İş Güvencesi Nedir İşçi ve İşveren Açısından Önemi
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
İş güvencesi, işverenin fesih yetkisini sınırlandıran, işçinin geçerli bir sebep olmadan işten çıkarılmasını engelleyen ve bu kurala aykırı fesihte işçiye işe iade hakkı tanıyan korumadır. Dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir. Kapsama giren bir işçinin sözleşmesi ancak geçerli bir nedenle feshedilebilir.
Kanun bu korumayı her çalışana tanımaz, kapsama girmek için maddede sayılan koşulların sağlanması gerekir. Uygulamada iş güvencesi çoğunlukla işe iade davası olarak karşımıza çıkar. Aşağıda kimlerin bu kapsamda olduğu, geçerli nedenin ne anlama geldiği, işe iade sürecinin nasıl işlediği ve güvence dışında kalan işçilerin hangi haklara sahip olduğu ele alınıyor.
İş Güvencesi Nedir? Tanımı ve Kapsamı
İş güvencesi, işçinin işveren karşısında çalışma hakkını koruyan, işverenin fesih haklarını sınırlayan, işçinin işten çıkarılması sonucu zararlarını telafi eden kurumdur. 4857 sayılı yeni İş Kanunu yürürlüğe girmeden önceki dönemde işverenler işçilerin iş sözleşmesini hiçbir gerekçe göstermeden sonlandırabiliyordu.
Bu da işçilerin her an işlerini kaybetme korkusuyla yaşamasına, ekonomik hayatlarında aniden düzenlerinin bozulmasına yol açıyordu. İşte 4857 sayılı İş Kanunu bu belirsizliklerin yaşanmaması adına işçinin yanında olmuş ve işçi lehine değişiklikler getirmiştir. İş güvencesi de bu değişikliklerin başında gelmekte olup bir bakımdan da kaynağıdır.
İş Kanunu madde 18 uyarınca iş güvencesi kapsamında olabilmek için sağlanması gereken koşulların neler olduğu belirtilmiştir. İş güvencesinin kapsamına giren işçiler açısından sözleşmenin feshedilebilmesi için geçerli bir nedenin varlığı zorunludur ancak iş güvencesi olmayan işçiler için bir zorunluluk yoktur.
İş güvencesi kapsamında olmayan işçilerin iş sözleşmeleri feshedildiğinde bu işçiler şartları varsa kötü niyet tazminatına başvurabileceklerdir. İş güvencesi kapsamında olanlar ise iş güvencesi hükümlerinden yararlanacaktır.
Bizi arayarak İş Hukuku Danışma Hattı avukatımızla ücretsiz ön görüşme yapabilirsiniz.

İş Güvencesi Tanımı ve Kapsamı
İş Güvencesinin Amaçları Nelerdir?
İş güvencesi kapsamında çalışan işçinin Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkı, işverenin makul ve geçerli bir sebebi olmadan sona erdirilemez. İş güvencesi işverenin fesih hakkını sınırlandırır, işçinin çalışma hakkını korur ve iş ilişkisinde devamlılığı sağlar. İş güvencesi işçi ve işveren arasındaki dengenin sağlanabilmesi ve çalışma hayatının sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için iş sözleşmesinin keyfi bir biçimde sonlandırılmasının önüne geçmek amacıyla sağlanan bir güvencedir.
İşçi Açısından İş Güvencesinin Önemi
İş güvencesi, otuz veya daha fazla işçinin çalıştığı iş yerinde en az altı aylık kıdeme sahip işçilerin kanunda belirtilen hükümlere uyduğu sürece işini kaybetmemesine olanak sağlar, çalışma hakkını korur, işçiyi koruma altına alır. İşçinin aile ilişkilerinde ve sosyal yaşantısında yaşayacağı olumsuzlukları bertaraf eder, ekonomik belirsizlik içinde yaşamasına engel olur ve iş ilişkisinde süreklilik sağlar. İşçinin böyle bir hakka sahip olması iş hayatında verimliliği açısından çok önemlidir.
İşveren Açısından İş Güvencesinin Önemi
İş güvencesi işverene uyması gereken birtakım kurallar verir böylece keyfi olarak işçinin işine son vermesini engeller. İş güvencesi işverenin iş sözleşmesini hiçbir şekilde feshedemeyeceği anlamına gelmez. İşverenin iş sözleşmesini feshinde ileri sürdüğü nedenlerin kanunda belirtilen hükümlerle uyuşması gerekmektedir.
İşveren açısından bu düzenleme, fesih kararlarını gerekçelendirme zorunluluğu getirdiği için işten çıkarma süreçlerini daha öngörülebilir hale getirir. Keyfi fesihten doğabilecek işe iade davası riski de böylece azalır.
İş Güvencesinin Sağladığı Haklar Nelerdir?
İş hukukunda esas amaçlanan iş sözleşmesinin devamlılığının koruma altına alınmasıdır. İş güvencesi, kanunun işçilere verdiği bir teminattır. Bu teminat işçilerin çalışma hakkını işverenlere karşı korur. İşçilerin iş hayatında karşılaşabilecekleri en ciddi tehlikelerden biri de işlerini kaybetmeleridir. Bu tehlike iş güvencesi sisteminin sağlanması gerekliliğini doğurmuştur. İş güvencesi işçiye şu hakları sağlar:
- Sözleşme ancak geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebilir ve sebep fesih bildiriminde açıkça gösterilir (m.19/1).
- Davranış veya verim kaynaklı fesihten önce işçinin savunmasının alınması zorunludur (m.19/2).
- Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir (m.20/2).
- İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurur, anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açar (m.20/1).
- Feshin geçersizliğine karar verilir ve işçi bir ay içinde işe başlatılmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ile en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir (m.21/1 ve m.21/3).
İş Güvencesinden Yararlanma Şartları
İş güvencesinin kapsamına ilk olarak belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar girer. Belirsiz süreli iş sözleşmesi, iş ilişkisinin belli bir süreye bağlı tutulmaması durumunda yapılan sözleşmedir. İş hayatında çoğunlukla belirsiz süreli iş sözleşmesiyle karşılaşırız.
Bir diğer koşul, iş sözleşmesinin feshinin işçiye ulaştığı tarihte işyerinde aynı iş kolunda otuz ve daha fazla işçi ile iş sözleşmesinin devam ediyor olmasının gerekmesidir. Aynı zamanda işverenin fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihte işçinin aynı işverene bağlı olarak altı aylık kıdeminin dolmuş olması gerekmektedir. Kısaca,
İş güvencesinden yararlanılabilecek ve işverene işe iade davası açılabilecek haller şunlardır:
- İş Kanunu’na veya Basın İş Kanunu’na tabi olma
- İş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi
- Otuz veya daha fazla işçi çalıştırılan iş yerinde çalışanlar
- En az 6 aylık kıdemi olanlar
- Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar
Bilgi: Otuz işçi sayısı hesaplanırken işverenin aynı iş kolundaki tüm işyerleri birlikte dikkate alınır. Yer altında çalışan işçiler için altı aylık kıdem şartı aranmaz[1].

İş Güvencesinden Yararlanma Şartları
İş Güvencesi Kapsamındaki Fesih Yasağı Nedir?
İş güvencesi kapsamındaki bir işçinin sözleşmesi ancak geçerli bir nedenle feshedilebilir. Kanun bazı gerekçeleri geçerli saymaz. Sendika üyeliği bunlardan biridir. İşçinin hakkını aramak için işverene karşı dava açması da geçerli neden oluşturmaz. Irk, cinsiyet, hamilelik, din veya siyasi görüş gibi ayrımcı nedenler de aynı şekilde geçersizdir[2].
İş Güvencesi Kapsamında İşten Çıkarılma Süreci Nasıl İşler?
İş güvencesi kapsamında olan işçinin iş sözleşmesini geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak zorundadır. İş kanunu madde 19/1‘e göre işveren fesih nedenini açık ve kesin olarak belirtmelidir[3]. İşveren gösterdiği bu fesih sebebiyle bağlı olacaktır.
Eğer işveren iş sözleşmesinin feshini işçinin davranışı ve verimi ile ilgili bir nedene dayandırıyorsa bu iddialara karşı işçinin savunmasını almak zorunda olacaktır. İş sözleşmesi feshedilen işçi fesih bildiriminde sebep gösterilmezse veya gösterilen bu sebebin geçersiz olduğu kanısındaysa bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır.
Arabulucu vasıtasıyla anlaşmaya varılamaması halinde işçi iki hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açabilir. Bu iki haftalık süre, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihte işlemeye başlar. Yargılamada feshin geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı araştırılır ve ispat yükü işverendedir. İşçi feshin başka bir sebebe dayandığını ileri sürerse bu iddiasını kendisi ispatlar[4]. Fesih geçerli bir sebebe dayanmıyorsa mahkeme feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verir.

İş Güvencesi İşten Çıkarılma Süreci
İş Güvencesi Sağlamayan İşverenin Karşılaşabileceği Yaptırımlar
İş güvencesi, işçiyi işverenin keyfi feshinden koruyan kurumdur. İşveren iş güvencesi kapsamında olan işçisini işten çıkartmak istediğinde bunu yapabilmesi için belli kurallar vardır. Bunlar fesih bildiriminin yazılı yapılması, fesih nedeninin kesin ve açık olarak belirtilmesi ve kanunda belirtilen fesih bildirim süresine uyulmasıdır.
Bunlar gerçekleşmediğinde yani işçi haksız yere işten çıkartıldığında işçi, işe iade davası açarak işine geri dönebilir. İşe iadesine karar verilen işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Bu süre içinde başvurulmazsa işverenin yaptığı fesih geçerli bir fesih sayılır ve kazanılan işe iade kararı sonuçsuz kalır. Başvurusu işveren tarafından kabul edilmeyip işçi işe başlatılmazsa işveren işçiye en az 4 aylık ve en çok 8 aylık olmak üzere aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür[5].
Yargılama boyunca işçi çalışmadığı için ücret de alamaz. Kanun bu kaybı karşılamak üzere, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücretinin ve diğer haklarının ödenmesini öngörür. Boşta geçen süre ücreti adı verilen bu ödeme, işçi işe başlatılsın ya da başlatılmasın doğar.
İşe İade Dava Dilekçesi Örneği
İş Güvencesi Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
İş güvencesi tazminatı, işe iade kararına rağmen işçiyi bir ay içinde işe başlatmayan işverenin ödediği tazminattır. Miktarı mahkemenin takdirine bağlıdır ve en az dört, en çok sekiz aylık ücret arasında belirlenir. Mahkeme bu tazminatı ve boşta geçen süre ücretini, fesih tarihindeki değil dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak gösterir[6].
İşe iade davasını kazanan işçiye ödenen kalemler birbirinden ayrıdır ve hesaba esas alınan ücretleri de aynı değildir. Kanun, işe başlatmama tazminatını yalnız ücret tutarına bağlarken boşta geçen süre için ücretin yanında diğer hakları da sayar, ihbar süresine ait ücretin hesabında ise para ile ölçülebilen tüm menfaatleri dikkate alır.
| Ödeme kalemi | Miktarı | Hesaba esas ücret | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İş güvencesi (işe başlatmama) tazminatı | En az 4, en çok 8 aylık ücret | Çıplak ücret | İş Kanunu m.21/1-2 |
| Boşta geçen süre ücreti | En çok 4 aylık ücret ve diğer haklar | Ücret ve sözleşmeden doğan diğer haklar | İş Kanunu m.21/3 |
| Bildirim (ihbar) süresine ait ücret | İhbar öneli kullandırılmamış ya da peşin ödenmemişse ayrıca ödenir | Giydirilmiş ücret | İş Kanunu m.21/5, m.17 son fıkra |
Vergi yönünden de iki kalem ayrışır. İş Kanunu’na göre ödenen işe başlatmama tazminatı gelir vergisinden istisnadır[7]. Boşta geçen süre için ödenen tutar ise ücret niteliğinde olduğundan bu istisnanın dışında kalır ve üzerinden gelir vergisi kesilir.
Örnek vermek gerekirse, aylık brüt çıplak ücreti 40.000 TL olan işçi için mahkeme dört aylık tazminata hükmetmişse, işe başlatılmaması halinde alacağı iş güvencesi tazminatı 160.000 TL olur. Boşta geçen dört aylık süre için ödenecek tutar bundan ayrıdır ve yol ile yemek yardımı gibi sözleşmeden doğan haklar da eklenerek hesaplanır.
İş Güvencesi Kapsamında Olmayan İşçilerin Hakları
İş güvencesinden yararlanmak için kanunda belirtilen bazı şartları taşıyor olmak gerekir. İş Kanunu madde 18‘de kimlerin iş güvencesinden yararlanabileceği çerçevelenmiştir. Güvenceden yararlanamayacak olanların başında belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar gelir.
Belirli süreli iş sözleşmesi, iş sözleşmesi kurulurken sözleşmenin bitiş zamanının açıkça belirtilmesidir. Dolayısıyla bu sözleşme bir belirsizlik yaratmayacağından işçiler iş güvencesi kapsamına alınmayacaktır. Deniz İş Kanunu kapsamındakiler de iş güvencesinden yararlanamayacaktır.
Bir diğer iş güvencesinden yararlanamayacak grup ise işletmenin bütününü sevk ve idare eden ve işe işçi alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. İşçi iş güvencesi kapsamında olmadığında iş güvencesi tazminatı isteyemez ve işe iade talebinde bulunamaz. Buna karşılık kapsam dışında kalmak kıdem tazminatı hakkını etkilemez. Kıdem tazminatı ayrı bir kurumdur, en az bir yıllık kıdem ile kanunda sayılan sona erme hallerinden birinin gerçekleşmesine bağlıdır ve işyerindeki işçi sayısıyla ilgisi yoktur. Bunların yanında işçi iş güvencesine tabi olmasa da ihbar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebinde bulunabilir. Kısaca,
İş güvencesi kapsamında olmayan işçiler şunlardır:
- Deniz İş Kanunu kapsamındakiler
- Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar
- İşletmenin bütününü sevk ve idare eden ve işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili ve yardımcıları

İş Güvencesi Olmayanların Hakları
İş Güvencesi İle İlgili Sık Sorulan Sorular
İş güvencesi ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

