuyla verildi.
Kusur kavramının genel kapsamı boşanmada kusur sayılan haller yazısında anlatılıyor.
Eşin Ailesine Hakaret Boşanma Sebebi mi?
Eşin ailesine hakaret de boşanma davasında kusurlu davranış sayılır. Yargıtay yukarıda anılan 2020 tarihli kararında erkeğin kadının ailesine hakaret etmesini kusur olarak değerlendirdi.[9]
Hakarete uğrayan aile üyeleri ayrıca kendi adlarına suç duyurusunda bulunabilir. Bu şikayet boşanma davasından bağımsızdır.
Boşanma Davasında Hakaret ve Küfür Nasıl İspatlanır?
Hakaret ve küfür, hukuka uygun elde edilmiş her delille ispatlanabilir. Tanık beyanları, mesajlaşmalar, sosyal medya paylaşımları ve kamera kayıtları bu delillerin başında gelir.
Tanık delili özellikle önemlidir, çünkü küfür çoğu zaman evin içinde ve yazılı iz bırakmadan edilir. Tanık gösterecek taraf listesini süresinde vermelidir, bu konuda tanık listesi dilekçe örneği ve tanık listesi kesin süresi yazılarımız yol gösterir.
Yazışmaların ve sosyal medya içeriklerinin delil değeri için WhatsApp yazışmaları delil olabilir mi ve boşanmada sosyal medya içerikleri yazılarını okuyabilirsiniz.
Eşin Gizlice Aldığı Ses Kaydı Hakaretin İspatında Kullanılabilir mi?
Eşin haberi olmadan aralarındaki konuşmaları kaydederek elde edilen ses kaydı hukuka aykırı delil sayılabilir. Hukuka aykırı delil mahkemece hükme esas alınamaz ve karşı taraf itiraz etmese bile hakim bunu kendiliğinden dikkate alır.[10]
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkemenin kadını ses kayıtlarına dayanarak az kusurlu bulduğu bir dosyada kayıtların hukuka aykırı delil olduğunu belirtti. Dairenin gerekçesi şöyledir:
“…hükme esas alınan ses kaydı delili hukuka aykırı nitelikte olduğundan kusur belirlemesinde dikkate alınamaz.”
Daire bu gerekçeyle yerel mahkeme kararını bozdu.[11] Bu nedenle delili mahkemeye sunmadan önce nasıl elde edildiğini bir avukatla değerlendirmek gerekir.
Hakaret ve Küfür Nedeniyle Boşanmada Tazminat İstenebilir mi?
Hakaret ve küfür nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan eş, kusuru daha az olması halinde boşanma davasıyla birlikte tazminat isteyebilir. Boşanmanın mali sonuçları arasında maddi tazminat Türk Medeni Kanunu’nun 174/1, manevi tazminat 174/2 maddesine dayanır.[12]
Yargıtay tazminat miktarını eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarına, kusur derecelerine ve hakkaniyete göre değerlendirir.[13] Ayrıntılar için boşanma davasında maddi ve manevi tazminat yazısı yol gösterir.
Eşe Hakaretin Ceza Hukuku Bakımından Sonucu Nedir?
Eşe hakaret Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturur. Suçun temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.[14]
Mağdurun yokluğunda yapılan hakaretin cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda bir oranında artırılır.[15]
Hakaret suçu şikayete bağlıdır, şikayet süresi altı aydır ve her halde fiil tarihinden itibaren iki yılı geçemez.[16] Hakaretin karşılıklı işlenmesi halinde hakim, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında cezayı üçte birine kadar indirebilir veya ceza vermekten vazgeçebilir.[17]
Suçun ayrıntıları için hakaret suçu ve cezası, mesajla işlenen hakaret için mesajla hakaret suçu yazılarına bakabilirsiniz. Hakaretin tazminat boyutunu hakaret nedeniyle manevi tazminat davası yazısında ele aldık.
Hakaret ve Küfür Nedeniyle Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.[18]
Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.[19]
Hakaret ve Küfür Nedeniyle Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Konuyla ilgili en çok sorulan soruları bu başlık altında cevapladık.
Boşanma Davası İçin Avukatımıza Ulaşın
İstanbul boşanma avukatı Harbiye Hukuk Bürosu, hakaret ve küfür nedeniyle boşanma davalarında delil değerlendirmesi, kusur belirleme ve tazminat taleplerinde danışmanlık verir. Dosyanıza uygun yolu belirlemek için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.162 ve m.166 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.162 ve m.166 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.162/2 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.162/3 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2020/6913, K.2021/2394, T.18.03.2021 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2020/1546, K.2020/2929, T.10.06.2020 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2015/6685, K.2015/21443, T.16.11.2015 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2015/6809, K.2015/21108, T.11.11.2015 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2020/1546, K.2020/2929, T.10.06.2020 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.189/2 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/9244, K.2024/5576, T.10.09.2024 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.174 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2020/1546, K.2020/2929, T.10.06.2020 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.125/1 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.125/1 ve m.125/4 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.73/1-2 ve m.131/1 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.129/3 ↩
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.168 ↩