Tazminatını Alamayan İşçiler Ne Yapmalı?

Tazminatını alamayan işçiler, işten ayrıldıktan sonra hak ettikleri kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı gibi yasal hakları ödenmeyen çalışanları ifade eder. Türkiye’de işçi hakları kanunlarla güvence altına alınmıştır ve işverenin, kanunen ödemek zorunda olduğu tazminatları geciktirmesi veya ödememesi hukuka aykırıdır. Peki, böyle bir durumda mağdur olan işçiler hangi adımları izleyerek haklarına kavuşabilir?

Tazminatını alamayan işçi vakit kaybetmeden arabuluculuk yoluna başvuru yapmalı ve hala ödenmezse dava açmalıdır. Tazminat haklarınız konusunda iletişim numaramızdan bizleri ücretsiz arayabilirsiniz.

Bu makalede, tazminatını alamayan işçilerin ne yapması gerektiği adım adım açıklanmaktadır. Ayrıca, işçi alacakları konusunda güncel yasal süreçlere ve zorunlu arabuluculuk gibi yeni uygulamalara değinilerek, izlenecek yolların neler olduğu ele alınmaktadır. Amaç, hak kaybına uğramadan işçi haklarının nasıl aranacağını, iş mahkemesi ve diğer mercilere başvuru yöntemlerini anlaşılır şekilde ortaya koymaktır.

İşveren tarafından ödenmeyen tazminatlar genellikle kıdem tazminatı (işçinin belirli koşullarla işten ayrılması halinde hak ettiği toplu ödeme) ve ihbar tazminatı (fesih önellerine uyulmadan yapılan çıkarma sonucunda ödenen tutar) şeklindedir. Eğer işçi, yasalar gereği bu tazminatlara hak kazanmış olmasına rağmen işvereni ödeme yapmıyorsa, kanun önünde hakkını arayabilir. İş Kanunu’na göre kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği anda peşin olarak ödenmelidir.

Zamanında ve tam olarak ödenmeyen kıdem tazminatı, bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte ödenmek zorundadır. [1] Yani işveren geciktikçe, işleyecek yasal faiz sebebiyle işçinin alacağı tutar da artacaktır. Bu nedenle, tazminatını alamayan işçi bekledikçe maddi kayba uğramaz, aksine faiz işleyeceği için hak ettiği tutar artabilir.

Ancak yine de zamanaşımı süresi dolmadan harekete geçmek çok önemlidir. 25 Ekim 2017 sonrası işten ayrılmalarda kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. [2] Bu sürenin sonunda dava açma hakkı zamanaşımına uğrar ve işçi, yasal olarak alacağını talep edemez.

Dolayısıyla, hak kaybına uğramamak için işçiler vakit kaybetmeden aşağıdaki adımları izlemelidir.

Tazminatını Alamayan İşçiler Rehberi

Tazminatını Alamayan İşçiler Rehberi

Tazminat Hakkı ve Ödenmeme Durumu

İşçiler, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca belirli koşullar gerçekleştiğinde kıdem ve ihbar tazminatı gibi haklara sahip olurlar. Kıdem tazminatı, aynı işverene bağlı iş yerlerinde en az 1 yıl çalışmış işçilerin, iş sözleşmesinin kanunda sayılan haklı fesih sebepleriyle sonlanması halinde hak ettikleri tazminattır. Örneğin, işverenin haksız şekilde işten çıkarması veya işçinin kanunda öngörülen haklı bir nedenle (maaşın ödenmemesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, sağlık sebepleri, evlilik, askerlik, emeklilik vb.) işi bırakması durumlarında kıdem tazminatı doğar.

İhbar tazminatı ise belirsiz süreli iş sözleşmelerinde, fesih için kanundaki ihbar sürelerine uyulmadan işçinin işten çıkarılması halinde ödenmesi gereken tutardır. İşveren haklı sebep olmaksızın aniden işten çıkardığında veya işçi haber vermeden işi bıraktığında, karşı tarafa ihbar tazminatı doğar.

Öncelikle işçinin gerçekten bu tazminatlara hak kazanıp kazanmadığını değerlendirmesi gerekir. Eğer işçi kendi isteğiyle istifa etmiş ve bu istifası kanunen haklı bir nedene dayanmıyorsa, kural olarak kıdem tazminatı alma hakkı olmayabilir. Örneğin, sadece kişisel tercih ile işten ayrılan bir işçi ne kıdem ne de ihbar tazminatı talep edebilir.

Ancak istifa bir haklı nedene dayanıyorsa (maaşların ödenmemesi, fazla mesai ücretlerinin verilmemesi, SGK primlerinin yatırılmaması gibi), işçi istifa etse bile kıdem tazminatına hak kazanabilir. Benzer şekilde, ihbar tazminatı sadece işverenin feshi durumunda söz konusu olduğundan, kendi isteğiyle ayrılan işçi ihbar tazminatı alamaz. Dolayısıyla, “tazminatımı alamadım” diyen bir işçi önce kendi durumunun yasal olarak tazminata uygun olup olmadığını netleştirmelidir.

Eğer işten çıkarılmışsa veya haklı nedenle işi bırakmışsa, kıdem tazminatı hakkı doğmuş demektir. İşveren bu durumda ödeme yapmamışsa aşağıdaki yollara başvurarak hakkını arayabilir. Kıdem tazminatının şartları ve hesaplanma yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için Kıdem Tazminatı Davası Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.

Ödenmeyen tazminat sadece işçinin cebini değil, aynı zamanda adalet duygusunu da zedeler. Kanun koyucu, işçinin bu gibi durumlarda hakkını araması için çeşitli yol ve mekanizmalar öngörmüştür. Aşağıda sıralanan adımlar, tazminatını alamayan işçiler için izlenecek yol haritasını oluşturmaktadır.

Bu adımlar sırasıyla uygulanmalı ve mümkünse uzman yardımı alınarak yürütülmelidir. Dava şartı olan arabuluculuk, 1 Ocak 2018’den itibaren işçilik alacağı davalarında zorunludur. Bu adım atlanırsa dava esasa hiç girilmeden reddedilir.

Tazminat Hakkı ve Ödenmeme Durumu

Tazminat Hakkı ve Ödenmeme Durumu

Ödenmeyen Tazminat için İzlenecek Adımlar

Tazminatını alamayan bir işçi, hakkını alabilmek için belli bir süreç izlemelidir. Bu süreçte işçinin bireysel girişimleri olduğu gibi, resmi mercilere başvuru ve dava aşamaları da bulunmaktadır. Aşağıdaki tablo dört yolun nereye yapıldığını, süresini ve sonucunun bağlayıcı olup olmadığını karşılaştırır.

Yol Nereye yapılır Süresi Sonucu bağlayıcı mı
Noter ihtarnamesi Herhangi bir noterlik İhtarda verilen ödeme süresi, uygulamada 7 gün Hayır, işvereni temerrüde düşürür ve delil oluşturur
Bakanlığa şikayet ALO 170, e-Devlet ya da çalışma ve iş kurumu il müdürlüğü Yalnız iş sözleşmesi devam ederken Müfettiş raporuna 30 gün içinde itiraz edilebilir
Dava şartı arabuluculuk Karşı tarafın yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosu 3 hafta, zorunlu halde 1 hafta uzatılır Anlaşma belgesi ilam niteliğindedir
İş mahkemesinde dava İşverenin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer iş mahkemesi Fesihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı Evet, kesinleşen karar icraya konulur

İşverene Yazılı İhtar Göndermek

Tazminat hesabınıza yatmadıysa, önce işverenle yazılı olarak iletişime geçmelisiniz. İlk olarak, işverenle doğrudan iletişime geçmek ve ödenmeyen tazminatı talep etmek önemlidir. Bunu en etkili şekilde yapmanın yolu, noter aracılığıyla ihtarname göndermektir.

Noter ihtarnamesi, işçiden işverene resmi bir yazılı bildirim olup, içinde ödenmeyen tazminat tutarının yasal faizleriyle birlikte ödenmesi talebi ve bir ödeme süresi bulunur. Bu ihtarname, ileride açılacak davada işçinin talebini kanıtlaması açısından çok faydalıdır. Harbiye Hukuk uzmanlarına göre kıdem tazminatının ödenmediğini iddia eden işçi, öncelikle işverene noter kanalıyla ihtarname göndermelidir.

Bu ihtarda, alacak tutarı ve ödeme için makul bir süre (örneğin 7 gün) belirtilebilir. İhtarnamenin işverene tebliğ edilmesiyle birlikte, işveren çoğu zaman sorumluluğunun farkına vararak ödemeyi yapabilir. Eğer işveren bu ihtara rağmen ödeme yapmazsa, işçinin iyi niyetli girişimleri belgelenmiş olacak ve bir sonraki adımlara zemin hazırlanacaktır.

Uyarı: İşten ayrılırken ihtirazi kayıt koymadan “tüm haklarımı aldım” ibareli ibraname imzalamayın. Fesihten en az 1 ay sonra düzenlenmeyen, alacağın türünü ve miktarını açıkça belirtmeyen veya ödemesi banka yoluyla yapılmayan ibra belgeleri geçersizdir. [3]

İbraname konusunda daha ayrıntılı bilgi için İbraname Nedir? yazımıza göz atabilirsiniz.

İşverene Yazılı İhtar Gönderme Rehberi

İşverene Yazılı İhtar Gönderme Rehberi

Tazminat Ödemeyen İşveren Nereye Şikayet Edilir?

İhtarnameye rağmen sonuç alınamadıysa sıra resmi mercilere gelir. Çalışma hayatının denetimi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı iş müfettişlerine aittir. Şikayet ALO 170 hattı, e-Devlet ya da işyerinin bağlı olduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğü üzerinden yapılabilir.[4]

Bu yolun çoğu kaynakta yazılmayan bir sınırı var. İşçilerin kanundan ve iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin başvurular, ancak iş sözleşmesi devam ediyorsa idari inceleme konusu yapılabilir.[5] Kıdem ve ihbar tazminatı fesihle birlikte doğduğu için, işten ayrılmış bir işçinin tazminat alacağı bu kapsamda incelenmez ve sonuç getiren yol arabuluculuk ile dava yolu olur.

Sözleşme sürerken ödenmeyen ücret, fazla mesai ya da kullandırılmayan yıllık izin gibi alacaklar için şikayet yolu açıktır. İş müfettişinin düzenlediği rapor ve tuttuğu tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir, raporun işçi alacaklarına ilişkin kısmına karşı taraflar otuz gün içinde iş mahkemesine itiraz edebilir.[6]

İşten çıkarılma sürecinde haklarınız hakkında İşten Çıkartılan İşçinin Hakları yazımızı inceleyebilirsiniz.

Çalışma ve İş Kurumu'na (İşkur) Şikayet Başvurusu

Çalışma ve İş Kurumu’na (İşkur) Şikayet Başvurusu

Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu

2018 yılından itibaren, işçi alacakları ve tazminatlarıyla ilgili davalarda dava şartı olarak arabuluculuk uygulaması getirilmiştir. Bu şu anlama gelir: İş mahkemesinde dava açmadan önce, işçi ile işverenin bir arabulucu eşliğinde görüşerek anlaşma yolunu denemesi zorunludur. İşte bu nedenle tazminatını alamayan işçinin dava açmadan önce arabuluculuk başvurusu yapması gerekmektedir.

Arabulucuya başvurmadan dava açılırsa, mahkeme dava şartı eksikliğinden davayı usulden reddedecektir. Dolayısıyla, İŞKUR şikayeti yapılsa da yapılmasa da, iş mahkemesine gitmek isteyen her işçi önce arabuluculuk sürecini tamamlamak zorundadır.

Arabuluculuk başvurusu nasıl yapılır?

İşçi, işvereninin veya işyerinin bulunduğu yer adliyedeki Arabuluculuk Bürosu’na şahsen başvurabilir. Başvuru sırasında işçi temel bilgilerini ve işvereni bildirir, bir arabulucu genellikle aynı gün veya birkaç gün içinde görevlendirilir.

Arabulucu, taraflara ulaşarak bir toplantı günü ve saati belirler. Toplantı genellikle tarafların uzlaşıp uzlaşamayacağını görmek amacıyla yapılır. Taraflar bu görüşmeye kendileri katılabileceği gibi vekilleri (avukatları) aracılığıyla da katılabilir.

Arabuluculuk süreci en fazla 3 hafta içinde tamamlanır, zorunlu hallerde arabulucu bu süreyi 1 hafta daha uzatabilir. Görüşmeler gizlilik esasına göre yürütülür ve arabulucu her iki tarafa da eşit mesafede olmak zorundadır.

Arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanırsa, taraflar bir anlaşma belgesi imzalar. Bu belge mahkeme kararı hükmündedir ve içindeki ödeme taahhütleri doğrudan icra edilebilir. Yani işveren, arabulucuda ödemeyi kabul ederse ve belirlenen sürede ödemezse, işçi doğrudan icra yoluna giderek bu belgeyi icraya koyabilir.

Arabuluculuk süreci sonunda anlaşma sağlanamazsa, arabulucu bunu bir son tutanak ile belgelendirir. İşte bu tutanak, dava açarken dava dilekçesine eklenecek önemli bir belgedir. İşçi, arabulucuda anlaşamadığı takdirde artık yasal yollardan hakkını aramak üzere iş mahkemesinde dava açma hakkına sahip olur.

İşverenin görüşmeye hiç gelmemesi sürecin sonucunu değiştirir. Geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve şu sonuçlarla karşılaşır.

  • Davada kısmen ya da tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.
  • Lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilir.
  • Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa açılacak davada yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Arabuluculuk işçiye masraf çıkarmaz. Taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması ya da iki saatten kısa süren görüşme sonunda anlaşılamaması halinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.[7]

Arabuluculuk süreciyle ilgili İş Davalarında Arabuluculuk Süreci Nası İşler? yazımıza bakabilirsiniz.

İş Mahkemesinde Tazminat Davası Açmak

Zorunlu arabuluculuk aşaması tamamlanıp anlaşma sağlanamadığında, işçi haklarını alabilmek için artık yargı yoluna başvurabilir. Bu aşamada izlenecek yol, iş mahkemesinde alacak davası açmaktır.

Arabulucuda anlaşma olmamışsa veya işveren görüşmeye katılmamışsa, arabulucunun düzenlediği anlaşmama tutanağı ile birlikte işçinin yetkili iş mahkemesine başvurması gerekir. Dava dilekçesine bu son tutanak eklenmelidir, aksi halde mahkeme dava şartı eksikliğinden davayı reddedebilir.

Yetkili ve görevli mahkeme neresidir?

İşçilik alacakları davalarında görevli mahkeme, iş mahkemeleridir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde açılır (iş mahkemesi sıfatıyla).

Yetki konusunda ise, davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya işçinin işini yaptığı yer mahkemesi arasında seçim yapılabilir. İşçi, genellikle işyerinin bulunduğu yer mahkemesinde davayı açmayı tercih eder. Dava dilekçesinde işçi, ödenmeyen kıdem ve/veya ihbar tazminatı tutarını (ve varsa diğer işçilik alacaklarını) talep eder.

Ayrıca yasal faiz talebi de dilekçede belirtilir. Kanunen, ödenmeyen kıdem tazminatı için iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilebilir. Mahkeme, işçinin davasını haklı bulursa, kararında bu faizle birlikte ödemeye hükmeder.

İş mahkemesinde dava açan işçi, kıdem veya ihbar tazminatının yanı sıra, eğer bunlar da ödenmemişse yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücretleri gibi diğer tüm işçilik alacaklarını da aynı dava içinde talep edebilir. Uygulamada genellikle işten ayrılan işçiler, kıdem ve ihbar tazminatı davası açtıklarında bu diğer alacaklarını da dahil ederek toplu bir alacak davası açarlar.

Mahkeme sürecinde işçi, hak ettiği tutarları ispatlamak için işyeri kayıtları, bordrolar, tanık beyanları gibi delillere başvuracaktır. İşverenin savunması alınacak ve gerekirse bilirkişi hesaplaması yapılacaktır.

Dava ne kadar sürebilir?

Adalet Bakanlığı verilerine göre iş mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresi 2024 yılında 441 gündür. Süre yargı çevresinin iş yüküne göre değişir, son on yılda aynı rakam 438 gün ile 693 gün arasında dalgalanmıştır.[8]

Karar istinafa taşınırsa üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ortalama süresi eklenir, bu da 2024 yılında 373 gündür. İki aşama birlikte iki yılı aşabilir, temyiz yolu da açıksa süre daha uzar.[9] Ancak dava devam ederken de taraflar sulh anlaşması yapıp dosyayı kapatabilirler.

İş mahkemesi kararı işçi lehine çıktığında, işveren kararda belirtilen tutarı ödemek zorundadır. Karar kesinleştikten sonra ödeme yapılmazsa, işçi icra dairesi aracılığıyla ilamlı icra takibi başlatıp haciz yoluyla alacağını tahsil edebilir. Burada da uzman bir iş hukuku avukatı desteğiyle, işverenin banka hesapları veya malvarlığı üzerinde haciz uygulanarak tazminat tutarı faiziyle birlikte tahsil edilebilecektir.

Dava sürelerini detaylı öğrenmek için İş Davaları Ne Kadar Sürer? yazımıza bakabilirsiniz.

Harbiye Hukuk Olarak Değerlendirmemiz

Tazminatını alamayan işçiler, yukarıda belirtilen yolları izleyerek yasal haklarına kavuşabilirler. İlk etapta işverenle iletişim kurmak ve noter kanalıyla ihtarname göndermek çoğu zaman sorunu çözebilir. Çözülmezse dava şartı olan arabuluculuk devreye girer, iş sözleşmesi hala sürüyorsa Bakanlığa şikayet de bu aşamada değerlendirilebilir.

Arabuluculuk görüşmesinde anlaşma olmazsa, işçi için mahkeme yolu açılır. Yargı sürecine gitmekten çekinmemek gerekir, zira mahkemeler işçinin haklı olduğu durumda alacaklarını faiziyle birlikte tahsil etmesini sağlayacaktır.

Ayrıca, işverenin tazminatı ödememesi halinde işçinin 5 yıl içinde dava açma hakkı bulunduğunu unutmamak önemlidir. Bu süre zarfında harekete geçilmezse hak zamanaşımına uğrar.

İşçiler bu süreçte mümkünse hukuki destek almalıdır. Alanında uzman bir iş hukuku avukatı sürecin her aşamasında (ihtarname hazırlama, arabuluculuk görüşmesi, dava dilekçesinin yazılması ve icra takibi gibi) doğru adımları atmanıza yardımcı olacaktır. Nitekim işçilik alacakları davalarında usul kuralları ve ispat yükümlülükleri teknik detaylar içerir.

Deneyimli bir avukat, hem arabuluculuk görüşmelerinde işçinin çıkarlarını koruyacak hem de dava sürecinde güçlü bir dosya hazırlayacaktır. Tazminatınız ödenmediyse beklemek yerine zamanaşımı süresi içinde harekete geçin, faiz fesih tarihinden itibaren işlemeye devam eder.

İşten haksız yere çıkarıldıysanız İşten Haksız Yere Çıkarıldım, Ne Yapmalıyım? yazımızı da okuyabilirsiniz.

Harbiye Hukuk Olarak Değerlendirmemiz

Harbiye Hukuk Olarak Değerlendirmemiz

Tazminatını Alamayan İşçiler Ne Yapmalı Konusunda Sorular

Tazminatını alamayan işçiler ne yapmalı ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.



Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. 1475 sayılı Kanun m.14 ↩
  2. 4857 sayılı İş Kanunu, Ek Madde 3 ↩
  3. 6098 sayılı Kanun m.420 ↩
  4. 4857 sayılı İş Kanunu m.91 ↩
  5. 4857 sayılı İş Kanunu m.91/2 (12/10/2017 tarihli 7036 sayılı Kanun m.13 ile değişik) ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu m.92/3 ↩
  7. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/12 (7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanun m.28 ile değişik) ve m.3/14 ↩
  8. Adalet İstatistikleri 2024, Tablo 34 — Hukuk mahkeme türüne göre bir dosyanın ortalama görülme süresi ↩
  9. Adalet İstatistikleri 2024, Tablo 80 — Bölge adliye mahkemeleri bir dosyanın ortalama görülme süresi ↩
  10. 7036 sayılı Kanun m.3/17 ↩
  11. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/23955, K.2020/7598, T.14.09.2020 ↩
  12. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/2 ↩
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Av. Yusuf Emrehan Sucu
Tam burslu olarak eğitimini sürdürdüğü Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamlamıştır. Hukuk eğitimi sırasında birden fazla sertifika programını tamamlamış, kurgusal mahkemelerde sıkça rol almıştır. İş Hukukuna ilişkin alacaklar ve Tazmin...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap