İşverenin Çalışanlarına Karşı Yükümlülükleri

İşverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri, iş ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve çalışanların hakkının korunması açısından önem arz etmektedir. İşverenin gerçek ya da tüzel kişi olması önem arz etmeksizin işverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri söz konusudur.

Öncelikle işçi, İş Kanunu‘nun 2. fıkrası uyarınca bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi olarak ifade edilmiştir. İşveren tanımı ise aynı kanun maddesinde işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak izah edilmiştir.

İşverenin Çalışanlarına Karşı Yükümlülükleri Nelerdir?

İşverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri kapsamında işçiler aslında kanun nezdinde korunmaktadırlar. İşverenin çalışanlarına karşı yükümlülüklerinin temel amacı çalışanların maddi ve manevi olarak desteklenmesi, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlanması ve çalışanların haklarının korunmasıdır.

Aynı zamanda bu yükümlülükler, sağlıklı bir iş ortamı oluşturarak hem çalışanların hem de işverenin çıkarlarını gözetmeyi amaçlar. Genel olarak işverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri şunlardır:

  • Ücret Ödeme Borcu

Ücret ödeme borcu, işçinin iş görme borcunun karşılığı olan ve işverenin iş sözleşmesinden doğan başlıca borcudur. Ücret ödeme borcunun kaynağında temel teşkil eden öge ise iş sözleşmesidir. İş Kanunu m.32 çerçevesinde ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak nitelendirilmiştir. Ücret ödeme yükümlülüğü genel olarak TBK m.401‘de düzenlenmiştir. [1]

M.401 gereğince işveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücreti ödemekle yükümlüdür. Eğer sözleşmede herhangi bir hüküm yoksa, işveren asgari ücretten daha düşük olmamak kaydıyla emsal ücreti ödemek zorundadır.

Çalışanın ücreti tahsil etmesi yasal bir haktır ve kanunda belirlenen sınırın altına inemez. İşveren, fazla mesai ücreti ile varsa prim ve ikramiye gibi ödemeleri de yapmakla birlikte ücretin zamanında ödenmesiyle de yükümlüdür. Maaş ödemeleri aylık olarak bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmekte olup sözleşmede özel bir düzenleme varsa ödeme haftalık olarak da yapılabilir.

İşverenin Çalışanlarına Karşı Yükümlülükleri Nelerdir?

İşverenin Çalışanlarına Karşı Yükümlülükleri Nelerdir?

  • İşçiyi Gözetme Borcu ve İşçinin Kişiliğinin Korunması

İşverenin işçiyi gözetme borcu, işçinin maddi manevi çıkarlarının korunması ve ona zarar verebilecek davranışlardan kaçınmasını ifade etmektedir. İşverenin işçiyi gözetme borcunun temeli TMK m.2‘de belirtilen dürüstlük kuralı ve TMK m.3‘te bulunan iyiniyet kuralına dayanmaktadır.

İşverenin gözetme borcu aynı zamanda işçinin korunmasını da elzem hale getirir. İşçinin kişiliğinin korunması, kişilik değerlerine dahil her hakkın korunmasını gerektirmektedir.

TBK m.417 uyarınca işveren, iş ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve işçiye saygı göstermekle mükellef olmakla beraber işyerinde dürüstlük ilkesi gereğince bir düzen sağlamakla ve hususen işçilerin psikolojik şiddet ve cinsel tacize uğramamaları veyahut psikolojik şiddet, cinsel taciz vb. muamelelere uğrayan kişilerin daha fazla zarar görmemeleri amacıyla gereken önlemi almakla yükümlüdür. [2]

  • İş Sağlığı ve Güvenliğinin Sağlanması

İşveren, iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmakla yükümlüdür. Bu kapsamda mesleki riskleri önlemek, eğitim vermek, organizasyon yapmak, sağlık ve güvenlik tedbirlerini güncel tutmak ve mevcut durumu iyileştirmek için çalışmalar yürütmelidir.

Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, risk değerlendirmesi yapmak, çalışanların işe uygunluğunu göz önünde bulundurmak ve tehlikeli alanlara girişleri sınırlamak gibi sorumlulukları da vardır.

  • Eşit Davranma Borcu

Eşit davranma ilkesi ayrıca İş Kanunu m.5‘te de düzenlenmiştir. [3] Bu maddeye göre, iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi nedenlerle ayrım yapılamaz.

  • Özlük Dosyası Düzenleme

İş Kanunu m.75 gereğince işveren, her bir işçi için bir özlük dosyası oluşturmak zorundadır. Bu dosyada işçinin kimlik bilgileri ile birlikte ilgili kanunlar gereğince hazırlanması gereken tüm belge ve kayıtları saklamalıdır. Ayrıca bu belgeleri yetkili memur ve mercilere gerektiğinde sunmakla yükümlüdür.

  • İşverenin Diğer Borçları

İşverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri yukarıda saydıklarımızın yanı sıra çalışma belgesi verme borcunu (m.28), hafta tatilini (m.46), yıllık ücretli izni (m.53) ve ara dinlenmesini (m.68) de kapsar. İşçi, İş Kanunu’ndan doğan bu borçları da yerine getirmekle mükelleftir.

İŞVERENİN ÇALIŞANLARINA KARŞI YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İş Kanunu’na Göre İşverenin Sağlaması Gereken Çalışma Koşulları

İş Kanunu’na göre işverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri yukarıda belirttiğimiz gibidir. Belirtilen yükümlülüklerden anlaşılacağı üzere, işverenin sağlaması gereken çalışma koşulları öncelikle eşitliğin merkez kavram alındığı bir çalışma ortamının varlığıdır. İş Kanunu m.5‘te iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi nedenlerle ayrım yapılamaz denmiştir.

Dolayısıyla eşit kişilerin haklar olarak da eşit olarak görülmesi ve eşit çalışması gerekir. Ayrıca işveren, çalışanlarının sağlık ve güvenlikleri hususunda dikkatli olmakla beraber onların güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlamalıdır.

İşverenin İşçi Sağlığı ve Güvenliğini Sağlama Yükümlülüğü

Anayasanın 49. maddesinin ikinci fıkrası, devletin çalışanların yaşam standartlarını artırmak, çalışma hayatını geliştirmek ve işsizliği önlemek amacıyla gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü belirtmektedir. Bu düzenleme, çalışanların sağlık ve güvenliğini de kapsayarak çalışma hayatının tüm yönlerini güvence altına alır.

İş Kanunu’nun 73. maddesine göre, her işveren, iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli malzeme ve ekipmanları eksiksiz bulundurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, alınan güvenlik önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemeyi, makinelerin kullanımındaki tehlikeler hakkında işçileri bilgilendirmeyi ve sağlık ile güvenlik önlemlerinin işçilere öğretilmesini de kapsamaktadır.

İşveren, işçisini gözetme borcunun yanı sıra olası iş risklerine karşı işçileri bilgilendirme ve eğitme görevine de sahiptir. Bununla birlikte, işyerinde alınan sağlık ve güvenlik önlemlerine tam olarak uymak işçilerin temel sorumluluğudur. Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere işverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri işçi sağlığı ve güvenliği konusunda şunlardır:

  • Mevzuat hükümlerini uygulama ve iş güvenliği tedbirlerini alma görevi
  • İşçileri eğitme görevi
  • İşverenin denetim görevi
  • İşçileri alınacak güvenlik önlemlerine uymaya zorlama görevi
İşverenin İşçi Sağlığı ve Güvenliğini Sağlama Yükümlülüğü

İşverenin İşçi Sağlığı ve Güvenliğini Sağlama Yükümlülüğü

İşverenin Ücret Ödeme Yükümlülüğü ve Ücret Hakkı

İşçinin iş görme borcunun karşılığında işverenin ücret ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ücret ödeme borcu, işverenin en temel yükümlülüğüdür. İş Kanunu m.32 çerçevesinde ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmakta olup ücreti ödendiğine ilişkin ispat yükü işverene aittir.

Ücretin miktarı taraflar arasında serbestçe belirlenebilir, ancak bu miktar devletin ilan ettiği asgari ücretin altında olmamalıdır. Ücret için belirli bir alt sınır olan asgari ücret mevcuttur, ancak üst sınır bulunmamaktadır.

Keza TBK m.401 ışığında işveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücreti ödemekle yükümlüdür. Hüküm bulunmayan hallerde ise asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.

İş Kanunu’nun 32. maddesi, ücreti işveren veya üçüncü kişiler tarafından para ile ödenen bir tutar olarak tanımlar. Üçüncü kişiler tarafından yapılan ödemelerde en sık karşılaşılan örnek bahşişlerdir; bu ödemeler işçinin performansına veya müşterinin ekonomik durumuna göre değişiklik gösterebilir.

Bu durum, otel, gazino, plaj gibi yerlerde çalışan garsonlar, sanatçılar ve diğer hizmet sunan kişiler için geçerlidir. Ancak toplanan bahşişler yasal asgari ücretin altında olmamalıdır, aksi takdirde işveren aradaki farkı ödemekle yükümlüdür.

İş Kanunu’nun 32. maddesine göre, işçinin ücreti aksi bir sözleşme hükmü bulunmadığı sürece çalışılan ayın sonunda veya en geç takip eden ayın ilk günü ödenmelidir. Ücretini alamayan işçi ise İş Kanunu’nun 34. maddesine dayanarak iş akdini sona erdirmeden işini durdurma hakkına sahiptir. [4]

Bunun için işverenin mücbir bir sebep olmaksızın ödeme yapmamış olması ve ödeme gününden itibaren en az 20 gün geçmiş olması gerekir. İşverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi halinde ise TBK m.436 uyarınca işçi teminat talep edebilir ya da iş sözleşmesini feshedebilir. [5]

İşverenin Ücret Ödeme Yükümlülüğü ve Ücret Hakkı

İşverenin Ücret Ödeme Yükümlülüğü ve Ücret Hakkı

Çalışanların Eşit Muamele Görme Hakkı ve İşverenin Sorumluluğu

İşverenin çalışan işçilere eşit davranma ve eşit değerde çalışan işçilere eşit çalışma koşulları sağlama hakkaniyet esasına dayandırılan bir borçtur. Bu borcun dayanağı Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesidir. Eşit davranma ilkesi ayrıca İş Kanunu m.5‘te de düzenlenmiştir.

İş Kanunu m.5’e göre, iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi nedenlerle ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.

Ayrıca işveren, biyolojik veya işin niteliği dışında herhangi bir zorunluluk olmadıkça, bir işçinin iş sözleşmesinin yapılması, şartlarının belirlenmesi, uygulanması ve sona ermesi aşamalarında cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan ya da dolaylı olarak farklı muamele yapamaz. Bununla birlikte, aynı veya eşit değerdeki bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret belirlenemez.

İş Kanunu m.5/6 uyarınca iş ilişkisinde veya sona ermesinde eşit davranma ilkesine aykırı davranıldığında, işçi 4 aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminat ve diğer haklarını talep edebilir. Bu düzenleme kapsamında işverenin cezai sorumluluğu da söz konusu olabilir.

İşverenin cezai sorumluluğu TCK m.122‘de düzenlenmiştir. [6] Bu maddeye göre dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep ayrılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin işe alınmasını veya ekonomik faaliyette bulunmasını engelleyen kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür.

İşverenin İşçi Eğitimine ve Gelişimine Destek Olma Yükümlülüğü

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17. maddesinde çalışanların eğitimi belirtilmiştir. [7] İlgili maddeye göre işveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını temin eder.

Bu eğitimler işe başlamadan önce, iş yeri veya pozisyon değişikliğinde, ekipman değişikliği veya yeni teknoloji kullanımı durumunda verilir. Eğitimler yeni ortaya çıkan risklere göre güncellenir ve gerektiğinde düzenli aralıklarla tekrarlanır. İşverenin sağladığı eğitimlerin maliyeti çalışanlara yüklenemez.

Eğitim süresi çalışma süresine dahildir. Eğer eğitim süreleri haftalık çalışma saatlerini aşarsa, bu durum fazla mesai olarak değerlendirilir.

İşverenin İzin ve Dinlenme Sürelerini Sağlama Yükümlülüğü

Anayasa’nın 50. maddesinde dinlenme, çalışanın hakkı olarak tanımlanmıştır. İşçilerin sahip olduğu dinlenme hakkı anayasal olarak koruma altına alınmıştır. İş Kanunu, günlük çalışma süresi içerisinde işçiye dinlenmesi ve yemek içmek gibi ihtiyaçlarının giderilmesi için ara dinlenmesi verilmesini öngörmüştür.

Ara dinlenmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesinde düzenlenmiştir ve bu maddeye göre süreler günlük çalışma süresine bağlı olarak belirlenir. Buna göre, günlük çalışma süresi:

  • 4 saat veya daha kısa olan işlerde 15 dakika,
  • 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) olan işlerde 30 dakika,
  • 7,5 saatten fazla olan işlerde ise en az 1 saat olmalıdır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi, ara dinlenmelerle ilgili emredici bir düzenleme sunarak bu sürelerin alt sınırını belirler. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle, bu yasal sınırın altında kalmamak şartıyla, işçilerin lehine ara dinlenme süreleri artırılabilir veya ek dinlenme süreleri verilebilir.

Anayasada dinlenmenin çalışanın hakkı olduğu ifade edilmiş ve bununla ilgili olarak ücretli hafta ve bayram tatili ile yıllık ücretli izin haklarının ve şartlarının kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür.

Bu konuda İş Kanununda gerekli düzenlemeler yapılarak işçilerin hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı olmaksızın ücretlerini alıp dinlenebilmeleri olanağı sağlanmış, ayrıca yıllık izinlerin ücretli olması ve işçinin bu süreyi mutlaka dinlenerek geçirmesi amaçlanmıştır.

İşverenin İzin ve Dinlenme Sürelerini Sağlama Yükümlülüğü

İşverenin İzin ve Dinlenme Sürelerini Sağlama Yükümlülüğü

Emzirme Odası ve Kreş Açma Yükümlülüğü

İşverenin işyerinde kreş ve emzirme odası açma yükümlülüğü, kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiştir. Bu yükümlülük, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 30. maddesi ile 16 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartları ile Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’in 13. maddesine dayanmaktadır.

Her işveren kreş ve emzirme odası açma yükümlülüğüne sahip değildir. Bu yükümlülük, yalnızca kanunda belirtilen koşulları sağlayan işverenler için geçerlidir; koşulları karşılamayan işverenlerin böyle bir zorunluluğu yoktur. 100-150 kadın çalışanı olan işverenler emzirme odası kurmak zorundadır. 150’den fazla kadın çalışanı bulunan işverenler ise 0-6 yaş arasındaki çocukların bakımı ve emzirme için kreş açmakla yükümlüdür.

İŞVERENİN ÇALIŞANLARINA KARŞI YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İşverenin İşçilere Karşı Mobbing ve Tacizi Önleme Sorumluluğu

Mobbing, çalışan bireyi pasifleştirmek ve yıpratmak amacıyla bilerek yapılan huzursuz etme, aşağılama, dışlama ve önemsememe gibi baskıcı yönetim ve psikolojik şiddet biçimidir. TBK m.417‘ye göre işveren, işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermekle yükümlüdür.

Ayrıca işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamak ve işçilerin psikolojik ve cinsel tacizden korunmaları için gerekli önlemleri almak zorundadır. Mobbinge maruz kalan işçi, TBK m.417 kapsamında manevi tazminat talep edebilir ve iş akdini haklı nedenle feshedebilir.

İşverenin Çalışanlara Ait Eşyaların Güvenliğini Sağlama Sorumluluğu

İşveren, çalışanlara ait eşyaların güvenliğini sağlama sorumluluğuna sahiptir. Bu, çalışanların kişisel eşyalarının korunması ve işyeri ortamında güvenli bir şekilde saklanması anlamına gelir. İşveren, gerekli önlemleri alarak eşyaların kaybolmasını, zarar görmesini veya çalınmasını önlemekle yükümlüdür.

İşverenin Yükümlülükleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İşverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleri ve işçi-işveren ilişkileri hakkında sıkça sorulan soruları bu başlık altında yanıtladık.









Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Madde 401 — Ücret ödeme borcu
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Madde 417 — İşçinin kişiliğinin korunması
  3. 4857 sayılı İş Kanunu, Madde 5 — Eşit davranma ilkesi
  4. 4857 sayılı İş Kanunu, Madde 34 — Ücretin ödenmemesi
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Madde 436 — Ödeme güçsüzlüğü
  6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 122 — Ekonomik ayrımcılık
  7. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Madde 17 — Çalışanların eğitimi
  8. 4857 sayılı İş Kanunu, Madde 22 — Çalışma koşullarında değişiklik
  9. 4857 sayılı İş Kanunu, Madde 34 — Ücretin ödenmemesi
  10. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Madde 436 — Ödeme güçsüzlüğü
  11. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/4640, K. 2013/6729, T. 01.11.2013 — İşverenin iflası iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez
Av. Şamil Kaya
Av. Şamil Kaya
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014 yılında onur derecesiyle mezun olmuştur. Lise öğrenimini yatılı şekilde Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nde 2010 yılında birincilikle tamamlayan Şamil Kaya, 2018 yılında başladığı Anadolu Ünivers...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap