Velayetin Değiştirilmesi Davası

Velayetin değiştirilmesi davası, boşanmadan sonra çocuğun velayetinin bir ebeveynden alınıp diğerine verilmesi için aile mahkemesinde açılan davadır. Boşanma kararıyla kurulan velayet düzeni süresiz değildir. Koşullar değişir ve çocuğun üstün yararı gerektirirse hakim velayeti diğer ebeveyne verebilir.

Dava Türk Medeni Kanunu’nun 183 ve 349. maddelerine dayanır, basit yargılama usulüyle görülür ve davacının oturduğu yerde de açılabilir. Hangi durumda velayetin değişeceğini ve davanın nerede, ne kadar sürede görüleceğini güncel Yargıtay kararlarıyla birlikte açıkladık.

Boşanma ve boşanmanın sonuçları konularında hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman aile hukuku avukatlarımıza danışmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Velayetin Değiştirilmesi Nedenleri Nelerdir?

Velayetin değiştirilmesi için boşanmadan sonra velayet sahibinin ya da çocuğun durumunda yeni bir gelişme olmalıdır. Hakim, yeni durumun çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimine etkisini tartar. Temel dayanak Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesidir.

“Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.”

Türk Medeni Kanunu’nun 349. maddesine göre velayet sahibinin yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Çocuğun menfaati gerektirdiğinde ise velayet sahibi değiştirilebilir.[1]

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, değişikliğin geçici bir sıkıntı değil kalıcı bir durum olmasını arar.

“…boşanma ile düzenlenen velayetin değiştirilebilmesi için velayet kendisine verilen tarafın ya da velayete konu çocuğun durumunda boşanma hükmünden sonra esaslı değişikliklerin olması şart olup, ayrıca esaslı değişikliğin önemli ve sürekli olması da gerekmektedir.” (Yargıtay HGK, 01.04.2015, 2013/1926 E., 2015/1139 K.)

Mahkeme kararlarında en sık karşılaşılan değişiklik sebepleri şunlardır.

  • Velayet sahibinin çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisini sürekli engellemesi
  • Çocuğun fiilen velayet hakkı olmayan ebeveyne ya da üçüncü bir kişiye bırakılması
  • Çocuğun sağlık, eğitim, ahlak veya güvenlik yönünden ihmal edilmesi
  • Velayet sahibinin yeniden evlenmesi ya da başka bir yere taşınması, bu durum çocuğun yararını olumsuz etkiliyorsa
  • Velayet sahibinin ölümü

Kişisel İlişkinin Engellenmesi

Kişisel ilişkinin engellenmesi artık kanunda açıkça yazılı bir değişiklik sebebidir. 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanunla Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesine yeni bir fıkra eklendi. Buna göre velayet sahibi kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir.[2]

Mahkeme bu ihtarı kişisel ilişki kararına yazar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da değişiklikten önce, çocuğun babasıyla görüşmesini sürekli engelleyen annenin velayet hakkını kötüye kullandığını kabul etmiş ve velayetin babaya verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (2013/1926 E., 2015/1139 K.). Kararın icrası için çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması yazımıza bakabilirsiniz.

Çocuğun Fiilen Diğer Ebeveyne Bırakılması

Velayeti alan ebeveyn çocuğu fiilen diğer tarafa bırakmışsa, kağıt üzerindeki velayet ile gerçek bakım birbirinden ayrılmış olur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanmadan sonra çocuğu babaya bırakan anne yönünden velayetin değiştirilmesi koşullarının oluştuğunu kabul etmiş ve velayetin TMK 183 ve 349 uyarınca babaya verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (2016/19727 E., 2016/16159 K.).

Hafta içi annede, hafta sonu babada kalan çocuk için verilen başka bir kararda Daire, bu düzeni “velayet görev ve sorumluluğun örtülü olarak devri” saymıştır (2015/20302 E., 2016/2037 K.).

Velayetin Kaldırılması Davasının Şartları Nelerdir?

Velayetin kaldırılması, değiştirilmesinden daha ağır bir önlemdir. Hakim bu yola ancak çocuğu korumaya yönelik diğer önlemler sonuç vermezse ya da yetersiz kalacağı baştan anlaşılırsa gider. Şartlar Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesinde sayılmıştır.[3]

“Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir:
1. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.”

Mahkeme velayeti yalnız bir çocuk için kaldırıyorsa bunu kararda açıkça belirtmelidir. Aksi halde kaldırma kararı mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar. Velayet altında olmayan küçük ise vesayet altına alınır ve kendisine vasi atanır (TMK m.404).

Kaldırmayı gerektiren sebep ortadan kalkarsa velayet geri istenebilir. Hakim bu durumda re’sen ya da ana veya babanın istemiyle velayeti geri verir (TMK m.351).

Velayetin Değiştirilmesi ve Kaldırılması Arasındaki Fark Nedir?

Özellik Velayetin Değiştirilmesi Velayetin Kaldırılması
Dayanak TMK m.183 ve m.349 TMK m.348
Ne zaman Boşanmadan sonra koşulların esaslı ve sürekli biçimde değişmesi, çocuğun yararının değişikliği gerektirmesi Diğer koruma önlemlerinin sonuç vermemesi, ebeveynin velayet görevini yerine getirememesi veya ağır biçimde savsaklaması
Sonuç Velayet diğer ebeveyne geçer Velayet ebeveynden alınır, iki ebeveynden de alınırsa çocuğa vasi atanır
Görevli mahkeme Aile mahkemesi Aile mahkemesi
Temel ilke Çocuğun üstün yararı Çocuğun üstün yararı

İki kurum karıştırıldığında Yargıtay hükmü düzeltir. 2. Hukuk Dairesi, delillerin velayeti kaldırmaya yetmediği bir dosyada hükümden “velayetinin kaldırılarak” sözcüklerini çıkarmış, yerine velayetin TMK 183, 349 ve 351/1 uyarınca değiştirildiğini yazmıştır (2015/6851 E., 2015/10053 K.).

Boşanmadan Sonra Velayet Kararı Değiştirilebilir mi?

Velayet, ana ve babanın ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Evlilik sürerken ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m.336).

Boşanma kararındaki velayet düzenlemesi kesin değildir. Velayet tek tarafa ya da ortak velayet şeklinde verilmiş olsun, koşullar değişirse yeniden düzenlenebilir. Velayetin ilk kez kime bırakılacağına ilişkin ölçütler boşanma davasında çocuğun velayeti kime verilir yazımızda yer alır.

Hakim velayet konusunda tarafların isteğiyle bağlı değildir. Velayet kamu düzenine ilişkindir ve dava, çocuğun üstün yararı temelinde yürütülen bir incelemedir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır?

Dava, yetkili aile mahkemesine verilecek bir dilekçeyle açılır. Dilekçeyi adliyedeki tevzi bürosuna kendiniz verebilir ya da avukatınız aracılığıyla UYAP üzerinden gönderebilirsiniz.

Dilekçede boşanma kararının tarih ve numarası, velayetin neden değişmesi gerektiği ve bu iddiaları destekleyen deliller yer almalıdır. İddialar delille desteklenmezse dava reddedilebilir. Hazır bir metin için velayetin değiştirilmesi dava dilekçesi örneğinden yararlanabilirsiniz.

Dava açılırken başvurma harcı ve gider avansı yatırılır. Güncel tutarları dava harcı hesaplama aracımızla görebilirsiniz.

Önemli: Velayet, ebeveynlerin kendi aralarında yaptığı anlaşmayla ya da noterde düzenlenen bir belgeyle değişmez. Değişiklik ancak mahkeme kararı kesinleştiğinde hüküm doğurur.

Anlaşmalı Velayet Değişikliği Nasıl Yapılır?

Anne ve baba anlaşmış olsa bile velayeti değiştirmenin tek yolu mahkemedir. Taraflardan biri davayı açar, diğeri davayı kabul eder ya da aynı yönde beyanda bulunur. Velayet sahibi ebeveyn de velayetin diğer tarafa verilmesini isteyebilir.

Anlaşma hakimi bağlamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu konudaki ilkeyi şöyle açıklar.

“Velayet, kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Davalının davayı kabulü de tek başına hukuki sonuç doğurmaz.” (Yargıtay 2. HD, 20.12.2016, 2016/5966 E., 2016/16205 K.)

Anlaşmalı dosyada da sosyal inceleme raporu alınması ve idrak çağındaki çocuğun dinlenmesi beklenir. Hakim, anlaşmanın çocuğun yararına uygun olup olmadığını ayrıca denetler.

Velayetin Değiştirilmesi Davası İçin Vekaletname

Dava avukat aracılığıyla açılacaksa avukata noterden dava vekaletnamesi verilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi bazı işlemler için vekaletnamede özel yetki arar. Davadan feragat, davayı kabul ve sulh bunlardandır.

Aynı madde, vekilin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları ancak yetki açıkça verilmişse açabileceğini düzenler. Velayet davası maddede ayrıca sayılmamıştır. Sonradan eksiklik tartışması çıkmaması için vekaletnameye “velayetin değiştirilmesi davası açma ve takip etme” yetkisinin açıkça yazılması yerinde olur.

Vekaletnamenin nasıl çıkarıldığı vekaletname nedir, avukata nasıl verilir yazımızda anlatılmıştır.

Gerekli Evraklar ve Deliller Nelerdir?

Dava dilekçesine genellikle şu belgeler eklenir.

  • Kesinleşme şerhli boşanma kararı
  • Taraflar ve çocuk için nüfus kayıt örneği
  • İddiayı destekleyen belgeler, örneğin okul kayıtları, sağlık raporları, şikayet ve soruşturma evrakı
  • Tanık listesi

Velayet davası kamu düzenine ilişkin olduğundan hakim delillerle bağlı değildir ve kendisi de araştırma yapar. Ses ve video kayıtları, mesajlaşmalar, darp raporları, tanık beyanları ve uzman raporu delil olarak sunulabilir. Taraflar tanık göstermişse, açıkça vazgeçmedikçe tanıkların dinlenmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2016/2603 E., 2016/3247 K.).

Uyarı: Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller mahkemece dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Özel hayatın gizliliğini ihlal eden kayıtlar bu kapsama girebilir.

Uzman raporu velayet davalarında ağırlığı olan delillerden biridir. Aile mahkemesi, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan yararlanır.

Yargıtay, raporun her iki ebeveyn ve çocukla görüşülerek hazırlanmasını arar. Yalnız baba ve çocuklarla görüşülerek hazırlanan raporu hüküm kurmaya yeterli bulmamıştır (2. HD, 2016/20778 E., 2016/16162 K.). Sosyal inceleme raporunun hazırlanışı ve rapora itiraz çocuğun üstün yararı ve SİR raporu yazımızda anlatılmıştır.

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Çocuğun Görüşü

İdrak çağındaki çocuğun velayet konusunda dinlenmesi gerekir. Dayanak, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3 ve 6. maddeleridir. Kanunda sabit bir yaş yoktur, hakim çocuğun yaşına ve olgunluğuna bakar.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava tarihinde 8 yaşında olan çocuğu idrak çağında kabul etmiş ve mahkemece görüşünün alınmasını aramıştır.

“…velayeti düzenlenen çocuğun, idrak çağında olması halinde, kendisini yakından ilgilendiren bu konuda ona danışılması ve görüşünün alınması gerekir.” (Yargıtay HGK, 27.06.2018, 2017/3117 E., 2018/1278 K.)

Çocuğun isteği tek başına belirleyici değildir. Yüksek yararı gerektirirse mahkeme çocuğun görüşünün aksine de karar verebilir (Yargıtay 2. HD, 2016/5966 E., 2016/16205 K.).

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin dava ve işlerine bakar (4787 sayılı Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m.2).

Yetki konusunda Yargıtay, velayetin eşlerden birinden alınıp diğerine verilmesini çekişmesiz yargı işi sayan kanun hükmünden hareket eder. Çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.[4] Bu nedenle dava davacının ya da davalının oturduğu yerdeki aile mahkemesinde açılabilir.

“…Bu Kanunda ve Türk Medeni Kanununda, münhasıran velayete ilişkin davalarda yetkiyi düzenleyen aksine bir hüküm bulunmamaktadır. Aynı Kanunun genel yetkiye ilişkin 6. maddesi çekişmeli yargıya ilişkin işlerde geçerlidir. Bu bakımdan davacı, oturduğu yer mahkemesinde bu davayı açabilir.” (Yargıtay 2. HD, 28.06.2016, 2016/13367 E., 2016/12558 K.)

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi de 07.07.2025 tarihli yargı yeri belirleme kararında aynı görüşü benimsemiştir. Davacının yerleşim yerinde açılan davanın orada görülmesine karar vermiştir (2025/7006 E., 2025/10509 K.).

Velayetin Değiştirilmesi Davası Ne Kadar Sürer?

Kanunda velayet davası için gün olarak bir süre yoktur. Dosyanın ne kadar süreceğini en çok uzman raporunun ne zaman geldiği ve mahkemenin iş yükü belirler. Usul kuralları ise yargılamanın uzamasını önleyecek biçimde kurulmuştur.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Basit Yargılama mı?

Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 316. maddesi her çeşit nafaka davası ile velayete ilişkin dava ve işleri basit yargılama usulüne tabi tutar.[5] Bu usulde cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır ve cevaba cevap dilekçesi verilmez (HMK m.317).

Mahkeme mümkünse dosya üzerinden karar verir. Duruşma gerekiyorsa ön incelemeden sonraki tahkikatı kural olarak iki duruşmada tamamlar ve iki duruşma arasındaki süre bir aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini yazarak bu sınırı aşabilir (HMK m.320).

Taraflar anlaşmışsa tanık dinleme ve karşılıklı iddia aşamaları kısalır. Anlaşma, uzman raporu ve çocuğun dinlenmesi aşamasını ise ortadan kaldırmaz. Rapor için uzman hem çocukla hem de iki ebeveynle görüşür.

Karar Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir. Bölge adliye mahkemesinin çekişmesiz yargı işlerinde verdiği kararlar ise temyiz edilemez.[6] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu gerekçeyle, velayetin değiştirilmesi davasının reddine yönelik temyiz dilekçesini reddetmiştir (2024/7706 E., 2024/8879 K.).

Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmeden yerine getirilemez (HMK m.367/2). Yargıtay da velayetin değiştirilmesine ilişkin karar kesinleşene kadar velayetin önceki ebeveynde kaldığını belirtmiştir (2. HD, 2013/9451 E., 2013/27772 K.).

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Geçici Velayet ve Tedbir

Dava sürerken çocuğun güvenliği tehlikedeyse mahkemeden geçici önlem istenebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi hakime gerekli önlemleri alma yetkisi verir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi de gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ihtiyati tedbire imkan tanır.

Mahkeme örneğin çocuğun dava süresince davacının yanında kalmasına ara kararla hükmedebilir. Yargıtay, böyle bir tedbirle çocukları fiilen yanına alan anne lehine, çocukların geldiği tarihten itibaren tedbir nafakası takdir edilmesi gerektiğini belirtmiştir (2. HD, 2013/9451 E., 2013/27772 K.).

Geçici önlem, davanın sonucunu önceden belirleyecek biçimde kullanılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, şartları oluşmadan velayetin ara kararla tedbiren davacı babaya verilmesini usule aykırı bulmuştur.

“Davanın esasını çözer şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi, şartları oluşmadığı halde velayeti annede bulunan ortak çocuğun velayetinin ara kararı ile tedbiren davacı babaya verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir.” (Yargıtay 2. HD, 26.03.2018, 2018/1726 E., 2018/3889 K.)

Velayetin Değiştirilmesi Davası Sürerken Nafaka Ödenir mi?

Dava açılması, boşanma kararıyla belirlenen iştirak nafakasını kendiliğinden durdurmaz. Velayet değişikliği kararı kesinleşene kadar nafaka yükümlüsü ödemeye devam eder. Davacı, dava içinde tedbir talep ederek çocuğun teslimini ve nafakanın kaldırılmasını isteyebilir.

Çocuğu dava sırasında fiilen yanına alan ebeveyn lehine önce tedbir nafakasına, karar kesinleştikten sonra ise iştirak nafakasına hükmedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ayrımı oyçokluğuyla verdiği kararda şöyle uygulamıştır.

“Velayetin değiştirilmesi ve kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren “iştirak nafakası” verilmesi doğru ise de; mahkemece müşterek çocukların davacı anneye teslim tarihleri esas alınarak “tedbir nafakasına” hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren “tedbir nafakasına” hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 2. HD, 11.11.2013, 2013/7422 E., 2013/25927 K.)

Velayetin Değiştirilmesine Karar Verilirse Nafaka Nasıl Belirlenir?

Velayet el değiştirince nafaka borcunun yönü de değişir. Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m.182). Daha önce nafaka ödeyen ebeveyn velayeti alırsa diğer ebeveynden iştirak nafakası isteyebilir.

Velayeti kaybeden ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı devam eder. Mahkeme velayeti değiştirirken kişisel ilişkiyi de yeniden düzenler.

Nafaka miktarı ebeveynin geliri ve çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenir. Hesaplama yöntemi için nafaka nasıl hesaplanır yazımıza bakabilirsiniz.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Dilekçe Örneği

Örnek dilekçe, velayeti davalıda bulunan çocuğun velayetinin davacıya verilmesi talebiyle hazırlanmıştır. Açıklamalar bölümü somut olaya göre doldurulmalıdır.

Velayetin Değiştirilmesi Dava Dilekçesi Örneği

………………… NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI:

Adı Soyadı:
T.C. Kimlik Numarası:
Adres:

VEKİLİ (varsa):

Av. …………
Baro Sicil Numarası:
Adres:
UETS Numarası:

DAVALI:

Adı Soyadı:
T.C. Kimlik Numarası:
Adres:

KONU:

Velayetin değiştirilmesi talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

1- Taraflar arasındaki boşanma, ………………… Aile Mahkemesi’nin ……/……/……… tarihli ve ………/……… E., ………/……… K. sayılı kararıyla sonuçlanmış, bu kararla ……/……/……… doğumlu ………………… isimli çocuğun velayeti davalıya verilmiştir.

2- Davalı, velayeti kendisine bırakılan çocuğa yeterli özeni göstermemektedir. Uzun çalışma saatleri nedeniyle çocuğun bakımı ve okul ihtiyaçları başkaları tarafından karşılanmaktadır. Çocuğun ilgiye en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde davalı bu sorumluluğunu yerine getirmemekte, Türk Medeni Kanunu’nun 339 ve 340. maddeleri kapsamındaki yükümlülüklerini ihmal etmektedir.

3- Davalı ayrıca çocuğa zaman zaman şiddet uygulamaktadır. Bu husus ………………… Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet konusu yapılmıştır.

4- Açıklanan nedenlerle çocuğun sağlığı ve ahlaki gelişimi tehlike altında olup velayetin değiştirilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182, m.183, m.335 vd. ve m.349, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316 ve m.382 vd., 4787 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.

DELİLLER:

Nüfus kayıtları, ………………… Aile Mahkemesi’nin boşanma kararı, ………………… Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası, okul kayıtları, sosyal inceleme raporu, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca uzman raporu alınmasına, idrak çağındaki çocuğun dinlenmesine, çocuğun velayetinin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

……/……/………
Davacı Vekili
Av. …………

Not: Dilekçedeki olaylar örnek niteliğindedir. Her iddia için delil gösterilmesi gerekir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Velayetin değiştirilmesi davası ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. Türk Medeni Kanunu m.183 ve m.349 ↩
  2. Türk Medeni Kanunu m.324/3 (7343 sayılı Kanun m.38 ile eklendi) ↩
  3. Türk Medeni Kanunu m.348 ↩
  4. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382/2-b-13 ve m.384 ↩
  5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316/1-ç ↩
  6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.362/1-ç ↩
Av. Şamil Kaya
Av. Şamil Kaya
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014 yılında onur derecesiyle mezun olmuştur. Lise öğrenimini yatılı şekilde Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nde 2010 yılında birincilikle tamamlayan Şamil Kaya, 2018 yılında başladığı Anadolu Ünivers...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap